Son Dakika
|
Artvin’de çığ altındaki Bülent Gezer’in cansız bedeni 4 ay sonra kar altından çıkarıldı
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"
Çığ altında kalan çobanın cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Çin'de havai fişek fabrikasında patlama: 26 ölü, 61 yaralı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Trump, "İran'ı yeryüzünden silmekle" tehdit etti
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Dursun Özbek, listesini divan kuruluna teslim etti
Annesi tasarımlarına ’zımbırtı’ demişti, şimdi uluslararası sunuma hazırlanıyor
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
Athletic Bilbao’yu yeni sezonda Edin Terzic çalıştıracak
17 yıl önceki cinayetle ilgili kritik gelişme
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
KÜLTÜR SANAT
Tarifini kendi buldu, 29 yıldır aynı baharatı satıyor
05 Mayıs 2026 Salı - 15:27:35
Samsun’da bir aktar, 3 yıllık uğraş sonucu tutturabildiği 29 çeşit üründen oluşan baharat karışımını 29 yıldır müşterilerinin beğenisine sunuyor. ’Osmanlı baharatı’ adını verdiği karışım, yurt içi ve yurt dışından talep görüyor. Yaz mevsimi ile birlikte yazlıkçılar ve tatilcilerin vazgeçilmezi olan mangal keyfi, baharat tüketiminin de artmasına neden oldu. Hazır baharatlardan istedikleri aromayı bulamayan vatandaşlar özel karışımlara yöneldi. 3 yıllık uğraş sonucu bulunan ve 29 çeşitten oluşan baharat karışımına ise Samsunlular ve yabancılar oldukça rağbet gösteriyor. "29 çeşit karışımın olduğu baharatı 29 yıldır satıyorum" Tarifini kendi bulduğu baharatı 29 yıldır sattığını ifade eden aktar Recai Doğanay, "Osmanlı baharatını sadece Samsun değil şehir dışına da gönderiyoruz. Dönerde de kullanılıyor. Osmanlı baharatında 29 çeşit ürünün karışımı var. Reyhan, safran, kişniş, fesleğen, köri, isot, toz biber, nane, kekik, pul biber gibi ürünler var. Bu ürünlerin hepsinin bir oranı var. Örneğin, 50 gram köri, yeni bahardan 10 gram gibi ekliyorum. İnsanlar sanmasın ki bu ürünlerin hepsini kararsam aynısını yaparım. Bu ürünün kıvamını bulmam tam 3 yılımı aldı. Çünkü içerisinden bazı ürünleri de çıkartmak zorunda kaldık. Sarımsak ve soğan tozunu baharattan çıkarttım. Bu baharatı en çok tavuk ürünlerinde kullanıyorlar. Döner, mangal, fırın ve köftede çok sık kullanıyorlar. Fırın yemeklerinin tamamına yakışıyor. İmam bayıldı, fırın tavuk, baget, patates gibi yiyeceklerde kullanılıyor. Yahni ve et türü yemeklerde de sıklıkla kullanılıyor. Çorbanın, kuru fasulyenin, menemenin üzerine dahi çok yakışıyor. Pilavın üzerinde ve sadece zeytin yağının üzerine de atılarak afiyetle tüketiliyor" dedi. "Karışımda yer alan ürünler belli fakat oranı herkes tutturamıyor" Karışımdaki en püf noktanın hangi ürünün ne kadar kullanılacağı olduğuna da değinen Doğanay, "Merak edenlere içerisindeki tüm baharatların adını veriyorum. Bu kıvamı tutturmanın püf noktası oranlar. Buçuklu oranla attığım ürünler bile var. Yenibahar örneğin 9,5 gram atılıyor. Çünkü bazı baharatların rehası daha baskın oluyor. Safran da çok az miktarda var. Ben bir kürü 4 kilo 800 gram olarak hazırlıyorum. 1 seferde 20 kilo olarak yapıyorum. Şehir dışından talep olduğunda yüklü miktarda gönderiyorum. Dönerde kullanacaklar çekme baharat istiyor. Osmanlı baharatını çekerek gönderiyorum ve dönere sarıyorlar. Yurt dışından da çok rağbet görüyor. Ürünü gram ve kilo işi satıyoruz. Kilosunu bin TL’den satışa sunuyorum. Ayrıca karışımdaki baharatların tamamı dükkanda müşterilere sunduğum baharatlardan. Dışarıdan bir ürün alıp da bu karışıma koymuyorum" diye konuştu. Baharat karışımının hazır baharatlardan daha güzel olduğunu belirten vatandaşlar da 29 çeşit ürünün yer aldığı karışımın aromasını beğendiklerini söylediler.
05 Mayıs 2026 Salı - 15:25
Mersin, Türkiye Kültür Yolu Festivaline hazırlanıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl ilk kez Mersin’de gerçekleştirilecek. 9-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival, konserlerden sergilere, gastronomi etkinliklerinden çocuk programlarına kadar geniş bir yelpazede sanatseverlerle buluşacak. Akdeniz’in önemli şehirlerinden biri olan Mersin’in, Kızkalesi’nden Tarsus’a uzanan çok katmanlı yapısıyla ziyaretçilere kapsamlı bir kültür-sanat deneyimi sunacağı kaydedildi. Festival süresince kentin farklı noktalarında düzenlenecek etkinliklerle hem yerel halkın hem de kente gelecek ziyaretçilerin kültür ve sanatla buluşturulması hedefleniyor. Hazırlık toplantısı yapıldı Mersin Valisi Atilla Toros başkanlığında festival hazırlık toplantısı da gerçekleştirildi. Toplantıda, 9-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek organizasyona yönelik planlama çalışmaları, kurumlar arası koordinasyon ve alınacak tedbirler ele alındı.
05 Mayıs 2026 Salı - 14:39
19 bin kilometrelik dostluk yolculuğunun yeni durağı Kapadokya oldu
Almanya’dan başlayarak yaklaşık 19 bin kilometrelik güzergah sonunda Nepal’de tamamlanacak olan Doğu Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi kapsamında Türkiye’ye gelen sporcuların yeni durağı Kapadokya oldu. 27 Nisan’da Almanya’dan yola çıkan ve birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ralli ekibi, Ankara’daki programın ardından Nevşehir’e geldi. Kapadokya bölgesine ulaşan sporcular, peribacaları ve doğal güzellikleriyle ünlü bölgede mola verdi. Tarihi İpek Yolu rotasını modern araçlarla yeniden canlandırmayı amaçlayan organizasyona katılan ralliciler, Kapadokya’nın eşsiz manzarası eşliğinde fotoğraf çektirerek bölgeyi gezdi. Sporcular ayrıca bölgenin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Yaklaşık 19 bin kilometrelik parkuru tamamlayacak olan ralli ekibi, Türkiye etabında Kapadokya’nın ardından Nemrut Dağı, Ahlat ve Ani Harabeleri gibi önemli tarihi noktalardan geçecek. Türkiye’den ayrılacak konvoy, İran ve Türkmenistan üzerinden Orta Asya’ya ilerleyerek yaklaşık bir buçuk ay sonra Nepal’de yolculuğunu tamamlayacak. Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, rallinin her yıl düzenlendiğini belirterek, "Bu yıl 19 ülke ve 64 şehirden geçiyoruz. Yaklaşık 19 bin kilometrelik bir yolculuk yapıyoruz. 19 ülkeden geçmek, farklı kültürleri tanımak anlamına geliyor" dedi. Türkiye’nin doğu ile batı arasında bir köprü görevi gördüğünü ifade eden Serin, "Savaşların yaşandığı bir dönemde bu tür projelerin dünya barışına katkı sağlayacağına inanıyoruz. İnsanların birbirini tanıması ve önyargılarını kırması çok önemli" diye konuştu. Rallinin dünyanın en uzun rallilerinden biri olduğunu kaydeden Serin, "Bizim için araçların markası ya da modeli önemli değil. Önemli olan araçlarımızın bakımını iyi yapmak ve güvenli şekilde yolculuğu tamamlamak. Zorlu hava şartlarına rağmen hazırlıklıyız. Hedefimiz Nepal’e kazasız belasız ulaşmak" ifadelerini kullandı. Organizasyona Sırbistan’dan katılan Ana Jankovic ise Türkiye’ye 11’inci kez geldiğini belirterek, "İstanbul ve Ankara’nın ardından Kapadokya’da mola verdik. Böyle bir deneyim yaşattıkları için organizasyona teşekkür ediyorum. Yolculuk çok keyifli geçiyor" dedi. Polonyalı Agnieszka Trolese de Kapadokya’ya hayran kaldığını belirterek, "İstanbul dünyanın en canlı şehirlerinden biri. Kapadokya ise benim en sevdiğim turizm bölgelerinden biri. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu bölge gerçekten benzersiz" diye konuştu. Barış; dostluk ve kültürel etkileşim mesajı taşıyan İpek Yolu Rallisi’nin Kapadokya etabı, bölge halkı ve turistlerin de ilgisini çekti. Sporcular, Kapadokya ziyaretinin ardından rotalarına devam etti.
05 Mayıs 2026 Salı - 14:33
19 bin kilometrelik dostluk yolculuğunun yeni durağı Kapadokya oldu
Almanya’dan başlayarak yaklaşık 19 bin kilometrelik güzergah sonunda Nepal’de tamamlanacak olan Doğu Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi kapsamında Türkiye’ye gelen sporcuların yeni durağı Kapadokya oldu. 27 Nisan’da Almanya’dan yola çıkan ve birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ralli ekibi, Ankara’daki programın ardından Nevşehir’e geldi. Kapadokya bölgesine ulaşan sporcular, peribacaları ve doğal güzellikleriyle ünlü bölgede mola verdi. Tarihi İpek Yolu rotasını modern araçlarla yeniden canlandırmayı amaçlayan organizasyona katılan ralliciler, Kapadokya’nın eşsiz manzarası eşliğinde fotoğraf çektirerek bölgeyi gezdi. Sporcular ayrıca bölgenin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Yaklaşık 19 bin kilometrelik parkuru tamamlayacak olan ralli ekibi, Türkiye etabında Kapadokya’nın ardından Nemrut Dağı, Ahlat ve Ani Harabeleri gibi önemli tarihi noktalardan geçecek. Türkiye’den ayrılacak konvoy, İran ve Türkmenistan üzerinden Orta Asya’ya ilerleyerek yaklaşık bir buçuk ay sonra Nepal’de yolculuğunu tamamlayacak. Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, rallinin her yıl düzenlendiğini belirterek, "Bu yıl 19 ülke ve 64 şehirden geçiyoruz. Yaklaşık 19 bin kilometrelik bir yolculuk yapıyoruz. 19 ülkeden geçmek, farklı kültürleri tanımak anlamına geliyor" dedi. Türkiye’nin doğu ile batı arasında bir köprü görevi gördüğünü ifade eden Serin, "Savaşların yaşandığı bir dönemde bu tür projelerin dünya barışına katkı sağlayacağına inanıyoruz. İnsanların birbirini tanıması ve önyargılarını kırması çok önemli" diye konuştu. Rallinin dünyanın en uzun rallilerinden biri olduğunu kaydeden Serin, "Bizim için araçların markası ya da modeli önemli değil. Önemli olan araçlarımızın bakımını iyi yapmak ve güvenli şekilde yolculuğu tamamlamak. Zorlu hava şartlarına rağmen hazırlıklıyız. Hedefimiz Nepal’e kazasız belasız ulaşmak" ifadelerini kullandı. Organizasyona Sırbistan’dan katılan Ana Jankovic ise Türkiye’ye 11’inci kez geldiğini belirterek, "İstanbul ve Ankara’nın ardından Kapadokya’da mola verdik. Böyle bir deneyim yaşattıkları için organizasyona teşekkür ediyorum. Yolculuk çok keyifli geçiyor" dedi. Polonyalı Agnieszka Trolese de Kapadokya’ya hayran kaldığını belirterek, "İstanbul dünyanın en canlı şehirlerinden biri. Kapadokya ise benim en sevdiğim turizm bölgelerinden biri. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu bölge gerçekten benzersiz" diye konuştu. Barış; dostluk ve kültürel etkileşim mesajı taşıyan İpek Yolu Rallisi’nin Kapadokya etabı, bölge halkı ve turistlerin de ilgisini çekti. Sporcular, Kapadokya ziyaretinin ardından rotalarına devam etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:22
Tarihi yel değirmeni yeniden rüzgarla buluştu
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:35
İZKA destekli "Bergama Ziyaretçi Yönetim Planı" hazırlıkları başlıyor
3
05 Mayıs 2026 Salı- 10:27
Lezzetini aroması ve odun ateşinden alan Anadolu’nun pizzası: ‘Yağ somunu’
4
05 Mayıs 2026 Salı- 12:03
Bahadır Arcan, FIAP Dünya Kupası’nda bireysel dünya şampiyonu oldu
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:48
Darende’de atıl malzemelerle yapılan minyatürler ilgi görüyor
28 Eylül 2025 Pazar - 11:57
Bursa’nın gastronomi şölenine usta şeflerden tam not
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, dünyanın ve Türkiye’nin dört bir tarafından gelen usta şeflerden tam not aldı. Bursa’nın artık kendi gastronominin farkına vardığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa, dünya gastronomi turizminden payını alacaktır. Festival, tüm hızıyla devam ediyor. Tüm Bursalıları bekliyoruz" dedi. Bursa’nın gastronomi kültürünü ortaya çıkarmak amacıyla zengin bir içerikle hazırlanan 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, birbirinden renkli etkinlik ve yarışmalara sahne olmaya devam ediyor. Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir tarafından gelen şefler, Bursa’nın yöresel ürünlerini kullanarak birbirinden farklı tabaklar hazırladı. "Bursa, artık kendi gastronominin farkına vardı" Merinos Parkı’ndaki festival alanını ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, stantları gezerek vatandaşlarla sohbet etti. Festivalin yoğun ilgiyle ve birbirinden özel gastronomi çalışmalarıyla devam ettiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa’nın gastronomisine katkı sunan birçok işletmenin ve kadın kooperatifinin yer aldığı festivalde, usta şeflerimiz tarafından sadece Bursa gastronomisi konuşuluyor. Şeflerimizin her birine teşekkür ediyorum. Şeflerimizden festivalin artık Türkiye sınırlarını aştığını duymak, bizleri gururlandırıyor. Bursa, artık kendi gastronominin farkına vardı. Farkı yorumlarla yapılan sunumlar, Bursa gastronomisinin ve yemek kültürünün genişlemesini sağlayacaktır. Böylece Bursa, dünya gastronomi turizminden payını alacaktır. Gastronomi Festivali tüm hızıyla devam ediyor. Tüm Bursalıları bekliyoruz" dedi. Yöresel ürünlere modern yorum Bursalı Şef Aybiçe Taylak ile birlikte sahneye çıkan ünlü Şef Maria Ekmekçioğlu, Yenişehir kıl biberini yorumlayarak yemek hazırladı. Şefler Cüneyt Asan ve Barış Uysal ‘Keles Kuzusu’, Şefler Yunus Emre Akkor ve Hakan Doğan ‘Aktopraklık’tan bir buğday hikayesi’, Şefler Rafet İnce ve Haluk Fışkıran ‘Etli Gürsu bamyası’, Şef Hazer Amani ise ‘Papaz yahnisi’, Şef Ömer Bozyap ve Erdoğan Bozan ‘Bursa üçlemesi’, Şefler Yaren Çarpar ve Nihat Engin, Gül ‘Kestanenin zamansız yorumu’ adlı çalışma yaparak Bursa’nın yöresel ürünlerini modern şekilde yorumladı. "Saray mutfağının ana toprakları Bursa’dır" Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı Zeki Açıköz, festivalin her geçen sene daha güzel ve iddialı bir şekilde yapıldığını belirterek Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne, Bursa Aşçılar Derneği’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti. Saray mutfağının Bursa’da doğduğunu hatırlatan Açıköz, "Anadolu’yu gezdiğinizde birçok anonim yani şehri belli olmayan yemekler görürsünüz. Bunlar aslında saray mutfağıdır. Saray mutfağının da ana toprakları Bursa’dır. Urfa’ya, Edirne’ye, Antalya’ya gittiğinizde bu yemekleri görürsünüz. Bursa’nın daha büyük ve uluslararası gastronomi festivallerine liderlik etmesi lazım" diye konuştu. "Bursa bize ilham kaynağı oluyor" Şef Maria Ekmekçioğlu ise, Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nin her sene daha da güzelleştiğini dile getirdi. Bursa’nın şeflerinin festivalde öne çıkartılmasının önemli olduğunu anlatan Ekmekçioğlu, "Hepimizin yanına Bursa’nın bir şefini vererek onunla beraber yemek yapmamız sağlandı. Çok güzel bir düşünce. Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabını da çok önemli buluyorum. Yeni tarifler üretmek için Bursa bize ilham kaynağı oluyor" dedi. "Bursa’yı bambaşka bir yere koymak lazım" Ünlü Şef Cüneyt Asa, Bursa’nın diğer şehirlere göre çok fazla artısı olduğunu belirtti. Balkanlardan göç edip Bursa’ya gelenlerin yemeklerini ve kültürlerini de getirerek kente inanılmaz değer kattığını anlatan Asa, "Birçok farklı kültürün burada olması yemekleri olağanüstü değerli ve çeşitli hale getirmiş. Bugün yapılan bütün köfteler, börekler, Balkanlardan Bursa’ya, Bursa’dan tüm Türkiye’ye yayılmıştır. İskender dediğimiz döner kebabı dünyanın dört bir tarafında yapılıyor. Bu bir zenginliktir. Bursa’yı bambaşka bir yere koymak lazım. Gastronomi festivali yapan şehirler arasında Bursa, birinci olmaya adaydır. Elini taşın altına koyan Başkan Mustafa Bozbey’e ve festivalde emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Gördüğüm en iyi festivallerden bir tanesi" Ünlü Şef Hazer Amani, Bursa’nın gerçek bir gastronomi şehri olduğunu belirterek, "Bursa’da kötü yemek yemek çok zor. İskender döneri, köftesi, cantığı, tahinlisi hep özel ürünlerdir. Gördüğüm en iyi festivallerden bir tanesi. Yoğun bir katılım var. Şehir dışından gelen misafirler, Bursa ürünlerinin tadına bakma imkanı da buluyor. Harika bir festival hazırlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne de teşekkür ediyorum" dedi. Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk, Başkan Mustafa Bozbey’in destekleriyle Bursa gastronomisini iyi yerlere getireceklerine inandığını söyledi. Guinness Dünya Baklava Rekortmeni Şef Mahmut Dolmacı ise festivallerin kültür alışverişinin yapıldığı yerler olduğunu, dostlukların kurulup yemeklerin tanıtıldığını belirtti. Bursa’daki gastronomi festivalinin amacına ulaştığına inandığını söyleyen Dolmacı, Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti. Türkiye Aşçılar Federasyonu Proje ve Organizasyon Kurul Başkanı Şef Araz Aknam, bu sene dördüncüsü yapılan Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nin muhteşem bir atmosferde gerçekleştiğini ifade etti. Festivalin her sene daha da büyüyerek devam ettiğini anlatan Aknam, ucu bucağı olmayan Bursa ve Türkiye gastronomisinin dünya çapında tanınması için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını vurguladı. Bursa mutfağı tüm yönleriyle konuşuldu Gün boyunca ana sahne, yarışma, gastro söyleşi, lezzet atölyesi, alternatif sahne ve çocuk sahne alanlarında birbirinden renkli etkinlikler düzenlenirken, yapılan çalışmalar katılımcıların hem damak hem de göz zevkine hitap etti. Festival kapsamında ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık’ çalışmasının sonucu da lezzet tutkunlarıyla paylaşıldı. Moderatörlüğünü Enes Kavan’ın yaptığı oturumda, Haluk Dedeoğlu, Umut Reçber, Gökhan Çakar, Necmettin Baştürk, Umut Karakuş, Selen Mağzalcıoğlu tarafından Bursa mutfağının bilinmeyen yönleri konuşuldu. Şef Gökhan Çilak ‘Slow Food hareketi’ konusunda bilgi paylaşırken, moderatörlüğünü Tuğçe Aksulu’nun yaptığı ‘Gastronomiyi Dijitalde Tatmak’ konulu oturumda Mehmet Çoban, Fatih Doğru ve Niyazi Sessaçar deneyimlerini aktardı. Bursa Aşçılar Derneği ve Engelsiz Mutfak katkılarıyla hazırlanan ‘Lezzete Engel Yok’ programında Bursalı şeflerle birlikte sahne alan engelli bireyler hünerlerini sergiledi. Usta şeflerin elinden Bursa lezzetleri Araz Aknam, Müge Süslükaya ve Ramazan Göl’ün hazırladığı ‘Hasanağa Enginar Tatlısı ve Ahududu Şerbetli Santa Maria Armut Tatlısı’ atölyeleri, yemek tutkunları tarafından büyük ilgiyle takip edilirken; profesyonel aşçıların ve üniversitelilerin yemek yarışmaları da katılımcılar tarafından heyecanla izlendi.
28 Eylül 2025 Pazar - 11:43
Fiyatı 10 bin doları bulabiliyor, tespih sevdalıları borsasında buluşuyor
Sivas’ta tespihseverlerin buluşma noktası haline gelen tespih borsası, görenlerin dikkatini çekiyor. Bir yanda çaylarını içen vatandaşlar, bir yanda tespih için pazarlık yapıyor. Sivas’ta bulunan tespih borsası, içerisindeki yüzlerce farklı renk ve modeldeki tespihler ile dikkat çekiyor. Tespih sevdalılarının uğrak mekânı haline gelen işletme, meraklılarının aradığı tespihleri bulduğu yer oluyor. Çevre il ve ilçelerden gelen tespih meraklıları sabah erken saatlerde alışverişe başlıyor. Bir yanda tespihler için pazarlıklar yapılırken bir yanda ise çay eşliğinde tespihler üzerine sohbet ediliyor. Fiyatları 200 TL’den başlayan ve 10 bin dolara kadar ulaşabilen tespihler, yoğun ilgi topluyor. "Tespih bizim için bir hastalıktır" Tespihin erkekler için vazgeçilmez bir aksesuar olduğuna dikkat çeken Ahmet Karaca, "Burası Sivas’ımızın tespih kültürünün tanıtıldığı, tespih hastalarının buluştuğu her türlü tespihin bulunabileceği bir mekân. Çeşit çeşit tespihler bulunuyor. Zaman zaman dışarıdan esnaf arkadaşlar gelir günübirlik tezgâh açarlar. Tespih kültürü olan ve tespihi tanıyan herkes burada tezgâh açabilir. Aynı zamanda diğer şehirlerden gelen arkadaşlarımız da burada ellerinde olan tespihleri tezgâh açıp satabilir. Tespih bizim için bir hastalıktır. Toplumu veya çevresindeki insanlara rahatsız edici bir görüntü verebilir ama aksine bizlere huzur ve keyif verir. Geçmişten bu yana tespih modelleri fazlasıyla arttı. Önceden elimizde bulunan oltu, kuka, damla kehribar gibi az sayıda tespihlerimiz varken bugün yüzlerce çeşitte tespihimiz mevcut. Buradaki amaç; ticaret yapmak, para kazanmak ve toplumun ihtiyacını karşılamak" dedi. Fiyatı 10 bin doları bulabiliyor İşletme sahibi Selami Denli ise, "Buraya tespih meraklısı insanlar geliyor. Kendi aralarında alım satım, ticaret yapıyorlar. Kazanç olsun diye yapan da var hobi amacıyla yapan arkadaşlar da var. Tespih erkekler için bir aksesuardır. Bu durum İç Anadolu Bölgesi’nde biraz daha yoğun. Sivas’ta da bu işi yapan ve seven insanlar da çok fazla var. Esnaf arkadaşlar bir araya geliyor, dostluklar, sohbetler eşliğinde güzel ticaret yapılıyor. Türkiye’nin her ilinden buraya esnaf arkadaşlar gelip ticaret yapıyorlar. Tespih olarak en değerlisi damla kehribardır. Doğadan çıktığı gibi üretilir, katkı bulunmaz. Diğer kehribar olarak bilinen tespihlerde kimyasal maddeler vardır. Oltu tespihte tamamen Erzurum’da da üretilir. Yılan ağacı ve kuka tespihler de en çok kullanılan ve tercih edilen tespihlerdir. Tespihin değeri eskidikçe artar ve işçilikte çok önemlidir. Özenle yapılmış bir tespihin maliyeti beş ile on bin arasındadır. Malzemesi eski ise bin dolar, 2 bin dolar civarında değişiyor. Tespih yüz yılı devirdi ise fiyatları 10 bin dolara kadar çıkıyor ve bu tespihe Osmanlı tespih diyoruz" şeklinde konuştu.
28 Eylül 2025 Pazar - 11:24
Klasik otomobil tutkunları erkek sağlığına dikkat çekmek için başkent sokaklarında
Klasik araçlarıyla şık kıyafetler içinde buluşan klasik otomobil tutkunları, erkek sağlığına farkındalık için başkent sokaklarında bir araya geldi. Ankara’da klasik otomobil tutkunlarını bir araya getiren The Distinguished Gentleman’s Drive etkinliğinin 3’üncüsü, Riders and Brothers Klasik Otomobil Kulübü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Klasik araçlarıyla şık kıyafetler içinde buluşan katılımcılar, hem nostaljik bir sürüş deneyimi yaşadı hem de erkek sağlığına dikkat çekti. Türkiye genelinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya’da aynı gün ve aynı saat içerisinde gerçekleştirilen etkinlik, dünya genelinde 64 ülkede 205 şehirde düzenleniyor. Ankara’da yaklaşık 50 adet klasik otomobil ile hareket edecek konvoy Eskişehir, Sivrihisar’da son bulacak. "Erkek sağlığını ve prostata yönelik bir farkındalık için bu organizasyonu düzenliyoruz" Etkinliğe katılan araçların klasik ve 40 yaş üstünde olma zorunluğundan bahseden Riders and Brothers üyesi Akın Alsancak, "Klasik araçlarla 3 yıldır Türkiye genelinde düzenlenen Distinguished Gentlemen’s Drive etkinliklerinden bir tanesinde bulunmuş durumdayız. Bu etkinliğimiz dünya genelinde 64 ülkede 205 şehirde düzenleniyor. Erkek sağlığını ve prostata yönelik bir farkındalık için bu organizasyonu düzenliyoruz. Organizasyonumuz Ankara’dan başlayıp klasik araçlarımızla birlikte buradan Sivrihisar’a kadar bir sürüş düzenleyeceğiz. Etkinliğimizin tek amacı erkek sağlığı ve prostat kanserine yönelik bir organizasyondur. Yaklaşık 50 araçlık bir konvoy ile hareket edeceğiz. Şu anda Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya’da aynı saat ve aynı gün içerisinde düzenlenen bir organizasyondur. Etkinliğe katılan araçlarımızın hepsi klasik araçlardır. Klasik araç olmak zorunluluğu ve 40 yaş üstünde araçların bu organizasyona katılması gerekiyor" diye konuştu. "Güzel bir etkinlik, gururlu ve mutluyuz" Etkinliğe ailesi ile birlikte katılan Riders and Brothers üyesi Emre Cinal ise, "Eşim ve çocuğumla bu etkinliğe katılıyorum. Amerikan otomobili sevdamız var. Bu organizasyon dünya çapında gerçekleştirilen ve erkek sağlığına dikkat çekmek için organize edilmiş bir etkinlik. Biz de Türkiye’de de birçok şehirde aynı günde, aynı saatte başlayacak organizasyonun Ankara kanadıyız. Sivrihisar’a kadar bir sürüş gerçekleştireceğiz ve orada bazı etkinliklere katılıp geri döneceğiz. Güzel bir etkinlik, gururlu ve mutluyuz" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 11:22
ABD 83 adet Roma Dönemi sikkesini Türkiye’ye iade etti
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) iş birliğiyle, Türkiye kökenli 83 adet Roma Dönemi sikkesi Türkiye’ye iade edildi. Türkiye kökenli 83 adet Roma Dönemi sikkesi, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) iş birliğiyle, Türkiye’ye iade edildi. ABD’de 2015 yılında ele geçirilen ve Anadolu’daki darphanelerde basıldığı belirlenen sikkeler, Cumhuriyet Müzesi’nde düzenlenen törenle Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı tarafından ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzar Vekili Brian Stimmler’den teslim alındı. Türkiye ile ABD arasında 2021 yılında imzalanan ikili anlaşmanın somut bir sonucu olan bu iade, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliğinin başarılı bir örneğini teşkil etmektedir. "Ortaklığımız önümüzdeki dönemde başka ülkelere de ilham kaynağı olacaktır" Roma İmparatorluğu dönemine ait 83 adet sikkenin iadesinin sağlanmasının Türkiye ile ABD arasındaki kültürel mirasın korunmasına yönelik iş birliğini önemli ölçüde güçlendirdiğini aktaran Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, "Bugün gerçekleştirilen bu iade ise söz konusu anlaşmanın ne kadar başarıyla uygulandığının somut bir göstergesidir. Bu güçlü iş birliği sayesinde süreç hızlı, şeffaf, etkili bir şekilde yürütülmüş eserlerimizin güvenli bir biçimde ülkemize iadesi sağlanmıştır. Söz konusu 83 sikke Roma İmparatorluğu’nun 3’üncü ve 4’üncü yüzyıllarında Anadolu’daki darphanelerde basılmış dönemin siyasi ve askeri hareketliliğinin izlerini taşıyan kıymetli kültürel varlıklarımızdır. Kültürel mirasın korunması ve kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında Amerika Birleşik Devletleri’nin ilgili makamlarına özellikle de son dönemde ortak çalışmalarımızla tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir iş birliği geliştirdiğimiz Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimine titiz katkılarından dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bu güçlü iş birliği yalnızca 2 ülke için değil uluslararası toplum için de örnek bir model oluşturmaktadır. İnancım odur ki bu ortaklığımız önümüzdeki dönemde daha da gelişecek ve başka ülkelere de ilham kaynağı olacaktır" ifadelerini aktardı. "Bu etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan gurur duyuyorum" Söz konusu 83 adet sikkenin iadesinin Türkiye ile ABD arasındaki dostluğun somut bir sonucu olduğunu ifade eden ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzar Vekili Brian Stimmler ise, "Bugün bu sikkeleri ev sahibi olan Türkiye’ye iade ediyoruz. Bu etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan gurur duyuyorum. Bu Birleşik Devletler ve Türkiye’nin arasındaki uzun ve derin dostluğun çok güzel bir somut sonucu. Burada Birleşik Devletler Kurumları, Kültür ve Turizm Bakanlığı, hep birlikte çalışarak bu sonucu ürettiler. Ben böylesi iş birliklerinin gelişerek, derinleşerek devam edebilmesini ümit ediyorum ki sınırları aşan bu uluslararası kaçakçılık ağlarını yıkabilelim" açıklamalarında bulundu.
28 Eylül 2025 Pazar - 11:20
Klasik otomobil tutkunları erkek sağlığına dikkat çekmek için başkent sokaklarında
Klasik araçlarıyla şık kıyafetler içinde buluşan klasik otomobil tutkunları, erkek sağlığına farkındalık için başkent sokaklarında bir araya geldi. Ankara’da klasik otomobil tutkunlarını bir araya getiren The Distinguished Gentleman’s Drive etkinliğinin 3’üncüsü, Riders and Brothers Klasik Otomobil Kulübü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Klasik araçlarıyla şık kıyafetler içinde buluşan katılımcılar, hem nostaljik bir sürüş deneyimi yaşadı hem de erkek sağlığına dikkat çekti. Türkiye genelinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya’da aynı gün ve aynı saat içerisinde gerçekleştirilen etkinlik, dünya genelinde 64 ülkede 205 şehirde düzenleniyor. Ankara’da yaklaşık 50 adet klasik otomobil ile hareket edecek konvoy Eskişehir, Sivrihisar’da son bulacak. "Erkek sağlığını ve prostata yönelik bir farkındalık için bu organizasyonu düzenliyoruz Etkinliğe katılan araçların klasik ve 40 yaş üstünde olma zorunluğundan bahseden Riders and Brothers üyesi Akın Alsancak, "Klasik araçlarla 3 yıldır Türkiye genelinde düzenlenen Distinguished Gentlemen’s Drive etkinliklerinden bir tanesinde bulunmuş durumdayız. Bu etkinliğimiz dünya genelinde 64 ülkede 205 şehirde düzenleniyor. Erkek sağlığını ve prostata yönelik bir farkındalık için bu organizasyonu düzenliyoruz. Organizasyonumuz Ankara’dan başlayıp klasik araçlarımızla birlikte buradan Sivrihisar’a kadar bir sürüş düzenleyeceğiz. Etkinliğimizin tek amacı erkek sağlığı ve prostat kanserine yönelik bir organizasyondur. Yaklaşık 50 araçlık bir konvoy ile hareket edeceğiz. Şu anda Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya’da aynı saat ve aynı gün içerisinde düzenlenen bir organizasyondur. Etkinliğe katılan araçlarımızın hepsi klasik araçlardır. Klasik araç olmak zorunluluğu ve 40 yaş üstünde araçların bu organizasyona katılması gerekiyor" diye konuştu. "Güzel bir etkinlik, gururlu ve mutluyuz" Etkinliğe ailesi ile birlikte katılan Riders and Brothers üyesi Emre Cinal ise, "Eşim ve çocuğumla bu etkinliğe katılıyorum. Amerikan otomobili sevdamız var. Bu organizasyon dünya çapında gerçekleştirilen ve erkek sağlığına dikkat çekmek için organize edilmiş bir etkinlik. Biz de Türkiye’de de birçok şehirde aynı günde, aynı saatte başlayacak organizasyonun Ankara kanadıyız. Sivrihisar’a kadar bir sürüş gerçekleştireceğiz ve orada bazı etkinliklere katılıp geri döneceğiz. Güzel bir etkinlik, gururlu ve mutluyuz" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 11:19
ABD 83 adet Roma Dönemi sikkesini Türkiye’ye iade etti
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi iş birliğiyle, 83 adet Roma Dönemi sikkesi Türkiye’ye iade edildi.
28 Eylül 2025 Pazar - 11:11
Selimiye Camii’nde tepki çeken restorasyona yargı freni
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii’nde restorasyon sürecinde kubbe yazılarında yapılması planlanan değişikliğe Edirne İdare Mahkemesi "dur" dedi. Mahkeme, yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca kubbe yazılarında yapılmak istenen değişiklik için yürütmeyi durdurdu. Açılan davada, Selimiye Camii harim kısmı, ana ve yarım kubbeleri ile mihrap kubbesine ilişkin tezyinat (süsleme) projesinin iptali istendi. Davacılar, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 19 Haziran 2023 tarihli ve 9435 sayılı kararıyla onaylanan projenin bilimsel temelden yoksun olduğunu, mevcut kalemişi süslemelerin korunması gerekirken yeni bir kalemişi önerisinin getirildiğini savundu. Davacıların iddiaları Dilekçede, Selimiye Camii’nde 1751, 1808, 1883, 1950 ve 1983 yıllarındaki restorasyonlarda kalemişi süslemelerin korunduğu, ancak 2021’de başlatılan yeni çalışmalarda bu yaklaşımın terk edildiği belirtildi. Davacılar, 2024 yılında sundukları itirazların dikkate alınmadığını, Yüksek Kurul’un bilimsel gerekçeler olmaksızın restorasyonun önünü açtığını ileri sürdü. Ayrıca,"eserin özgünlüğüne zarar verildiği, Osmanlı klasik döneminden uzaklaşıldığı" ifade edildi. Bakanlık ve Kurul kararları Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Yüksek Kurul, 8 Ocak 2025 tarihli ve 3436 sayılı kararıyla restorasyon projesini uygun bulmuştu. Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da 6 Ocak 2025 tarihli ve 10620 sayılı kararıyla bu projeyi geçerli kabul etmişti. Mahkemenin gerekçesi Edirne İdare Mahkemesi, yeni projenin daha önce kabul edilmiş restorasyon projelerini ortadan kaldıracağına dikkat çekerek, bunun tarihi yapının özgünlüğüne zarar verebileceğini ve telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Bu nedenle dava sonuçlanana kadar işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına hükmedildi. Süreç Nasıl İşleyecek? Mahkeme, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na 30 gün süre vererek; onaylanan projeye ilişkin tüm belgelerin, yapılan itirazlar ve reddedilme gerekçelerinin, restorasyonun teknik ve hukuki dayanaklarının mahkemeye sunulmasını istedi. Nihai karar, idarenin savunması ve belgeler incelendikten sonra verilecek.
28 Eylül 2025 Pazar - 11:02
13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı coşkuyla başladı
Nilüfer Belediyesi ve BAL-GÖÇ iş birliğiyle bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Görükle Balkan Panayırı, coşkulu bir başlangıç yaptı. Balkan kültürünün en güzel örneklerinin sergilendiği panayırın ilk gününe vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Nilüfer Belediyesi ve Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) işbirliğiyle düzenlenen 13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı, Görükle Göçmen Konutları Pazar Alanı’nda kapılarını açtı. Balkan kültürü, müziği ve lezzetlerinin buluşma noktası olan panayırın ilk günü, yoğun katılımla geçti. Panayır açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, BAL-GÖÇ Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri ile kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Ortak şarkımızı söylemeye devam edeceğiz" Panayır alanındaki stantları tek tek gezerek esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, daha sonra sahneye; eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, Balkan Mahalle Muhtarı Samet Sönmez, Dumlupınar Mahalle Muhtarı Mustafa Aktaş ve Kurtuluş Mahalle Muhtarı İpek Saldız ile birlikte çıkarak halkı selamladı. Birlikte karar alma kültürünü yerleştirmeye çalıştıklarını ifade eden Başkan Özdemir, "Herkesin sesi hepimizin Nilüfer’i" sloganına atıfta bulunarak, "Herkesin kendini iyi hissettiği, hep birlikte olduğumuz bir Nilüfer oluşturma yolculuğuna devam ediyoruz. Balkan insanı da bu kent için çok değerli. Ekonomiye, siyasete, bürokrasiye, kültüre, sanata ve spora büyük katkıda bulunuyorlar. Nilüfer, Türkiye’nin en gelişmiş 5’inci ilçesi olduysa onların katkıları da gözardı edilemez dedi. Başkan Şadi Özdemir, bölgeye yönelik yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Balkan Mahallesi’ndeki park çalışmalarının tamamlandığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı pazar alanının modernizasyonu ve yeni kültür merkezi projeleri için çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Nilüfer’de ortak şarkımızı söylemeye devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. Eylül ayının Balkan insanının panayır ayı olduğunu söyleyen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, "Bu panayırlarda Balkan müziğiyle, kültürüyle ve yemekleriyle buluşmak çok güzel. Bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Nilüfer Belediyesi ve BAL-GÖÇ’e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Balkan kültürü yaşatılmalı" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Balkan kültürünün yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, "Bizler de panayırlarımızı desteklemek ve bu kültürü gelecek kuşaklara aktarmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Gençlerin de bu kültüre sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Evimizde hissediyoruz" Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise, "Buraya gelince kendimi sanki Balkanlara gitmiş, Avrupa’nın bir şehrinde gibi hissediyorum. Enerjiniz güzel. Biz de buraya geldiğimizde kendimizi evimizde gibi hissediyoruz" şeklinde konuştu. En büyük güvencemiz Türkiye Cumhuriyeti’dir" BAL-GÖÇ Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan da, olumsuzluklar içerisinde bu panayırın düzenlenmesini sağlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür etti. Prof. Dr. Balkan, gelecek yıl panayırı daha geniş bir alanda yapmak istediklerini belirtti. Balkan göçmenlerinin Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine sahip çıkan insanlar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Balkan, "Bizler, Balkanlardan geldik ama oralarda yaşayan yaklaşık 15 milyon Türk ve akraba topluluğu var. Onların en büyük güvencesi Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’dir. Her şartta onların yanında olmalıyız" dedi. Panayırın ilk günü Zafer Halk Oyunları Derneği’nin gösterisiyle açıldı. Rumeli Ayhan’ın sevilen şarkıları ve Bursa Rumeliler Halk Oyunları Derneği’nin Balkan dansları büyük alkış aldı. Gece coşku, Grup Nova Balkan konseriyle zirveye çıktı. İlk günün finalini DJ Samet Kurtuluş yaptı. Eğlence ikinci gün de devam edecek Festivalin ikinci gününde de Balkan rüzgarı esmeye devam edecek. İnegöl Rumeli Halk Oyunları Derneği ve BAL-GÖÇ Halk Dansları Topluluğu’nun gösterilerinin ardından sahne alacak olan Mutlu Dindar ve Rumeli Semih, şarkılarıyla panayır ziyaretçilerine keyifli anlar yaşatacak. Panayırın kapanışını yine DJ Samet Kurtuluş’un performansı yapacak.
28 Eylül 2025 Pazar - 10:45
Efeler diyarı Aydın, 2026’da Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak
Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat etkinliği olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılında Aydın’da gerçekleştirileceği duyuruldu. Tralleis’ten Afrodisias’a, Nysa’dan Milet’e kadar birçok antik kente ev sahipliği yapan Aydın, 2026 yılında Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat organizasyonlarından biri olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor. Kamuoyuna duyurulan karar kentte büyük sevinç ve heyecanla karşılanırken, festivalin şehre binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi çekerek ekonomiye büyük katkı sağlayacağını belirtiyor. Yetkililer tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıklamalarıyla ülkemizin en büyük kültür ve sanat etkinliği olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılında yeni durağının Aydın olacağı müjdesini büyük bir gurur ve heyecanla paylaşıyoruz. Efeler diyarı Aydın, antik kentleri, bereketli toprakları, eşsiz gastronomisi ve zengin kültür mirasıyla bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2026 yılında şehrimizin dört bir yanı konserler, sergiler, atölyeler ve birbirinden renkli etkinliklerle canlanacak. Bu önemli kararın şehrimize ve ülke turizmine hayırlı olmasını diliyor, başta Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerine yer verildi.
28 Eylül 2025 Pazar - 10:41
Selçuklu’da kültür ve sanatla dolu bir eylül ayı yaşandı
Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi bünyesinde bulunan Sanat Akademisi, eylül ayı boyunca birbirinden farklı etkinliklere imza atarak kültür ve sanat rüzgarı estirdi. Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, eylül ayında gerçekleştirdiği konser ve tiyatrolarla unutulmaz bir ay yaşattı. Sanat Akademisi daha önce de "Zeki Müren Şarkıları" ve "Müslüm Gürses Şarkıları" konserleriyle müziğin efsane isimlerini anarak beğeni toplamıştı. Bu ay da her yaşa hitap eden ve zengin içeriklerle hazırlanan programlar sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Ferdi Tayfur’un şarkılarına binlerce Konyalı eşlik etti Sanat Akademisi Müzik Topluluğu tarafından eylül ayındaki etkinlikleri çerçevesinde hazırlanan "Ferdi Tayfur Şarkıları" konseri en çok ilgi gören etkinlik oldu. Bu özel konserde; sözleri, müziği ve eşsiz yorumuyla Türk müziğine eserler bırakan usta sanatçı Ferdi Tayfur’un en sevilen eserleriyle sanatseverler nostalji dolu, unutulmaz bir gece yaşadı. Selçuklu Kongre Merkezi Açık Hava Sahnesi’nde binlerce izleyicinin katılımıyla gerçekleştirilen konserde Ferdi Tayfur’un "Huzurum Kalmadı", "Ben de Özledim", "Bana Sor" ve "Sabahçı Kahvesi" gibi dillere pelesenk olmuş parçaları, hep bir ağızdan söylendi. Yetişkin Tiyatro Topluluğu’nun sahnelediği "Şen Şakrak Şov" ile Çocuk Tiyatrosu bünyesinde drama eğitimi alan minik oyuncuların sahne aldığı "Paldır Güldür Şov" oyunları da izleyicileri hem güldürdü hem de büyük alkış topladı. Akademinin "90’larTürkçe Pop" konserleri nostalji keyfi yaşatırken, "Fasıl Meclisi" konseri ise klasik Türk müziği sevenlerle ilk kez buluşmuş oldu. Sanat Akademisi, tiyatro ve müzikle dolu etkinlik takvimiyle özel performanslara ev sahipliği yaparak Konya’nın kültür ve sanat yaşamına değer katmaya devam edecek. Başkan Pekyatırmacı: "Sanat Akademimiz artık salonlara sığmıyor" Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi’nin düzenlediği konserlerin yoğun ilgi gördüğüne vurgu yapan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Sanat Akademimiz artık salonlara sığmıyor. Geçtiğimiz günlerde Selçuklu Kongre Merkezi’nde açık hava konserimiz olmuştu. Orada 10 binin üzerinde hemşehrimizle buluşmuştuk. İnanıyoruz ki şehirde sanat ve kültürel faaliyetler icra ediliyorsa o şehirde hayat, canlılık var demektir, insanlar birlikte mutlu demektir. O yüzden Sanat Akademisi her yerde olmaya bundan sonra da devam edecek. Temel belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde yerine getirmek öncelikli görevimiz. Ama bu görevleri en iyi şekilde icra ettikten sonra eğitimden sağlığa, spora, kültüre, sanata, müziğe, tiyatroya varıncaya kadar her alanda olmamız gerekiyor. Bu anlamda Konyamızda eğitim, spor, sağlık ve kültür alanlarında çok güzel işlere imza atıyoruz" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 10:35
Tarihi caminin kırık taşları ve zemini onarılıyor
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde kentin önemli tarihi miraslarından olan 16. yüzyıl eseri Fevziye Camisinin bahçesinde bakım ve onarım çalışması başlatıldı. Çalışmalar kapsamında, zamanla kırılan ve çatlayan zemin taşları yenileniyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin kültürel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarma çalışmaları kapsamında, İzmit ilçe merkezindeki tarihi Fevziye Camisinde tadilat başlattı. Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, cami bahçesinde zamanla kırılan merdiven taşlarını ve çatlayan zemini onarıyor. Şadırvanın kırılan merdiven taşları da tamir edilirken, cami bahçesine yeni banklar ve çöp kutuları monte edildi. Çalışmaların, caminin özgün yapısı ve tarihi dokusuna uygun olarak hassasiyetle yürütüldüğü belirtildi. Geçtiğimiz haziran ayında caminin dış cephesinde de bakım çalışması yapan Büyükşehir Belediyesinin, onarım sürecini ibadet akışını engellemeyecek şekilde planladığı öğrenildi.
28 Eylül 2025 Pazar - 10:35
Kınık’ta 7 yıl sonra ‘Çömlek ve Sanat Festivali’ coşkusu
Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde 7 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali, adeta görsel bir şölenle başladı. Kınık Köyü Camisi önünden kortej yürüyüşüyle başlayan festival, köy meydanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla resmi açılışını yaptı. Ardından mehter takımının coşkulu gösterisi festival alanını inletirken, köylü kadınların yöresel kıyafetleriyle sunduğu çömlek defilesi seyircilerden büyük alkış topladı. Bilecik Valiliği, Pazaryeri Kaymakamlığı, Pazaryeri Belediyesi ve Kınık Köyü Geleneksel El Sanatları Derneği ve Köy Muhtarlığın işbirliği ile düzenlenen festivalde halk oyunları gösterileriyle renklendi. Festivalde, geçmişten günümüze uzanan kültür mirası Çömlekçilik sanatı yeniden hayat buldu. Programın açılış konuşmasında Bilecik Vali Yardımcısı, Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, 2026 yılında Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali’ni daha kapsamlı olacağını vurgularken, "Valilik olarak, kaymakamlık olarak, belediye olarak, kültür il müdürlüğü olarak bu çalışmada ortak bir koordinasyon ve emekle 7, 8 yıl sonra tekrar Kınık çömlek festivalini düzenlemenin mutluluğu içerisindeyiz. Bu festivalin bizim açımızdan önemi aslında, sadece bu güzel insanları bir araya getirmenin ötesinde. İnşallah önümüzdeki seneden itibaren çok daha görkemli çok daha güzel büyük bir organizasyonla beraber olacağız. Ve Kınık’ımızı Pazaryeri’mizi, Bilecik’imizi hak ettiği turizmdeki yerini alabilmesi için bir tuğlada biz koymuş olacağız. Hak ettiği yer diyorum, gerçekten Bilecik doğasıyla kültürüyle Osmanlıya başkentlik, kuruculuk yapmış olmasıyla önemli bir turizm değeri, kültür değeri, tarih değeri, fakat bizim daha çok çalışarak daha çok çaba sarf ederek bu değeri ortaya koymamız parlatmamız gerekiyor. Orta Asya’dan Osmanlı’dan getirdiğimiz değerler hala bu topraklarda insanımızın yüreğinde ve insanımızın elinde emeğinde var olmaya devam ediyor. Dolayısıyla hep beraber çalışarak ortaya emek sarf ederek birlikte koordinasyon içerisinde birlikte çaba içerisinde Bilecik’i ilçelerimizi ve Kınık gibi güzel köylerimizi inşallah ülkemizi ve hatta bugün ki uluslar arası dememizin sebebi budur. Dünyanın gündemine taşıyarak turizmde çok daha fazla eko sistem oluşturarak başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Bu gün bunun Kınık’taki ilk adımını atıyoruz. Gelecek sene tekrar sizlerle daha büyük bir organizasyonla buluşmak dileğiyle" dedi. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ise "Kınık çömlekçiler derneğimiz bu gün burada bu stantların kurulmasında gerçekten emekleri çok büyük onlara teşekkür ediyoruz. Muhtarımız çok gayret sarf etti ailecek eşiyle birlikte hepsinden Allah razı olsun. Bu köyümüzün insanı o kadar güzel ki her bir evinde tarih her bir evinde bir hikaye var bu hikayeyi topraktan sanata dönüştüren insanlarımız var. Her bir evimizde yapmış oldukları çömlekleri ekonomiye, önce kendi köylerindeki hanelerine ekonomik katkıları var. Sonra Pazaryeri ilçesine sonra ülkemize katkıları var her bir köylümüzden Allah razı olsun bu köyün insanı kültürünü değerini hala geçmişten günümüze yaşatmaya devam ediyor. Pazaryeri ilçemiz çok güzel Pazaryeri kendi içinde hem gastronomisi hem doğası turizmi, hem kültürü tarihi hem de hayvancılığı ile gerçekten kendine has Bilecik’imizin bize göre en güzel ilçelerinden bir tanesi ben bu kültürü yaşattıklarından dolayı bu kültürü gastronomiyi tarihi gelecek kuşaklara aktardıklarından dolayı hepinizin huzurunda Pazaryerili hemşehrilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa katılan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, protokol üyeleriyle birlikte stantları gezerek yöresel ürünleri ve el emeği çömlek eşyaları inceledi. Üretici kadınlarla tek tek sohbet eden Vali Sözer, Kınık köyünün kültürel değerlerini yaşatma çabasına dikkat çekti. Programa, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Vali Yardımcısı Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kurban, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ali Vanlı, İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener, İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan, İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım ve diğer davetlilerin yanı sıra çevre il ve ilçelerden vatandaşlar katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder