KÜLTÜR SANAT
Derya Bedavacı Kapadokya’da sahne aldı 01 Şubat 2026 Pazar - 00:47:01 Türk müziğinin sevilen isimlerinden Derya Bedavacı, Nevşehir’de bulunan Marriott Otel’de sahne alarak hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Nevşehir’in önemli konaklama ve organizasyon merkezlerinden biri haline gelen Marriott Otel’de düzenlenen konserde sahneye çıkan Derya Bedavacı, seslendirdiği birbirinden sevilen şarkılarla salonu dolduran müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. Modern mimarisi, şık atmosferi ve büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilen yapısıyla dikkat çeken otel, bu özel gecede yüzlerce davetliyi ağırladı. Konsere katılan vatandaşlar, sanatçının şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti. Yaklaşık iki saat sahnede kalan Bedavacı; Deme, Kavuşmalıyız, Naz Değil, Seni Seven Kimdi, Adaletsiz Seçim, Yok Bir Sitemim, Hep Mi Leyla, Çık Artık Aklımdan, Namerd Olayım, Ben İnsan Değil Miyim, Ama Geçecek, Kısmet Değilmiş Mutluluk, Canımın İçi, Kaç Kadeh Kırıldı, Kal Benim İçin, Tövbe, Boyu Boyuma, Ankara’nın Bağları, Kesik Çayır ve Gel Bahtımın Kar Beyazı gibi sevilen eserleri seslendirdi. Sahne performansı ve enerjisiyle büyük beğeni toplayan sanatçı, zaman zaman hayranlarıyla sohbet ederek geceye samimi anlar kattı. Konser boyunca Marriott Otel’in profesyonel organizasyon düzeni, ses ve sahne altyapısı ile konforlu salon yapısı da davetlilerden tam not aldı. Yoğun ilgi gören konser sonunda Derya Bedavacı, Nevşehir’de ve Marriott Otel’de sahne almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek otel yönetimine, organizasyonda emeği geçenlere ve kendisini yalnız bırakmayan dinleyicilere teşekkür etti. Müzik dolu gece, alkışlar eşliğinde sona erdi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 23:17 Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığını ileri süren Prof. Dr. Mehmet Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır" dedi. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, tarih kitaplarında yer alan bazı bilgilerin tartışmalı olabileceğini ifade etti. Klasik Osmanlı geleneğinde Ertuğrul Gazi’nin babasının Süleyman Şah olarak kabul edildiğini hatırlatan Öz, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde, Ertuğrul Gazi’nin babasının Gündüz Alp olarak kaydedildiğini belirtti. Ayrıca, Osman Gazi dönemine ait olduğu iddia edilen sikkelerde de dede olarak Gazi Gündüz Alp’in adının yer aldığını ifade eden Öz, Osmanlıların kuruluş sürecinde Ankara’nın önemli bir rol oynadığını vurguladı. "Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçilerle, Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini söyler" Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda tarih kitaplarında birtakım yanlış ifadeler olduğunu aktaran Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı ve aynı zamanda Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, şunları kaydetti: "Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda, tarihi kaynaklarda karışık birtakım ifadeler var. Bu konu tarihçiler arasında bir tartışma konusudur. Klasik Osmanlı geleneğine göre, Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah olarak gösterilir. Süleyman Şah Türbesi günümüzde de Suriye olayları vesilesiyle çok gündeme gelmiş bir olaydır. Fakat tarihte Süleyman Şah diye bildiğimiz kişi, eğer Kutalmışoğlu Süleyman Şah’tan bahsediyorsak, bunun Osmanlılarla alakası yok ama Osmanlı tarihinde Ertuğrul Gazi’nin babasına Süleyman Şah diyorlar. Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu fatihidir, Selçuklu Hanedanı’ndandır. 1075’te İznik merkezi olarak Türkiye Selçuklu Devleti’ni kuran kişidir. Onun ölümü de aslında Suriye Selçuklular arasında çıkan bir savaş dolayısıyla, bugünkü Suriye’nin kuzeyinde bir savaş sonunda gerçekleştiği için, bu iki Süleyman Şah’ın hatıralarının karıştığına dair tarihçiler arasında tartışma var. Süleyman Şah’ın dört ya da üç oğlundan bahsedilir. Bunların Anadolu’ya gelişleri anlatılır. Fakat başka kaynaklar da var. Şimdi mesela Enveri diye bir adam var. Bunun Düsturname isimli bir eseri var. Ondan sonra Yazıcızade Ali var ve bir de Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa var. Şimdi bunlardan bir kısmı işte 15. yüzyıl ortalarında bunların eserlerine baktığımız zaman, bir Gündüzalp ve Gökalp’i görüyoruz. Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır. Yani demek ki tarih kaynaklarının bir kısmında Süleyman Şah, bir kısmında Gündüz Alp var. Bunlar Ankara civarına geliyorlar. Ankara burada şöyle önemli. Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçiler de Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi de Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini ve bir müddet Karacadağ etrafında oturduklarını söylerler. Önce Ahlat var, bazılarına göre Urfa civarı var. Sonra Halep’ten Sürmeli Çukuru’na gidiş, tekrar Ankara’ya geliş var. Ankara’da Karacadağ var. Karacadağ’dan Sultanönü’ne, oradan Söğüt var. Oraya yerleştiler deniliyor. Demek ki Osmanlı’nın Anadolu’daki seyahatinde Ankara’da bir duraklama, bir durma dönemleri var." "Buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" Osman Gazi’nin bastırdığı sikkelerin üzerinde dedesi Gündüz Alp’in adının olduğunu belirten Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa der ki Gündüz Alp öldü, Kızıl Saray’da gömüldü, defnedildi. Şimdi Kızıl Saray neresi? Beypazarı’nın bir köyü ve bu şu anda Gündüz Alp’in mezarının olduğu söylenen Hırkatepe köyünün bitişiğinde. Osmanlı döneminde de Kızıl Saray nam-ı diğer Sekli diye 15-16. yüzyıl tahrir defterlerinde bu köyler var. Hem Hırka Köyü var hem de Kızıl Saray diğer adıyla Sekli Köyü Osmanlı arşiv belgelerinde var. Osmanlı tarihinde ilk sikkeyi bastıranın hep Osman Gazi olduğu söylenir. Yıllar önce Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda ilk sikkenin Osman Gazi’ye ait sikke olarak tanıtıldı. Fakat sonradan bunun gerçek mi, sahte mi olduğu tartışıldı. Daha sonra iki sikke daha ortaya çıktı ve bu sikkelerden, yani Osman Gazi’ye ait sikkelerden 1300 tarihinde basılan üzerinde Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp yazıyor. Şimdi bu neyi gösteriyor bize? Demek ki bu sikkenin var olduğunu düşündüğümüzde 1300 yılı civarında Osman Gazi sikke darp etmiş. Yani kendinin bir hutbe ve sikke sahibi hükümdar olduğu ilan ediliyor. O halde sikke bastırmış. İki sikkede sadece baba adı var. Ama bunda babasının babasının adı da var. O da Gündüz Alp. Şimdi bütün bu anlatılanları birleştirdiğimizde Süleyman Şah hikayesinin de aslında bir kurmaca olduğunu düşünürsek buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" ifadelerini kullandı. "Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor" Gazi Gündüz Alp’i tanıtmak amacıyla 2016 yılında dernek kurduklarını söyleyen Gündüzalp Ünal, "2016 senesinde Hırkatepeliler Derneği’ni kurduk. Burada Beypazarı’nı, Hırkatepe’yi, Gazi Gündüz Alp’i Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. 2016 yılından 2024 yılına kadar Beypazarı Hırkatepe Mahallesi’nde çok büyük etkinlikler yaptık ve Hırkatepe’yi Gazi Gündüz Alp’i, Beypazarı çevresini, Türkiye’ye ve yurt dışına da tanıtmaya gayret gösterdik. Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor. Onlara da biz üzülüyoruz. Beypazarı’na gelecek turistleri Gazi Gündüz Alp’i ziyaret etmeden gitmemesinin önünü açmamız lazım" diye konuştu. "Tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti" Her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yaptıklarını vurgulayan Ahmet Gündüzalp, "Burada Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’nin dedesi, Ertuğrul Gazi’nin babası Gazi Gündüz Alp Türbesi bulunmaktadır. Bazı kitaplarda Ertuğrul Gazi’nin babasının Gazi Gündüz Alp mi, Süleyman Şah mı olduğunu söylemektedir. Ama biz araştırdığımızda tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti. 2002 yılında Ankara Valiliğinden yardım alarak emekli Vali Yahya Gür ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yardımlarıyla türbeyi yenilettik. Türbenin açılışını 2002 yılında beraber yaptılar. Biz her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yapıyoruz, Hacet Bayramı yapıyoruz. Bu Hacet Bayramı’nda türbeye giderek Gazi Gündüz Alp’e dualar ediyoruz, yağmur duası yapıyoruz. Gazi Gündüz Alp’in türbesinin genç nesillere taşınması için, bilinmesi için, bizden sonrakilerine ulaşması için elimizden gelen gayreti yapmak istiyoruz" şeklinde konuştu. "Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir" Gündüz Alp Türbesi’ne her ay ziyaretçilerin geldiğini ifade eden İbrahim Sergi, "Bu türbe, Osman Gazi’nin dedesinin türbesidir. Fakat, herkes Süleyman Şah olarak biliyor ama Süleyman Şah değil, bu yanlış biliniyor. Tarihçilerin incelemesine göre, Osman Gazi’nin dedesi, Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir. Gazi Gündüz Alp’ın yatarı da Hırkatepe köyünde bulunuyor. Türbenin tarihi çok eskiye dayanır. Kayı Boyu’ndan gelirken Gündüz Alp yaralı geliyor. 40 kişiyle birlikte buraya gelince burada vefat ediyor. Türbesini buraya defnediyorlar. 40 kişi de Hırkatepe köyünde kalıyor. Hırkatepe Köyü’nün tarihi de Osmanlı devletine dayanıyor. 2002 yılında Devlet Bahçeli bu türbenin restorasyonunu yaptırdı, açılışına da geldi. Gazi Gündüz Alp anma şölenleri her sene haziran ayının birinci haftasında yapılır. Buraya her ay 10-15 gün ziyaretçi gelir. Osmanlı’nın tarihini öğrenmek isteyenler bu türbeye gelsinler" dedi.
31 Ocak 2026 Cumartesi - 14:34 Kış kampı heyecanı Denizli’de yaşandı Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında kalan üniversite öğrencilerinin katıldığı Denizli’nin ev sahipliğinde beş gün süren Girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı tamamlandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından geleneksel olarak bu yıl onuncusu düzenlenen Tematik Kış Kampları Türkiye’de 14 ilde 14 farklı temayla yapıldı. "Girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı" 26-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün organizasyonunda 26-30 Ocak 2026 tarihleri arasında düzenlenen Kış Kampı’nın açılış konuşmasını Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger yaptı. İyi yetişmiş, kendi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin, ülkemizin en büyük zenginliği olduğunu söyleyen Vali Köşger, Girişimcilik ve Hayat Becerileri temalı kampın öğrenciler için son derece faydalı olacağına inandıklarını ifade etti. Alanında uzman isimler öğrencilerle buluştu Açılış programına Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Feride Candan’ın da katıldığı kamp programı kapsamında; öğrencilere tecrübelerini aktarmak için Denizli’ye gelen KOSGEB Başkan Yardımcısı Selim Serkan Ercan, Prof. Dr. Yavuz Selvi, THY Pazarlama Başkan Yardımcısı Nuran Erdağ Haberdar, Dr. Kemal Tekden, Akademisyen ve Tarihçi Kazım Ceylan, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, Prof. Dr. Mehmet Fidan, Akça Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Semra Akça Acar, Eğitimci ve Yazar Büşra Kaftan; Pamukkale Konferans Salonu’nda öğrencilerle buluşarak deneyimlerini, girişimciliğin ve etkili iletişimin hayattaki yerine değindi. Kampta gençlere yönelik tematik gezi, bilgi yarışması ve konser gibi eğlenceli ve sosyal etkinlikler de yer aldı. Şehit aileleri unutulmadı Kamp kapsamında öğrenciler, öğle yemeğinde şehit aileleriyle bir araya geldi. Pamukkale Yurdu Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen programa Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, şehit aileleri ve yakınları ile kampa katılan gençler iştirak etti. Programda aziz şehitlerimiz Kur’an-ı Kerîm tilaveti ve dualarla anıldı. Etkinlikler kapsamında gençler ayrıca Asrî Mezarlık yerleşkesinde bulunan Denizli Şehitliği’ni ziyaret ederek kahraman şehitlerimizin kabirlerine karanfil bıraktı. Gençler Denizli’de tarih ve doğayla buluştu Girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı’nın dördüncü gününde düzenlenen tematik gezi kapsamında, kampa katılan 100 genç Pamukkale Travertenleri, Hierapolis Antik Kenti ve Karahayıt Mahallesi’ni ziyaret etti. Antik Tiyatro ve Arkeoloji Müzesi gezisinin ardından Karahayıt’ta termal kırmızı suyu yerinde inceleyen gençler, bölgenin doğal ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı buldu. Gezi programı kapsamında ayrıca Laodikya Antik Kenti de ziyaret edildi. Antik dönemin önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan Laodikya’da, geçmişten günümüze uzanan uygarlık izlerini inceleyen gençler, tarih ve kültürle iç içe verimli bir deneyim yaşadı. Sosyal ve sportif etkinliklerle gençler doyasıya eğlendi girişimcilik ve Hayat Becerileri Kampı kapsamında gençler çeşitli sosyal ve sportif etkinliklere katıldı. Kampın üçüncü gününde KYK Spor Salonu’nda farklı spor branşları tanıtılırken, Fitness Salonu’nda gençlere kondisyon aletleriyle spor yapma imkânı sunuldu. Dördüncü gün gerçekleştirilen gezi programının ardından akşam saatlerinde ödüllü bilgi yarışması düzenlendi; yarışma sonrasında gerçekleştirilen konserle kamp programı keyifli anlara sahne oldu. Denizli’ye hayran kaldılar Kamp süresince Denizli’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini tanıma imkânı bulan öğrenciler, organizasyondan ve ilin ev sahipliğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gerçekleştirilen sosyal, kültürel ve tematik etkinliklerle hem kişisel hem de akademik gelişimlerine katkı sağlayan gençler, kampın kendileri için verimli ve unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade etti. Denizlili Parataekwondo sporcularının da gençlerle bir araya gelerek hayat yolculuklarını ve sporda elde ettikleri başarı hikayelerini paylaştıkları kamp kapanış programı sonunda katılan tüm öğrencilere sertifikalarını Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan takdim etti.
Tokat tarihi ve kültürel dokusuyla "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak
25 Eylül 2025 Perşembe - 16:39 Tokat tarihi ve kültürel dokusuyla "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak Ağıtlara da konu olan onbeşlilerin hikâyesini anlatacak dizi, 27 Eylül’de Tokat’ın tarihi mekanlarında çekimlere başlıyor. Milli Mücadele döneminde cepheye giden "Onbeşliler"in hikâyesini konu alan dizinin çekimlerine Tokat’ta başlanıyor. 16 bölümden oluşacak dizi için oyuncu kadrosu, Anadolu’daki ilk Türk-İslam medresesi olan tarihi Yağıbasan Medresesi’nde bir araya geldi. Dizinin ilk okuma provası da bu tarihi mekânda gerçekleştirildi. 27 Eylül’de çekimlerine başlanacak yapımda plato yerine Tokat’ın tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan mekanlar kullanılacak. "Gerçek bir hikâyeyi anlatıyoruz" Dizinin başrol oyuncularından Kemal Uçar, projede yer almanın kendisi için büyük gurur olduğunu ifade ederek; "Böyle büyük projelerde olmak heyecan verici. Ama asıl önemlisi, bu ülkenin dramatik hikayelerinden birini anlatmak için buradayız. Yağıbasan Medresesi’nde hem bilgi edindik hem de çekimlerle beraber bölge bölge gezip bu ruhu yaşama fırsatı buluyoruz. Bu proje bizim tarihimizdeki çok değerli ve acı dolu bir hikâyeyi anlatıyor. Seyircilerin de bu duyguları bizimle paylaşmasını umuyorum" dedi. "Sorumluluğumuz büyük" Dizinin yönetmeni Cihan Sağlam ise uzun süredir bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Onbeşliler bizim için çok önemli. Milli Mücadele dönemimizin fedakarlıklarını ve kahramanlığını yeniden hatırlatmak istiyoruz. Yaklaşık 150-200 kişilik bir ekiple çalışıyoruz, özellikle Çanakkale sahnelerinde bu sayı daha da artacak. Zor ama çok değerli bir iş ortaya çıkaracağımıza inanıyorum. Projemizin neredeyse tamamı Tokat’ın ikonik mekanlarında çekilecek. Genelde bu tip işler platolarda yapılır ama biz gerçek mekanlarda çekim yapacağız. Bu da diziyi çok özel kılıyor" diye konuştu. Tokat tarihi mekanlara ev sahipliği yapacak Yapım ekibi, Anadolu’da Türk-İslam tarihinin önemli izlerini barındıran Tokat’taki cami, han, hamam ve medreseleri doğal plato olarak kullanacak. Böylece hem bölgenin tarihi dokusu ekranlara yansıyacak hem de Tokat’ın turizm potansiyeline katkı sağlanması hedefleniyor.
Tarihi Çifte Hamam restore edilerek ziyarete açıldı
25 Eylül 2025 Perşembe - 16:35 Tarihi Çifte Hamam restore edilerek ziyarete açıldı Yozgat’taki Tarihi Çifte Hamam restorasyonunun tamamlanmasının ardından ziyarete açıldı. Yozgat’ta bulunan ve Yanan Hamam olarak da bilinen Tarihi Çifte Hamamın, Yozgat Belediyesi’nin girişimleriyle Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore işlemlerinin tamamlanmasının ardından açılışı gerçekleştirildi. Programa katılan Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, 2022-2024 yılları arasında restorasyon kapsamında alınan tarihi hamamın yaklaşık 17 milyon liraya mal olarak tamamlandığını söyledi. Programda konuşma yapan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan "Geçmişi güne taşımak geleceğe sağlam temeller atmaktır. Biz de bu düsturla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde bakanlığımızın, bakanlıklarımızın ve arkadaşlarımızın gayretiyle yol almaya devam ediyoruz. Gerek belediyemiz, belediyelerimiz, gerekse kamu gruplarımızla birlikte geçmişe Sahip çıkarak, güne taşarak, geleceğimizin temellerini sağlamlaştırmak üzere gayret ediyoruz. İlk geldiğimiz yıllarda restorasyonu devam ediyordu. Çok şükür bugün açılışını görmek nasip oldu" ifadelerini kullandı. Açılışın ardından yaptığı konuşmada Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan "Burası Yozgat için güzel bir mekan oldu. Tarihi Çifte Hamam olarak bilinen, halk arasında da yanan hamam olarak adlandırılan bir mekan. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. Çevre düzenlemesi belediyemiz tarafından yapıldı ve Yozgat güzel bir mekana kavuştu. Fiziki şartlar itibariyle buranın hamam olarak kullanılması mümkün olmadığı için Türkiye’nin birçok illerinde de restore edilen eski hamamlar hamam olarak kullanılmıyor. Dolayısıyla bir sergi sarayı olarak bir sanat merkezi olarak burayı kullanmak istiyoruz ve Yozgat’taki bütün sergilere özel tüzel kurumların bütün sergilerine ev sahipliği yapacak bir mekan oldu. Aynı zamanda da insanlarımızın gelip dinlenip oturup çay içebilecek bir mekan olarak burayı geliştireceğiz. Yozgat için hayırlı olsun" şeklinde konuştu.
Sürdürülebilir Turizm Paneli: "Kolay, Uzungöl gibi olmamalı"
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:56 Sürdürülebilir Turizm Paneli: "Kolay, Uzungöl gibi olmamalı" Samsun’da düzenlenen "Sürdürülebilir Turizm Paneli"nde konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, Bafra’daki Kolay bölgesine dikkat çekerek, "Diyorum ki burası Uzungöl gibi olmamalı. Orada yaşananlar Samsun’da yaşanmamalı" dedi. Dünya Turizm Günü etkinlikleri kapsamında Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ve Samsun Üniversitesi (SAMÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Sürdürülebilir Turizm Paneli" şehrin turizm potansiyelini ve geleceğe yönelik yol haritasını masaya yatırdı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde düzenlenen panelin açılış konuşmasını yapan İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş kontrolsüz yapılaşmanın turizme zarar verebileceğine dikkat çekerek, "Ben bu şehirde yapılan çalışmaları erken bir adım olarak görüyorum. Çevremizde Kolay gibi muhteşem bir yer var. Uzungöl gibi olmasın diyoruz; oradaki kötü tecrübeler Samsun’da yaşanmamalı" ifadelerini kullandı. "Samsun kış ve deniz turizmini aynı anda sunan iki ilden biri" OMÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut, Samsun’un sahip olduğu potansiyeli rakamlarla ortaya koydu. Bulut, "Arabayla 2 saatlik bir mesafe içerisinde baktığınız zaman bir taraftan kış turizmini, bir taraftan da deniz turizmi görebileceğiniz Türkiye’de 2 tane il var. Birisi Antalya bir tanesi de Samsun" diye konuştu. "Hangi medeniyet okusa olsun bugün bizim geçmişimizdir" Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, konuşmasında şehrin tarihi ve Milli Mücadele’deki önemine vurgu yaptı. Samsun’un değerlerinin korunması ve yaşatılması gerektiğini belirten Çamaş, "Samsun’u anlatırken Samsun’u içselleştirmek, yaşamak ve yaşatmak lazım. Kent Müzesi’nin girişinde şöyle bir yazı var. Ben Samsun’um. Samsun benim. Tarihimde binlerce yıllık medeniyeti saklarım. Roma’yı da yaşadım Bizans’ı da. Selçuklu’yu da yaşadım, Osmanlı’yı da. Ama Cumhuriyet’e giden yolda, kurtuluşa giden yolda ilk adımın atıldığı kentim ben, Atatürk’ün şehriyim… İşte ben Samsun’u böyle özetliyorum. Yerin altında veya üstünde hangi medeniyete sahip olursa olsun, hangi medeniyete ait olursa olsun, bugün bizimdir, bizim geçmişimizdir, bizim kültürümüzdür" şeklinde konuştu. Türkiye’den dünyaya örnek program Panelde sunum yapan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Sürdürülebilirlik ve Rekabetçilik Grup Müdürü Vildan Şenteke, "Kültür ve Turizm Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı, dünyada ilk defa ulusal ölçekte ve yasal bir çerçeveyle uygulamaya konulmuş bir programdır" ifadelerini kullandı. Şenteke, programın amacının doğal ve kültürel zenginlikleri korurken yerel ekonomiyi desteklemek ve ziyaretçilere daha kaliteli ve çevreye duyarlı bir deneyim sunmak olduğunu belirtti. Panel, açılış konuşmalarının ardından üniversitelerden öğretim görevlilerinin sunumları ile devam etti. Sürdürülebilir kırsal turizm, kırsal girişimcilik, Büyükşehir Belediyesi’nin atık yönetimi ve yenilenebilir enerji uygulamaları, sürdürülebilir gastronomi turizmi, sürdürülebilir gastronomide slow food hareketi, sürdürülebilirlik ve gastronomi kimliği, coğrafi işaretli ürünler ve markalaşma, Samsun mutfağının mimarisi, sürdürülebilir eğitim, sürdürülebilir turizm eğitimi, kamusal turizm eğitimi çalışmaları gibi başlıklarda alanında uzman isimlerin katılımı ile gerçekleşen panelde turizme dair önemli çıktılar oluşturuldu.
Bitlis’te ’Bir Anadolu Şenliği’ konser ve tiyatrolarla devam ediyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:42 Bitlis’te ’Bir Anadolu Şenliği’ konser ve tiyatrolarla devam ediyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen "Bir Anadolu Şenliği" konser ve tiyatro etkinlikleri Bitlis’te devam ediyor. Sanatçı Murat Belet ve Yöremizden Ezgiler solistleri, Bitlisli müzikseverlere keyifli bir akşam yaşatırken, "Kral Olmak İstemeyen Aslan" ve "Yeşilçam" adlı tiyatro oyunlarıyla etkinlikler devam etti. Bitlis Eren Üniversitesi otoparkına kurulan ana sahnede, ilk olarak sahne alan sanatçı Murat Belet, seslendirdiği ilahilerle Bitlis halkına manevi bir gece yaşattı. Yöremizden Ezgiler solistleri Seyit Mehmet Sakin ve Gamze Kaya ise seslendirdikleri türkülerle Bitlisliler tarafından ilgiliyle takip edildi. Yine üniversite otopark alanına kurulan ana sahnede, İzmir Devlet Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu "Kral Olmak İstemeyen Aslan" adlı çocuk oyunu miniklerle buluştu. Çocuklar, tiyatro oyununu ilgiyle izledi. Erzurum Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Yeşilcam" oyunu ise tiyatrosever Bitlis halkı tarafından büyük alkış aldı. Dönemin aktrislerinden Lalifer ve ona aşık olan Arif’in film çekmek için gösterdiği çabayı konu alan oyun büyük ilgi gördü. Mevlana Parkı’nda kurulan Çocuk köyünde ise çeşitli etkinlikler ve atölyelerle gün boyu minik ziyaretçiler ağırlandı. Şenlik kapsamında etkinlik alanındaki gezici kütüphane ve Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi çocuklarla doldu taştı.
Bitlis’te "Bir Anadolu Şenliği" konser ve tiyatrolarla devam ediyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:40 Bitlis’te "Bir Anadolu Şenliği" konser ve tiyatrolarla devam ediyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen "Bir Anadolu Şenliği" konser ve tiyatro etkinlikleri Bitlis’te devam ediyor. Sanatçı Murat Belet ve Yöremizden Ezgiler solistleri, Bitlisli müzikseverlere keyifli bir akşam yaşatırken, "Kral Olmak İstemeyen Aslan" ve "Yeşilçam" adlı tiyatro oyunlarıyla etkinlikler devam etti. Bitlis Eren Üniversitesi otoparkına kurulan ana sahnede, ilk olarak sahne alan sanatçı Murat Belet, seslendirdiği ilahilerle Bitlis halkına manevi bir gece yaşattı. Yöremizden Ezgiler solistleri Seyit Mehmet Sakin ve Gamze Kaya ise seslendirdikleri türkülerle Bitlisliler tarafından ilgiliyle takip edildi Yine üniversite otopark alanına kurulan ana sahnede, İzmir Devlet Tiyatrosunun sahneye koyduğu "Kral Olmak İstemeyen Aslan" adlı çocuk oyunu miniklerle buluştu. Çocuklar, tiyatro oyununu ilgiyle izledi. Erzurum Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Yeşilcam" oyunu ise tiyatro sever Bitlis halkı tarafından büyük alkış aldı. Dönemin aktrislerinden Lalifer ve ona aşık olan Arif’in film çekmek için gösterdiği çabayı konu alan oyun büyük ilgi gördü. Mevlana Parkı’nda kurulan Çocuk Köyü’nde ise çeşitli etkinlikler ve atölyelerle gün boyu minik ziyaretçiler ağırlandı. Şenlik kapsamında etkinlik alanındaki gezici kütüphane ve Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi çocuklarla doldu taştı. (VO-MSA-Y)
Siirt Fıstığı coğrafi işaret ile tescillendi
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:03 Siirt Fıstığı coğrafi işaret ile tescillendi Siirt Fıstığı Doğa ve Kültür Festivali renkli görüntülere sahne oldu. Vali Dr. Kemal Kızılkaya, festivalde yaptığı konuşmada Siirt fıstığının coğrafi işaret tescili aldığını duyurdu. Siirt’te bu yıl düzenlenen Siirt Fıstığı Doğa ve Kültür Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı. Bando eşliğinde gerçekleşen yürüyüş, Güres Caddesi boyunca renkli görüntülere sahne oldu. Festival kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü konferans salonunda "fıstık" konulu bilgilendirme sunumu ve tanıtım filmi izlendi. Burada konuşan Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya, Siirt fıstığının coğrafi işaret ile tescillendiği müjdesini verdi. Siirt’in sembolü olan "yeşil altın" fıstığın, şehrin birlik ve beraberliğini güçlendirdiğini vurgulayan Vali Kızılkaya, "Tarım, hayvancılık ve turizm, ilimizin kalkınmasının temel taşlarını oluşturmaktadır. Siirt genelinde 409 bin dekar alanda 27 bin ton üretim ile Türkiye’de birinci sıradayız. 2002’de 45 bin dekar olan üretim alanı bugün 409 bin dekara, fıstık ağacı sayısı ise 12 milyona ulaşmıştır. Önümüzdeki yıllarda verimi 50 bin tona çıkarmayı hedefliyoruz. Siirt fıstığı, 10 binden fazla çiftçinin geçim kaynağıdır. Amacımız üreticilerimizi destekleyerek verimliliği artırmak, Siirt fıstığını dünya markası haline getirmek ve halkımıza daha iyi yaşam kalitesi sunmaktır. Festivalin şehrimize, üreticilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." dedi. Festival, çeşitli etkinliklerle devam edecek.
Alaçam’da Ahilik Haftası kutlaması
25 Eylül 2025 Perşembe - 14:30 Alaçam’da Ahilik Haftası kutlaması Samsun’un Alaçam ilçesinde Ahilik Haftası, 300 araçlık konvoy, halaylar, tiyatral gösteriler ve pilav ikramıyla coşku içinde kutlandı. Esnafın dayanışmasını öne çıkaran program, renkli görüntülere sahne oldu. Sanayi sitesindeki esnafların Türk bayrakları ve balonlarla süslediği araçlarla oluşturulan konvoy, Bafra Caddesi, Cumhuriyet Meydanı, Lise Caddesi ve Beşyol güzergâhından geçerek Şehit Erdal Bolat Çok Programlı Anadolu Lisesine ulaştı. Buradaki kutlamalar halaylar ve oyunlarla şenlendi. "Alaçam’da Ahilik artık gelenek oldu" Alaçam Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Vedat Özyılmaz, Ahilik Haftası’nın ilçede 10. kez kutlandığını belirterek, "Sanayi sitemizde 120 civarında sanatkâr arkadaşımız var. Kalfa ve çıraklarımızla birlikte 300 kişilik büyük bir aileyiz. Tüm esnaf ve sanatkârlarımızın ahilik bayramını kutluyorum" dedi. Şehit Erdal Bolat Çok Programlı Anadolu Lisesi konferans salonunda devam eden programda, Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, Belediye Başkanı Ramazan Özdemir, Alaçam Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Vedat Özyılmaz konuşma yaptı. Kaymakam Kayabaşı: "Esnaf, ilçemizin kalbidir" Kaymakam Fatih Kayabaşı da konuşmasında Ahiliğin, sadece bir meslek teşkilatı değil, aynı zamanda toplumsal hayatın düzenleyicisi olduğunu vurguladı. Kayabaşı, "Ahi Evran’ın öğütlediği gibi, helal kazanç peşinde koşan, komşusuna destek olan, çırağına meslek öğreten her esnafımız, Alaçam’ın gelişiminin en önemli aktörüdür" diye konuştu. Ustalara ve öğrencilere plaket Öğrencilerin sahnelediği "Pabucun dama atılması" adlı tiyatral gösterinin ardından Ahilik ustası seçilen Berber Dursun Uyanık, oto tamir ustası İsmail Hakkı İleri ve oto elektrikçisi Bekir Kayaya plaket verildi. Ayrıca etkinlikte emeği geçen öğrencilere ve Esnaf Odası yönetim kurulu üyelerine teşekkür plaketleri takdim edildi. Program, ikram edilen Ahilik pilavı ile sona erdi. Kutlamalara İlçe Jandarma Komutanı Vekili Jandarma Kıdemli Üstçavuş Yılmaz Köker, İlçe Emniyet Müdürü Başkomiser Ramazan Aktaş, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, siyasi parti başkanları, okul müdürleri, sanayi esnafları, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Balıkesirli sanatçı hat yazıları ile süslediği kabakları fuarda sergileyecek
25 Eylül 2025 Perşembe - 13:11 Balıkesirli sanatçı hat yazıları ile süslediği kabakları fuarda sergileyecek Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde yaşayan memur emeklisi Mahmut Ertan, hat yazıları ile süslediği kabakları Craft İstanbul 6.Uluslararası El Sanatları ve Tasarım Fuarı’nda sergileyecek. Şanlıurfa Devlet Su İşleri Müdürlüğü Genel Hizmetler Şefliğinden emekli olan ve Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Mahmut Ertan, Burhaniye Halk Eğitimi Merkezi’nde su kabağı işleme kurslarına katılarak sertifika aldı. Şanlıurfa’da gençliğinde hat eğitimi alan ve hattat Behçet Arabi’den de ders alan 5 çocuk ve 20 torun sahibi Ertan’ın Bahçelievler Mahallesi’ndeki mütevazi atölyesinde hat yazıları ile süslediği su kabakları ilgi gördü. Ertan, 50 eserini Craft İstanbul 6. Uluslararası El Sanatları ve Tasarım Fuarı’nda sergileyecek. Kurslar da veren Mahmut Ertan, sanatını daha çok insana öğretmek istediğini söyledi. İşini severek yaptığını kaydeden Ertan, "2019 yılından beri su kabağı işleme sanatı ile uğraşıyorum. 1960’lı yıllarda hattatlık eğitimi gördüm, 4 yıllık bir eğitimim var. Bu hat eğitimimi bu güne kadar herhangi bir şeye yansıtamadım. Sadece dostların mezar taşlarını yazdım. Onu da hiçbir zaman ücret karşılığı yazmadım. Şimdi ben bu hat sanatını su kabağına uygulamak istedim. Ve uzun bir zaman çalışmam neticesinde başardığımı zannediyorum. Türkiye’de benden başka da akıcı bir şekilde hat sanatını su kabağına işleyen başka kimsenin olmadığına inanıyorum. Ve kendimle bu konuda iftar ediyorum. Ve hat sanatı ile ilgili arkadaşları su kabağına bu sanatı işleme konusunu öğrenmeye davet ediyorum. Bu ayrı bir teknikle yazılıyor. Normal kağıt ve masa üzerine veya duvar üzerine yazı yazmak gibi değil. Çünkü kabağın açıları farklı olduğu için harflerin de yerine oturması için ayrı bir teknik gerekiyor. Aynı zamanda kabağın buna uygun olması gerekiyor. Bu işlerimin yanında öğrenciler yetiştiriyorum. Yakın tarihte 2 Ekim ile 5 Ekim arası İstanbul’da Craft Fuarcılığın hazırlamış olduğu fuara katılacağım. Hemen hemen 40-50 eserimle beraber orada bir derece alacağımı da tahmin ediyorum inşallah. Ve bu şekilde devam edeceğim. Gönüllü arkadaşlara, bu sanatı öğrenmek isteyen arkadaşlara her konuda yardımcı olacağım. Kabakları da kendim yetiştiriyorum. Çünkü benim istediğim kabaklar piyasada pek bulunmuyor. Veyahut da 3-4 bin kabağın içinde ancak 3-4 tane çıkıyor. O da benim gidiş masrafıma değmiyor. Dolayısıyla ben bulunduğum yörede kendim de çiftçi olduğum için kabakları kendim ekiyorum, kendim hazırlıyorum ve kendim işliyorum. Bu şekilde devam ediyorum" dedi.
Balıkesirli sanatçı hat işlemeli kabakları fuarda sergileyecek
25 Eylül 2025 Perşembe - 13:06 Balıkesirli sanatçı hat işlemeli kabakları fuarda sergileyecek Burhaniye ilçesinde, memur emeklisi Mahmut Ertan, Türkiye de su kabağına hat sanatını işleyen ilk sanatkar olurken, eserlerini Craft İstanbul 6.Uluslararası El Sanatları ve Tasarım Fuarında sergileyecek. Şanlıurfa Devlet Su İşleri Müdürlüğü Genel Hizmetler Şefliğinden emekli olan Ertan, fuara 50 eserle katılacağını söyledi. Burhaniye’de oturan 75 yaşındaki Mahmut Ertan, Burhaniye Halk Eğitimi Merkezinde su kabağı işleme kurslarına katılarak sertifika aldı. Şanlıurfa’da gençliğinde hat eğitimi alan ve hattat Behçet Arabi’den de ders alan 5 çocuk ve 20 torun sahibi Mahut Ertan’ın, Bahçelievler Mahallesindeki mütevazi atölyesinde hat sanatını işlediği su kabakları ilgi gördü. Kurslar da veren Mahmut Ertan, sanatını daha çok insana öğretmek istediğini söyledi. İşini severek yaptığını kaydeden Mahmut Ertan, " 2019 yılından beri su kabağı işleme sanatı ile uğraşıyorum. 1960’lı yıllarda hattatlık eğitimi gördüm.4 yıllık bir eğitimim var. Bu hat eğitimimi bu güne kadar herhangi bir şeye yansıtamadım. Sadece dostların mezar taşlarını yazdım. Onu da hiç bir zaman ücret karşılığı yazmadım. Şimdi ben bu hat sanatını su kabağına uygulamak istedim. Ve uzun bir zaman çalışmam neticesinde başardığımı zannediyorum. Türkiye de, benden başka da akıcı bir şekilde hat sanatını su kabağına işleyen başka kimsenin olmadığına inanıyorum. Ve kendimle bu konuda iftar ediyorum. Ve hat sanatı ile ilgili arkadaşların su kabağına bu sanatı işleme konusunu öğrenmeye davet ediyorum. Bu ayrı bir teknikle yazılıyor. Normal kağıt ve masa üzerine veya duvar üzerine yazı yazmak gibi değil. Çünkü, kabağın açıları farklı olduğu için harflerinde yerine oturması için ayrı bir teknik gerekiyor. Aynı zamanda kabağın buna uygun olması gerekiyor. Bu işlerimin yanında öğrenciler yetiştiriyorum. Yakın tarihte 2 Ekim ile 5 Ekim arası İstanbul da Craft Fuarcılığın hazırlamış olduğu fuara katılacağım. Hemen hemen 40-50 eserimle beraber orada bir derece alacağımı da tahmin ediyorum inşallah. Ve bu şekilde devam edeceğim. Gönüllü arkadaşlara, bu sanatı öğrenmek isteyen arkadaşlara her konuda yardımcı olacağım. Kabakları da kendim yetiştiriyorum. Çünkü benim istediğim kabaklar piyasada pek bulunmuyor. Ve yahut da 3-4 bin kabağın içinde ancak 3-4 tane çıkıyor. O da benim gidiş masrafıma değmiyor. Dolayısı ile ben bulunduğum yörede kendimde çiftçi olduğum için kabakları kendim ekiyorum. Kendim hazırlıyorum. Ve kendim işliyorum. Bu şekilde devam ediyorum" dedi.
Güvenç Özel’in ‘Neuroflux’ı Contemporary Istanbul’da sergileniyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 13:05 Güvenç Özel’in ‘Neuroflux’ı Contemporary Istanbul’da sergileniyor Mimar, teknolojist ve akademisyen Güvenç Özel’in "Neuroflux" enstalasyonu bu yıl 20’ncisi düzenlenen Contemporary Istanbul’da sanatseverlerin beğenisini kazandı. Bu yıl da partner olarak destek verdiği Contemporary Istanbul’un 20. edisyonunda Trendyol Sanat’ın katkılarıyla sergilenen eser, 28 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecek. Trendyol Sanat, Contemporary Istanbul’da önemli bir iş birliğine imza attı. Bu yıl bir kez daha Contemporary Istanbul’un partnerleri arasında yer alan Trendyol Sanat, fuarın 20. yılına özel olarak dikkat çeken bir iş birliği gerçekleştirdi. Ödüllü mimar, teknolojist ve akademisyen Güvenç Özel’in daha önce Coachella’da büyük ilgi gören enstalasyonu "Holoflux", İstanbul’da "Neuroflux" adıyla yeniden yorumlanarak sanatseverlerle buluştu. Işık, projeksiyon ve algoritmik imgelerin birleşimiyle sürekli dönüşen bir "hipermedya" nesnesi olarak kurgulanan bu enstalasyon, izleyiciyi bireysel algı ile kolektif varoluşun dijital temsili üzerine düşünmeye davet ediyor. 24-28 Eylül tarihlerinde Contemporary Istanbul süresince Tersane İstanbul’da sergilenecek eser, deniz hattından da izlenebilecek. Sinan Cem Şahin: "Toplumda pozitif etki oluşturabilmeyi amaçlıyoruz" Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin sanatı herkes için erişilebilir kılma hedefiyle önemli iş birliklerine imza attıklarını ifade ederek, "Trendyol Sanat, Trendyol’un toplumda pozitif etki oluşturabilme amacıyla hayata geçirdiği bir platform. Hedefimiz, sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmak ve genç sanatçıların eserlerini milyonlarca kişiye ulaştırmalarına aracılık etmek. Trendyol Sanat ile bugün 150’den fazla sanatçının bine yakın eserinin geniş kitlelere ulaşmasına destek olduk. Ayrıca dünyaca tanınan ve kendi alanlarında önemli işler ortaya koymuş sanatçılarımızı Türkiye’de sanatseverlerle buluşturmayı da misyon edindik. 20. yılını kutlayan Contemporary Istanbul bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği nedeniyle Güvenç Özel’e teşekkür ediyoruz" dedi. Güvenç Özel: "Neuroflux sanatseverleri ‘yeni sorgulamalara’ davet ediyor" Güvenç Özel’in 2023’te Coachella’da sergilenen ve rekor ilgiyle karşılanan "Holoflux" enstalasyonunun yeni bir yorumu olan eser, Trendyol Sanat desteği ve GLOBART küratörlüğünde sergileniyor. Güvenç Özel, ’Neuroflux’ enstalasyonunun ziyaretçileri makine ile insan üreticiliği arasındaki sınırlar üzerinde düşünmeye davet ettiğini belirterek, şöyle konuştu: "Trendyol Sanat’ın katkılarıyla gerçekleşen bu çalışma; mimarlık, dijital sanat ve teknolojiyi bir araya getirerek günümüzün en temel meselelerinden biri olan insanın üretici kapasitesi ile makinelerin üretim gücü arasındaki sınırları sorguluyor. Bu sorgulamanın insan varoluş kodlarıyla ve geleceği arasında köprü görevi üstleneceğine inanıyorum. Contemporary Istanbul’da özellikle yapay zekanın sanatsal üretimdeki rolünü tartışmaya açan eserlerin, gelecekte kültürel hafızamızı ve estetik değerlerimizi nasıl dönüştürebileceğini bir kez daha deneyimleme fırsatı bulduk." Işık ve mimari Neuroflux’ta bir araya geliyor Neuroflux, mimarlığı yaşayan ve sürekli evrilen bir hipermedya nesnesi olarak tanımlıyor. Işık, projeksiyon ve algoritmik imgelerin birleşimiyle farklı kimlikler ve renk düzenleri arasında dönüşen eser; fiziksel ile dijitalin kesiştiği noktada izleyiciyi bireysel algı ile kolektif varoluşun dijital temsili üzerine düşünmeye davet ediyor. Uzaktan bakıldığında gizemli bir nesne gibi görünen 8 metrelik enstalasyon, yaklaşıldıkça mimari bir yapıya dönüşüyor. Ziyaretçiler yapıyı 360 derece deneyimleyebiliyor; yüzeyindeki ışıltılı ve renk değiştiren yansımalar ise üç boyut algısıyla optik bir oyun kurarak her adımda farklı bir deneyim oluşturuyor. Artırılmış gerçeklik sayesinde eser paralel bir dijital evrende, çok daha büyük, hareketli formlardan oluşan sanal bir ekosistemin parçası gibi görünüyor. Fiziksel ile dijital arasında sürekli genişleyen bir bağ kuran "Neuroflux", ziyaretçilerini çok katmanlı bir deneyime davet ediyor. Trendyol Sanat, Contemporary Istanbul partnerliği kapsamında geçtiğimiz yıllarda uluslararası alanda ödüllü sanatçı Memo Akten’in Deep Meditations ve Candaş Şişman’ın Synphon adlı eserlerini de sanatseverlerle buluşturmuştu.
Bursa’da gastronomi festivali başlıyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:44 Bursa’da gastronomi festivali başlıyor Bursa’nın geçmişten günümüze uzanan benzersiz mutfak mirası, Büyükşehir Belediyesi tarafından 26-27-28 Eylül tarihlerinde düzenlenecek olan Uluslararası 4. Bursa Gastronomi Festivali’yle dünyaya tanıtılacak. ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla hazırlanan festivalde, ulusal ve uluslararası konukların katılımıyla dünya gastronomisinin trendleri konuşulacak. Asırlık lezzetler dünyaya tanıtılacak Bursa’nın sahip olduğu zengin mutfak kültürünü turizme kazandırmak ve dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlenen ‘Gastronomi Festivali’nin dördüncüsü, 26 Eylül Cuma günü Saat 14.00’da Merinos Parkı B Kafe önünden kortej yürüyüşü, dostluk çorbası ikramı ve protokol töreniyle başlayarak 3 gün boyunca her yaştan lezzet tutkununu Merinos Parkı’nda bir araya getirecek. Bursa’ya özgü ürünlerin, tatların ve Bursa’ya özgü ürünlerle üretilen yenilikçi lezzetlerin öne çıkacağı festivalde asırlık lezzetlerin sunum ve tadım etkinlikleri yer alacak. Atölyeler, yarışmalar, tadım programları Gastro ekonomi ve tarım, sosyal gastronomi, kültür-sanat ve gastro turizm ekseninde gerçekleşecek olan festival; Mudanya’dan Karacabey’e, İznik’ten Orhaneli’ye kadar tüm ilçelere yayılacak. Yerel şeflerle birlikte ulusal ve uluslararası konukların de katılacağı festivalde, atölyeler, yarışmalar, tadım ve tanıtım programları, söyleşi ve paneller, şef buluşmaları, üretici ziyaretleri ve kültürel etkinlikler düzenlenecek. Ünlü şeflerin Bursa esnafıyla da buluşacağı festivalde, gastronominin kültürde, sinemada ve anlatıda da iz bıraktığını ortaya koyan film, açık hava gösterimleri ve yönetmen-yapımcı katılımlı sohbetler de yer alacak. Bursa’nın yaşam kültürünü yansıtan gezek programı da bu yıl festivale eşlik edecek. Geçen yıl uluslararası niteliğe bürünen festivalde Moldova, KKTC, Çin, Bulgaristan, Ukrayna, Belarus ve Tataristan’dan da uzman isimler yer alacak. Festival programı https://www.bursa.bel.tr/etkinlik/uluslararasi-4-bursa-gastronomi-festivali-1324 adresinden takip edilebilecek. Bu yıl Bursa’da, gastronomi yalnızca damakta değil; kültürde, sinemada ve anlatıda da iz bırakacak. Yerli ve yabancı şeflerin gastro sahneleri ve Bursa’ya özgü ürünlerle oluşturulan lezzetlerin sunumu, üç gün boyunca ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Maria Ekmekçioğlu, Cüneyt Asan, Yunus Emre Akkor, Rafet İnce, Doğa Çitçi, Yaren Çarpar, Memet Özer, Ömer Bozyap, Asuman Kerkez, Murat Özipek, Gökhan Çilak ve Eyüp Kemal Sevinç gibi tanınan birçok şef, Bursalı şeflerle birlikte sahne alarak; ‘Keles Kuzusu’ndan ‘Kestane Şekeri’ne, ‘Gürsu Bamyası’ndan ‘Gedelek Turşusu’na, ‘İnegöl Köftesi’nden ‘Tahinli Pide’ ve ‘Cevizli Lokum’a kadar birçok lezzeti sahnede hazırlayacak. "Tüm halkımızı davet ediyorum" 8500 yıllık geçmişiyle Bursa’nın ekonomisi, tarihi, kültürü ve turizmi kadar zengin mutfak mirası ve gastronomisiyle de öne çıkan bir kent olduğunu belirten Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali’nde binlerce lezzet tutkununu ve profesyonelleri kentimizde ağırlayacağız. Sahip olduğumuz zengin mutfak kültürünü bir kez daha dünyaya tanıtacağız. 26-27-28 Eylül tarihlerinde ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla hazırlanan festivalimize tüm halkımızı davet ediyorum" dedi.