KÜLTÜR SANAT
18 Mart 2026 Çarşamba - 21:37 Mardin’de 7 bin kişi kardeşlik iftarında buluştu Mardin’de farklı inanç gruplarının temsilcileri, düzenlenen "Kardeşlik İftarı" programında bir araya gelirken, iftar sofrasına yaklaşık 7 bin kişi katıldı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Artuklu Kaymakamlığı tarafından Artuklu Fuar Alanı’nda düzenlenen programa Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, İl Müftüsü Enver Türkmen, Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen ile farklı inanç gruplarının temsilcileri katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim okunarak dua edildi. Programda konuşan Vali Akkoyun, Ramazan ayı boyunca kentin 10 ilçesinde kardeşlik sofraları kurduklarını belirterek, Artuklu’da yaklaşık 7 bin kişinin katılımıyla birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini söyledi. Mardin’in farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı özel şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Akkoyun, bu tür buluşmaların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Vali Akkoyun, "Önemli olan bir araya gelmek ve farklılıklarımızı zenginlik olarak görmektir. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın temsilcilerinin aynı sofrada buluşması bizleri memnun etti. Birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirmek için çalışmalarımız sürecek" dedi. AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç da iftar programında oluşan tablonun birlik ve beraberliğin en güzel göstergesi olduğunu belirterek, "Farklı dil ve inançlara mensup vatandaşların aynı sofrada huzur içinde buluşması, Mardin’in örnek yapısını ortaya koymaktadır. Bu tabloyu tüm dünyaya örnek olarak sunuyoruz" diye konuştu. Metropolit Saliba Özmen ise Mardin’de farklı inançların bir arada barış içinde yaşadığına dikkat çekerek, "Ramazan ve Paskalya öncesi oruçların aynı döneme denk gelmesi, Mardin’deki kardeşliğin en güzel göstergelerindendir" ifadelerini kullandı. İl Müftüsü Enver Türkmen de Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirdiğini belirterek, "Bu mübarek ayın ve Ramazan Bayramı’nın İslam dünyasındaki acıların sona ermesine vesile olmasını diliyorum" dedi. Programda, Mardin Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi korosu ile çocuklardan oluşan Mardin Diller ve Dinler Korosu tarafından 3 dilde ilahi ve türküler seslendirildi. Programa çok sayıda kurum temsilcisi, sivil toplum kuruluşu üyesi ve vatandaş katıldı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 21:01 Ziyanlar Mahallesi şehitlerini unutmadı Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Ziyanlar Mahallesi, 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşen mahalle büyüklerini unutmadı. Mahallede yıllar önce yaptırılan anıt, hem geçmişin hatırasını yaşatıyor hem de yeni nesillere tarih bilinci aşılıyor. SPOT: Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde anıt başında toplanan mahalle sakinleri, şehitlerini dualarla andı. Ziyanlar Mahallesi’nde, dönemin muhtarı Ahmet Horasan tarafından yaptırılan ve mahalleden savaşlara katılarak şehit olanların isimlerinin yer aldığı anıt, aradan geçen yıllara rağmen önemini koruyor. Mahalle halkı, bu anıt sayesinde atalarının hatırasını yaşatmayı sürdürüyor. Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla anıt önünde düzenlenen programda mahalle sakinleri bir araya geldi. Program kapsamında saygı duruşunda bulunulurken, şehitler için dualar edildi. Ziyanlar Mahallesi Muhtarı Kamil Horasan, şehitlerin hatırasını yaşatmanın önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Bizden önceki muhtarımız Ahmet Horasan tarafından mahallemizden 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda şehit olanlar için bir anıt yaptırıldı. Biz de bu anıtın bakımını yaparak şehitlerimizin isimlerini gelecek kuşaklara aktarmaya devam ediyoruz. Şehitlerimizin ruhları şad olsun." dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ankara’da Mesir Macunu kardı
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:41 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ankara’da Mesir Macunu kardı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Yaşayan Miras Okulu Projesi", Ankara 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Programda, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, birlikte temsili olarak Mesir Macunu karımı gerçekleştirildi. Somut olmayan kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılmasını hedefleyen proje kapsamında gerçekleştirilen Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikleri programında, Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Mesir Macunu ve Mesir Macunu Festivali’nin tanıtımı yapıldı. "Yaşayan Miras Okul" Tanıtım programına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. Programda, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak ile birlikte temsili olarak Mesir Macunu karımı gerçekleştirildi. Etkinlikte katılımcılara ayrıca Mesir Macunu ikram edildi. Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macununun ve Mesir Macunu Festivalinin tanıtımının büyük ilgi gördüğü programda, kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekildi. Programın ardından açıklamada bulunan Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Mesir Macununun ve Festivalin yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel hafıza olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Mesir Macunu, Mesir Macunu Festivali" Manisa’nın yüzyıllardır taşıdığı kültürel bir emanettir. Yaşayan Miras Okulu Projesi ile bu değerlerimizin genç kuşaklara aktarılması son derece kıymetlidir. Ankara’da böylesine anlamlı bir mekanda Mesir geleneğimizi tanıtmak, kültürümüzün ulusal düzeyde yaşatılmasına önemli katkı sağlamıştır."
