KÜLTÜR SANAT
Edebiyatın merkezi olacak dernek binası kapılarını açtı 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:41:53 Kastamonu Kültür ve Edebiyat Derneği’nin yeni hizmet binası, düzenlenen törenle açıldı. Kastamonu’nun tarihi ve edebi kimliğini güçlendirmek amacıyla kurulan Kastamonu Kültür ve Edebiyat Derneği, yeni merkezine kavuştu. Dernek merkezinin açılışı, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Burası Kastamonu’da kültürün ve edebiyatın merkezlerinden biri olacaktır. Mekan bir alettir, önemli olan içindeki insandır. O konuda da sıkıntı olmayacaktır. Bu işe gönül koymuş insanlar var. İbn-i Battuta 1300’lü yıllarda Kastamonu’yu kayda gelmiştir. Cem Sultan ilk şiirlerini muhtemelen burada yazmıştır. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Mücadelesi’nin mayalanmasında bura büyük rol oynamıştır. Bu yolda yapılacak her türlü çalışmaya başarılar diliyorum"dedi. Dernek Başkanı Hamdi Nalbant ise "Köşe Taşı" ve "Kastamonu Araştırmaları" dergilerinin ulusal çapta bir marka haline geldiğini dile getirerek, "Hedefimiz Kastamonu’yu tıpkı Kahramanmaraş gibi Anadolu’nun edebiyat merkezlerinden biri haline getirmek. Bayramdan hemen sonra bir şiir akşamı ile yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Törenin sonunda, derneğin kuruluş sürecinde ve kültürel faaliyetlerinde üstün gayret gösteren isimlere Vali Meftun Dallı tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Vali Dallı ve beraberindeki katılımcılar daha sonra dernek merkezinde edebi çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:23 İstanbul’un kubbelerine ışık ve hafıza üzerinden bir bakış: Yıldız Holding "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın İstanbul’un tarihi camileri ve kubbelerini fotoğraf sanatının özgün diliyle yeniden yorumladığı "Gök Kubbe" sergisinin açılışı, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü ve misafirlerin katılımıyla gerçekleşti. "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek. Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor. Gök Kubbe Sergisi’nin açılışı sanatçı Nevzat Yıldırım, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding üst yönetimi ve sanatseverlerin katılımıyla Çamlıca Kampüsü’ndeki Yıldız Holding Seminer Salonu’nda gerçekleşti. Eserleri genç yaşlarından itibaren uluslararası modern sanat müzelerinin koleksiyonlarına giren akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın yaklaşık iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan sergi, şehrin çok katmanlı hafızasını ışık, zaman, mekân ve mimari formlar üzerinden yeniden görünür kılıyor. Sanatçı, orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle ürettiği fotoğraflarında tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştıran katmanlı bir görsel anlatı kuruyor. Sergide yer alan eserlerde İstanbul’un tarihî camileri; ışığın, mevsimin ve bakış açısının dönüştürücü etkisiyle yeniden yorumlanıyor. Böylece kubbe formu, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel bir köprüye dönüşüyor. "Nevzat Yıldırım’ın Gök Kubbe sergisi sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor" Murat Ülker, sergiye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Yıldız Holding olarak, ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız doğrultusunda sanatsal faaliyetleri desteklemeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatçı Nevzat Yıldırım’ın ‘Gök Kubbe’ sergisi, İstanbul’un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğrafın özgün diliyle ele alarak sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor. Sanatçımız Nevzat beyin benim de gençliğimden beri bir hobi olarak benimsediğim fotoğrafçılığın bir sanat olarak bu seviyeye taşımasını, İstanbul’dan aldığı ilhamı güçlü ve evrensel bir sanat diline dönüştürmesini çok önemli buluyorum. İstanbul’un ışığını, zamanını ve ruhunu etkileyici bir görsel anlatıya dönüştüren bu özel seçkiyi Yıldız Holding’de sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyuyorum." "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışımızla kültürel yaşama değer katan çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz" Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, serginin açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Sanat bir medeniyetin birikimini güçlendiren, kalıcı kılan ve geleceğe taşıyan en temel unsurlardan biridir. Biz de Yıldız Holding olarak, ’Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmaları desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatı toplumla buluşturmayı, sanatçılarımıza destek olmayı ve kültürel mirasımızın daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bu nedenle sanat koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca Kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyaretçilerimizle buluşturuyor; sergi salonumuzda farklı sanatçıları ağırlıyor, Türkiye’de ve uluslararası alanda kültür ve sanat çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyoruz. Bugün de akademisyen ve sanatçı Sayın Nevzat Yıldırım’ın titiz çalışmasının ürünü olan bu özel seçkiye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyor, tüm sanatseverleri Yıldız Holding