GÜNDEM - 31 Aralık 2023 Pazar 10:39

Konya’da 6. kuşak taş fırın ustası babasından öğrendiği mesleğini çocuklarına aktarıyor

A
A
A
Konya’da 6. kuşak taş fırın ustası babasından öğrendiği mesleğini çocuklarına aktarıyor

Konyalı taş fırın ustası olan ve aynı zamanda 2022 yılının ahisi Abdullah İyitaşcılar, 6 nesildir dedelerinden gelen taş fırın ustalığını çocuklarına aktarıyor. Abdulah İyitaşçılar, Konya’nın yanı sıra neredeyse tüm Türkiye’de yaptığı taş fırınları ile çok sevdiği mesleğini zor şartlara rağmen devam ettirmeye çalışıyor.


Konya’da yaşayan taş fırın ustası ve aynı zamanda 2022 yılının ahisi olan Abdullah İyitaşcılar (58), 6 kuşaktır taş fırının yapan ailesinin son temsilcisi olarak mesleğine devam ediyor. 35 yıl önce babasıyla ilk gün işe gittiğindeki heyecanını en son yaptığı taş fırına yansıtan Abdullah İyitaşcılar, Türkiye’de neredeyse her yerde bir eserinin olduğunu söyledi. Taş fırın yapımında asıl önemli olan yerin taş fırının kubbesinin olduğunu belirten Abdullah İyitaşcılar, kubbeyi yaparken üstünde çalıştıklarını ve kubbe yapısının çok sağlam bir yapı olduğunu belirtti. Babasından ve dedesinden öğrendiği ustalığı yanında çalışan 2 oğluna bırakmak istediğini anlatan Abdullah İyitaşcılar, çocuklarının da kendisinden sonra bu mesleği devam etmelerini çok istediğini kaydetti. İyitaşcılar, unutulmaya yüz tutmuş bu taş fırın ustalığını elinden geldiği kadarıyla yaşatmaya çalışacağını dile getirdi.



“Mesleğimi seviyorum, büyük bir aşkla yapıyorum”


2022 yılının ahisi olduğunu söyleyen Abdullah İyitaşcılar, “6 nesildir, dededen kalma olan babamızdan öğrendiğimizi mesleğime devam etmekteyim. Körelmeye, unutulmaya yüz tutmuş bu mesleği elimizden geldiği kadarıyla yaşatmaya çalışıyoruz. Gelecek nesillere bu mesleği aktarmaya çalışıyoruz. Atalarımızdan gördüğümüz şekilde bu mesleği sürdürmenin peşindeyiz. Zor bir meslek. Şartları ağır. Yapım süresi uzun, yani bir fabrikasyon işi değil. Türkiye’nin her yerinde, yurt dışında da fırınlar yaptım. Bizim işimizde gittiğimiz yerde fırınları yapıyoruz, montaj değil. Mesleğimi çok seviyorum. 30-35 yıldır babamdan gördüğüm şekilde bu mesleği çocuklarıma aktarmaya çalışıyorum. Yeter ki bu meslek ölmesin. Gelecek nesillere devam etsin çabasındayız. Türkiye’de 70-75 il gezdim, sayısını unuttuğum ilçe gezdim. Türkiye’nin her noktasında hemen hemen bir eserim mevc dedi.


2 çocuğu ile mesleği devam ettirmeye çalıştığını ifade eden taş fırın ustası İyitaşcılar, “Şuanda benim yanımda 2 tane çocuğum çalışıyor. Sabah ezanı ile birlikte çocuklarımı kaldırırım. Makine olmadığı için telafisi olmayan bir iş. Özenle yapılması gereken bir iş. Mesleğimi seviyorum, büyük bir aşkla yapıyorum. İlk gün babamın yanında nasıl işe gidiyorsam, ilk fırınımı nasıl bir heyecanla yaptıysam son fırında da aynı heyecanı yaşıyorum” şeklinde konuştu.



“Kubbeleri çamurla yapıyoruz”


Yaptığı taş fırınlarında bulunan kubbe yapısını anlatan İyitaşcılar, “Bizim fırınlarımızın içi kubbedir. Tuğlaları kubbe şeklinde öreriz ve yeryüzündeki en sağlam yapılarından biridir. 1999 depreminden önce Yalova’da alabalık tesisine fırın yapmıştım. Gölcük depremi olduğunda binalar tamamen yerle bir oldu. Daha sonra yine tesisten beni çağırdıklarında anlattılar, ‘bizim 2 katlı dükkanımız komple yıkıldı. Biz enkazı kaldırırken senin yaptığın kubbe sapasağlam duruyordu’ dediler. Biz kubbeyi örerken bir yandan öreriz bir yandan da üstünde çalışma yaparız. Kubbemiz yıkılmaz. Biz bu kubbeleri çamurla yapıyoruz. Harç kullanmadık. Şu anda kubbede bin 500 tane tuğla üzerindeki dolguyla beraber tamamen kendi ağırlığı ile ayakta duruyor” diye konuştu.


Abdullah İyitaşcıların oğlu Yunus Emre İyitaşcılar (20) ise, mesleğe küçük yaşta başladığını belirterek, "Bu işe ufak yaşlarda başladım. Önceden bu kadar tecrübemiz yoktu, göre göre gün gün bu günlere geldik. Ustalığı da aldıktan sonrasında bu mesleğe devam edeceğiz. İşimi seviyorum” ifadelerini kullandı.


Taş fırın yaptıran Yunus Şahin (30) de, 15 yıldır etli ekmek ustası olduğunu ve taş fırınını uzun yıllar kullanmak istediğini ifade ederek, Abdullah ustaya emeği için teşekkür etti.



Konya’da 6. kuşak taş fırın ustası babasından öğrendiği mesleğini çocuklarına aktarıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.