Niğde’nin doğal ve kültürel mirası objektiflere yansıyacak
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:12 Niğde’nin doğal ve kültürel mirası objektiflere yansıyacak Niğde’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini fotoğraf sanatı aracılığıyla görünür kılmayı amaçlayan Ebubekir Hazım Tepeyran Ulusal Fotoğraf Yarışmasının basın lansman toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan tanıtımda yarışmanın kapsamı ve kente sağlayacağı katkılar kamuoyuyla paylaşıldı. Niğde Valiliği himayelerinde, Ahiler Kalkınma Ajansı ile Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu iş birliğinde düzenlenen yarışmanın lansmanına; Niğde Valisi Cahit Çelik, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Ahiler Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Bekir Varol, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu Temsilcisi Serap Erelli ve seçici kurul üyeleri katıldı. Lansmanda; Niğde’nin sahip olduğu doğal güzelliklerin, tarihi ve kültürel mirasın, geleneksel yaşam biçimlerinin ve özgün coğrafi dokunun fotoğraf sanatıyla kayıt altına alınarak ulusal ölçekte tanıtılmasının hedeflendiği vurgulandı. Toplantıda konuşan Niğde Valisi Cahit Çelik; Ebubekir Hazım Tepeyran’ın yalnızca bir devlet adamı değil, aynı zamanda güçlü bir edebiyatçı ve sanat insanı olduğuna dikkat çekti. 1864 yılında doğan Tepeyran’ın Osmanlı ve Milli Mücadele dönemlerinde ülkenin farklı bölgelerinde görev yaptığını hatırlatan Çelik, hikaye kitapları ve sanatsal yönüyle de önemli bir şahsiyet olduğunu ifade etti. Tepeyran’ın resim yaptığını ve fotoğraf çektiğini de belirten Çelik, bu yarışmanın iki temel amacının bulunduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin Tepeyran’ın hatırasını yaşatmak, diğerinin ise Niğde’nin doğal güzelliklerine kadar kentin sahip olduğu değerleri tüm Türkiye’ye tanıtmak olduğunu söyledi. Vali Çelik; sonuçların Temmuz ayı sonunda açıklanacağını belirterek, dereceye giren fotoğrafların ödüllendirileceğini ve daha sonra sergiyle sanatseverlerle buluşturulacağını ifade etti. Birinci olan esere altın madalya ve 20 bin TL, ikinciye gümüş madalya ve 15 bin TL, üçüncüye bronz madalya ve 10 bin TL ödül verileceğini açıklayan Çelik, mansiyon ödüllerinin ve Ebubekir Hazım Tepeyran Özel Ödülü’nün de yarışmaya ayrı bir değer katacağını söyleyerek tüm fotoğraf sanatçılarını yarışa davet etti. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise Niğde’nin kadim bir şehir olduğuna dikkat çekerek, kentin tarihinin on binlerce yıl öncesine dayandığını ancak en büyük eksikliğinin tanıtım olduğunu kaydetti. Şehri ziyaret eden misafirlerden sıkça "Niğde’yi görmeden böyle bir şehir olduğunu bilmiyorduk" sözlerini duyduklarını belirten Özdemir, bu tür organizasyonların kentin bilinirliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Ebubekir Hazım Tepeyran’ın adının bu yarışmaya verilmesinin ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Özdemir, göreve geldikleri günden bu yana Niğde’nin unutulmuş ya da yeterince bilinmeyen değerlerini yeniden hatırlatmayı önemsediklerini ifade ederek fotoğraf yarışmasının aynı zamanda Niğde için kalıcı bir arşiv oluşturacağını dile getirdi. Ahiler Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Bekir Varol da son yıllarda Niğde’nin tanıtımı adına önemli mesafeler alındığını belirterek, zirve tırmanışları, spor organizasyonları ve turizm odaklı çalışmaların kentin görünürlüğünü artırdığını söyledi. Türkiye genelinden amatör ve profesyonel tüm fotoğraf sanatçılarının katılımına açık olan Ebubekir Hâzım Tepeyran Ulusal Fotoğraf Yarışmasına başvurular çevrim içi sistem üzerinden yapılacak. Son başvuru tarihi 20 Temmuz 2026 olarak açıklanan yarışmada, dereceye giren eserler ödüllendirilecek, sergilemeye değer görülen fotoğraflar ise kamuoyuyla buluşturularak Niğde’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri fotoğraf sanatı aracılığıyla geniş kitlelere aktarılacak.
