EKONOMİ - 01 Eylül 2023 Cuma 09:59

Evcil hayvan maması üretiminde Türkiye’den dünyaya meydan okuyacak yatırım

A
A
A
Evcil hayvan maması üretiminde Türkiye’den dünyaya meydan okuyacak yatırım

Kırklareli’nde lansmanı yapılan hayvan sağlığı sektörünün lider firması Hasvet Medikal, Fi Petfood markasıyla el değmeden saatte 10 ton üretim yaparak dünya markalarına meydan okuyor. Hem günlük beslenme hem de tedavi edici kedi ve köpek mama serileri üreten yerli ve milli fabrika, şu anda 26 noktada Türkiye dahil olmak üzere 20’den fazla ülkede satış yapıyor.


Kırklareli Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Hasvet Medikal Fi Petfood Üretim Tesisinin lansmanı gerçekleştirildi. Hasvet Medikal Fi Petfood Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Hidayet Şimşek’in firmanın faaliyetleri ve uluslararası planlanan faaliyetler hakkında açıklamalarda bulunduğu açılış konuşmasında firma yönetim kurulu, personeli ve çok sayıda gazeteci yer aldı.


Şimşek açıklamasında, Türkiye’nin 2023 yılı için yaklaşık 385 milyar dolar ihracat hedefi olan bir ülke olduğunu ve Fi Petfood ile yerli ve milli bir Türk markasının dünya evcil hayvan mama pazarında önemli bir pazar payı elde ederek ülkemizin ihracat hedefine ulaşması için tüm gücüyle çalışarak katkı sunacaklarını belirtti. Son yapılan araştırmalara göre dünyada evcil hayvan mama sektörünün ticaret hacmi 370 milyar dolar civarında.


Üretim tesisinin insan gıdası standartlarında mama üretmeye en yakın mama tesisi olduğu açıklanırken; tesis, taze et girişi ve el değmeden paketleme sistemi ile Türkiye’de olmayan, Avrupa standartlarının da üzerinde üretim teknolojileri sayesinde saatte 10 ton kapasite ile üretim yapabilir durumdadır.


Fi Petpood Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Hidayet Şimşek, “Hasvet 27 yıl önce hayvan sağlığı sektöründe kurulmuş köklü bir firmadır. 27 yıl boyunca veteriner hekimlerin ihtiyacı olan medikal, yazılım, cerrahi alet, ilaç, eğitim ve endüstriyel ekipman gibi birçok ürün üreterek veteriner hekimlerle buluşturmuş bir firmayız. Bugün artık yaptığımız üretimlerin her bir halkasının bir araya gelerek oluşturduğu sisteme Hasvet ekosistemi diyoruz. Ekosistemimize son halka olarak eklediğimiz, Petfood yani evcil hayvan maması üretimi için kurulmuş olan bir tesiste Fi Petfood markasının lansmanı için bir aradayız. Şu anda üzerinde bulunduğumuz tesis, Türkiye’de ve Avrupa’da evcil hayvan maması üretimindeki üst düzey standartların tamamını barındıran bir tesistir. Tesis içerisindeki teknolojik donanım sadece Türkiye’nin değil Avrupa’da da standartların üzerindedir. Tesisimizdeki makine donanımı, Türkiye’de ve Avrupa’da birçok tesisin sahip olmadığı üstün özeliklere sahiptir. Tesis yapısı ve teknolojik alt yapı itibariyle dünya standartlarında olan üretim tesisinde yapılan üretim; mamanın besleyici değeri, lezzeti ve güvenilirliği gibi birçok konuları yakından etkilemektedir. Dolayısıyla veteriner hekimler tarafından kurulmuş olan Hasvet A.Ş. ‘nin Türkiye’de ilk defa veteriner hekim şirketinin evcil hayvanlar için mama üretiyor olması, veteriner hekimlikten gelen bilimselliğinin alan uzmanı akademik kadroların deneyimleri ile birleştirerek böyle güçlü alt yapısı olan fabrikada üretime dönüştürmesi evcil hayvanlar, ülke ekonomisi ve hayvan sağlığı sektörü açısından oldukça anlamlı bir gelişme” diyerek açıklamalarına devam etti.


“Fabrika, kendi markasıyla 26 noktada 20’den fazla ülkede satış yapar durumda”


Türkiye’de hayvan sağlığı sektöründe sahip olduğumuz güçlü altyapımız ve tecrübemizle, hocalarımızın akademik bilgi birikimi, kabul görmüş firmalardan tedarik edilen zengin hammadde içeriğiyle birleştirerek oluşturduğumuz etkinliği kanıtlanmış kaliteli formüllerle yalnızca Türkiye’de değil Avrupa ve dünyada geleceğin mama markasını oluşturmak için yola çıkmış durumdayız. Mama çeşitlerimizin yalnızca Türkiye’de faaliyet gösteren petshop raflarında ve veteriner hekimlerde değil; dünyadaki veteriner hekimlerin ve dünyadaki evcil hayvan besleyen tüm hayvanseverlerin hizmetinde olacak bir marka olması hedefini taşıyoruz. Dolayısıyla ihracat hedefimiz ve dünyadaki veteriner klinik ve hastanelerinin raflarında olma hedefimiz vardır. Dolayısıyla dünyada hayvan besleyen tüm hayvanseverlerin evinde olma hedefimiz bulunmaktadır. Hedeflerimizi gerçekleştirmek için gereken akademik kadroya ve üretim tesisine sahibiz. Akademi ve tesis gücünün birleşmesiyle beraber artık tüm dünyada üretmiş olduğumuz mamalarımızı hayvanseverler ile buluşturmuş olacağız.


Yapılacak üretimin ülkeye etkisine bakıldığında ciddi bir döviz girişi, ülke için ekonomik kalkınma ve istihdam artışı oluşturacağı, Fi Petfood gibi birçok Türk markasının dolayısıyla daha çok yerli ve milli markanın dünya pazarlarında yer alacağı kanaatindeyiz” diye cümlelerine devam etti.


“Tesisimiz insan gıdası standartlarında evcil hayvan gıdası üretmeye en yakın mama tesisi diyebiliriz.”


“Üreteceğimiz mamaların içerisinde veteriner hekimlerimiz için diyet seri mamalarımız olacak. Türkiye’de, sahip olduğumuz üstün teknoloji ile ilk defa diyet seri üretilmiş olacak” diyen Şimşek, Türkiye’de üretilmiş olan diyet seri mamaların zaten öncesinde var olduğunu, bu üretmiş oldukları mama çeşitlerinin veteriner hekimlerin medikal tedavilerine destek sağlayacağını da ifade ederek, “Evcil dostlarımızın beslenmesinin yanında hastalıkların tedavi edilmesine ve hastalıklara karşı koruyucu olarak kullanılmasına olanak sağlayacak formülasyonlara sahibiz. Bu formülasyonlar üretim tesisimizdeki güç, son teknoloji altyapı ve akademik kadromuzun sahip olduğu bilimsel bilgi birikimiyle birleştiği zaman evcil hayvanlarımız için güvenilerek tüketilebilecek olan en sağlıklı mamayı üretme hedefimizi ortaya çıkmaktadır. Böylece güvenilir ve sağlıklı mama çeşitlerimiz sayesinde evcil hayvan dostlarımızın daha uzun ve konforlu yaşaması sağlanacaktır.


“İlaç üretimindeki tecrübemizi artık mamaya da taşıyacağız”


Mama dışında, ilaç üretiminin de çok zor bir üretim olduğunu vurgulayan Şimşek, “Ankara Başkent Organize Sanayi ve Konya Büyükkayacık Organize Sanayi’deki 2 tane GMP üretim tesisimizde uzun zamandır veteriner ilaç üretimi yapıyoruz. Veteriner ilaç üretimindeki tecrübemizi artık mamaya da taşıyacağız. Taşıdığımız tecrübe eminiz ki mama üretiminde fark oluşturacak ve bu farkla Fi Petfood’un ürettiği her mama tanesi; bilimselliği, sağlığı, uzun ve konforlu yaşamı, meslek sevgisini ve ülke sevgisini içererek tüm evcil can dostlarımız için vazgeçilmez bir marka haline gelecektir.” dedi.


Şimşek son olarak, “Bundan 27 yıl önce kurulan Hasvet’imize, 10 yıl önce katılan Evet Yazılım, 8 Yıl Önce katılan Safir Cerrahi ve Travmavet, 2 yıl önce katılan Vindino, Vettalks ve Pifarma İlaç, 1 yıl önce katılan FDN İlaç, Hasvet Ratem ve Hasvet Bakü firmaları ile oluşturduğumuz büyüyen ekosistemimizin, gücüne güç katacak son halkası olan Fi Petfood markamızın lansmanı için bir aradayız. Bu vesileyle; 11 Temmuz 2021’de Anıtkabir özel defterine yazdığımız “Ülkemiz hayvan sağlığı sektörünü dünya hayvan sağlığı standartlarının üzerine çıkararak, adımızı tüm dünyaya duyurmak gayesindeyiz!” sözümüze bir adım daha yaklaştığımız bugüne hepiniz hoşgeldiniz. Veteriner hekim meslektaşlarımızın ve sektördeki tüm paydaşlarımızın katkılarıyla hayata geçirdiğimiz bu büyük ideal, artık uluslararası platformlarda adını duyurmak ve ekosistemimizin tohumlarını dünyanın dört bir yanında filizlendirmek için hazır” diyerek açıklamalarını noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Öldürülüp yakılan Kübra Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü Korkuteli Barajı’nda bulundu Burdur’da silahla vurularak öldürüldükten sonra önce toprağa gömülen, ardından yakılan Kübra Yapıcı’nın cesedinin bir bölümünün Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulunduğu bildirildi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı için ekipler tarafından yapılan çalışmalarda cansız bedeni dün gece yakılmış halde bulunmuştu. İncelemede Yapıcı’nın silahla vurularak öldürüldükten sonra gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılıp cesedinin yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla şüpheli Ataberk S. de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı başlatılan soruşturmada İlyas Umut D.’nin cesedin bir kısmının Korkuteli Barajı’na atıldığını itiraf etmesi üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve Korkuteli İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bölgede arama çalışması başlattı. Akşam saatlerine kadar süren aramadan sonuç çıkmazken, çalışmalar sabah da devam etti. Yapılan çalışmalar neticesinde Kübra Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü barajda bulundu. Ekipler tarafından yapılan incelemenin ardından Bucak Devlet Hastanesi morguna götürülen Yapıcı’nın cesedinin parçalarının daha sonra Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderileceği bildirildi.
İstanbul Uzmanından yaz öncesi güneş lekelerine karşı uyarı: "Güneşten korunmadan yapılan hiçbir tedavi kalıcı olmaz" Özel Maltepe Ersoy Hastanesi Cildiye-Dermatoloji Uzmanı Uz. Dr. Hasan Tak, yaz mevsimi öncesi güneş lekelerine karşı dikkatli olunması için uyarılarda bulunurken, "Güneş lekeleri doğru tedavi ve düzenli bakım ile büyük oranda kontrol altına alınabilir. Ancak en önemli nokta, erken müdahale ve profesyonel destek almaktır" dedi. Özellikle yaz mevsiminde cildin uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmasıyla birlikte ortaya çıkan güneş lekeleri, estetik açıdan en sık şikayet edilen cilt problemlerinden biri haline geliyor. Özel Maltepe Ersoy Hastanesi Cildiye-Dermatoloji Uzmanı Uz. Dr. Hasan Tak, güneş lekelerinin oluşumunda birden fazla faktörün etkili olduğunu dile getirirken; güneş lekelerini geçirme yöntemleriyle ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Güneş lekelerinin tedavisinde doğru yöntem seçiminin çok önemli olduğunun altını çizen Uz. Dr. Tak, özellikle yaz öncesi cildi güneş lekelerinden korumak için dikkat edilmesi gerekenleri aktardı. Güneş lekesinde tedaviye göre değişmekle birlikte genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında sonuç alındığını ifade eden Uz. Dr. Hasan Tak; doğru korunma sağlandığı takdirde özellikle lazer tedavisinin uzun süre kalıcı olabileceğini dile getirdi. Tak, güneş lekeleri tedavisi için en uygun dönemin ise kış mevsimi olduğunu belirtti. Hormonal değişiklikler ve yanlış ürün kullanımları güneş lekelerine yol açabiliyor Güneş lekelerinin oluşumunda birden fazla faktörün rol oynadığını belirten Özel Maltepe Ersoy Hastanesi Cildiye-Dermatoloji Uzmanı Uz. Dr. Tak, şu ifadelere yer verdi: "Güneş lekeleri cildin güneş ışınlarına uzun süre maruz kalması sonucu oluşan, genellikle kahverengi veya koyu tonlarda görülen pigmentasyon artışıdır. En sık yüz, alın, yanaklar, burun üstü, omuz ve ellerde ortaya çıkar. Güneş lekelerinin oluşumunda birden fazla faktör rol oynar. Bunlardan en önemlisi UV ışınlarına maruz kalmak, hormonal değişiklikler ve özellikle gebelikte melazma, doğum kontrol hapları, genetik yatkınlık, yanlış kozmetik ürün kullanımı, ciltte tahriş ve yanlış uygulamaları örnek verebiliriz. Güneş lekesi türlerine ilişkin olarak melazma (gebelik maskesi) daha çok kadınlarda görülür; simetrik ve yaygın lekeler şeklindedir ve hormonal etkilerle ortaya çıkar. Solar Lentigo (yaşlılık lekesi) da güneşe maruz kalan bölgelerde oluşur ve yaş ilerledikçe artar. Postinflamatuar Hiperpigmentasyon ise sivilce, yara veya tahriş sonrası oluşur." "Güneş lekelerinde en etkili tedavi yöntemlerinden biri lazer tedavisi" Güneş lekelerinin tedavisinde doğru yöntem seçiminin önemini vurgulayan Uz. Dr. Tak, "Güneş lekeleri doğru tedavi ve düzenli bakım ile büyük oranda kontrol altına alınabilir. Ancak en önemli nokta, erken müdahale ve profesyonel destek almaktır. Çünkü amaç yalnızca lekeyi azaltmak değil; tekrar oluşumunu da engellemektir. Güneş lekelerinin tedavisi için medikal kremler, leke açıcı kremler, retinoik asit içeren ürünler, C vitamini ve antioksidanlar hafif lekelerde etkili olabilir. Yanı sıra kimyasal peeling dediğimiz işlemle birlikte ise cildin üst tabakası yenilenir ve leke görünümü azalır, bu da seanslar halinde uygulanabilir. En etkili tedavi yöntemlerinden biri olan lazer tedavisi ise direkt leke pigmentini hedef alır ve daha hızlı sonuç alınabilir. Son olarak mezoterapi ve PRP dediğimiz uygulamalar da cilt yenilenmesini destekler ve ton eşitsizliğini azaltmaya yardımcı olur" dedi. Yüzeysel güneş lekelerinin büyük oranda geçebilir olduğunu söyleyen Uz. Dr. Tak, derin lekelerin (melazma) ise kontrol altına alınabileceğini; tamamen silinmese de doğru tedavi ile belirgin şekilde azaltılabileceğini aktardı. "Yazın herkes, kışın ise ciltleri ışığa hassas olan bireyler güneş koruyucularını düzenli kullanmalı ve 3-4 saatte bir yenilemelidir" Özellikle açık tenli bireylerin, hamilelerin, güneşte uzun süre kalanların ve hormonal ilaç kullananların risk altında olduğunu dile getiren Uz. Dr. Tak, güneş lekelerinden korunmak için en önemli yöntemin düzenli güneş kremi uygulaması olduğunu ifade etti. Tak, "Güneşten korunmadan yapılan hiçbir tedavi kalıcı olmaz; güneş koruyucuları düzenli kullanmak şart. Bu yüzden en az SPF 50 güneş koruyucu kullanılmalı, Yazın herkes, kışın ise ciltleri ışığa hassas olan bireyler güneş koruyucularını düzenli kullanmalı ve 3-4 saatte bir yenilemelidir. Bununla birlikte direkt güneşten kaçınmak, şapka ve gözlük kullanmak ve cilt bakımını doğru yapmak da güneş lekelerinden korunma noktasında büyük öneme sahip" uyarısında bulundu. Son olarak evde uygulanan yöntemlerin güneş lekesi tedavisinde sınırlı bir etki sağladığını ve ciltte tahrişe neden olabileceğini belirten Tak, "Limon ve karbonat gibi yöntemler cildi tahriş edebilir ve bilinçsiz uygulamalar lekeleri artırabilir. Bu nedenle mutlaka dermatolog kontrolü öneriyoruz" dedi.
Amasya Amasya’da hayat kurtaran polisler: "Heimlich manevrasını hiç tereddüt etmeden uyguladık" Amasya’da boğazına ekmek parçası kaçması üzerine fenalaşmasıyla aracından inip yanlarına doğru gelen sürücüye Heimlich manevrası uygulayarak hayatını kurtaran polisler o anları anlattı. Kahraman polis memurları duygularını, "Heimlich manevrasını hiç tereddüt etmeden uyguladık. Hayat kurtarmanın sevincini yaşıyoruz" ifadeleriyle paylaştı. "Doğru ve zamanında ilk yardım hayat kurtarır" Amasya’nın Merzifon ilçesinde boğazına ekmek parçası kaçması üzerine fenalaşan seyir halindeki sürücü aracından inip o sırada Cumhuriyet Meydanı’nda bekleyen polis otosuna doğru yöneldi. Yemek dağıtım firması çalışanı olduğu öğrenilen Berke Can Güney’in yardım çağrısını fark eden polisler Yusuf Oruç ve Sinan Oran Heimlich manevrası uygulayarak boğazındaki yiyeceğin dışarı çıkarılmasını sağladı. Amasya Valiliği, güvenlik kameralarına yansıyan o görüntüleri "Doğru ve zamanında ilk yardım hayat kurtarır" notuyla paylaştı. "Ekmek parçası 7. manevrada çıktı" Her yıl düzenli olarak ilkyardım eğitimlerine katıldıklarını anlatan Yusuf Oruç, "Eğitimde öğrendiğimiz Heimlich manevrasını hiç tereddüt etmeden uyguladık. Boğazına kaçan ekmek parçası 7. manevrada çıktı. Hem görevimizi hem de vatandaşlık görevimizi yapmış olduk" dedi. Sinan Oran ise "Bir hayat kurtarmanın sevincini yaşıyoruz" diye konuştu. Karaaslan’dan başarı belgesi Merzifon Kaymakamı Ahmet Karaaslan da başarı belgesi verdiği polislere teşekkür etti.
Samsun Başkan Kurnaz: "Günü geçmiş tek lira borcumuz yok" Meclis toplantısında konuşan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Göreve geldiğimiz gün itibariyle, belediyemizin günü geçmiş tek lira borcu yoktur" dedi. İlkadım Belediye Meclisi Mayıs Ayı Kapanış Meclisi Toplantısı, İhsan Kurnaz başkanlığında, gerçekleştirildi. İlkadım Belediye Meclisi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen birleşimde, İlkadım Belediye Meclisi Mayıs Ayı Açılış Toplantısı’nda komisyonlara devredilen gündem maddeleri, meclis üyelerince oylanarak, oy birliğiyle kabul edildi. "Şeffaf ve denetlenebilir belediye" İlkadım’da vatandaş odaklı hizmetlerin, öz kaynakların doğru yönetilmesi ve kullanılmasıyla birlikte kararlılıkla devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım Belediye Meclisimizin Mayıs ayı toplantılarını tamamladık. Özellikle gündemimizin en önemli maddesi olan kesin bütçe hesabımız, belediyemiz bürokratları ve komisyonlarımızın titiz çalışmalarıyla tamamlanarak meclisimize sunuldu. Bütçemiz, kapanış meclisimizde de oy birliğiyle kabul edildi. Bu noktada, bütçemizin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İlkadım Belediyesi, mali disiplin açısından örnek gösterilen bir belediye oldu. Meclis üyelerimizce kabul edilen bütçemizde de görüldü ki, 2025 yılı bütçemiz fazla verdi ve İlkadım Belediyesi şu an kasasında parası olan bir belediye konumunda. Bu İlkadım’ın parası ve bunu hemşehrilerimiz için en iyi en doğru şekilde kullanmaya gayret ediyoruz. Hizmetlerimizi, milletimizin sırtına borç yükleyerek değil, kaynaklarımızı verimli kullanarak yapmak istiyoruz. Göreve geldiğimiz gün itibariyle, belediyemizin günü geçmiş tek lira borcu yoktur. İlkadım Belediyesi, şeffaf, denetlenebilir, mali disiplini sağlamış ve öz kaynaklarını en iyi şekilde kullanarak vatandaşına hizmet eden bir belediye haline geldi. Belediyemizin bu noktaya gelmesinde emeği olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Ankara Eczacıya ilaç vererek, oğlunu kaybetmesine sebep olduğu iddia edilen sanıklar 5’er yıl hapis cezası aldı Ankara’da eczacı kadının yiyecek ve içeceklerine ilaç katıp trafik kazası yapmasına ve 4 yaşındaki oğlunun hayatını kaybetmesine sebep oldukları suçlamasıyla tutuksuz yargılanan eczacı kalfası ile yardımcısı ’nitelikli dolandırıcılık’ ve ’olası kastla çocuğu kasten öldürmek’ suçlamalarından beraat ederken, ‘hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçundan 5’er yıl hapis ve 40’ar bin lira adli para cezasına çarptırıldı. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar Süleyman Özçelik ve Muaz İslam Bozdoğan katılmazken, taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme başkanı, bu celse karar vereceklerini açıkladı. Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, eczacı kalfası Süleyman Özçelik ile yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan hakkında ’nitelikli dolandırıcılık’ ve ’olası kastla çocuğu kasten öldürmek’ suçlamalarından ayrı ayrı beraatlarına hükmederken, ‘hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçundan 5’er yıl hapis ve 40’ar bin lira adli para cezasına çarptırdı. Olayın geçmişi Ankara’da 20 Aralık 2020’de trafik kazasında yaralanan ve oğlu Ahmet Nazif Yıldız’ı (4) kaybeden eczacı Büşra Akdoğan, yanında çalışan kalfa Süleyman Özçelik ve yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan’ın yiyecek ve içeceklerine gizlice şizofreni tedavisinde kullanılan nörolojik ilaç kattıklarını, bu nedenle trafik kazası geçirdiğini iddia edip şikayetçi oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma sonrası eczacı kalfası Süleyman Özçelik ve yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede, yapılan incelemenin ardından Süleyman Özçelik ve yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan’ın usulsüz ilaç alım satımı yapıp, SGK’yı zarara uğratarak ’nitelikli dolandırıcılık’ suçunu da işledikleri, eczacıya gizlice ilaç vererek kendileri üzerindeki denetim imkanını ortadan kaldırdıkları ve bu sayede de 1 milyon 700 bin lira haksız menfaat temin ettikleri belirtildi. İddianamede ayrıca Özçelik ve Bozdoğan’ın bu iki suçun yanı sıra Büşra Akdoğan’ın yiyecek ve içeceklerine kattıkları ilaç nedeniyle kaza yapmasına neden olarak çocuğunun hayatını kaybetmesine sebebiyet verdikleri için ’olası kastla çocuğu kasten öldürmek’ suçunu da işledikleri kaydedildi. İddianamede, Özçelik ve Bozdoğan’ın üç suçtan ağırlaştırılmış müebbet ve 13 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Ankara 24’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın geçen duruşmasında tutuklu sanıklardan Muaz İslam Bozdoğan tahliye edildi.