SAĞLIK - 10 Ekim 2024 Perşembe 14:25

Kanser tedavisinde yan etkileri azaltan akıllı ilaç projesi

A
A
A
Kanser tedavisinde yan etkileri azaltan akıllı ilaç projesi

Selçuk Üniversitesinde kanser tedavisine yönelik hazırlanan proje Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Kuruluşu (COST) ve TÜBİTAK tarafından destek almaya hak kazandı. Proje ile antikanser ilaçlarının hedefli ve yan etkileri en aza indirgenmiş şekle dönüştürülmesi hedefleniyor.


Yürütücülüğünü Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yılmaz’ın yaptığı “Floresans Hyaluronik Asit-Kaliks[4]Aren Türevlerinin Sentezi, Altın Nanopartiküllere İmmobilizasyonu, Farklı Antikanser Ajanların Taşınmasında Kullanılması ve Antiproliferatif Özelliklerinin İncelenmesi” konulu TÜBİTAK projesi, Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Kuruluşu (COST) tarafından kabul edildi.


Prof. Dr. Yılmaz, projeyle yeni bir kanser ilacı keşfi yerine mevcut kanser ilaçlarını daha hedefli hale getirerek yan etkilerini önlemeyi amaçladıklarını belirtti. Yılmaz, “Yaklaşık 25 yıldır nano kapsüller üzerine çalışıyoruz, yani nano boyutta bileşikler sentezliyoruz. Bu bileşiklere nano sepetler adını veriyoruz. İlaçları bu sepetlere yükleyerek hedeflerine ulaştırmayı planlıyoruz. Bu süreçte vücutta doğal olarak bulunan ve yaygın olarak bilinen hyaluronik asidi kullanacağız. Taşıyıcıları aside bağladıktan sonra ilaçları yükleyip sağlıklı hücrelere çok zarar vermeden kanser hücrelerine yönlendireceğiz. Kanser hücrelerinde bu asidin bağlanabileceği reseptörler fazlaca bulunuyor. Bu sayede hyaluronik asit, kanser hücrelerini hedef alacaktır” dedi.



“Hedefli ilaçlarla daha kısa sürede sonuç alınacak”


Projenin özgünlüğüne değinen Yılmaz, “Şimdiye kadar bu nano sepetlerle böyle bir çalışma yapılmadı. Antikanser ilaçlarının serüveni çok uzundur. Yeni bir ilaç sentezlemeyi hedefleseydik, bu 5-6 yıllık bir süreci bulacaktı. Ancak bizim yapacağımız projede, mevcut olan antikanser ilacını hedeflendirdiğimiz için daha kısa sürede sonuç almayı umuyoruz” şeklinde konuştu.


Yılmaz, projeye olan inancını vurgulayarak, “Dünyada kanser kaynaklı ölüm vakaları ikinci sırada yer alıyor, bu hastalığa yakalanan çaresiz insanlara bir nebze de olsa katkımız olursa bu bizim için büyük bir mutluluk kaynağı olacaktır” ifadelerini kullandı.


Proje çerçevesinde sentezlenecek bileşiklerin biyolojik aktiviteleri, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahadır Öztürk tarafından gerçekleştirilecek. Yılmaz, kanser hücre kültürü çalışmalarını başarıyla tamamladıktan sonra hayvan deneylerine ve klinik faz denemelerine geçmeyi planladıklarını belirtti.



Kanser tedavisinde yan etkileri azaltan akıllı ilaç projesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."