Seminer Salonu’ndaki bu sergiyi görmeye davet ediyoruz." "Eserlerimde İstanbul’un kubbelerinde saklı hafızayı ve derinliği yansıtmayı amaçlıyorum" İstanbul’un kubbelerinin, geçmiş ile bugün arasındaki en güçlü görsel köprülerden olduğunu belirten sanatçı Nevzat Yıldırım, serginin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Dünyanın pek çok kentinin kendine ait bir silueti vardır. İstanbul’un silueti ise alametifarikası olan kubbeleriyle hafızamızda yer eder. Bu sergide kubbeyi, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve inançları aynı gökyüzü altında buluşturan ortak bir hafıza alanı olarak ele aldım. Kubbeler benim için geçmişten bugüne uzanan medeniyet hafızasının en güçlü sembollerinden biri. Yaklaşık iki yıl boyunca İstanbul’un tarihi camilerini, kubbelerini ve bu yapıların ışıkla kurduğu ilişkiyi takip ettim. Fotoğrafları üretirken tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştırmayı amaçladım. Orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle oluşturduğum kompozisyonlarda üst üste gelen kubbeler, görüntüyü mimari bir unsur olmaktan çıkarıp sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor. Bu süreçte ışık benim için çok belirleyiciydi; çünkü ışık, fotoğraf sanatının alfabesidir. Her kareyi rastlantıyla değil, ışığın en güçlü ve en şiire dair olduğu anları bekleyerek ürettim. Bu serginin, ziyaretçilerinde İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına dair yeni duygular ve düşünceler uyandırmasını diliyorum. Sergiye ev sahipliği yapan Yıldız Holding’e teşekkür ediyorum." "İstanbul’un kubbeleri ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor" Yıldırım, kubbe temasının ortaya çıkışını ve sanat anlayışına olan yansımalarını dile getirdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İstanbul’da Gök Kubbe temasıyla Yıldız Holding’in çatısı altında sanatseverlerle buluşuyor olmak çok değerli. ’Mutlu Et Mutlu Ol’ düşüncesiyle sanatseverleri bir araya getirmek, benim için bu projenin bir parçası olmak çok kıymetli. İstanbul’un kubbeleri yüzyıllardır farklı düşünceden, kültürden, inançtan insanları aslında aynı çatı altında getiriyor, bir kimlik bulmasını sağlıyor, düşünmeyi sağlıyor; ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor kendi iç dünyamızda. Her insan bunu hisseder. İstanbul’a ilhamla baktık ve ’Gök Kubbe’de kendimizi bulduk’ diyebiliriz. Elbette ki pek çok farklı sanatla ilgilenen insan farklı duygulara ulaşacaktır, hepimizde farklı bir şey hatırlatacaktır bu eserler. Çünkü kubbeler kendi içinde katman katman ve her birinin yüzyıllara dayanan bir mazisi var. İnsanları aynı çatı altında birleştiriyor, bir araya getiriyor ve tek bir varlık etrafında, tek bir düşünce etrafında daha doğrusu buluşturmuş oluyor. İstanbul’un kubbeleri bu şehrin en önemli alametifarikalarıdır. Sanatın en önemli hamilerinden olan, koruyup kollayan, sanatçıyı destekleyen sanatçı dostu Murat Ülker’e çok teşekkür ederim böyle bir sergiyle bizleri sanatseverlerle buluşturduğu için. Elbette ki Yönetim Kurulu Başkanımız ve CEO’muz Mehmet Tütüncü’ye de ev sahipliği için teşekkür ederim. Bu sergi benim doktora sonrası ürettiğim, üzerine çok düşündüğüm, çok zihnimde gezdirdiğim bir düşüncenin yansıması olarak değerlendirilebilir." Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Seminer Salonu’nda ziyarete açılan "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
Kocaeli’nin kadın muhtarları yüzlerce yıllık tarihi yapıları gezdi
08 Eylül 2025 Pazartesi - 12:33 Kocaeli’nin kadın muhtarları yüzlerce yıllık tarihi yapıları gezdi Kocaeli’nin farklı ilçelerinde görev yapan kadın muhtarlar, Körfez Belediyesi’ni ziyaret ederek Belediye Başkanı Şener Söğüt ile bir araya geldi. Ziyarette yerel yönetim ile mahalleler arasında köprü görevi üstlenen muhtarların, belediye hizmetleri ve ilçedeki çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Belediye Meclis Salonunda gerçekleştirilen buluşmada konuşan Başkan Söğüt, kadın muhtarların ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Muhtarlarımız, mahallelerimizin sesi ve bizler için en önemli yol arkadaşlarımız. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyor, bu güçlü işbirliğinin devam etmesini diliyorum" dedi. Ziyaretin ardından Körfez’in tarihi ve doğal güzelliklerini tanıtmak amacıyla kadın muhtarlar için özel bir gezi programı düzenlendi. Sanat Tarihçisi Selami Taştan rehberliğinde gerçekleşen program kapsamında; Hereke Kalesi, Tarihi Hereke Halısı Üretim Atölyesi ve Kültürel Miras Müzesi ile Kaiser Wilhelm Köşkü ziyaret edildi. Kadın muhtarlar, Körfez’in kültürel mirası ve doğal güzelliklerini yakından görme fırsatı bulurken, ilçenin tarihi değerlerine dair kapsamlı bilgiler edindi. Program sonunda kadın muhtarlar, gösterilen misafirperverlik ve düzenlenen gezi için teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: "Körfez Belediyesi’nin bizlere gösterdiği ilgi ve nazik ev sahipliği için teşekkür ediyoruz. Hem belediye çalışmaları hakkında bilgi edinme hem de Körfez’in tarihi ve doğal güzelliklerini yerinde görme fırsatı bulduk. Bu tür programların dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirdiğine inanıyoruz."
