ÇEVRE - 09 Mart 2026 Pazartesi 10:53

Ovanın korkulu rüyası obruk tehdidi sürüyor

A
A
A

Bölgede çalışmalar yapan uzmanlar, bilinçsiz su kullanımıyla oluşan değişimlerin zaman içerisinde obruk olarak karşımıza çıktığına dikkat çekiyor.

Türkiye genelinde tarım alanları olarak kullanılan arazilerde yer altı sularının kullanımı aralıksız sürüyor. Kullanımın artmasıyla su seviyelerinde hızlı bir şekilde değişimler olduğuna dikkat çeken uzmanlar, 2025 yılında Konya yöresinde 20’ye yakın obruk oluştuğunu belirtti.

"Çevre ilçelerde obruk oluşumunu bekliyoruz"

Obruk oluşumunun süreceğine dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, "2025 yılında değerlendirdiğimizde 20’ye yakın obruk oluştuğu tespit edildi. Ağırlıklı olarak yine Karapınar yöresi, en fazla obruk oluşan yer olarak gözlemliyoruz. Bunun yanı sıra çevre ilçelerde Çumra, Karatay’da da obruk oluşumlarını gözlemledik. Bu ne yazık ki litolojik olarak bu bölgeler çok yatkın bölgeler ve ilerleyen dönemlerde de yine ağırlıklı olarak Karapınar olmak üzere çevre ilçelerde de obruk oluşumunu bekliyoruz" dedi.

Ovanın korkulu rüyası obruk tehdidi sürüyor

"Obruklar her geçen gün yenileri oluşmakta"

Obruk oluşumun belirli aylarda sayısının arttığına değinen Şükrü Arslan, "Çiftçilerin başka bir gelir kaynağı olmadığı için oluşan obruklardan tedirgin olsalar da işlerine aynen devam ediyorlar. Şu anda 650 civarında Konya Kapalı Havzasında obruğumuz bulunmakta. Bu obrukların her geçen gün yenileri oluşmakta. Özellikle bu yağışlı dönem sonları ve kurak dönem sonlarında obruk oluşumlarında daha çok hız görüyoruz. Yani buna baktığımız zaman nisan ile mayıs aylarında, ağustos ile eylül aylarında obruk oluşumlarında daha çok oluşum gözlemliyoruz" ifadelerini kullandı.

Ovanın korkulu rüyası obruk tehdidi sürüyor

"Bilinçsiz su kullanımıyla oluşan değişimler karşımıza obruk olarak çıkacak"

Arslan, "Obruk oluşan bölgede yeraltı suyu çekildikçe, bu yeraltı suyunun özellikle tarımsal sulama faaliyet dönemlerinde statik seviyelerde aşağı ve yukarı yönlü hareketi çok yüksek oluyor. Bu seviyelerin 10 metrelere ulaşması, buralarda malzemenin eritilmesine ve taşınmasına sebebiyet veriyor. Bunun sonucunda da bilinçsiz su kullanımıyla oluşan değişimler, o boşluklar zaman içerisinde obruk olarak karşımıza çıkıyor. Yine tarımsal faaliyetler döneminde bu statik seviyedeki değişim, ilerleyen dönemlerde yeni obruklar olarak karşımıza çıkmasına sebebiyet verecek. Vatandaşlarımızın, su kullanıcılarımızın tasarruf yönünde daha dikkatli ve duyarlı olmalarını rica ediyoruz" diye konuştu.

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.