Tokat’ın kültürel mirası objektiflerle buluştu
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:07 Tokat’ın kültürel mirası objektiflerle buluştu ’Kültürel Miras’ temasıyla düzenlenen 9. Aralıksız Uluslararası Davetli Fotoğraf Sergisi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. Tokat’ta 136 katılımcının 208 eserinin yer aldığı 9. Aralıksız Uluslararası Davetli Fotoğraf Sergisi, bu yıl "Kültürel Miras" temasıyla Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen açılış programıyla sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışına Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rasim Koçyiğit, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmet Türkmen, Tokat Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, akademisyenler, sanatçılar ve çok sayıda öğrenci katıldı. 208 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu Küratörlüğünü Prof. Dr. Adem Yücel’in üstlendiği sergide, jüri değerlendirmesi sonucunda seçilen 208 eser, toplam 136 katılımcı tarafından sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Türkiye’nin birçok üniversitesinden akademisyen fotoğraf sanatçılarının yanı sıra farklı ülkelerden katılımcıların eserlerine yer verilen sergi, kültürel mirasın evrensel boyutuna dikkat çekiyor. Rektör Yılmaz: "Tokat, kültürel miras açısından zengin bir coğrafya" Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Tokat’ın çok sayıda kültürel değeri bünyesinde barındıran zengin bir coğrafya olduğunu ifade etti. Serginin Tokat’ta ve üniversite bünyesinde düzenlenmesinin ayrı bir önem taşıdığını dile getiren Rektör Yılmaz, Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bu yıl ilk kez öğrenci aldığını ve fakültenin sanatsal üretim ve etkinliklerle gelişimini sürdüreceğini ifade etti. Üniversitenin, üreten ve topluma katkı sunan bir sanat ve eğitim ortamı oluşturmayı hedeflediğini belirten Rektör Yılmaz, jüri tarafından seçilen davetli sanatçıları ve akademisyenleri tebrik ederek katkılarından dolayı teşekkür etti. Küratör Yücel: "Tokat, açık hava müzesi niteliğinde" Küratör Prof. Dr. Adem Yücel ise fotoğrafın yalnızca estetik bir üretim değil, aynı zamanda bellek oluşturan ve koruma bilinci geliştiren güçlü bir ifade alanı olduğunu vurguladı. Serginin Tokat’ta düzenlenmesinin ayrı bir anlam taşıdığını belirten Yücel, "Tokat; tarihi, mimarisi ve yaşayan kültürüyle adeta bir açık hava müzesi. Bu tema için son derece güçlü bir fikir sunuyor" ifadelerini kullandı. Tokcan boyama kitabı projesi tanıtıldı Programda ayrıca, Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nce hazırlanan ve Tokat’ın kültürel miras değerlerinden ilham alan "Tokcan" boyama kitabı projesine de değinilerek projenin, kültürel miras bilincinin erken yaşlarda kazandırılması açısından önemli bir çalışma olduğu vurgulandı.
Denizli’de esnaflardan Regaip Kandili hayrı
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:01 Denizli’de esnaflardan Regaip Kandili hayrı Denizli’nin Merkezefendi ilçesine bağlı Sırakapılar Mahallesi Mimar Sinan Caddesi esnafları, Regaip Kandili dolayısıyla bir araya gelerek vatandaşlara tavuklu pilav ve ayran ikramında bulundu. Mahalle esnaflarının dayanışma içinde gerçekleştirdiği hayır etkinliği, özellikle öğrenciler ve çevre sakinleri tarafından ilgi gördü. Kandil gecesinin manevi atmosferine uygun olarak düzenlenen organizasyonda, birlik ve beraberlik mesajı verildi. Cadde üzerinde terzi dükkanı bulunan Halis Bozkuş Tüm Mimar Sinan Caddesi esnafını teşekkür ederek, "Mimar Sinan Caddesi esnafları olarak birleştik, Regaip Kandili sebebiyle hayır yapmak istedik. Cadde üzerinde tavuklu pilav, ayran ikramında bulunduk. Tüm cadde esnafına teşekkür ediyorum hepsi elini taşın altını koydu. Hayrımız bilhassa öğrencilere yönelik yapmaya çalıştık. Çok güzel bir şekilde de amacımızı ulaştığımızı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Bu tür hayırların cadde esnaflar ile gelenek haline getirmek istediklerini belirten kuaför Murat Karakurt, " Kandil Gecesi’ne müteakip olan bu özel gününde yaptığımız hayrı özellikle öğrencilerimize denk getirmek istedik. Desteklerini esirgemeyen tüm esnaf arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, hepsi elinden gelenin fazlasını yaptı. Mimar Sinan Caddesi esnafı gelenekselleştirmeyi arzu ediyoruz. Allah bu mübarek günde yapılan hayrımızı kabul etsin. Emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Öğrenciler roman kahramanlarını tanıttı
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:39 Öğrenciler roman kahramanlarını tanıttı Sakarya’nın Karasu ilçesinde düzenlenen, "Roman Kahramanım Sensin" sergisinde 120 öğrenci, giydikleri kostümler ve sergiledikleri performanslarla edebiyatın unutulmaz karakterlerini canlandırarak ziyaretçilere kitapların dünyasını yerinde yaşattı. 2025 Aile Yılı temasıyla hazırlanan etkinlikte, aile içi şiddet ve yanlış aile uygulamalarına karşı "edebi" bir duruş sergilendi. Karasu Anadolu Lisesi tarafından bu yıl 3’üncüsü düzenlenen, "Roman Kahramanım Sensin" sergisi, dünya edebiyatının unutulmaz karakterlerini öğrencilerle buluşturdu. Karasu Sosyal Gelişim Merkezi’nde (SGM) gerçekleştirilen serginin açılışına, Karasu Kaymakamı Mehmet Uğur Arslan, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Karakaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Furkan Enşici, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, öğrencilerin hazırladığı mini tiyatro gösterisiyle başlarken, protokol üyeleri daha sonra edebi karakterlerin canlandırıldığı stantları gezdi. Aile Yılı temasına vurgu Okulun Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Serap Kılınç öncülüğünde hazırlanan sergide Türk, Fransız, İngiliz ve Rus edebiyatının önemli eserlerinden seçilen karakterler öğrenciler tarafından başarıyla canlandırıldı. Öğrencilerin tamamen kendi emekleriyle hazırladığı kostümler ve sahne performansları beğeni topladı. Sergide yer alan eserlerin seçiminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi dolayısıyla aile teması ön plana çıkarıldı. Edebiyatın evrensel gücünü ve aile kavramının önemini bir araya getiren sergi, ziyaretçilerden tam not aldı. 120 öğrenci, 50 eser Geçen yıllarda edindikleri tecrübeyle projelerini daha da geliştirdiklerine değinen Okul Müdürü Ali İhsan Kılınç ise "Sergimizi daha da büyüttük ve daha farklı romanlara yöneldik. Yaklaşık 50 romanımız var. Roman karakterlerini 120 öğrencimiz canlandırdı. Canlandırırken aynı zamanda bunu yaşattılar. Katılımcılara katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi. Sorumluluk