ÇEVRE - 01 Ağustos 2025 Cuma 11:10

Tropikal gece sıcaklıkları bir süre daha uyku bölecek

A
A
A
Tropikal gece sıcaklıkları bir süre daha uyku bölecek

Son günlerde gündüz saatlerinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının bir süre daha devam edeceğine dikkat çeken uzmanlar, gece saatlerinde 20 gündür etkili olan tropikal gece sıcaklıklarının da etkisini sürdüreceği uyarısında bulundu.


Türkiye genelinde etkisini gösteren hava sıcaklıkları Konya’da da mevsim normalleri üzerinde seyrediyor. Gece sıcaklıklarının 20 derece üzerinde gerçekleştiği geceleri ‘tropikal gece’ olarak tanımlandığına dikkat çeken Meteoroloji 8. Bölge Müdür Yardımcısı Çağlar Kaynak, "Türkiye ve bölgemiz bildiğiniz gibi son günlerde sıcak ve kuru bir havanın etkisinde. Bu etkiyi oluşturan aslında muson bölgesi dediğimiz bölgede oluşan ters oluk yapısına bağlı sıcak havanın taşınmasıyla gerçekleşiyor. Bir de gece sıcaklıklarının 20 derecenin üzerinde gerçekleştiği günlere biz tropikal geceler diyoruz. Yaptığımız değerlendirmelere göre temmuz ayında 20 gün boyunca tropikal geceleri gözlemledik. Bunun yanında genel olarak son birkaç gündür de fazlasıyla artan sıcaklıklara bağlı olarak mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkları gözlemliyoruz. Tropikal gece dediğimiz kavram, gece sıcaklıklarının 20 derece santigratın üzerinde gerçekleştiği geceleri ifade ediyor. Bir süredir Temmuz ayında 20 günü bu şekilde tropikal gece olarak geçirdik. Önümüzdeki günlerde de Ağustos ayının ilk haftasını değerlendirdiğimizde, gündüz sıcaklıkları için Konya genelinde 30.9 olan mevsim normalinin 2 ile 5 derece üzerinde sıcaklıkları gözlemliyor olacağız. Gece sıcaklıkları ise 22 ila 24 derece arasında gerçekleşecek. Bu da demek oluyor ki, bir süre daha tropikal gece etkisinde biraz daha zor uyuyabildiğimiz, hava şartlarına bağlı olarak rahatsızlık duyabileceğimiz günler bizi bekliyor" dedi.



"Mevsim normallerinin üzerinde yer yer 7 derecelere varan sıcaklık farkı var"


Son 30 yıl içerisindeki sıcaklık değerleriyle ilgili bilgiler veren Kaynak, "Meteorolojide sıcaklıklar, yağışlar ve tüm meteorolojik parametreler 30 yıllık mevsim normalleri dediğimiz normallerle kıyaslanarak değerlendirilirler. Bizler de 1991-2020 normallerini kullanarak günümüzde yaşadığımız hava olaylarını ve meteorolojik parametrelerin değerlendirmelerini yapıyoruz. 1991-2020 Ağustos ayı sıcaklıklarına göre, normallerimiz 30.9 derece santigrat. Ancak son günlerde de gözlemlediğimiz gibi oldukça mevsim normallerinin üzerinde yer yer 7 derecelere varan sıcaklık farklarıyla seyreden bir temmuz ayı ve önümüzdeki günlerde de ağustos ayını da yine mevsim normalleri üzerinde bekliyoruz" şeklinde konuştu.



"Gök gürültülü sağanak yağış geçişlerini bekliyoruz"


Ağustos ayında ilk 2 gününde yağış müjdesi veren Kaynak, "Bölgemiz genelinde ve Konya ilinin özellikle kuzey kesimlerinde gök gürültülü sağanak yağış geçişlerini bekliyoruz. Bu yağışlarla birlikte ağustos ayının aslında mevsim normalleri civarında yağışlarının gözleneceği bir ay olmasını tahmin ediyoruz. Sıcaklıklar da yine benzer bir şekilde mevsim normalleri civarında, zaman zaman mevsim normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde sıcaklıkları gözlemleyeceğimiz bir ağustos ayı bizleri bekliyor" diye konuştu.


Kentte sıcaktan bunalarak parklara çıkan vatandaşlar ise, geçen yıla oranla bu yıl daha bunaltıcı sıcakların olduğunu söyledi.



Tropikal gece sıcaklıkları bir süre daha uyku bölecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs Gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.