KÜLTÜR SANAT
12 Mayıs 2026 Salı - 15:33 Fetih sergisi Bursalıları bekliyor Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı sebebiyle düzenlediği etkinlikler çerçevesinde ’Fetih Sergisi’ni Bursalılarla buluşturdu. Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü iş birliğiyle düzenlediği sergi açıldı. Hat, tezhip, minyatür ve ebru dallarında, 73 eserin yer aldığı ‘Fetih Sergisi’ 18 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Bursa Güzel Sanatlar Galerisi’ndeki ( Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu) serginin açılışına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doc. Dr. İbrahim Öztahtalı, akademisyenler, öğrenciler, sanatseverler ve vatandaşlar katıldı. "Gelecek nesillere aktarıyoruz" Fetih Sergisi’nin açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılının sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir medeniyet idraki olduğunu belirterek, "Bursa’nın fethi; inançla, sabırla ve yüksek bir ideal uğruna verilen mücadelenin adıdır. Bizler de ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, bu büyük mirası hemşehrilerimizle birlikte yeniden anlamayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Tiyatrodan söyleşilere, sergilerden yarışmalara kadar çeşitli etkinliklerle tarihimize sadece bakmıyor, onu yaşıyor ve yaşatıyoruz. Yıldırım’ı kültür ve düşünceyle besleyen bir şehir haline getirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. "Ruhunu kaybetmeyen şehir" Bursa’nın tarihi, kültürü ve maneviyatıyla çok özel bir şehir olduğuna dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "Bursa, 700 yıldır yaşayan, değişen, dönüşen, gelişen ama ruhunu kaybetmeyen bir şehirdir. Tarihi, kültürü, sanatı içinde barındıran köklü bir kenttir. Bizler bir toplumun ruhunun, kültür ve sanatla şekillendiğini biliyoruz. Kültür ve sanat; geçmişin izlerini taşır, bugünü anlamlandırır ve geleceğe yön verir. Bursa olarak her geçen gün zenginleşen bir kültürel hazineye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bugünkü sergimizin de kentimiz için büyük bir zenginlik olduğuna inanıyorum. Bursa’nın 700 yıllık hafızası, sanatla yaşamaya devam edecek ve bizler bu hafızayı geleceğe taşımayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Sergide emeği geçen öğretim üyeleri ve öğrencilere teşekkür eden Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, "Zamanın ruhuna uygun, çok anlamlı ve güzel bir sergi oldu. Dilerim tüm Bursalılar bu sergiden yeterince istifade eder" dedi. Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doc. Dr. İbrahim Öztahtalı ise serginin büyük bir emeğin ve işçiliğin eseri olduğunu vurgulayarak, sergiye katkı veren herkese teşekkür etti.
Koçarlı’da Yöresel Ürünler Festivali için düğmeye basıldı
12 Eylül 2025 Cuma - 11:14 Koçarlı’da Yöresel Ürünler Festivali için düğmeye basıldı Aydın’ın Koçarlı ilçesinde bu yıl 15.’si düzenlenecek olan Yöresel Ürünler Festivali için düğmeye basılırken, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı oda başkanları ile bir araya geldi. Koçarlı’da geleneksel hale gelen ve her yıl büyük bir coşkuyla kutlanan Yöresel Ürünler Festivali, bu yıl 15’inci kez düzenlenmeye hazırlanıyor. İlçenin tarımsal ve kültürel zenginliklerini tüm Türkiye’ye tanıtmayı amaçlayan festival, sadece Koçarlı halkı için değil, bölge esnafı ve üreticileri için de önemli. 