KÜLTÜR SANAT
17 Mart 2026 Salı - 14:20 İsmet Tayyaresi yeniden Muğla’nın kalbine yerleştirildi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 2008 yılında maketi yapılan, Kurtuluş Savaşı’nın simgelerinden biri olan ‘İsmet Tayyaresi’, gerçekleştirilen bakım ve restorasyon çalışmalarının ardından Uğur Mumcu Bulvarı üzerindeki döner kavşağa yeniden yerleştirildi. Muğla’nın Menteşe ilçesinde Uğur Mumcu Bulvarı’nda bulunan ve kentin simgeleri arasında yer alan İsmet Tayyaresi’nin yeri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı kapsamında bölgede 100. Yıl Anıtı yapılması nedeniyle 2023 yılında geçici olarak değiştirilmişti. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın başlattığı çalışmalar kapsamında tarihi tayyare maketi yeni yerine alındı. Başkan Aras, taşınan tarihi tayyare maketi yerinde inceledi. Fen İşleri Daire başkanlığı ekiplerince yapılan bakım ve restorasyon çalışmalarının ardından İsmet Tayyaresi, Uğur Mumcu Bulvarı üzerindeki döner kavşağa yerleştirilerek yeniden sergilenmeye başlandı. Başkan Aras: "İsmet Tayyaresi Muğla’nın ortak hafızasıdır" Büyükşehir Belediye Başkanı Aras, Kurtuluş Savaşı yıllarında Muğla halkının büyük bir dayanışma ruhuyla yeniden uçurmayı başardığı İsmet Tayyaresinin, kentin tarihi hafızasında çok özel bir yere sahip olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi: "Bu değerli sembolün yeniden Muğla’nın kalbinde yer almasını çok önemsiyoruz. Yaptığımız bakım ve restorasyon çalışmalarının ardından İsmet Tayyaresi’nin maketi Uğur Mumcu Bulvarındaki döner kavşakta yeniden Muğlalılarla buluşturduk. Bu tür simgeler yalnızca geçmişimizi hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda birlik ve dayanışma kültürümüzü de gelecek nesillere aktarıyor. Muğla’nın tarihine ve değerlerine sahip çıkmaya, kentimizin hafızasını yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. İsmet Tayyaresi’nin tarihi 1.Dünya savaşı sırasında, 1921 yılında Kuşadası Davutlar mevkiine mecburi iniş yapan ve buradaki çiftçilerin gayretleriyle ele geçirilen uçak Söke’de bulunan bir taş hanın içine saklanmıştır. Daha sonra itilaf devletlerinden olan İtalyan kuvvetleri uçağı tekrar ele geçirmek için bu Taş Hanın etrafını sarmış ve Türk direnişiyle karşılaşmıştır. Bu sırada uçak parçalarına ayrılarak gizlice Muğla’ya gönderilmiştir. Tayyare makinisti Eşref Bey’in yaptığı çalışmalar ve Muğla halkının tüm imkânlarını seferber etmeleriyle uçak 10 gün içinde tekrar toplanmıştır. Dönemin önemli pilotlarından Vecihi Bey tüm risklere rağmen 19 Ağustos’ta Eşref Bey ile birlikte ilk tecrübe uçuşunu yapmışlardır. Bu uçak daha sonra İsmet Tayyaresi adını alarak Kurtuluş Savaşının kazanılmasında önemli rol oynamıştır.
17 Mart 2026 Salı - 13:52 İngiliz pop grubu Blue, 25. yıl turnesi kapsamında Türkiye’ye geliyor Dünyaca ünlü İngiliz pop müzik grubu Blue, 25’inci yıl dönümü turnesi kapsamında Türkiye’de müzikseverlerle buluşacak. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, 2000’li yıllara damga vuran ve dünya çapında 16 milyondan fazla albüm satışına ulaşan grup, yeni albümleri "Reflections" turnesi kapsamında Türkiye’de iki dev konser verecek. Antony Costa, Duncan James, Lee Ryan ve Simon Webbe’den oluşan orijinal kadrosuyla sahne alacak olan grup; 30 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Volkswagen Arena’da, 31 Ekim 2026 tarihinde ise Ankara Congresium’da hayranlarının karşısına çıkacak. Kariyerlerine 2001 yılında yayımladıkları "All Rise" albümüyle hızlı bir giriş yapan ve Birleşik Krallık listelerinde 3 liste başı albüme imza atan grup, Türkiye turnesinde 25 yıllık müzik yolculuğunu kutlayacak. Güçlü vokalleri, enerjik sahne performansları ve görsel şovlarıyla tanınan grup, konserlerde hem yeni şarkılarını seslendirecek hem de dinleyicilere nostalji dolu anlar yaşatacak. Müzikseverler; grubun efsanevi sanatçı Elton John ile birlikte seslendirdiği "Sorry Seems To Be the Hardest Word" parçasının yanı sıra "All Rise" ve "One Love" gibi milyonların kalbinde yer eden unutulmaz hitlerini canlı dinleme fırsatı bulacak. Türkiye’deki müzikseverlerin şimdiden yoğun ilgi gösterdiği konserlerin biletleri ise Biletinial platformu üzerinden satışa sunuldu.
Karacabey’de 2025 yılı asfalt seferberliği ile tamamlandı
30 Aralık 2025 Salı - 14:30 Karacabey’de 2025 yılı asfalt seferberliği ile tamamlandı Karacabey Belediyesi, ilçe genelinde sürdürdüğü asfalt seferberliği kapsamında 2025 yılı boyunca mahalle mahalle ilerleyerek ihale kapsamında toplamda 8 bin 200 ton asfalt kaplama ve 800 ton yama çalışması gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, "Hizmeti masa başında değil sahada üretiyoruz" diyerek 2026’da yeni etapların başlayacağını belirtti. Karacabey Belediyesi, ilçe genelinde yıl boyunca sürdürdüğü asfalt kaplama seferberliğini 2025 yılı itibarıyla tamamladı. Fen İşleri Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar, planlı bir program dahilinde mahalle mahalle ilerleyerek vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik önemli bir altyapı hamlesine dönüştü. Asfalt kaplama işlemleri 2026 yılında da planlama dahilinde devam edecek. Asfalt yama çalışmalarının ise saha ihtiyaçlarına göre yıl boyunca süreceği bildirildi. 2025 yılı asfalt sezonuna Selimiye Mahallesi 4. Sokak’ta start veren ekipler, planlanan tüm bölgelerde çalışmaları tamamladı. Buna göre; Mahmuriyet Mahallesi 11. Sokak, Hüdavendigar Mahallesi 53 ve 55. Sokaklar, Hamidiye Mahallesi Panayır Caddesi, Canbalı Mahallesi Kemalpaşa Yolu Sokak ve 1825. Sokak, Garipçe Mahallesi Yusuf Derici Sokak ve 71. Sokak, Tavşanlı Mahallesi 386 ve 412. Sokaklar, Mecidiye Mahallesi Hastane Sokak, Emirsultan Mahallesi 198. Sokak, Tavşanlı Mahallesi Nuri Katar Sokak, Canbalı Mahallesi 66. Sokak ve Sanayi Sitesi’nde muhtelif sokaklarda asfalt kaplama işlemleri sona erdi. Fen İşleri Müdürlüğü’nün ihale kapsamındaki planlaması doğrultusunda bu bölgelerde toplam 8 bin 200 ton asfalt kaplama gerçekleştirildi. Yanı sıra asfalt kaplama çalışmalarına ek olarak, özellikle yoğun kullanım nedeniyle zamanla yıpranan noktalarda yama işlemleri de sürdürüldü. Sanayi Sitesi başta olmak üzere Mecidiye, Mahmuriyet ve Selimiye mahallelerinin çeşitli sokaklarında 800 ton asfalt yama yapılırken, çukur ve bozuk yol yüzeyleri yenilendi. Belediye yetkilileri, bu çalışmaların trafiğin güvenli ve konforlu bir şekilde akması için büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Karabatı: "Sahadayız, vatandaşımızla birlikteyiz" Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, çalışmalar süresince yaşanan geçici olumsuzluklar nedeniyle vatandaşların gösterdiği anlayışa teşekkür etti. Belediyenin hizmet anlayışının masa başından değil, sahadan ve vatandaşla birebir iletişimden beslendiğini ifade eden Karabatı şunları söyledi: "2025 yılı boyunca ekiplerimiz, yoğun bir çalışma programı eşliğinde ilçemizin dört bir yanında eş zamanlı olarak asfalt kaplama ve yama faaliyetleri yürüttü. Mahalle mahalle ilerleyen bu çalışmalarla yalnızca yolları yenilemekle kalmadık; ulaşım güvenliğini artıran, trafik akışını rahatlatan ve vatandaşlarımızın günlük yaşamda hissettiği konforu üst seviyeye taşıyan kapsamlı bir altyapı hamlesini başarıyla tamamladık. Önceliğimiz her zaman olduğu gibi, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına hızlı ve yerinde çözümler üretmek. Bu nedenle günlük saha denetimlerimizi aralıksız sürdürüyor, tespit edilen sorunlara anında müdahale ederek hizmetin en etkin şekilde yerine gelmesini sağlıyoruz. 2026 yılında da planlamamız doğrultusunda hem yeni asfalt kaplama çalışmalarımıza hem de ihtiyaç duyulan bölgelerde yama işlemlerine kesintisiz şekilde devam ederek Karacabey’in yol standardını daha da yükseltmeyi hedefliyoruz." Karacabey Belediyesi, altyapı yatırımlarını yeni yılda da artırarak ilçenin yol standartlarını daha üst bir seviyeye taşımayı hedefliyor.
Edebiyat şehrinde çocuklarla masal buluşması
30 Aralık 2025 Salı - 14:08 Edebiyat şehrinde çocuklarla masal buluşması Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, çocukların hayal dünyasını zenginleştirmek amacıyla yazar Sevde Gözükara’nın katılımıyla özel bir masal buluşması gerçekleştirdi. UNESCO’nun Türkiye’de ilk ve tek "Edebiyat Şehri" Kahramanmaraş, bu kimliğini güçlendiren kültür ve sanat faaliyetlerini toplumun tüm kesimleriyle buluşturmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, Mevlâna İdris Kültür Sanat Sezonu kapsamında özellikle çocuklara yönelik etkinliklere ayrı bir önem vererek, miniklerin sanat ve edebiyatla erken yaşta buluşmasını sağlıyor. Pazar günü Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi Çocuk Kütüphanesi’nde düzenlenen özel etkinlikte, çocuk edebiyatının sevilen kalemlerinden Sevde Gözükara, küçük okurlarla buluştu. Gözükara, birbirinden renkli masalları çocuklarla buluşturdu, masalların içine küçük oyunlar, sorular ve hayal kurma egzersizleri ekleyerek miniklerin hem eğlenmesini hem de düşünmesini sağladı. Etkinlik boyunca çocuklar, masalların içine dahil edilerek kendi fikirlerini ortaya koyma fırsatı buldu. Masalların içine dahil edilen küçük oyunlar, miniklerin hem eğlenmesine hem de hayal gücünü geliştirmesine vesile oldu. Çocuklar, kendi fikirlerini ortaya koyarak masalları yeniden şekillendirdi. Minikler, masalların içinde oynadıkları oyunlarla hem eğlendi hem de yeni arkadaşlıklar kurdu. Etkinlik, çocuklara unutulmaz bir hafta yaşattı. Masalların yalnızca dinlenen hikâyeler olmadığını, aynı zamanda çocukların hayal gücünü besleyen ve onları üretmeye teşvik eden bir yolculuk olduğunu vurgulayan Sevde Gözükara, "Kahramanmaraş’ta somut olmayan miraslarımızı, kadim geleneğimizin anlatıcılığını sürdürmeye çalışıyoruz. Bu hafta da yine çocuklarımızla bir araya geldik ve masallarımızı anlattık. Çocukların umut dünyasına yeni kapılar açtık ve umarım bu masalları unutmazlar gelecek nesillere de aktarabilirler" diye konuştu.
Gölcük’teki 145 yıllık çivisiz cami restore ediliyor
30 Aralık 2025 Salı - 12:35 Gölcük’teki 145 yıllık çivisiz cami restore ediliyor Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Sultan 2. Abdülhamit döneminde "kurtboğazı" tekniğiyle hiç çivi kullanılmadan inşa edilen 145 yıllık Nüzhetiye Camisinde restorasyon çalışmaları devam ediyor. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Nüzhetiye Mahallesi’nde bulunan ve Kocaeli Valiliği tarafından restorasyonuna başlanan Nüzhetiye Camisinde incelemelerde bulundu. Sultan 2. Abdülhamit döneminde Başmabeyinci Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılan ve 1880 yılında ibadete açılan cami, "kurtboğazı" tekniğiyle çivi kullanılmadan inşa edilmesiyle dikkati çekiyor. Başkan Sezer, caminin ilçenin önemli kültürel miraslarından biri olduğunu vurguladı. Restorasyonun aslına uygun yürütüldüğünü belirten Sezer, "Çivi kullanılmadan kurtboğazı tekniği ve muhteşem ahşap işçiliğiyle, yığma yapı olarak inşa edilen, ilçemizdeki en önemli kültürel miras eserlerden biri olan camideki restorasyon çalışmaları devam ediyor. Cami, restorasyon çalışmalarıyla aslına uygun şekilde yapıldığı günkü ihtişamına kavuşacak ve özellikle iç mekan süslemeleri gelecek kuşaklara aktarılacak" dedi. Başkan Sezer, incelemelerinin ardından "Buğday Tanesi Engelsiz Sosyal Yaşam Köyü"nü ziyaret ederek, özel bireylerle bir araya geldi ve kursiyerlerin el emeği ürünlerini inceledi. Mahalle temasları kapsamında 102 yaşındaki Zeynep Kuş’u da evinde ziyaret eden Sezer, asırlık çınarın hayır duasını aldı.
Sarıkamış Harekatı’nda şehit düşen askerlerin kardan heykellerinin yapımına başlandı
30 Aralık 2025 Salı - 12:28 Sarıkamış Harekatı’nda şehit düşen askerlerin kardan heykellerinin yapımına başlandı Kars’ta 111 yıl önce Sarıkamış Harekatı’nda şehit düşen askerler anısına temsili kardan heykellerin yapımına başlandı. Sarıkamış Harekatı’nın 111. yılı anma etkinlikleri kapsamında Kars’ın Sarıkamış ilçesinde, Sarıkamış Harekatı’nda şehit düşen askerlerin temsili kardan heykellerin yapımı dondurucu soğuğa rağmen sürüyor. Allahuekber Dağları’nda 111 yıl önce şehit olan askerleri temsilen yapılan çalışma, Valilik ve Kaymakamlık öncülüğünde Kafkas Üniversitesi Kazım Karabekir Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Hanifi Zengin koordinasyonunda törenin yapılacağı Sarıkamış Kayak Merkezi’nde yürütülüyor. Sarıkamış Kayak Merkezi’nde yapımına başlanılan Kardan Heykelleri’nin yetiştirilmesi için yoğun çaba sarf ettiklerini ifade eden Kafkas Üniversitesi Kazım Karabekir Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Hanifi Zengin, "111. Yılında Sarıkamış Şehitleri anma programı, 3-4 Ocak 2026 tarihinde Sarıkamış’ta gerçekleştirilecektir. İlk etapta Sarıkamış Kızılçubuk’ta yapmış olduğumuz heykeller bitti. Şuan da Sarıkamış oteller bölgesinde kardan heykel yapımına devam ediyoruz. 3 Ocak tarihi itibariyle de heykellerimiz açılacaktır" dedi. Öte yandan kardan heykellerin yapımı için alana 200 kamyon dolusu kar taşındı. Kardan heykellerin yapımında akademisyen ve öğrencilerden oluşan 7 kişilik ekip görev alıyor.
Koruma altındaki çocuklardan duygulandıran performans: "Harman yeri 1915" Erzurum’da sahnelendi
30 Aralık 2025 Salı - 12:21 Koruma altındaki çocuklardan duygulandıran performans: "Harman yeri 1915" Erzurum’da sahnelendi Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Devlet Tiyatroları iş birliğinde, "Sahnede Parlayan Küçük Yıldızlar Projesi" kapsamında yürütülen tiyatro çalışmaları başarıyla devam ediyor. Proje kapsamında, koruma ve bakım altındaki çocukların sahne aldığı "Harman Yeri 1915" adlı tiyatro oyunu, Erzurum Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde izleyiciyle buluştu. Milli mücadele temalı oyun, sanatseverlere duygu dolu anlar yaşattı. Gösteriye Mustafa Çiftçi’nin eşi Azime Çiftçi, Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun ve eşi Aynur Karaburun, Erzurum Devlet Tiyatrosu Müdürü Akın Berk Sağıroğlu, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Özgül Aykut ile kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Program boyunca Azime Çiftçi çocuklarla yakından ilgilenerek sohbet etti. Proje kapsamında koruma ve bakım altındaki 12 kız, 4 erkek çocuk tarafından sahnelenen ve seslendirilen "Harman Yeri 1915" oyununun, çocukların tiyatro yolculuğunda önemli bir aşama olduğu belirtildi. Çocukların daha önce Şinasi’nin "Şair Evlenmesi" adlı oyunuyla sahneyle tanıştıkları, ardından Çanakkale 57. Alay temalı oyunla milli tarih bilinci kazandıkları, son olarak ise "Harman Yeri 1915" ile tiyatro serüvenlerini sürdürdükleri ifade edildi. Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, tiyatro çalışmalarının çocukların gelişimine çok yönlü katkı sunduğunu belirterek, "Koruma ve bakım altındaki çocuklarımız, Şair Evlenmesi ile sahneye ilk adımlarını atmıştı. Bugün izlediğimiz Harman Yeri 1915, o ilk adımın nasıl güçlü ve umut dolu bir yürüyüşe dönüştüğünün en güzel göstergesidir" dedi. "Harman Yeri 1915"in yalnızca bir tiyatro oyunu olmadığını vurgulayan Hasan Aykut, bu çalışmaların çocukların özgüvenlerini artırdığını, kendilerini ifade etme becerilerini geliştirdiğini ve sosyal hayata aktif katılımlarını desteklediğini söyledi. Aykut, "Çocuklarımız sahnede sadece bir rol üstlenmiyor; kendilerini, hayallerini ve umutlarını bizlere anlatıyor. Sanat, onlar için hem bir güçlenme hem de iyileşme alanıdır," ifadelerini kullandı. Devlet Tiyatrolarının sanatsal katkıları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çocuk odaklı yaklaşımıyla yürütülen projenin, çocukların sanata erişimini artırdığına dikkat çeken Aykut, "Çocuklarımızın yalnızca korunmaya değil; desteklenmeye, görülmeye ve alkışlanmaya da ihtiyacı var. Bu sahnede parlayan her ışık, onların yarınlarına tutulan bir umuttur" dedi. Program sonunda önce Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun bir konuşma yaptı. Karaburun, çocukların sahnelediği oyunun büyük anlam taşıdığını belirterek, bu tür sosyal ve sanatsal çalışmaların her zaman destekçisi olacaklarını ifade etti. Ardından Erzurum Devlet Tiyatrosu Müdürü Akın Berk Sağıroğlu da konuşma yaparak, projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi ve çocukların sahnedeki başarısının gurur verici olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından sahne alan çocuklara hediyeler takdim edildi. Program, emeği geçen tüm sanatçılara ve sürecin her aşamasında çocukların yanında olanlara teşekkür edilmesiyle sona ererken, izleyicilerin uzun süre devam eden alkışlarıyla tamamlandı.
Arkeologların çamur ve suyun içinde bin 850 yıllık antik havuzu gün yüzüne çıkarma çabası
30 Aralık 2025 Salı - 11:59 Arkeologların çamur ve suyun içinde bin 850 yıllık antik havuzu gün yüzüne çıkarma çabası Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti sınırlarında yer alan ve milattan sonra 2. yüzyılda Roma döneminde inşa edildiği belirlenen termal yapı, yürütülen kazı ve koruma çalışmalarıyla ilk günkü işlevine kavuşturulmak üzere gün yüzüne çıkarılıyor. Myra ile antik liman kenti Andriake arasında, şifalı su kaynağı üzerine kurulu yapıdaki kazılarda ekipler yoğun su ve çamurla mücadele ederken, zaman zaman 16,5 derece sıcaklıktaki termal suda temizlenerek çalışmaya devam ediyor. Myra Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, "Bu yapının benzeri bölgede yok, Roma İmparatorluk Dönemi mimarlığı açısından orijinal bir keşfin içindeyiz" dedi. Myra Antik Kenti ile Andriake arasında, uzun yıllar Demre’nin eski sanayi bölgesi olarak kullanılan alanda yer alan antik su yapısındaki çalışmalar, sanayi faaliyetlerinin sona erdirilmesi ve yapıların tamamen kaldırılmasının ardından hız kazandı. Alanın temizlenmesiyle birlikte, toprak altında kalan ve sürekli su alan yapı kademeli olarak ortaya çıkarılıyor. Milattan sonra 2. yüzyıla tarihlendirilen Roma dönemi yapısının, magnezyum, demir, kükürt ve fosfor içeren zengin bir termal su kaynağı üzerine inşa edildiği belirlendi. Yapının, klasik antik hamam ya da anıtsal çeşme örneklerinden farklı olarak, çevresindeki sarnıçlar, su kanalları ve kemerlerle birlikte bütüncül bir şifalı su kompleksi olarak işlev gördüğü değerlendiriliyor. "15 yıl bekledim, sanayi kalkmadan kazıya başlamadım" Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, yapının bilimsel olarak uzun süredir bilindiğini ancak çevresindeki sanayi dokusu nedeniyle kazının yıllarca ertelendiğini belirterek şunları söyledi: "Bu yapı, 2009 yılında kazılara başladığımız ilk yıldan beri odağımızdaydı. Ancak hemen yanında çok eski ve yoğun bir sanayi alanı vardı. O bölge kaldırılmadan burada kazıya başlamayacağımı söylemiştim ve tam 15 yıl bekledim. Nihayet bu yıl belediye tarafından tüm sanayi yapıları kaldırıldı, alan temizlendi. Biz de verdiğimiz söz doğrultusunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ’Geleceğe Miras’ projesi kapsamında bu yapının kazısına başlamış olduk." Kazılar su ve çamurla mücadele içinde yürütüldü Kazı alanının doğrudan aktif termal kaynaklar üzerinde yer alması nedeniyle çalışmaların büyük bölümünün suyla mücadele içinde geçtiğini vurgulayan Çevik, kazının ilerleyişini şu sözlerle aktardı: "Toprakları açtıkça orijinal kaynak suları gelmeye başladı. Farklı noktalardan sürekli su doluyordu. Büyük pompalarla her gün suları tahliye ettik, kazdık; gece yeniden doldu, sabah tekrar boşalttık. Bu döngüyle ilerledik ve ancak bu seviyeye gelebildik. Çalışmalar sırasında, ortaya çıkarılan mil duvarların korunması ve çevreden gelen yüzey sularının alanı yeniden doldurmaması için yapının çevresi yaklaşık iki buçuk metre yüksekliğinde koruyucu bir engel duvarla çevrildi." Nymphaion değil, özgün bir termal yapısı Yapının uzun yıllar literatürde "nymphaion" olarak tanımlandığını hatırlatan Prof. Dr. Çevik, kazılar ilerledikçe bunun doğru olmadığının anlaşıldığını şu şekilde ifade etti: "1960’lı yıllarda Borchardt bu yapıyı ’nymphaion’ olarak tanımlamıştı. Biz de kazıya başlayana kadar bu şekilde anıyorduk. Ancak plan tamamen ortaya çıktığında bunun ne bir Roma hamamı ne de klasik bir nymphaion olduğunu gördük. Bu, doğrudan termal suya dayalı, özgün plan tipine sahip bir Roma dönemi termal yapısı. Bu yapının benzeri bölgede yok, Roma İmparatorluk Dönemi mimarlığı açısından orijinal bir keşfin içindeyiz." Burguç sularının ana kaynağı ortaya çıktı Yapının, Demrelilerin "Burguç" olarak adlandırdığı ve uzun yıllardır şifa amacıyla kullandığı sağlık sularının ana kaynağı olduğunu belirten Çevik, antik dönemde de aynı suyun değerlendirilmiş olmasının tesadüf olmadığını söyledi. Çevik, "Bugün Demreliler ve buraya gelenler, Burguç Değirmeni diye bilinen kaynak göletlerine girerek şifa buluyor. İşte o suların asıl kaynağı bu yapı. İçinde magnezyum, fosfor, kükürt ve demir bulunan çok zengin bir maden suyu söz konusu" şeklinde konuştu. Havuzlar ve mermer kaplamalar gün yüzüne çıktı Kazılar sırasında biri büyük, biri küçük olmak üzere iki havuzun ortaya çıkarıldığını belirten Prof. Dr. Çevik, bu havuzların bir dönem mermer kaplı olduğunu ve kaplamaların bir bölümünün hala yerinde bulunduğunu söyledi. Çevik, yapının farklı kotlarında su derinliğinin değişkenlik göstermesi nedeniyle çalışmaların kontrollü şekilde sürdürüldüğünü, fazla suların sürdürülebilir biçimde tahliyesi için uzmanlarla teknik planlamaların devam ettiğini ifade etti. "Çamurdan çıkıp şifalı suda temizleniyoruz" Çalışma şartlarının zorluğuna dikkat çeken Çevik, kazı ekibinin zaman zaman termal sudan yararlandığını belirterek, "Burası Roma döneminde bir şifalı su yapısıydı ve insanlar burada yüzüyordu. Biz de çamur içinde çalıştığımız için arkadaşlarımız zaman zaman bu suya girip temizleniyor, ardından kazıya devam ediyor. Yaz-kış 16,5 derece olan bu su, özellikle Demre’nin 40-45 derece sıcaklarında gerçekten rahatlatıcı" dedi. Vatandaşların bu sudan faydalanıp faydalanamayacağına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çevik, alanın şu aşamada güvenlik nedeniyle kontrollü tutulduğunu vurgulayarak, "Şu anda yapının çevresi çitle çevrili, çünkü farklı kotlarda su derinliği var ve bu haliyle riskli. Vatandaşların faydalanması tamamen projeye bağlı. Yapıyı hem insanları hem de kendisini koruyacak şekilde planlamamız gerekiyor. İleride, bakanlığın iradesi ve yapılacak düzenlemeler doğrultusunda, kontrollü bir kullanım söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra, vatandaşların yapıyı güvenli şekilde izleyebileceği izleme yolları ve teraslar oluşturulması da planlarımız arasında. Ama şu an için önceliğimiz koruma ve sürdürülebilirlik" ifadelerini kullandı. Arkeopark hedefiyle yeni cazibe alanı Alan şu aşamada güvenlik gerekçesiyle kontrollü tutulurken, kazıların tamamlanmasının ardından izleme yolları, teraslar ve çevre düzenlemeleriyle birlikte bölgenin bir arkeopark olarak düzenlenmesi planlanıyor. Myra, Andriake Ören Yeri ve Likya Uygarlıkları Müzesi ile bütünleşmesi hedeflenen projenin, Demre’ye yeni bir kültürel cazibe alanı kazandırması amaçlanıyor. Prof. Dr. Nevzat Çevik, kazıların önümüzdeki yıl da devam edeceğini belirterek, bölgede termal tesisin yanı sıra bir Roma hamamının da ortaya çıkarıldığını ve alanın antik dönemde yoğun bir su yapıları bölgesi olarak kullanıldığını kaydetti.
Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği genel kurulunu yaptı
30 Aralık 2025 Salı - 11:49 Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği genel kurulunu yaptı Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği’nin 10. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel kurulda güven tazeleyen mevcut Başkan Refik Karacaoğlu, bir dönem daha sanatsal etkinliklerin öncüsü olacak. 05 Ekim 2006 yılında 15 kurucu üyenin bir araya gelmesiyle kurulan ve 50’den fazla amatör fotoğrafçıya ev sahipliği yapan Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) üyesi Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği’nin (NAFOD) 10. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel kurulda güven tazeleyen mevcut Başkan Refik Karacaoğlu, bir dönem daha sanatsal etkinliklerin öncüsü olacak. Üyelerin katılımı ile Nazilli Belediyesi Ek Hizmet Binası’nda bulunan dernek ofisinde yapılan genel kurulda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divan başkanı ve sekreter seçimi yapıldı. Faaliyet raporunun okunması, denetim kurulu raporunun okunması, yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrası, yönetim ve denetim kurullarının seçiminin de yapılmasından sonra dilek ve temennilerde bulunuldu. Tek listeyle gidilen genel kurulda mevcut Başkan Refik Karacaoğlu bir kez daha göreve getirildi. Yapılan yönetim kurulu seçimiyle; Yönetim Kurulu Başkanlığına Refik Karacaoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına Dr.Gürkan Mersin, Sekreterliğe Kamil Okyay, Saymanlığa Ahmet Madran, asil Üyeliğe ise Akın Küçükgirgin getirildi. Yeni yönetim ve üyeler, 2026 yılında yeni projelerle sosyal ve kültürel faaliyetlerini sanatla buluşturmak için kolları sıvadı. Sanatsal eğitimlerin yanı sıra özellikle Aydın’ın kültürel ve tarihi değerlerini ön plana çıkartacak çalışmalar için işbirliği protokolleri yaparak bölge kültürüne de katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade ettiler. Yönetim Kurulu Başkanı Refik Karacaoğlu, üyelerine teşekkür ederek derneğin her zamankinden daha fazla ve etkin şekilde sanatsal faaliyetlerini yürütmeye devem edeceğini belirtti.
Adige Kültür Derneği’nden "Kültür Neferleri Onur Gecesi"
30 Aralık 2025 Salı - 11:26 Adige Kültür Derneği’nden "Kültür Neferleri Onur Gecesi" Adige Kültür Derneği, Samsun’da kültürün sessiz taşıyıcılarını onurlandırmak amacıyla "Kültür Neferleri Onur Gecesi" düzenleyecek. Türkiye’de ilk kez bu kapsam ve içerikte gerçekleştirilecek gece, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin(SBB) katkılarıyla 4 Ocak Pazar akşamı yapılacak. Sunuculuğunu sanatçı İshak Akbay’ın üstleneceği gecenin, yalnızca bir ödül töreni olmadığını vurgulayan Adige Kültür Derneği Başkanı Kadir Özyılmaz, etkinliğin bir halkın hafızasına, emeğine ve kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirasa tanıklık eden özel bir buluşma olacağını ifade etti. Özyılmaz, "Kültür Neferleri Onur Gecesi"ni geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Derneğin 2008 yılında kurulduğunu ve her geçen yıl güçlenerek hedeflerine emin adımlarla ilerlediğini belirten Özyılmaz, kısa sürede önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Özyılmaz, derneğin eğitimden sanata, kültürden sosyal dayanışmaya uzanan geniş bir alanda faaliyet yürüttüğünü dile getirdi. Samsunluları kültür, vefa ve tarih ekseninde bir araya getirecek gecede; müzikten folklora, akademik çalışmalardan el sanatlarına, tarihten anavatana dönüş mücadelesine uzanan çok yönlü bir kültür yolculuğu ele alınacak. Gecede ayrıca, kültüre hayatını adamış ve hikâyeleri çoğu zaman gölgede kalmış merhum kültür neferleri ile Kurtuluş Savaşı’nın simge kahramanları anlatılacak. Program kapsamında Samsun Büyükşehir Belediyesi Kafkas Halk Dansları Topluluğu da sahne performanslarıyla geceye renk katacak. "Kültür Neferleri Onur Gecesi", 4 Ocak 2026 Pazar günü saat 19.00’da SBB Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Bakan Ersoy: "2025 yılında toplam 180 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlandı"
30 Aralık 2025 Salı - 10:44 Bakan Ersoy: "2025 yılında toplam 180 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlandı" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Müzeler, müzayede evleri ve koleksiyonlar titizlikle incelendi; uluslararası iş birlikleri ve hukuki süreçler kararlılıkla yürütüldü. 2025 yılında toplam 180 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlandı" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan kültür varlıklarına ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "2025’te kültür, sanat ve turizm alanında sadece çalışmadık, iz bıraktık, bir yıl böyle geçti. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı, kültürel mirasımıza sahip çıkma kararlılığımızı 2025’te de somut sonuçlarla ortaya koyduk. Yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan kültür varlıklarımızı bilimsel, hukuki ve diplomatik çalışmalarla tek tek tespit ederek ülkemize kazandırmaya devam ettik. Müzeler, müzayede evleri ve koleksiyonlar titizlikle incelendi; uluslararası iş birlikleri ve hukuki süreçler kararlılıkla yürütüldü. 2025 yılında toplam 180 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlandı. Uzun soluklu ve kararlı mücadelenin sonucu olarak; 2018-2025 yılları arasında ülkemize iadesi sağlanan kültür varlığı sayısı 9 bin 133’e, 2002-2025 döneminde ise toplam iade edilen eser sayısı 13 bin 448’e ulaştı. Yılın en dikkat çekici iadelerinden biri, Burdur Boubon Antik Kenti kökenli bronz Marcus Aurelius heykelinin ABD’den Türkiye’ye getirilmesi oldu. Bu eser, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde açılan Arkeolojinin Altın Çağı sergisi kapsamında halkımızın ziyaretine sunulmaktadır. İsviçre ile yürütülen iş birliği kapsamında, St. Gallen Kantonu’nda ele geçirilen 7 Anadolu kökenli eser ülkemize kazandırıldı. Bahreyn’den gönüllü iade edilen, İbn-i Berrecân’a ait 1268 tarihli ‘Kitab Şerhu’l-Esma’ adlı yazma eser, 3 Temmuz 2025’te Konya Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesine teslim edildi. New York’ta düzenlenen törenlerle; Urartu Dönemi’ne ait bronz kemer, boğa başlı miğferler, Lidya gümüş phialesi, Roma İmparatorluk Dönemi zırhlı imparator heykeli ve 83 adet Anadolu darphanesi kökenli bronz sikke ülkemize iade edildi. Her bir iade, yalnızca bir eserin dönüşü değil; tarihimize, hafızamıza ve kültürel egemenliğimize sahip çıkmanın açık bir göstergesi oldu. Kültür, sanat ve turizmi güçlendiren adımlarla Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa ediyoruz" açıklamalarında bulundu.
Engelsiz yazar okuyucularıyla bir araya geldi
30 Aralık 2025 Salı - 09:35 Engelsiz yazar okuyucularıyla bir araya geldi Denizli’nin Kale ilçesinde doğuştan yürüme engelli olan ve "Engelsiz Yazar" kimliğiyle tanınan Gökhan Sağıt, büyük beğeni toplayan dört şiir kitabını okuyucuları için imzaladı. Denizli’nin Kale ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki Gökhan Sağit’in engelli olduğu, yaklaşık 2 yaşına kadar fark edilemedi. Hayatının erken dönemlerinden itibaren zorluklarla karşılaşmasına rağmen, hiçbir zaman engeline takılmayan Sağit, yazma tutkusu ve hayalleriyle şiir kitapları yazmaya devam ediyor. Edebiyat dünyasında "Engelsiz Yazar" olarak tanınan Sağit, bugüne kadar yayımladığı dört şiir kitabıyla dikkatleri üzerine çekti. "Mucize Dizeler", "Bir Engellinin Yüreğinden Şiirler" "Bir Engellinin Yüreğinden Şiirler2" ve son olarak "Sonsuz Düşlerim" adlı kitaplarıyla hem duygularını hem de yaşam mücadelesini şiirle anlatan Sağit, Denizli Kitap Fuarında okuyucularıyla bir araya geldi. Sağit, okurlarıyla birebir buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Son şiir kitabı Sonsuz Düşlerim’i 7 ayda yazdığını belirten Sağit, "Hayatım boyunca birçok zorlukla karşılaştım ama hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. Çünkü biliyordum ki; düşü olan insanın yolculuğu da olur. Ben de hayallerime tutundum, kelimelere sarıldım, engelleri değil, umutları yazdım. Ben engelime takılmadım, canım yandığında susmadım ve yolum zorlaştığında dönmedim. Kelimelerle yürüdüm, umutla direndim ve 4 kitap bıraktım bu hayata. Okuyan herkes bilsin; inanan bir yürek için hiçbir engel aşılmaz değildir. Yazmaya ve umudu paylaşmaya devam edeceğim" dedi.