alma ve özgüven becerisi Projenin içeriğine değinen danışman öğretmen Serap Kılınç, dünya ve Türk Edebiyatı’ndan seçilen 45 eserin projede yer aldığını, bunlar arasında iki tiyatro çalışması ile bu yıl ilk kez Atilla İlhan’ın "Üçüncü Şahsın Şiiri"nin dramatizasyonunun bulunduğunu söyledi. Projenin amacının yalnızca okuma alışkanlığı kazandırmak olmadığını vurgulayan Kılınç, öğrencilerin analiz, empati, sorumluluk alma, ortak çalışma ve özgüven becerilerini geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Yanlış aile uygulamalarına kırmızı çizgi Bu yılın Aile Yılı ilan edilmesi dolayısıyla aile temasını ön plana çıkardıklarını aktaran Serap Kılınç, Türk ve Dünya edebiyatında ailenin nasıl ele alındığını irdelediklerini belirtti. Kılınç, romanlarda özellikle yanlış aile uygulamaları ve aile içi şiddet gibi konuların kırmızı çizgilerle vurgulandığını ifade ederek, "Çocuklarımız bu eserleri yeniden analiz etti, ailedeki kutsal değerlerin nasıl olması gerektiğini ele alarak canlandırdı ve sundu. Bu süreçte emek veren tüm öğrencilerime teşekkür ediyorum" dedi. Rıfat Ilgaz’ın unutulmaz eseri olan Hababam Sınıfı’ndaki Hafize Ana karakterini canlandıran Ecrin Filizfidanoğlu, eski dönemlerin mutluluğunu hissetmek için bu karakteri seçtiğini belirterek, etkinliğin keyifli geçmesini istediklerini söyledi. Malefiz karakterine hayat veren Rabia Filizfidanoğlu ise etkinlikten duyduğu mutluluğu dile getirerek, danışman öğretmen Serap Kılınç’a teşekkür etti. Aurora karakterini canlandıran Emine Yaren Aydemir de etkinliğin güzel geçmesini temenni etti.
Mardin’de Süryani Hristiyanlar Noel’i Kırklar Kilisesi’nde ayinle karşıladı
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:30 Mardin’de Süryani Hristiyanlar Noel’i Kırklar Kilisesi’nde ayinle karşıladı Mardin’de yaşayan Süryaniler, Hristiyan alemi için büyük önem taşıyan Noel (Doğuş Bayramı) Bayramını Kırklar Kilisesinde düzenlenen ayinle karşıladı. Kırklar Kilisesinde gerçekleştirilen ayini, Mardin ve Diyarbakır Süryani Metropoliti Saliba Özmen ile Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriel Akyüz yönetti. Ayinde kız ve erkek koroları ilahiler seslendirdi. Metropolit Özmen ve Başpapaz Akyüz, erkek ilahi grubuyla birlikte Süryanice ve Türkçe ilahi ve dualar okudu. Ayin kapsamında Hazreti İsa’nın doğduğu mağarada bulunması ve soğuktan korunması, ateş yakılarak temsili olarak canlandırıldı. Mum yakılarak dilek tutulan ayinde, kadın ve erkek koroları ilahiler seslendirdi, ardından Süryanice ve Türkçe dualar edildi. Noel ayininin ardından Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Doğuş Bayramı dolayısıyla Kırklar Kilisesini ziyaret ederek Süryani vatandaşların bayramını tebrik etti. Vali Akkoyun’u kilise girişinde Mardin-Diyarbakır Süryani Metropoliti Saliba Özmen ve Süryani vatandaşlar karşıladı. Ziyarette konuşan Vali Akkoyun, Mardin’in yüzyıllardır farklı inanç ve etnik kökenden insanların barış ve kardeşlik içinde yaşadığı özel bir şehir olduğunu vurguladı. Dünyada yaşanan acılara da değinen Vali Akkoyun, özellikle son dönemde Filistin ve Gazze’de büyük bir insanlık dramı yaşandığını belirterek, "Bu, belli bir inanca sahip insanlara ve etnik yapıya yönelik değil. Orada bulunan herkese yapıldı. Cami bombalandığı gibi kilise de bombalandı. Hiçbir şekilde ayrım yapılmadan insanlık öldürüldü. Yani açlığın ve salgın hastalıkların silah olarak kullanıldığı bir dönemi maalesef hepimiz gördük, yaşadık. Rabbim önümüzdeki dönemi bu acıların, bu sıkıntıların, ıstırapların son bulması için vesile kılsın inşallah. 2026 yılına giriyoruz. 2026 yılında ümit ediyoruz ve dua ediyoruz ki dünyanın bütün coğrafyasında barış, huzur ve kardeşlik egemen olsun’’ dedi. Mardin’in birlikte yaşama kültürüyle dünyaya örnek bir şehir olduğunu ifade eden Vali Akkoyun, "Mardin bu anlamda farklı etnik yapıda, farklı inançta insanların nasıl bir arada kardeşlik içerisinde, huzur içerisinde yaşayabileceğini göstermesi açısından da dünyaya örnek bir şehirdir. Hani biz hep diyoruz ya, birlikte yaşamanın en güzel örneğidir aslında Mardin ve dünyanın Mardin’e ihtiyacı var. Özellikle bu dönemde bizler de Mardin’de bu birliği, beraberliği yaşamak, yaşatmak için sürekli bir aradayız. Bugün Doğuş Bayramı vesilesiyle geldik. Hristiyan kardeşlerimizle, Metropolit başta olmak üzere tebriklerimizi ilettik. Onlarla hasbihal ediyoruz, sohbet ediyoruz. Önümüzde Ramazan ayı var. Üç aylara girdik. Ramazan ayında da iftar sofralarında Metropolit ve ilimizde bulunan farklı inançta kardeşlerimizle aynı iftar masasında buluşuyoruz. Dolayısıyla bunlar çok önemli. Az önce Metropolit de ifade etti. Bu bir araya gelişler, bu birlikte ortak duaya amin demek çok kıymetli. Biz ülkemiz için, devletimiz için hep birlikte dua ediyoruz. Daha güçlü Türkiye için hem dua ediyoruz hem çalışıyoruz, çabalıyoruz. Hepimizin ortak dileği, duası ülkemizin dünyanın en büyük ülkelerinden biri olmasıdır" diye konuştu. Mardin-Diyarbakır Süryani Metropoliti Saliba Özmen ise Hristiyan aleminin Doğuş Bayramını kutladıklarını belirterek, "Hristiyan aleminde İsa Mesih’in Doğuş Bayramını kutluyoruz. Tabii bu bayramlar ruhani mevsimlerdir. Bayramlar, bizim manevi yanlarımızı güçlendirme adına önemli münasebetler, önemli fırsatlardır. Biz de bu fırsatları iyi ve güzel insanlar olarak dile getiririz. Bunları yaşarız, yaşatırız ve birbirimizden feyz alarak manevi değerlerimizi paylaşır, ortak paydada buluşarak bunları yerine getiririz" şeklinde konuştu. Ayin sonunda kilise bahçesinde bir araya gelen Süryaniler, birbirlerinin bayramını kutladı. Programa Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan ve İl Müftüsü Enver Türkmen katıldı.
Bakan Ersoy: "TÜYEK yazma eser alanındaki küresel liderliğini daha da güçlendirdi"
25 Aralık 2025 Perşembe - 13:17 Bakan Ersoy: "TÜYEK yazma eser alanındaki küresel liderliğini daha da güçlendirdi" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Asırlara yayılan ilim ve irfan mirasımızı koruyan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), 2025’te yazma eser alanındaki küresel liderliğini daha da güçlendirdi" dedi. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından TÜYEK’e ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "2025’te kültür, sanat ve turizm alanında sadece çalışmadık, iz bıraktık, bir yıl böyle geçti. Asırlara yayılan ilim ve irfan mirasımızı koruyan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), 2025’te yazma eser alanındaki küresel liderliğini daha da güçlendirdi. Bugün 760 bini aşkın yazma ve nadir matbu eseri bünyesinde barındıran kurumumuz, bu eşsiz mirası bilim dünyası ve toplumla buluşturmaya devam ediyor. 472 bin 441 eserin dijital nüshası araştırmacıların erişimine açıldı. Dünyanın en büyük yazma eser platformlarından biri olan YEK Portal’ın kullanıcı sayısı yüzde 45 artışla 24 bine, eser görüntüleme sayısı 2 milyonun üzerine çıktı. 2025 boyunca; 31 eser, 36 cilt yayımlandı, 42 yazma eser sergisi, 201 eğitim ve kültürel etkinlik düzenlendi. Toplam koleksiyon büyüklüğü 776 bin 700 esere ulaştı. Ayrıca 29 ülkeden 200 uzmanın katıldığı 1. Uluslararası Yazma Eser Sempozyumu, İstanbul’da gerçekleştirildi. TÜYEK, yazma eser alanında yalnızca koruyan değil; üreten, paylaşan ve dünyaya yön veren bir merkez olmayı sürdürdü. Kültür, sanat ve turizmi güçlendiren adımlarla Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa ediyoruz."
Doğaçlamanın öncüleri tecrübeleri paylaştı
25 Aralık 2025 Perşembe - 13:17 Doğaçlamanın öncüleri tecrübeleri paylaştı i Cümbüş ekibi, Denizli Gençlik Merkezi’nde doğaçlama tiyatro ve tiyatro sporu üzerine tecrübelerini paylaştı. 2001 yılında Ankara Üniversitesi DTCF’de kurulan Mahşer-i Cümbüş,Türkiye’de modern doğaçlama tiyatronun öncüsü olarak kabul ediliyor. Ekip, geleneksel Türk tiyatrosundaki doğaçlama geleneğini (meddah, orta oyunu gibi) modern bir forma taşıyarak 25 yılı aşkın süredir sahne alıyor. Mahşer-i Cümbüş, aynı zamanda Türkiye’de tiyatro sporu (doğaçlama tiyatro oyunları ligi) kavramını getiren ilk ekip olma özelliğini taşıyor. Denizli’de Doğaçlama Tiyatroya İlgi çok. doğaçlama Tiyatro, doğaçlama tiyatro sporu olarak bilinen bu gösteriyi Denizli’ye getiren Denizli Gençlik Merkezi Tiyatro eğitmeni Hıdır Öğünç, Denizli’de yapan nadir örneklerden. Mahşer-i Cümbüş’ün Denizli’deki yerel bir tiyatro grubu olan Pi Comedia Tiyatro Grubu yönetmeni Hıdır Öğünç ile buluştuğu söyleşide, genç oyuncular doğaçlama tekniklerini ustalardan dinleme fırsatı buldu. Mahşer-i Cümbüş üyeleri, kendi deneyimlerini aktararak doğaçlamanın inceliklerini anlattı. "Türk tiyatro tarihine bir tür hediye ettik" Mahşer-i Cümbüş üyesi Yiğit Arı, ekibin 25 yıllık serüvenini değerlendirirken, "Kendi açımızdan bakarsak; bu 25 yılda bizim için en mükemmel şey şu; Türk tiyatrosunda bir türün doğuşuna, gelişimine ve o türün bugün yaygın türlerden biri olmasına vesile olduk" dedi. Ekibin bir diğer üyesi Özlem Türay ise doğaçlamanın günümüz interaktif dünyasına uygunluğuna dikkat çekti.
İlkadım’da Hanımeli Konağı kapılarını açıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:37 İlkadım’da Hanımeli Konağı kapılarını açıyor Samsun’un İlkadım Belediyesi tarafından kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik yönden güçlenmesi amacıyla hayata geçirilen Hanımeli Konağı, 26 Aralık Cuma günü düzenlenecek törenle hizmete açılacak. Kadıköy Mahallesi Orhan Gencebay Caddesi’nde yer alan ve İlkadım Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlamında önemli projelerinden biri olan Hanımeli Konağı, kadınların gözde mekânı olacak. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, açılışa tüm vatandaşları davet etti. "Tüm halkımız davetli" Hanımeli Konağı’nın kadınlara sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda önemli kazanımlar sağlayacağını söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Göreve gelmeden önce ilçemizin kadınlarına yönelik önemli bir projeyi hayata geçirme sözü vermiştik. Bu noktada ilgili müdürlüğümüzle detaylı çalışmalar yaptık. Bu kıymetli proje için daha önce İlkadım Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın bulunduğu tarihi binayı satın aldık. İçerisinde, on-line psikolojik danışmanlık, evli çiftlere yönelik yüz yüze evlilik ve aile danışmanlığı, kadınlara özel yüz yüze beslenme ve diyet danışmanlığı, kişisel gelişim kursları ve söyleşi, sohbet ve bilgilendirme toplantılarının yer alacağı Hanımeli Konağı, ilçemizde kadınlarımızın sosyal, kültürel ve ekonomik yönden güçlenmesine katkı sunacak önemli bir merkez olarak hizmete açılıyor. İlçemiz kadınların simgesi olacak ‘Hanımeli Konağı’nın açılış törenine tüm halkımızı davet ediyorum" diye konuştu.
Bin yıllık Türk kültürünün izlerine Tomarza’da rastlandı
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:36 Bin yıllık Türk kültürünün izlerine Tomarza’da rastlandı Kayseri’nin Tomarza ilçesindeki Türk dönemi mezar taşlarının, Türk kültürünün Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bin yıllık mirasını taşıdığını ortaya koydu. Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Eyüp Polat danışmanlığında Abdulbaki Önder tarafından yapılan araştırmalarda; Tomarza’daki 36 mahalle mezarlığında yer alan ve 17-20. yüzyıllara tarihlenen yüzlerce mezar taşı yerinde incelenerek belgelendi. 24 Oğuz boyundan biri olan Avşar boyunun yoğun olarak yerleştiği Tomarza’da; mezar taşları üzerinde yer alan kitabeler, motifler ve semboller; Orta Asya Türk inanç dünyası ile estetik anlayışının Anadolu’daki sürekliliğini gözler önüne serdi. Abdulbaki Önder araştırmasında, mezar taşlarının yalnızca tarihi açıdan değil, aynı zamanda sosyolojik ve sanat tarihi bakımından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Türk-İslam mezar taşlarının, kültürel ve inançsal sürekliliğin en önemli göstergeleri arasında yer aldığını, bu taşlar üzerinde yer alan fincan, ibrik, çarkıfelek ve hayat ağacı gibi motifler yalnızca estetik birer süsleme unsuru değil, aynı zamanda kimlik ve inanç sembolleri olarak öne çıktığını aktaran Önder; söz konusu motiflerin, Türklerin tarih boyunca farklı dinleri benimsemelerine rağmen kadim mezar kültürlerini koruyarak yaşatmayı sürdürdüklerini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Önder; "Coğrafi şartlar ve inançlar; Türklerin yaşam şekilleri üzerinde belirleyici unsur olmuş. Bu unsurlar gelenek, görenek ve defin merasiminin biçimlenmesinde etkili unsur olmuştur. Türk mezar kültürünün örnekleri; Milattan önce ikince ve üçüncü yüzyıllarda Orta Asya bozkırlarında şekillenen kurgan geleneğine dayanır. Altay Dağları’nda Pazarık Kurganlarından ele geçirilen Pazarık Halısı, bu erken dönemim hem sanatsal hem de inançsal dünyasını somut biçimde yansıtan en önemli buluntulardan biridir. Türk topluluklarının kozmolojisini tekrar eden geometrik yapı; evrenin kozmik düzenini ve sonsuzluğu simgeleyen hayvan figürleri ruhun yolcuğu, koruyucu güçler ve öte alemle ilişkilendirilir. Kaftandaki işlemeler, kılıç, hançer motifleri Türklerin erken dönemdeki sanatsal varlıklarını ortaya koyan unsurlardır. Bu gelenek; Türklerin göç ettikçe kadim kültürlerini de beraberinde götürmesiyle farklı coğrafyalara taşınmıştır. Anadolu coğrafyası da bu coğrafyalardan bir tanesidir. Anadolu’daki mezar taşlarını Orta Asya’daki örnekleriyle karşılaştırdığımızda Türk kültürünün sürekliliğini ortaya koyan bir çalışma ortaya koymaktadır. Örnek vermek gerekirse birbiriyle mücadele halinde kuş figürü, hayat ağacı üzerinde kuş figürleri, geometrik bezemeler Türklerin Orta Asya’dan beri kullandıkları figürlerdir" dedi. "54 mahallenin 36’sında rastladık" Araştırma çerçevesinde ilçede bulunan 54 mahalle mezarlıklarını gezdiklerini ve 36 mahallede bu izlere rastladıklarını kaydeden Abdulbaki Önder; "Tomarza’da 54 mahalle var. Araştırma için 54 mahalleyi gezdik, 36 mahallede Türk kültürünü yansıtan mezar taşlarını tespit ettik. Bu mahallelerde bulduğumuz figürler; geometrik, bitkisel süslemeler var. Bu figürleri Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanmış nitelikli figürler olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.