KÜLTÜR SANAT
03 Nisan 2026 Cuma - 21:46 Hem ablasını hem umut sergisini yalnız bırakmadı Çocukların umut dolu dünyasından ilham alan "Umuda Yolculuk" adlı seramik sergisi, sanatseverlerle buluşurken, serginin açılışına katılan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, heykeltıraş ablası Adile Özgü’ye destek verdi. İzmir’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde açılan ’Umuda Saygı’ sergisi, 31 sanatçının katılımıyla 3-24 Nisan tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Sergi, 2019 yılından bu yana çocuk onkoloji servislerinde tedavi gören çocuklara destek sağlayan Yaşa Çocuk Derneği yararına düzenleniyor. Hem heykeltıraş ablası Adile Özgü’ye hem de çocuklara destek vermek için serginin açılışına katılan ve burada bir konuşma yapan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, serginin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, "Bu anlamlı sergide heykeltıraş olan ablam Adile Özgü’nün de eserleri yer alıyor. Bugün bizleri yalnız bırakmayan CHP Milletvekilimiz Ednan Arslan’a, Karabağlar Belediye Başkanımız Helil Kınay’a ve tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Çocuk temasıyla umut mesajı Çocuk teması etrafında şekillenen sergideki seramik eserler; çocuk hakları, eğitim, barış, açlık, aile ve özgürlük gibi evrensel konuları sanatın diliyle ele alıyor. Sergi, ziyaretçileri hem düşünmeye hem de umut etmeye davet ediyor. "Umuda Yolculuk" sergisinin yalnızca bir sanat etkinliği olmadığını vurgulayan Öküzcüoğlu, "Sanatın iyileştirici gücünü dayanışmayla birleştiren bu buluşma, kalplerden kalplere uzanan bir köprü niteliğinde. Yaşamlarının en zor sınavını veren çocuklarımızın ve ailelerinin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Sanatseverlerin yoğun ilgi göstermesi beklenen sergi, çocukların geleceğine ışık tutan anlamlı bir dayanışma örneği olarak dikkat çekiyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 16:58 Uluslararası fotoğraf yarışması tanıtıldı Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek olan "I. Uluslararası Malatya Tarım ve Hayvancılık Fotoğraf Yarışması’nın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan fotoğraf sanatçısı Mehmet Arslan, fotoğrafın sadece bir sanat dalı olmadığını, aynı zamanda yaşanan olayları kayıt altına alarak geleceğe aktaran önemli bir belge niteliği taşıdığını söyledi. Deprem gibi büyük afetlerin ardından çekilen fotoğrafların zamanla daha da kıymet kazandığını belirten Arslan, "Yaşadığımız acılar unutulsa bile fotoğraflar kalıyor. Bu anlamda yapılan bu yarışma hem hafıza oluşturacak hem de Malatya’nın değerlerini dünyaya taşıyacak" dedi. Yarışmanın ödül yapısının da dikkat çekici olduğunu ifade eden Arslan, organizasyonun hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda geniş katılım göreceğini düşündüğünü kaydetti. Fotoğraf sanatçısı Murat Gür ise tarım ve hayvancılığın insanlık için vazgeçilmez alanlar olduğunu vurgulayarak bu değerlerin sanat yoluyla daha geniş kitlelere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Tarımın sadece üretimle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Gül, "Ürettiğimizi anlatamazsak, görünür kılamazsak eksik kalırız. Fotoğraf bu noktada en güçlü araçlardan biri. Bu yarışma sayesinde hem Malatya’nın hem de ülkemizin tarımsal potansiyeli daha geniş kitlelere ulaşacaktır" diye konuştu. Yarışmanın ulusal sınırları aşarak uluslararası düzeyde dikkat çekeceğine inandığını da sözlerine ekledi. Malatya Fotoğraf Derneği Başkanı Ahmet Denizer de Malatya’nın sahip olduğu tarımsal zenginliklere dikkat çekerek kayısı başta olmak üzere birçok ürünün bu şehir için önemli bir değer olduğunu ifade etti. Denizer, "Malatya’nın tarım gücünü ve kültürel zenginliğini fotoğraf sanatıyla buluşturuyoruz. Bu yarışma, hem şehrimizin tanıtımına katkı sunacak hem de fotoğraf camiası için prestijli bir organizasyon olacak" dedi. Yarışmanın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Denizer, katılımın yüksek olmasını beklediklerini söyledi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalktığını belirterek, sadece fiziki anlamda değil sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda da güçlü bir şekilde geleceğe hazırlandıklarını ifade etti. Tarımın Malatya ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Er, "Biz sadece yaraları sarmıyoruz, aynı zamanda geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. Tarım ve hayvancılık bu şehrin en önemli değerlerinden biri. Bu yarışmayla hem bu değerleri kayıt altına almayı hem de dünyaya tanıtmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı Başkan Er, yarışmanın uluslararası düzeyde düzenlenmesinin Malatya adına önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bu organizasyon Malatya’nın tanıtımına ciddi katkı sağlayacak. Başvurular 4 Nisan’da başlayacak ve 30 Ekim’e kadar devam edecek. Tüm fotoğraf sanatçılarını ve bu alana ilgi duyan herkesi yarışmaya katılmaya davet ediyorum" diye konuştu Programa Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Malatya Fotoğraf Derneği Başkanı Ahmet Denizer, fotoğraf sanatçıları Mehmet Arslan ve Murat Gür ile daire başkanları ve çok sayıda fotoğrafçı katıldı.
Balık sevdası ‘Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nde hayat buldu
25 Kasım 2025 Salı - 14:35 Balık sevdası ‘Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nde hayat buldu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, nadir görülen ve nesli tehlike altında olan balıklarında aralarında bulunduğu 400’ü aşkın deniz canlısını tahnit yöntemiyle sergileniyor. Memelilerden omurgasızlara kadar uzanan geniş yelpazede sergilenen canlılar, deniz ekosisteminin zenginliğini gözler önüne seriyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’ndeki Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, Türkiye’de benzeri bulunmayan nadir deniz canlısı türlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. 2015 yılında bir araya getirilen örneklerle müze niteliğinde ziyarete açılan merkezde, kılıç dişli yılan balığı, köpek balığı, koruma altındaki caretta carettalar ve nano balığı gibi özel türlerin de yer aldığı 400’ün üzerinde canlı örneği sergileniyor. Nesli tükenme tehlikesi altındaki birçok tür, tahnit (bozulmayı önlemek için ilaçlama) yöntemiyle koleksiyona kazandırılırken, tüm örnekler Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Erhan Irmak’ın yaklaşık 30 yıllık birikiminin ürünü olarak balıkçılardan ve balık hallerinden temin edilip titizlikle hazırlanıyor. Irmak tarafından tek tek temizlenip işlenen canlılar, son hallerine getirilerek ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Koleksiyon Merkezi, hafta içi 09.00-16.00 saatleri arasında, rektörlük tarafından verilen izin doğrultusunda tüm ziyaretçilere açık şekilde hizmet veriyor. Denizden müzeye yolculuk Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nin İzmir Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde proje neticesinde kurulduğunu aktaran Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Erhan Irmak, "İçerideki malzemelerin oluşturulması ve toplanması ise çocukluk dönemime, yaklaşık 35-40 yıl öncesine uzanan bir süreç. Kumsalda dalarak kabuk ve deniz kabukları toplamakla başlayan bu ilgi, amatör balık avcılığı sayesinde daha da arttı. Üniversiteye girişle birlikte bilgi birikimi devam etti; ardından bilimsel ekspedisyonlar gerçekleştirildi, örneklemeler yapıldı, balık hallerine gidildi ve balıkçılarla kurulan iletişim sayesinde müzemiz bugünkü haline ulaştı. Müzemizde denizlerde yer alan memelilerden omurgasızlara kadar pek çok canlı grubu bulunmakta. Ağırlığı kemikli ve kıkırdaklı balıklar oluşturmakta. Bunun yanı sıra midye, salyangoz, yengeç, karides ve kafadan bacaklılar gibi omurgasız türleri de koleksiyonumuzda yer almakta. Hamsi ve sardalya gibi herkesin bildiği ticari türlerin yanı sıra lüfer ve levrek gibi türler ile adını bile bilmediğimiz pek çok balık da burada sergilenmekte. Özellikle bazı köpek balığı türleri ile mersin balıkları gibi nesli tehdit altında olan türlerin sayısı oldukça azalmış. Akdeniz gibi balıkçılığın yoğun olduğu bir bölgede bile artık nadiren rastlanan beyaz köpek balığının müzemizde bulunan örneği yaklaşık 20 yıllık. Omurgasız türlerinde de artık göremediğimiz canlılar mevcut" dedi. Hafta içi ziyarete açık Deniz Canlıları Koleksiyon Merkez yalnızca ülkemiz denizlerine ait canlılar bulunduğunu ifade eden Irmak, "Tatlı su türleri yer almamakta, tüm örnekler kendi sularımızdan elde edilmiş canlılardan oluşmakta. Çoğu türü kendimiz topladık, büyük bir kısmını ise balıkçılardan temin ettik. Hafta içi mesai saatlerinde merkezde sürekli bulunuyoruz ve dışarıdan randevusuz gelen ziyaretçileri de geri çevirmiyoruz. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarıyla yaptığımız protokol kapsamında okullar belirlenen gün ve saatlerde randevu alarak koleksiyon merkezimizi ziyaret edebilmekte. Randevular ilgili birim üzerinden alınmakta olup gerekli bilgilere üniversitemizin internet sayfasından ulaşılabilmekte." ifadelerini kullandı.
Başkan Yıldırımkaya, Sultanhisar için Nysa’nın önemine dikkat çekti
25 Kasım 2025 Salı - 11:30 Başkan Yıldırımkaya, Sultanhisar için Nysa’nın önemine dikkat çekti Nysa Antik Kenti’nde incelemelerde bulunan Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, ortaya çıkarılan yeni buluntuların ilçenin tarihi mirasına ışık tuttuğunu söyledi. Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde bulunan Nysa Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan yeni buluntular, bölgenin binlerce yıllık tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, kazı alanında yapılan incelemelerin ardından değerlendirmelerde bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Hakan Öztaner’den çalışmalar hakkında bilgi aldığını belirten Yıldırımkaya, Nysa’da her yeni keşfin geçmişle bugün arasında kurulan güçlü bir köprünün parçası olduğunu söyledi. Başkan Yıldırımkaya, antik kentin taşıdığı köklü uygarlık mirasına dikkat çekerek "İlçemizin kalbinde yer alan bu kadim şehirde gün yüzüne çıkan her yeni buluntu, Nysa’nın uygarlık tarihindeki yerini bir kez daha hatırlatıyor. Bu toprakların binlerce yıldır taşıdığı kültür, sanat ve yaşam izleri, geleceğe bırakacağımız en kıymetli miraslarımızdan biridir. Tarih yeniden nefes alıyor, Nysa’nın sessiz taşları bizlere bugün yeniden konuşuyor" dedi. Sultanhisar Belediyesi olarak eşsiz mirası korumaya, tanıtmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Yıldırımkaya, kazı çalışmalarının ilçenin kültürel kimliğini güçlendirdiğini ifade etti.
Endülüs’ün son günleri Kılıçaslan’ın romanında
25 Kasım 2025 Salı - 11:29 Endülüs’ün son günleri Kılıçaslan’ın romanında Yazar Muhammed Fatih Kılıçaslan’ın son Endülüs meliki Ebu Abbullah Es Sağir’in gözünden Endülüs Emevi Devleti’nin son günlerini anlattığı "Savunmak Zordur Ağlamaktan" adlı roman okuyucularla buluştu. Yazar Muhammed Fatih Kılıçaslan, İslam medeniyetinin en gözde devletlerinden olan Endülüs Emevi Devleti’nin son günlerini "Savunmak Zordur Ağlamaktan" romanında anlattı. Son Endülüs meliki Ebu Abbullah Es Sağir’in gözünden Endülüs Emevi Devleti’nin son günleri okuyucuyla buluştu. Kılıçaslan, Barselona ve Madrid deyince aklına futbolcular ve futbol takımları gelenlere şöyle seslendi: "Barselona’nın yaklaşık 100 sene Müslüman hakimiyetinde kaldığını, Madrid diye bir şehrin, Müslümanlar onu kurana kadar var olmadığını bilin. Evet, bugünkü İspanya’nın başkentinin sıfırdan Müslümanlar tarafından kurulduğunu, hatta ve hatta isminin Müslümanlar tarafından konduğunu (Mecrit) iyi bilin." Kılıçaslan eserini şu ifadelerle okuyucuya sundu: "Yitik cennetin serencamını hatırlamak; Müslümanların hiç bilmedikleri topraklarda tutunma, hakimiyet kurma ve sonunda İslam medeniyetinin Batı yakasında yıldız gibi parlayan bir düzen kurma hikayesinin izini sürmek isteyenler için. Endülüs; Avrupa’ya ilim kapısını açan, kütüphaneleriyle, eşsiz mimari yapıtları ve ’öteki’ne karşı takındığı merhametli tavrıyla emsalsiz medeniyet. Tarık bin Ziyad’ın binbir zahmetle geçtiği, kalıcı olabilmek için gemileri yaktırdığı bir rüya." Yazar Muhammed Fatih Kılıçaslan kimdir? Aslen Kırşehirli olan Muhammed Fatih Kılıçaslan, 1983 yılında Ankara’da doğdu. Kılıçaslan’ın "Savunmak Zordur Ağlamaktan" adlı romanı, ulusal bir roman yarışmasında mansiyon ödülüne ve Kültür ve Turizm Bakanlığığının İlk Eserler Ödülü’ne layık görüldü. Sarı Saltuk Sultan’dan Gönül Aynama Yansıyanlar adlı hikayesiyle yine ulusal bir hikaye yarışmasında üçüncülük ödülü alan yazar, evli ve üç çocuk babası. Yazarın hikâye ve denemeleri başta Kurgan ve Genç Okur dergileri olmak üzere çeşitli dergilerde da yayınlandı.
İznik’te Papa ziyareti için mobil baz istasyonları kuruldu, Osmanlı motifli çinilerle hazırlık yapılıyor
25 Kasım 2025 Salı - 11:27 İznik’te Papa ziyareti için mobil baz istasyonları kuruldu, Osmanlı motifli çinilerle hazırlık yapılıyor Papa 14. Leo’nun, ilk yurt dışı programı kapsamında 27-30 Kasım’da gerçekleştiriceği Türkiye ziyaretinde Bursa’nın İznik ilçesinde ayin yapacak olması turizm hareketliliği oluşturdu. İlçeye mobil baz istasyonları kurulurken, Osmanlı motifli çinilerle hazırlık yapılıyor. İznikli esnaflar ise hayli heyecanlı. İznik uluslararası rehberlerin gezi rotasına ilave edildi. 325 yılında Roma İmparatoru Kostantin tarafından gerçekleştirilen, erken Hristiyanlık tarihinin önemli bir toplantısı olan İznik Konsil’inin 1700’üncü yıl dönümü 28 Kasım’da kutlanacak. İznik Gölü kıyısındaki su altı bazilika kalıntılarını ziyaret edecek Papa, 325 yılındaki ilk İznik Konsili’nin yapıldığı yer olarak bilinen bu bazilika önünde gerçekleştirilecek ayini yönetecek. Ayine binlerce Hıristiyan’ın katılması bekleniyor. Bazilikaya girişler kapatıldı, mobil baz istasyonlar getirildi Papa 14. Leo’nun ziyaretine ilişkin ilçede güvenlik önlemleri en üst seviyede sürdürülüyor. Turist girişlerine kapatılan Bazilika alanına ayin için platform kuruldu. Koordinatör kardinal, bazilika alanında inceleme yaparak son hazırlıkların tamamlanmasını istedi. İlçeye binlerce kişinin gelecek olması dolayısıyla 2 mobil baz istasyonu getirildi. Baz istasyonlarının birinin ilçe merkezine diğerinin bazilaka yakınlarına kurulacağı öğrenildi. İznik gezi rotasına girdi Papa’nın ziyaret haberi biçok yerli ve yabancı turistin gezi rotasına İznik’i eklemesini sağladı. Birkaç hafta önce başlayan turist yoğunluğu artarak devam ediyor. Birçok tur firmasının da İznik’i programlarına dahil etmesiyle ilçeye hergün çok sayıda otobüsle turist geliyor. Esnaf mutlu ve umutlu Bazilika yakınlarında çay bahçesi işleten Bekir Uslu, hareketliliğin haftalar öncesinde başladığını belirterek, dışardan çok turist geldiğini söyledi. Papa 14. Leo’nun gelecek olmasının bir heyecan yaşattığını dile getiren Uslu, "Bu heyecanı yabancı turistler daha çok yaşıyor. Otobüslerle sürekli turist geliyor. Papa’yı en iyi şekilde ağırlayıp, gereken ilgiyi gösterip turizmde faydaya dönüştermeliyiz. İznik nüfusu 35 bin civarında. O gün 50 bini geçmesi bekleniyor. Esnafa da turizme de önemli katkısı olacak" dedi. Osmanlı desenli çinilerle hazırlık Çini sanatçısı Kübra Göllü ise 10 yıldır çini işiye uğraştığını belirterek, hem lise de hem de üniversitede seramik cam ve çinicilik üzerine eğitim aldığını söyledi. 28 Kasım’da gelecek Papa için hazırlıklarının sürdüğünü anlatan Göllü, "Kendi geleneksel ürünlerimizi yaptık. Onlar da geldiklerinde bizim Osmanlı desenli ürünlerimizi alsın istediğimiz için özel ürünler yaptık. 14’üncü yüzyıldan başlıyor 16’ncı yüzyıla kadar Osmanlı desenleriyle yaptığımız çini eserlerimiz var." ifadesini kullandı. İlçeye gruplar halinde turist geldiğini dile getiren Göllü, "Yabancı turist açısından çok yoğun. İznik genelinde birçok sektör hazırlık yaptı. Birkaç hafta önce başlayan hareketliliğin birçok sektöre önemli yansımaları oldu. Bizim de çini satışlarımız hareketlendi" diye konuştu. Taksici ve lokantacı esnafı heyecanlı Taksici Remzi Sönmez Ayasofya Camisi yanında taksi durağında çalıştıklarını belirterek, ilçedeki Papa hareketliliğin işlerini artırmasından dolayı mutlu olduklarını kaydetti. Lokantacı Hasip Kıran da 45 yıldır bu sektönün içinde olduğunu ifade ederek, "Yerli ve yabancı turistler gelmeye başladı. Papa’nın gelmesi büyük reklam olacak, İznik’i dünya tanıyacak. Elbet bunun faydalı olacağını düşünüyorum. Esnaf olarak umutluyuz güzel olacak canlılık" dedi.
Folkart Academy’de 2025-2026 tiyatro eğitimleri başlıyor
25 Kasım 2025 Salı - 11:15 Folkart Academy’de 2025-2026 tiyatro eğitimleri başlıyor Folkart Academy, 2025-2026 döneminde tiyatro merkezli yeni eğitim programına başlıyor. İlk eğitimler, noter huzurunda belirlenen yetişkin grubu için 29 Kasım cumartesi başlayacak; ikinci ve üçüncü yetişkin grupları 2026’da eğitime alınacak. Çocuk grubu için başvurular folkartakademi.com üzerinden sürerken, son başvuru tarihi 11 Ocak 2026 olarak belirtildi. 10-14 yaş çocukların tiyatro atölyeleri ise 17 Ocak-15 Şubat 2026 arasında gerçekleştirilecek. İzmir’de kültür-sanat eğitimine erişimi artırma, genç yetenekleri destekleme ve sanatsal-kültürel üretimi teşvik etme amacıyla 2017’den bu yana faaliyet gösteren Folkart Academy, 2025-2026 Eğitim Dönemi için perdeyi aralıyor. Kurulduğu günden bu yana binlerce kişiye ücretsiz ve profesyonel sanat eğitimi sunan akademi, yeni dönemin ilk derslerini yetişkin grubu için 29 Kasım Cumartesi başlatacak. Folkart’tan toplumsal bir sanat yatırımı Yeni eğitim dönemi ile ilgili açıklama yapan Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, gayrimenkul geliştirmeyi sadece yapı üretmenin ötesinde sanat, kültür ve yaşam kalitesi arasında kalıcı bağlar kurmak olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Sanat eğitimi, bir toplumun estetik bilincini güçlendiren, bireyin düşünme, ifade ve dönüştürme kapasitesini geliştiren en önemli alanlardan biridir. Folkart Academy’yi sadece bir eğitim programı olarak değil, İzmir’in kültürel hafızasını zenginleştiren, gençlerin yaratıcı potansiyelini açığa çıkaran bir kamusal katkı olarak görüyoruz. Eğitimi, kültürü ve sanatı uzun vadeli bir toplumsal yatırım olarak ele alıyoruz" dedi. Tiyatro merkezli eğitim dönemi Proje Koordinatörlüğünü tiyatro sanatçısı Volkan Severcan’ın üstleneceği Folkart Academy, bu eğitim döneminde sahne sanatlarının temelini oluşturan tiyatro odaklı geniş bir program sunacak. Oyunculuk, yaratıcı drama, reji, diksiyon, senaryo, hareket, nefes - beden çalışmaları, bale, ses - müzik, dramatik yazarlık ile oyun ve rol incelemelerini kapsayan eğitimler, katılımcılara sahne sanatlarını çok yönlü biçimde deneyimleme imkânı verecek. Tüm eğitimler ücretsiz olacak ve çocuk (10-14 yaş) ile yetişkin (15 yaş ve üzeri) grupları için ayrı sınıflarda yürütülecek. Hem yetişkin hem de çocuk grubu başvuruları folkartakademi.com üzerinden çevrimiçi olarak alınacak; katılımcılar noter huzurunda yapılacak kura ile belirlenecek. İlk eğitimler yetişkinlerle başlayacak Yetişkin grubunun dersleri Cumartesi ve Pazar günleri 11.00 - 16.00 arasında gerçekleştirilecek. İlk dönem 29 Kasım Cumartesi başlayacak ve 28 Aralık Perşembe sona erecek. İkinci dönem 14 Mart 2026 - 12 Nisan 2026 tarihleri arasında, üçüncü dönem eğitimleri ise 9 Mayıs 2026 -7 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Çocuk grubu için çevrimiçi başvurular 11 Ocak 2026’ya kadar devam edecek. Eğitimler Cumartesi ve Pazar günleri 11.00 - 13.00 veya 14.00 - 16.00 saatleri arasında yapılacak. Çocuk grubu programı 17 Ocak 2026’da başlayacak ve 15 Şubat 2026’da tamamlanacak. Ortak sanat anlayışı Folkart Akademi, Türkiye’de oyunculuğa meraklı olan, oyunculuğu meslek edinmek isteyen ya da kendi mesleğinde oyunculuk enstrümanlarından yararlanmayı amaçlayan kişilere temel oyunculuk eğitimi sunmayı amaçlıyor. Ortak bir sanat anlayışının katılımcılara aktarılmasını, yetenekli bireylerin tespit edilmesini ve sanat okullarına yönlendirilmelerinin teşvik edilmesini amaçlayan program, İzmir’de kültür ve sanat alanına sürdürülebilir bir katkı sağlayan önemli bir kamusal eğitim modeli olarak öne çıkıyor. EĞİTMENLER: Oyunculuğa Giriş Doğaçlama - Volkan Severcan Sahne - Gürol Tonbul Sahne - İbrahim Raci Öksüz Diksiyon - Hülya Savaş Yaratıcı Drama - Ziya Kürküt Eleştiri Teknikleri - İbrahim Sarıtaş Oyunculuk ve Reji - Bora Severcan Yaratıcı Drama /Sahne - Şule Demirezen Ses ve Müzik - Hasan Alptekin Sahne - Arif Akkaya Senaryo - Aykut Aygün Hareket, Nefes, Beden, Bale - Aslı Çilek Dramatik Yazarlık-Oyun ve Rol İncelemesi - Haluk Işık
Afrikalı öğrenciler Yozgat’ta halay çekti, türküler söyledi
25 Kasım 2025 Salı - 10:39 Afrikalı öğrenciler Yozgat’ta halay çekti, türküler söyledi Yozgat’ta eğitim gören yabancı öğrenciler, kentte düzenlenen tanışma ve kaynaşma etkinliğinde bir araya geldi. Tarihi Erbazlar Konağı’nda gerçekleştirilen programda çoğu Afrika ülkelerinden gelen öğrenciler hem kendilerini tanıttı hem de ülkelerinin kültürlerini paylaşma imkanı buldu. Yöresel kıyafetlerin giyildiği, halk oyunu tanıtımlarının yapıldığı etkinlikte halaylar çekilirken renkli görüntüler ortaya çıktı. Etkinlik kapsamında öğrenciler ilk olarak tanışma bölümünde sohbet ederek birbirlerini yakından tanıdı. Bazı yabancı öğrenciler kendi ülkelerine dair kültürel bilgiler aktarırken, Türk öğrenciler de yöresel gelenekler hakkında bilgiler verdi. Daha sonra yöresel kıyafetler giyen öğrencilerle kısa bir halk oyunu gösterisi yapılırken, katılımcılar birlikte halay çekerek keyifli anlar yaşadı. Etkinlikte konuşan Rabia Kibar, "Bursalıyım. Genç Kızılay Topluluğu olarak Afrika’dan gelen arkadaşlarımız için toplanmış bulunmaktayız. Etkinlik düzenliyoruz şu anda. Yöresel kıyafetlerimizle beraber, arkadaşlarımızla ve misafirlerimizle beraber gösterilerimiz olacak. Yöresel kıyafetlerimizle beraber misafirlerimize de öğreteceğiz. Onlarla birlikte danslar edeceğiz" dedi. Fildişi Sahili’nden gelerek Yozgat’ta eğitim gören Siria Cofi ise Türk kültürünü yakından tanımaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cofi, "Fildişi Sahilinden geldim. Burada öğrenciyim, işletme okuyorum. Türk kıyafetlerini giydim. Bir de oyun oynayacağız, etkinlik yapacağız. Çok merak ediyorum" ifadelerini kullandı. Genç Kızılay Topluluk Başkanı Muhammed Furkan Erçek ise etkinliğin amacına vurgu yaparak, "Bugün burada toplanma amacımız yurt dışından gelen kardeşlerimize kültürümüzü anlatıp, kültürümüzü aks edip onlarla beraber kaynaşmak, sıcak samimi bir ortam kurmak. Burada kendi ülkemizin gönüllüleri de var. Ayrıca otuz beşe yakın Afrika’dan gelen kardeşlerimiz var. Bizler de kendi danslarımızı anlatarak hem kültürümüzü aktaracağız hem de ikramlarımız olacak. Sıcak, samimi bir ortam bile onların çekingenliğini, utangaçlığını bir nebze olsun azaltmak istiyoruz ve topluma biraz daha kazandırmak istiyoruz" diye konuştu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, öğrencilerin çektiği halaylar ve oynadığı oyunlarla sona erdi.
Türkiye, Moskova’daki "Elmas Kelebek (Diamond Butterfly)" ödüllerinde üç filmle temsil edilecek
25 Kasım 2025 Salı - 09:55 Türkiye, Moskova’daki "Elmas Kelebek (Diamond Butterfly)" ödüllerinde üç filmle temsil edilecek Rusya’nın başkenti Moskova’da Avrasya Sinema Sanatları Akademisi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Elmas Kelebek (Diamond Butterfly) Ödülleri’nde Türkiye üç filmle temsil edilecek. Elmas Kelebek (Diamond Butterfly) Ödülleri, 24-28 Kasım tarihleri arasında Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirilecek. Türkiye, etkinlikte Aydın Bulut’un yönettiği "Akıldan Kalbe", Tunahan Kurt’un "Karganın Uykusu" ve Doğuş Algün’ün "Ölü Mevsim" filmleriyle temsil edilecek. "Akıldan Kalbe" filminin yapımcısı Süreyya Yaşar Önal ve başrol oyuncusu Kerem Alışık ile "Ölü Mevsim"in yapımcısı Burak Kaplan ve yönetmeni Doğuş Algün, film gösterimleri ve programlara katılmak üzere Moskova’da bulunacak. Uluslararası sinema alanında dikkat çeken etkinliklerden biri olan Elmas Kelebek Ödülleri, 1 milyon ABD doları tutarındaki En İyi Film Ödülü ile Avrasya sinemasının en yüksek bütçeli organizasyonlarından biri konumunda. Etkinlik kapsamında 26 Kasım’da "Avrasya Sinema Sanatları Akademisi: Film Endüstrisinin Gelişimine Yeni Bir Bakış" başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek. Toplantıya Türkiye’den Süreyya Yaşar Önal ve Burak Kaplan ile birlikte Sinema Genel Müdürü Birol Güven katılacak. Bu buluşma, Avrasya sinemasındaki güncel gelişmelerin ele alınacağı ve yeni iş birliklerinin değerlendirileceği önemli bir platform olma niteliği taşıyor.
Mehmet Çevik’ten Öğretmenler Günü’nde 600 öğretmene unutulmaz konser
25 Kasım 2025 Salı - 09:47 Mehmet Çevik’ten Öğretmenler Günü’nde 600 öğretmene unutulmaz konser Öğretmenler Günü’nde anlamlı bir etkinliğe imza atan sevilen sanatçı Mehmet Çevik, bu özel gecede 600 öğretmeni ağırlayarak unutulmaz bir konser verdi. Gece boyunca öğretmenlerle şarkılar söyleyen Çevik, sohbet etti ve bu anlamlı günü hep birlikte kutladı. Konser öncesi konuşan Mehmet Çevik, Öğretmenler Günü’nün kendisi için ayrı bir yeri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "En başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün öğretmenlerimin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum. İçeride birbirinden kıymetli, sadece Bursa’dan değil Türkiye’nin her yerinden benimle birlikte 24 Kasım’ı geçirmek isteyen öğretmenlerim var. Onlarla buluşacağım ve onlarla kucaklaşacağım. Her birine teşekkürlerimi sunuyor, bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum." Öğretmenlik mesleğinin önemine vurgu yapan Çevik, sözlerine şöyle devam etti: "Öğretmenlerimiz çok güzeller, yaptıkları meslek çok güzel. Genç neslimizi yetiştiriyorlar. Atatürk’ün izinden hepsi çok bilinçli ve çok eğitimliler. Eğitim bence önce aile ile başlıyor; ailenin bilinçli olması gerekiyor. Ama okul da çok önemli. Öğrenci iyi bir öğretmen ile eğitim alıyorsa onun geleceği çok parlak oluyor." Gece boyunca enerjisiyle dikkat çeken Mehmet Çevik, öğretmenlerle sık sık iletişim kurdu, dans etti ve şarkılarını öğretmenlerle birlikte söyledi. Coşkulu anlara sahne olan konser, öğretmenler tarafından büyük alkış topladı. Çevik, etkinliğin sonunda öğretmenlere teşekkür ederek bu özel kutlamayı her yıl daha da büyüterek sürdürmek istediğini ifade etti.
Kahta’da ilk Kitap Fuarı açıldı
25 Kasım 2025 Salı - 09:42 Kahta’da ilk Kitap Fuarı açıldı Adıyaman’ın Kahta ilçe Belediyesi tarafından düzenlenen ilk Kahta Kitap Fuarı, Ramazan Çarşısı’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle kitapseverlere kapılarını açtı. 50 standın olduğu, 75 yayınevi ve 64 yazarın katıldığı fuar, 22-30 Kasım tarihleri arasında ziyaretçileri ağırlayacak. İlçede ilk kez düzenlenen kitap fuarı, yayınevleri, yazarlar ve okurların yoğun ilgisiyle başladı. Açılış gününde renkli görüntüler oluşurken, 8 gün sürecek etkinlik boyunca yazarların imza günleri, söyleşiler ve kültürel buluşmalar gerçekleştiriliyor. Fuarla birlikte özellikle gençlerin kitaplara olan ilgisini artırmayı, ilçede kültürel ve sanatsal hareketliliği güçlendirmeyi amaçlayan Kahta Belediyesi, kültür ve sanat alanında attığı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Fuarın Kahta’nın kültürel potansiyelini yansıttığını belirten Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, "Kitap Fuarımızı hafta sonu boyunca açtık ve bugün resmi olarak açılışını gerçekleştirdik. Kahta’da fuara gösterilen ilgi gerçekten muazzam. Kitap okuma ve yazma potansiyelimizin oldukça yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Bu etkinlikle geleneksel kültürümüzü ön plana çıkarmayı amaçladık. Fuar alanında birçok değerli yazarımız kitaplarını imzalayarak okurlarıyla buluşuyor. Özellikle Kahtalı yazarlarımıza özel stantlar açtık ve büyük bir ilgi var. Bugün aynı zamanda Öğretmenler Günü olduğu için fuarımızı öğretmenlerimize ithaf ettik. Tüm öğretmenlerimizin gününü kutluyor, fuarın herkes için faydalı olacağına inanıyorum. İnşallah bu etkinliği geleneksel hale getirip her yıl daha zengin içerik ve programlarla devam ettireceğiz. Katılım sağlayan tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum" dedi. Kahta Kitap Fuarı açılış törenine Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, ilçe protokolü, STK temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.