KÜLTÜR SANAT
Bayramın ikinci günü vatandaşlar Edirne’ye akın etti 21 Mart 2026 Cumartesi - 19:08:57 Selimiye Camii, Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak bilinen ihtişamıyla, 4 yıl süren restorasyonun ardından yeniden ibadete açılmasının ardından Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Bayramın özellikle ikinci gününü fırsat bilen ve çevre illerden Edirne’ye gelen çok sayıda vatandaş, kentin tarihi ve kültürel değerlerini yakından görme imkanı buldu. Meteorolojik verilere göre yağışlı geçen bayram süresine rağmen ziyaretçiler, yağmura aldırış etmeden kentin simge noktalarını gezdi. Edirne’nin meşhur tava ciğeri satan işletmelerin önünde uzun kuyruklar oluşurken, Selimiye Camii içerisinde de gözle görülür bir yoğunluk yaşandı. Bu ilgi, vatandaşların camiye duyduğu özlemi bir kez daha ortaya koydu. Kent genelinde artan ziyaretçi sayısına bağlı olarak trafik yoğunluğu da dikkat çekti. Ana arterlerde zaman zaman trafik durma noktasına gelirken, Edirne Emniyet Müdürlüğü ekipleri kavşaklarda görev alarak ulaşımın aksamaması için yoğun çaba sarf etti. Camiyi ziyaret eden vatandaşların en çok ilgi gösterdiği detaylardan biri ise Selimiye Camisi içindeki ters lale motifi oldu. Bu özel motifi yakından görmek ve görüntülemek isteyen ziyaretçiler adeta birbirleriyle yarıştı. Restorasyon çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, emeği geçen herkese teşekkür ederek, Selimiye Camii’nin yeniden eski ihtişamına kavuşmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:16 Moda dünyasının yeni gözdesi: Ehram Erzurum’daki bir çok atölyede koyun yününden elde edilen ipliklerin dokunmasıyla elde edilen ehram kumaşıyla giyimden süs eşyalarına, tablolardan yastıklara daha onlarca ürün ortaya çıkarılıyor. Ehram kumaşının geleneksel kullanımının büyük ölçüde terkedilmesine rağmen moda dünyasına farklı tasarımlarla girmesi için özel çalışmalar yapılıyor. Erzurum, Bayburt, Erzincan, Elazığ, Ağrı, Van, Malatya ve Kayseri gibi daha bir çok ilde ehram, ince eğrilmiş koyun yününden yapılan çok zahmetli aşamalardan geçerek düz yüzeyli mekikli dokuma ile elde edilen kadın dış giysisinin adı olarak özetleniyor. Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtiliyor. "Kısır koyun ve koç yününden ehram olmuyor" Ehram için koyunun 6-7 aylarında kırkılan yünü kullanılıyor. Bölge halkı bu yünün tellerinin uzun olduğuna, yağmurda çekmeyeceğine; kısır koyun ve koç yününden ehram olmayacağına inanıyor. Ehramın değeri ipin inceliği ile doğru orantılı olarak değerlendiriliyor. Ehramda genellikle kahverengi, siyah, krem gibi yünün doğal renkleri kullanılıyor, renkli iplerle ehram üzerine dokuma esnasında ya da sonradan elle nakış işleniyor. Yazın ve kışın yaygın olarak kullanılıyor. Yazın açık renk kışın koyu renk tercih ediliyor. Doğal yün oluşu nedeniyle özellikle kışın örtünmeyle beraber, ısınma avantajı da sağlıyor. Koyun yününden yapılan ve kimyasal madde içermeyen sağlıklı olması yönüyle tercih edilen el emeği olan bu kıymetli kumaş günümüzde kadın/erkek giysisi ve aksesuarlarına(kadın el çantası/cüzdan, dizlik, erkek yelekleri, kravat, kemer, anahtarlık, magnet) varana dek yapılmakta olup geleneksel ehram kullanımından modern kullanıma adapte edildi. Tezgahlarda dokunuyor Ata yadigârı olarak bilinen, geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehram, çeşitli nakış teknikleriyle süslenerek şimdilerde ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa pek çok ürünün yapımında kullanılıyor. Ehram ustalarının bahar döneminde köy köy dolaşarak en iyi koyunun yününü topladıklarını ve alabalık suyunun olduğu köylerde bu yünleri tokaçlama yıkanıyor. Temizlenmiş yünün kaliteli kısmı ayrılarak tarama ve çirişleme işlemiyle ipler tezgâhta dokumaya hazır hale getiriliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:04 Mesir Macunundan alabilmek için kazanın içine girdiler Manisa 486. Uluslararası Mesir Macunu Festivali, Ramazan Bayramının ikinci gününde Nevruz ateşinin yakılması, temsili Merkez Efendi ve Hafsa Sultan eşliğinde protokolün kortej yürüyüşü ve mesir macunu karma töreniyle başladı. Kazanda karılan mesir macunundan almak isteyen vatandaşlar, ellerindeki poşet, tencere ve plastik tabaklarla adeta birbirleriyle yarışırken, her sene olduğu gibi ortaya renkli görüntüler çıktı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı şenlikleriyle beraber başladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan etkinliklerde, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, mesir komitesi üyeleri tarafından Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden etkinlikte şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak’ın selamlama konuşması ve Nevruz’un önemine ilişkin yaptığı konuşmasının ardından protokol üyeleri Nevruz’un simgesi haline gelen renkli yumurtaları birbirleriyle tokuşturarak kırmaya çalışırken, Nevruz’un en önemli ritüellerinden olan örste demir dövüp ateş üzerinden atladı. Mesir Korteji düzenlendi Etkinlik, geleneksel hale gelen kortej yürüyüşüyle devam etti. Mesir Macunu sayesinde şifa bulan Hafsa Sultan ve Mesir Macununu hazırlayan Merkez Efendi’yi ve Manisa’da yetişen şehzadeleri temsil eden tiyatrocuların eşliğinde protokol üyeleri Manisalıları selamlayarak, Sultan Camii Külliyesi içerisinde yer alan Şifahanenin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Törenlere Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şifalı Mesir Macunu dualarla karıldı Mesir Karma Töreninin açılış konuşmasını yapan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, "Manisa hepimiz için çok önemli. Manisa deyince Mesir, Mesir deyince Manisa akla geliyor artık ve her yıl büyüyerek bu tanıtım anlamında da hem yurt dışında, yurt dışında bu gelenek, bu inanış büyüyerek devam ediyor. Her zaman söylediğim gibi biz Sultan Camii Kubbe ve minarelerinden sadece Mesir Macunu saçmıyoruz. İhtiyacı olanlara şifa, sevgi, kardeşlik, umut ve barış açıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Şehrimizin gururu, kültürümüzün en kıymetli mirası olan Mesir Festivali geleneğimizin 486. yılını karşılamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Manisa’mızda çifte bayram yaşıyoruz. 486 yıldır bu topraklarda mayalanan, hoşgörünün ve şifanın sembolü olan Mesir geleneğimizi bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde sizlerle beraber karşılıyoruz. Bayramın o birleştirici ruhu ile Mesir’in kadim şifasının aynı gün buluşması şehrimiz için çok güzel ve anlamlı bir denk geliş. Bayramın huzuru ile Mesir’in şifası Manisa’mızın bereketli topraklarında birleşiyor. 486 yıl önce Merkez Efendi’nin Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun bugün sadece bir geleneği değil, hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşam kültürünü temsil ediyor" şeklinde konuştu. Manisa Mesir Macunu Festivalinin sosyal dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade eden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise şunları söyledi: "Mesir Festivali deyip geçmemek lazım. Klasik bir festival değil. Bir kere dünyanın en kadim ve en eski festivali Mesir festivalidir. Mesir Bayramı’dır. Aynı zamanda manevi olarak, şifa olarak inanç değerlerimiz açısından çok kıymetli bir bayramdır, bir festivaldir. Keza sağlık, sıhhat bulma açısından insanın ihtiyaçlarının önem hiyerarşisinde en önemlisi olan sağlık hizmetine erişimle ilgili o zamanın şartlarında en güzel ilaçlar terkip edilerek sunulmuştur. Aynı zamanda bir sağlık kurumunun ifadesidir" Kazanın içinde kıyasıya yarış Yapılan konuşmaların ardından Manisa İl Müftü Vekili Mehmet Nurlu’nun yaptırdığı dua ile birlikte Mesir Macunu kazanına 41 çeşit baharat ilave edilerek karıştırıldı. Protokol üyeleri tarafından hazırlanan temsili Mesir Macunu kazanı vatandaşların alabilmesi için sahneden aşağıya indirildi. Ellerinde kavanozlar, poşetler, plastik tabaklar ile kazanın içine ellerini daldıran vatandaşlar şifalı olduğuna inanılan Mesir Macunundan alabilmek için birbirleriyle yarışırken, ortaya her sene olduğu gibi renkli görüntüler çıktı. Sadece Manisalıların değil, İzmir, İstanbul gibi farklı illerden gelen vatandaşlar da macundan alabilmek için yarıştı. Kimi vatandaşlar mesir macununa bulanırken, macundan alabilen vatandaşlar ise yüzyıllardır yaşatılan geleneğin kendine has bir geleneği olduğunu ve her sene takip ettiklerini söyledi. Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreniyle başlayan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii kubbe ve minarelerinden vatandaşlara 10 ton mesir macunu saçılmasıyla sona erecek.
Aydınoğulları’ndan günümüze uzanan manevi miras temizlendi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:42 Aydınoğulları’ndan günümüze uzanan manevi miras temizlendi Aydın’ın Efeler ilçesinde Aydınoğulları Beyliği’nden günümüze ulaşan en eski Türk dönemi yapılarından olan Alihan Oğlu İsmail Türbesi, gerçekleştirilen temizlik ve çevre düzenleme çalışmalarıyla, daha düzenli bir görünüme kavuşturuldu. Efeler ilçesinin önemli manevi durakları arasında yer alan Alihan Oğlu İsmail Türbesi’nde bakım, temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirildi. Veysi Paşa Mahallesi Hasır Pazarı mevkiinde bulunan türbede yapılan çalışmalar kapsamında ağaç budama ve çim biçme işlemleri tamamlanarak alan daha düzenli ve estetik bir görünüme kavuşturuldu. Gerçekleştirilen temizlik ve çevre düzenleme çalışmalarıyla, Efeler’in tarihi ve kültürel mirası da korunarak vatandaşların ziyaretine daha uygun hale getirildi. Aydın’ın günümüze ulaşan en eski Türk dönemi yapılarından biri olma özelliği taşıyan ve Aydınoğulları Beyliği’nden kalan tarihi eserler arasında yer alan türbe, 14. yüzyılda Alihan Baba tarafından, şehit olan oğlu İsmail için yaptırıldı. Selçuklu türbe geleneğine uygun olarak inşa edilen kare planlı yapı, taş, tuğla ve devşirme malzeme kullanılarak yapıldı. Üzeri kubbe ile örtülü olan türbenin inşa kitabesi bulunmazken, mezar taşlarındaki tarihler yapının 14. yüzyılın sonlarından önce inşa edildiğini ortaya koyuyor. Horasan’dan Aydın’a gelen erenlerden biri olan Alihan Baba’nın, kentte Alihan Camii (Ulu Cami) ve Alihan Medresesi’ni de yaptırdığı, ancak bu yapıların Yunan işgali sırasında yandığı biliniyor.
"Bir Kardeşlik Hikâyesi" sergisi Gaziantep 25 Aralık Panorama Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:39 "Bir Kardeşlik Hikâyesi" sergisi Gaziantep 25 Aralık Panorama Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor Maraş abası motiflerinin modern yorumlarıyla hazırlanan 15 eserlik özel koleksiyon, Gaziantep’in kurtuluş günü vesilesiyle 22-29 Aralık 2025 tarihleri arasında Gaziantep Panorama Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçı ve akademisyen Dr. Mutlu Aslantürk, Kahramanmaraş’ın köklü dokuma geleneği olan Maraş abası motiflerini çağdaş bir yaklaşımla yeniden yorumladı. "Bir Kardeşlik Hikâyesi" başlıklı sergi, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ın millî mücadele dönemindeki omuz omuza direnişine, gönül bağına ve kardeşlik hukukuna bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Sergide yer alan her eser dayanışmanın, vefanın, dua ve direnişin, kültürel mirasın çağdaş sanattaki izdüşümünü temsil ediyor. KSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Moda Tasarımı Ana Sanat Dalı Öğretim Üyesi, Dr. Mutlu Aslantürk sergi hakkında bilgi vererek, "’Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olamaz’ diyerek düşmanı perişan edip 12 Şubat 1920 de Maraş’tan def eden kahraman dedelerimiz, yine aynı kahramanlıkla ‘Antep bize mezar olmadan düşmana yar olamaz’ diyerek işgal altındaki komşunun yardımına koştular. Maraşlı çetelerle Antepli çeteler Antep’in savunmasında omuz omuza vuruştular, birbirlerinin kucağında şehid oldular ama vatanın bir karışını bile vermediler, bayrağı yere düşürmediler. Ve nihayet 25 Aralık 1921’de düşmanı Antep’ten kaçırarak bir destan yazdılar, bu mübarek vatanı kanlarıyla sulayarak bize miras bıraktılar. Arslan Bey’le birlikte Maraş’tan Antep harbine gelen çeteler arasında Maraşlı Hüseyin çete şehitlerden sadece biri. Vurulduğunda şehit olurken nişanlısı Emu’ya yazdığı kanlı mektup bu müzede sergileniyor. Daha nice şehitler, nice gaziler var. Aile büyüklerimizden İbrahim Efendi de Maraş harbinden sonra Antep harbine koşup kahraman ve gazi olanlardan sadece biri. Harpten sonra gazi olarak Maraş’a dönen kahraman çetelerden nesillere aktarılmış nice hikayeler var. Ben doktorasını Maraş abası üzerine yapmış bir sanatçı-akademisyen olarak, komşumuz ve kardeşimiz Antep’in harbine katılmış tüm şehit ve gazi Maraşlı çetelerin sırtlarındaki Maraş abasını aziz biliyor, canları pahasına ortaya koydukları dayanışma, kardeşlik ve vatanseverlik ruhunu bu sergiyle baş tacı ediyorum. Ve Antep’teki vatan savunmamıza iştirak eden tüm şehit ve gazi dedelerimizi minnetle yad ediyorum. Bu çalışmaları, Anteb’in destansı direnişinde verilen omuz omuza mücadeleyi, gönül bağını, komşuluk hukuku ve kardeşliği saygıyla selamlama olarak hazırladım. Motifler, yalnızca desen değil, hafıza, kimlik ve kardeşliğin dili" ifadelerini kullandı. 15 eserlik özel koleksiyon, Gaziantep’in kurtuluş günü vesilesiyle 22-29 Aralık 2025 tarihleri arasında Gaziantep Panorama Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak.
40 yılda biriktirdiği Türk boy damgaları Safranbolu’da sergiledi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:39 40 yılda biriktirdiği Türk boy damgaları Safranbolu’da sergiledi Koleksiyoner emekli öğretmen Mustafa Gezici’nin 40 yılda topladığı Türk boyu damgalarının bazıları Safranbolu’nun UNESCO’ya kabul edilişinin 31. yılı etkinlikleri kapsamında açılan sergide ziyaretçilerle buluştu. Karabük’ün Safranbolu ilçesinin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 31. yılı, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı. Kutlamalar kapsamında, Tarihi Safranbolu Sempozyumu ile başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Etkinlikler çerçevesinde koleksiyoner ve emekli öğretmen Mustafa Gezici (61), 40 yılda topladığı 90 Türk boyu damgasından 39’unu katılımcılarla buluşturdu. "Türk Dilinin Sessiz Tanıkları: Türk Boy Damgaları" adıyla açılan sergide, Türk kültür ve tarihine ışık tutan damgalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin, Safranbolu’nun kültürel miras kimliğine katkı sağlamasının yanı sıra Türk boylarının tarihsel izlerinin tanıtılmasına da önemli katkı sağlıyor. Gezici, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Anadolu’da artık son aşamada hayvanlara vurulan damgalardır bunlar. Hayvancılığın artık çiftliklere çevrilmesi, köy hayvancılığının da çok azalması nedeniyle bunlar son 50 yıldır kullanılmaz oldu. Ama tarihin sessiz tanıklarıdır bu hayvan damgaları, Türk boy damgalarıdır" dedi. Şuana kadar yaklaşık 90 adet topladıklarını ifade eden Gezici, "Bunlar, Türklerin Anadolu’ya 1071’den daha önce geldiğine dair belgelerdir. Sessiz tanıklarıdır. Yılda yaklaşık 4 tane falan bulabiliyoruz. İşte 40 yıllık bir emektir bu yani. Kastamonu, Yozgat, Kayseri, Erzurum, Elazığ, Erzincan; bu bölgelerden topladık. Moğolistan’dan da gelen var. Bir arkadaş gönderdi; 3-4 tane de oradan var. Karşılaştırma açısından Moğolistan’dan geldi" diye konuştu. Gezici, "Büyükbaş hayvanların butlarına, küçükbaş hayvanların da kulaklarına vurulurdu. Yani Türkler ilk defa, şunu söyleyelim, hayvanlara kulak küpesinin ilk mucididir. Kime ait olduğu belli oluyor böylece. Ova ova, boy boy bellidir bunlar. Hatta iki kardeş boyun bile damgaları ayrıdır" ifadelerine yer verdi. (RB-
Bakan Ersoy: "Genel Okuyucu Dizisi’ ile başlatılan 100 kitaplık proje, özellikle gençlerin ‘tarih sıkıcı ve anlaşılmazdır’ algısını kıracak"
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:06 Bakan Ersoy: "Genel Okuyucu Dizisi’ ile başlatılan 100 kitaplık proje, özellikle gençlerin ‘tarih sıkıcı ve anlaşılmazdır’ algısını kıracak" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Genel Okuyucu Dizisi’ ile başlatılan 100 kitaplık bu proje, özellikle gençlerin ‘tarih sıkıcı ve anlaşılmazdır’ algısını kırmak üzere ve tarihimizin temel meselelerini herkese hitap ederek anlatacak şekilde tasarlandı" dedi. Türk Tarih Kurumunun 94 yıllık akademik üretimini geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla hazırladığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılına armağan olarak 100 eserden oluşan ‘Genel Okuyucu Dizisi’nin tanıtım toplantısı Ankara’da bulunan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda düzenlendi. İlk 27 kitabı okurla buluşan seri, hizmete açılacak olan kütüphanede tanıtıldı. Toplantıya, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, kurum başkanları, bürokratlar, akademisyenler ve davetliler katıldı. Açılış konuşmaları ile başlayan toplantı kurdele kesimi ile devam etti. "Genel Okuyucu Dizisi’ ile başlatılan 100 kitaplık proje, özellikle gençlerin ‘tarih sıkıcı ve anlaşılmazdır’ algısını kıracak" Genel Okuyucu Dizisi eserleri ile sadece yayın faaliyetinin değil, milli kimliğin ve kültürel varlığın geleceğini ilgilendiren önemli bir adımın resmi başlangıcının gerçekleştirildiğini belirten Bakan Ersoy, "İçinde bulunduğumuz dijital çağ bizlere sınırsız bilgiye erişim imkanı sunarken, aynı zamanda bilgi kirliliği ve yüzeysellik gibi büyük tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Sosyal medyada hızla tüketilen 15 saniyelik videolar, maalesef yüzlerce yıllık birikimi barındıran olayların anlaşılmasına engel oluyor. Bu ortamda Türk Tarih Kurumunun en büyük sorumluluklarından biri milletimizi, bilhassa genç kuşaklarımız ile gelecek nesillerimizi güvenilir bilimsel kaynaklarla buluşturmaktır. ’Genel Okuyucu Dizisi’ ile başlatılan 100 kitaplık bu proje, özellikle gençlerin ‘tarih sıkıcı ve anlaşılmazdır’ algısını kırmak üzere ve tarihimizin temel meselelerini herkese hitap ederek anlatacak şekilde tasarlandı. Her bir eser, modern yayıncılık standartlarına uygun, görsel açıdan zenginleştirilmiş ve gençlerin hızla okuyup kavrayabileceği bir akıcılıkta kaleme alındı. Bu proje, gençliğe şunu söylüyor: ’Tarih, senin hikayendir. Onu başkalarının çarpıtmasına izin verme, kendi kaynaklarından öğren.’ Tarih felsefesi açısından baktığımızda, bu serinin en önemli katkısı, ’geçmişi anlama yöntemini’ öğretmek olacaktır. Okuyucu sadece olayları değil olayların nedenlerini, sonuçlarını ve farklı perspektiflerini de öğrenme fırsatı bulacaktır. Bu da onlara sadece geçmişi değil, bugünü ve geleceği de doğru okuma yeteneği kazandıracaktır" şeklinde konuştu. "Bu 100 kitap, ülkemizin her bir ferdini ortak bir tarihi bilgi zemini etrafında birleştirecek" Kitabın dijital dünyanın geçici bilgilerine karşı kalıcı bir abide olduğunu vurgulayan Ersoy, "Bu 100 kitap, ülkemizin her bir ferdini ortak bir tarihi bilgi zemini etrafında birleştirecek, kültürel kimliği yeniden tanımlayacak bir hareket noktasıdır. Proje dahilindeki eserler, Türklerin Göç Yolları, Türk Kültür ve Sanatının İncelikleri, İlk Türk Topluluklarından Büyük Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Devletçiliğimiz, Tarihe Mal Olmuş Büyük Devlet Adamlarımız, Askeri Zaferlerimiz, İstiklal Mücadelelerimiz gibi özellikle gençlerin sorularına ve ilgi alanlarına cevap verecek şekilde seçilmiştir. Bu eserler, gençlerimizin tarih meselelerinde gerek gündelik hayatlarında gerekse uluslararası platformlarda özgüvenle konuşabilmesi için onlara sağlam bir arka plan bilgisi sağlayacaktır. Kendi tarihini ve kültürünü bilen bir gençlik, dünyayla rekabet edebilir" ifadelerini kullandı. "Sizlerin desteği, bu kitapların en ücra köşelere dahi ulaşması için hayati önem taşımaktadır" Projenin başarısının sadece Türk Tarih Kurumunun gayretine bağlı olmadığını dile getiren Bakan Ersoy, "Sizlerin desteği, bu kitapların en ücra köşelere dahi ulaşması için hayati önem taşımaktadır. Bürokrasiden ricamız bu eserlerin okullarda, kütüphanelerde, kamu kurumlarında kolayca erişilebilir kılınması için gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Unutmayalım ki bir ülkenin en büyük gücü, bilinçli ve okuyan bir halka sahip olmasıdır. Biz bu 100 kitapla söz konusu bilince destek olmak gayretindeyiz. Hepimiz tarihi ve kültürel zenginliğimizin, köklü birikimimizin farkındayız. Kitapların, bu zenginliğe açılan engin birer kapı olduğunu da biliyoruz. Bakanlık olarak bu bilinçle hareket ediyor, bağlı ve ilgili bütün kurumlarımızla tarihi ve kültürel varlığımızın her bir unsurunu ele alarak tanıtmak ve milletimizin istifadesine sunmak üzere aralıksız çalışıyoruz. Bununla birlikte, farklı kişi ve kurumların aynı hedefler doğrultusunda hayata geçirmek istedikleri projeleri de daima destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Türk Tarih Kurumumuzun; bilimsel yetkinliği, yayın kalitesi ve toplumsal sorumluluk bilinci ile bu sahada attığımız her adımda öncü olduğunu özellikle vurgulamak isterim" diye konuştu. Dört kattan oluşan yapıda her kat Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi kütüphaneleri olmak üzere bir kuruma ait kütüphaneden oluşuyor. Toplam 453 bin 435 materyal ve 200 kişi kapasiteli ortak okuyucu salonu bulunuyor. Kompleks bünyesinde ayrıca 16 adet tek kişilik çalışma odası ile yaklaşık 100 bin kitap kapasiteli raf alanları yer alıyor. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kütüphaneleri, ‘kutuphane.ayk.gov.tr’ adresi üzerinden de hizmet verirken, katalog taramaları ortak otomasyon sistemiyle gerçekleştiriliyor.
Osmangazi Belediyesi’nden kadınlara kültür gezisi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 12:33 Osmangazi Belediyesi’nden kadınlara kültür gezisi Bursa’nın merkez Osmangazi ilçesinde yaşayan vatandaşlar, Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kültür turları sayesinde Bursa’nın tarihi, turistik ve manevi değerlerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Kültür ve tarih bilincini artırmayı amaçlayan bu geziler, katılımcılara hem öğretici hem de keyifli anlar yaşatıyor. Kültürel faaliyetlere büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, ilçede yaşayan vatandaşların Bursa’nın köklü tarihini ve zengin kültürel mirasını yakından tanıyabilmesi için düzenli olarak kültür turları organize ediyor. Mahallelerden gelen yoğun talepler doğrultusunda Salı ve Perşembe günleri gerçekleştirilen kültür turlarına Osmangazili vatandaşlar büyük ilgi gösteriyor. Turlara katılan vatandaşlar, mahallelerinden otobüslerle alınarak, Bursa’nın tarihi noktalarında rehberler eşliğinde gezdiriliyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kültür turlarına katılan Yeşilova Mahallesi sakinleri, mahallelerinden otobüslerle alınarak günün ilk durağı olan Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi’ni ziyaret etti. Tarihin izlerini yakından tanıma fırsatı bulan katılımcılar, daha sonra Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ne geçerek rehber anlatımları eşliğinde Bursa’nın fetih sürecine yolculuk yaptı. Gezi programı kapsamında Sümbüllü Bahçe Konağı’nda verilen çay molasıyla kısa bir dinlenme fırsatı bulan kadınlar, ardından Zindan Kapı ve Macera Bursa Parkı’nı gezerek günü keyifli bir şekilde tamamladı. Kültür turunda katılımcılara Değirmen Park Sosyal Tesisleri’nde yemek ikramında da bulunularak, bu anlamlı gün hoş anılarla taçlandırıldı. "Keyifli Bir Gün Geçirdik" Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kültür turlarını çok keyifli bulduklarını ifade eden Yeşilova Mahallesi sakinleri "Böylesine güzel ve dolu dolu bir kültür gezisi düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz. Birçoğumuz bu gezi sayesinde gezdiğimiz yerleri ilk kez görme fırsatı bulduk. Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi ile başlayan gezimiz, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, Zindan Kapı ve Macera Bursa Parkı ile devam etti. Gezi boyunca yapılan ikramlar da bizleri çok mutlu etti. Gerçekten harika bir gün geçirdik" şeklinde konuştu. "Gezilerimiz Yoğun Talep Görüyor" Osmangazi ilçesindeki 136 mahallede yaşayan kadınlara Bursa’nın kültürel değerlerini tanıtmayı amaçladıklarını belirten Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Çözüm Ekibi personeli İlke İzmirli, Yeşilova Mahallesi’nden kadınlarla birlikte keyifli bir Bursa turu gerçekleştirdiklerini ifade etti. Gezilerin yoğun talep gördüğünü belirten İzmirli, "Gezilerimiz kapsamında Bursa’nın tarihi, turistik ve manevi değerlerini yakından görme fırsatı buluyoruz. Rehberler eşliğinde ziyaret ettiğimiz noktalarda katılımcılar hem kentin tarihini öğreniyor hem de güzel vakit geçiriyor. Mahalle sakinlerimizin bu turlardan büyük keyif alması bizleri de son derece mutlu ediyor" açıklamalarında bulundu. "Başkan Erkan Aydın’a Çok Teşekkür Ederiz" Osmangazi Belediyesi’nin kendilerine her zaman destek olduğunu söyleyen Yeşilova Mahallesi Muhtarı Özlem Usta ise, "Bu anlamlı geziyi bizlere kazandıran Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Böyle aktiviteler vatandaşları çok mutlu ediyor. Bugün Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi’ni, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ni, Zindan Kapı ile Macera Bursa Parkı’nı gezdik. Sümbüllü Bahçe Konağı ve Değirmen Park Sosyal Tesisleri’nde çay ile yemek ikramında bulunuldu. Böyle güzel etkinliklerin artarak devem etmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Dilimizin Zenginlikleri Projesi’nde en iyi cümle ve afişler belli oldu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 12:28 Dilimizin Zenginlikleri Projesi’nde en iyi cümle ve afişler belli oldu Aydın’da ilkokul ve ortaokullar arası düzenlenen "En İyi Cümle ve Afiş Yarışması" sonuçlanırken, kazanan isimler de belli oldu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2025-2026 eğitim öğretim yılı kapsamında yürütülen "Dilimizin Zenginlikleri Projesi" çerçevesinde, Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen "En İyi Cümle/Afiş Yarışması" tamamlandı. İlkokullarda "Okumanın Gücü", ortaokullarda ise "Sevgi ve Hoşgörünün Önemi" konularında gerçekleştirilen yarışmada öğrenciler, Türkçenin zengin anlatım gücünü yansıtan çalışmalarıyla değerlendirmeye alındı. Yarışma sonucunda ilkokul kategorisinde Buharkent İstiklal İlkokulu öğrencisi Aysima Miray Öztürk, Sultanhisar Gazi Mustafa Kemal İlkokulu öğrencisi Merve Özbek ve Çine Atatürk İlkokulu öğrencisi Erba Şeker dereceye giren isimler oldu. Ortaokul kategorisinde ise Çine Akçaova Ortaokulu öğrencisi Beril Karaaslan, Köşk Çiftlik Ortaokulu öğrencisi Elif Naz Küçük ile Germencik Mursallı Sabahattin Oğuz Ortaokulu öğrencisi Hülya Kara başarı gösterdi. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Yarışma sürecindeki kıymetli emekleri için tüm öğrencilerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Üstün başarı göstererek dereceye giren öğrencilerimizi tebrik ediyor, akademik ve sosyal hayatlarında başarılar diliyoruz" ifadeleri yer aldı.
"Hacivat-Karagöz", genç kuşaklarla perde açtı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 12:27 "Hacivat-Karagöz", genç kuşaklarla perde açtı Türk kültürünün en önemli figürlerinden "Hacivat-Karagöz", Samsun’da üniversite ve lise öğrencileriyle buluşarak kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılmasına sahne oldu. İlkadım Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Türk Edebiyatı ve Şiiri Araştırmaları Topluluğu (TEŞAT) iş birliğinde hazırlanan "Hacivat-Karagöz Gölge Oyunu" etkinliği, OMÜ’de üniversite öğrencileriyle, 19 Mayıs Lisesi’nde ise liseli gençlerle buluşturuldu. 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınan Karagöz, genç izleyicilerden yoğun ilgi gördü. "Köklü bir geçmişe sahip" Karagöz’ün korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "2009 yılında UNESCO ‘İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili’ Listesi’ne kaydedilen, Türk mizah anlayışının estetik değerlere göre biçimlendiği, kültürel belleğin zenginliğini ve çeşitliliğini gösteren bir aktarımı ve geleneksel gösteri sanatlarının önemli bir dalı olan Karagöz’ü gençlerimizle buluşturduk. Kültürümüzün ve geleneksel sahne sanatlarımızın en önemli figürlerinden olan Karagöz’ü kültür aktarımının önemli bir unsuru olarak görüyor ve bu noktada gençlerimize ulaştırıyoruz. Bu kapsamda, Hayali Kemal Ata Gür tarafından Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve 19 Mayıs Lisesi’ndeki öğrenci kardeşlerimize gösteri sunuldu. Yalnızca bir eğlence aracı olmayıp, aynı zamanda kültürel kimliğin korunmasına katkı sunan önemli bir sanat dalı olarak kabul edilen gölge oyunu karakterlerimiz Hacivat ve Karagöz’ü, Bizim Mahalle etkinliklerimizde sokaklarımıza da tanıtma fırsatı yakalamıştık. İlkadım Belediyesi olarak düzenleyeceğimiz bazı etkinliklerde, faaliyetlerde ve gösterilerde Karagöz’e yer vererek Türk mizahının köklü geçmişini ve bu değerli kültürel zenginliğimizi geleceğe taşımayı sürdüreceğiz. Bu buluşmanın hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.
Şarkıcı Melis Fis, 8. Isparta Kitap Fuarı’nda hayranlarıyla buluştu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:49 Şarkıcı Melis Fis, 8. Isparta Kitap Fuarı’nda hayranlarıyla buluştu 8. Isparta Kitap Fuarı’na özel konuk olarak katılan şarkıcı Melis Fis, hayranlarıyla buluştu, posterlerini imzaladı. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği Melis Fis, müziğiyle olduğu kadar samimi tavırlarıyla da büyük beğeni topladı. 8. Isparta Kitap Fuarı, kitap kokularının arasında dolu dolu etkinliklerle devam ediyor. Fuarın 5’inci gününe Türk pop müziğinin genç yıldızlarından, ünlü şarkıcı Melis Fis, 8. Isparta Kitap Fuarı’nda imza gününe katıldı. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği Melis Fis, posterlerini hayranları için imzaladı, onlarla bol bol fotoğraf çektirdi. Melis Fis, imza etkinliği öncesinde çocuklarla ‘Kara Kedi’ şarkısını da seslendirdi. Etkinliğin sonunda Isparta Belediye Meclis Üyesi Mahmut Oğuz Bozkır, Melis Fis’e gül tablosu hediye etti. "Şarkılarını severek dinliyoruz" Uzun kuyruklar oluşturan çocuklar sevdikleri şarkıcı Melis Fis’ten imza aldıktan sonra duygularını paylaştı. Melis Fis’i gördükleri için çok mutlu olduklarını dile getiren çocuklar, "Melis ablayı uzun zamandır takip ediyoruz, şarkılarını çok severek dinliyoruz. Kendisinden imza aldık ve fotoğraf çektirdik. Melis ablayı davet ettiği için belediye başkanımıza teşekkür ederiz" dediler. Melis Fis: "Katılımcıların enerjisi ve coşkusu muhteşemdi" 8. Isparta Kitap Fuarı’na katılmaktan dolayı duyduğu memnuniyetini ifade eden Melis Fis, "Isparta Belediye Başkanı’nın daveti üzerine kitap fuarına geldim. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Fuar etkinliği benim için muhteşem geçti. Katılımcıların enerjisi ve coşkusu muhteşemdi" diye konuştu.
KBÜ’de bağımlılıkla mücadeleye sanat dokunuşu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:18 KBÜ’de bağımlılıkla mücadeleye sanat dokunuşu Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) çerçevesinde, "Bağımlılıkla Mücadelede Sanatın İyileştirici Gücü" temalı proje sergisi düzenlendi. Karabük Üniversitesi’nde ÜNİDES kapsamında açılan sergide, bağımlılıkla mücadelede sanatın iyileştirici ve dönüştürücü yönleri ele alındı. KBÜ Sanatla Terapi ve İyi Oluş Kulübü tarafından hazırlanan serginin danışmanlığını Doç. Dr. Eda Öz Çelikbaş, koordinatörlüğünü ise KBÜ mezunu Selcan Tunç üstlendi. Sergi, Karabük Üniversitesi Kamil Güleç Kütüphanesi Sergi Alanı’nda ziyarete açıldı. Serginin açılışına KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Suat Altun, Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Civa, Resim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Meral Batur ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü öğrencileri ile kulüp üyeleri tarafından hazırlanan eserlerde, bağımlılıkla mücadelede sanatın iyileştirici, dönüştürücü ve umut verici yönleri işlendi. Sergiyi gezen ziyaretçiler, toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan eserler aracılığıyla duygusal yönü güçlü bir sanat deneyimi yaşadı. Sergi, gençlerin sanat yoluyla sosyal sorunlara dikkat çekme potansiyelini de ortaya koydu. Proje Koordinatörü Selcan Tunç, ÜNİDES desteğiyle yürütülen çalışmaya ilişkin yaptığı açıklamada, gençlerin iyi oluş hâlini desteklediklerini belirterek, "Sosyal sorumluluk bilincini güçlendirmeyi ve sanatın iyileştirici gücüyle toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz" dedi.
Sivas’ın silüetini yeniledi, şehrin her yerinden görülebiliyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:00 Sivas’ın silüetini yeniledi, şehrin her yerinden görülebiliyor Sivas’ta şehir merkezinde inşa edilen Merkez Camisi bitme noktasına geldi. 4 minareli büyük cami şehrin her yerinden görülebilirken Sivas’ın silüetini yeniledi. Sivas’ta şehir merkezinde yapımına 2020 yılında başlanılan Merkez Camisi hayırseverlerin destekleriyle bitme noktasına geldi. 17 bin metrekare alanda inşa edilen 4 minareli caminin dış işlemleri büyük oranda bitti. İçerisindeki işlemler ve çevre düzenleme çalışmaları süren caminin hayırseverlerin devam eden destekleriyle kısa sürede tamamlanması hedefleniyor. Şehir meydanıyla bitişik inşa edilen caminin kapalı alanında 2 bin 400 kişi aynı anda namaz kılabilecek. Gece aydınlatmaları da tamamlanan cami şehrin her noktasından rahatlıkla görülebiliyor. Cami henüz hizmete açılamasa da tamamlanma aşamasındaki dış yapısı ile şehrin silüetinde yerini aldı. Kaya Erdoğan yapımı devam eden caminin Sivas’ın gurur duyacağı bir eser olduğunu belirtip, "Sivas için güzel bir iş, gayet güzel, her taraftan gözüküyor. Çok muazzam. Hem turizm açısından hem diğer konularda Sivas’ın bir gururu oldu. Camiyi takdir ediyoruz, emeği geçenlere, elini taşın altına koyanlara teşekkür ediyorum" dedi. Kadir Küpeli ise artık Sivas’ın da 4 minareli bir camisi olduğunu ifade edip, "Bütün şehirlerde dört minareli cami var, bizim de oldu. Şehrimizin bir simgesi haline gelecek ve geldi de. Yapılan her şey güzeldir, eleştiri olmasın. Çok güzel bir şey, her taraftan görülüyor. Kardeşler Tepesi’nden de görülüyor, Merakum’dan da görülüyor. Şehrimizin imajı oldu, çok güzel bir şey. İstanbul’un Fatih Camisi varsa Sivas’ın da Merkez Camisi var" şeklinde konuştu. Orhan Kaya ise camiyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Memlekete, millete hayırlı olsun. Cemaati bol olsun. Süslü camilerin önemi yok, önemli olan kaliteli, samimi mümin kulların içinde saf tutması."