KÜLTÜR SANAT
En acı yarışmada altın için mücadele ettiler 01 Mayıs 2026 Cuma - 22:43:03 Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen acı biber yeme yarışmasında 3 dakika içerisinde erkeklerde 474 gram, kadınlarda ise 146 gram biber yiyen yarışmacılar yarım altın kazandı. Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen acı biber yarışmasına 3’ü kadın 36 yarışmacı katıldı. Yarışmacılar, etkinlik öncesi yarışmada yiyecekleri biberleri jüri üyeleri huzurunda tartarak teslim aldı. Jalapone çeşidi acı biberleri alıp yarışma standına geçen yarışmacılar en fazla biberi yiyerek altın ödülünü alabilmek için mücadele etti. Biberlerin açısına dayamayan yarışmacılar acıyı bastırmak için ayran içip domates yedi. 3 dakika boyunca domates ve ayran eşliğinde acı biber tüketen yarışmacıların çektikleri acı zaman zaman yüzlerine yansıdı. Yarışma sonucunda erkeklerde 474 gram acı biberi yiyen Celal Derin birinci olurken, 370 gram acı biber yiyen Yetkin Tuncer ikinci, 322 gram acı biber yiyen Mehmet Yılmaz üçüncü oldu. Yarışmaya katılan 3 kadın arasında 146 gram ile en çok acı biber yiyen Nazime Sartık ise kadınlar kategorisinde birincisi oldu. Nazime Sartık’a da yarım altın verildi. Yarışmanın birincisi Celal Derin’e yarım altın, yarışmanın ikincisi Yetkin Tuncer’e çeyrek altın, yarışmanın üçüncüsü Mehmet Yılmaz’a da gram altın hediye edildi ayrıca tüm yarışmacılara katılım madalyalarını ve hediyelerini protokol üyeleri verdi. Bazı yarışmacılar biberlerin çok acı olduğu gerekçesiyle yarışmaya bir daha katılmayacaklarını söyledi. Daha önceki yıllarda da birinci olduğunu belirten yarışmanın birincisi Celal Derin, "Geçen sene birinci olmuştum, gelecek sene yine katılacağım ve 3 kez üst üste birinci olduktan sonra bırakacağım" dedi. Etkinlikte baba-oğul rolüyle yarışmaya katılan Mehmet Karakaya ve Cahit Karataş’ın şovu ilgi çekti. Acı biberin açısına dayamayan Mehmet Karakaya alana gelen itfaiye eri tarafından köpük sıkılarak serinletildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 22:20 Düzce turizmde küresel pazarı hedefliyor Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehirde başlattığı turizm yatırım atağını tanıtım çalışmaları ile sürdürüyor. Düzce için hazırlanan Turizm Master Planı çerçevesinde TÜRSAB yönetiminden acente sahibi ve aynı zamanda çalışma grubu üyeleri ile bir araya gelen Başkan Özlü, keşfedilmeyi bekleyen turistik mekanları konuklarına bizzat anlattı, Düzce’nin gezi güzergahlarına eklenmesi için çalışma yapıldığını belirtti, sektör temsilcileri ile otel yatırımcılarının önerilerini aldı. Başkan Faruk Özlü, çok yönlü turizm yatırımlarının koordinasyonunu üstlenmesinin yanı sıra sektör temsilcilerini Düzce’de ağırlayarak tanıtım faaliyetlerini çeşitlendirme çalışmalarına öncülük etmeye devam ediyor. Düzce’nin keşfedilmeyi bekleyen doğal ve tarihi zenginliklerini ulusal ve uluslar arası turların güzergahlarına dahil etmek amacıyla hazırlanan Düzce Turizm Master Planı çerçevesinde düzenlenen organizasyonda TÜRSAB üyesi çok sayıda acente sahibi, sektör temsilcisi ve akademisyen Başkan Özlü’nün himayesinde Düzce’yi deneyimledi. İki günlük program dolu dolu geçti Başkan Özlü, ulusal ve uluslararası turlar organize eden operatörlerin sahiplerini Düzce’de misafir etti. En büyük hedefinin Düzce’yi ulusal ve uluslar arası tur güzergahları arasına dahil etmek olduğunu her fırsatta dile getiren Özlü, turizm yatırımlarının hem Düzce Belediyesi kaynakları hem de özel girişimlerle eş zamanlı olarak yürütüldüğünü ifade etti. Heyet ilk gün Güzeldere Şelalesi, Efteni Gölü, Aydınpınar Şelalesi, Akçakoca Yukarı Mahalle, Ceneviz Kalesi, Saklıkoy Otel’i ziyaret etti. Organizasyonun ikinci gününde ise; Konuralp Antik Kenti, Konuralp Müzesi, Sarıkaya Mağarası, Korugöl Tabiat Parkı ziyaret edildi. Ardından Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen değerlendirme toplantısında bir araya gelen heyet, ev sahibi ve misafir misyonları ile görüşlerini paylaştı. "Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturalım" Faruk Özlü, turizmde yol haritasını belirlemek amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini belirterek, TÜRSAB ile ortak bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Tur operatörleri ile otel yöneticilerini buluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Özlü, toplantının ana hedefinin Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturmak olduğunu vurguladı. Özlü, Düzce’nin turizm açısından henüz yeterince değerlendirilmemiş bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, konaklama altyapısındaki eksiklerin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Bölgedeki turizm faaliyetlerini canlandırmak istediklerini kaydeden Başkan Özlü, bu süreçte sektör temsilcilerine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Düzce Vali Yardımcısı Şevket Cinbir ise kentin turizm potansiyelinin herkes tarafından kabul edildiğini belirterek, önemli olanın bu potansiyelin doğru şekilde pazarlanması olduğunu ifade etti. Yerel yönetimlerin bu konudaki kararlı yaklaşımının sürece büyük katkı sağladığını dile getiren Cinbir, Düzce’de turizmi geliştirmeye yönelik güçlü bir irade ortaya konduğunu kaydetti. Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık da kentin tanıtımı için farklı platformlarda yoğun çaba harcadıklarını belirtti. Turizmde özellikle nitelikli konaklama tesislerinin önemli bir rol oynadığını vurgulayan Bıyık, toplantıda ortaya çıkan görüşler doğrultusunda yeni bir yol haritası belirleyeceklerini ifade etti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:51 Mardin’de "Tespih Fuarı" açıldı Mardin’de bu yıl ikincisi düzenlenen "Tespih Fuarı" ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Mardin’de, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Tespihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve Mardin Antika Tespih ve Gümüşçüler Derneği iş birliğinde Artuklu Fuar Alanı’nda düzenlenen etkinliğin açılışı gerçekleştirildi. Açılışa, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan ile davetliler katıldı. Protokol üyeleri stantları gezerek sergilenen ürünleri inceledi. Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in barış, kardeşlik ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir olduğunu belirterek, "Bu coğrafya sadece tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda önemli sanat ve zanaatlarıyla da dikkat çekiyor. Gümüş ve telkari işçiliğinin yanı sıra kehribar ve farklı materyallerden yapılan tespihler de bu mirasın önemli bir parçasıdır. Tespih, sabrın sanata dönüştüğü, geçmişin mirasını modern tasarımla buluşturan önemli bir değerdir" dedi. Fuarın hem ustaları hem de meraklıları bir araya getirdiğini ifade eden Akkoyun, 1-3 Mayıs tarihleri arasında açık olacak etkinliğe tüm vatandaşları davet ederek, bu tür organizasyonların desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. Federasyon Başkanı Rezan Yılmaz da fuarın sektör temsilcilerini bir araya getirdiğini belirterek, "Mardin’e yakışır bir organizasyon oldu. Valimizin destekleriyle esnafımız burada buluştu. Tüm tespih severleri fuarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Mardin Antika Tespih ve Gümüş Derneği Başkanı Ümit Demir ise kehribarın Baltık Denizi’nden çıkarıldığını ve işlenerek Türkiye’ye ithal edildiğini belirterek, "Türkiye genelinde bayilerimize dağıtım yapıyoruz, aynı zamanda ihracat da gerçekleştiriyoruz. Bu fuar sektör açısından oldukça verimli geçiyor. Türkiye’nin dört bir yanından, hatta yurt dışından katılım var. Tespih sektörü, Mardin turizmine de önemli katkı sağlayacaktır" dedi. Satıcı Muhammed Akkurt ise fuarda ağırlıklı olarak antika ve özel koleksiyon ürünlerinin yer aldığını ifade ederek, "Osmanlı dönemine ait, 100 yılı aşkın geçmişe sahip tespihler sergileniyor. Mikro art sanatı tekniğiyle, aylar süren çalışmalar sonucu hazırlanan özel koleksiyonlar da bulunuyor. Fuarda ayrıca yaklaşık 50 bin dolar değerinde, Esmaül Hüsna motifli özel bir tespih de yer alıyor" diye konuştu. Tespih satıcısı Hakan Şidim ise 15 yıldır sektörde olduğunu ifade ederek, "Mardin esnafının büyük bölümü tespih ve antika ile ilgileniyor. Mardin denince akla ilk gelenlerden biri kehribar tespihlerdir. Fuardan memnun kaldık" dedi. Şidim, Osmanlı dönemine ait "alman sıkması" olarak bilinen tespihlerin antika kategorisinde yer aldığını belirterek, "Bu ürünler gramla satılıyor ve gram fiyatı 100 ile 150 dolar arasında değişiyor. En düşük fiyatlı tespihlerimiz 1000 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor" diye konuştu.
Kaleiçi Old Town Festivali gala yemeğiyle başladı
10 Ekim 2025 Cuma - 11:47 Kaleiçi Old Town Festivali gala yemeğiyle başladı Antalya Muratpaşa Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Kaleiçi Old Town Festivali, bir otelde gerçekleştirilen gala yemeğiyle başladı. Açılış gecesi, 21 ülkeden 26 şehrin katılımıyla, şehirler arasında dostluk köprülerinin kurulduğu bir buluşma noktası oldu. Muratpaşa Belediyesi’nin, bir yanı uçsuz bucaksız maviliğiyle Akdeniz’e açılan, diğer yanı konakları ve begonvillerle çevrili sokakları ve meydanlarıyla tarihe uzanan Antalya’nın tarihi kent merkezinde düzenlediği Kaleiçi Old Town Festivali başladı. Bu yıl 21 ülkeden 26 şehrin katıldığı festivalin gala yemeği bir otelde gerçekleşti. Belediye Başkanı Ümit Uysal ve eşi Ümran Uysal’ın ev sahipliğindeki geceye çok sayıda davetli katıldı. "Gelecek kuşaklar da burada buluşmalı" Başkan Uysal, gecede yaptığı konuşmada, Kaleiçi Old Town Festivali’nin kültürleri bir araya getiren ve dünyanın ortak sorunlarına çözümler aranan hem kültürel hem de diplomatik bir çalışma olduğuna vurgu yaptı. Başkan Uysal gecede konuşmasına şöyle devam etti: "Savaşların hüküm sürdüğü vahşi bir politik ortam var dünyamızda. Her şey çok hızlı yaşanıyor. Çok hızlı tüketiliyor. Kültürel varlıklar; bize bu hayatın hissederek, daha yavaş, ritimle, dolu dolu, anlaşılarak yaşanabileceğini gösteriyor. Bu duygu, dünyamızın ihtiyacı olan duygu. Bu duygu barış demek, estetik demek. Katılımcı bütün şehirler, burada geçirdikleri üç gün boyunca sadece temsil ettikleri şehirleri ve kendilerini değil şehirlerinin bütün insanlarını da bir araya getirmiş gibi oluyor. Dünyanın çeşitli şehirlerinin temsilcileri bu festivalle bir araya geliyor. Şehirlerin kültürel varlıkları da ruhları da gelecekleri de burada buluşuyor. Gelecek kuşakları da burada buluşmalı." "Dostluk ve iş birliği" Çek Cumhuriyeti Prag 6 Belediye Başkanı Jakub Starek, Kaleiçi Old Town Festivali’ni şehir diplomasisi açısından çok önemli bulduğunu söyledi. Başkan Starek, "Bizim için en büyük sorunlardan biri, dünyada ve siyasette artan kutuplaşma. Bu festival, dostluk ve birlikte çalışma konusunda ilerlemenin yolunu gösteren bir örnek" dedi. "Türk halkı hakkında, kültürleri, tarihleri ve gastronomileri hakkında çok şey öğreniyoruz" Romanya Sibiu Belediye Başkanı Astrid Fodor ise festivalin şehirler arasında güçlü bağlar kurduğunu belirterek, "Bu harika bir festival ve harika insanlar. Bu festival aracılığıyla dünyanın dört bir yanındaki birçok şehirle ağ kuruyorsunuz. Ve bu çok önemli. Bizler de farklı yerlerden gelerek Türkiye hakkında, Türk halkı hakkında, kültürleri, tarihleri ve gastronomileri hakkında çok şey öğreniyoruz ve dost oluyoruz" şeklinde konuştu. "Projeler aracılığıyla birleşme ve kültürel etkinlikleri paylaşma fırsatına sahip oluyoruz" Ukrayna Kamıanets-Podılskyı Belediye Başkanı Mykhailo Positko da kültürel kaynaşma açısından festivali çok değerli bulduğuna vurgu yaptı. Başkan Positko, "Bu festivale katılarak farklı halkların kültürlerini tanıma, çeşitli projeler aracılığıyla birleşme ve kültürel etkinlikleri paylaşma fırsatına sahip oluyoruz. Bu bizim için hem çok önemli hem de çok faydalı. Eminim ki bu tür birliktelikler, ortak etkinlikler ve iletişim, festivalin daha da güçlenmesine ve gelişmesine katkı sağlayacak" ifadelerini kullandı. "Yalnızca tarih değil; dil, müzik, dans, kültür. Birbirimizi bu festivaller aracılığıyla tanıyor ve anlıyoruz" Moldova Komrat Belediye Başkanı Sergey Anastasov ise "Böyle festivaller her devlet için gerekli. Yalnızca tarih değil; dil, müzik, dans, kültür. Birbirimizi bu festivaller aracılığıyla tanıyor ve anlıyoruz" dedi. Galanın sonunda Başkan Uysal, festivale katılan belediye başkanları, temsilci ve heyetlere plaketlerini takdim etti. Heyetler Muratpaşa’da Diğer yandan, 12 Ekim’e kadar devam edecek festivalin ikinci günü yabancı şehir heyetlerinin Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ziyaretiyle başladı. Başkan Uysal, konuklarını belediyenin kültür salonunda ağırladı. Ziyarette karşılıklı hediyeler takdim edildi.
Haluk Levent: "Bu şarkıyı Filistinli çocuklar için söylüyorum"
10 Ekim 2025 Cuma - 10:29 Haluk Levent: "Bu şarkıyı Filistinli çocuklar için söylüyorum" Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Malatya’da sahne alan ünlü sanatçı Haluk Levent, enerjik performansı ve geniş repertuvarıyla Malatyalılara unutulmaz bir gece yaşattı. Festivalin altıncı gününde Malatya 100. Yıl Kent Parkı’nda sahneye çıkan sevilen sanatçı, "Uçak", "Ankara" ve "Bu Şehir" gibi en çok sevilen şarkılarını hayranlarıyla hep bir ağızdan söyledi. Levent, konserinde rahmetli annesinin sevdiği türkülerden de örnekler sunarak dinleyicilere hem duygusal hem coşkulu anlar yaşattı. Konserin en özel anlarından biri ise en büyük hayali Haluk Levent ile aynı sahnede şarkı söylemek olan görme engelli İmranur isimli küçük kızın sahneye davet edilmesi oldu. Levent, minik İmranur’la birlikte "Çemberimde Gül Oya" ve "Elfida" şarkılarını seslendirdi. Konseri boyunca zaman zaman sosyal mesajlar da veren ünlü sanatçı, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Levent, "Bizler Hitler’in katlettiği Yahudiler için ağlamış bir milletiz. O zamanlar sosyal medya yoktu ama yine de acıyı paylaştık. Şimdi ise aynı acıyı başka bir halk yaşatıyor. Netanyahu denilen iblis küçücük çocukları katlediyor. Bu şarkıyı Filistin’de yaşamını yitiren çocuklar için söylüyorum" diye konuştu. Ünlü sanatçı, bu sözlerin ardından Nazım Hikmet’in "Kız Çocuğu" şiirinden uyarladığı şarkıyı Filistinli çocuklar için seslendirdi.
Malatya Kültür Yolu Festivali’nde altıncı gün renkli etkinliklerle geçti
10 Ekim 2025 Cuma - 10:28 Malatya Kültür Yolu Festivali’nde altıncı gün renkli etkinliklerle geçti Malatya Kültür Yolu Festivali’nin altıncı gününde, her yaş grubuna hitap eden birbirinden renkli etkinlikler sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fahri Kayahan Salonu’nda sahne alan sanatçı Eşref Ziya, tasavvuf müziğinin huzur veren ezgileriyle dinleyicilere maneviyat dolu bir gece yaşattı. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Öteki" adlı oyun ise Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Kemal Sunal Salonu’nda tiyatroseverlerle buluştu. Ayşegül Çelik’in kaleme aldığı, yönetmenliğini İsmet Numanoğlu’nun üstlendiği oyun; yalnızlık, ötekileştirme ve insan olmanın anlamı üzerine düşündürdü. İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda ise "Belgesel Sinemacılar Birliği Anadolu Belgesel Atölyeleri" düzenlendi. Bahriye Kabadayı Dal, Dr. Semra Güzel Korver ve Ozan Turgut’un eğitmenliğinde gerçekleştirilen atölyede katılımcılar, belgesel sinemasına dair uygulamalı eğitim aldı. Festivalin mobil tırı "Sinema Yollarda" etkinliği kapsamında Yazıhan ilçesinde vatandaşlara açık hava sineması keyfi yaşattı. Çocuk Köyü doyasıya eğlendirdi Malatya 100. Yıl Kent Parkı’nda kurulan "Çocuk Köyü", festivalin altıncı gününde de minik misafirlerini ağırladı. Birbirinden eğlenceli atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar ve oyun alanlarıyla dolu etkinlik alanında çocuklar, "Mirket İş Başında Çocuk Tiyatrosu" ile keyifli anlar yaşarken, "Aşuk ile Maşuk" gösterisinde geleneksel sahne sanatlarıyla tanıştı.
Ankara’nın görünmeyen renkleri gün yüzüne çıkıyor: "Gri" sergisi sanatseverlerle buluşuyor
10 Ekim 2025 Cuma - 10:21 Ankara’nın görünmeyen renkleri gün yüzüne çıkıyor: "Gri" sergisi sanatseverlerle buluşuyor Ankara’nın belleğinde saklı kalan renkleri ve sıradan anların içindeki derinliği anlatan 21 eserini "Gri" adlı sergiyle sanatseverlerle buluşturan Sanem Altaylı, "Çocukluğumun hafızası Ankara’da. Bir süre de uzak kalmıştım, o yüzden Ankara’ya böyle bir sergiyle dönmek istedim" dedi. Başkentin kalabalık sokaklarında vitrinlerden sızan ışıkları ve şehirle bütünleşen insan figürlerini tuvale taşıyan sanatçı Sanem Altaylı’nın "Gri" adlı sergisi açıldı. "Memur kenti" yargısını yıkmak üzere 21 eserden oluşan sergi, 10-21 Ekim tarihleri arasında Soyut Galeri Çankaya Şubesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. "Benim gençliğimin, çocukluğumun hafızası Ankara’da" Çocukluk hayalini son 10 yıldır gerçekleştirdiğini belirten sanatçı Altaylı, sergiyi kişisel bir dönüş hikayesi olarak tanımlayarak, "Ankara benim doğduğum, büyüdüğüm bir şehir. Benim gençliğimin, çocukluğumun hafızası Ankara’da. Bir süre de uzak kalmıştım, o yüzden Ankara’ya böyle bir sergiyle dönmek istedim. Ankara genel olarak sıkıcı denen bir şehir. Ben de Ankara’nın içinde gözden kaçan, zaman içinde kaybolduğunu düşündüğüm, çocukluğumuzdan, gençliğimizden taşıdığımız, içimizde bir duygu oluşturan anları resmetmek istedim" ifadelerini kullandı. "Ankara’ya gri demek çok kolay" Ankara’nın "sıkıcı" ve "gri" olarak tanımlanmasına karşı bu yargının arkasındaki görünmeyen renkleri insanlara ulaştırmak istediğini dile getiren Altaylı, "Ankara’ya gri demek, memur şehri demek çok kolay. Çünkü bizde boğaz yok, doğal bir güzellik yok. Ben de insanlarda biraz böyle tepki oluştursun istedim. İnsanlar renklerin fazlalığını, çeşitliğini görüp ‘neler kaçırıyoruz, günlük hayatta neler varmış’ demelerini istedim" dedi. "Bol bol fotoğraf çekip, bana ilham verecek sahneler yakalamaya çalıştım" Altaylı, daha önce New York City’de de sergi açtığını belirterek, Ankara’da projenin daha zorlayıcı olduğunu söyledi. Başkentin sokaklarında dolaşarak bir yıldır üzerinde çalıştığı eserlerin her birini bu proje için özel olarak ürettiğini aktaran Altaylı, "Daha önce de New York’ta bir sergi yapmıştım. Orada doğmadığım için oradaki güzellikleri görmek daha kolay. Çünkü her şey yeni geliyor. Ankara’da daha zor oldu bu. Çünkü ben de alışığım, ben de görmüyorum artık. Ben de bir hayat koşturmacası yaşıyorum Ankara’da. O yüzden Ulus’ta, Kızılay’da, Ankara’nın kalabalık yerlerinde uzun yürüyüşler yapıp, bol bol fotoğraf çekip, bana ilham verecek sahneler yakalamaya çalıştım. Birçok fotoğraf çekip, orada hoşuma giden kompozisyonları, renkleri daha sonra birleştirerek, bir fotoğraftan değil de birçok fotoğrafta hoşuma giden bütün öğeleri toplayarak bir tablo çıkarmak amacım oluyor genelde. Öbür türlü fotoğraf çekmekten farksız olmaz. Ben hem fotoğraftan faydalanıyorum hem onun içine birçok şeyi katıp duygu yüklemeye çalışıyorum" diye konuştu.
Mersin Şehir Tiyatrosu çocuklar için perdelerini açtı
10 Ekim 2025 Cuma - 09:57 Mersin Şehir Tiyatrosu çocuklar için perdelerini açtı Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezona çocuklar için perdelerini açtı. ‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projesiyle yola çıkan ekip, ilk gösterisini Erdemli’de sahneledi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projesi kapsamında, 2025-2026 sanat sezonunda perdelerini bir kez daha çocuklar için açtı. Sezonun ilk durağı Erdemli ilçesi oldu. Erdemli Üçtepe İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri, Erdemli Kültür Merkezi’nde sahnelenen ‘İki Bavul Dolusu’ adlı oyunu izledi. Oyun, palyaço karakterler Hapşu ve Pırasa’nın kaçırdıkları trenle başlayan serüveni konu alıyor. Egoist davranışlarıyla arkadaşını zor durumda bırakan Pırasa’nın yaşadıkları, çocuklara dostluk, empati ve paylaşmanın önemini eğlenceli ve düşündürücü bir dille aktarıyor. Renkli dekorlar, eğlenceli karakterler ve düşündürücü sahnelerle buluşan öğrenciler, kimi zaman kahkahalarla güldü kimi zaman ise farklı duygulara kapıldı. Etkinliğe katılan öğrenciler arasında hayatında ilk kez tiyatro izleme deneyimi yaşayan çocuklar da bulunurken, program keyifli ve unutulmaz anlara sahne oldu. Kültür ve sanatla dolu bir gün geçiren çocuklar, oyun sonunda oyuncuları uzun süre alkışladı. Şehir Tiyatrosu ekibi yalnızca merkezde değil, sezon boyunca ilçeleri de gezerek çocukları tiyatro ile buluşturmaya devam edecek. "‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projemiz yeniden başladı" ‘İki Bavul Dolusu’ oyununun yönetmen ve oyuncusu Özgür Ahmet Gönenler, 2025-2026 sezonunda ‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projesinin yeniden başladığını belirterek, " ‘İki Bavul Dolusu’ adlı oyunumuz geçen senenin oyunuydu ama şimdi aramıza 2 oyun daha katıldı. ‘Bisküvi Adam’ ve gençler için ‘Lokman Hekim’ oyunumuz, önümüzdeki haftalarda tiyatroseverlerle buluşacak. Daha önceki yıllardan ‘Gökkuşağının Altında’ adlı oyunumuz da yine bu sezon içinde çocukların seyrine sunulacak" dedi. ‘İki Bavul Dolusu’ oyununun çocuklara; paylaşım, saygı, birliktelik gibi deneyimleri kazandırdığını kaydeden Gönenler, "Çocuk bir arkadaşıyla sorun yaşayabilir. Oyunda bunu nasıl düzeltebileceğini görüyor, paylaşmayı öğreniyor. Eğlenceli bir oyun. Çocukların mutlu olduğunu düşünüyorum. Biz bugün Erdemli’de açılışımızı yaptık. ‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projemiz kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre Merkezinde gösterilerimiz olacağı gibi; ilçelerimize de gidip oyunlarımızı sergileyeceğiz" diye konuştu.
Yalova Uluslararası Film Festivali için geri sayım başladı
09 Ekim 2025 Perşembe - 17:54 Yalova Uluslararası Film Festivali için geri sayım başladı 15-18 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Yalova Uluslararası Film Festivali için geri sayım başladı. Yalova Valiliği’nin öncülüğünde düzenlenen ve Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen Yalova Uluslararası Film Festivali, bu yıl "Birlikte Üretiyoruz, Birlikte İzliyoruz" temasıyla gerçekleştirilecek. Festival çerçevesinde, 101 ülkeden yapılan bin 153 başvuru arasından seçilen 70 finalist film, 10 farklı kategoride yarışacak. Film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, paneller, atölyeler ve kültürel etkinlikler Yalova’nın çeşitli noktalarında sanatseverlerle buluşacak. Festivalin açılışı, 15 Ekim Çarşamba günü saat 14.00’te Yalova Heykel’den başlayacak kortej ile yapılacak. Ardından Star AVM’de yönetmen Osman Sınav’ın "Uzun Hikâye" filmi gösterilecek. Açılış konuşmaları ve konser ise saat 18.00’de Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek. Festivalin ikinci günü olan 16 Ekim’de Özdilek AVM ve Star AVM’de film gösterimleri yapılırken, RDKM’de paneller düzenlenecek. 18 Ekim’de ise RDKM’de çeşitli atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Festivalin kapanışı, aynı gün saat 16.00’da Star AVM’de Dr. Özden Toprak’ın "Doğudan Batıya Fikir ve İrfan" belgeselinin gösterimiyle yapılacak. Ödül töreni ise saat 18.00’de RDKM’de düzenlenecek. Festivalin amacı, Yalova’yı Marmara Bölgesi’nin sanatsal merkezi haline getirmek ve genç sinemacılara üretim ortamı sunmak. Tüm sanatseverler bu büyük sinema buluşmasına davet ediliyor.