Son Dakika
|
Sarıyer'de denizde can pazarı: Kurtarmak için zamanla yarıştılar!
Ünlülere yeni dalga uyuşturucu operasyonu
Şarkıcı Fatih Ürek hayatını kaybetti
PFDK’dan bahis sebebiyle 314 antrenöre ceza!
Konyaspor U-19 futbol takımını taşıyan otobüs kaza yaptı: 3 yaralı
Gaziantep’teki feci kazaya ‘U’ dönüşü yapmaya çalışan tır neden olmuş
Beşiktaş’ın yeni transferi Kristjan Asllani, İstanbul’a geldi
Adana’da şiddetli yağış yolları göle çevirdi, apartmanları su bastı
Trump’tan Küba’ya petrol sağlayan ülkelere ek gümrük vergisi
Eyüpsultan’da torun vahşeti!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Precision Metal Through the Hands of a Pakistani Craftsman
Trump: "İran’a ilişkin planımızı Körfez’deki müttefiklerle paylaşamayız"
ABD’li Temsilci Witkoff, Putin’in Özel Temsilcisi Dmitriev ile görüştü
Arakçi: "Dünya bir saçmalıkla karşı karşıya ve Avrupa bunu bilinçli olarak benimsiyor"
Danimarka, en az bir yıl hapis cezası almış yabancıları sınır dışı etmeyi planlıyor
Bakan Tunç: "Sanal tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız"
Sadettin Saran: "Hep birlikte şampiyon olacağız"
Ege Denizi için kuvvetli fırtına uyarısı
KÜLTÜR SANAT
Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası
31 Ocak 2026 Cumartesi - 23:17:28
Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığını ileri süren Prof. Dr. Mehmet Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır" dedi. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, tarih kitaplarında yer alan bazı bilgilerin tartışmalı olabileceğini ifade etti. Klasik Osmanlı geleneğinde Ertuğrul Gazi’nin babasının Süleyman Şah olarak kabul edildiğini hatırlatan Öz, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde, Ertuğrul Gazi’nin babasının Gündüz Alp olarak kaydedildiğini belirtti. Ayrıca, Osman Gazi dönemine ait olduğu iddia edilen sikkelerde de dede olarak Gazi Gündüz Alp’in adının yer aldığını ifade eden Öz, Osmanlıların kuruluş sürecinde Ankara’nın önemli bir rol oynadığını vurguladı. "Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçilerle, Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini söyler" Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda tarih kitaplarında birtakım yanlış ifadeler olduğunu aktaran Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı ve aynı zamanda Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, şunları kaydetti: "Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda, tarihi kaynaklarda karışık birtakım ifadeler var. Bu konu tarihçiler arasında bir tartışma konusudur. Klasik Osmanlı geleneğine göre, Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah olarak gösterilir. Süleyman Şah Türbesi günümüzde de Suriye olayları vesilesiyle çok gündeme gelmiş bir olaydır. Fakat tarihte Süleyman Şah diye bildiğimiz kişi, eğer Kutalmışoğlu Süleyman Şah’tan bahsediyorsak, bunun Osmanlılarla alakası yok ama Osmanlı tarihinde Ertuğrul Gazi’nin babasına Süleyman Şah diyorlar. Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu fatihidir, Selçuklu Hanedanı’ndandır. 1075’te İznik merkezi olarak Türkiye Selçuklu Devleti’ni kuran kişidir. Onun ölümü de aslında Suriye Selçuklular arasında çıkan bir savaş dolayısıyla, bugünkü Suriye’nin kuzeyinde bir savaş sonunda gerçekleştiği için, bu iki Süleyman Şah’ın hatıralarının karıştığına dair tarihçiler arasında tartışma var. Süleyman Şah’ın dört ya da üç oğlundan bahsedilir. Bunların Anadolu’ya gelişleri anlatılır. Fakat başka kaynaklar da var. Şimdi mesela Enveri diye bir adam var. Bunun Düsturname isimli bir eseri var. Ondan sonra Yazıcızade Ali var ve bir de Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa var. Şimdi bunlardan bir kısmı işte 15. yüzyıl ortalarında bunların eserlerine baktığımız zaman, bir Gündüzalp ve Gökalp’i görüyoruz. Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır. Yani demek ki tarih kaynaklarının bir kısmında Süleyman Şah, bir kısmında Gündüz Alp var. Bunlar Ankara civarına geliyorlar. Ankara burada şöyle önemli. Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçiler de Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi de Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini ve bir müddet Karacadağ etrafında oturduklarını söylerler. Önce Ahlat var, bazılarına göre Urfa civarı var. Sonra Halep’ten Sürmeli Çukuru’na gidiş, tekrar Ankara’ya geliş var. Ankara’da Karacadağ var. Karacadağ’dan Sultanönü’ne, oradan Söğüt var. Oraya yerleştiler deniliyor. Demek ki Osmanlı’nın Anadolu’daki seyahatinde Ankara’da bir duraklama, bir durma dönemleri var." "Buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" Osman Gazi’nin bastırdığı sikkelerin üzerinde dedesi Gündüz Alp’in adının olduğunu belirten Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa der ki Gündüz Alp öldü, Kızıl Saray’da gömüldü, defnedildi. Şimdi Kızıl Saray neresi? Beypazarı’nın bir köyü ve bu şu anda Gündüz Alp’in mezarının olduğu söylenen Hırkatepe köyünün bitişiğinde. Osmanlı döneminde de Kızıl Saray nam-ı diğer Sekli diye 15-16. yüzyıl tahrir defterlerinde bu köyler var. Hem Hırka Köyü var hem de Kızıl Saray diğer adıyla Sekli Köyü Osmanlı arşiv belgelerinde var. Osmanlı tarihinde ilk sikkeyi bastıranın hep Osman Gazi olduğu söylenir. Yıllar önce Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda ilk sikkenin Osman Gazi’ye ait sikke olarak tanıtıldı. Fakat sonradan bunun gerçek mi, sahte mi olduğu tartışıldı. Daha sonra iki sikke daha ortaya çıktı ve bu sikkelerden, yani Osman Gazi’ye ait sikkelerden 1300 tarihinde basılan üzerinde Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp yazıyor. Şimdi bu neyi gösteriyor bize? Demek ki bu sikkenin var olduğunu düşündüğümüzde 1300 yılı civarında Osman Gazi sikke darp etmiş. Yani kendinin bir hutbe ve sikke sahibi hükümdar olduğu ilan ediliyor. O halde sikke bastırmış. İki sikkede sadece baba adı var. Ama bunda babasının babasının adı da var. O da Gündüz Alp. Şimdi bütün bu anlatılanları birleştirdiğimizde Süleyman Şah hikayesinin de aslında bir kurmaca olduğunu düşünürsek buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" ifadelerini kullandı. "Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor" Gazi Gündüz Alp’i tanıtmak amacıyla 2016 yılında dernek kurduklarını söyleyen Gündüzalp Ünal, "2016 senesinde Hırkatepeliler Derneği’ni kurduk. Burada Beypazarı’nı, Hırkatepe’yi, Gazi Gündüz Alp’i Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. 2016 yılından 2024 yılına kadar Beypazarı Hırkatepe Mahallesi’nde çok büyük etkinlikler yaptık ve Hırkatepe’yi Gazi Gündüz Alp’i, Beypazarı çevresini, Türkiye’ye ve yurt dışına da tanıtmaya gayret gösterdik. Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor. Onlara da biz üzülüyoruz. Beypazarı’na gelecek turistleri Gazi Gündüz Alp’i ziyaret etmeden gitmemesinin önünü açmamız lazım" diye konuştu. "Tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti" Her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yaptıklarını vurgulayan Ahmet Gündüzalp, "Burada Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’nin dedesi, Ertuğrul Gazi’nin babası Gazi Gündüz Alp Türbesi bulunmaktadır. Bazı kitaplarda Ertuğrul Gazi’nin babasının Gazi Gündüz Alp mi, Süleyman Şah mı olduğunu söylemektedir. Ama biz araştırdığımızda tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti. 2002 yılında Ankara Valiliğinden yardım alarak emekli Vali Yahya Gür ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yardımlarıyla türbeyi yenilettik. Türbenin açılışını 2002 yılında beraber yaptılar. Biz her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yapıyoruz, Hacet Bayramı yapıyoruz. Bu Hacet Bayramı’nda türbeye giderek Gazi Gündüz Alp’e dualar ediyoruz, yağmur duası yapıyoruz. Gazi Gündüz Alp’in türbesinin genç nesillere taşınması için, bilinmesi için, bizden sonrakilerine ulaşması için elimizden gelen gayreti yapmak istiyoruz" şeklinde konuştu. "Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir" Gündüz Alp Türbesi’ne her ay ziyaretçilerin geldiğini ifade eden İbrahim Sergi, "Bu türbe, Osman Gazi’nin dedesinin türbesidir. Fakat, herkes Süleyman Şah olarak biliyor ama Süleyman Şah değil, bu yanlış biliniyor. Tarihçilerin incelemesine göre, Osman Gazi’nin dedesi, Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir. Gazi Gündüz Alp’ın yatarı da Hırkatepe köyünde bulunuyor. Türbenin tarihi çok eskiye dayanır. Kayı Boyu’ndan gelirken Gündüz Alp yaralı geliyor. 40 kişiyle birlikte buraya gelince burada vefat ediyor. Türbesini buraya defnediyorlar. 40 kişi de Hırkatepe köyünde kalıyor. Hırkatepe Köyü’nün tarihi de Osmanlı devletine dayanıyor. 2002 yılında Devlet Bahçeli bu türbenin restorasyonunu yaptırdı, açılışına da geldi. Gazi Gündüz Alp anma şölenleri her sene haziran ayının birinci haftasında yapılır. Buraya her ay 10-15 gün ziyaretçi gelir. Osmanlı’nın tarihini öğrenmek isteyenler bu türbeye gelsinler" dedi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 22:46
Kayseri’de ozanlar kulakların pasını sildi
Kayseri’de düzenlenen 4. Uluslararası Aşıklar Şöleni’ne 5 farklı ülkeden ve Türkiye’nin 7 farklı ilinden katılan ozanlar kulakların pasını sildi. Etkinliğe Kayserili vatandaşlar yoğun ilgi göstererek, salonu hıncahınç doldurdu. Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kayseri Halk Ozanları Kültür Derneği iş birliğiyle Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ve Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda 5 farklı ülkeden ve Türkiye’nin 7 farklı ilinden katılan ozanlar sazları ve sözleriyle Anadolu’nun köklü âşıklık geleneğini yaşatarak, dinleyicilere kültürel bir şölen sundu. Vatandaşlar da etkinliğe yoğun bir katılım göstererek salonu hıncahınç doldurdu. Uluslararası Âşıklar Şöleni, katılımcılara unutulmaz bir gece yaşattı.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 14:34
Kış kampı heyecanı Denizli’de yaşandı
Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında kalan üniversite öğrencilerinin katıldığı Denizli’nin ev sahipliğinde beş gün süren Girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı tamamlandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından geleneksel olarak bu yıl onuncusu düzenlenen Tematik Kış Kampları Türkiye’de 14 ilde 14 farklı temayla yapıldı. "Girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı" 26-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün organizasyonunda 26-30 Ocak 2026 tarihleri arasında düzenlenen Kış Kampı’nın açılış konuşmasını Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger yaptı. İyi yetişmiş, kendi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin, ülkemizin en büyük zenginliği olduğunu söyleyen Vali Köşger, Girişimcilik ve Hayat Becerileri temalı kampın öğrenciler için son derece faydalı olacağına inandıklarını ifade etti. Alanında uzman isimler öğrencilerle buluştu Açılış programına Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Feride Candan’ın da katıldığı kamp programı kapsamında; öğrencilere tecrübelerini aktarmak için Denizli’ye gelen KOSGEB Başkan Yardımcısı Selim Serkan Ercan, Prof. Dr. Yavuz Selvi, THY Pazarlama Başkan Yardımcısı Nuran Erdağ Haberdar, Dr. Kemal Tekden, Akademisyen ve Tarihçi Kazım Ceylan, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, Prof. Dr. Mehmet Fidan, Akça Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Semra Akça Acar, Eğitimci ve Yazar Büşra Kaftan; Pamukkale Konferans Salonu’nda öğrencilerle buluşarak deneyimlerini, girişimciliğin ve etkili iletişimin hayattaki yerine değindi. Kampta gençlere yönelik tematik gezi, bilgi yarışması ve konser gibi eğlenceli ve sosyal etkinlikler de yer aldı. Şehit aileleri unutulmadı Kamp kapsamında öğrenciler, öğle yemeğinde şehit aileleriyle bir araya geldi. Pamukkale Yurdu Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen programa Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, şehit aileleri ve yakınları ile kampa katılan gençler iştirak etti. Programda aziz şehitlerimiz Kur’an-ı Kerîm tilaveti ve dualarla anıldı. Etkinlikler kapsamında gençler ayrıca Asrî Mezarlık yerleşkesinde bulunan Denizli Şehitliği’ni ziyaret ederek kahraman şehitlerimizin kabirlerine karanfil bıraktı. Gençler Denizli’de tarih ve doğayla buluştu Girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı’nın dördüncü gününde düzenlenen tematik gezi kapsamında, kampa katılan 100 genç Pamukkale Travertenleri, Hierapolis Antik Kenti ve Karahayıt Mahallesi’ni ziyaret etti. Antik Tiyatro ve Arkeoloji Müzesi gezisinin ardından Karahayıt’ta termal kırmızı suyu yerinde inceleyen gençler, bölgenin doğal ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı buldu. Gezi programı kapsamında ayrıca Laodikya Antik Kenti de ziyaret edildi. Antik dönemin önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan Laodikya’da, geçmişten günümüze uzanan uygarlık izlerini inceleyen gençler, tarih ve kültürle iç içe verimli bir deneyim yaşadı. Sosyal ve sportif etkinliklerle gençler doyasıya eğlendi girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı kapsamında gençler çeşitli sosyal ve sportif etkinliklere katıldı. Kampın üçüncü gününde KYK Spor Salonu’nda farklı spor branşları tanıtılırken, Fitness Salonu’nda gençlere kondisyon aletleriyle spor yapma imkânı sunuldu. Dördüncü gün gerçekleştirilen gezi programının ardından akşam saatlerinde ödüllü bilgi yarışması düzenlendi; yarışma sonrasında gerçekleştirilen konserle kamp programı keyifli anlara sahne oldu. Denizli’ye hayran kaldılar Kamp süresince Denizli’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini tanıma imkânı bulan öğrenciler, organizasyondan ve ilin ev sahipliğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gerçekleştirilen sosyal, kültürel ve tematik etkinliklerle hem kişisel hem de akademik gelişimlerine katkı sağlayan gençler, kampın kendileri için verimli ve unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade etti. Denizlili Parataekwondo sporcularının da gençlerle bir araya gelerek hayat yolculuklarını ve sporda elde ettikleri başarı hikayelerini paylaştıkları kamp kapanış programı sonunda katılan tüm öğrencilere sertifikalarını Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan takdim etti.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 14:24
Şehzade Mahmut’un puşidesi Samsun’da yapılıyor
İstanbul Şehzadeler Türbesi’nde bulunan Şehzade Mahmut’a ait sandukanın puşidesi, Samsun Olgunlaşma Enstitüsü’nde yapılıyor. Osmanlı döneminde mezar sandukalarının üzerine örtmek için kullanılan puşidelerin zamanla yıpranması üzerinde 2016 yılında Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları arasında protokol imzalandı. Protokol çerçevesinde Samsun Olgunlaşma Enstitüsü usta öğreticileri kolları sıvayarak şu ana kadar elde Maraş işi tekniği ile Sultan 4. Mustafa, Şehzade Selim, Şehzade Orhan, Şehzade Hasan, Şehzade Numan, Mihrimah Sultan Puşidesi ve Gevherhan Sultan’ın puşidesini tamamlamayı başardı. Şehzade Mahmut’un puşidesini yapmaya başlayan usta öğreticiler, çalışmaya devam ediyor. Samsun Olgunlaşma Enstitüsü yetkililerinden yapılan açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğü arasında 2016 yılında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında, Sabancı Beylerbeyi Olgunlaşma Enstitüsü koordinatörlüğünde yürütülen Puşide Projesi çerçevesinde, Samsun Olgunlaşma Enstitüsü olarak sekizinci projemiz üzerinde çalışmalarımız sürdürülmektedir. Bu kapsamda, 2025 yılı Nisan ayında başlanan, İstanbul Şehzadeler Türbesi’nde bulunan Şehzade Mahmut’a ait sandukanın puşidesi, enstitümüzün puşide atölyesinde işlenmeye devam edilmektedir" denildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mayıs 2025 Pazar- 00:19
Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde en iyiler ödüllerini aldı
2
28 Ocak 2026 Çarşamba- 20:11
Yerli turistler Çankırı’yı gezdi
3
31 Ocak 2026 Cumartesi- 09:44
Yumurta parasıyla yapılan 395 yıllık cami restorasyona alındı
4
28 Ocak 2026 Çarşamba- 11:39
Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz tiyatro hizmeti
5
07 Ocak 2026 Çarşamba- 15:21
Çanakkale’de Türklerin Balkanlara geçişindeki ilk mezarlık keşfedildi
26 Eylül 2025 Cuma - 09:38
Kruvaziyer turizminde parlayan yıldız: Amasra
Bartın’ın Amasra ilçesi, yılın ilk 8 aylık verilerine göre kruvaziyer turizminin Karadeniz’deki en beğenilen lokasyonu olurken, Türkiye genelinde ise en çok beğenilen 7. yer oldu. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Trabzon seferi esnasında gördüğü ve Çeşm-i Cihan (dünyanın göz bebeği) olarak nitelendirdiği Bartın’ın Amasra ilçesi, muhteşem doğası, denizi, tarihi ve kültürü ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi oldu. Rusya’dan Amasra’ya 2022 yılında başlayan kruvaziyer turizmi ile Rus turistler akın akın bölgeye geliyor. Bazı aylarda her hafta, bazı dönemlerde ise ayda iki düzenlenen turla kez bölgeye gelen turistler, ilçeyi kruvaziyer turizminde 7. sıraya yükseltti. Amasra 9 ayda 33 bini aşkın turist ağırladı Rusya’dan Türkiye’ye turist taşıyan 193 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindeaki 11 katlı Astoria Grande gemisi, Rusya-Ukrayna savaşına rağmen Karadeniz’de turistik turlarına devam ediyor. Ağustos 2022’den itibaren turist taşıyan gemi, 83. kez Amasra Limanı’na yanaştı. Bu yıl içerisinde bölgeye 24. seferini gerçekleştiren gemi ile son seferde 904 yolcu, 438 mürettebat olmak üzere bin 342 kişi geldi. Amasra ilçesi, bu yılın ilk 9 ayında kruvaziyer gemisi ile gelen 22 bin 60 yolcu, 10 bin 663 mürettebat olmak üzere toplamda 33 bin 493 yabancı turisti ağırladı. 2022 yılından itibaren 37 aylık zamanda gerçekleşen 83. seferde ise Amasra, 70 bin 132 yolcu, 36 bin 114 mürettebat olmak üzere 106 bin 246 kişiyi misafir etti. 3 yılda nüfusun 17 katı turist ağırladı İlçe merkezinde 6 bin 24 kişinin yaşadığı Amasra, geminin her seferinde nüfusunun 5’te birini aşan bir sayıda yabancı turisti ağırlarken, 2025’in ilk 9 ayında ilçenin misafir ettiği turist sayısı nüfusunun 5 katını, 37 ayda kruvaziyer turizm ile bölgeye gelen toplam sayı ise nüfusun 17 katını geçti. Bu yıl gerçekleşmesi planlanan 7 seferde ise yaklaşık 8 bin misafirin daha ağırlanması planlanıyor. Yıl sonunda ise bölgeye gelen turis sayısının ilçe merkezindeki nüfusa oranının 20 kat olması bekleniyor. Karadeniz’de 1., Türkiye’de 7. sırada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın kruvaziyer turizmindeki ağustos ayı verilerine göre ilk 8 ayda 20 bin 81 yolcu sayısı ile Amasra Limanı, Karadeniz’de en çok ziyaret edilen yerler sıralamasında birinci olurken, Türkiye genelindeki sıralamada ise 7. oldu. Türkiye genelinde kruvaziyer gemisi ile gelen yolcuları ağırlayan limanların yer aldığı ve yolcu sayısı sıralamalarının dikkate alındığı listeye 13. sıradan giren Amasra, her geçen gün artan yolcu sayısı ile listelerde üst sıralara tırmanmaya başladı. Böylece geçen yıl Karadeniz’deki limanlar arasında birinciliği elde eden Amasra, Türkiye genelinde ise 9. sıraya yükseldi. Yükselişini bu yıl da sürdüren Amasra, Karadeniz’deki en çok beğenilen şehir özelliğini koruyarak, en fazla yolcunun ziyaret ettiği kent oldu. Kruvaziyer turizminde en çok yolcu ağırlayan Karadeniz limanları sıralamasında birinci olan Amasra ilçesi, 20 bini aşkın yolcu sayısı ile Samsun ve Trabzon büyükşehirleri ile Sinop şehrini geride bıraktı. Önemli turizm merkezleri ile yarışıyor Amasra ilçesi, bu yılki Türkiye sıralamasında ise Antalya, Alanya, Çanakkale gibi turizm şehirleri ile Kaş, Bozcaada, Dikili, Göcek, Fethiye gibi turizm merkezlerini geçti. Amasra, listede hemen üst sırasında yer alan ve Türkiye’nin en önemli turizm lokasyonlarından olan Çeşme ve Marmaris ile yarışıyor. Listenin ilk sırasında ise 679 bin 246 yolcu ile Kuşadası, ikinci sırada 410 bin 577 yolcu ile İstanbul, üçüncü sırada 95 bin 122 yolcu ile Bodrum, 54 bin 16 yolcu ile İzmir yer alıyor. İkinci gemi için çalışma yürütülüyor Astoria Grande gemisinin Karadeniz’deki en uğrak noktasının Amasra olduğunu belirten Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, ikinci bir geminin de Amasra seferlerine başlaması için çalışma yürüttüklerini kaydetti. Çakır, "Karadeniz’de birinci sıradayız. Türkiye genelinde ise aralarında büyükşehirlerin de yer aldığı limanlar arasında 7. sıradaki yerimizi koruyoruz. Yeni gemilerin de Amasra lokasyonlu seferlere başlaması için çabalarımız sürüyor. İlçe esnafımız da, vatandaşlarımız da bu turlardan oldukça memnun" diye konuştu.
26 Eylül 2025 Cuma - 09:36
Türk hamam tasları ‘dünya’ vitrininde
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır ile Dr. Öğretim Üyesi Duygu Ebru Öngen, kumaş parçalarını kullanarak tasarladıkları 27 hamam tasıyla özel bir koleksiyon oluşturdu. Farklı boyama teknikleri, desenler ve el işlemeleri yaparak Türk kültürünün simgesel nesnelerinden biri olan ‘hamam taslarını’ sanata uyarlayan Adanır ve Öngen, aralık ayında Çin’de düzenlenecek ‘Lozan’dan Pekin’e Uluslararası Lif Sanatı Bienali’ne kabul edildi. Türkiye’den kabul edilen tek çalışma Türk hamam kültürünü uluslararası alandaki yüz binlerce kişiye ulaştıracak ‘Hamam Tasları: Duyulara Hitap Eden Su’ adlı koleksiyon, 53 ülkeden 110 projenin yer alacağı bienale, Türkiye’den kabul edilen tek çalışma oldu. Prof. Dr. Adanır, bienale art arda dördüncü kez seçilen tek Türk tasarımcı olarak da tarihe geçti. "Anadolu kültüründe farklı kullanımlar var" Yaklaşık 5 aylık çalışma sonunda tamamladıkları projeye ilişkin bilgiler veren İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır, en büyük amaçlarının Türk kültürünü tanıtmak olduğunu söyledi. Çalışma sürecinde çok keyif aldıklarını ifade eden Prof. Dr. Adanır, "Hamam taslarının, Anadolu kültüründe farklı ritüellerde kullanımı var. Örneğin; gelin ve çocuk hamamlarında kullanılan tasların boyutları bile farklı olabiliyor. Hamam kültürü yaygın olduğu için taslara da önem verilirmiş, bu konuda hassas davranılırmış. Eski dönemlere baktığımızda özellikle gelin taslarının daha özenilerek yapıldığını görüyoruz. O nedenle biz de kumaşları değerlendirip özel motifler işleyerek 27 farklı hamam tası hayata geçirdik. Ortaya da çok güzel sonuçlar çıktı" diye konuştu. "Literatürü taradık, müzeleri gezdik" Bu süreçte çok sayıda hamam tasını incelediklerini dile getiren Prof. Dr. Adanır, "Eskişehir ve Gaziantep’teki hamam müzelerini gezdik. Literatürü taradık, motifleri tespit ettik. Ebru hocanın bu konuda biriktirdiği yayınlardan, kitaplardan da faydalandık. Kültürümüzü tanıtırken, suyun temizlenmek ve arınmak için önemini de vurguladık. Böylesine saygın bir bienalde yer almak, bizim için büyük gurur ve mutluluk kaynağı" ifadelerini kullandı. "Geleneksel desenler de yer aldı" İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Duygu Ebru Öngen ise, "Projedeki her bir hamam tasının renkleri, tonlamaları ve işlemeleri birbirinden farklı. Çalışmada, kumaş ve metalik ipliklerin olduğu tekstil malzemelerini kullandık. El işlemeleri ile geleneksel desenler yaptık. Osmanlı döneminde kullanılan hamam tasları, benim hep ilgimi çekmiştir. 2002 yılından günümüzde kadar olan sürede, bu konuyla ilgili pek çok çalışma gerçekleştirdim. ‘Hamam Tasları: Duyulara Hitap Eden Su’ adlı projemizin çok ciddi bir arka planı var" dedi.
26 Eylül 2025 Cuma - 09:26
ADÜ’lü öğrencinin filmi Adana Altın Koza Film Festivali’nde finalde
Adnan Menderes Üniversitesi öğrencisi Tuğçe Sönmez’in Aile Yemeği adlı kısa filmi Adana’daki film yarışmasında finale kaldı. ADÜ İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Tuğçe Sönmez, Türkiye’nin en köklü ve prestijli film festivallerinden biri olan ve bu yıl 32’ncisi düzenlenen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde finale kalarak önemli bir başarıya imza attı. Sönmez’in, Doç. Dr. Alper Erçetingöz danışmanlığında "Yapım-Yönetim" dersi kapsamında stop motion tekniğiyle hazırladığı "Aile Yemeği" adlı kısa filmi, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması Canlandırma Kategorisinde finale kalan beş filmden biri oldu.
26 Eylül 2025 Cuma - 09:16
Gümüşhane’nin yer altı sarayı 110 bin ziyaretçi ağırladı
Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki "yer altı sarayı" Karaca Mağarası, yılbaşından bu yana 110 bin ziyaretçiyi ağırladı. Milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitlerle görsel bir şölen sunan mağara, aynı zamanda solunum yolu hastalıklarına iyi gelen havasıyla da dikkat çekiyor. Torul ilçesine bağlı Cebeli köyünde sarkıt, dikit ve damlataşı şekillerinin hayranlık uyandırıcı örneklerine sahip olan Karaca Mağarası, oluşumların yoğunluğu bakımından Türkiye ve dünyanın en zengin mağaralarından birisi olarak kabul ediliyor. "Gümüşhane’nin yer altı sarayı" olarak nitelendirilen ve ana kayası 150 milyon yıl yaşında olan mağara, tatil sezonu bitmiş olmasına rağmen yoğun şekilde ziyaretçi ağırlamaya devam ediyor. Gümüşhane-Trabzon karayoluna 4 kilometre mesafede, denizden bin 550 metre yükseklikte, ortalama tavan yüksekliği 18 metre ve toplam iç alanı yaklaşık bin 500 metrekare olan mağaraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, mağara çiçekleri, mağara incileri, traverten havuzları, mağara gülleri gibi oluşumları hayranlıkla karşılıyor. Yılbaşından bugüne 110 bin kişinin ziyaret ettiği Karaca Mağarası, uzmanlar tarafından solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılan alternatif tedavi yöntemlerinden birisi olan ve tuz terapisi olarak da adlandırılan halo terapiye Türkiye’de uygun olan az sayıdaki mağaralardan birisi olarak biliniyor. "Astım geçmişi olan bir insan olarak da içeriye geldiğimde o farkı hissedebiliyorsun nefes aldığında" Tekstil mühendisiyken istifa edip hayallerinin peşinden giderek motosikletiyle tek başına Türkiye’nin 81 ilini gezmeye başlayan Saliha Özkan, Karaca Mağarası’nı hep merak ettiğini ve görünce çok etkilendiğini söyledi. Projesinde 59. şehir olarak Gümüşhane’ye geldiğini ve Karaca Mağarası’nı ziyaret ettiğini kaydeden Özkan, "Daha önce de araştırmıştım. Fotoğraflarını gördüm fakat içerisinde olmak bambaşka bir şey. Astım geçmişi olan bir insan olarak da içeriye geldiğimde o farkı hissedebiliyorsun nefes aldığında. Oldukça rahat. Vaktim olsa da her gün gelebilsem diyorum. İnşallah tekrardan yolumuz düşer buralara" dedi. Karaca Mağarası’nın yapısının daha önce gittiği mağaralara göre çok daha farklı olduğunu ifade eden Özkan, "Buranın yapısı çok farklı ve çok ütopik duruyor. Hayal ürünü gibi duruyor. O kadar güzel ki içerisinde bulunmak en başta nefesini çok iyi dengelediği için huzur verici etkisini hissettim ben açıkçası" diye konuştu. "Gerçekten inanılmaz bir yer" İstanbul’dan gelerek mağarayı gezen Muhammed Can Kopuz ise, "Buranın methini çok duymuştuk. Bir çobanın hikayesi olduğu söylendi. Biz de gelip görmek istedik. Gerçekten inanılmaz bir yer. Müthiş bir eser diyebiliriz. Gümüşhane’nin böyle güzelliklerinin de korunması ve sonraki nesile aktarılması çok önemli. Herkesi buraya bekliyoruz. Beni en çok etkileyen bir santimetrelik kısmın 15 yılda oluşması oldu" ifadelerini kullandı. "İçeriye giren kronik ciğer rahatsızlığı olan misafirler çok rahatladığını söylüyorlar" Trabzon’dan mağaraya günübirlik turlar düzenleyen grup lideri Kerem Akcelep, "Yerli ve yabancı misafirlerimizin Karaca Mağarası’ndan çok güzel dönütleri oluyor. Çünkü bu mağaranın diğer mağaralara oranla daha farklı oluşumları mevcut. İçeride verilen bilgiler de çok ilginç olduğu için genelde güzel dönütler veriliyor. Aynı zamanda mağaranın içindeki havanın yumuşak olması da bir avantaj. Genelde içeriye giren kronik ciğer rahatsızlığı olan misafirler çok rahatladığını söylüyorlar" dedi. Cezayir’den gelen mimar Ryan Algires, "Şu an tatildeyim. Karaca Mağarası’na geldik ve çok güzel bir yer. İçeride farklı dillerde tanıtım seslendirmeleri gayet başarılı. Beni en çok mağaranın sonundaki yer etkiledi" diye konuştu.
26 Eylül 2025 Cuma - 09:11
Kruvaziyer turizmde parlayan yıldız: Amasra
Rus turistlerin akın akın geldiği Çeşmi Cihan Amasra (dünyanın göz bebeği), ilk 8 aylık verilerde kruvaziyer turizmin Karadeniz’deki en beğenilen lokasyonu olurken, Türkiye genelinde ise en çok beğenilen 7. yer oldu. Fatih Sultan Mehmet Sultan Han’ın Trabzon seferi esnasında gördüğü ve Çeşmi Cihan (dünyanın göz bebeği) olarak nitelendirdiği Bartın’ın Amasra ilçesi, muhteşem doğası, denizi, tarihi ve kültürü ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi oluyor. Rusya’dan Amasra’ya 2022 yılında başlayan kruvaziyer turizmi ile bölgeyi görme fırsatı bulan Rus turistler akın akın bölgeye geliyor. Bazı aylarde her hafta bazı dönemlerde ise ayda 2 kez bölgeye gelen turistler, ilçeyi kruvaziyer turizminde 7. sıraya kadar yükseltti. Rusya-Ukrayna savaşına rağmen seferler sürüyor Rusya’dan Türkiye’ye turist taşıyan,193 metre uzunluk ve 30 metre genişliğe sahip 11 katlı Astoria Grande gemisi Rusya-Ukrayna arasında devam eden savaşa rağmen Karadeniz’de turistik turlarına devam ediyor. Amasra 9 ayda 33 bini aşkın turist ağırladı Ağustos 2022 tarihinden itibaren turist taşıyan gemi, 83. kez Amasra Limanı’na yanaştı. 2025 yılı içerisinde bölgeye 24. seferini gerçekleştiren gemi ile son seferde 904 yolcu, 438 mürettebat üzere 1342 kişi geldi. Amasra ilçesi bu yılın 9 ayında kruvaziyer turizm ile gelen 22 bin 60 yolcu, 10 bin 663 mürettebat olmak üzere toplamda 33 bin 493 yabancı turisti ağırladı. 37 ayda gelen sayısı 106 bini geçti 2022 yılından itibaren 37 aylık zamanda gerçekleşen 83. seferde ise Amasra, 70 bin 132 yolcu, 36 bin 114 mürettebat olmak üzere 106 bin 246 kişiyi misafir etti. 3 yılda nüfusun 17 katı turist ağırladı İlçe merkezinde 6 bin 24 kişinin yaşadığı Amasra ilçesi, geminin her seferinde nüfusınun 5’te birini aşan bir sayıda yabancı turisti ağırlarken, 2025 yılınının ilk 9 ayında ilçenin misafir ettiği turist sayısı nüfusunun 5 katını, 37 ayda kruvaziyer turizm ile bölgeye gelen toplam sayı ise nüfusun 17 katını geçti. Bu yıl gerçekleşmesi planlanan 7 seferde ise yaklaşık 8 bin misafirin daha ağırlanması planlanıyor. Yıl sonunda ise 40 ay içerisinde bölgeye gelen turis sayısının, ilçe merkezindeki nüfusa oranı ise 20 kat olması bekleniyor. Karadeniz’de 1., Türkiye’de 7. sırada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın kruvaziyer turizmindeki Ağustos ayı verilerine göre, ilk 8 ayda 20 bin 81 yolcu sayısı ile Amasra Limanı, Karadenizde en çok ziyaret edilen yerler sıralamasında birinci olurken, Türkiye genelindeki sıralamada ise 7. oldu. Listeye 13. sıradan girdi, 3 yılda 6 sıra yükseldi Türkiye genelinde kruvaziyer turizmle gelen yolcuları ağırlayan limanların yer aldığı ve yolcu sayısı sıralamalarının dikkate alındığı listeye 13. sıradan giren Amasra, her geçen gün artan yolcu sayısı ile listelerde üst sıralara tırmanmaya başladı. Listelerde geçen yıl Karadeniz’deki limanlar arasında birinciliği elde eden Amasra, Türkiye genelinde ise 9. sıraya yükseldi. Amasra’nın gerisinde kalan büyükşehirler Yükselişini bu yılda devam eden Amasra, Karadeniz’deki en çok beğenilen şehir özelliğini koruyarak, en fazla yolcunun ziyaret ettiği kent oldu. Kruvaziyer turizminde en çok yolcu ağırlayan Karadeniz limanlar sıralamasında birinci olan Amasra ilçesi, 20 bini aşkın yolcu sayısı ile Samsun ve Trabzon büyükşehirleri ile Sinop şehrini geride bıraktı. Önemli turizm merkezleri ile yarışıyor Amasra ilçesi bu yılki Türkiye sıralamasında ise Antalya, Alanya, Çanakkale gibi turizm şehirleri ile Kaş, Bozcaada, Dikili, Göcek, Fethiye gibi turizm merkezlerini geçti. Amasra ilçesi, listede hemen üst sırasında yer alan ve Türkiye’nin en önemli turizm lokasyonlarından olan Çeşme ve Marmaris ile yarışıyor. Listenin ilk sırasında ise, 679 bin 246 yolcu ile Kuşadası, ikinci sırada 410 bin 577 yolcu ile İstanbul, üçüncü sırada 95 bin 122 yolcu ile bodrum, 54 bin 16 yolcu ile İzmir yer alıyor. İkinci gemi için çalışma yürütülüyor Astoria Grande gemisinin Karadeniz’deki en uğrak noktasının Amasra olduğunu belirten Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, ikinci bir geminin de Amasra seferlerine başlaması için çalışma yürüttüklerini kaydetti. Çakır, "Karadeniz’de birinci sıradayız. Türkiye genilinde ise aralarında büyükşehirlerin de yer aldığı limanlar arasında ise 7. sıradaki yerimizi koruyoruz. Yeni gemilerin de Amasra lokasyonlu seferlere başlaması için çabalarımız sürüyor. İlçe esnafımız,da vatandaşlarımız da bu turlardan olsukça memnun" diye konuştu. (SD-
26 Eylül 2025 Cuma - 09:04
Tralleis Antik Kenti’nde sanat ve mitoloji buluşması
Aydın’da bir ilk olarak gerçekleşen 3’üncü Uluslararası Mitoloji Film Festivali, Tralleis Antik Kenti’nde düzenlendi. Festival kapsamında Tralleis Antik Kenti’nde gerçekleşen Yojuliet konseri ve kokteyl etkinliği, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Festival boyunca keman-gitar dinletisi, "Hitit Masalı Anlatımı" ve "İnsanlığın Ortak Hikayesi" söyleşisi izleyicilerle buluştu. Ayrıca festivalin gündüz etkinliklerinde Nevzat Biçer Nikah ve Konferans Salonu’nda çocuklar için "Earwing’in Şarkısı", yetişkinler için ise "Histroy" filmleri gösterildi. Renkli ve yoğun katılımla gerçekleşen festival, Tralleis Antik Kenti’ni adeta bir kültür ve sanat buluşma noktasına dönüştürdü.
26 Eylül 2025 Cuma - 07:57
Bayburt’ta yılın ahisi Osman Kodan oldu
Bayburt’ta 38. Ahilik Haftası, çeşitli etkinliklerle kutlandı. Bayburt barlarının oynandığı, tiyatro gösterisinin sergilendiği, halk ozanının türküler seslendirdiği 38. Ahilik Haftası kutlamalarında, yılın ahisi ahşap ustası Osman Kodan seçildi. Saray Bahçesi’nde gerçekleştirilen törende Kodan’a, ahiliğin simgesi olan kaftan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Mete Memiş ve Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mevlütoğulları tarafından giydirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın seslendirilmesiyle başlayan programda, protokol konuşmalarında ahiliğin tarihsel ve kültürel önemi vurgulandı. Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, konuşmasında şehrin tarih boyunca önemli ticaret yolları üzerinde bulunduğunu hatırlatarak, Bayburt’un geçmişten bugüne bir ilim, irfan ve kültür merkezi olduğuna dikkat çekti. Vali Eldivan, "Bayburt’un geçmişte İpek Yolu üzerinde olması nedeniyle, buradaki Cenevizlilerden kadim medeniyetlere, Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar tarih boyunca hem ticaret yolları üzerinde olmuş hem de ciddi bir kültür merkezi olmuştur. Bu anlamda da yıllarca semerciler, nalbantçılar, zahire pazarları gibi çarşılarda hizmet eden Bayburt esnafımız ahilik ahlakını yaşatarak bu topraklara değer katmıştır. Ahilik ruhunu yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, geleceğimizin teminatı olarak da korumak zorundayız" ifadelerini kullandı. Eldivan, konuşmasında ayrıca Bayburt esnafının gözü tok, gönlü geniş, helal kazanca önem veren bir anlayışla çalıştığını belirterek, dayanışma ve kardeşliği hayat düsturu haline getiren esnafa teşekkür etti. Programda, esnaflardan oluşan halk oyunları ekibinin bar gösterisinin ardından Bayburt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından ’Ahilik Şed Kuşanma’ adlı tiyatro sahnelendi. Daha sonra Bayburtlu halk ozanı Âşık Süphani sahne aldı, türküler seslendirdi. Etkinlikler kapsamında yılın esnafı, kalfası ve çırağı da ödüllendirildi. Yılın esnafları İdris Kadakal’a, Serpil Pekmezci’ye, Nimet Telli’ye, Metin Erkul’a ve Filiz Bekmezci’ye plaketleri Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen ile oda başkanları tarafından verildi. Yılın kalfası seçilen Oğuzhan Kahrıman’a ödülünü Ticaret İl Müdürü Fatma Karakaya ve İl Jandarma Komutanı Fatih Aslan takdim etti. Yılın çırağı Ravza Sıla Yıldız’a ise Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Halil İbrahim Yöney ile Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Nazmi Mazlum tarafından plaket ve hediye sunuldu. Kutlamalar, vatandaşlara ikram edilen ahilik pilavı ile sona erdi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 17:07
Van Büyükşehir Belediyesi 3. Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’nda yöresel lezzetleri tanıtıyor
Van Büyükşehir Belediyesi, 3. Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’nda, ilin kadim mutfağını ve zengin yemek kültürünü tanıtan standıyla büyük ilgi topladı. Van’da bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Van Gurme ve Gastronomi Fuarı" yoğun bir katılımla kapılarını açtı. "81 İl 81 Lezzet" sloganıyla gerçekleştirilen fuarda yöresel tatlar Vanlılarla buluştu. Fuarın açılış konuşmasını yapan Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, fuarın Van’ın sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Vali Ozan Balcı, "Bu fuar, Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanların kültür, sanat ve gastronomi ekseninde bir araya geldiği büyük bir buluşma noktası. Komşu ülkelerden gelen katılımcılarla kurulan dostluklar, Van’ı daha da zenginleştiriyor" dedi. Yapılan konuşmaların ardından Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı konservatuvar grubu sahne aldı. Birbirinden güzel eserler seslendiren konservatuvar grubu büyük beğeni topladı. Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülüğünde düzenlenen organizasyon, Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünler, üreticiler ve gastronomi profesyonellerini de bir araya getiriyor. Fuardaki yerini alan Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı da yöresel yemeklerin yanı sıra Van’ın kültürel mirasına ait el sanatlarının yer aldığı standıyla yoğun ilgi gördü. Standı ziyaret eden Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, burada kursiyerlerin ürünlerini inceledi ve geleneksel Van mutfağını tanıtan eserler hakkında bilgi aldı. Standı gezerek el emeği ürünleri inceleyen vatandaşlardan Süheyla Dabbaoğlu ise "Hem sosyal hayata, hem ticari hayata, hem de kültürlerin arasında giriş çıkışların olması bakımından çok güzel. Böyle etkinliklerin devamını ve ilgi görmesini isterim" ifadelerini kullandı. Van Organize Sanayi Bölgesi Expo Fuar ve Kongre Merkezinde açılan fuar, 28 Eylül’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.
25 Eylül 2025 Perşembe - 17:06
Yazar Sibel Kırcadere Uslu, okurlarıyla buluştu
Yazar Sibel Kırcadere Uslu, "Suzan Orto" serisinin ikinci kitabı "Fırtınadaki Çocuk Suzan Orto" için düzenlenen imza gününde okurlarıyla bir araya geldi. İstanbul’daki Happy Nest Healing’de gerçekleştirilen etkinliğe, yayıncılık, edebiyat ve cemiyet hayatından çok sayıda isim katıldı. Etkinliğe katılanlar arasında Alfa Yayın Grubu Genel Müdürü Vedat Bayrak ve Yılmaz Ulusoy Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Ulusoy, yazarlar Nilgün Karataş, Janserey Nalan Yıldız, Figen Tığcı, Yeliz Saraçoğlu, Kübra Kalem Baykara, Bahar Çuhadar, Bilimkurgu Yazarı Murat Beşiroğlu, Polisiye Yazarı Sibel Köklü, Sanatçı Ezo, Gonca Birol Bahar ve Mine Mahruki ile Suaredergi Kitap Kulübü üyeleri de katıldı. "Güzel gelişmeler kaydediyoruz" Etkinlikte yaptığı konuşmada Uslu, fantastik genç yetişkin edebiyatında güçlü bir ses olma yolculuğunu paylaştı ve serinin geleceğine dair açıklamalarda bulundu. Uslu, "Suzan Orto aslında ilk başta bir animasyon film karakteri olarak doğdu. Yani Suzan’ın hikayesi sadece kitap sayfalarında kalmayacak. Bu konuda güzel gelişmeler kaydediyoruz" dedi. Alfa Yayınları - Mona Kitap etiketiyle yayımlanan serinin ikinci kitabında, ana karakter Suzan’ın Ortoköy’deki yeni hayatına alışma çabası ve köyü sarsan gizemli bir fırtınanın ortasında kendini bulması konu ediliyor Yazar Uslu’nun bir sonraki okur buluşmasının, 27-28 Eylül’de Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul kampüsünde düzenlenecek Doğal Yaşam Festivali’nde gerçekleştirileceği, biletlerin ise Biletinial üzerinden satışa sunulduğu bildirildi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 16:43
Tokat, tarihi ve kültürel dokusuyla "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak
Anadolu’da Türk-İslam tarihinin önemli izlerini barındıran Tokat, "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak. Ağıtlara da konu olan Onbeşliler’in hikâyesini anlatacak dizinin çekimlerine 27 Eylül’de başlanacak. Milli Mücadele döneminde cepheye giden "Onbeşliler"in hikâyesini konu alan dizinin çekimlerine Tokat’ta başlanıyor. 16 bölümden oluşacak dizi için oyuncu kadrosu, Anadolu’daki ilk Türk-İslam medresesi olan tarihi Yağıbasan Medresesi’nde bir araya geldi. Dizinin ilk okuma provası da bu tarihi mekânda gerçekleştirildi. 27 Eylül’de çekimlerine başlanacak yapımda plato yerine Tokat’ın tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan mekanlar kullanılacak. "Gerçek bir hikâyeyi anlatıyoruz" Dizinin başrol oyuncularından Kemal Uçar, projede yer almanın kendisi için büyük gurur olduğunu ifade ederek. "Böyle büyük projelerde olmak heyecan verici. Ama asıl önemlisi, bu ülkenin dramatik hikayelerinden birini anlatmak için buradayız. Yağıbasan Medresesi’nde hem bilgi edindik hem de çekimlerle beraber bölge bölge gezip bu ruhu yaşama fırsatı buluyoruz. Bu proje bizim tarihimizdeki çok değerli ve acı dolu bir hikâyeyi anlatıyor. Seyircilerin de bu duyguları bizimle paylaşmasını umuyorum" dedi. "Sorumluluğumuz büyük" Dizinin yönetmeni Cihan Sağlam ise uzun süredir bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Onbeşliler bizim için çok önemli. Milli Mücadele dönemimizin fedakarlıklarını ve kahramanlığını yeniden hatırlatmak istiyoruz. Yaklaşık 150-200 kişilik bir ekiple çalışıyoruz, özellikle Çanakkale sahnelerinde bu sayı daha da artacak. Zor ama çok değerli bir iş ortaya çıkaracağımıza inanıyorum. Projemizin neredeyse tamamı Tokat’ın ikonik mekanlarında çekilecek. Genelde bu tip işler platolarda yapılır ama biz gerçek mekanlarda çekim yapacağız. Bu da diziyi çok özel kılıyor" diye konuştu. Tokat tarihi mekanlara ev sahipliği yapacak Yapım ekibi, Anadolu’da Türk-İslam tarihinin önemli izlerini barındıran Tokat’taki cami, han, hamam ve medreseleri doğal plato olarak kullanacak. Böylece hem bölgenin tarihi dokusu ekranlara yansıyacak hem de Tokat’ın turizm potansiyeline katkı sağlanması hedefleniyor.
25 Eylül 2025 Perşembe - 16:40
Bolu’da "Ahilik Haftası" dualarla başladı
Bolu’da 38’incisi kutlanan "Ahilik Haftası" etkinlikleri kapsamında esnaf, protokol ve vatandaşlar tarihi Yıldırım Bayezid Camii önünde bir araya gelerek dua etti. 13. yüzyılda yaşayan Ahi Evran’ın insani ve ahlaki felsefesini yaşatmak, geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla bu yıl 38’incisi kutlanan Ahilik Haftası sebebiyle tarihi Yıldırım Bayezid Cami’nin bulunduğu Yukarı Çarşı’da öğle namazının ardından ahilik duası yapıldı. Ahilik duasının ardından cami önünde kurulan sofralarda katılımcılara yemek ikram edildi. Esnafın birlik ve beraberliğini pekiştirmeyi amaçlayan program, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Programa Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, esnaf ve vatandaşlar katıldı.
25 Eylül 2025 Perşembe - 16:39
Tokat tarihi ve kültürel dokusuyla "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak
Ağıtlara da konu olan onbeşlilerin hikâyesini anlatacak dizi, 27 Eylül’de Tokat’ın tarihi mekanlarında çekimlere başlıyor. Milli Mücadele döneminde cepheye giden "Onbeşliler"in hikâyesini konu alan dizinin çekimlerine Tokat’ta başlanıyor. 16 bölümden oluşacak dizi için oyuncu kadrosu, Anadolu’daki ilk Türk-İslam medresesi olan tarihi Yağıbasan Medresesi’nde bir araya geldi. Dizinin ilk okuma provası da bu tarihi mekânda gerçekleştirildi. 27 Eylül’de çekimlerine başlanacak yapımda plato yerine Tokat’ın tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan mekanlar kullanılacak. "Gerçek bir hikâyeyi anlatıyoruz" Dizinin başrol oyuncularından Kemal Uçar, projede yer almanın kendisi için büyük gurur olduğunu ifade ederek; "Böyle büyük projelerde olmak heyecan verici. Ama asıl önemlisi, bu ülkenin dramatik hikayelerinden birini anlatmak için buradayız. Yağıbasan Medresesi’nde hem bilgi edindik hem de çekimlerle beraber bölge bölge gezip bu ruhu yaşama fırsatı buluyoruz. Bu proje bizim tarihimizdeki çok değerli ve acı dolu bir hikâyeyi anlatıyor. Seyircilerin de bu duyguları bizimle paylaşmasını umuyorum" dedi. "Sorumluluğumuz büyük" Dizinin yönetmeni Cihan Sağlam ise uzun süredir bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Onbeşliler bizim için çok önemli. Milli Mücadele dönemimizin fedakarlıklarını ve kahramanlığını yeniden hatırlatmak istiyoruz. Yaklaşık 150-200 kişilik bir ekiple çalışıyoruz, özellikle Çanakkale sahnelerinde bu sayı daha da artacak. Zor ama çok değerli bir iş ortaya çıkaracağımıza inanıyorum. Projemizin neredeyse tamamı Tokat’ın ikonik mekanlarında çekilecek. Genelde bu tip işler platolarda yapılır ama biz gerçek mekanlarda çekim yapacağız. Bu da diziyi çok özel kılıyor" diye konuştu. Tokat tarihi mekanlara ev sahipliği yapacak Yapım ekibi, Anadolu’da Türk-İslam tarihinin önemli izlerini barındıran Tokat’taki cami, han, hamam ve medreseleri doğal plato olarak kullanacak. Böylece hem bölgenin tarihi dokusu ekranlara yansıyacak hem de Tokat’ın turizm potansiyeline katkı sağlanması hedefleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder