Son Dakika
|
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İran basını: "ABD-İran arasındaki müzakerelerin üçüncü aşamaya girildi"
Londra polisinden Filistin’e destek gösterisine müdahale: 212 gözaltı
Yılmaz: "Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir"
Duran: "Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur"
ABD-İran müzakerelerinde "aşırı talep" ve Hürmüz anlaşmazlığı
Bakan Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki değerlendirme toplantısına katıldı
MHP Lideri Bahçeli'den İbrahim Tatlıses’e geçmiş olsun telefonu
KÜLTÜR SANAT
Niğde’deki Nevruz etkinliklerinde Türk dünyası ezgileri sahnelendi
11 Nisan 2026 Cumartesi - 22:29:07
Niğde’de iki gün sürecek Nevruz Bayramı kutlamaları, düzenlenen konser ve kültürel etkinliklerle devam etti. Gündüz saatlerinde kortej yürüyüşü ile başlayan kutlamalar kapsamında, Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde akşam programları gerçekleştirildi. Etkinliklerde konserler, dans gösterileri ve uluslararası öğrencilerin performansları izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yansıtan programda, geleneksel müzikler seslendirilirken renkli dans gösterileri sunuldu. Programda Kazakistan’dan gelen sanatçılar tarafından sahnelenen gisterilerin yanı sıra Niğde Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından halk oyunları gösterisi sahnelendi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Konservatuvar Bölümü’nden oluşan müzik topluluğu ise birbirinden güzel eserler seslendirdi. Geleneksel Türk dünyası ezgilerinin yer aldığı repertuvar, katılımcılara unutulmaz bir akşam yaşattı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:36
Niğde’de Nevruz coşkusu başladı
Niğde’de 2 gün sürecek Nevruz Bayramı kutlamaları kortej yürüyüşü ile başladı. Niğde Valiliği, Niğde Belediyesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Ulukışla Kaymakamlığı, Altay Köyü Muhtarlığı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Niğde İl Özel İdaresi ve Kazakistan Başkonsolosluğu iş birliği ile ydüzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları kent merkezindeki Abilay Han Parkı’ndan kortej yürüyüşü ile başladı. Ömer Halisdemir Meydanı’nda sona eren kortej yürüyüşün ardından burada konuşan Vali Nedim Akmeşe, Nevruz Bayramı’nın köklü tarihiyle bugüne uzanan bir gelenek olduğunu söyledi. Nevruzun ortak kültürün, kardeşliğin ve paylaşma anlayışının en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirten Akmeşe, "Yarın Ulukışla ilçemizin Altay köyünde düzenlenecek geleneksel etkinliklerle sürecektir. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı coşkuya ortak olmaya davet ediyoruz. Bu kutlamaları Niğde’de kalıcı bir kültürel değer haline getirmeyi hedefliyor, zengin mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Bu kararlılıkla, nevruzun taşıdığı değerleri yaşatmaya devam edeceğiz. Nevruz Bayramı’nın ilimize, ülkemize ve tüm insanlığa barış, bereket, sağlık ve huzur getirmesini temenni ediyor, Nevruz Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı. Niğde için geleneksel hale getirilmesi planlanan kutlamarın çok önemli olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, "Bu sene Niğde Valiliğinin himayelerinde Kazakistan Büyükelçiliğinin ve bütün kamu kuruluşlarımızın destekleriyle nevruz kutlamaları geleneksel hale gelecek. Nevruz kutlamalarının bir ilkin gerçekleştirmiş olacağız. Bunu kortejde tüm şehrimiz hissetsin istedik. Bugün etkinlikler devam edecek. Yarın Altay köyündeyiz inşallah orada da hep birlikte çok güzel bir şekilde bu nevruzu kutlayacağız. Altay köyümüzde gerçekleştirilecek kutlamalar uluslararası anlamda çok ses getirecek ve nevruz denince akla Niğde ve Altay gelecek diyorum" dedi. Kazakistan’dan gelen misafirler, Niğde’de düzenlenen Nevruz etkinlikleri kapsamında kentin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Heyet, Kemerhisar beldesindeki tarihi su kemerleri, Gümüşler Manastırı, Bedesten ve Kent Kütüphanesi’ni gezdi. Etkinlikler kapsamında akşam saatlerinde Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde konserler, dans gösterileri, uluslararası öğrenci performansları ve film gösterimleri gerçekleştirilecek. Kutlamaların ikinci günü olan 12 Nisan’da ise program Altay köyünde devam edecek. Sabah saatlerinde atlı kortej ve mehteran eşliğinde karşılama ile başlayacak etkinliklerde, açılış duası ve protokol konuşmalarının ardından Nevruz tanıtım filmi izletilecek. Gün boyunca çapan giydirme, demir dövme ve ateş üzerinden atlama gibi geleneksel ritüeller gerçekleştirilecek. Ayrıca fidan dikimi etkinliği ile doğaya katkı sağlanırken, katılımcılara Kazak Türk mutfağına özgü lezzetler ikram edilecek.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:20
Niğde’de Nevruz coşkusu başladı
Niğde’de 2 gün sürecek Nevruz Bayramı kutlamaları kortej yürüyüşü ile başladı. Niğde Valiliği, Niğde Belediyesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Ulukışla Kaymakamlığı, Altay Köyü Muhtarlığı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Niğde İl Özel İdaresi ve Kazakistan Başkonsolosluğu iş birliği ile ydüzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları kent merkezindeki Abilay Han Parkı’ndan kortej yürüyüşü ile başladı. Ömer Halisdemir Meydanı’nda sona eren kortej yürüyüşün ardından burada konuşan Vali Nedim Akmeşe, Nevruz Bayramı’nın köklü tarihiyle bugüne uzanan bir gelenek olduğunu söyledi. Nevruzun ortak kültürün, kardeşliğin ve paylaşma anlayışının en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirten Akmeşe, "Yarın Ulukışla ilçemizin Altay köyünde düzenlenecek geleneksel etkinliklerle sürecektir. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı coşkuya ortak olmaya davet ediyoruz. Bu kutlamaları Niğde’de kalıcı bir kültürel değer haline getirmeyi hedefliyor, zengin mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Bu kararlılıkla, nevruzun taşıdığı değerleri yaşatmaya devam edeceğiz. Nevruz Bayramı’nın ilimize, ülkemize ve tüm insanlığa barış, bereket, sağlık ve huzur getirmesini temenni ediyor, Nevruz Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı. Niğde için geleneksel hale getirilmesi planlanan kutlamarın çok önemli olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise; "Bu sene Niğde Valiliğinin himayelerinde Kazakistan Büyükelçiliğinin ve bütün kamu kuruluşlarımızın destekleriyle nevruz kutlamaları geleneksel hale gelecek. Nevruz kutlamalarının bir ilkin gerçekleştirmiş olacağız. Bunu kortejde tüm şehrimiz hissetsin istedik. Bugün etkinlikler devam edecek. Yarın Altay köyündeyiz inşallah orada da hep birlikte çok güzel bir şekilde bu nevruzu kutlayacağız. Altay köyümüzde gerçekleştirilecek kutlamalar uluslararası anlamda çok ses getirecek ve nevruz denince akla Niğde ve Altay gelecek diyorum" dedi. Kazakistan’dan gelen misafirler, Niğde’de düzenlenen Nevruz etkinlikleri kapsamında kentin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Heyet, Kemerhisar beldesindeki tarihi su kemerleri, Gümüşler Manastırı, Bedesten ve Kent Kütüphanesi’ni gezdi. Etkinlikler kapsamında akşam saatlerinde Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde konserler, dans gösterileri, uluslararası öğrenci performansları ve film gösterimleri gerçekleştirilecek. Kutlamaların ikinci günü olan 12 Nisan’da ise program Altay köyünde devam edecek. Sabah saatlerinde atlı kortej ve mehteran eşliğinde karşılama ile başlayacak etkinliklerde, açılış duası ve protokol konuşmalarının ardından Nevruz tanıtım filmi izletilecek. Gün boyunca çapan giydirme, demir dövme ve ateş üzerinden atlama gibi geleneksel ritüeller gerçekleştirilecek. Ayrıca fidan dikimi etkinliği ile doğaya katkı sağlanırken, katılımcılara Kazak Türk mutfağına özgü lezzetler ikram edilecek.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:19
Festivalde Osmanlı geleneği yaşatıldı, ciğer tezgahları davul zurna ile şenlendi
Adana’nın Kozan ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen "Kozan Portakal Çiçeği Festivali", tarihi çarşıda kurulan tezgahlar ve renkli görüntülerle dikkat çekti. Yaklaşık 6 asırlık geçmişe sahip yapıların bulunduğu çarşıda gerçekleştirilen festivalde Osmanlı geleneği günümüze taşındı. Kozan’ın coğrafi işaret başvurusu yapılan ciğer kebabı, tezgah başında davul zurna eşliğinde vatandaşlara sunulurken, alanda büyük bir coşku yaşandı. Festival çerçevesinde Kozan portakalı ise gelin ve damat kostümlerine yansıtılarak kortejlerde sergilendi, ortaya renkli görüntüler çıktı. Kozan Belediyesi tarafından düzenlenen festival, esnafın yüzünü güldürdü. Yaklaşık 230 esnafın yer aldığı etkinlikte, ilçe dışından gelen binlerce ziyaretçi tarihi sokakları doldurdu. Portakal çiçeği kokusunun hakim olduğu sokaklarda ziyaretçiler hem alışveriş yaptı hem de festival coşkusunu yaşadı. "Adana Kralı" olarak bilinen Hüseyin Şen’in katılımıyla renklenen festivalde, "Hediye Portakal" isimli esnafın hazırladığı portakal temalı gelin ve damat kostümleri yoğun ilgi gördü. Vatandaşlar bu kostümlerle fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Festivalde Osmanlı geleneği olan "siftah" da yaşatıldı. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, esnafa siftah parası ve mektup takdim etti. Başkan Atlı, beklenenin üzerinde katılım olduğunu belirterek, "İlçemizde hem geleneği günümüze taşıdık hem esnafımızın yüzünü güldürdük. İlçemizi ziyarete gelen vatandaşlarımız 6 asırlık geçmişe sahip tarihi Hoşkadem Camii ve çevresindeki konakları gezme imkanı buldu. Kozan, portakal çiçeğinin kokusuyla binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, tarihi dokusuyla da misafirlerini etkiliyor. Tüm ziyaretçilerimizi bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyoruz" dedi. Festivalde üreticiler de yerini aldı. Çilekler buket, narenciye çiçekleri ürünlere yansıdı İlçede üretim yapan Fulya Mulla, hazırladığı çilek buketleriyle görsel şölen sunarken, kadın üreticiler ise yöresel lezzetler, el yapımı kilimler ve tescilli ürünleri satışa sundu. Çevre illerden festivale katılan vatandaşlar ise organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek, portakal çiçekleri eşliğinde tarihi atmosferde keyifli anlar yaşadıklarını ifade etti. Festival gelini olarak seçilen İlknur Hülya Şahin de yoğun ilgiden memnun olduklarını belirterek, Festival geliniyim, çok kalabalık ve heyecanlı geçiyor. İlgi çok fazla" diye konuştu. Turunç Birliği temsilcisi Mevlüt Gönen ise ilçede binlerce dönüm alanda açan narenciye çiçeklerinin kokusunun kenti sardığını ifade ederek, festivale gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını söyledi. Festivalde Kozan Belediyesi Ebulfeyz Elçibey Sanat grupları ve İnkilap İlkokulu öğrencilerinin mehteran takımı gösterileri büyük alkış aldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Nisan 2026 Cuma- 17:15
Kozan Portakal Çiçeği Festivali renkli görüntülere başladı
2
10 Nisan 2026 Cuma- 20:57
Fethiye’de 15. Dastar Ve Kuzugöbeği Festivali coşkusu başladı
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 11:51
Sefine Hz. Nuh Camisinin yapımı başladı
4
10 Nisan 2026 Cuma- 15:14
Ovacık’tan Çanakkale’ye giden gençler törenle uğurlandı
5
11 Nisan 2026 Cumartesi- 10:43
Niğde’de 3. Tiyatro Festivali heyecanı başlıyor
13 Kasım 2025 Perşembe - 11:28
Aydın’daki kazı çalışmaları incelendi
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve adeta açık hava müzesi konumunda bulunan Aydın’daki önemli antik kentlerde yürütülen kazı çalışmaları yerinde incelendi. Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Geleceğe Miras Daire Başkanlığı işlemleri kapsamında görevlendirilen uzman ekipler tarafından, kentte yürütülen arkeolojik kazı alanlarında incelemelerde bulunuldu. Magnesia Antik Kenti, Anaia Antik Kenti, Milet Antik Kenti ve Didim Apollon Tapınağı’nda gerçekleştirilen ziyaretlerde, 2025 yılı kazı sezonunda yürütülen çalışmalar yerinde değerlendirildi. Ekipler, kazı başkanlıklarından çalışmaların mevcut durumu hakkında bilgi alarak alanlarda denetim yaptı. Aydın genelinde sürdürülen kazı faaliyetlerinin hem kültürel mirasın korunması hem de turizme kazandırılması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.
13 Kasım 2025 Perşembe - 11:25
Çamardı’da ’damat serinletme’ geleneği renkli görüntülere sahne oldu
Niğde’nin Çamardı ilçesinde, düğün öncesi yapılan ’damadı suya atma’ geleneği renkli anlara sahne oldu. Çamardı ilçesine bağlı Çukurbağ köyündeki gelenek, düğünlerin en eğlenceli anlarından biri olarak görülüyor. Damat Can Bıçkı, arkadaşlarının elinden kaçamayıp damatlığıyla birlikte köyün yakınındaki suya atılırken, damadı kurtarmak isteyen sağdıç Ahmet Çukurbağ da aynı sonu paylaştı. Sağdıç Ahmet Çukurbağ, "Damat dünyaevine girmeden önce suya atılır, sağdıç da ister istemez damatla aynı sonu paylaşır. Damat serinletme töreni birçok yerde var ama bizim köyümüzde de artık gelenek haline geldi" dedi. Köy halkı ise bu geleneğin düğünlere neşe kattığını ve gençleri bir araya getirdiğini söyledi.
13 Kasım 2025 Perşembe - 11:24
Öğretmenler Gönen’de Ömer Seyfettin’in izini sürdü
Balıkesir Öğretmenler Edebiyat Akademisi ilk faaliyetinde, Ömer Seyfettin’in Doğup Büyüdüğü Gönen’de yazarın hikayelerindeki duygunun izini sürdü. Mekân ve hikâye ilişkisinin canlandığı etkinlikte öğretmenler Ömer Seyfettin’in eserlerinin doğduğu ve beslendiği topraklardaydılar. Öğretmenler Edebiyat Akademisi koordinatörü Bedia Narlı koordinatörlüğünde Gönen’de gerçekleştirilen ilk etkinliğin konuğu Prof. Dr. Salim Çonoğlu oldu. Prof. Dr. Salim Çonoğlu’nun konuşmacı olarak konuk olduğu akademi, Gönenli iki ismin; Edebiyat Öğretmeni ve Yazar Salim Nizam ve Emekli Edebiyat Öğretmeni Kader Eralp’in rehberliğinde daha da güzelleşti, öğretmenler Ömer Seyfettin’in öykülerine ilham veren mekânlarda eşsiz bir yolculuğa çıkardı. Öğretmenler, Ömer Seyfettin’in çocukluğuna ve eserlerine tanıklık eden Gönen sokaklarında yürüdü. Karalar Çiftliği’ndeki köy kahvesinde bir söyleşi gerçekleştirildi. Yazarın ünlü eseri "Kaşağı" öyküsüne esin kaynağı olan hatıralarını barındıran bu mekân, katılımcılara özel bir duygu yaşattı. "İlk Namaz" hikayesinin geçtiği tarihi cami ve yazarın diğer hikayelerini kaleme aldığı alanların bugünkü hali ziyaret edildi. Mekânların güncel durumlarını görmek, edebiyat ile coğrafya arasındaki güçlü bağı gözler önüne serdi ve öğretmenlerin ders içeriklerini zenginleştirmesi için ilham verdi.
13 Kasım 2025 Perşembe - 11:07
Kars’ta gizemli tepe: Sırlarla dolu yapı merak uyandırıyor
Kars’a yaklaşık 26 kilometre uzaklıkta bulunan köydeki sırlarla dolu yapı vatandaşların dikkatini çekiyor. Kars merkeze bağlı Bulanık köyü sınırlarında, kente yaklaşık 26 kilometre uzaklıkta yer alan ve bölge halkı tarafından "Ziyaret Tepesi" ya da "Evliya Tepesi" olarak adlandırılan dağın zirvesindeki gizemli yapı, sır perdesini koruyor. Yahni Dağı ile Dumanlı Dağı arasında yükselen tepenin başında, yumuşak taşlarla yaklaşık 5 metre yüksekliğinde inşa edilmiş bir yapı bulunuyor. Ancak bu yapının kimler tarafından, ne zaman ve hangi amaçla yapıldığına dair hiçbir somut bilgi bulunmuyor. "Ani’ye bakan yüzünde esrarengiz yazılar" Yapının Ani Örenyeri’ne bakan kısmında, düz bir taş üzerine işlenmiş yaklaşık 2 metre yüksekliğinde bir kitabe yer alıyor. Ancak bu taş üzerindeki yazıların hangi dilde olduğu bugüne kadar çözülemedi. Bölge halkı, bu yazıların antik bir uygarlığa ait olabileceğini düşünürken, uzmanlar da alanda detaylı bir inceleme yapılması gerektiğini belirtiyor. "Gözetleme kulesi mi, sınır taşı mı?" Öte yandan köylüler arasında yapının amacına dair çeşitli iddialar bulunuyor. Kimileri buranın eski dönemlerde bir gözetleme kulesi olduğunu, kimileri ise sınır taşı ya da dini bir anıt olarak inşa edildiğini öne sürüyor. Kesin bilgilere ulaşılamaması, yapının gizemini daha da artırıyor. "Define avcılarının gözdesi oldu" Zaman zaman define avcılarının da ilgisini çeken tepe, son yıllarda güvenlik korucularının denetiminde korunuyor. Bölgeye kazı yapılmasına kesinlikle izin verilmiyor. Bulanık Köyü sakinleri, tepenin tarihi ve kültürel değerinin ortaya çıkarılması için arkeolojik bir çalışma yapılmasını istiyor. Köylüler, bu gizemli yapının Kars’ın zengin tarihine yeni bir halka ekleyebileceğini düşünüyor.
13 Kasım 2025 Perşembe - 11:04
Gölbaşı Belediyesinden çocuklara ara tatil hediyesi
Gölbaşı Belediyesi tarafından ara tatilde çocuklar için renkli programlar hazırlandı. Gölbaşı Belediyesi, ara tatil döneminde çocukları eğlendirirken hayal dünyalarını geliştirecek bir etkinlik programı hazırladı. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın tatil hediyesi olan ‘Çocuk Tiyatrosu Günleri’ kapsamında tiyatro oyunları, animasyonlar, sihirbazlık, kukla ve bubble show gösterileri sahnelenecek. Mehmet Akif Ersoy Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliklerde renkli karakterler, sürpriz gösteriler ve bol kahkahalı anlar çocukları bekliyor. Etkinlikler 16 Kasım’a kadar her gün farklı bir gösteriyle devam edecek. Program kapsamında 13 Kasım’da Uykucu Çomar, 14 Kasım’da Afacan’ın Maceraları, 15 Kasım’da Bıp Bıp Robot, 16 Kasım’da ise Karagöz-Hacivat tiyatro oyunları sahnelenecek. "Çocuklar hem eğlenecek hem de hayal dünyaları zenginleşecek" Çocukların tatillerini en güzel şekilde değerlendirmeleri için özel bir program hazırladıklarını belirten Başkan Odabaşı, "Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Onların yüzündeki tebessüm, bizim için en büyük mutluluk kaynağı. Ara tatilde çocuklarımızın hem eğlenmesini hem de kültürle, sanatla iç içe vakit geçirmesini istedik. Bu nedenle Gölbaşı Belediyesi olarak çocuklarımız için dopdolu bir program hazırladık. Tiyatrodan sihirbazlığa, kukla gösterilerinden bubble show’a kadar birçok etkinlikle çocuklarımız hem eğlenecek hem de hayal dünyalarını zenginleştirecek. Amacımız, çocuklarımıza sadece bir tatil değil, aynı zamanda unutamayacakları bir deneyim sunmak. Ailelerimizin de bu etkinliklere katılarak çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçirmesini arzu ediyoruz. Gölbaşı’nı kültürün, sanatın ve neşenin merkezi haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. Etkinliklere katılmak isteyenler, ücretsiz kayıtlarını ‘http://etkinlikler.ankaragolbasi.bel.tr’ adresi üzerinden gerçekleştirebilecek.
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:40
Bu kitaplarda sadece bilgiler değil, hatıralar da taşınıyor
Sahalarda bulunan ve ikinci el kitapların içerisine yazılan notlar, bir okuyucudan diğerine aktarılıyor. Notlarda kimi zaman bilgiler aktarılırken kimi zaman ise önceki okuyucunun yazdığı anekdotları yer alıyor. Sahaflarda yer alan ikinci el kitaplar, sadece yazarların bilgilerini değil, önceki okuyucuların o anki duygularını da taşıyor. Kitap sayfalarına alınan küçük notlar, altı çizilen cümleler ve bazen bırakılan mektuplar, bir okuyucunun duygu ve düşüncelerini bir başka okuyucuya aktarıyor. Bu notlar, kimi zaman bir dönemin ruhunu, kimi zaman da bireysel bir hissi yansıtıyor. Yeni okuyucular, kitabı okurken sadece bilgi değil, önceki sahibinin izlerini de keşfediyor. Bu durum, sahaf kültürünü yalnızca kitap ticaretinden çıkarıp bir hafıza aktarımına dönüştürüyor. "Müşterilerim bu tarz kitaplara yoğun ilgi gösteriyor" Yaklaşık 30 yıldır kitap toplayan sahaf Şaban Yazıcı ,"Benim dükkânımdaki tüm kitaplar ikinci el. İkinci el kitapların özelliği şu insanlar kitaplarını okuduktan sonra artık okumak istemediklerinde bize getiriyorlar. Gelen kitapları tekrar düzenliyor, tamir ediyor, cilt ve kapaklarını yenileyip raflara hazır hale getiriyorum. Daha sonra bu kitapları okuyucularla buluşturuyorum. Kitap almaya gelen insanlarda şunu fark ettim içinde not olan okunmuş kitaplar var mı diye soruyorlar. Bizim kitaplarımızın birçoğunda önceki sahipleri tarafından alınmış notlar ya da altı çizilmiş satırlar bulunuyor. Hatta bazı kitapların içinde hatıralar bile bırakılmış oluyor. Müşterilerim bu tarz kitaplara yoğun ilgi gösteriyor. Şu anda dükkânda 30 binden fazla kitap var. Ayrıca evde depoladığım kitaplar da bulunuyor. Biz burada kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaya çalışıyoruz, eski nesilden yeni nesle bilgiyi kitaplar aracılığıyla ulaştırıyoruz" dedi.
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:38
Bu kitaplarda sadece bilgiler değil, hatıralar da taşınıyor
Sahalarda bulunan ve ikinci el kitapların içerisine yazılan notlar, bir okuyucudan diğerine aktarılıyor. Notlarda kimi zaman bilgiler aktarılırken kimi zaman ise önceki okuyucunun yazdığı anekdotları yer alıyor. Sahaflarda yer alan ikinci el kitaplar, sadece yazarların bilgilerini değil, önceki okuyucuların o anki duygularını da taşıyor. Kitap sayfalarına alınan küçük notlar, altı çizilen cümleler ve bazen bırakılan mektuplar, bir okuyucunun duygu ve düşüncelerini bir başka okuyucuya aktarıyor. Bu notlar, kimi zaman bir dönemin ruhunu, kimi zaman da bireysel bir hissi yansıtıyor. Yeni okuyucular, kitabı okurken sadece bilgi değil, önceki sahibinin izlerini de keşfediyor. Bu durum, sahaf kültürünü yalnızca kitap ticaretinden çıkarıp bir hafıza aktarımına dönüştürüyor. "Müşterilerim bu tarz kitaplara yoğun ilgi gösteriyor" Yaklaşık 30 yıldır kitap toplayan sahaf Şaban Yazıcı ,"Benim dükkânımdaki tüm kitaplar ikinci el. İkinci el kitapların özelliği şu insanlar kitaplarını okuduktan sonra artık okumak istemediklerinde bize getiriyorlar. Gelen kitapları tekrar düzenliyor, tamir ediyor, cilt ve kapaklarını yenileyip raflara hazır hale getiriyorum. Daha sonra bu kitapları okuyucularla buluşturuyorum. Kitap almaya gelen insanlarda şunu fark ettim içinde not olan okunmuş kitaplar var mı diye soruyorlar. Bizim kitaplarımızın birçoğunda önceki sahipleri tarafından alınmış notlar ya da altı çizilmiş satırlar bulunuyor. Hatta bazı kitapların içinde hatıralar bile bırakılmış oluyor. Müşterilerim bu tarz kitaplara yoğun ilgi gösteriyor. Şu anda dükkânda 30 binden fazla kitap var. Ayrıca evde depoladığım kitaplar da bulunuyor. Biz burada kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaya çalışıyoruz, eski nesilden yeni nesle bilgiyi kitaplar aracılığıyla ulaştırıyoruz." Dedi. (SF-RM-
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:25
Hobisini sanata dönüştürdü, 500’ü aşkın eseriyle Türkiye’nin sayılı filografi ustalarından biri oldu
Elazığ’da filografi sanatı üzerine çalışmalarını sürdüren Ayhan Güneş, Kültür Bakanlığı tarafından sanatçı unvanı verilen Türkiye’deki 8 filografi ustasından biri olarak ulusal sergilerde şehri başarıyla temsil ediyor. Hobisini sanata dönüştüren Güneş, 500’ü aşkın eser üreterek bu sanatın Türkiye’deki sayılı ustaları arasına girmeyi başardı. Elazığ’da yaşayan infaz koruma memuru ve 2 çocuk babası Ayhan Güneş, 2013 yılında İstanbul’da bir sergide tanıştığı filografi sanatına ilgi duyarak bu alanda kendini geliştirmeye başladı. Zamanla bu ilgisini profesyonel bir düzeye taşıyan Güneş, bugün kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor. 13 yıldır filografi sanatıyla uğraşan Güneş, bugüne kadar 500’den fazla tablo yaptı. Yurt dışında 1, yurt içinde 12 sergiye katıldı. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali ile Somut Olmayan Kültürel Miras Festivali gibi önemli etkinliklerde yer aldı. Başarılı sanatçı, Kültürel Miras Taşıyıcıları Kurulu tarafından "Kültür Bakanlığı Sanatçısı" unvanına layık görülerek Türkiye’de bu alanda sanatçı unvanını taşıyan 8 kişiden biri oldu. "Osmanlı’dan geldiği düşünülen bir sanat" Filografi sanatına ilişkin bilgi veren bulunan Güneş, "Elazığ adına bu sanatı yürütmekteyim. İstanbul’da başladığımı sanatımı Elazığ’da devam ettiriyorum. Yaklaşık 13 yılı geçti. Bunun içinde bir yurt dışı, 12 tane de yurt içi sergi ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu Kültür Yolu ve Somut Olmayan Kültürel Miras Festivalleri var. Onlara da yaklaşık 10 kez katıldım. Kişisel sergilerimi açtım. Onun dışında bu atölyemde çalışmalarıma devam ediyorum. Sanatımın adı, Filografi Sanatı. Osmanlı’dan geldiği düşünülen bir sanat. Net bilgiler bulmasak da onunla ilgili yapılmış çalışmalar var. Şu anda Avrupa’da, Rusya’da ‘string art’ diye geçiyor. Özellikle rehabilitasyon merkezlerinde sanat olarak, rehabilite amaçlı ders olarak veriliyor. Ben de çocuklara rehabilite amaçlı bu dersi veriyorum ve olumlu anlamda oldukça güzel dönüşler alıyoruz. Bundan dolayı Avrupa’da bu sanat bazı kurumlarda rehabilitasyon amacıyla ders olarak veriliyor. Ben de gittiğim yerlerde bunun olumlu dönüşlerini alıyorum. Filografi sanatı tel ve çivi ile yapılan bir sanat. Tamamen sanatçının yeteneğine kalmış bir durum. Manzara yapabiliyoruz, siluet yapabiliyoruz, hat çalışması yapabiliyoruz ya da özel çalışmalar yapabiliyoruz. Tamamen sanatçı ve talep eden kişiye kalmış bir durum. İstediğimiz bütün çalışmaları yapabiliyoruz. Ürünlerimiz özeldir. Bulunduğumuz bölgede pek yok açıkçası. İstanbul’dan gelen kaliteli malzemeler kullanmaya özen gösteriyorum. Tahtasını, tellerini İstanbul’dan getirtiyorum. Bu sanatı Elazığ’da yaşatmak benim için büyük bir mutluluk" dedi. "Elazığ depreminde cumhurbaşkanımıza bir tablo hediye etmiştim" 4 buçuk ay kadar süren tablolar da yaptığın ifade eden Güneş, " Bir gün süren tablolarımız da var, dört buçuk ay süren tablolarımız da var. Yani yapım süresi oldukça uzun olan tablolar bulunuyor. Onun dışında diğer tablolarımız ortalama olarak bir hafta, on gün ya da bir ay sürebiliyor. Küçük tablolarımız bir günde tamamlanabiliyor. Yaptığımız tablolar şimdiye kadar birçok önemli isme takdim edildi. Cumhurbaşkanımız Elazığ depremine geldiğinde bizim evi ziyaret etmişti ve orada kendisine bir tablo hediye etmiştim. Onun dışında devlet büyüklerimize, bakanlarımıza da çeşitli tablolar armağan ettik. Şu anda burada hazırlamış olduğum bir tabloyu da cumhurbaşkanı yardımcımıza göndereceğim. Eserlerimi, ulaşabildiğim kadar kişiye tanıtmaya ve ulaştırmaya çalışıyorum" şeklinde konuştu. "Çocuklara filografi sanatını tanıtıp, onları üretmeye teşvik ediyorum" Ayrıca köy okullarına yönelik hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesi ile bir çok öğrencinin filografi sanatı ile tanıştığını dile getiren Güneş, " Uğraştığım bir sosyal sorumluluk projem var. Doğudaki köy okullarını geziyorum. Sanatla tanışmamış çocuklarla sanat etkinlikleri yapıyorum. Geçen hafta Bingöl’deydim. Adaklı, Yayladere ve Kiğı ilçelerinde çalışmalar yaptım. Oradaki bütün köy okullarında etkinlikler gerçekleştirdim. Gittiğim okullarda beş öğrenci de olabiliyor, on öğrenci de, bazen merkezlerde yüz öğrenciye kadar ulaşabiliyorum. Hepsiyle birebir ilgilenmeye, sanatın ruhunu hissettirmeye çalışıyorum. Çocuklardan çok güzel dönüşler alıyorum. Onlarda farkındalık oluşturmak istiyorum. Hiç sanatla tanışmamış çocuklara filografi sanatını tanıtıp, onları üretmeye teşvik ediyorum. Bu projemin adı, Orada Bir Sanat Var Uzakta. Eğer iş insanlarımız sesimizi duyar ve destek olursa, sponsor bulunursa, çok daha fazla okula ve uzak köylere ulaşabiliriz. Amacım, hem sanatı çocuklara sevdirmek hem de kültürel mirasımızı yeni nesillere aktarmak" diye konuştu.
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:23
Hobisini sanata dönüştürdü, 500’ü aşkın eseriyle Türkiye’nin sayılı filografi ustalarından biri oldu
Elazığ’da filografi sanatı üzerine çalışmalarını sürdüren Ayhan Güneş, Kültür Bakanlığı tarafından sanatçı unvanı verilen Türkiye’deki 8 filografi ustasından biri olarak ulusal sergilerde şehri başarıyla temsil ediyor. Hobisini sanata dönüştüren Güneş, 500’ü aşkın eser üreterek bu sanatın Türkiye’deki sayılı ustaları arasına girmeyi başardı. Elazığ’da yaşayan infaz koruma memuru ve 2 çocuk babası Ayhan Güneş, 2013 yılında İstanbul’da bir sergide tanıştığı filografi sanatına ilgi duyarak bu alanda kendini geliştirmeye başladı. Zamanla bu ilgisini profesyonel bir düzeye taşıyan Güneş, bugün kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor. 13 yıldır filografi sanatıyla uğraşan Güneş, bugüne kadar 500’den fazla tablo yaptı. Yurt dışında 1, yurt içinde 12 sergiye katıldı. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali ile Somut Olmayan Kültürel Miras Festivali gibi önemli etkinliklerde yer aldı. Başarılı sanatçı, Kültürel Miras Taşıyıcıları Kurulu tarafından "Kültür Bakanlığı Sanatçısı" unvanına layık görülerek Türkiye’de bu alanda sanatçı unvanını taşıyan 8 kişiden biri oldu. "Osmanlı’dan geldiği düşünülen bir sanat" Filografi sanatına ilişkin bilgi veren bulunan Güneş, " Elazığ adına bu sanatı yürütmekteyim. İstanbul’da başladığımı sanatımı Elazığ’da devam ettiriyorum. Yaklaşık 13 yılı geçti. Bunun içinde bir yurt dışı, 12 tane de yurt içi sergi ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu Kültür Yolu ve Somut Olmayan Kültürel Miras Festivalleri var. Onlara da yaklaşık 10 kez katıldım. Kişisel sergilerimi açtım. Onun dışında bu atölyemde çalışmalarıma devam ediyorum. Sanatımın adı, Filografi Sanatı. Osmanlı’dan geldiği düşünülen bir sanat. Net bilgiler bulmasak da onunla ilgili yapılmış çalışmalar var. Şu anda Avrupa’da, Rusya’da ‘string art’ diye geçiyor. Özellikle rehabilitasyon merkezlerinde sanat olarak, rehabilite amaçlı ders olarak veriliyor. Ben de çocuklara rehabilite amaçlı bu dersi veriyorum ve olumlu anlamda oldukça güzel dönüşler alıyoruz. Bundan dolayı Avrupa’da bu sanat bazı kurumlarda rehabilitasyon amacıyla ders olarak veriliyor. Ben de gittiğim yerlerde bunun olumlu dönüşlerini alıyorum. Filografi sanatı tel ve çivi ile yapılan bir sanat. Tamamen sanatçının yeteneğine kalmış bir durum. Manzara yapabiliyoruz, siluet yapabiliyoruz, hat çalışması yapabiliyoruz ya da özel çalışmalar yapabiliyoruz. Tamamen sanatçı ve talep eden kişiye kalmış bir durum. İstediğimiz bütün çalışmaları yapabiliyoruz. Ürünlerimiz özeldir. Bulunduğumuz bölgede pek yok açıkçası. İstanbul’dan gelen kaliteli malzemeler kullanmaya özen gösteriyorum. Tahtasını, tellerini İstanbul’dan getirtiyorum. Bu sanatı Elazığ’da yaşatmak benim için büyük bir mutluluk" dedi. "Elazığ depreminde cumhurbaşkanımıza bir tablo hediye etmiştim" 4 buçuk ay kadar süren tablolar da yaptığın ifade eden Güneş, " Bir gün süren tablolarımız da var, dört buçuk ay süren tablolarımız da var. Yani yapım süresi oldukça uzun olan tablolar bulunuyor. Onun dışında diğer tablolarımız ortalama olarak bir hafta, on gün ya da bir ay sürebiliyor. Küçük tablolarımız bir günde tamamlanabiliyor. Yaptığımız tablolar şimdiye kadar birçok önemli isme takdim edildi. Cumhurbaşkanımız Elazığ depremine geldiğinde bizim evi ziyaret etmişti ve orada kendisine bir tablo hediye etmiştim. Onun dışında devlet büyüklerimize, bakanlarımıza da çeşitli tablolar armağan ettik. Şu anda burada hazırlamış olduğum bir tabloyu da cumhurbaşkanı yardımcımıza göndereceğim. Eserlerimi, ulaşabildiğim kadar kişiye tanıtmaya ve ulaştırmaya çalışıyorum" şeklinde konuştu. "Çocuklara filografi sanatını tanıtıp, onları üretmeye teşvik ediyorum" Ayrıca köy okullarına yönelik hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesi ile bir çok öğrencinin filografi sanatı ile tanıştığını dile getiren Güneş, " Uğraştığım bir sosyal sorumluluk projem var. Doğudaki köy okullarını geziyorum. Sanatla tanışmamış çocuklarla sanat etkinlikleri yapıyorum. Geçen hafta Bingöl’deydim. Adaklı, Yayladere ve Kiğı ilçelerinde çalışmalar yaptım. Oradaki bütün köy okullarında etkinlikler gerçekleştirdim. Gittiğim okullarda beş öğrenci de olabiliyor, on öğrenci de, bazen merkezlerde yüz öğrenciye kadar ulaşabiliyorum. Hepsiyle birebir ilgilenmeye, sanatın ruhunu hissettirmeye çalışıyorum. Çocuklardan çok güzel dönüşler alıyorum. Onlarda farkındalık oluşturmak istiyorum. Hiç sanatla tanışmamış çocuklara filografi sanatını tanıtıp, onları üretmeye teşvik ediyorum. Bu projemin adı, Orada Bir Sanat Var Uzakta. Eğer iş insanlarımız sesimizi duyar ve destek olursa, sponsor bulunursa, çok daha fazla okula ve uzak köylere ulaşabiliriz. Amacım, hem sanatı çocuklara sevdirmek hem de kültürel mirasımızı yeni nesillere aktarmak" diye konuştu. (RY-CK-
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:09
Neopolis küçük heykeltıraşları misafir etti
Kuşadası Belediyesi ile Mehmet Nuri Göçen (MN Göçen) Vakfı iş birliğinde ve Marmara Adalar Belediyesi katkılarıyla düzenlenen 5. Uluslararası Neopolis Heykel Sempozyumu, küçük heykeltıraşları misafir etti. Bu kapsamda düzenlenen atölye çalışmasına katılan çocuklar, kilden heykeller yaptı. Sabahın erken saatlerinden itibaren gruplar halinde alana gelen çocuklar, profesyonel heykeltıraşlar eşliğinde kilin şekil alma serüvenine tanıklık etti. Dört ayrı grup halinde 90 çocuğun katıldığı atölyede öğrenciler hem heykel sanatının inceliklerini öğrendi hem de hayal güçlerini özgürce kullanma fırsatı buldu. Ebeveynlerin de ilgiyle takip ettiği atölye, renkli ve neşeli görüntülere sahne oldu. Gün boyu süren etkinlikte çocukların yüzlerindeki mutluluk, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Etkinliğe katılan çocuklara sertifikaları Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in eşi Duygu Günel tarafından verildi. Bu yıl "Adalet" temasıyla gerçekleştirilen "5. Uluslararası Kuşadası Neopolis Heykel Sempozyumu" yarın (perşembe) saat 16.00’da Kuştur mevkiinde bulunan Eski Deve Güreşi alanında düzenlenecek kapanış töreniyle sona erecek. Törene Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de katılacak.
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:34
Taş değirmenler zamana direniyor
Kahramanmaraş’ta yarım asrı aşkın süredir faaliyet gösteren taş değirmenler, mahalle kültürünün en önemli unsurlarından biri olarak yaşamaya devam ediyor. Vatandaşlar, fabrikasyon sistemlerden uzak durarak doğal yöntemlerle üretilen un ve bulgur için hala taş değirmenleri tercih ediyor. Onikişubat ilçesi Serintepe Mahallesi’nde 50 yılı aşkın süredir çalışan taş değirmenlerde, geleneksel yöntemlerle un, bulgur ve dövme üretiliyor. Vatandaşlar, özellikle katkısız ve doğal ürünler elde etmek amacıyla bu değirmenlere yöneliyor. Yaz aylarında başlayan üretim sezonu kasım ayına kadar sürerken, mahalle halkı bu sürede değirmenlere yoğun ilgi gösteriyor. "Gençler çıraklık yapmıyor, meslek tükeniyor" Değirmen esnafı Yavuz Taş, mesleğin artık bitme noktasına geldiğini belirterek, değirmenciliğin zorluklarına dikkat çekti. Taş, "Yaklaşık 30 yıldır değirmencilik yapıyoruz. Un, bulgur ve dövme üretiyoruz ama genellikle dövme üzerine çalışıyoruz. Mahalledeki müşterilerimize bulgur ve un hazırlıyoruz. Bu meslek artık neredeyse bitme noktasına geldi, çünkü gençler yetişmiyor, çırak bulmak çok zor. Bu taşlar 50 yıldır aynı şekilde dönüyor. Taşlar, özel kayalardan kesiliyor ve dövme yapmak için en uygun taşlar bunlar. İşletmemizde bulgur, tarhana ve firik üretimine yönelik makinelerimiz var. Şu anda tam sezonumuz; Haziran ayında başlayıp yıl sonuna kadar yoğun çalışıyoruz" dedi. "Değirmen kültürü artık yavaş yavaş bitmeye başladı" Serintepe Mahalle Muhtarı Ramazan Gürbak, değirmenlerin geçmişle bağ kuran önemli bir kültürel miras olduğunu ifade ederek, "Değirmen kültürü artık yavaş yavaş bitmeye başladı. Eskiden her mahallenin mutlaka bir değirmeni olurdu. Ancak son yıllarda fabrikasyon sistemine geçilince birçok değirmen kapandı. Vatandaşlar sadece kendi mahallemizden değil, çevre mahallelerden de geliyor. Ürünlerini getirip burada öğütüyorlar. Doğal taş değirmen sayesinde sofralarına daha lezzetli ve sağlıklı yiyecekler koyabiliyorlar. Biz kadim bir mahalleyiz" diye konuştu.
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:30
Kütahya’da 52 yıllık terzi Himmet Kalkan: "Sanat artık bitmek üzere"
Kütahya’da yarım asrı aşkın süredir terzilik yapan 67 yaşındaki Himmet Kalkan, mesleğin giderek yok olmaya başladığını söyledi. Kalkan, "Sanat artık bitti, gitmek üzere. Yeni yetişen kimse yok" diyerek el emeği işlerin önemine dikkat çekti. 52 yıldır aynı mesleği sürdüren Himmet Kalkan, geçmişte atölyelerde birden fazla ustanın birlikte çalıştığını belirterek, "Eskiden 3-4 kişi çalışırdık. Şimdi o işler bitti. Sanat ölüyor mu? Evet, artık bitmek üzere. Yeni yetişen yok, yetiştirmek de zor" ifadelerini kullandı. Kalkan, mesleğe olan ilginin azalmasının nedenini eğitim sistemindeki değişimlere ve kazancın düşüklüğüne bağlayarak, "Eskiden ilkokuldan çıkan çocuklar mesleğe yönelirdi. Şimdi okullar uzadı, mesleğe yönelen kalmadı. Bir de bu işten eskisi gibi para kazanılmıyor." dedi. 1981 yılından beri aynı adreste, aynı makinelerle çalıştığını dile getiren usta terzi, 50 yıla yaklaşan dikiş makinelerini adeta birer hatıra gibi sakladığını söyledi. "Bu makineler yarım asırlık. İlk göz ağrım onlar. Ayağım doydu, şimdi motorla çalışıyorum" diyen Kalkan, mesleğini sürdürmekte kararlı olduğunu vurguladı. Kütahya’nın yaşayan meslek ustalarından biri olan Himmet Kalkan, el emeği işlerin unutulmaması gerektiğini belirterek, gençlerin zanaata yönelmesini istedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder