KÜLTÜR SANAT
Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" 01 Ocak 2026 Perşembe - 17:44:50 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.
01 Ocak 2026 Perşembe - 16:09 Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık ’Manisa’ fotoğraf sergisine hazırlanıyor Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık, "Manisa" temalı fotoğraf sergisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Varlık, sergi kapsamında Manisa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerini objektifiyle belgeleyerek kentin görsel hafızasına katkı sunmayı hedefliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek serginin, Manisa merkezde ve ilçelerde sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor. Sanatçı, çektiği fotoğraflarla "Şehzadeler Şehri" Manisa’nın zengin kültürel mirasını gözler önüne serecek. Hayatının 55 yılını fotoğrafa ayıran 73 yaşındaki Ali Hikmet Varlık, 1970 yılından bu yana fotoğraf sanatıyla ilgileniyor. İstanbul’da, Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından Gültekin Çizgen’in Fotoğraf Atölyesi’nde çalışan Varlık’ın biyografisi ve fotoğrafları; Ana Britannica Ansiklopedisi, Comton’s Genel Kültür Ansiklopedisi, Türkiye’de Kim Kimdir Ansiklopedisi, Temel Britannica Ansiklopedisi, Görsel Genel Kültür Ansiklopedisi, İstanbul Ansiklopedisi ile Plastik Sanatçılar Ansiklopedisi gibi birçok önemli kaynakta yayımlandı. Ali Hikmet Varlık, Türkiye’nin ilk fotoğraf müzesi olan Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi ve Mi. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığının kurulmasında da önemli rol oynadı. Sanatçı, Balıkesir Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nin (BASAF) kurucu yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldı. Manisa fotoğraf sergisine ilişkin değerlendirmede bulunan Varlık, "Şehzadeler Şehri Manisa’nın fotoğraflarını çekerek Manisalı sanatsever hemşehrilerime sunmaktan büyük gurur duyacağım" dedi. Manisa ve ilçelerinde de çekimler yapacak olan Varlık’ın fotoğraf sergisinin ilkbaharda açılacağı öğrenildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:14 Mersin’de 2026 coşkusu sokaklara taştı Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılını karşılamak amacıyla Özgecan Aslan Barış Meydanında düzenlediği ’Yılbaşı Sokak Partisi’, Mersinlilere unutulmaz bir gece yaşattı. Rengarenk ışıklar, müzik ve dans gösterileriyle adeta festival havasında geçen etkinlikte, 7’den 70’e binlerce vatandaş yeni yıla coşku içinde girdi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen etkinlikte Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılını birbirinden renkli organizasyonlarla uğurlarken, 2026 yılına da büyük bir heyecanla "merhaba" dedi. Aralık ayı boyunca Yılbaşı Pazarı, sokak etkinlikleri ve konserlerle kent genelinde yılbaşı atmosferi oluşturan Büyükşehir Belediyesi, yılın son gecesinde de Mersinlilerin hafızalarında iz bırakacak bir organizasyona imza attı. Mersinlilerden yeni yıla coşkulu ‘merhaba’ Özgecan Aslan Barış Meydanında düzenlenen ’Yılbaşı Sokak Partisi’nde DJ Mustafa Cengiz performansıyla eğlence başlarken, DetoxBand sahne alarak coşkuyu zirveye taşıdı. Latife Güler Dans Grubunun gösterileriyle 2025’e veda eden vatandaşlar, gecenin finalinde Nihat Sırdar ile 90’lar Kafası etkinliğiyle geçmişe keyifli bir yolculuk yaptı. Saatler boyunca yerli ve yabancı şarkılar eşliğinde dans eden Mersinliler, yeni yılın ilk dakikalarını meydanı dolduran coşkulu kalabalıkla birlikte karşıladı. Büyükşehir ekipleri yılbaşı gecesi sahadaydı Mersin Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içerisinde girebilmesi için tüm birimleriyle yılbaşı gecesi görev başında yer aldı. Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri olası olumsuzluklara karşı sahada hazır beklerken, Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından toplu taşımada ek seferler düzenlendi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri ise acil durumlara karşı müdahale için hazır bulundu. Belediyenin tüm birimlerinin koordineli çalışmasıyla yılbaşı gecesi sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Vatandaşlardan teşekkür Etkinliğe katılan vatandaşlardan Güzin Türkmen, "Harika bir etkinlik, Vahap Seçer Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Yeni yılda sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum" derken, ilk kez bu tür bir etkinliğe katıldığını belirten Evin Dolma ise "Etkinliği çok beğendim, güvenlik mükemmeldi. Huzurlu bir yaşam istiyorum" ifadelerini kullandı.
Şehir tiyatrosu sezonu üç oyunla açıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:56 Şehir tiyatrosu sezonu üç oyunla açıyor Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ekim ayında ikisi yeni olmak üzere toplam üç oyunla perdelerini açıyor. Yaz sezonu boyunca yoğun bir prova süreci geçiren Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezonda seyircisiyle buluşmaya hazır. Sezonun ilk oyunu, 17 Ekim Cuma günü sahnelenecek. Oyunlar her cuma akşamı saat 20.30’da tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek. Geçtiğimiz sezon mart ayında sahnelenmeye başlanan, Aziz Nesin’in yazdığı, Cansın Türkdoğan’ın yönettiği ve Oğulcan Çelik ile Gül Yalçınkaya’nın rol aldığı "Çiçu" oyunu, 17 Ekim Cuma günü, saat 20.30’da sezonun açılışını yapacak. İki yeni oyun seyirciyle buluşuyor Sezonun ikinci oyunu olan "Cambazın Cenazesi", 24 Ekim Cuma akşamı prömiyer yapacak. Firuze Engin’in yazdığı, Cansın Türkdoğan’ın yönettiği ve Oğulcan Çelik ile Sertaç Aydın’ın rol aldığı bu tek perdelik güldürü, geleneksel tiyatrodan ilham alınarak günümüze uygun olacak şekilde sahnelenecek. Güncel mesajlar, taşlamalar ve eleştiriler ışığında bu eğlenceli yapım, izleyicilere keyifli anlar yaşatacak. 31 Ekim Cuma akşamı ise; Peter Quilter’ın yazdığı, Ziba Türk Ateş’in yönettiği, Sertaç Aydın, Oğulcan Çelik ve Cansın Türkdoğan’ın rol aldığı "Bir Film Yıldızının Dilemması" adlı oyun prömiyer yapacak. Ünlü bir Hollywood yıldızının hayatı üzerinden insanların bulundukları yeri korumak adına ne kadar ileri gidebileceklerini inceleyen bu enerjik, modern ve eğlenceli yapım da sezonun dikkat çeken oyunları arasında yer alacak. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, sekizinci tiyatro sezonunda tüm sanatseverleri salonları doldurmaya ve sanatı birlikte paylaşmaya davet ediyor.
‘Muhafızlar: Gizli Proje’ dizisi Tivibu’da ekrana geliyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:29 ‘Muhafızlar: Gizli Proje’ dizisi Tivibu’da ekrana geliyor Tivibu, ekim ayında Fransız yapımı yeni dizi ‘Muhafızlar: Gizli Proje’yi ekrana getiriyor. 1’inci Dünya Savaşı’nda ‘Süper askerler’ üretme çabasını konu alan ve 30’dan fazla ülkeyle beraber yayına girecek bilim kurgu dizisi, Türkçe alt yazı ve dublaj seçenekleriyle platformda yerini alıyor. Son dönemde Kod Adı: Paris, Kasparov ve Deep Blue: Rövanş, Sherlock ve Kızı, 80 Günde Devriâlem gibi başarılı yapımları dizi seçkisinde toplayan Tivibu, tarih ve bilim kurgu temalarıyla öne çıkan ‘Muhafızlar: Gizli Proje’yle izleyicilere farklı bir deneyim sunuyor. Sinema ve Süper Paket aboneleri, beğenilen yerli ve yabancı dizilere diledikleri zaman erişebiliyor. Tarihsel gerçeklik ile bilim kurguyu bir araya getiren dizi, 1’inci Dünya Savaşı döneminde geçen Fransız ordusunun gizli bir deneyle ‘süper askerler’ üretme çabasını konu alıyor. Savaşta ağır yaralanan Fransız asker Gabriel Ferraud’un gizemli bir şekilde yeniden cepheye dönmesiyle başlayan hikâye, insanlık ile canavarlık arasındaki çizgiyi sorgulatan sürükleyici bir anlatım sunuyor. 1 Ekim itibarıyla Tivibu platformunda olacak dizi, açılışını ilk iki bölümüyle yapacak. Toplam 8 bölümden oluşan ‘Muhafızlar: Gizli Proje’, takip eden haftalarda global yayının hemen ardından yeni bölümleriyle platform izleyicileriyle buluşmaya devam edecek. Dizi, Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle platform ekranlarında izlenebilecek.
Türk sineması Balkanlarda: Belgrad Türk Film Günleri başlıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26 Türk sineması Balkanlarda: Belgrad Türk Film Günleri başlıyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve T.C. Belgrad Büyükelçiliği iş birliğiyle düzenlenen Belgrad Türk Film Günleri, 2-5 Ekim tarihleri arasında Belgrad’da gerçekleştirilecek. Güncel Türk sinemasının tematik ve estetik çeşitliliğini güçlü bir şekilde yansıtan seçkisiyle Sırbistan seyircisine hitap etmeyi amaçlayan etkinlik kapsamında dört gün boyunca "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri", "Ölü Mevsim", "Hakkı" ve "Akıldan Kalbe" filmleri Belgrad’daki Kinoteka salonlarında ücretsiz olarak izlenebilecek. 2 Ekim’deki resepsiyonla başlayacak etkinliğin ardından Türkiye’nin 2026 Oscar adayı "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri" gösterilecek. Yönetmen Murat Fıratoğlu film sonrası izleyiciyle buluşacak. 3 Ekim’de, yönetmen Doğuş Algün’ün imzasını taşıyan "Ölü Mevsim" filmi seyirciyle buluşacak. Gösterimin ardından filmin başrol oyuncusu Ece Yaşar ve yönetmen Doğuş Algün, filmin ortaya çıkış sürecine dair deneyimlerini seyircilerle paylaşacak. Etkinliğin üçüncü gününde, yönetmen Hikmet Kerem Özcan’ın yönettiği "Hakkı" filmi Belgradlı izleyicilerle buluşacak. Film gösteriminin ardından yönetmen Hikmet Kerem Özcan, katılımcıların sorularını yanıtlayacak. 5 Ekim’de ise Özer Feyzioğlu’nun "Akıldan Kalbe" filmiyle birlikte "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri" yeniden gösterilecek ve etkinlik sona erecek. Belgrad Türk Film Günleri, Türk sinemasının Balkanlardaki görünürlüğünü artırmayı ve kültürel iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Hatay’da 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi keşfedildi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:06 Hatay’da 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi keşfedildi Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Karahüyük Mahallesi’ndeki Tell Kurdu Höyüğünde yürütülen kazılarda, günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi gün yüzüne çıkarıldı. Kazı Başkanı Arkeolog Doçent Dr. Rana Özbal, ölçülebilir nitelikte olan ayak izlerinden birinin 38 numara olduğunu ve diğerinin daha büyük olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle 2022 yılında Tell Kurdu Höyüğü’nde başlatılan kazı çalışmaları Arkeolog Doçent Rana Özbal öncülüğünde devam ediyor. Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Amik Ovası’ndaki kazı çalışmalarında M.Ö. 5 bin 200 yılına uzanan tabaklarda 5 insan ayak izi gün yüzüne çıkarıldı. Radyokarbon tarihleme yöntemiyle 7 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edilen ayak izlerinin 3 boyutlu taramaları yapıldı. 3 yıldır ekibiyle birlikte yaptıkları kazılar ardından ayak izlerini keşfeden Arkeolog Doçent Dr. Rana Özbal, ayak izlerinin çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildiğini ve o tabakanın günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait olduğunu tespit ettiklerini söyledi. "Ayak izleri, çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildi" Bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Dr. Rana Özbal, "Tell Kurdu Höyüğünde kazı çalışmaları 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle başladı. Cumhurbaşkanlığının onayıyla üçüncü nesil olarak kazı çalışmalarını yürütüyoruz. Burası daha önce 1930’lu ve 1990’yılının ortalarında kazılmıştı. Ben de üçüncü nesil olarak yapılan çalışmaların başındayım. Tarih öncesi dönemleri özelliklede M.Ö. 5 ila 6 bin yıl öncesini araştırmaktayız. Ayak izleri bu yılki kazılarımızda gün yüzüne çıktı. Bu ayak izlerinden ilk önce birini bulduk ve aynı dolgu içerisinde 5 farklı ayak izi olduğunu tespit ettik. Ayak izleri, çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildi. O tabakanın günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait olduğu radyokarbon tarihlemeyle tespit ettik. Bunların hepsinin 3 boyutlu taramalarını yaptık. Ayak izlerinden bir tanesi 38 numara ebadında diğeri daha büyüktü. Öğrencilik yıllarım Hatay’da geçti. Doktora tezimi de bu höyüğün üzerine yazdım. Hatay’da yıllar sonra tekrar kazı yapma imkanı buldum. Böyle bir şey bulmakta gerçekten onur ve gurur verici oldu. Burayı da dikkatli kazıyoruz ve bulmuş olmak gerçekten mutluluk vericiydi. Bu sene Temmuz ayında başlayan kazilarımız bir kaç hafta daha devam edecek. Burada ‘Geç Neolitik’ dediğimiz, insanlığın yerleşik hayata geçtiği dönemin son dönemleri ve ‘Erken Kalkolitik’ ise devletleşmeye gidilen dönemlerin ilk aşamalarını araştırmaktayız. İnşallah daha güzel şeyler de çıkacak" ifadelerini kullandı.
Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:02 Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu Elazığ’ın Baskil ilçesinde, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı zirvesinde yer alan bin yıllık olduğu tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. ELDAK üyeleri, zorlu 7-8 kilometrelik bir yürüyüşle manastıra ulaştı ve çevresindeki su sarnıçları ile mezarları fotoğrafladı. Elazığ’ın Baskil ilçesinde, 10. yüzyılda Süryaniler tarafından inşa edildiği tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Suyatağı Köyü Işıklar mezrası sınırlarında, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı’nın zirvesinde yer alan manastır, çevresindeki su sarnıçları, mezar ve kalıntılarıyla bin yıllık geçmişin izlerini koruyor. Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü (ELDAK) üyeleri, düzenledikleri yürüyüşle manastıra ulaştı. Yaklaşık 8 kilometrelik ve zorlu bir parkurdan geçilerek ulaşılan manastır, hem doğa hem de tarih tutkunları için unutulmaz bir deneyim sundu. Katılımcılar, yapının görkemli kalıntılarını ve çevresindeki doğal manzarayı fotoğraflayarak belgeledi. Doğa ve tarih tutkunları, Mor Ahron Manastırı gibi tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve daha güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Tomisa Kalesi ve Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret eden kafile, tarihi ve dini mekan bölgelerinin bakımsız ve ulaşım noktalarında eksikliklere dikkat çekerek ilgili kurumların gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiğini vurguladı. "Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri" Kulüp olarak önemli ve anlamlı bir gezi gerçekleştirdiklerini ifade eden ELDAK Spor Kulübü Başkanı Murat Bahçeci, "Bugün, Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü üyeleri olarak Baskil ilçesi Işıklar mezrasına, Mor Ahron Manastırı’nı ziyaret etmek için geldik. Öncesinde Kömürhan Köprüsü civarındaki Tomisa Kalesi’ni de gördük. Urartu döneminden kalma bir uç kale olduğu belirtiliyor. Tarihi yerleri görebilmek amacıyla bu geziye çıktık. Bakımsız ve yol olmamasına rağmen orayı gördük ve burayı fotoğrafladık. Daha sonra Şeyh Hasan Köyü’ndeki Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret ettik, bölgeyi inceledik. Ardından Işıklar mezrasında yaklaşık 2 saatlik yürüyüşle, 400 metre kadar irtifa kazanarak manastıra ulaştık. Manastırın tarihi eski süreçlerden gelmekte ve bu bölge kutsal bir dağ olarak biliniyor. Bu nedenle manastırın buraya yapıldığına dair bilgiler mevcut. Manevi atmosferi, manzarası ve Fırat Nehri’ne yakınlığıyla burası özel ve güzel bir yer. Ancak ulaşım ve işaretlemeler açısından geliştirilmesi gerekiyor. Başlangıçta tabelalar ve işaretlemeler yapılırsa daha geniş kitleler burayı rahatlıkla görebilir. Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri. Biz de kulüp olarak buraya gelip insanlara Elazığ’ın tarihi ve doğal güzelliklerini göstermeye çalışıyoruz" dedi. "Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur" Yürüyüşe katılanlardan Murat Karakoç ise "Öncelikle Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü ekibine böyle bir etkinliği gerçekleştirdiği için teşekkürlerimi sunuyorum. Bekar memurların hayatı bellidir. Dolayısıyla evde oturup reels kaydırmaktansa böyle bir etkinliğe katılmayı tercih ettim. Çünkü doğayla iç içe olmayı seviyorum. Bugün burada bin 696 yıllık mabedin içindeyiz. Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur. Şunu da belirteyim ki burası Elazığ’ın Baskil ilçesinde bulunan bir manastır ve bin 696 yılı önce yapılmıştır. Ben bir Elazığlı olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, gerek memleketlerim olsun gerek Türkiye Cumhuriyeti halkını gelip görmeleri için buraya davet ediyorum. Çünkü böyle tarihi eserlere bizim millet olarak sahip çıkmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Bölgenin en büyük müzesi Cizre’de açılıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:30 Bölgenin en büyük müzesi Cizre’de açılıyor Şırnak’ın Cizre ilçesinde restorasyon çalışmaları tamamlanan Hamidiye Kışlası, Cizre Müzesi olarak hizmete açılıyor. Sultan II. Abdülhamid döneminde 1890-1909 yılları arasında Dicle Nehri kenarında inşa edilen Hamidiye Kışlası, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından müze olarak kapılarını açacak. Toplam 35 dönümlük alana yayılan müze, Şırnak’ın en büyük müzesi olacak. Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile müze yetkilileri, sahada eserlerin teşhir ve tanzim çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede farklı zamanlarda çıkartılan, bulunan ve İstanbul, Ankara, Mardin, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Kilis müzelerinde sergilenen birçok eser de Cizre’ye getirildi. Bu eserler Cizre Müzesi’nde halka açık olarak arkeolojik, etnografik, Ebu’l-iz El Cezerî ve Mem u Zin olarak dört ayrı salonda sergilenecek. Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürü Celal Baz, "Hamidiye Kışlası, II. Abdülhamit döneminde yapılan tarihi bir yapı olup, bugün Cizre Müzesi binası olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Müzenin içerisinde etnografik ve arkeolojik eserler yer almakta, açılış çalışmaları ise devam etmektedir. Birkaç teknik eksikliğin kısa sürede tamamlanması planlanıp, müzenin en yakın zamanda hizmete açılması hedefleniyor. Bugüne kadar bölgemizden çıkarılan etnografik ve arkeolojik eserler Batman, Mardin, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Ankara ve İstanbul’daki müzelerde korunuyordu. Ancak bu eserlerin büyük bölümü geri getirilerek, Cizre Müzesi’ne yerleştirildi. Şu an yaklaşık bin 800 civarında etnografik ve arkeolojik eser sergilenmeye hazır durumda bulunuyor. Tefrişat çalışmaları sona yaklaşırken, peyzaj düzenlemelerinde de son aşamaya gelindi. Müzenin çok yakında halkın ziyaretine açılması bekleniyor" dedi.
Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi’nden Gazze için duygu yüklü klip
30 Eylül 2025 Salı - 20:20 Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi’nden Gazze için duygu yüklü klip Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi tarafından hazırlanan "İnsanlık Ölmesin" temalı müzik klibi, sadece Kütahya’dan değil, tüm Türkiye’den yükselen ortak bir dua haline geldi. Klipte, "İnsanlık ölmesin, çocuklar ölmesin. Gazze’de bir çocuk ölürse, insanlığın vicdanı da ölür" mesajı verildi. Öğrenciler ve öğretmenlerin katkılarıyla hazırlanan klip, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Katliamın ortasında kalan masum çocukların yaşadığı acıları konu alan klip, izleyenlerin yüreğine dokundu. İsrail’in uyguladığı zulmün yıkıcı etkileri, çocukların masumiyetiyle tezat oluşturacak şekilde işlendi. Sanatın diliyle barış ve merhamet çağrısı yapılırken, Gazze’deki çocukların ve savunmasız insanların yalnız bırakılmaması gerektiği güçlü bir şekilde vurgulandı. Okul Müdürü Ahmet İren yaptığı açıklamada, "Amacımız, öğrencilerimizi akademik olarak hayata hazırlarken aynı zamanda onları ahlaki ve evrensel değerlere sahip çıkacak şekilde yetiştirmektir. Haksızlığa karşı susmamayı, zulüm kimden gelirse gelsin karşı çıkmayı öğretmek biz eğitimcilerin asli görevidir. Bu klipte de öğrencilerimizin, dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan insanların sesi olmalarını istedik" ifadelerini kullandı. İren ayrıca, klibin hazırlanmasında emeği geçen müzik öğretmenleri Serkan Saruhan, Hakan Dağ ve öğrencilere teşekkür etti.
Kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble’den Zerzevan Kalesi’nde unutulmaz konser
30 Eylül 2025 Salı - 19:42 Kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble’den Zerzevan Kalesi’nde unutulmaz konser Diyarbakır’ın tarihi mirasının simgelerinden Zerzevan Kalesi’nde kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble unutulmaz bir konser verdi. DÜ ve Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenecek etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen kadın müzik topluluklarından Allegra Ensemble sahne alacak. 2005 yılından bu yana müzik dünyasında önemli bir yere sahip olan Allegra Ensemble, adını İtalyanca’da "neşeli topluluk" anlamına gelen Allegra kelimesinden alıyor. Topluluk, sekiz kadın sanatçıdan oluşuyor ve farklı enstrümanları ustalıkla icra ederek müzikte zengin bir çeşitlilik sunuyor. Dünya müziğinden gelen ezgileri yorumlayarak dinleyicilerine kültürler arası eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Topluluk, Roman’ın doğudaki son garnizonu olan ZerzeVAN Kalesi’nde davetlilere unutulmaz konser sundu. Konsere ilişkin açıklamada bulunan Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi’nde tarihle sanatı bir araya getirdiklerini söyledi. 8 ünlü sanatçı Allegra grubunun burada dünyanın birçok farklı ezgilerini bu mistik atmosferde seslendireceğini belirten Coşkun, "Daha önce Zerzevan Kalesi’nde bale ve opera festivali yapmıştık. Bu da ikinci büyük etkinliğimiz olacak. Gerçekten tarihle sanat ve tarihle müzik bir arada olacak. Bu unutulmaz atmosferi gün batımı eşliğinde izleyeceğiz" dedi. Zerzevan Kalesi’nde sanatsal etkinliklerin devam edeceğini ifade eden Coşkun, "Zerzevan Kalesi ve Mitras kutsal alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde ve önümüzdeki yılında UNESCO adayı. UNESCO heyeti geldi, gerekli incelemelerde bulundu. Özellikle sosyal, kültürel ve bu tip sanatsal etkinliklere UNESCO‘da son derece sıcak bakıyor, destekliyor. Biz, bu tarihi alana hiçbir zarar vermeyecek şekilde bu etkinlikleri düzenliyoruz. 2026 yılında da inşallah UNESCO listesine asıl listeye ve Türkiye’deki 23. dünya mirası olarak listeye kaydedilmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Isparta’nın gül kokusu İstanbul’a taşındı
30 Eylül 2025 Salı - 16:51 Isparta’nın gül kokusu İstanbul’a taşındı Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, ikinci büyük İstanbul buluşmasında kentte yaşayan Ispartalılarla bir araya geldi. Isparta’nın yöresel düğün yemeğinin ikram edildiği programa İstanbul’da yaşayan Ispartalılar yoğun katılım gösterdi. Sanatçı Ertuğrul Kiraz’ın da şarkılarıyla buluşmaya renk kattığı programda konuşan Başkan Başdeğirmen, her zaman Isparta için en iyisini yapmaya çalıştıklarını belirtti. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde geçen yıl ilk kez düzenlenen büyük İstanbul buluşması bu sene ikinci kez gerçekleştirildi. İstanbul’daki Ispartalı köy, belde ve ilçe derneklerinin bir araya gelerek oluşturduğu Isparta Gönül Birliği Derneği’nin organizasyonunda Başkan Başdeğirmen, İstanbul’da yaşayan Ispartalılarla bir araya geldi. Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı’nda pazar günü gerçekleşen buluşmada memleket hasreti çeken Ispartalılara kabune pilav ve helvanın yer aldığı yöresel düğün yemeği ikram edildi. Program öncesi kazanlar kuruldu, ateşler yakıldı ve Isparta’ya özgü düğün yemeği pişirildi. Program yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Isparta Milletvekili Hasan Basri Sönmez, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, Senirkent Belediye Başkanı Hüseyin Baykal, Hüyüklü Belediye Başkanı Kadir Minnet, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, Isparta Muhtarlar Derneği Başkanı Gökhan Büyükleblebi ve Isparta’nın mahalle muhtarları, Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, İstanbul’daki Ispartalılar derneklerinin yöneticileri ve üyeleri ile birlikte çok sayıda davetli katıldı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, program öncesi ve program sırasında İstanbul’da yaşayan hemşehrilerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Başkan Başdeğirmen’le bol bol fotoğraf çektiren vatandaşlar, şehre yaptığı hizmetler ve programın gerçekleştirilmesinden dolayı teşekkürlerini iletti. Delibalta: "Her gittiğimiz yerde Isparta modelini anlatıyoruz" Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, 45 yıldır İstanbul’da yaşadığını, 6 dönemdir muhtarlık yaptığını belirterek, gönülden Ispartalı olduğunu söyledi. Güller, gönüller ve göller şehri Isparta’yı çok sevdiğini dile getiren Delibalta, "Biz tüm Türkiye’yi geziyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle muhtarlar çatısını büyütüyoruz. İllere puan veriyoruz. Her gittiğimiz yerde Isparta modelini anlatıyoruz. Isparta’da uyum var. Bu uyumun sağlanmasında en büyük pay kıymetli Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’indir. Sayın başkanı yürekten kutluyorum. Kendi memleketim Rize ve İstanbul’da da aynısını söyledim güzel örnekler var ama Isparta örneği çok güzel. Şükrü başkanı, Isparta’yı çok seviyoruz" ifadelerinde bulundu. Yıldız: "Gitmeyenlerin bile gidip görmek istediği bir şehir" Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız da Bağcılar’da yaklaşık 3 bin Ispartalı vatandaşın ikamet ettiğini ifade etti. Isparta’nın güllerin şehri olduğuna değinen Yıldız, "Gitmeyenlerin bile gidip görmek istediği bir şehir. Ben çok kez gittim Isparta’ya. Bu sene de geçerken Isparta’da durdum yemek yedim, oradan alışveriş yaptım. Isparta kendisine insanları çeken bir şehir. Anadolu kültürünü iliklerinize kadar hissettiren bir şehir. Ben Gümüşhaneliyim. Isparta ve o bölgeyi kendime çok yakın hissetmişimdir" şeklinde konuştu. Özdemir: "Isparta milli ve manevi değerleriyle öne çıkan bir şehrimiz" Geçen yılki Ispartalılar buluşmasına da katıldığını hatırlatan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Isparta’nın güller diyarı olmasının yanı sıra milli ve manevi değerleriyle de öne çıkan güzide bir memleket olduğunu söyledi. Özdemir, "İstanbul’daki Ispartalı hemşehrilerimizle bu vesileyle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bizler de geçen sene Bağcılar Belediye Başkanı olarak karşınızda olan bir kardeşinizdik şu anda İstanbul’da AK Partimizin il başkanı olarak görevi icra ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere yürekten selamı var" görüşlerinde bulundu. Başdeğirmen: "Sizlere yakışan bir şehir olsun istiyoruz" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de İstanbul’daki Ispartalılarla bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. Isparta’nın havasını, kokusunu, güzelliklerini taşımaya çalıştıklarına değinen Başkan Başdeğirmen, bu buluşmayla amaçlarının birlik, beraberlik ve dostlukları tazelemek olduğunu kaydetti. Başkan Başdeğirmen, "Bazı arkadaşlarımız Ispartalı olup da birbirini tanımıyor olabiliyor. Böyle programlarla tanışma fırsatı oluyorlar. Geçen yıl ilk kez bu programı yaptık. Sağ olsun Ferhat Bey, Mustafa Bey, Bora Bey ve diğer ilçe, köy derneklerimizin yöneticileri bu güzellikleri bizlere yaşatıyorlar. Birlik ve beraberlik içerisinde olmak bizim için en değerli olandır. Isparta’mız her zaman için her şeyin en iyisine layıktır düşüncesiyle hizmetlerimizi eksiksiz yapmaya çalışıyoruz. Isparta bizim Isparta’mız. Siz ne kadar İstanbul’da yaşasanız mutlaka Isparta özleminizin, Isparta’ya dönmenin gerekli olduğunu düşünen birçok dostlarımız var. Sizler buradaki vazifeler bittikten sonra memleketinize döndüğünüzde sizlere yakışan bir şehir olsun istiyoruz. Güzellikler sizleri karşılasın. Bıraktığınızdaki şehir ile geldiğinizdeki şehir arasında mutlaka fark olması lazım. Amacımız vatandaşımıza hizmet etmek, bize verilen görevi layıkıyla yerine getirebilmek" dedi. "Seneye çok daha fazla kalabalık olacağız" Bu yıl katılımın geçen yıldan daha fazla olduğuna değinen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, "Seneye çok daha fazla kalabalık olacağız. Duymayanlar bir sonraki sene duyarak geleceklerdir. Isparta düğün yemeğini ikram ediyoruz ama burada dostluk ve sohbet şahane. Amacımız birlik ve beraberlik. Bu buluşmaya emek veren değerli dostlarımıza, dernek başkanlarımıza, gönül birliği dernek başkanımız ve yönetimine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah seneye sağlıkla, mutlu bir şekilde yeniden burada buluşmak üzere hoşça kalın" diye konuştu. Vatandaşlar: "Başkanımız süper insan" Ispartalılar buluşmasına katılan vatandaşlar ise böyle bir programın düzenlenmesinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür ettiler. Vatandaşlar, "Başkanımızı çok seviyoruz. Isparta’ya gidiyoruz çok memnun kalıyoruz. Başkanımız Isparta’nın yüz akı, Türkiye’nin yüz akı. Başkanımız Isparta’nın ve Türkiye’nin baç tacı. Başkanımız süper insan. Isparta yemeğini çok özlemiştik. Çok güzel organizasyon oldu. Ispartalılar böyle bir organizasyonu İstanbul’da 2 yıldır görüyor. Başkanımızdan Allah razı olsun" ifadelerinde bulundular. Programın sonunda Isparta Gönül Birliği Derneği’nin yöneticileri desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve protokol üyelerine tablo hediye etti. Sanatçı Ertuğrul Kiraz da seslendirdiği şarkılarla buluşmaya renk kattı. Programın son bölümünde Bursaspor-ISBAŞ Isparta32 Spor’un maçı ekrandan takip edildi. Maç sonunda Başkan Başdeğirmen ve buluşmaya katılanlar ISBAŞ Ispartaspor’un 1-0’lık galibiyetini büyük bir sevinçle kutladı.