SAĞLIK - 28 Ağustos 2024 Çarşamba 14:42

"Kanser tedavisinde immünoterapilerle mücadele mümkün"

A
A
A
"Kanser tedavisinde immünoterapilerle mücadele mümkün"

Son yılarda kanserin hedefe yönelik tedavileri arasında öne çıkan yöntemlerden immünoterapiler sayesinde kişinin kendi bağışıklık sistemi kullanılarak kanserle mücadele edildiğini belirten Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Dinçer Aydın, “İmmünoterapi ile vücudun bağışıklık sistemi uyarılarak savunma mekanizmaları harekete geçirilmekte, böylece tümör dokusuna karşı topyekun mücadele örgütlenmektedir” dedi.



Kanser hücrelerine saldırmak için vücudun bağışıklık sistemini kullanmak üzere geliştirilen immünoterapi, tedavi başarısını büyük oranda artırıyor. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Dinçer Aydın, kanser tedavileri hakkında açıklamalarda bulundu.Kanser tedavisinde her geçen gün önem kazanan yenilikçi tedaviler ile oldukça yüz güldürücü tedavi sonuçlarının elde edildiğini söyleyen Prof. Dr. Aydın, “Bu tedaviler hastaların yaşam süresi ve kalitesine katkı sağlayacak seçenekler sunarken, bir kısım hastada ise tamamen şifa ile sonuçlanacak tedavi yanıtları oluşturmaktadır. Kanser tedavisinde kemoterapi ilaç uygulamaları 1950’den beri tedavideki yeri ve geçerliliğini korurken, akıllı ilaçlar ve immünoterapiler gibi hedefe yönelik özellikli uygulamalar, kanser tedavisi başarısını büyük oranda artırıyor" diye konuştu.



"İmmünoterapiler ile son yıllarda onkoloji tedavisinde büyük tedavi başarıları elde edilmiştir"


Konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Aydın, "İnsan gen haritası ile kanser gen haritasının tanımlanması sayesinde kanser genetiği ve biyolojisi hakkında her geçen gün artan bilgi, kanser tedavi uygulamalarını değiştirmeye devam ediyor. Artık kemoterapi ve radyoterapi gibi yıllardır kanser tedavisinin temelini oluşturmuş tedavilerin yanında sadece tümör dokusuna etki eden akıllı ilaçlar ve kişinin bağışıklık sitemini harekete geçirerek tümörü yok etmeyi hedefleyen immünoterapiler ile son yıllarda onkoloji tedavisinde büyük tedavi başarıları elde edilmiştir" şeklinde konuştu.



"Yan etkiler, kemoterapiye göre daha azdır"


İmmünoterapiler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aydın, "Son yılarda kanserin hedefe yönelik tedavileri arasında üst sıralara yükselen immünoterapiler sayesinde kişinin kendi bağışıklık sistemi kullanılarak kanserle mücadele edilmektedir. İmmünoterapi ile vücudun bağışıklık sistemi uyarılarak savunma mekanizmaları harekete geçirilmekte, böylece tümör dokusuna karşı topyekun mücadele örgütlenmektedir. Bu mücadelenin neticesinde kanserli hücreler yok edilmekte, büyümesi ve yayılması durdurabilmektedir. Akıllı ilaçlarda ise vücudun diğer hücreleri etkilemeden kanser hücresi özel olarak hedeflenmektedir. Kanserli hücreyi hedefleyen akıllı ilaçlar sayesinde hem daha etkili tedavi yapılmakta hem de yüksek başarı oranı elde edilmektedir. Bu olumlu etkinin yanında yalnızca tümörü hedefleyen ve sağlıklı hücreler üzerinde olumsuz etki oluşturmayan ya da bunu en az seviyelere indiren akıllı ilaç ve immünoterapiler sayesinde, tedaviye bağlı yan etikler, kemoterapiye kıyasla oldukça düşüktür” ifadelerini kullandı.



"Birçok kanser türünün tedavisinde tercih edilir"


Birçok kanserde başarılı sonuçlar sağlayan akıllı ilaçların ve immünoterapilerin hastaya ve tümör biyolojisine özel olarak planlanmakta olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aydın, "Kişiye özgü tedavi modeli başlığı altında her hasta ayrı değerlendirilmeli ve kişinin tümör hücreleri akıllı ilaç ve immünoterapiye uygunluk açısından test edilmelidir. Kişinin tümör hücreleri bu tedaviler açısından test edildikten sonra bu tedavilerden yarar görebileceği öngörülen hastalara başlanmalıdır. Akıllı ilaç ve immünoterapiler tümörün cinsi, evresi, tümörün genetik incelemesi, hastanın yaşı, genel durumu ve diğer hastalık faktörleri de göz önünde bulundurularak, uygun hastalarda birlikte, kemoterapi ile kombine ya da tek başına kullanılmaktadır. Günümüzde akıllı ilaç ve immünoterapiler, başta akciğer, meme, prostat, cilt, bağırsak, mide, baş-boyun, yumurtalık, rahim, rahim ağzı, lenf bezi kanseri olmak üzere birçok kanser türünün tedavisinde kullanılmaktadır" dedi.



“Hem immünoterapi hem de akıllı ilaçlar ile ilgili çok daha olumlu gelişmeler beklenmektedir”


Konuşmasını sürdüren Aydın, “Kanser gen haritasının tanımlanması, bunun neticesinde yenilikçi hedefe yönelik tedaviler alanındaki çok sayıdaki bilimsel çalışmalar sayesinde önümüzdeki yıllarda hem immünoterapi hem de akıllı ilaçlar ile ilgili çok daha olumlu gelişmeler beklenmektedir. Bu tedavi alanındaki gelişmeler sayesinde başarı oranın çok yüksek olduğu, bunun yanında tedaviye bağlı yan etkilerin daha az olacağı tedavi seçeneklerinin sayıca çok artacağı öngörülmektedir” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Uzmanı uyardı: "Meme kanseri riskini artırıyor" Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, meme kanserinin nedeni tam olarak bilinmese de gelişen teknoloji, değişen yaşam koşulları, çalışma şartları, yetersiz beslenme ve kilo gibi birçok etkenin bu hastalığa yol açabildiğini söyledi. Meme kanserinin dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak bilindiğini ifade eden Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, hastalığın en çok 40-50 yaş ve sonrasında ortaya çıktığının altını çizdi. Prof. Dr. Yol, "Yaşın ileri olması (45-55 yaş arası en sık görülen yaş aralığıdır, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar), annede 50 yaş altında meme kanseri görülmesi veya annenin her iki memesinde de meme kanseri olması, hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumunu 35 yaşın üstünde yapmak (20 yaş altında doğum yapanlarda meme kanseri daha az görülür), emzirememek, ilk âdetin 12 yaş altında görülmesi, geç menopoza girmek (55 yaş üstü), menopoz sonrası dönemde gelişen şişmanlık, yumurtalık ya da rahim kanseri olmak, beslenmede doymamış yağların aşırı kullanımı (margarinler) meme kanseri riskini artırıyor" diye konuştu. Meme kanserinin en sık 50 yaş üzerinde görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Yol, "Ancak bu gençlerde meme kanseri olmayacağı anlamına gelmez. 20 yaş itibarıyla kişinin ayda bir kendisinin, yılda bir doktorunun yapmış olduğu muayene çok önemlidir. Erken teşhis hayat kurtarır. Günümüzde meme kanseri belirtilerinin çoğu kişinin kendisi tarafından bulunuyor. Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü görünüyor ve meme dokusu içinde rahatça oynatılamıyor. Memede veya koltuk altında ele gelen kitle (sertlik, şişlik), meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu, meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma), meme cildinde yara veya kızarıklık, meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü), memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.), bu belirtilerden en az biri var ise hemen doktora gösterilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. Erken tanının meme kanserinde yaşamı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yol, erken tanı sayesinde günümüzde meme kanserinden ölümlerin yarıya indiğini söyledi. Bu hastalığın tedavi yöntemlerinden de bahseden Yol, şu bilgileri verdi: "Meme kanseri tespit edilmiş hastaların kanserin boyutuna göre tedavi yöntemleri değişmektedir. Erken dönemde gelen hastaların tedavisinde memesinin tamamı alınmamakta, sadece tümörlü kısım etrafındaki sağlam doku ile çıkartılmaktadır. Eğer koltuk altında yayılma varsa, tedaviye radyoterapi veya kemoterapi ilave edilmektedir."
Gaziantep Mavikent’te hayaller gerçeğe dönüştü Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun başkanlığı döneminde hayata geçirilen Mavikent Mahallesi, on binlerce ailenin kira öder gibi ev sahibi olmasına imkân sağladı. Hayalini dahi kuramadıkları evlere, Şahinbey Belediyesi’nin sosyal konut projeleri sayesinde kavuşan dar gelirli vatandaşlar, yıllardır ev sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor. Modern mimarisi, geniş sosyal donatı alanları ve uygun ödeme şartlarıyla dikkat çeken Mavikent Konutları, "kira öder gibi ev sahibi olma" modeliyle önemli bir ihtiyaca çözüm sunuyor. "Herkesin konut sahibi olmasını istiyoruz" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, ilçede kentsel dönüşüm ve konut üretimi konusunda önemli projelere imza attıklarını belirterek, "vatandaşlarımızın konut sahibi olmasını çok önemsiyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle dar gelirli vatandaşlarımız için sosyal konut projeleri üretmeye başladık. Yeni bir yaşam alanı oluşturduğumuz Mavikent Mahallesi’nde 1. 2. 3. 4. ve 5. etaplarda vatandaşlarımızı kira öder gibi ev sahibi yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şimdi ise Güneyşehir’de yeni sosyal konut projemizi hayata geçiriyoruz. 5 Şubat Perşembe günü, hak sahibi vatandaşlarımız için yapılacak 3 bin 414 konutun temel atma törenini Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın katılımlarıyla gerçekleştireceğiz. Onların sevinci bizim mutluluğumuzdur. Amacımız, konut sahibi olmak isteyen herkesi ev sahibi yapmak" dedi. Vatandaşlardan Başkan Tahmazoğlu’na teşekkür Mavikent Konutları’nda yaşayan vatandaşlar ise, "Uzun yıllar kirada yaşadık. Ev sahibi olmak bizim için hayaldi. Şahinbey Belediyesi sayesinde bu hayalimiz gerçeğe dönüştü. Hem ödeme şartları uygun hem de yaşam alanlarımız çok güzel. Başkanımıza teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Şahinbey Belediyesi, sosyal konut projeleriyle yalnızca konut üretmekle kalmayıp, vatandaşların yaşam kalitesini artıran sosyal ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmaya devam ediyor. Mavikent Konutları da bu anlayışın en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Malatya Milletvekili Ölmeztoprak muhtarlarla bir araya geldi AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Muhtarlar Derneği’ni ziyaret ederek muhtarlarla bir araya geldi. Toplantıda altyapı ve su yönetimi, sağlık hizmetleri, eğitim kurumlarının ihtiyaçları ile rezerv alanlar, konut kura süreçleri ve yerinde dönüşüm başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Muhtarlar Derneği Başkanı Şahin Demirci ve muhtarlarla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Mahallelerin günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı sorunlar ve çözüm beklentileri doğrudan sahadan gelen bilgilerle değerlendirildi. Toplantıda konuşan Ölmeztoprak, muhtarların mahallelerin nabzını tutan en önemli temsilciler olduğunu vurgulayarak, "Muhtarlarımızın sahadaki gözlemleri ve tecrübeleri, kamu hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşıyor" dedi. Altyapıdan eğitime, sağlıktan dönüşüm sürecine Görüşmede; MASKİ ve DSİ’nin yürüttüğü altyapı ve su yönetimi çalışmaları, İl Sağlık Müdürlüğü ve aile sağlığı merkezlerinin işleyişi, okulların eğitim-öğretim dönemine ilişkin ihtiyaçları, belediyelerin hizmetleri ile rezerv alanlar, konut kura çekimleri ve yerinde dönüşüm süreci detaylı şekilde ele alındı. Milletvekili Ölmeztoprak, muhtarlardan gelen değerlendirmelerin not alındığını belirterek, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürecin yakından takip edileceğini ifade etti. Çözüm üretmenin, sahadaki ihtiyaçları doğru okumaktan geçtiğini dile getirdi. Muhtarların yerel yönetimlerle vatandaş arasında güçlü bir köprü görevi üstlendiğine dikkat çeken Ölmeztoprak, mahalle ölçeğinde gösterilen her çabanın Malatya’nın geneline olumlu yansıdığını söyledi. Muhtarların özverili çalışmalarının kentin geleceğine önemli katkı sunduğunu vurguladı.