Yeşilyurt’ta açık hava etkinlikleri yoğun ilgi gördü
08 Eylül 2025 Pazartesi - 11:43 Yeşilyurt’ta açık hava etkinlikleri yoğun ilgi gördü Yeşilyurt Belediyesi tarafından bu yaz ilçede düzenlenen "Yeşilyurt’ta Yaz Akşamları" etkinlikleri, Rabia Parkı’nda gerçekleştirilen final programıyla tamamlandı. Vatandaşların sosyalleşmesini sağlamak, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve ilçeye canlılık kazandırmak amacıyla her hafta farklı bir mahallede düzenlenen etkinlikler, Malatya halkından yoğun ilgi gördü. Açık hava konserleri, tiyatro gösterileri, çocuk etkinlikleri ve kültürel programlarla dolu dolu geçen yaz akşamları, her yaştan vatandaşın keyifli vakit geçirmesine imkan sundu. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in talimatıyla Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen etkinlikler, ilçeye farklı bir atmosfer kazandırdı. Malatya’nın tanınmış sanatçılarının sahne aldığı konserler, animasyon ve sihirbazlık gösterileri ile çocuklara yönelik sportif ve sosyal aktiviteler, programın en dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Final programında çocuklar şişme balon alanı ve çeşitli gösterilerle eğlenirken, sahne alan sanatçılar vatandaşlara halaylarla dolu coşkulu bir akşam yaşattı. Etkinlikler, ailelerin, gençlerin ve çocukların yoğun katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. Başkan Geçit, etkinliklerin hem sosyal dayanışmayı güçlendirdiğini hem de çocukların sosyal ve kişisel gelişimlerine katkı sunduğunu belirterek, "Yaz boyunca ilçemizin meydanlarını, parklarını, sokaklarını müzikle, sanatla, tiyatroyla, sporla, kahkahalarla ve dostlukla doldurduk. Yaz akşamları boyunca gördük ki, birlikte eğlenmek, paylaşmak ve kaynaşmak, bizi daha güçlü ve mutlu kılıyor. İlçemiz sadece fiziksel yatırımlarla değil bu tür sosyal etkinliklerle topyekûn gelişiyor. Katılım gösteren tüm vatandaşlarımıza, sanatçılarımıza ve emeği geçen mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Melikgazi Belediyesi’nin Kumaştan Hikayeler Sergisi unutulmaz anlara tanıklık etti
08 Eylül 2025 Pazartesi - 11:38 Melikgazi Belediyesi’nin Kumaştan Hikayeler Sergisi unutulmaz anlara tanıklık etti Melikgazi Belediyesi tarafından, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Tarihi Köşk Medrese’de düzenlenen ‘Kumaştan Hikayeler Sergisi’nin açılışı protokolün katılımıyla gerçekleşti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 06-14 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festival kapsamında, restorasyonu Melikgazi Belediyesi tarafından yapılan Tarihi Köşk Medrese’de, Anadolu geleneksel el becerisi olan parçalıbohça sanatı aracılığıyla, kültürel belleği görünür kılmayı hedefleyen sergi ise sanatseverler tarafından yoğun ilgi gördü. Köşk Medrese’nin ruhuna uygun bir sergi gerçekleşti 700 yılı geçkin bir süredir ayakta olan Tarihi Köşk Medrese’nin kapılarının böyle bir sergiyle açılmış olmasından dolayı mutlu olduklarını belirten Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, sergide emeği geçen herkese teşekkür ederek yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Kültür Yolu Festivali önemli. Kültür Bakanımız ve Genel Başkan Vekilimiz başta olmak üzere Milletvekillerimizin katılımıyla Cuma günü açılışı yapıldı, devam ediyor. Kültür Yolu Festivali’nin bir ayağı olarak da Köşk Medrese’de Kumaştan Hikayeler Sergimizi gerçekleştiriyoruz. Moğollar‘dan Kayseri’yi temizleyen Alâeddin Eretna’nın yaptırmış olduğu bir medreseden bahsediyoruz. Köşk Medrese daha önceki dönemlerde medrese, aşevi, kışla, hapishane olarak kullanılmış. İçerisinde Eratna’nın eşi Suli Paşa’nın, çocuğunun ve torunlarının türbeleri yer alıyor. Uzun süredir de atıl bir vaziyette kapıları kapalıydı. Vakıflar Bölge Müdürümüzle burayı gezip görüştük. Ben de çok merak ediyordum. Kayseriliyim, ömür boyu burada yaşadım ama kapısından içeri girmek nasip olmamıştı; ta ki Melikgazi Belediye Başkanı olana kadar. Vakıflar Bölge Müdürlüğünce bize kiralandı, biz de restorasyonunu tamamladık. Peyzajının ön kısmı bitti, tamamen bitince bir etkinlik alanı yapacağız. Burası özellikle Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz açısından derece önemli. Onlarla burada birçok etkinlikler yapacağız. Kayseri’nin yaşayan Türk İslam eserleri açısından en önemli eserlerinden bir tanesi. Biz de ruhuna uygun bir şekilde burayı faaliyette bulunduracağız. Bu önemli sergi ile ilk faaliyeti yapmış oluyoruz. Köşk Medrese’nin resmi açılışını ise son hazırlıkların tamamlanmasının ardından kısa sürede gerçekleştireceğiz. 700 yılı geçkin bir süredir ayakta olan bu eser, restorasyonumuzdan sonra kapılarını ilk defa böyle bir sergiyle açmış oluyor. Hayırlı olsun. Başta sanatçılarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı ise, "İstanbul’dan gelen sanatkarımıza, bu güzel eserleri meydana getirdiği için Elisabeth Hanım’a teşekkür ediyorum. Destek olan hanım grubuna ellerinize sağlık, Allah uzun ömürler versin, eserlerinizi daim etsin diyorum. Sevgili Başkanımızı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğümüzü de bu güzel eseri tekrar şehrimizin envanterine kazandırdıkları için teşekkürle yad ediyorum. Köşk Medrese gerçekten şehrimizin tarihinde çok önemli bir eser. Kapalıydı, daha sonra da restorasyona alındı ve şimdi Allah’a şükür serbestçe, özgürce girip rahat rahat geçmişimizin izlerini görme şansına sahip olduk. Özellikle de yapılan eserler gerçekten birbirinden güzel, çok değerli. Güzel medresemizi tekrar şehir hayatımıza kazandıran arkadaşlarımıza, emeği geçenlere tekrar tekrar teşekkür ediyorum" dedi. Sanatçı ve Küratör Elisabeth Strub Madzar ise, sergiye dair önemli bilgiler vererek Başkan Palancıoğlu’na teşekkür etti.
Yörükler 7 asırlık göç geleneğini Sanrıdas Dağı’nın 2 bin 300 rakımlı zirvesinde yaşattı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 10:50 Yörükler 7 asırlık göç geleneğini Sanrıdas Dağı’nın 2 bin 300 rakımlı zirvesinde yaşattı Denizli’de Beyağaç Belediyesi’nce düzenlenen 7 asırlık Kartal Gölü ve Eren Günü etkinlikleri geniş bir katlımla gerçekleşti. Geceyi 2 bin 300 rakımlı Sanrıdas Dağı’nın zirvesindeki Kartal Gölü kenarında kurdukları çadırlarda geçiren Yörükler, yaylalardan kışlaklara göçü simgeleyen etkinlikte, Eren Dede türbesinde bereket ve sağlık için dua etti. Denizli’nin Beyağaç ilçesindeki 2 bin 300 rakımlı Sandıras Dağı zirvesinde 7 asırdan bu yana yapılan Kartal Gölü ve Eren Günü etkinlikleri, bu yılda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Beyağaç Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleşen geleneksel etkinlikler, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen binlerce Yörük’ü bir araya getirdi. Dağın zirvesindeki Kartal Gölü etrafında kurdukları çadırlarda geceleyen Yörükler, geçmişte yaylalardan kışlaklara göçün başlayacağının ifadesi olarak yaşatılan geleneklerine göre patikalardan yürüyerek ulaştıkları Eren Dede türbesinde bereket ve sağlık için dua etti. Sabah erken saatlerde yaklaşık 5 kilometrelik patika yoldan ilerleyerek Çiçek Baba zirvesindeki Eren Dede türbesine ulaşan Yörükler, burada bulunan 42 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğindeki mezarın başında yapılan duaların ardından adaklar adadı. 7’den 70’e her yaş grubundan insanların yer aldığı etkinlikte, türbe ziyaretinin ardından aynı güzergahtan geri dönülerek tekrar Kartal Gölü’nde buluşuldu. Kartal Gölü kenarına çadır kurarak bu yıl ilk kez etkinlikte yerini alan Denizli’nin Güçlü Kadınları Platformu Yöneticisi Emine İlgeç, "Beyağaç Belediye Başkanımız Sezayi Pütün’ün davet üzerine Topuklu Yaylası’nda düzenlenen bu etkinliğe katıldık. Buraya hayran kaldık. Sabah erkenden kalkıp yürüyüşe katıldık. Başkanımız Sezayi Pütün’e asırlardır devam eden bu geleneği sürdürdüğü ve bizleri bu güzel toplulukla bir araya getirdiği için teşekkür ederim" dedi. "Bu etkinliğin asırlar sonra da devam etmesini diliyorum" Kartal Gölü ve Eren Günü etkinliklerine katılımın bu yıl geçen yıllara göre çok yüksek olduğuna işaret eden Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün de, "Bu etkinliğimiz uzun zamanlardan beri devam eden, yaklaşık 700-800 yıldır süregelen bir etkinliğimiz. Bu yıl da Kartal Gölü’nün çevresinde toplandık. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber, 1 saat yürüyerek Eren Dede türbesine ulaşıyoruz. Mezarın etrafında dolaştırılan hayvanlar, daha sonra adak olarak kesiliyor. Burada eş dostla yenilen yemeklerin arta kalanları götürülüp, konu komşuya dağıtılıyor. İstesek bu iki nokta arasına yol yaparız ama yüzyıllardır devam eden geleneğin yaşatılması için her şeyi doğal haliyle koruyoruz. Atalarımız her yıl ağustos ayının son günlerinde Eren Dede’nin mezarı başına gelerek, dua ederlermiş. Mezarın etrafında 3, 5 ve 7 tur atılarak dua edilmesi, adaklar adanması geleneğimizi yaşatmaya gayret ediyoruz. Bu geleneği bizden sonra gelecek nesillere de aktarmak istiyoruz. Biz atalarımızdan böyle gördük, gelecek nesillere de aynı şekilde aktaracağız inşallah. Atalarımız ulaşım araçları olmadığı için Köyceğiz ve Beyağaç’tan buraya konaklaya konaklaya birkaç günde ulaşabilirlermiş" dedi. "Yıl boyunca bereket ve sağlık getireceğine inanılıyor" Yüzyıllardır yaşatılan etkinlik hakkında bilgiler veren Başkan Pütün, "Burada bazı vatandaşlarımız poşetlere toprak almaya taş almaya çalışıyor. Aldıkları toprağı, kendi arazilerinin içine karıştıracaklar. Taşları da buğday ambarlarının içlerine koyacaklar. Buradan alınan toprağın arazilere bereket getireceği, ambara koydukları taşların da kazancın bereketinin artacağına inanılır. Zirvedeki mezarın başında dileklerinin kabul olması, sağlıklı ve bir hayat yaşanması için dualar edilip, kurbanlar kesiliyor. Buraya gelen insanlar, burada yaptıkları ritüelin yıl boyunca kendilerine bereket, sağlık ve mutluluk getirdiğine inanıyor. İnşallah bundan 700 yıl sonra da bu etkinlik yapılır" diye konuştu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kartal Gölü kenarına çadır kurarak etkinlikte yerini alan Ahmet Akakça ise, "Geleneksel bir Eren şenliği için her sene geldiğim gibi yine geldim. Horasan erenlerinden, Allah dostu bir zatın burada metfun olduğunu öğrendik. Yörük gelenekleri açısından buranın büyük bir önemi var. Yazın bitmesi, yaylalardan kışlaklara doğru göçün başlamasını temsilen burada Allah’a dualar ediliyor ve adaklar adanıyor. Bu etkinlikler, göçün başlayacağının bir ifadesi olarak yüzyıllardır yaşatılmış" şeklinde konuştu.
Yörükler 7 asırlık göç geleneğini Sanrıdas Dağı’nın 2 bin 300 rakımlı zirvesinde yaşattı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 10:34 Yörükler 7 asırlık göç geleneğini Sanrıdas Dağı’nın 2 bin 300 rakımlı zirvesinde yaşattı Denizli’de Beyağaç Belediyesi tarafından düzenlenen 7 asırlık Kartal Gölü ve Eren Günü etkinlikleri geniş bir katlımla gerçekleşti. Geceyi 2300 rakımlı Sanrıdas Dağının zirvesindeki Kartal Gölü kenarında kurdukları çadırlarda geçiren Yörükler, yaylalardan kışlaklara göçü simgeleyen etkinlikte, Eren Dede türbesinde bereket ve sağlık için dua etti. Denizli’nin Beyağaç ilçesinde bulunan 2300 rakımlı Sandıras Dağı zirvesinde 7 asırdan bu yana yapılan Kartal Gölü ve Eren Günü etkinlikleri, bu yılda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Beyağaç Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleşen geleneksel etkinlikler, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen binlerce Yörüğü bir araya getirdi. Dağın zirvesindeki Kartal Gölü etrafında kurdukları çadırlarda geceleyen Yörükler, geçmişte yaylalardan kışlaklara göçün başlayacağının ifadesi olarak yaşatılan geleneklerine göre patikalardan yürüyerek ulaştıkları Eren Dede türbesinde bereket ve sağlık için dua etti Sabah erken saatlerde yaklaşık 5 kilometrelik patika yoldan ilerleyerek Çiçek Baba zirvesindeki Eren Dede türbesine ulaşan Yörükler, burada bulunan 42 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğindeki mezarın başında yapılan duaların ardından adaklar adadı. 7’den 70’e her yaş grubundan insanların yer aldığı etkinlikte, türbe ziyaretinin ardından aynı güzergahtan geri dönülerek tekrar Kartal Gölünde buluşuldu. Kartal Gölü kenarına çadır kurarak bu yıl ilk kez etkinlikte yerini alan Denizli’nin Güçlü Kadınları Platformu Yöneticisi Emine İlgeç, "Beyağaç Belediye Başkanımız Sezayi Pütün’ün davet üzerine Topuklu Yaylasında düzenlenen bu etkinliğe katıldık. Buraya hayran kaldık. Sabah erkenden kalkıp yürüyüşe katıldık. Başkanımız Sezayi Pütün’e asırlardır devam eden bu geleneği sürdürdüğü ve bizleri bu güzel toplulukla bir araya getirdiği için teşekkür ederim" dedi. "Bu etkinliğin asırlar sonra da devam etmesini diliyorum" Kartal Gölü ve Eren Günü etkinliklerine katılım bu yıl geçen yıllara göre çok yüksek olduğuna işaret eden Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün de "Bu etkinliğimiz uzun zamanlardan beri devam eden, yaklaşık 700-800 yıldır süre gelen bir etkinliğimiz. Bu yılda Kartal Gölünün çevresinde toplandık. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber, 1 saat yürüyerek Eren Dede türbesine ulaşıyoruz. Mezarın etrafında dolaştırılan hayvanlar, daha sonra adak olarak kesiliyor. Burada eş dostla yenilen yemeklerin arta kalanları götürülüp, konu komşuya dağıtılıyor. İstesek bu iki nokta arasına yol yaparız ama yüzyıllardır devam eden geleneğin yaşatılması için her şeyi doğal haliyle koruyoruz. Atalarımız her yıl Ağustos ayının son günlerinde Eren Dedenin mezarı başına gelerek, dua ederlermiş. Mezarın etrafında 3, 5 ve 7 tır atılarak dua edilmesi, adaklar adanması geleneğimizi yaşatmaya gayret ediyoruz. Bu geleneği bizden sonra gelecek nesillere de aktarmak istiyoruz. Biz atalarımızdan böyle gördük, gelecek nesillere de aynı şekilde aktaracağız inşallah. Atalarımız ulaşım araçları olmadığı için Köyceğiz ve Beyağaç’tan buraya konaklaya konaklayarak birkaç günde ulaşabilirlermiş" dedi. "Yıl boyunca bereket ve sağlık getireceğine inanılıyor" Yüzyıllardır yaşatılan etkinlik hakkında bilgiler veren Başkan Pütün, "Burada bazı vatandaşlarımız poşetlere toprak almaya taş almaya çalışıyor. Aldıkları toprağı, kendi arazilerinin içine karıştıracaklar. Taşları da buğday ambarlarının içlerine koyacaklar. Buradan alınan toprağın arazilere bereket getireceği, ambara koydukları taşların da kazancın bereketinin artacağına inanılır. Zirvedeki mezarın başında dileklerinin kabul olması, sağlıklı ve bir hayat yaşanması için dualar edilip, kurbanlar kesiliyor. Buraya gelen insanlar, burada yaptıkları ritüelin yıl boyunca kendilerine bereket sağlık ve mutluluk getirdiğine inanıyor. İnşallah bundan 700 yıl sonra da bu etkinlik yapılır" diye konuştu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kartal Gölü kenarına çadır kurarak etkinlikte yerini alan Ahmet Akakça, "Geleneksel bir Eren şenliği için her sene geldiğim gibi yine geldim. Horasan erenlerinden, Allah dostu bir zatın burada meftun olduğunu öğrendik. Yörük gelenekleri açısından buranın büyük bir önemi var. Yazın bitmesi, yaylalardan kışlaklara doğru göçün başlamasını temsilen burada Allah’a dualar ediliyor ve adaklar adanıyor. Bu etkinlikler, göçün başlayacağının bir ifadesi olarak yüzyıllardır yaşatılmış" şeklinde konuştu.
Öğretim Görevlisi Kaplan, "Bilecik İstiklal Madalyasını hak ediyor"
08 Eylül 2025 Pazartesi - 10:14 Öğretim Görevlisi Kaplan, "Bilecik İstiklal Madalyasını hak ediyor" Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mesut Kaplan, kent için önemli bir çağrıda bulunarak, "Bilecik’in Milli Mücadele’de oynadığı stratejik, askeri ve toplumsal rol; yaşadığı büyük acılar ve gösterdiği eşsiz fedakârlıklar, bu toprakların İstiklâl Madalyası ile taçlandırılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mesut Kaplan, Bilecik’in düşman işgalinden kurtuluşun 103. yılının kutlandığı şu günlerde önemli bir çağrı yaptı. Kaplan, "6 Eylül 1922, sadece bir şehrin değil, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük yolunda gösterdiği direnişin en anlamlı simgelerinden biridir. Bilecik’in Milli Mücadele’de oynadığı stratejik, askeri ve toplumsal rol; yaşadığı büyük acılar ve gösterdiği eşsiz fedakârlıklar, bu toprakların "İstiklâl Madalyası" ile taçlandırılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi. "Halkımız topyekûn direniş göstermiştir" Kaplan, Bilecik’in milli mücadeledeki stratejik ve tarihi öneminden bahsederek, "Bilecik, Anadolu’nun kalbinde yer alan coğrafi konumu, İstanbul-Ankara demiryolu ve karayolu bağlantılarıyla hem Batı hem Doğu cephelerinin kavşak noktası olmuştur. İnönü Muharebeleri başta olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın kritik safhaları Bilecik ve çevresinde cereyan etmiş; şehrimiz üç kez Yunan işgaline uğramış, savunma hattının merkezi olmuştur. Bilecik ve çevresinde kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, Bozüyük ve Söğüt teşkilatları, İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane sevkiyatında lojistik köprü olmuş, istihbarat ağı ile cepheye destek sağlamıştır. Kadınlarımız ve çocuklarımız, ipek fabrikalarında üretilen malzemelerin cepheye taşınmasında aktif rol üstlenmiş; halkımız topyekûn direniş göstermiştir" dedi. "Bilecik’i yüzde 90’ı yakılmış, 3 bin 771 sivil katledilmiş" Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mesut Kaplan, Mustafa Kemal Atatürk’ün 5 Aralık 1920’de İstanbul Hükümeti temsilcileriyle Bilecik’te yaptığı görüşme, Milli Mücadele’nin siyasi meşruiyetini güçlendirdiğini anlatarak, sözlerine şöyle devam etti; "Yerel liderlerimiz, TBMM emirleriyle tam uyum içinde hareket etmiş, merkezi otoriteye bağlılık göstermiştir. Bilecik, üç Yunan işgali sırasında büyük yıkıma uğramış; şehrin yüzde 90’ı yakılmış, 3 bin 771 sivil katledilmiş, Osmanlı’nın kuruluşuna ait arşivler ve Ertuğrul Gazi Türbesi tahrip edilmiştir. Ekonomik olarak 40 ipek fabrikası yok edilmiş, bölge halkı ağır bedeller ödemiştir. Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa direniş ve yıkım nedeniyle İstiklâl Madalyası ile onurlandırılmıştır. İnebolu ise lojistik destek rolüyle bu unvanı almıştır. Bilecik, hem lojistik hem de cephe hattı olarak, üç işgali ve yaşadığı ağır tahribat ile bu şehirlerden geri kalmamaktadır." "Bilecik’in Milli Mücadeledeki rolü belgelenmelidir" Kaplan son olarak, "Bilecik’in bu onuru hak ettiğine inanan tüm hemşehrilerimizi, yerel yöneticilerimizi, sivil toplum kuruluşlarımızı ve milletvekillerimizi, aşağıdaki adımlar doğrultusunda resmi girişimlerin başlatılması için birlik olmaya davet ediyoruz: İnebolu örneğinde olduğu gibi, TBMM’de özel bir kanun teklifi hazırlanmalı; Anayasa ve idare hukuku uzmanlarından görüş alınmalıdır. ATASE Arşivi, TBMM tutanakları, yerel kaynaklar ve akademik raporlar ile Bilecik’in Milli Mücadeledeki rolü belgelenmelidir. Bilecik Belediyesi ve İl Kültür Müdürlüğü öncülüğünde başvuru komisyonu kurulmalı; sosyal medya kampanyaları ve belgesellerle halk bilinçlendirilmelidir. Tarihi kanıtlar, demografik veriler, hukuki gerekçeler ve siyasi taahhütler dosyada toplanmalıdır. Delil toplama, kamuoyu oluşturma ve kanun teklifi aşamaları disiplinler arası bir çalışma ile yürütülmelidir. Bilecik’in İstiklâl Madalyası ile onurlandırılması, şehrimizin ve halkımızın Kurtuluş Savaşı’ndaki fedakârlıklarının, direnişinin ve vatan sevgisinin hak ettiği şekilde tescillenmesi anlamına gelecektir" ifadelerine yer verdi.
Yazar Dilek Cesur, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu
08 Eylül 2025 Pazartesi - 09:30 Yazar Dilek Cesur, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu Yazar Dilek Cesur, Ceylan Karavil Park AVM’de imza günü ve söyleşi etkinliğiyle vatandaşlarla buluştu. Ceylan Karavil Park AVM, unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Sevilen ünlü yazar Dilek Cesur, yoğun katılımla gerçekleşen imza günü ve söyleşide sevenleriyle bir araya geldi. Cesur’un içten ve ilham verici sohbetine vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Duygusal kalem gücüyle özellikle her kesime hitap eden, geniş bir okur kitlesine ulaşan yazar Cesur, okuyucularıyla birebir sohbet edip kitaplarını imzaladı ve bol bol fotoğraf çektirdi. Söyleşi bölümünde, yazarlık yolculuğunu ve ilham kaynaklarını paylaşan Cesur, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Samimi ve sıcak atmosferiyle dikkat çeken etkinlik, ziyaretçilerden tam not aldı. Böylesine güzel bir ilgiyi Diyarbakır’da görmenin kendisi için çok kıymetli olduğunu belirten Cesur, etkinliğin sonunda tüm misafirlere teşekkür etti. Daha öncede Diyarbakır’a geldiğini belirten Cesur, şu ifadeleri kullandı: ’’3-4 yıl öncede gelmiştim gezi amaçlı. Çok beğenmiştim. Heyecanla ciğerinizi yemeyi bekliyorum. Ciğeriniz çok güzel. Diyarbakır halkı zaten çok güler yüzlü, çok tatlı ve misafir peyrevler. İnşallah yine en yakın zamanda farklı projelerle onlarla buluşuruz. Kalabalık gayet güzel. Sağ olsunlar yarın okulların açılmasına rağmen işi gücü bırakıp buraya gelmişler. Benim için çok değerli, çok kıymetli.’’ Okurlardan Selami Akkaya, Delik Cesur’u sosyal medyadan tanıdıklarını söyledi. Akkaya, "Diyarbakır’a gelmesinde dolayı çok mutluyuz. Bu tür etkinliklerin sıklıkla yapılmasını istiyoruz" dedi. Bir diğer okur Aslı Enver ise uzun yıllardır Dilek Cesur’u takip ettiğini söyledi. Enver, "Kendisini çok seviyorum. İyi ki Diyarbakır’a geldi hoş geldi. Kitaplarının tümünü okudum" şeklinde konuştu.
Yazdığı kitabın tüm geliri Gazze’ye gönderilecek
08 Eylül 2025 Pazartesi - 09:29 Yazdığı kitabın tüm geliri Gazze’ye gönderilecek Adıyaman’ın Kahta ilçesinde rehber öğretmenliği yapan Emrah Kar, İsrail’in iki yıldır Gazze’de yaptığı katliamdan sonra yazdığı "Merhametli Dedem" isimli kitabın tüm gelirini Gazze’deki mazlumlar için bağışladı. Eğitimci Yazar Emrah Kar’ın ikinci kitabı olan "Merhametli Dedem" adlı eğitsel kitabı raflardaki yerini aldı. Kitap, çocukları ayet ve hadislerle tanıştırarak onların kalplerini İslam’a yönelmelerine katkı sunmayı amaçlıyor. Merhamet tohumlarının saçıldığı kitap ile ilgili açıklamalarda bulunan Eğitimci Yazar Emrah Kar, "Büyük bir emek ve çocukların anlayabileceği bir üslup ile okuyucuyu ayet ve hadislerle tanıştırarak onların kalplerini İslam’a yönelmelerine katkı sunmayı amaçladım. Kitabı rahmetli dedemin hayatını kurgulayarak yazdım. Dedem çok merhametli ve şefkatli biriydi. Köyde herkese yardım eder, tüm köylünün kalbinde iz bırakmış biriydi. Kitabı daha çok ortaokul öğrencilerine yönelik olarak yazdım. Onları hadis ve ayetlerle tanıştırarak kalplerine iyilik tohumlarını ekmeyi başardıysam kitap amacına ulaşmış demektir. Kitabın 2. baskısı yeni basıldı. Yazdığım kitaptan maddi olarak herhangi bir beklentim yok. Kitabımın bütün satışından elde edilecek tüm gelirler, Gazze’deki mazlumlara yardım olarak gönderilecek. Gazze’de çok büyük bir katliam var. Bir eğitimci, bir yazar olarak Gazze için benim elimden bu geliyor. Belki bir farkındalık oluşur, az da olsa Gazze’ye destek oluruz diye düşünüyorum. Şimdiden kitaba destek olacak herkese teşekkür ediyorum" dedi.