SAĞLIK - 11 Kasım 2014 Salı 11:48

Uyuz Hastalığında Bilinmesi Gerekenler

A
A
A
Uyuz Hastalığında Bilinmesi Gerekenler

Konya’nın Kulu İlçe Sağlık Müdürü Rıza Sönmez, uyuz hastalığının her yaşta ortaya çıkabilen bulaşıcı bir hastalık olduğunu ifade ederek, uyuz hastalığı konusunda bilinmesi gerekenleri anlattı.
Kulu İlçe Sağlık Müdürü Rıza Sönmez, okulların açılmasıyla birlikte öğrenciler arasında uyuz görülme sayısında artışlar yaşanabileceğini belirterek, bu konuda öğretmenlerin ve velilerin uyanık olması gerektiğini söyledi. Uyuz hastalığı konusunda bilinmesi gerekenler hakkında bilgi veren Sönmez, “Uyuz, bir tür parazitin neden olduğu, deri altına yerleşerek kaşıntıya neden olan bir deri hastalığıdır. Bu hastalığa neden olan böcek çok küçüktür ve ancak mikroskop yardımıyla görülebilir. Ellerde, koltuk altlarında, parmak aralarında, karın bölgesinde, parmak aralarında yara ve kaşıntıya neden olur. Kaşıntı sonucu iltihap oluşabilir. Halk arasında uyuz hastalığının pislikten dolayı meydana geldiği gibi yanlış bir düşünce vardır. Bu hastalığa neden olan parazit, temiz ortamda da üreyebilir” dedi.
"UYUZ HASTALIĞI HER YAŞTA ORTAYA ÇIKABİLİR"
Uyuz hastalığının her yaşta ortaya çıkabilen bulaşıcı bir hastalık olduğunu ifade eden Sönmez, “Kış aylarında ve sonbaharda daha fazla görülür. Okullarda, askeriyede, toplumun bir arada yaşadığı yerlerde görülme ihtimali fazladır. Uyuz paraziti, insanın derisine yerleşerek, tüneller şeklinde ilerleyip delikler açar. Bu şekilde deri altında yumurtlayarak ürer. Vücuda girdikten 15 gün sonra birçok yeri sarar ve deri yüzeyine çıkar. Deride kabarma ve yaralara ve kıl köklerinde iltihaba neden olur. Hayatı boyunca insan derisinde yaşar. Uyuz, uyuz parazitinin bulaşmış olduğu kişiden sağlıklı olan başka bir kişiye bulaşır. Yayılma ihtimali oldukça fazladır ve salgına yol açabilir. En çok birlikte yaşayan ailelerde, beraber uyuyan kişilerde bulaşma daha fazla görülür. Çocuklarda görülme ihtimali yüksektir. Yakın temasta bulunmak, el sıkışmak uyuzun diğer bulaşma yollarıdır. Hastanın yatak, kıyafet gibi eşyalarının başkaları tarafından kullanılması hastalığın bulaşmasına neden olabilen diğer yollardır” diye konuştu.
UYUZUN BELİRTİLERİ
Sönmez, uyuzlu hastalarda en çok görülen belirtileri de şu şekilde sıraladı:
“Geceleri artarak görülen kaşınmadır. Bu kaşıntı elde, parmak aralarında, göbek bölgesinde sıktır. Kalçalar, bacak arası bölge, bacaklar da kaşıntı ve yaraların görüldüğü yerlerdir. Kişiyi uykusundan uyandırır. Göğüs ve sırt bölgesinde, ayrıca yüzde kaşıntı ya da yara görülmez. Sadece bebeklerde tüm vücudu sarabilir. Uyuz, deride kıvrımlı ya da çizgi şeklinde tüneller meydana getirir. Bu tünellerin üstü deride siyah noktalarla kaplıdır. Hastalığın önemli bir belirtisidir.”
UYUZ TEDAVİSİ
Uyuz tedavisinin kolay olan bir hastalık olduğunu da ifade eden Sönmez, “Genelde krem şeklinde ilaçlar kullanılır. Kremler uygulanmadan önce banyo yapılarak vücut temizlenir. Daha sonra özellikle geceleri krem sürülür ve sabah tekrar banyo yapılır. Bu kremler kükürtlü olabilir. Krem sürerken dikkat edilmesi gereken bazı şeyler vardır. Kremi sürerken cildin kuru olmasına dikkat edilmeli, en az 8-10 saat vücutta kalmalıdır. Bütün vücuda krem sürülür ve ellerin yıkanması gereken durumlarda krem tekrar sürülmelidir. Bu şekilde 10 gün süren bir tedavi uygulanır ve kontrol edilir. Hastalık devam ediyorsa tedaviye devam edilir. Bu yöntemde kullanılan ilaçların yanma şeklinde yan etkisi olabilir. Tedaviden sonra ilk birkaç hafta kaşıntı devam edebilir. Diğer tedavi şekillerinden biri de vücuda solüsyon sürülmesidir. Yine krem gibi bu solüsyonda 8-10 saat vücutta kalmalıdır. Haftada bir kere gereken dozda uygulanır. Fazlası zarar verebilir. Solüsyonlar hamilelere, bebeklere, küçüklere, sinirsel bir hastalığı olanlara, bebek emziren annelere uygulanmaz. Bütün aile bireyleri tedavi edilmelidir. Hatta uyuz hastası olan bir kişiyle yakın teması olanlarda tedaviye dahil edilmelidir. Herkes tedavi edilmediği takdirde hastalığın kontrol altına alınması çok zordur. Ayrıca hastanın bütün eşyaları yıkanmalıdır” ifadelerini kullandı.
UYUZDAN KORUNMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
Uyuzdan korunmak için yapılması gerekenler hakkında da bilgi veren Sönmez, “Uyuz hastalarının yatak, örtü, kıyafet gibi bütün eşyaları başkaları tarafından kullanılmamalıdır. Hastanın bütün eşyaları kaynar suda yıkanmalı ve sıcak ütü ile ütülenmelidir. En önemlisi uyuzlu kişilerle yakın temastan kaçınmak gerekir. Elini bile sıkmak hastalığın bulaşmasına yol açabilir. Yakınında uyuz hastası olan kişilerin de tedavi olması gerekir. Evde yıkanması zor olan eşyaların ilaçlanması gerekir. Okul, yurt gibi bir arada bulunulan ortamlarda hasta buradan uzaklaştırılmalıdır. Bütün kıyafetler banyodan sonra değiştirilmelidir” dedi.
UYUZLU KİŞİLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER
Tedavi için sadece doktorun tavsiye ettiği ilaçların kullanılması gerektiğini vurgulayan Sönmez, “Vücutta uyuzun yol açtığı yara ya da kabarcıkların sabunla ya da deterjan gibi maddelerle ovuşturarak yıkanması hastalığın kötüleşmesine neden olur. Tedavi iki kere tekrar edildikten sonra hala geçmiyorsa tekrar tedaviye başlamadan önce doktora başvurulmalıdır” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Büyükşehir’le engeller aşılıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, özel bireylerin yaşamın her alanında yer alabilmesi için birçok proje hayata geçirdi. Yıl boyunca düzenlenen destek, yol yardım, eğitim çalışmaları ve sosyal aktivite programları ile 100 bin özel vatandaşa ulaşıldı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde yıl boyunca engelli danışmanlık, yönlendirme, sosyal destek, Engelli Araçları Tamir ve Bakım Atölyesi (SEYYAH), engelsiz şehir içi ulaşım desteği, akü şarj dolum istasyonu, erişilebilirlik çalışmaları, eğitim ve kurs, sosyal- kültürel ve sportif projeler olmak üzere 9 başlıkta hizmetler yürütüldü. Bu hizmetlerden 2025 yılı içerisinde toplam 100 bin özel kişi faydalandı. Seyyah ile 1053 malzeme desteği Engelli danışmanlık, yönlendirme ve rehberlik hizmetlerinden 5394 kişi yararlanırken, 789 kişiye 1419 adet malzeme ile tıbbi malzeme desteği sağlandı. SEYYAH aracılığıyla 892 kişiye bin 53 adet malzeme desteği ile akülü/manuel tekerlekli sandalye tamir ve bakımı gerçekleştirildi. Lift donanımlı 3 engelli aracı ile akülü ve manuel tekerlekli sandalye kullanan 163 kişiye ulaşım desteği sağlandı. 17 ilçede 22 adet akü şarj istasyonu hizmet verirken, 2025 yılında bina ve hizmet alanlarında erişilebilirlik çalışmalarına da ağırlık verildi. Eğitim ve kurs hizmetleri kapsamında çeşitli branşlarda 4 bin 164 saat eğitim düzenlenirken, sosyal-kültürel ve sportif etkinlikler kapsamında 142 toplantı ve 59 farkındalık çalışması yapıldı. Her alanda destek Toplumun tüm kesimlerinin kentin imkanlarından adil ve eşit şekilde faydalanabilmesi için projeler geliştiren Büyükşehir Belediyesi, ‘Pastam Glütensiz Olsun’ projesiyle 17 ilçede bin 142 adet glütensiz ve düşük proteinli pasta dağıttı. ‘Spora Engel Yok’ projesiyle 240 özel bireye engelsiz spor dersleri verilirken, 796 kez engelsiz spor dersi düzenlendi. Engelsiz spor kış dönemi kapsamında ise 5 spor tesisinde 51 özel gence 6 branşta bin 980 saat eğitim verildi. ‘Engelli İstihdamı’ projesi kapsamında İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı İş ve Meslek Edindirme Şube Müdürlüğü İş Ofisi işbirliğiyle ‘Destekli Engelsiz İstihdam Ofisi’, ‘Engelsiz Atölyeler’ ve ‘Korumalı İş Yeri’ çalışmaları yürütülüyor. Ayrıca gazi ve şehit ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamak ve yaşam şartlarını iyileştirmeye yönelik hizmetler gerçekleştirmek amacıyla Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde ‘Gazi ve Şehit Aileleri Koordinasyon’ birimi kuruldu. Engelsiz şehir Bursa Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘herkes için daha eşit ve yaşanabilir bir Bursa’ hedefi doğrultusunda tüm engelleri ortadan kaldırmak için çalıştıklarını söyledi. Özel bireylerin karşılaştığı sorunlara her zaman duyarlı olduklarını ve çözüm üretmek için projeler geliştirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "‘Erişilebilir Bursa’ hedefi bir vicdan meselesidir. Bursa, toplumun yalnızca bir kesiminin değil, herkesin kentidir. Özel bir hemşehrimizin de kentidir. Göreve geldiğimizde ‘Bu kentte hiç kimse geride kalmayacak’ demiştim. O sözün gereğini yerine getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz" dedi.
Denizli Denizli tekstilciler Heimtextil hazırlıklarını gözden geçirdi DENİZLİ (İHA) – Almanya’da 13–16 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve dünyanın en prestijli ev tekstili fuarları arasında yer alan Heimtextil Fuarı öncesindei Denizli’de sektör temsilcileri istişare toplantısında 12. kez bir araya geldi. Sektör temsilcileri, fuar katılımcısı firmalar ve DENİB ailesinin yoğun katılım sağladığı toplantıda; Heimtextil 2026 hazırlıkları, küresel pazarlardaki güncel gelişmeler ve sektörün beklentileri ele alındı. Toplantı, katılımcı firmaların görüş ve önerilerinin paylaşılmasıyla istişare ortamında gerçekleştirildi. Heimtextil 2026 Fuarı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Denizli’nin ev tekstilindeki güçlü konumuna dikkat çekerek, 2026 yılında fuardaki Türkiye katılımcılarının yüzde 28’inin Denizli firmalarından oluştuğunu belirtti. Denizli’nin, 4 bin 954,5 metrekare toplam sergileme alanı ile Bursa’nın ardından ikinci sırada yer aldığını vurgulayarak, Denizli’nin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve marka değeriyle ev tekstili sektöründe Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmaya devam ettiğini ifade etti. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Heimtextil İstişare Toplantılarımız, üyelerimizle bir araya gelerek fuar öncesi beklentileri değerlendirdiğimiz, sektörümüz adına büyük önem taşıyan geleneksel bir buluşma haline geldi. 2026 yılında Heimtextil Fuarı’nda Turkish Towels markamızla 10. kez yer almanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Hall 5.1 A11 lokasyonunda yer alan yeni standımızda, Türk ev tekstilinin kalitesini ve tasarım gücünü uluslararası ziyaretçilere tanıtacağız. Fuarın yoğun noktalarında Turkish Towels temalı tanıtım görsellerimiz yer alacak, katılımcı firmalarımızın iletişim bilgilerini içeren bilgilendirme kataloğumuzu da fuar süresince dağıtacağız. Bilindiği gibi, Denizli ev tekstilinin üretim merkezi.3 Ocak’ta açıklanan ihracat rakamlarında hem ev tekstili hem de havlu, bornoz ve nevresim gruplarında liderliğimizi koruduk. Yıllık yaklaşık 3.5 milyar dolarlık ev tekstili ihracatının yarıya yakını Denizli’den gerçekleşiyor. Benzer şekilde Türkiye havlu ihracatının yüzde 76’sı, bornoz ihracatının yüzde 66’sı ve nevresim ihracatının yüzde 61’i Denizli’den yapılıyor. Ancak şunu da önemle ifade etmek isterim ki, bu veriler sadece Denizli’den ihraç edilen ürünlerin yüzdesi. Şehrimizde üretilip, farklı şehirlerden ihracat çıkışları yapılan havlu, bornoz ve nevresimi baz alırsak, bu oranın yüzde 90 seviyelerine geldiğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Heimtextil’i her zaman sektörümüzün bayramı olarak görüyoruz. Bu büyük organizasyonda ülkemizi ve Denizli’mizi başarıyla temsil edecek tüm firmalarımıza şimdiden verimli ve başarılı bir fuar diliyorum."