Son Dakika
|
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor
Borsa İstanbul’da yeni rekor
CHP Kurultayı davası 1 Temmuz’a ertelendi
Artvin’de Sarp Sınır Kapısı yolunda heyelan
'rüşvet alma', 'rüşveti temin etme', 'irtikap
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı
İlkay Akkaya konserinde bayraklı protestoda bulunan öğrencilere saldırı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan halka birlik çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan’ı kabul etti
KÜLTÜR SANAT
Beş parmağında beş marifeti var
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:51:01
Yozgat’ta yaşayan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç’ın beş parmağında beş farklı enstürmanın marifeti var. Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi olan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç, son 6 yıldır müziğe karşı ilgi duydu. Evde kapılara, pencerelere vurup ritim tutmasıyla ailesinin dikkatini çekti. Müzik öğretmeni olan dayısı Ömer Ülgen’in yönlendirmesiyle vurmalı çalgılar çalmaya başladı. Darbuka, def, tef, kajon ve davul çalan Karakılınç, beş parmağında beş farklı enstrümanın marifetini taşıyor. Mayıs 2024’te okullarında düzenlenen ‘O Ses Cumhuriyet’ yarışmasında ikincilik derecesi alan Karakılınç, Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’na katıldı ve yeteneğini geliştirdi. Önceki hafta Yozgat Polifonik Çocuk Korosu ile Ankara’daki konser programında yer alan Karakılınç, sanatın insan ruhuna iyi geldiğini belirtti. "En sevdiğim enstürman darbuka" Orçun Karakılınç yeteneğini keşfettiği yolculuğu şu cümlelerle ifade etti: "Son 6 yıldır müzik ile ilgileniyorum. Müziğe olan ilgim ilk olarak dayım ile başladı. Dayım öğrettikçe ben ritim kalıpları üzerine çalışarak kendimi geliştirdim. Sonra Yozgat’a taşındık. Yozgat’a geldiğimde Belgüzar Hocam ile tanıştım, onun sayesinde sahnelere çıktım. İlerleyen zamanlarda Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’ndaydım. LGS sürecim olduğu için ayrılmak zorunda kaldım. O koroda Okan Bozkurt ve Kübra Mutlu hocam ile de tanıştım. Çoğu zaman resmi programlara çıktım Valilik eşliğinde. Anneler Günü programı, okul programları ve benzeri etkinliklere katıldım. Okulumuzda ses yarışması oldu ‘O Ses Cumhuriyet’ diye. Birçok öğrenci arasından ikinci oldum. En sevdiğim enstürman darbuka. Zaten ilk olarak darbuka ile başladım. Bundan 5-6 yıl önce pencerelere, masalara vuruyordum, elimle ritim tutmaya çalışıyordum. Bu zamanlara kadar dayım ve öğretmenlerim sayesinde geldim." "Amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum" Sanatın iyileştirici gücünden söz eden Karakılınç, "Benim asıl amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum. Çünkü elinde enstrümanı olan bir çocuk hayatın ritmini yakalar. Buradan akranlarıma sesleniyorum: Vaktinizi boş geçirmeyin, siz de sanata başvurun. Müziğin hayatımda nasıl etkileri oldu? Sinirlendiğimde, hüzünlendiğimde, moralim bozuk olduğunda enstrümanımın başına geçiyordum. Bana moral veriyordu. Mutlu ve heyecanlı olduğumda enstrümanımın başına geçiyordum. Tekrar beni mutlu ediyordu" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:46
Karabük Üniversitesi TRT Belgesel Ödülleri’nde 4 filmle finalde
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi, TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nin 17’ncisinde önemli bir başarı elde etti. Karabük Üniversitesi,109 ülkeden bin 409 projenin başvurduğu organizasyonda üniversite, dört ayrı filmle finale kalmayı başardı. Ulusal Öğrenci Filmleri kategorisinde KBÜ Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan "Ahraz", "Sarı Kanarya" ve "Körebe" belgeselleri finalde yarışmaya hak kazandı. Bu kategoride finale kalan 10 filmden 3’ünün KBÜ imzalı olması dikkat çekti. Danışmanlığını Doç. Dr. Burak Türten’in yaptığı "Ahraz" belgeselinin yönetmenliğini Abdulsamet Mavi, Muhammet Ağar ve Ege Döngel üstlenirken; "Sarı Kanarya" Melike Kaya, "Körebe" ise Yağmur Kaya tarafından yönetildi. Ulusal profesyonel kategoride ise Dr. Öğr. Üyesi Musa Ak’ın yönetmenliğini yaptığı "Tuzdan Hayaller" belgeseli finale kalarak üniversitenin başarısını pekiştirdi. Finale kalan filmler, 4-7 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek festival kapsamında izleyiciyle buluşacak. Yarışmanın kazananları ise 7 Haziran’da gerçekleştirilecek ödül töreninde açıklanacak.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:25
Menemen’de üniversiteliler 8 bin yıllık gelenekle buluştu
Menemen Belediyesi, Bakırçay Üniversitesi tarafından düzenlenen bahar şenliğinde açtığı standıyla öğrencilerin ilgi odağı oldu. Çömlek atölyesinde ateşin ve toprağın 8 bin yıllık dansı olan Menemen çömlekçiliğini öğrenen gençler, playstation ile de doyasıya eğlendi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kültürümüzü ve köklerimizi üniversite öğrencilerimizle buluşturmaktan mutluluk duyduk" dedi. Bakırçay Üniversitesi tarafından üniversite kampüsünde düzenlenen bahar şenlikleri, gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilirken, Menemen Belediyesi’nin şenlik kapsamında açtığı stant büyük ilgi çekiyor. Menemen’in geleneksel çömlekçiliğinin yeni nesillere aşılandığı stantta düzenlenen atölye çalışmalarında öğrenciler torna kullanmayı ve çamuru şekillendirerek çömlek haline getirmeyi öğreniyor. Atölye saatlerinde torna kullanmak için öğrencilerin sıraya girdiği stantta, Menemen’i tanıtan kitapçıklar da öğrencilere dağıtılarak, yaşadıkları ve eğitim gördükleri kenti daha yakından tanımaları sağlanıyor. Menemen Belediyesi standına yoğun ilgi Menemen Belediyesi tarafından Bakırçay Üniversitesi Bahar Şenliği kapsamında açılan stant, yalnızca çömlek ve kitapçık dağıtımından da oluşmuyor. Kurulan ekranlarda ilçe ve Menemen Belediyesi tarafından yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirici videolar izletilirken, oluşturulan playstation oyun alanı da gençler tarafından yoğun bir şekilde tercih ediliyor. Stantta hem Menemen’in 8 bin yıllık çömlek geleneğini öğrenip hem playstation oynama fırsatı bulan gençler, zaman zaman uzun kuyruklar oluşturuyor. "Her öğrenci yarın birer kültür elçisi olacak" Çömlekçiliğin, Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlerle buluşturulmasının önemine değinen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yaşadığımız topraklarda mazisi binlerce yıllık bir geleneği, yarınlara taşımak ne kadar önemliyse, yurdun dört bir yanından gelen ve belki de yarın yine yurdun dört bir yanına gidecek olan gençleri bu kültürle buluşturmak ve onlara tanıtmak da çok önemli. Çünkü üniversite öğrencilerinin her biri aynı zamanda birer kültür elçisi. Burada geçirecekleri yılların ardından bu kentten öğrendiklerini, bu kentte deneyimlediklerini ve bu kente dair güzellikleri, Edirne’den Kars’a kadar Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklar. Kimileri yurt dışına gidecek ve oraya taşıyacak. Bu nedenle hem gençlerin eğlenmesi hem de bu kadim kültürü öğrenmeleri adına çömlek atölyemizi bahar şenliğiyle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:20
Pamukkale’nin yanındaki antik kente yeni düzen
Pamukkale’deki Hierapolis Ören Yeri’nde alanın dokusuna uyumlu şekilde ziyaretçi karşılama merkezleri yapıldı. Hafif çatı, geçirgenlik ve modüler kurgu ile tasarlanan yapılarla hem ziyaretçi ihtiyaçları tek merkezde toplandı hem de antik kentin doğal hava ve ışık dengesi korunarak düzenli bir hizmet altyapısı oluşturuldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden sürdürülebilir ve esnek bir kullanım alanı oluşturduk" dedi. Antik dönemin izlerini günümüze taşıyan Hierapolis’te hayata geçirilen düzenlemelerle ören yerinde ziyaretçi akışı daha kontrollü ve planlı hale getirilirken, çalışmalar alanın tarihi bütünlüğünü koruyan bir yaklaşımı da beraberinde getirdi. Antik Havuz ve Güney Kapı’da oluşturulan yeni karşılama alanlarıyla birlikte ziyaretçilerin ihtiyaçlarına hızlı ve düzenli çözümler sunulması hedeflendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Pamukkale travertenlerinin hemen yanı başında konumlanan, Antik Çağ’dan günümüze ulaşan önemli bir kültür ve inanç merkezi Hierapolis Ören Yeri’nde alanın dokusuna uyumlu projeler kapsamında Antik Havuz ve Güney Kapı Ziyaretçi Karşılama Merkezleri’ni tamamladık. Hafif çatı örtüsü, geçirgenlik ilkesi ve modüler kurgu esas alınarak planlanan bu yapılarla antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden, sürdürülebilir ve esnek bir kullanım alanı oluşturduk. Antik Havuz’da ziyaretçi ihtiyaçlarını tek merkezde toplayarak kullanım kalitesini artırırken, Güney Kapı’da günümüzden antik döneme geçişi tanımlayan düzenli ve kapsamlı bir hizmet altyapısını hayata geçirdik. Tarihi mirasa saygılı, ölçülü ve geri planda kalan bir mimari yaklaşımla ziyaretçi deneyimini güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu sürecin hayata geçirilmesinde görev alan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." Alanın dokusuna uyumlu esnek ve sürdürülebilir yapı anlayışı Hierapolis Ören Yeri’nde tamamlanan ziyaretçi karşılama merkezleri, hafif çatı örtüsü, geçirgenlik ilkesi ve modüler kurgu esas alınarak planlandı. Bu sayede yapılar, antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden, arkeolojik dokuya kalıcı müdahalede bulunmadan varlığını sürdürebilen bir sistem olarak kurgulandı. Antik Havuz’da konumlandırılan karşılama merkezinde restoran, hediyelik eşya birimi, mutfak, ibadet alanları, soyunma odaları, duşlar, teknik hacimler ve buggy durak alanı yer aldı. Ziyaretçi ihtiyaçlarının tek merkezde karşılanmasıyla alan üzerindeki dağınık ve kontrolsüz kullanım baskısı azaltıldı. Güney Kapı’da hayata geçirilen karşılama merkezi ise Bizans sur duvarlarının dışında konumlanarak, günümüzden antik döneme geçişi tanımlayan bir eşik olarak tasarlandı. Bu alanda bilet satış noktaları, buggy kiralama birimi, kafeterya, hediyelik eşya bölümü ve ibadet alanlarını içeren düzenli ve kapsamlı bir hizmet altyapısı oluşturuldu. Oluşturulan bu yeni düzenlemelerle ziyaretçiyi karşılayan, yönlendiren ve bilgilendiren modern bir hizmet alanı sağlanırken, antik kentin tarihi atmosferine saygılı, ölçülü ve geri planda kalan bir mimari dil benimsendi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
05 Mayıs 2026 Salı- 16:26
Erzurum’daki tarih konak sahaf oldu
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:51
Öğretmenevini önce rölyef kursuna, sonra sergi salonuna dönüştürdüler
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:53
Kırıkkale’de Hıdırellez coşkusu yaşandı
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 19:52
Türk Yıldızları Konya’da nefes kesti
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:12
Osmanlı Sarayı’nın "Erzurum" şifresi: 469 yıllık vaşak fermanı
26 Eylül 2025 Cuma - 19:03
Mardin’de "Mor Dimet etkinliği ve Turizm Çalıştayı"
Mardin’in Savur ilçesinde, Hristiyanlığın üç mezhebine ev sahipliği yapan Dereiçi (Kıllıt) Mahallesi Mor Dimet Kilisesinde, Geleneksel Mor Dimet Anma Günü etkinliği ve Turizm Çalıştayı gerçekleştirildi. Savur ilçesinde, Hristiyanlığın üç mezhebine ev sahipliği yapan Dereiçi (Kıllıt) Mahallesi Mor Dimet Kilisesinde, Geleneksel Mor Dimet Anma Günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, daha önce yurtdışına göç eden 300 Süryani kökenli aile katıldı. Etkinlik kapsamında, geri dönen ailelerin ve kamu kurumlarının katılımıyla ilçenin turizm potansiyelini değerlendirmek amacıyla bir turizm çalıştayı da düzenlendi. Program, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), Mardin Büyükşehir Belediyesi, Savur Belediyesi ve Savur Kaymakamlığı iş birliğinde, GAP Bölge Kalkınma İdaresi koordinasyonunda gerçekleştirildi. Programa, DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, Savur Kaymakamı Enes Emircan Buyuran, Savur Belediye Başkanı Engin Uğur Hamidi, AK Parti İl Başkanı Mehmet Uncu ve Süryani vatandaşlar katıldı. Savur Kaymakamı Enes Emircan Buyuran, köyün kimliğini ve kültürünü korumanın önemine değinerek, "Güzel Dereiçi köyünde bugün düzenleyeceğimiz çalıştay, inşallah bize ilerisi için rehberlik edecektir. GAP’tan buraya yaptığımız 1. ve 2. etap çalışmaları tamamlandı, yakında üçüncü etap da başlayacak. Ancak biz bunları yaparken sadece üstyapı ve altyapı projeleri olarak görmüyoruz. Valimizin ve Belediye Başkanımızın ciddi destekleri var. Nihai amacımız buranın kimliğini, kültürünü ve geleneğini korumaktır. Bunu sağlayabilmemiz için sizlere ihtiyacımız var. Sizlerin buraya dönmesi gerekiyor. Bu işler sadece devlet harcamaları veya özel sektör katılımıyla değil, vatandaş desteğiyle gerçekleşir. Sizlerin de desteğiyle, Dereiçi köyümüzü çok güzel bir turizm destinasyonu haline getireceğiz" dedi. DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç ise, DİKA Mardin’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, "Baktığınız zaman burası bir turizm cazibe bölgesi ve medeniyetlerin beşiği içerisinde yer alıyor. Ancak müstakilen de muazzam bir potansiyele sahip. Biz ilçenin potansiyelinin gerçeğe dönüştürülmesi ve bütüncül bir yaklaşımla yüksek katma değerli hale getirilmesini, buranın tekrar daha geniş ölçekli bir yaşam alanına dönüştürmeyi önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Bunu sağlamak amacıyla yatırım destek ofisimiz bulunmaktadır. Özel sektör temsilcilerine burada yapacakları yatırımlar konusunda destek sağlıyoruz. Yatırım destek ofisindeki arkadaşlarımız burada. Destek sağladığımız programların bir geliştirme süreci var ve bu süreci yürüten birimimiz program yönetim birimidir. Program yönetim biriminden arkadaşlarımız burada. Bu altyapıyı geliştirmek noktasında çalışmalar yürütüyoruz ve bunu yürütecek birimimiz var. Ayrıca araştırma ve strateji geliştirme birimimizden temsilcilerimiz de burada. Bu arkadaşlarımız aynı zamanda yabancı projeler yürüttü, uluslararası proje tecrübeleri bulunuyor ve yatırımla ilgili süreçlerden haberdarlar. Biz böyle bir ortamı kendimiz adına bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Buradaki iş fikirlerini not alıp, bir sonraki adımda nasıl projelendiririz, ajans olarak nasıl destek sağlayabiliriz diye çaba göstereceğiz" ifadelerini kullandı.
26 Eylül 2025 Cuma - 18:58
Mardin’de Mor Dimet etkinliği ve Turizm Çalıştay’ı düzenlendi
Mardin’in Savur ilçesinde, Hristiyanlığın üç mezhebine ev sahipliği yapan Dereiçi (Kıllıt) Mahallesi Mor Dimet Kilisesinde, Geleneksel Mor Dimet Anma Günü etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe, daha önce yurtdışına göç eden 300 Süryani kökenli aile köylerine geri dönerek katılım sağladı. Etkinlik kapsamında, geri dönen ailelerin ve kamu kurumlarının katılımıyla ilçenin turizm potansiyelini değerlendirmek amacıyla bir turizm çalıştayı da düzenlendi. Program, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), Mardin Büyükşehir Belediyesi, Savur Belediyesi ve Savur Kaymakamlığı iş birliğinde, GAP Bölge Kalkınma İdaresi koordinasyonunda gerçekleştirildi. Programa, DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, Savur Kaymakamı Enes Emircan Buyuran, Savur Belediye Başkanı Engin Uğur Hamidi, AK Parti İl Başkanı Mehmet Uncu ve Süryani vatandaşlar katıldı. Savur Kaymakamı Enes Emircan Buyuran da köyün kimliğini ve kültürünü korumanın önemine değinerek, Güzel Dereiçi köyünde bugün düzenleyeceğimiz çalıştay, inşallah bize ilerisi için rehberlik edecektir. GAP’tan buraya yaptığımız 1. ve 2. etap çalışmaları tamamlandı, yakında üçüncü etap da başlayacak. Ancak biz bunları yaparken sadece üstyapı ve altyapı projeleri olarak görmüyoruz. Valimizin ve Belediye Başkanımızın ciddi destekleri var. Nihai amacımız buranın kimliğini, kültürünü ve geleneğini korumaktır. Bunu sağlayabilmemiz için sizlere ihtiyacımız var. Sizlerin buraya dönmesi gerekiyor. Bu işler sadece devlet harcamaları veya özel sektör katılımıyla değil, vatandaş desteğiyle gerçekleşir. Sizlerin de desteğiyle, Dereiçi köyümüzü çok güzel bir turizm destinasyonu haline getireceğiz" dedi. DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, etkinlikte yaptığı konuşmada, DİKA Mardin’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, "Baktığınız zaman burası bir turizm cazibe bölgesi ve medeniyetlerin beşiği içerisinde yer alıyor. Ancak müstakilen de muazzam bir potansiyele sahip. Biz ilçenin potansiyelinin gerçeğe dönüştürülmesi ve bütüncül bir yaklaşımla yüksek katma değerli hâle getirilmesini, buranın tekrar daha geniş ölçekli bir yaşam alanına dönüştürmeyi önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Bunu sağlamak amacıyla yatırım destek ofisimiz bulunmaktadır. Özel sektör temsilcilerine burada yapacakları yatırımlar konusunda destek sağlıyoruz. Yatırım destek ofisindeki arkadaşlarımız burada. Destek sağladığımız programların bir geliştirme süreci var ve bu süreci yürüten birimimiz program yönetim birimidir. Program yönetim biriminden arkadaşlarımız burada. Bu altyapıyı geliştirmek noktasında çalışmalar yürütüyoruz ve bunu yürütecek birimimiz var. Ayrıca araştırma ve strateji geliştirme birimimizden temsilcilerimiz de burada. Bu arkadaşlarımız aynı zamanda yabancı projeler yürüttü, uluslararası proje tecrübeleri bulunuyor ve yatırımla ilgili süreçlerden haberdarlar. Biz böyle bir ortamı kendimiz adına bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Buradaki iş fikirlerini not alıp, bir sonraki adımda nasıl projelendiririz, ajans olarak nasıl destek sağlayabiliriz diye çaba göstereceğiz" ifadelerini kullandı.
26 Eylül 2025 Cuma - 17:30
Mudurnu’da 38. Ahilik Haftası kutlandı
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde 38. Ahilik Haftası kapsamında düzenlenen programda yılın Ahisi, kalfası ve çırağına ödül verildi. 38. Ahilik Haftası kapsamında Mudurnu’da çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. İlçe merkezinde düzenlenen programa Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, il protokolü, esnaf ve vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Vali Aydın, Ahi Evran-ı Veli başta olmak üzere Ahilik kültürünün oluşmasına vesile olan büyükleri rahmet ve minnetle andı. Ahiliğin sadece bir meslek teşkilatı değil, aynı zamanda ahlak nizamı, irfan ve fazilet mektebi olduğunu vurgulayan Aydın, "Helal kazanç, dürüstlük, kul hakkı gözetmek, meslekte ehliyet ve liyakat, komşuya, müşteriye ve çalışanına merhamet esastır. Rabbim bu güzel hasletleri daim eylesin" dedi. Etkinlikler kapsamında kalfalıktan ustalığa geçişi simgeleyen geleneksel şed kuşanma töreni gerçekleştirilirken, Ahilik ödülleri de sahiplerini buldu. Yılın Ahisi seçilen Orhan Kara, Yılın Kalfası Osman Berkay Baykara ve Yılın Çırağı Minel Sarı ödüllerini alırken, Yılın Ahisi Orhan Kara’ya Vali Aydın plaket takdim etti.
26 Eylül 2025 Cuma - 17:14
Sorgun’da yılın esnaflarına Ahi ödülü
Sorgun Belediyesi ve Sorgun Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından Ahilik Haftası Anma Programı düzenlendi. Programa ilçe protokolü ve vatandaşlar katıldı. Program Sorgun Müftüsü İsa Yaykın’ın açılış duasıyla başladı. Sorgun Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Erdal Kaygusuz "Esnafımızın bu kutlu haftasında bizleri onurlandırarak aramızda bulunan siz değerli misafirlerimize hoş geldiniz diyor, Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak en kalbi duygularımızla teşekkür ediyoruz. Ahilik 13’ncü yüzyılda Anadolu’da doğmuş kökü derinlere uzanan bir esnaf teşkilatıdır. ‘Ahi’ kelimesi eli açık, kardeş, yiğit ve delikanlı gibi anlamlar taşırken aynı zamanda yüzlerce yıllık bir değerler sistemini ifade eder" diyerek ahilik kavramının önemini vurguladı. Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci programda yaptığı konuşmasında Ahilik etkinliğini birkaç yıldır gerçekleştirdiklerini söyledi. Ekinci, "Sorgun’daki esnaflık müessesesi bölgede ciddi manada ilerlemiş hem esnafımızın kalitesi hem ticaret anlayışı hem müşteriye yaklaşımı noktasında değerlendirildiğinde kendinden söz ettiren, ticari olarak ciddi kazançlar elde edilebilecek hem de ahlak boyutunda da vatandaşın takdir ettiği bir esnaf teşkilatımız var" ifadelerini kullandı. Sorgun Kaymakamı Abdurrezzak Canpolat ise "Ahilik müessesesi Anadolu’nun Türklere açıldığı Malazgirt’ten bu tarafa Türk-İslam sentezinin, esnaflık müessesesinin, ticaretin temelini oluşturarak bugünlere gelmiştir. Tarihi bağlarında bize bu müessesenin çok büyük katkıları olmuştur" dedi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından seçilen esnaflar Ahmet Arslan ve Abdullah Kocatepe ile Şed Kuşatma merasimi gerçekleştirildi. Ahmet Arslan "45 yıldır demir ticareti üzerine hizmet veriyorum. Çok heyecanlandım ve duygulandım. Yeni yetişen genç esnafların dürüst olmalarını isterim. Biz bu dürüstlükle kazandık. Müşterilerine karşı saygılı olmalarını isterim" dedi. Abdullah Kocatepe ise "1981’den beri sanayideyim. Baba mesleği olarak devam ediyorum. Demir doğrama ve ziraat aletleri üzerine hizmet veriyoruz. Yeni yetişen esnaflara da Allah kolaylık versin" cümlelerini kullandı. Ziyaretçilerin el emeği ürünlerin bulunduğu stantları gezmesinin ardından program sona erdi.
26 Eylül 2025 Cuma - 16:03
Demirci’de yılın ahisi seçildi
Manisa’nın Demirci ilçesinde 38. Ahilik Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ahilik programında ilçede yılın ahisi olarak 39 yıldır ilçe sanayisinde esnaf olarak çalışan 64 yaşındaki radyatör ustası Burhan Bilgin seçildi. Demirci Kaymakamlığı ve Demirci Belediyesi işbirliği ile düzenlenen Ahilik Haftası kutlama etkinlikleri Gevher Nesibe ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde düzenlenen programla kutlandı. Okul bahçesinde gerçekleştirilen programa Kaymakam Fatih Bayram, Belediye Başkanı Erkan Kara, İlçe protokolü, esnaflar ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Erkan Kara, "Ahilik ecdadımızdan kalan çok kıymetli bir miras, Dünyada benzeri bulunmayan bir kültür ve medeniyet hazinesidir. Ahilik teşkilatı, tüm insanlığın özlemle aradığı dürüst ticaretin ve karşılıklı güvenin somutlaşmış halidir. Bu kadim geleneğin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Demirci Kaymakamı Fatih Bayram ise, "Ahi Evran ticarette ahlakı öncelemiş bir toplum önderidir. Ahi Evran’ın 3 ilkesi vardır. Elini açık tut, kapını açık tut ve dilini ve gözünü kapalı tut demiştir. Bu üç ilkeyi temel alan esnaflarımız ülkemizin dört bir tarafında ticari hayatımıza yön vermektedirler. Bu vesile ile ahilik haftamız kutlu olsun" dedi. Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından Ahilik nedir isimli tiyatro gösterisi sahnelendi. Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine yeni başlayan öğrencilere de temsili önlük giyim töreni yapıldı. Programda ilçedeki meslek odaları tarafından belirlenen genç girişimci, kadın girişimci ve mesleğinde 25 yılını tamamlayan esnaflara da teşekkür belgesi verildi. 2025 yılı ahisi seçilen 39 yıllık radyatör ustası Burhan Bilgin’e ahilik kıyafeti, belgesi ve plaketi de Kaymakam Fatih Bayram ve Belediye Başkanı Erkan Kara tarafından verildi.
26 Eylül 2025 Cuma - 15:45
Kilis yorgancılığı uluslararası vitrine taşındı
Kilis yorgancılığı, New York Türkevi’nde "Anadoludakiler Projesi" kapsamında düzenlenen "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisinde uluslararası vitrine taşındı. Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen "Anadoludakiler Projesi" kapsamında düzenlenen "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisi bu kez New York Türkevi’nde gerçekleştirildi. İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın koordinasyonunda geleneksel Kilis Yorgancılığı uluslararası vitrine taşındı. Türkiye’nin dört bir yanından özenle seçilmiş kültürel miras ürünlerinin sergilendiği etkinlikte, Kilis yorgancılığı da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü ve büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Anadolu’nun köklü el sanatları ve kültürel değerleri dünyaya tanıtılarak, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde farkındalık oluşturulması hedefleniyor.
26 Eylül 2025 Cuma - 15:37
"Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" Sergisi New York’ta açıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "Anadoludakiler Projesi" kapsamında hazırlanan "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisi, ABD’nin New York kentindeki Türkevi’nde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin açılışına Emine Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır katıldı. Açılışta Emine Erdoğan ve Bakan Kacır, sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı. Türkiye’nin dört bir yanından özenle seçilen geleneksel el sanatları ve kültürel miras ürünlerinin yer aldığı sergide Tokat Baskı, Adana’dan Sarı Pamuk, Denizli’den Buldan Kumaşı, Bayburt’tan Ehram Dokuma, Ankara’dan Sof Kumaşı, Bursa’dan İpek, Mersin’den Muz Lifi Ayakkabı, Samsun’dan Kenevir Kumaşı, Elazığ’dan Sekiz Köşe Kasket, Hatay’dan Cimem, Van’dan Kilim, Konya’dan Gelin Aynası, Kilis’ten Yorgancılık, Tekirdağ’dan Dimi Dokuma, Mardin’den Telkari, Kahramanmaraş’tan Ceviz Sandık, Edirne’den Edirnekari ve Kütahya’dan Çini gibi eserler yer aldı. Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin dünyaya tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyan sergi, Türkiye’nin zengin kültürel mirasının uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sunarken, yerel değerlerin çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanarak evrensel bir kimlik kazanmasına da vesile oldu. Sekiz Köşe Kasket New York’ta büyük ilgi gördü Sergide Elazığ’a özgü Sekiz Köşe Kasket de yer aldı. Fırat Kalkınma Ajansı koordinasyonunda sergilenen kasket, geleneksel motifleri modern dokunuşlarla bir araya getirerek ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Elazığ’ın ve bölgenin kültürel mirasını temsil eden kasket, Türk el sanatlarının uluslararası alanda tanıtımına önemli katkı sağladı.
26 Eylül 2025 Cuma - 14:38
Mahir Ünal’dan Kocaeli’nin kültür ve sanat hayatına övgü: "Ciddi ilerleme var"
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde düzenlenen "Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu Sempozyumu" başladı. Sempozyumun onur konuğu AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal, "Kocaeli’de ciddi bir şekilde kültür ve sanat anlamında ilerleme var" dedi. Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen "Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu Sempozyumu", Kazıklı Kervansarayı’nda başladı. Akademisyenleri ve düşünce insanlarını bir araya getiren sempozyumun onur konuğu ise AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal oldu. "Amacımız geçmişi anmak değil, geleceğe ışık tutacak fikirleri yeniden gündeme taşımak" Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajını okudu. Dergilerin, Cemil Meriç’in ifadesiyle "hür tefekkürün kaleleri" olduğunu belirten Sezer, "Her büyük fikir ve kültürel hareketin arkasında muhakkak bir dergi bulunmaktadır. Bizde ülkemizin kültürel hafızasında derin izler bırakan dergileri merkeze alarak bir sempozyumlar serisi düzenledik. Amacımız geçmişi anmak değil, geleceğe ışık tutacak fikirleri yeniden gündeme taşımak ve bunların görüşülmesini sağlamaktır" dedi. "Sanat üzerine yoğunlaşabilmek ruhumuza iyi gelir" AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu da fikir ve sanatın toplumun önemli bir ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, "Kendimde yaşıyorum. Bu ihtiyacı dünyevi dediğimiz; elbiseydi, ayakkabıydı, marka ürünlerdi derken bir takım şeylerle bu açlığı gidermeye çalışırız ama esas ruhumuzun maneviyatımızın ihtiyacı olan; düşünmek, güzel ahlakla yaşayabilmek, bir sanat üzerine yoğunlaşabilmek ruhumuza iyi gelecek olan şeylerdir" diye konuştu. Katırcıoğlu, sempozyumu düzenleyen Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’e ve emeği geçenlere teşekkür etti. "Kocaeli’de ciddi bir şekilde kültür ve sanat anlamında ilerleme var" AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal ise Kocaeli’de kültür ve sanat alanında ciddi bir ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Ünal, "Etkinliklerinizi uzunca bir zamandır izliyordum ama katılmaktan büyük onur duydum. Sadece Gölcük Belediyesi değil, Kocaeli’de ciddi bir şekilde kültür sanat anlamında ilerleme var. Kocaeli Kitap Fuarı da bu kapsamda çok önemli ve kıymetli. Neyi kıymetlendirdiğimiz çok önemli" şeklinde konuştu. "Kendi kıymetinizi keşfedin" Gençlere tavsiyelerde bulunan Ünal, şunları kaydetti: "Fikir, değerlendirmeye tabiidir. Bir fikri değerlendiremiyorsan o fikir ve düşünce donmuş göle döner. Cumhuriyet, kazanımlarıyla ve değerlerle berrak bir şekilde akan yeni bir nehir ama bunun bu şekilde akışını sürdürebilmesi değerlendirmeye tabiidir. Neyi korumanız gerektiği fikrine ilk çarptığımda neye uğradığımı şaşırmıştım. ’Bilgi toplumu, tarım toplumu, sanayi toplumu’ dediler. Sonra bir anda pandemyle beraber dijital çağa düştük. Şimdi siber dünyadan bahsediliyor, yapay zekadan bahsediliyor. Toplam 5 saniye içerisinde bir sürü cevap alabildiğiniz yerler oluyor Chat Gpt gibi. Büyük medeniyet mirasını aktarabilmek için verilen mücadeleyi hep birlikte görüyoruz. Bugün her zamankinden daha önemli olan şey, her birinizin kendi kıymetini keşfetmeniz, kendi bilginize ulaşmanız. Düşünce tarihinde karşımıza çıkan bir cümle var; ’Kendini tanı’. Bugün her zamankinden daha çok bu öne çıkıyor. Kendiliğimizin bilgisinin kıymeti öne çıkıyor. Bütün konuştuğumuz kişilerin her birinin bize söyleyeceği deneyimleri var. Biz sadece onların deneyimlerinden istifade edebiliriz. Onlar bize kendimizle ilgili kendi deneyimlerini ve yol hikayelerini anlatabilirler, bu yüzden çok kıymetli"
26 Eylül 2025 Cuma - 14:04
Diyarbakır’da 5 ve 11 bin yıllık 6 mezar bulundu
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde Çayönü Tepesi kazılarında 5 ve 11 bin yıllık Tunç Çağı ve Neolitik döneme ait 6 mezar bulundu. Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunan Çayönü Tepesi’ndeki kazılar, 1964’ten bu yana devam ediyor. Tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarılması için Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında yürütülen arkeolojik kazılarda bu yıl 5’i 5 bin, 1’i 11 bin yıllık 6 adet mezar bulundu. Kazı Başkanı Sarıaltun, bu yılki kazı çalışmalarına mayıs ayında başladıklarını, 5 aylık kazı sezonunda çok sayıda buluntu ve veriyi açığa çıkarttıklarını söyledi. Bu sene bu anlamda şanslı olduklarını belirten Sarıaltun, bugün de ilk Tunç Çağı mezarlarını kazdıklarını kaydetti. ’’Bireylerin yanına kap kacak hediye olarak gömülmüş’’ Sarıaltun, daha önce tespit ettikleri mezarların da olduğuna değinerek, "Ama bu sene için mezar sayısı 6. 6 mezar kazdık, 3 tanesi şu an kaldırıldı. 3’ünde yoğun bir şekilde çalışmalar devam ediyor. İlk Tunç Çağı verileri için önemli. Çünkü Neolitiğin başından beri yerleşik yaşama geçmiş Çayönü ahalisi ya da toplumunun en azından ilk Tunç Çağı ilk aşamasına kadar geldiklerini ve birçok mimari veriyle de mezarları, ölü kültürleri, ritüelleriyle burayı yaşam olarak edindiklerini biliyoruz. MÖ. 10 bin yılından MÖ. 3 bin yılına kadar yaklaşık 7 bin yıllık bir süreçte birçok veriye sahibiz. Bu da bunlardan bir tanesi. Bu sene 6 mezar tespit ettik" dedi. Bu mezarların 2 tanesinin basit gömü olduğunu bildiren Sarıaltıun, ’’Yani toprağa bir çukur kazıp içine bireyleri gömmüşler. Onların mezar hediyeleri yoktu. Bir tanesi de çok tahrip olmuş küp mezar. Tahrip olmasının sebebi yüzeye çok yakın olması. Arkamda görmüş olduğunuz sandık tipi mezarlarda yoğun bir buluntu da var. Bireylerin yanına kap kacaklar hediye olarak konmuş. Bununla beraber çevresinde iki tane bildiğimiz bir hediye çukuru da var. Bunlar içinde mezar olmayan, sadece gömü hediye konulan mezar görünümlü çukurlardır. Hem tüm kaplar açısından hem de iskeletlerin verisi açısından bu sene biraz daha şanslıyız" diye konuştu. Tam 11 bin yıl öncesine ait mezar bulundu İskeletlerin verisinin çok önemli olduğunu aktaran Sarıaltun, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bireylerin mekanlarını buluyoruz. Ama hangi bireyler ne yemiş, nasıl bir hastalığa sahip olmuşlar, nasıl ölmüşler, bunları anlamamız için de iskeletleri buluyor olmamız önemlidir. Bu açıdan bu sene hem mekanları bulmamız hem de onların buluntularıyla birlikte iskeletleri bulmamız, topluluğu anlamak için çok daha nitelikli veriler sağlıyor. Şu anda kazı yaptığımız mezarlar günümüzden 5 bin yıl önce, 6 mezarın 5’i ilk Tunç Çağı’na ait. 1 tane mezar ise Neolitik döneme, 11 bin yıl önceye ait." Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümünden Ömür Dilek Erdal ise, 6 mezarın gün ışığına çıkartıldığını ifade etti. Bunlardan bir tanesinin Neolitik dönem, diğerlerinin Erken Tunç Çağı mezarları olduğunu anlatan Erdal, "Erken Tunç Çağı mezarları hemen yanda gördüğünüz gibi taş sanduka şeklinde yapılıyor ve üzerine bir blok taşla kapatılıyor. Burada gördüğünüz mezar, basit bir çukur kazılmış. Çukur kazıldıktan sonra ölü sağ tarafına yan yatırılmış. Üzerine hediyeleri bırakıldıktan sonra killi bir tabaka örtülmüş ve onun üzerine iki tane ağır blok taş kapatılmış. Bizim için ilginç mezar oldu. Şimdilik 6 tane kabıyla birlikte gömülmüş" şeklinde konuştu. Cinsiyeti hakkında erkek olabileceği yönünde tahmin yürüttüklerini belirten Erdal, "Çünkü hepsi daha açığa çıkmadı. İskeletler, analiz için Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Laboratuvarı’na götürülüyor. Orada ne yediler, ne içtiler, nasıl yaşadılar, yaşam biçimleri nasıldı. Bunlarla ilgili genel bilgiler elde edilmekle birlikte DNA’ları da çalışılıyor. Şimdiye kadar 600’ün üzerinde iskelet çıkartıldı. Bunların büyük bir çoğunluğu Neolitik döneme ait olmakla birlikte Erken Tunç Çağı iskeletlerini de içeriyor. Neolitik dönemi iskeletlerinin ise hem antropolojik açıdan hem de DNA molekülleri açısından analizleri devam ediyor. Biten analizler bize şunu gösteriyor; Neolitik dönem insanı hem Mezopotamya hem İran, Irak ve Kafkasya ile iletişim halinde bir topluluk. Burada heterojen bir kültür oluşturmuşlar. Bu kültürü de Erken Tunç Çağı’yla birlikte devam ettirerek Anadolu’ya aktarmışlar. Dolayısıyla Çayönü, heterojen yapısının bize gösterdiği önemli bir merkez olmasıdır. Uzun süreli kazılar aslında ileride de devam ettiği takdirde nasıl bir değişimin olduğuna işaret edecektir. İskeletlerin analizleri şimdiye kadar bunların tarımcı olduklarını ve ağır işler ile yoğun aktiviteler yaptıklarını işaret ediyor’’ dedi.
26 Eylül 2025 Cuma - 13:35
Prof. Dr. Varlı ’Müziğin Sessiz Siyaseti’ni anlattı
Nilüfer Belediyesi’nin Tematik Buluşmalar söyleşisinde "Müzik, bazen iktidarın sesi olur, bazen de sessizlerin çığlığı" diyen Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, müziğin toplumsal normları ve sessizliği bile siyasete dönüştüren gücüne dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Tematik Buluşmalar" söyleşisine konuk olan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Türk Müziği Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, müziğin sadece bir sanat formu olmadığını, aynı zamanda toplumsal normları, kimlikleri ve iktidar ilişkilerini şekillendiren politik bir araç olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Tematik Buluşmalar" söyleşilerinin bu ayki konuğu BUÜ Türk Müziği Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen "Müziğin Sessiz Siyaseti" başlıklı söyleşiye, sanatseverler ve akademisyenlerin yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ve Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da katıldı. Prof. Dr. Varlı söyleşide, müziğin duyulmayan yönlerini ve toplumsal etkilerini anlattı. "Müziğin salt ses sanatı olarak görülmesi, onun toplumsal etkisini gölgede bırakıyor" diyen Prof. Dr. Varlı, müziğin tarih boyunca politik bir araç olduğunu belirtti. Varlı, müziğin toplumsal norm oluşturma, kültürel hafızayı taşıma ve kimlik inşasında kritik bir rol oynadığını dile getirdi. Müziğin sadece bireysel bir ifade biçimi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Varlı, "Müzik, bir toplumun düşünce biçimini, değerlerini, hatta iktidar ilişkilerini şekillendiren bir güce sahiptir. Bir ezgi, farkında olmadan bizi belirli bir düşünceye yaklaştırabilir. Bu nedenle müzik, toplumsal normların üretimi, dolaşımı ve meşrulaştırılmasında güçlü bir araçtır" dedi. Söyleşide sessizlik kavramına da değinen Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, sessizliğin hem olumlu hem olumsuz yönlerine dikkat çekti. "Sessizlik, insanın kendinin farkına varması gibi olumlu durumları içerirken, Gazze’de yaşananlara sessiz kalınması gibi durumlarda suç haline dönüşebiliyor" diyen Varlı, sessizliğin bazen güçsüzlere dayatılan bir konuşma eksikliği, bazen de tahakküme karşı bir direniş biçimi olabileceğini ifade etti. Müziğin hegomanya üretmesi konusuna Gramsci, Adorno gibi düşünürlerin bu konudaki çalışmalarına atıfta bulunarak açıklamalarda bulunan Varlı, yerli ve yabancı parçalarla müzikle üretilen toplumsal normları açıkladı. Prof. Dr. Varlı, müziğin toplumsal dinamiklerle olan ilişkisi hakkında ise şunları söyledi: "Müzik, sesin sanatıdır ama bazen en derin anlam sessizlikte saklıdır. Toplumda da tıpkı müzikte olduğu gibi ses ve sessizlik yan yanadır. Bazı sesler duyulur, bazıları bastırılır. Bu durum rastgele değildir. Her sessizlik bir politik tercihin, iktidar ilişkisinin sonucudur. Müzik ise bu sessizlikle bazen uzlaşır, bazen çatışır, bazen de onu fark ettirmeden deşifre eder." Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’ya söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin günün anısına hediye verdi.
26 Eylül 2025 Cuma - 13:27
Ahi Evran’ın emaneti tehlikede: Camide bakımsızlık alarm veriyor
Kırşehir’de 38. Ahilik Haftası kutlanırken Ahi Evran’ın kabrinin bulunduğu camide dökülen sıvalar ve rutubet izleri vatandaşın tepkisini çekti. Ahilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde binlerce kişi Ahi Evran Veli’yi anmak üzere şehre akın ederken, Ahi Evran’ın türbesinin de bulunduğu Ahi Evran Camii’ndeki bakımsızlık görenleri hayrete çevirdi. Cumhuriyet tarihinin ilk külliye alanı içerisinde yer alan camide dökülen sıvalar, rutubetin etkisiyle duvarlardan akan boyalar ve alçılar ile süslemelerin bozulmuş hali dikkat çekiyor. Caminin iç kısmında ciddi oranda dökülme ve yıpranma olduğunu belirten vatandaşlardan Nuri Tekin, her geçen yıl sıvaların döküldüğünü ifade ederek yetkililere çağrıda bulundu. Tekin; "Yıllardır buraya gelirim. Her gelişimde caminin duvarlarının biraz daha döküldüğünü görüyorum. Hiçbir bakım yok. Ahi Evran’ın adını yaşatıyoruz diyoruz ama cami sıvaları dökülüyor. Yetkililerden bu tarihi mekana sahip çıkmalarını istiyoruz" dedi. Tarihi ve kültürel açıdan büyük öneme sahip olan caminin restore edilerek koruma altına alınması gerektiği gün yüzüne çıkarken; Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında Ahi Evran Külliyesi’nde düzenlenen törenlere çok sayıda yerli ve yabancı turistin katılım sağladığı gözlemlendi. Ahi Evran Veli; Anadolu’da Ahilik teşkilatının kurucusu olarak bilinir. Hem bir mutasavvıf, hem bilgin, hem de zanaatkarlar piri olarak tanınır. Özellikle esnaf ahlakı, dayanışma ve sosyal adalet üzerine kurulu ’Ahilik Felsefesi’, onun liderliğinde şekillenir.
26 Eylül 2025 Cuma - 13:01
Deniz kültürü ve ege mutfağı Bodrum’da buluşuyor: "Balık festivali başlıyor"
Bodrum, 28 Eylül Pazar günü Karaincir Sahili’nde düzenlenecek Uluslararası Bodrum Balık Festivali ile deniz kültürünü ve Ege mutfağını kutlamaya hazırlanıyor. Festival, Tarım ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi’nin yanı sıra çok sayıda kurum ve kuruluşun desteğiyle gerçekleştirilecek. Ege mutfağı ve deniz kültürü ön planda Festival, balıkçılık geleneğini yaşatmayı, deniz ürünlerini tanıtmayı ve Ege mutfağının zenginliğini öne çıkarmayı hedefliyor. Sabah saatlerinde balık bırakma töreni ve balıkçı teknelerinin kortejiyle başlayacak etkinlikler gün boyu sürecek. Ziyaretçilere dolu dolu program Yerel üretici stantları, balık ve meze atölyeleri, çocuk etkinlikleri, sanat sergileri, söyleşiler, belgesel gösterimleri ve müzik performanslarıyla festival katılımcılara renkli anlar yaşatacak. Organizasyon komitesi, festivalin Bodrum’un kültürel mirasına sahip çıkarken, gastronomi turizmini geliştirmeyi ve yerel üreticilere katkı sağlamayı amaçladığını belirtti. Ayrıca festivalin kentin geleceğine yatırım niteliği taşıdığı vurgulandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder