SAĞLIK - 01 Şubat 2026 Pazar 09:32

Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor

A
A
A
Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor

Uzmanlar, sınav odaklı eğitim sistemi ve erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık ve mutsuzluğu artıran en önemli faktörler arasında yer aldığını söyledi.


Gençlerin ruh haline ilişkin yapılan araştırmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, yapılan değerlendirmelere göre gençlerin yarısından fazlasının kendisini mutlu, neşeli ve heyecanlı hissettiğini ifade ederken, yarısına yakınının ise mutsuzluk, yalnızlık ve duygusal yorgunluk yaşadığını belirtti. Prof. Dr. Ercan Yılmaz, erkek gençlerin kadın gençlere kıyasla yalnızlık ve mutsuzluk duygularını daha yoğun yaşadığını vurguladı. Erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık hissini artırdığına ve mutsuzluğu derinleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ercan Yılmaz, sınav odaklı eğitim sisteminin de gençler üzerinde ciddi bir performans baskısı oluşturduğunu belirtti.


Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz Türkiye ölçeğinde gençler üzerine bir araştırma yaptıklarını belirterek, "15-23 yaş arasında gençler üzerinde gerçekleştirdiğimiz bir çalışma sonucunda gençlerin mutluluğu ve yalnızlık duyguları üzerinde önemli sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmamızın örneklerinde yaklaşık bin 547 genç var. Bu araştırmayı yüzde 95 güven aralığında güvenilir bir örneklem büyüklüğünde gerçekleştirdik. Araştırmamızda geçerli ve güvenilir ölçme araçları kullandık. Araştırma sonuçlarımıza göre gençlerin yarısından fazlası olumlu duygular yaşıyor. Daha mutlu, daha neşeli, kendisini daha mutlu hissediyor, heyecanlı hissediyor. Ama yarısına yakını da mutsuz, neşesiz, her şeyden önce duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor. Yine baktığımız zaman araştırma sonuçlarında erkek gençler, kadın gençlere göre daha fazla mutsuz ve yalnızlık duygularını daha fazla hissediyorlar. Erken yaşta sosyal medya kullanımı gençleri yalnızlığa yönlendiriyor ve yalnızlık duygusunu daha fazla arttırıyor. Aynı zamanda mutsuz ediyor. Gençler sosyal ortamlarda, sosyal medyada olsa bile o ortamlarda kendilerini yalnız hissedebiliyorlar" dedi.



"Eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla yalnız hale getiriyor"


Eğitim sisteminin öğrencileri daha duygusallaştırarak yorgun hale getirebildiğini ifade eden Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Çocuklarımızda ciddi bir şekilde sınav performansı kaygısı var. Aileler çocuklarının başarılı olabilmesi için her türlü ortamı oluşturmaya çalışıyor. Ama bu oluşturma çabası aynı zamanda çocuklarda bir beklenti de oluşturuyor. Çocukların eğitim sürecine bu beklentiyi karşılayamaması ya da beklentiyi karşılamak için ciddi bir şekilde çaba içerisine girmesi, bir mücadele içerisine girmesi gençleri daha fazla duygusal yorgun haline getirebilir veya bu süreçte kendilerini daha fazla yalnız hissettirebilir. Birinci bulgu bu esasında. Yani bizim eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla da yalnız hale getiriyor. Bunlardan birincisi de yani eğitim sistemimizin maalesef sınav odaklı bir eğitim anlayışı olması ve çocuklarımızın performansının sınav merkezli birtakım yaklaşımlarla ölçülmeye çalışılması. Yine yoğun bir şekilde sosyal medya kullanımı yani erken yaşlarda sosyal medya kullanan çocuklar, gençler daha geç yaşlarda sosyal medya alışkanlığı olan gençlere göre daha fazla mutsuz, daha fazla yalnız. Erken yaşlarda sosyal medya kullanımına başlamak süreç içerisinde gençleri daha fazla yalnız, daha fazla mutsuz edebiliyor" ifadelerini kullandı.



"Bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilir"


Çocuklar aile ortamında bulunsa bile tüm aile üyelerinin sosyal medyanın içerisinde olduğunu dikkat çeken Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Evet, herkes evde, aynı fiziki ortamda ama bilinçleri, duyguları aynı ortamda değil. Sonuç olarak bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilirler. Yine eğitim sistemimiz de böyle maalesef. Yani biz çocuklarımızı bilgi aktarılması gereken varlıklar olarak görüyoruz. Ama varlık böyle bir şey değil. Yani sanatın olmadığı, sporun olmadığı bir yerde, duygunun olmadığı bir yerde, çocuklar duygularını ifade edemediği, aynı zamanda enerjisini aktaramadığı ortamlarda kendisini daha fazla duygusal yorgun hissedebilir, daha fazla yalnız hissedebilir, daha fazla mutsuz olabilir. Çünkü zamanımızda gençler çok fazla kalori alıyor. Ama bu kaloriyi, bu enerjiyi harcayabilecek ortamlar bulamıyorlar. Yani gençlerimizin çoğunda rutin bir spor alışkanlığı yok, sanatsal faaliyetler yok. Bunlar da gençlerin kendisini daha rahat ifade edememesine sebep olabilir. Bu da beraberinde hem mutsuzluğu hem de yorgunluğu getirebilir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Maneviyat ve bilim aynı kürsüde buluştu Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde düzenlenen "Kur’an-ı Kerim ile Dünya ve Ahiret Mutluluğunu Yaşamak" konulu panelde konuşan akademisyenler, gerçek huzurun zenginlik ve şöhrette değil, Kur’an-ı Kerim rehberliğinde yaşanan bir hayatta olduğunu vurguladı. Sevgi Mutluluğun Anahtarıdır Federasyonu tarafından düzenlenen "Mübarek Üç Aylara Özel: Kur’an-ı Kerim ile Dünya ve Ahiret Mutluluğunu Yaşamak" konulu panel vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Akademisyen ve yazarların katıldığı programda, Kur’an-ı Kerim rehberliğinde huzurlu bir yaşamın şifreleri anlatıldı. Gölcük Belediyesi Kongre Sarayı’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahi dinletisiyle başladı. Vatandaşların ilgi gösterdiği panelde; İstanbul Medeniyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Kaya ile Fizik Yüksek Mühendisi, Mutasavvıf ve Yazar Dr. Abdulcabbar Boran konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, konuşmalarının ardından soru cevap etkinliği gerçekleştirdi. Maneviyat ve bilim aynı kürsüde buluştu Panelde söz alan Doç. Dr. Murat Kaya, tefsir ilmi ışığında Kur’an-ı Kerim’in insan hayatındaki dönüştürücü gücüne ve ahiret saadetine giden yoldaki rehberliğine dikkat çekti. Dr. Abdulcabbar Boran ise bilimsel perspektif ile tasavvufi derinliği harmanlayarak, içsel huzurun ve dünya mutluluğunun manevi temelleri üzerine kapsamlı bir sunum yaptı. İçinde bulunulan mübarek üç ayların önemine vurgu yapılan konuşmalarda, Kur’an-ı Kerim ile kurulan bağın sadece ahiret için değil, dünyadaki sosyal ve bireysel yaşam için de tek kurtuluş reçetesi olduğu ifade edildi. "Cennet demek sonsuz bir hayattır" Programda konuşan İstanbul Medeniyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Kaya, "Kur’an-ı Kerim, Cenabıhakk’ın bize gönderdiği en büyük nimet. İnsanoğlu, cennetten yeryüzüne gönderildiği zaman Cenabıhak, bir hidayet ve yol gösterici göndereceğini söylüyor ve ona tabi olan tekrar cennete döner. Tabi olmayan ise yolunu şaşırır. Kur’an-ı Kerim Cenabıhakk’ın bize gönderdiği, yol gösterici hidayetidir. Kur’an-ı Kerim’i yaşamanın dışında bir mutluluk asla yok. Bazı insanlar başka yerlerde mutluluk arıyorlar ama bunun imkanı yok ve olmadığını denedikten sonra görüyorlar. Hem ayetler hem Peygamber Efendimizin (S.A.V.) pek çok hadis-i şerifleri var. Allah’ın emrettiği farzları yapmak, yasakladığı haramlardan kaçmak, bunları yaptığımızda özet olarak biz Cenabıhakk’ın rızasını kazanıp onun cennetine gideceğiz. Cennet dediğimizde basit bir piknik alanı değil; cennet demek sonsuz bir hayattır. Bu sonsuz hayat ikiye ayrılıyor; cennet dediğimiz güzel hayat, tarifi imkansız güzel bir hayat, diğeri ise imansızların yaşayacağı sıkıntılı bir hayat, onun için baştan tedbir almak lazım" dedi. "Bu panelin gayesi de Kur’an ayetleriyle insanoğlunun ahiret ve dünya saadetine ulaşmasıdır" Fizik Yüksek Mühendisi, Mutasavvıf ve Yazar Dr. Abdulcabbar Boran ise, "İnsanlık tarihi boyunca her devirdeki tüm insanlar için Allah’ın tayin ettiği hedef; mutluluk, saadettir. Bu mutluluğa ulaşabilmek için mutlaka kılavuz rehber lazım. Kur’an-ı Kerim de tüm insanlar için bir mutluluk davetiyesidir. Bu panelin gayesi de Kur’an ayetleriyle insanoğlunun ahiret ve dünya saadetine ulaşmasıdır. Bir dilek sahibi olduğu zaman dünya saadetinin yüzde 51’i ahiret saadetinde ise 3 cenneti Allah bedava insanlara veriyor. Hangi sual sorulursa sorulsun cevabı Kur’an-ı Kerim’dedir" diye konuştu. Boran, sözlerini şöyle noktaladı: "Biz insanlar ne yazık ki Kur’an-ı Kerim’in kıymetini bilmiyoruz. Biz insanlar konuşarak değil biraz da yaşayarak. Çünkü Kur’an-ı Kerim önce öğrenilmesi lazım sonra yaşanması lazım, daha sonra ise öğretilmesi lazım. Günümüzde bakıyoruz Kur’an-ı Kerim unutulmuş. Kur’an-ı Kerim yaşanabilir mi? Evet kişinin Kur’an-ı Kerim’i yaşayabilmesi için mutlaka tasavvuf standartlarında Allah’ın kendisi için gösterdiği mürşidine tabi olması lazım. Kişinin derdi kendi nefsi ama onu bilmiyor, ulaşmayı denemiyor. Böyle bir insan oruç tutsa ne olur? Sadece bir aylık açlık ve susuzluk. Kur’an-ı Kerim mezarda okunan bir kitap haline gelmiş, bu böyle devam etmeyecek hidayet çağındayız ve bu çağ mutlaka yaşanacak. İnsanlık bunu öğrendiği takdirde bu dünya herkese cennet olur. Çünkü Allah, bu gaye ile insanları yeryüzüne indirmiştir. 8 buçuk milyar insan dünyada yaşıyor herkes mutluluğu arıyor ama farklı yerlerde kimi zenginlik kimi makamda, kimi şan ve şöhrette arıyor. Mutluluk bunların hiçbirinde değil adres Kur’an-ı Kerimdir."
Gaziantep Gölbucks Konak, Gaziantep turizmine yeni bir renk kattı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın, "Burada kahve fiyatına kahve var" sloganıyla hayata geçirdiği Gölbucks kafeler zincirinin son halkası olan Gölbucks Konak, Gaziantep’in tarihi dokusunun kalbinde hizmete açıldı. Gaziantep Kalesi çevresinde konumlanan ve kentin kültürel mirasıyla bütünleşen kafe, hem mimarisi hem de sunduğu hizmet anlayışıyla dikkat çekti. Tarihi bir Antep evinin aslına uygun şekilde restore edilmesiyle hayata geçirilen Gölbucks Konak’ın açılış törenine Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın yanı sıra, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, AK Parti Şahinbey İlçe Başkanı Mehmet Tiryaki, AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Tarihle modern hizmet anlayışı bir arada Gaziantep’in köklü tarihini yansıtan taş mimarisi ve özgün detaylarıyla dikkat çeken Gölbucks Konak, ziyaretçilerine nostaljik bir atmosferde modern kafe hizmeti sunuyor. Gaziantep kültürünü yansıtan mimarisi sayesinde hem vatandaşların hem de yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çeken kafe, kentin tarihi dokusuna değer katan önemli bir sosyal alan olarak öne çıkıyor. "Kaliteli hizmet anlayışımızdan taviz vermiyoruz" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gölbucks markasının sosyal belediyecilik anlayışının somut bir örneği olduğunu söyledi. Yılmaz, "Vatandaşlarımızın günlük yaşamında nefes alabileceği, kaliteli ürünlere uygun fiyatlarla ulaşabileceği sosyal alanlar oluşturmayı önemsiyoruz. ‘Burada kahve fiyatına kahve var’ sloganımız da tam olarak bu anlayışın bir yansımasıdır" dedi. Gölbucks Konak’ın tarihi bir Antep evinde hizmete açılmasının ayrı bir anlam taşıdığını belirten Yılmaz, "Kentimizin tarihine sahip çıkarken, bu alanları yaşayan mekânlara dönüştürüyoruz. Gölbucks Konak hem hemşehrilerimize hem de şehrimizi ziyaret eden misafirlerimize Gaziantep kültürünü hissettirecek önemli bir durak olacak" diye konuştu. "Gölbucks kafeler ilçenin dört bir yanında yaygınlaşacak" Yılmaz, Gölbucks kafelerin sayısının artacağı müjdesini vererek, "İlçemizin farklı noktalarında Gölbucks kafelerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Amacımız; herkesin rahatlıkla gidebildiği, ailelerin huzurla vakit geçirebildiği, gençlerin buluşma noktası olabilecek sosyal alanlar oluşturmak" diye konuştu. Açılışa katılan protokol üyeleri ve vatandaşlar, Gölbucks Konak’ın mimarisi, konumu ve sunduğu hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirirken, tarihi yapının korunarak sosyal hayata kazandırılmasını takdirle karşıladı.
Gaziantep Gaziantep’te içerisinde 2,7 milyon TL bulunan kasanın çalınma anı kamerada Gaziantep’te sabah erken saatlerde bir eve giren 3 şüpheli, içerisinde 2 milyon 700 bin TL olan kasayı çaldı. Olay sonrası evden çıkış anları güvenlik kamerasına yansıyan şüpheli şahıslar sırra kadem basarken polis olayla ilgili çalışma başlattı. Olay, 30 Ocak günü Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, sabah erken saatlerde kimsenin evde olmadığı sırada eve giren 3 şüpheli, kapıyı kırarak içeri girdi. Girdikleri evde ortalığı talan eden şüpheliler, odalardan birindeki elbise dolabında bulunan ve içerisinde yaklaşık 2 milyon 700 TL para olduğu belirtilen kasayı alarak kaçtı. Eve geldiklerinde hırsız girdiğini fark ederek şok geçiren hane halkı, durumu hemen polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri evde inceleme yaparak parmak izi aldı. İçerisinde 2 milyon 700 TL bulunan kasa hırsızlığı kamerada Şüpheli şahısların çelik kasayı aldıktan sonra evden kaçma anları ise çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, bir şahıs sokağın karşısında gözetlemede yaparken 2 şahsın güçlükle taşıdıkları kasa ile evden çıkma anları yer aldı. Görüntülerin devamında şüpheli şahısların, çaldıkları kasayı gizlemek amacıyla üzerine örtmeleri ve sonrasında kaçma anları yer aldı. Olay sonrası kaçarak sırra kadem basan şüpheli şahısları yakalamak için polis ekiplerinin çalışmaları sürüyor.