07 Ekim-12 Ekim tarihlerinde yapılacak festivalin hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, festivalin daha güçlü ve kapsamlı bir şekilde hayata geçirilmesi için ilçedeki sivil toplum örgütleri ve siyasi parti başkanları ile bir araya gelmeye devam ediyor. Bu kapsamda Başkan Arıcı, Koçarlı Esnaf ve Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı İlker Aşkın, Koçarlı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Yaman, Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş ve Koçarlı Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Köse ile bir toplantı gerçekleştirdi. İlçedeki en güçlü sivil toplum örgütlerini temsil eden bu kıymetli başkanlar, festivalin başarısı için gereken her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. "Festivalimiz Koçarlı’nın tanıtımı için büyük önem taşıyor" Toplantı sonrası konuşan Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, festivalin ilçenin kültürel ve ekonomik hayatına sağladığı katkıya dikkat çekerek "Yöresel Ürünler Festivali, sadece bir eğlence etkinliği olmanın ötesinde Koçarlı’nın tarımsal ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı, üreticilerimizin emeğinin geniş kitlelere ulaştırıldığı çok önemli bir organizasyon. Bu nedenle festivalimizi her yıl bir önceki yıldan daha güçlü, daha kapsamlı ve daha coşkulu şekilde düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Başkan Arıcı, sivil toplum örgütü başkanlarının desteğinin kendileri için çok değerli olduğunu vurgulayarak, "İlçemizdeki tüm dinamiklerin bu festival etrafında birleşmesi Koçarlı’nın birlik ve beraberlik ruhunu da en güzel şekilde yansıtıyor. Esnafımızdan ziraat odamıza, şoförler odamızdan sanatkarlarımıza kadar herkesin bu festivalde emeği olacak. Bu dayanışma ruhu ile festivalimizi çok daha geniş kitlelere ulaştıracağız" diye konuştu. Toplantıya katılan oda başkanları da festivalin ilçenin tanıtımı açısından taşıdığı öneme değinerek, Koçarlı Belediyesi’nin yanında olduklarını ifade ettiler. Koçarlı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Yaman; "Bu festival Koçarlı esnafı için büyük bir fırsat. İlçemize gelen binlerce misafir esnafımızın da ekonomisine katkı sağlayacak" dedi. Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş ise "Festival, üreticimizin alın terini en iyi şekilde sergileme fırsatı veriyor. Biz de üzerimize düşeni yapacağız" şeklinde konuştu. Koçarlı Yöresel Ürünler Festivali’nin Ekim ayında yapılması planlanıyor. Etkinlikler kapsamında ünlü sanatçılar sahne alacak, yöresel lezzetler ve el sanatları sergilenecek. Ayrıca çocuklar ve gençler için çeşitli sportif ve kültürel aktiviteler de festival programında yer alacak. Başkan Arıcı ve oda başkanlarının güç birliği ile 15. Yöresel Ürünler Festivali’nin bu yıl çok daha görkemli geçmesibekleniyor.
Hasanşeyh tarihi adıyla Anadolu’nun Türkleşme sürecine ışık tutuyor
12 Eylül 2025 Cuma - 11:07 Hasanşeyh tarihi adıyla Anadolu’nun Türkleşme sürecine ışık tutuyor Tokat’ın Reşadiye ilçesinde yer alan Hasanşeyh beldesi adını 11 yüzyılda Anadolu’nun Türkleşme sürecinde şehit düşen Danişmentli Melik Gazi’nin cephe komutanlarından Hasan Gazi’den alıyor. İlçeye bağlı Hasanşeyh beldesi, adını 11. yüzyılda Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde bölgeye yerleşen Danişmentliler’in kahraman komutanlarından Hasan Gazi’den alıyor. Melik Emir Gazi’nin silah arkadaşı olan Hasan Gazi’nin, Horasan’dan gelen uç beyleri arasında yer aldığı ve Rumlar üzerine düzenlenen seferlerde şehit düştüğü rivayet ediliyor. Tekke köyünden Hasanşeyh’e 1075-1085 yılları arasında Orta Asya ve Azerbaycan’dan Anadolu’ya göç eden Karaöylü/Karaevli oymağı, Tokat ve çevresine yerleşti. Bu oymaktan küçük bir topluluk, bugün Hasanşeyh’in bulunduğu bölgeye geldi. Kasabanın ilk adı Tekke Köyü olarak kayıtlara geçti. XII. yüzyılda Hasan Gazi’nin bölgeye yerleşmesiyle birlikte köyün adı "Şeyh Hasan Tekkesi" olarak değişti. Bugün Hasan Gazi’nin türbesi, beldenin Hasangazi Mahallesi Mezarlığı’nda ziyaretçilerini ağırlıyor. 1971 yılında belde oldu Hasanşeyh’te belediye teşkilatı ise resmi olarak 1971 yılında kuruldu. Danıştay 3. Dairesi’nin 29 Mayıs 1971 tarihli kararıyla uygun görülen süreç, 11 Ağustos 1971’de resmileşti. Hasanşeyh Belediyesi 12 Haziran 1972 tarihinde faaliyete başladı. Belde, tarihî köklerine sahip çıkılarak Hasan Gazi’nin adıyla anılmaya devam ediyor.Bölge, tarihî geçmişiyle Anadolu’nun Türkleşme sürecine ışık tutarken, Hasan Gazi’nin mirası da belde kimliğinin temelini oluşturuyor. Recep Külekçi, "Bu mübarek zat Melik Gazi’nin cephe komutanlarından Horasan’dan gelirken burada şehit düşmüş. Bir şehidimiz de biraz ileride var. Horasan’dan gelirken bu mübarek burada şehit düşüyor. Mübareğin naaşı da burada defnedilmiş. Türbeyi de halkımız yaptırdı. Önceki dönem başkanlarımızdan Salih başkanımız bize önderlik etti ve bizler de üstüne koyarak buranın düzenlemesini yaptık. Bu mübarek zat burada yatıyor. Bu zat nedeniyle hem mahallemizin hem de beldemizin ismi Hasanşeyh’tir" dedi.
Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı
12 Eylül 2025 Cuma - 10:56 Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı Elazığ’daki 3 bin yıllık Palu Kalesi’nde yürütülen kazılarda Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntıları ile çanak çömlekler gün yüzüne çıkarıldı. Kazı danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, buluntuların seyyahların bahsettiği yapıların kanıtlarını ortaya koyduğunu ve kalede her dönemde hayat olduğunu gösterdiğini söyledi. Elazığ’ın Palu ilçesinde bulunan tarihi Palu Kalesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı’nın destekleriyle yürütülen kazılar bu yıl mayıs ayında başladı. Munzur Üniversitesi öğretim üyesi ve kazıların bilimsel danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, dört aydır devam eden kazılarda önemli bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Doç. Dr. Danışmaz ayrıca, Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntılarının yanı sıra çanak çömlekler ve testiler gibi zengin buluntulara ulaştıklarını belirterek, "Kazılardan çıkan eserler Palu Kalesi’nde her dönemde yaşamın var olduğunu ortaya koyuyor" dedi. Seyyahların satır aralarında bahsettiği yapıların kanıtlarını bulduklarını belirten Doç. Dr. Danışmaz, "11 senedir bu bölgede çalışıyoruz. Palu Kalesi’nde kazılarımıza mayısın ortasında başladık. Palu Kalesi’yle ilgili bu kısa sezon içerisinde önemli bilgiler elde ettik. Seyyahların, Palu Kalesi’yle ilgili satır aralarında bahsettiği yapılara dair kanıtlar bulduk. Kalede özellikle Osmanlı’nın erken ve son döneminde, Bizans döneminde olan yapıların temel seviyesinde, yere 1-2 metre yükseklikteki duvarlarını ortaya çıkarttık. Burada çıkan buluntular ise son derece zengin. Çanak ve çömlekler, bütün halinde görmüş olduğumuz testiler ortaya çıktı. Palu Kalesi 3 bin yıllık bir kale. Şu anki bilgilerimiz Urartu döneminde ilk kurulduğunu gösteriyor. Daha sonra hemen hemen her dönemde, Osmanlı’nın son dönemine kadar Palu Kalesi’nde bir yerleşim olduğunu biliyoruz. Fakat bu yerleşime ait kanıtları bilmiyorduk, kazılarla şimdi yavaş yavaş bunları ortaya çıkarıyoruz" şeklinde konuştu. 3 bin yıllık Palu Kalesi’nde bulunan çanak ve çömleklerin yerleşime dair önemli kanıtlar sunduğunu ifade eden Danışmaz, "Palu Kalesi’nde var olan yapılar, bunların işlevleri ve kazıda ortaya çıkan tüm çanak çömlek ve buluntuları kazı evinde, gerek temizlik çalışmaları gerek laboratuvar çalışmaları ile beraber değerlendiriyoruz. Nerelerden çıktıkları konusunda da kazıda bir etiketleme sistemi kullanıyoruz. Bununla beraber benzersiz bir numara veriyoruz. Tüm buluntulara bir Palu numarası veriyoruz. Bu numarayla beraber buluntular kazı evimizdeki bilgisayardaki veri tabanına kaydediliyor. Daha sonra çalışacak araştırmacılar için de en rahat şekilde kullanılabilmesi amacıyla etiketleniyor. Bu çanak çömlekler bize Palu Kalesi’nde hangi dönemlerde yerleşildiğini gösteriyor. Aynı zamanda o dönemde yaşayan insanların yaşantılarına dair de ipuçları veriyor ve kanıtlar sunuyor" diye konuştu.
Leyla Emadi’nin "HİÇ" adlı eseri, Trendyol Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor
12 Eylül 2025 Cuma - 10:48 Leyla Emadi’nin "HİÇ" adlı eseri, Trendyol Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor Trendyol Sanat, Leyla Emadi’nin Trendyol’a özel olarak 30 adet sınırlı sayıda ürettiği "HİÇ" adlı eserini sanatseverlerle buluşturuyor. Türk çağdaş sanatının önde gelen temsilcileriyle yaptığı limitli edisyon iş birlikleriyle sanatı daha geniş kitlelere ulaştırma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Trendyol Sanat, bu kez Leyla Emadi’nin "HİÇ" eserini sanatseverlerin beğenisine sunuyor. GLOBART iş birliğiyle Trendyol’a özel olarak üretilen eser, yalnızca 30 edisyonla sınırlı sayıda satışa sunulacak. Leyla Emadi’nin son dönem çalışmalarının en yenisi olan "HİÇ", biçimsel sadeliği felsefi ve manevi katmanlarla birleştiriyor. Tasavvufi düşüncede "HİÇ"; benliği aşmayı, sahip olduklarını bırakmayı, evrensel döngüye teslim olmayı ifade ediyor. Leyla Emadi, bu yaklaşımı hem eserinde kullandığı beton malzeme hem kavramsal boyutuyla somutlaştırıyor. Görünürdeki "hiçlik", "her şey"e açılan kapı olarak yeniden tanımlanıyor. Eserin merkezinde yer alan neon pembe ip; görünmeyen bağları, vermek ile almak arasındaki döngüsel akışı temsil ediyor. Beton yüzeyle tezat oluşturan bu detay, yaşamı, hareketi, umudu simgeliyor. "HİÇ, bence bir varoluş biçimi" Leyla Emadi, eseri hakkında şunları söyledi: "HİÇ benim için sadece bir kelime değil, bir varoluş biçimi. Bu eserin daha geniş kitlelerle buluşmasından ve sanatı gündelik yaşamın bir parçası haline getirme misyonuna katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyorum." Emadi’nin Trendyol Sanat için özel olarak hazırladığı eser, 30 adet limitli edisyon olarak satışa sunuluyor. 21 x 21 cm ölçülerindeki beton plaka üzerine işlenen eser, özel tasarlanmış kutusunda ve sanatçının imzasını taşıyan orijinallik sertifikası ile sanatseverlerle buluşuyor.
Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı
12 Eylül 2025 Cuma - 10:48 Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı Palu Kalesi’nde yürütülen kazılarda Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntıları ile çanak çömlekler gün yüzüne çıkarıldı. Kazı danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, buluntuların seyyahların bahsettiği yapıların kanıtlarını ortaya koyduğunu ve kalede her dönemde yaşam olduğunu gösterdiğini söyledi. Elazığ’ın Palu ilçesinde bulunan tarihi Palu Kalesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı’nın destekleriyle yürütülen kazılar bu yıl mayıs ayında başladı. Munzur Üniversitesi öğretim üyesi ve kazıların bilimsel danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, dört aydır devam eden kazılarda önemli bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Doç. Dr. Danışmaz ayrıca, Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntılarının yanı sıra çanak çömlekler ve testiler gibi zengin buluntulara ulaştıklarını belirterek, "Kazılardan çıkan eserler Palu Kalesi’nde her dönemde yaşamın var olduğunu ortaya koyuyor" dedi. Seyyahların satır aralarında bahsettiği yapıların kanıtlarını bulduklarını belirten Doç. Dr. Danışmaz, "11 senedir bu bölgede çalışıyoruz. Palu Kalesi’nde kazılarımıza mayısın ortasında başladık Palu Kalesi’yle ilgili bu kısa sezon içerisinde önemli bilgiler elde ettik. Seyyahların, Palu Kalesi’yle ilgili satır aralarında bahsettiği yapılara dair kanıtlar bulduk. Kalede özellikle Osmanlı’nın erken ve son döneminde, Bizans döneminde olan yapıların temel seviyesinde, yere 1-2 metre yüksekliğinde duvarlarını ortaya çıkarttık. Burada çıkan buluntular ise son derece zengin. Çanak ve çömlekler, bütün halinde görmüş olduğumuz testiler ortaya çıktı. Palu Kalesi 3 bin yıllık bir kale. Şu anki bilgilerimiz Urartu döneminde ilk kurulduğunu gösteriyor. Daha sonra hemen hemen her dönemde, Osmanlı’nın son dönemine kadar Palu Kalesi’nde bir yerleşim olduğunu biliyoruz. Fakat bu yerleşime ait kanıtları bilmiyorduk, kazılarla şimdi yavaş yavaş bunları ortaya çıkarıyoruz" şeklinde konuştu. 3 bin yıllık Palu Kalesi’nde bulunan çanak ve çömleklerin yerleşime dair önemli kanıtlar sunduğunu ifade eden Danışmaz, "Palu Kalesi’nde var olan yapılar, bunların işlevleri ve kazıda ortaya çıkan tüm çanak çömlek ve buluntuları kazı evinde, gerek temizlik çalışmaları gerek laboratuvar çalışmaları ile beraber değerlendiriyoruz. Nerelerden çıktıkları konusunda da kazıda bir etiketleme sistemi kullanıyoruz. Bununla beraber benzersiz bir numara veriyoruz. Tüm buluntulara bir Palu numarası veriyoruz. Bu numarayla beraber buluntular kazı evimizdeki bilgisayardaki veri tabanına kaydediliyor. Daha sonra çalışacak araştırmacılar için de en rahat şekilde kullanılabilmesi amacıyla etiketleniyor. Bu çanak çömlekler bize Palu Kalesi’nde hangi dönemlerde yerleşildiğini gösteriyor. Aynı zamanda o dönemde yaşayan insanların yaşantılarına dair de ipuçları veriyor ve kanıtlar sunuyor" diye konuştu. (RY-CK-
Binlerce kişi Seyit Bilal Zevi etkinliğinde bir araya geldi
12 Eylül 2025 Cuma - 10:23 Binlerce kişi Seyit Bilal Zevi etkinliğinde bir araya geldi Batman’ın Gercüş ilçesinde Seyit Bilal Zevi etkinliği düzenlendi. Gercüş ilçesine bağlı Becirman köyünde bulunan Seyit Bilal Türbesi, her yıl eylül ayının ikinci haftasında ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor. Bu yıl da türbenin bulunduğu köye akın eden vatandaşlar, hayvan keserek, dileklerinin kabul olması için Allah’a dua etti. Becirman’daki anma etkinlikleri, hem manevi yönü hem de toplumsal dayanışmayı pekiştiren bir gelenek olarak dikkat çekiyor. Bölge halkı, Seyit Bilal’i anma gününü sadece dini bir ritüel olarak değil, aynı zamanda birlik ve beraberliğin sembolü olarak görüyor. Anma etkinliğine Gercüş Kaymakamı Muhammet Öztaş, Gercüş Belediye Başkanı Gündüz Günaydın, Gercüş İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Sedat Güneş, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gercüş Seyit Bilal etkinliği kapsamında Gercüş kaymakamlığı tarafından çocuklar için şişme oyun parkı kuruldu. Şişme oyun parkını ziyaret eden Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş çocuklara pamuklu şeker dağıttı. Doyasıya eğlenen çocuklar, Kaymakam Muhammed Öztaş’a teşekkür etti. Etkinlik alanında çıkan yangın söndürüldü Seyit Bilal Zevi etkinliğinde çıkan yangın rüzgarın etkisiyle büyüyünce vatandaşlar panik yaşadı. Yangına bölgede bulunan vatandaşların erken müdahale etmesi, alevlerin büyümesini önledi. Vatandaşların vaktinde müdahalesi ile yangın söndürüldü.
Artvin’de üretilen çelik minareler yurdun dört bir yanına gönderiliyor
12 Eylül 2025 Cuma - 09:50 Artvin’de üretilen çelik minareler yurdun dört bir yanına gönderiliyor Artvin’in Borçka ilçesinde emekli imam Mürsel Duran tarafından üretilen çelik minareler, yurdun dört bir yanındaki camilere gönderilerek monte ediliyor. Yaklaşık 30 yıllık imamlık görevinden sonra baba mesleği minare üretimine yönelen Mürsel Duran, Borçka karayolu kenarındaki atölyesinde 8 kişilik ekibiyle çelik minare üretimi yapıyor. Hazırlanan minareler tırlara yüklenerek Türkiye’nin çeşitli bölgelerine taşınıyor ve camilere monte ediliyor. Duran, yaklaşık 25 yıldır bu işi yaptığını belirterek, "Çelik minareler, beton minarelere göre daha uygun maliyetli, daha dayanıklı ve görsel olarak da benzer. Bu nedenle yoğun talep görüyor" dedi. Minare gövdelerinin çelik konstrüksiyonla, dış kaplamalarının ise fiberglas malzeme ile hazırlandığını belirten Duran, üretimin 7 ila 10 gün, montajın ise ortalama 3 gün sürdüğünü söyledi. Geçtiğimiz hafta Adana, Denizli ve Muğla’da montaj yaptıklarını ifade eden Duran, "Bir tıra 3 minare sığıyor. Demir halinde taşıyoruz, yerinde fiberglas kaplamasını yapıyoruz" şeklinde konuştu. Minarelerin cami büyüklüğüne ve cemaatin talebine göre 10-30 metre aralığına kadar değişen boyutlarda üretildiğini dile getiren Duran, "Maliyetler 200 bin liradan başlıyor, 500 bin liraya kadar çıkabiliyor" dedi. Talebe yetişmekte zorlandıklarını belirten Mürsel Duran, "Kış aylarında dahi işlerimiz durmuyor. Kar kış demeden üretime ve montaja devam ediyoruz. Bu işi severek yapıyoruz. Minare tamamlandığında ortaya çıkan eserden gurur duyuyorum" ifadelerini kullandı.