Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Beşiktaş’ta ikinci Sergen Yalçın dönemi sona erdi
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Tepebaşı’nda para trafiği ortaya çıktı
Yüzlerce metrelik yamaçtan yuvarlandı, hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Beşiktaş’ta 39 maçlık ikinci Sergen Yalçın dönemi
Shakira, İspanya’da vergi savaşını kazandı
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Van’da 4 metrelik karla mücadele
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş bu sezon yine hayal kırıklığı yaşadı
Susurluk’ta yolcu otobüsü devrildi: 25 yaralı
KÜLTÜR SANAT
Balıkesir’de Karadere hayrı 3 bin kişiyi buluşturdu
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:41:44
Burhaniye ilçesinde, baharla birlikte başlayan çiftçi hayırları devam ederken, Karadere köyündeki hayır da 3 bin kişiyi buluşturdu. Hayırda yemekler yenirken, bolluk bereket ve yağmur duası yapıldı. Burhaniye’de ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Karadere köyündeki Çiftçi Hayrı yaklaşık 3 bin kişiyi buluşturdu. Köylü kadınların hazırladığı yemekler gençler tarafından servis edildi. Mahalle Camiinde Müftü Mehmet Tüfekçioğlu, namaz öncesi bolluk bereket ve yağmur duası yaptı. Namaz sonrasıda, kadınların hazırladığı çeşit çeşit yemekler kurulan masalarda ikram edildi. Köylü gençler yemek servisi için seferler olurken, hayırda büyük coşku yaşandı. Hayra Burhaniye Müftüsü Mehmet Tüfekçioğlu, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Hayra katılan vatandaşlar köy muhtarı Ramazan Koç ve köylülere teşekkür etti. Hayır geleneğini devam ettirmekte karalı olduklarını anlatan muhtar Ramazan Koç da katılımcılara teşekkür etti. Köylülere teşekkür eden Müftü Mehmet Tüfekçioğlu, "Bu gün Karadere köyüne hayra geldik. Karadere büyük köylerimizden biri. Bura da hayır cemiyeti yapılı. Balıkesir’in birçok köyünde hayır cemiyetleri yapılıyor. Bizde bu köyümüzün davetine icabet ettik. Kur’anı Kerim okundu. Hayır yapıldı. Dualar yapıldı. Yağmur duası yapıldı. Köylüler bir araya geldiler. Merkezden ve çevre köylerden insanlar geldi. Güzel bir buluşma oldu. Açlar doyuruldu. İnsanlar bir araya geldi. Rabbimize hamt olsun. Böyle cemiyetler birlik ve beraberliğe vesile olmaktadır. Allah devamını kısmet etsin. Allah dualarımızı kabul etsin. Cenabı Allah, rahmetini bereketini esirgemesin ülkemizin vatanımızın üzerinden. Vatanımıza milletimize memleketimize hayırlı olsun. Karadere köyünün muhtarı ve köy halkına teşekkür ediyorum. Cenabı hak hayırlarını kabul etsin İnşallah" diye konuştu. Namık Kemal Gedikoğlu da, "Geleneklerimizin yarınlarına taşınması anlamında önemsediğimiz bir etkinlik. Bu hayırda emeği geçen başta muhtarımız olmak üzere herkesten Allah razı olsun diyorum. Saygılarımı sunuyorum" dedi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:39
Üniversite öğrencilerinden Buldan’a kültür çıkarması
İbn Haldun Üniversitesi Gezi Kulübü, "Kültür Yolu" projesi kapsamında, İstanbul’dan ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen üniversite öğrencileriyle birlikte Denizli’nin tarihi ve kültürel mirasıyla ünlü Buldan ilçesini ziyaret etti. İbn Haldun Üniversitesi Gezi Kulübü, gençlerin tarihi ve kültürel değerleri yerinde tanıması amacıyla anlamlı bir projeye imza attı. Kulüp tarafından hayata geçirilen "Kültür Yolu" projesi çerçevesinde, İstanbul’da eğitim gören ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen uluslararası öğrenciler, Buldan’ın köklü tarihini, eşsiz mimarisini ve dünyaca ünlü dokuma kültürünü keşfetmek üzere ilçeyi ziyaret etti. Buldan’ın tarihi ve kültürel ehemmiyetini anlamak amacıyla gerçekleştirilen bu anlamlı ziyarete yerel düzeyde de çok değerli destekler sağlandı. Üniversite öğrencilerinin velilerinden olan Hanzade Buldan firmasının sahibi Ömer Öz ve Buldan Temsilcisi Abdil Uyanık, misafir öğrencilere rehberlik ederek Buldan tekstilinin ve bir kültür merkezi olan ilçenin tanıtımına büyük katkı sağladılar. Ziyaret anısına öğrencilere, ilçenin simgesi haline gelen meşhur Buldan şalları ve fularları hediye edildi. Ziyaret kapsamında ilçenin tarihi sokaklarını, geleneksel Buldan evlerini ve asırlık dokuma tezgahlarını inceleyen öğrenciler, Buldan’ın somut ve somut olmayan kültürel mirasına hayran kaldı. Buldan tekstilinin tarihi gelişimi ve bugünkü üretimi hakkında da detaylı bilgi alan öğrenciler, Türk kültürünü daha yakından tanıma fırsatı buldu.Gezi kulübü yetkilileri ve öğrenciler, ilçenin kültürünü ve el sanatlarını yaşatan, kendilerine kapılarını açarak tanıtıma büyük destek sunan Buldan El Sanatları ve Kültür Merkezi (BELKÜM) yetkililerine ve çalışanlarına da misafirperverlikleri için özel olarak teşekkür ettiler. Buldan’ın eşsiz atmosferinde unutulmaz anlar Ege’nin tarih kokan ve geleneksel dokusunu günümüze kadar korumayı başaran incisi Buldan’da, farklı coğrafyalardan gelen gençler unutulmaz anlar yaşadı. İlçenin Arnavut kaldırımlı sokaklarında, tarihi cumbalı evlerin gölgesinde gerçekleştirilen bu anlamlı gezi; çekilen hatıra fotoğrafları ve yerel esnafla yapılan keyifli sohbetlerin ardından sona erdi. Proje kapsamında gençlerin, Türkiye’nin bu eşsiz kültürel zenginliklerini uluslararası platformlarda tanıtmaya devam edeceği belirtildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:38
Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı OMÜ’de açıldı
Türk Tarih Kurumu’nun Cumhuriyet’in 100’üncü yılı dolayısıyla üniversite kütüphanelerinde oluşturduğu "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı", Ondokuz Mayıs Üniversitesi Merkez Kütüphanesi’nde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Türk Tarih Kurumu yayınlarından oluşan özel koleksiyonun açılış töreni, Samsun Vali Yardımcısı ve Atakum Kaymakamı Murat Bulacak, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Turgut Türkmen ve OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın’ın teşrifleriyle gerçekleştirildi. Programa ayrıca Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Genel Sekreter Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Uğur Donbay, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Tören kapsamında, Türk Tarih Kurumu yayınlarından oluşan yaklaşık bin 600 eserlik özel koleksiyon araştırmacıların, öğrencilerin ve vatandaşların erişimine sunuldu. Rektör Aydın: "Dil ve tarih benliğimizin oluşmasındaki en önemli unsurlardan biridir" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, Türk Tarih Kurumu’nun bilimsel ve kültürel miras açısından önemli çalışmalara imza attığını belirterek şunları söyledi: "Bugün burada Türk Tarih Kurumunun Cumhuriyetimizin 100. yılı nedeniyle hazırladığı kitaplığımızın üniversitemize hibe edilmesi dolayısıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Dil ve tarih, benliğimizin oluşmasındaki en önemli unsurlardan biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de kendi şahsi mirasını hem Türk Tarih Kurumuna hem de Türk Dil Kurumuna bağışlayarak bu konunun önemine dikkat çekmiştir. Türk Tarih Kurumu da bu bilinçle çok kıymetli yayın faaliyetleri ve akademik çalışmalar yürütmekte; dünya tarihine, Türk dünyasına ve ülkemize önemli katkılar sunmaktadır." Bağışlanan eserlerin akademik çalışmalara önemli katkı sağlayacağını ifade eden Aydın, "Bugün üniversitemize çok kıymetli yayınlar kazandırılıyor. Öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve şehrimizdeki vatandaşlarımız bu kaynaklardan yararlanabilecek, eğitim ve akademik çalışmalarında bu eserleri değerlendirebilecektir" dedi. Prof. Dr. Özgen: "Tarihe, sosyal bilimlere ve kitaba vurgu yapmak istiyoruz" Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen ise konuşmasında kurumun kuruluş misyonuna ve yürütülen çalışmalara değinerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Tarih Kurumuna verdiği öneme dikkat çekti. Özgen, "Türk Tarih Kurumu, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat kurulmuş ve Atatürk, yaşadığı müddetçe kurumun faaliyetlerini yakından takip etmiştir. Daha sonra da faaliyetlerin kesintiye uğramaması için kendi mirasını Türk Tarih Kurumuna bağışlamıştır. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını, gazilerini ve şehitlerini saygı ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı. Cumhuriyetin 100. yılı dolayısıyla üniversitelerde oluşturulan kitaplıklara yoğun ilgi gösterildiğini belirten Özgen, "Cumhuriyetimizin 100. yılına, kitaba ve kütüphanelere vurgu yapmak amacıyla üniversitelerimizin merkez kütüphanelerinde Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplıklarını oluşturmaya başladık. Üniversitelerimizden ve özellikle öğrencilerimizden gördüğümüz ilgi bizleri son derece mutlu etti. Önümüzdeki süreçte Türkiye’deki tüm üniversitelerin merkez kütüphanelerinde Türk Tarih Kurumu yayınlarının yer alması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı"nın açılışı kurdele kesimiyle gerçekleştirildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:32
Burhaniye’de Gençlik Konseri düzenlenecek
Burhaniye ilçesinde, 19 Mayıs akşamı Gençlik Konseri düzenlenecek. Konserde, "Haydi Burhaniye Söyle" adlı müzik yarışmasında dereceye giren öğrencilerin sahne alacağı açıklandı. Burhaniye’ de müzik yarışmasında ilçe okullarından katılıp derece alan öğrencilerin gerçekleştireceği konser 19 Mayıs 2026 tarihinde Saat 20.30 da Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilecek. Konserde, 2025-2026 Eğitim Öğretim yılı 6.’sı düzenlenen "Haydi Burhaniye Söyle" müzik yarışmasında okullardan katılıp derece alan öğrenciler sahne alacak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıkama da, "Konser 19 Mayıs 2026 tarihinde Saat 20.30 da Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilecek. Öğretmen ve öğrencilerimizin hazırladığı konserde birbirinden güzel eserler seslendirilecek. Konserde 6 Öğretmen ve 14 öğrencimiz görev alacak" sözlerine yer verildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 17:43
Balıkesir’de 30 yıllık mahalle hayrı yapıldı
2
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:33
SOLOTÜRK’ten Ordu’da prova uçuşu
3
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:04
Bayburt’ta gençlerin emeği sanata dönüştü
4
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:59
Mükerren Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi
5
17 Mayıs 2026 Pazar- 18:45
DAGC’den İHA’ya 9 ödül
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:59
Yamalak, geleneksel zeytin festivali ile şenleniyor
Aydın’ın Kuyucak ilçesinde bağlı kırsal Yamalak Mahallesi, dünyaca ünlü tescilli ‘Yamalak Sarısı’ cinsi zeytinlerini tanıtmak üzere geleneksel hale getirdikleri 2. Zeytin Tanıtım Festivali ile şenlendi. Yalnızca Aydın’a bağlı Kuyucak ilçesinde yetiştirilen Tescilli Yamalak Sarısı (Kabası) cinsi zeytini ile ünlü Yamalak Mahallesi, bu önemli değerini tanıtabilmek için festivaller düzenliyor. Bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin Tanıtım Festivali yoğun katılımla başladı. Halk konserleri ile başlatılan ve 3 gün sürecek olan festivalde mahalle merkezinde kurulan stantlarda da zeytin tanıtımı yapılıyor. Festivalin en renkli bölümü olan halk konserlerinde ise Osman Öztekin, Hasan Yılmaz ve Havva Öztekin sahne alıyor. Yamalak Muhtarı Mustafa Kemal Çetinel’in ev sahipliğindeki festivalin geliri ise geçen sezonda 2. Amatör Lig’den 1. Amatör Lig’e çıkan Yamalak Futbol Kulübü’ne gidecek. Yamalak Muhtarı Mustafa Kemal Çetinel ve Yamalak Futbol Kulübü ev sahipliğinde düzenlenen festivale vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Yamalak Futbol Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Bayar ve Mahalle Muhtarı Mustafa Kemal Çetinel festivalin açılışında yaptıkları konuşmalarda tüm vatandaşlara iyi eğlenceler dileyerek Yamalak Futbol Kulübü’ne de sezonda başarı dileklerinde bulundu. Mahalle Muhtarı Mustafa Kemal Çetinel ise konuşmasında festivalin hem Yamalakspor’a hem de Yamalak mahallesine hayırlı olmasını diledi. Zeytin ticareti yapan işletmeci Ali Sığmaz, "Geleneksel hale gelen zeytin üretimi ve ticaretini yapmaktayız. Bu zeytinler bize atalarımızdan kaldı. Zeytinimizden her şekilde faydalanmaktayız" dedi.
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:48
Ormandaki Kulübe’de "Tamamen Doluyuz"
Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yaz programında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun "Tamamen Doluyuz" isimli oyunu sahnelendi. Açık havada yıldızların altındaki tek kişilik performans, sanatseverlerden tam not aldı. Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT), yaz sezonu etkinliklerinde Nilüferliler’i sanatla buluşturmayı sürdürüyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Tamamen Doluyuz" isimli oyun, Balat Atatürk Ormanı’ndaki "Ormandaki Kulübe"de izleyiciyle buluştu. Becky Mode’un yazdığı, Elif Erdal’ın yönettiği oyunda başarılı performansıyla dikkat çeken Efe Erkekli, New York’taki bir restoranda geçen telefon macerasını sahneye taşıdı. Yıldızların altında gerçekleşen bu özel gecede, Efe Erkekli’nin performansı seyircinin beğenisini topladı. 29 Ağustos’ta "mağara kadın" sahnelenecek Nilüfer Belediyesi, "Ormandaki Kulübe"de yaz sonuna kadar sanatseverleri yeni oyunlarla buluşturmaya devam edecek. Birbirinden değerli eserlere ev sahipliği yapan NKT’nin yaz sezonu, 29 Ağustos’ta sahnelenecek "Mağara Kadın" oyunuyla sona erecek.
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:40
Kalehisar’da Selçuklu tarihinin izlerini öğrenciler gün yüzüne çıkartıyor
Çorum’un Alaca ilçesindeki Kalehisar ören yerinde, yapılan kazı çalışmalarına katılan üniversite öğrencileri teorik bilgilerini sahada pratiğe dönüştürme imkanı buluyor. Anadolu Selçuklu döneminin önemli kentlerinden birisi olan Çorum’un Alaca ilçesi Mahmudiye köyünde bulunan Kalehisar ören yerinde arkeolojik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Sanat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin’in vProf. Dr. Mustafa Kemal Şahin başkanlığında devam eden kazı çalışmalarında, üniversite öğrencileri görev alıyor. Ören yerinde arkeolojik kazılarda çalışan öğrenciler teorik bilgilerini uygulamalı olarak da pekiştirme fırsatı buluyor. Adnan Menderes Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi gibi üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler ya da mezun olan öğrencilerin yer aldığı kazı çalışmaları, tarihi yapıların zarar görmemesi için büyük bir titizlikle yürütülüyor. "Bu yerin benim açımdan manevi değeri de oldukça yüksek" Hitit Üniversitesi Uzman Sanat Tarih alanında yüksek lisansını tamamlayan Esra Erkan, 2021 yılından itibaren kazı çalışmalarında görev yaptığını ifade ederek, "Burada hem arazi çalışmalarına katılıyor hem de seramik çizimleri gerçekleştiriyorum. Aynı zamanda Alaca Mahmudiye köyünden olduğum için bu yerin benim açımdan manevi değeri de oldukça yüksek. Burada bulunmaktan ve ekip arkadaşlarımla birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yürüttüğümüz bu çalışmalar, hem Çorum için hem de sanat tarihi açısından, geçmişimizi genç kuşaklara aktarmak ve tarihimizin yaşatılması bakımından büyük önem taşımaktadır" dedi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde eğitim gören Aylin Ece Engin de, "Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin hocama, bizlere daha öğrencilik yıllarımızda bu fırsatı tanıdığı için içtenlikle teşekkür ediyorum. Ayrıca farklı alanlardan değerli hocalarımla tanışma ve onlarla birlikte çalışma imkanı bulduğum için de büyük mutluluk duyuyorum" diye konuştu. "Çıkan hayvan kemiklerin detaylı incelemesini yapıyoruz" Kazı çalışmalarında görev alan Andan Menderes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi mezunu olan Mustafa Ataberk Bal ise, "Bu alanda yaklaşık 3 yıldır Erkut hocamla beraber çıkan hayvan kemiklerin detaylı incelemesini yapıyoruz. Buradan da bu imkanı sunduğu için Mustafa hocamıza teşekkür ediyorum" ifadelerinde bulundu. "Çalışmamın sonunda ortaya güzel bir tez çıkaracağıma inanıyorum" Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat Tarihi yüksek lisans öğrencisi Gamze Dilsiz de alanda çalıştığı için mutlu olduğunu belirterek, "Tez konum olarak bu yıl, 2025 yılı Kalehisar seramikleri üzerine Mustafa hocam ve değerli ekiple birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Çalışmamın sonunda ortaya güzel bir tez çıkaracağıma inanıyorum. Bu tez ile hem Anadolu Selçuklu dönemine katkı sağlamayı hem de Kalehisar Kazısı’nın tanıtımına destek olmayı hedefliyorum" ifadelerine yer verdi. Süleyman Demirel Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun olan Mehmet Gebizli, ise, "Kalehisar kazı çalışmalarına ilk kez 2025 döneminde katıldım. Kalehisar, Anadolu Selçuklu dönemi için önemli bir kenttir. Biz de bu değerli kenti gün yüzüne çıkarmayı ve aynı zamanda ülkemize kültürel anlamda katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:21
Güneyden Antep’in zılgıtı ve kuzeyden Artvin’in tulum sesi çaylıkta buluştu
Artvin’in Arhavi ilçesinde 51. kez düzenlenen Uluslararası Arhavi Kültür ve Sanat Festivali, renkli görüntülere sahne oldu. Üç gün süren etkinliklerde geleneksel yarışmalar ve halk dansları gösterileri ilgi gördü. Festival, Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim’in katılımıyla başladı. Açılışın ardından Trabzon Büyükşehir Belediyesi Bando Takımı eşliğinde kortej yürüyüşü düzenlendi. Korteje Meksika, Ukrayna, Gürcistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Gaziantep Mak Gazidans Spor Kulübü halk dansları ekipleri de katıldı. Etkinlikler kapsamında hamsili ekmek ve Laz böreği yapma, hızarla odun kesme, tahta biçme ve fındık ayıklama gibi geleneksel yarışmalar düzenlendi. Kadınlar, daha önceden hazırladıkları Laz böreği ve hamsili ekmekleri jüri üyelerine sundu. Yarışmalarda kıyasıya mücadele yaşandı. Gün boyu devam eden yarışlarda aykırı hızarla odun kesme, dik hızlarla tahta biçme yarışmaları gerçekleştirildi. İlçenin kültürünü gelecek nesillere aktarılması amaçlı düzenlenen dibekle mısır ayıklama yarışması ise ilginç görüntülere neden oldu. Festivalin en dikkat çeken anlarından biri ise çay toplama yarışması oldu. Gaziantep’ten gelen halk dansları ekibi, çaylık alanda hem yarıştı hem de horon oynadı. Güneydoğu’nun zılgıtları ile Karadeniz’in tulum sesi çaylıkta birleşti. Festival, kültürel değerlerin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla her yıl düzenleniyor.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:50
Hayallerini ata toprağında açtığı seramik atölyesiyle gerçekleştirdi
Seramik sanatçısı Gülcan Başak Gül, hayallerini gerçekleştirmek için memleketi Ormanaya yerleşti. Gül, burada kendisine seramik atölyesi açarak Ormanalı kadınlara, çoluk çocuklara düğmeli evlerin arasında seramik sanatı öğretmeye başladı. Gül, "Bu güne kadar gerçekleştirmek istediği hayallerini köyünde gerçekleştirdiği için de atölyesine "Hayal Atölyesi" ismini verdi. "Yıllar boyunca hep bir hayalim vardı" Gülcan Başak Gül, "Yıllarca İstanbul’da özel okullarda halkla ilişkiler görevlisi olarak çalıştığını ancak bir şehre yerleşip orada toprakla uğraşıp ayrıca seramik atölyesi açma hayalinden hiç vazgeçmediğini söyledi. İlk deneyimimi İzmir’de yaptığını, sonrasında kalbinin sesi dinleyip ata toprağı olan Ormanaya geldiğini söyleyen Gül, "Ormana köyünde ilk önce evimizi yaptım. Evimizi yaparken birçok sıkıntılarla uğraştım ama hiçbiri beni yıldırmadı. Seramik ile Çini ile ilgili aldığım eğitimleri hep cebimde biriktirdim. Evimizi yaptıktan sonra hayal atölyesini açtım ve hayallerim gerçeğe döndü" dedi. "Köyümü daha iyi yerlere getirmek istiyorum" Ormana’nın 2024 yılında turizm köyü seçildiğini dikkat çeken Gül, "İstiyorum ki, bir sürü insan bundan faydalansın. O yüzden ben köyümden ayrılmak istemiyorum. Köyümün her sokağında, her köşesinde bir etkinlik yapıp, kadın erkek çocuk herkesle bir bütün olup köyümü daha iyi yerlere getirmek istiyorum" dedi. "10 günde meydana geliyor" Bir ürünün 10 günde meydana geldiğini dikkat çeken Gül, "Seramiğin kaç günde olduğunu herkes çok merak ediyor. Seramiğin en sevdiği şey su, en sevmediği şeyde su. Suyla temas edip birleşip çamur olup ürünümüz ortaya çıktığında 3-4 günlük kuruma süresi var. Ama kendi kendine kurutmuyoruz. Fırınlayıp bisküvi oluyor. Fırından çıktıktan sonra şeklini veriyoruz. Buda 2 gün sürüyor. 2 gün tekrar fırınlanıyor. Toplam 10 günde bir ürünümüz meydana geliyor. 2 kere fırınlanıyor. Fırınımız bin 40 derecede. Bir kerede sırlanıyor. Bu ürünümüzde kullanılan her ürün gıdaya uygun olduğu için çok rahatlıkla her türlü gıda ürünü tüketebilirsiniz" diye sözlerine ekledi. Kursiyerlerin tamamı çalışmalardan çok keyif aldıklarını, negatif enerjinizi çamurla kolayca yok etmek ve keyifli ürünler ortaya çıkardıklarını, yorgunluklarını aldığını, kendilerine bir terapi gibi geldiğini ifade ederlerken, seramik sanatçısı Gülcan hocaya bu köye iyi ki geldiklerini söylediler. Kursiyerlerden Sema Bilgen, "Ben seramiğe ilk kez Gülcan hocamla tanıştım. Geçekten mükemmel bir şey. Orada hayallerinizin peşinde gidiyorsunuz. Orada ne çizeceğinizi bilmeden elinizle birlikte toprak bize aşkla bir şeyler yaptırıyor" dedi. Kursiyerlerden Hayriye Karadoğan, "kendisinin aslen Ormanalı olduğunu ve İstanbul’da yaşadıklarını söyleyerek, "Kendimiz aslen Ormanalıyız. Yaz aylarında tatili memleketimizde geçiriyoruz. Seramik kursuna katılmak gerçekten çok hoşuma gitti. Ben daha önce İstanbul’da el sanatları kurslarına katılmıştım. Biraz becerim vardı. Bugün yapmış olduğumuz çalışmada güzel bir şey çıktığını düşünüyorum. Boyayınca daha güzel olacağına inanıyorum. Köyümüzde böyle bir kurs ilk kez açıldı. Bu tür kurslar çok güzel. Daha çok olmasını tercih ederim. Böyle bir etkinliği hemşerimiz Gülcan hanım düzenlediği için ona çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:46
930 yıllık çınar asırlara meydan okuyor
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde görkemli yapısıyla ilgi çeken 930 yıllık çınar ağacı, adeta zamana meydan okuyor. Dev çınar, geçmişte gölgesinde panayırların kurulup at yarışlarının yapıldığı bir merkezken, bugün modern zamanların düğünlerine, cemiyetlerine ve sosyal organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Kocaeli Üniversitesi Derbent Turizm Fakültesi’nin bahçesinde yer alan ve bölgenin yaşayan hafızası olan çınar ağacı, hem yöre halkı hem de ziyaretçiler tarafından ilgi görüyor. Gövde çevresi 10 metreyi aşan ve "anıt ağaç" olarak tescillenen dev çınar, geçmişte kervanların dinlenme noktası, panayırların ve at yarışlarının merkeziyken, bugün gölgesinde kurulan meydanda düğünlere ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapıyor. "İyi ki bizim bölgemizde" Derbent Mahallesi Muhtarı Erdal Baş, çınarın hem manevi hem de tarihi açıdan önemli olduğunu belirterek, "930 yıllık bir çınarımız var, iyi ki bizim bölgemizde, gurur duyuyoruz. Derbent, Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra kervanların güvenliğini, ticaret yapanların güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan bir topluluktur. Bu anlamda tarihimiz de eskidir. Eski bir nahiyeyiz. Şu an tabii yeni kanunlara göre mahalleye dönmüş vaziyetteyiz" dedi. Tarihi çınara bebek gibi bakılıyor Erdal Baş, 930 yıllık çınarın uzun süredir koruma altında olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Anıtlar Kurulu tarafından bakımı ve temizliği yapılıyor. Yaklaşık 40 yıldır ağaç koruma altına alınmış durumda. Vatandaşlarımız da manevi bir koruma sağlıyor, asla zarar vermiyorlar. Şu an en iyi şekilde bakılıyor ağaca. Her yıl en az iki kez Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, Kartepe Belediyemiz ve Anıtlar Kurulu tarafından bakımları, sulamaları yapılıyor. Yani ağacımızın her şeyiyle ilgileniliyor" Panayırların, at yarışlarının merkeziydi Çınarın sadece bir ağaç olmadığını, aynı zamanda bölgenin sosyal ve kültürel yaşamının da merkezi olduğunu vurgulayan Muhtar Baş, "Ben bu ağacın 45 yılına tanık oldum. Çocukken köyler burada toplanırdı, panayırlar kurulurdu. Büyük at yarışları yapılır, birincilik kupaları verilirdi. Hatta çınarın kovuğunda köfteler pişirilir, yağmurdan korunulurdu. Yaklaşık 300-400 kişiyi gölgesinde barındırabilecek büyüklükteydi. Bu hatıralarımızı hiç unutmuyoruz" diye konuştu. "Her gelen bu ağaca hayranlıkla bakıyor" Derbent Mahallesi Muhtarlık Azası Serhat Bayrak ise tarihi çınarın hem mahalle halkı hem de ziyaretçiler için büyük bir değer taşıdığını belirterek, "Biz yaklaşık 100 yıla yakındır burada ikamet ediyoruz. Burası turizm fakültesinin içinde bulunan, geçmişten bu yana büyümüş bir ağaç. Büyük bir tarihi var. Gelen misafirler dikkatle bakıyor, önem veriyor, fotoğraf çekiyor. Burası güzel bir meydan. Çevre mahallelerden ve dışarıdan gelen misafirler burada cemiyetler ve organizasyonlar yapıyor. Turizm fakültesi olduğu için sık sık dışarıdan öğrenciler ve aileleri de buraya geliyor, eminim ağacı görüyorlardır. Herkes bu ağaca hayranlıkla bakıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:38
930 yıllık çınar asırlara meydan okuyor
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde görkemli yapısıyla ilgi çeken 930 yıllık çınar ağacı, adeta zamana meydan okuyor. Dev çınar, geçmişte gölgesinde panayırların kurulup at yarışlarının yapıldığı bir merkezken, bugün modern zamanların düğünlerine, cemiyetlerine ve sosyal organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Kocaeli Üniversitesi Derbent Turizm Fakültesi’nin bahçesinde yer alan ve bölgenin yaşayan hafızası olan çınar ağacı, hem yöre halkı hem de ziyaretçiler tarafından ilgi görüyor. Gövde çevresi 10 metreyi aşan ve "anıt ağaç" olarak tescillenen dev çınar, geçmişte kervanların dinlenme noktası, panayırların ve at yarışlarının merkeziyken, bugün gölgesinde kurulan meydanda düğünlere ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapıyor. "İyi ki bizim bölgemizde" Derbent Mahallesi Muhtarı Erdal Baş, çınarın hem manevi hem de tarihi açıdan önemli olduğunu belirterek, "930 yıllık bir çınarımız var, iyi ki bizim bölgemizde, gurur duyuyoruz. Derbent, Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra kervanların güvenliğini, ticaret yapanların güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan bir topluluktur. Bu anlamda tarihimiz de eskidir. Eski bir nahiyeyiz. Şu an tabii yeni kanunlara göre mahalleye dönmüş vaziyetteyiz" dedi. Tarihi çınara bebek gibi bakılıyor Erdal Baş, 930 yıllık çınarın uzun süredir koruma altında olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Anıtlar Kurulu tarafından bakımı ve temizliği yapılıyor. Yaklaşık 40 yıldır ağaç koruma altına alınmış durumda. Vatandaşlarımız da manevi bir koruma sağlıyor, asla zarar vermiyorlar. Şu an en iyi şekilde bakılıyor ağaca. Her yıl en az iki kez Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, Kartepe Belediyemiz ve Anıtlar Kurulu tarafından bakımları, sulamaları yapılıyor. Yani ağacımızın her şeyiyle ilgileniliyor" Panayırların, at yarışlarının merkeziydi Çınarın sadece bir ağaç olmadığını, aynı zamanda bölgenin sosyal ve kültürel yaşamının da merkezi olduğunu vurgulayan Muhtar Baş, "Ben bu ağacın 45 yılına tanık oldum. Çocukken köyler burada toplanırdı, panayırlar kurulurdu. Büyük at yarışları yapılır, birincilik kupaları verilirdi. Hatta çınarın kovuğunda köfteler pişirilir, yağmurdan korunulurdu. Yaklaşık 300-400 kişiyi gölgesinde barındırabilecek büyüklükteydi. Bu hatıralarımızı hiç unutmuyoruz" diye konuştu. "Her gelen bu ağaca hayranlıkla bakıyor" Derbent Mahallesi Muhtarlık Azası Serhat Bayrak ise tarihi çınarın hem mahalle halkı hem de ziyaretçiler için büyük bir değer taşıdığını belirterek, "Biz yaklaşık 100 yıla yakındır burada ikamet ediyoruz. Burası turizm fakültesinin içinde bulunan, geçmişten bu yana büyümüş bir ağaç. Büyük bir tarihi var. Gelen misafirler dikkatle bakıyor, önem veriyor, fotoğraf çekiyor. Burası güzel bir meydan. Çevre mahallelerden ve dışarıdan gelen misafirler burada cemiyetler ve organizasyonlar yapıyor. Turizm fakültesi olduğu için sık sık dışarıdan öğrenciler ve aileleri de buraya geliyor, eminim ağacı görüyorlardır. Herkes bu ağaca hayranlıkla bakıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:23
Koç Baba Cami manevi değerine yakışır halde onarılacak
DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Akçakoca ilçesinde bulunan ve yangın nedeniyle kullanılmaz hale gelen Koç Baba Cami eskisinden de güzel ve manevi değerine yakışır şekilde yeniden hayat bulacak. Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin, restorasyon çalışmaları devam eden Koç Baba Cami’ni ziyaret ederek tamir ve tadilat süreci hakkında detaylı bilgi aldı. Kaymakam Pişkin, "Camimizin ihtiyaç duyduğu çalışmaları mahalli imkanlarımızı seferber ederek biz karşılayacağız. Bu doğrultuda, yüklenici firmanın çıkaracağı iş listesi ve maliyet cetvelini bekliyoruz. Hemşehrilerimiz gönül rahatlığıyla bilsin ki yangın sonrası kullanılamaz hale gelen camimiz, inşallah eskisinden de güzel ve manevi değerine yakışır şekilde yeniden hayat bulacak" dedi.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:16
3 bin metredeki mescid yörede "Kırkların buluşma yeri" inancıyla anılıyor
Trabzon-Bayburt sınırında, 3 bin 100 rakımda yükselen Kırklar Dağı Mescidi, diğer adıyla Karakaya, hem doğal güzellikleri hem de manevi atmosferiyle dikkat çekiyor. Aynı anda Trabzon, Bayburt ve Rize dağlarını izlemenin mümkün olduğu Kırklar Dağı Mescidi’ne gelenler hem namaz kılıp dua ediyor hem de eşsiz manzaranın seyrine dalıyor. Yüzyıllardır yöre halkı tarafından manevi bir merkez olarak kabul edilen Kırklar Dağı, yörede "Kırkların buluşma yeri" inancıyla anılıyor. Rivayetlere göre çeşitli rahatsızlıkları olan insanlar burada gece konaklayarak şifa buluyor. Bu inanç, bölgenin mistik yönünü güçlendirirken ziyaretçilerin ilgisini her geçen yıl artırıyor. Son yıllarda birçok kişi için uğrak bir nokta haline gelen Kırklar Dağı, hem inanç turizmi hem de doğa turizmi açısından öne çıkıyor. Bölge, zorlu parkurlarıyla yerli ve yabancı dağcıların rotasında da yer alıyor. Her ne kadar Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı yol çalışmalarıyla bölgeye ulaşım kolaylaşsa da yolun halen sağlıklı olmadığı, yalnızca arazi tipi araçların çıkabildiği belirtiliyor. Ziyaretçiler ve bölge halkı, yolun ıslah edilerek daha güvenli ve ulaşılabilir hale getirilmesini talep ediyor.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:11
Her yönüyle Karaz Kültürü konuşuldu
Erzurum’da konusunda uzmanlaşmış bilim adamlarıının katılımıyla "Karaz Kültürü Uluslararası" konulu sempozyum düzenlendi. Erzurum Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Erzurum’un Karaz Kültürü ve Ötesi: Büyük ve Karmaşık Kültürel Bir Olgunun Anatomisi" konulu sempozyumda, Karaz kültürüne dair önemli sunumlar gerçekleşti. 10 oturumluk sempozyum, bölgede kültürle ilgili ilk kazıları başlatan arkeolog Hamit Zübeyr Koşay anısına düzenlendi. Sempozyumun düzenleme komitesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç, Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Erzurum Müzesi’nde görevli arkeolog Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak ve Dr. Gülşah Öztürk yer aldı.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:03
Diyarbakır’da Saint George Kilisesi’nin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığını ispatlayan kitabe ortaya çıktı
Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde bulunan İçkale Müze Kompleksi alanında 74 ile 75 nolu burçlar arasında yapılan restorasyon ve arkeolojik kazılarda ortaya çıkartılan kitabe, Saint George Kilisesi’nin bir zamanlar hamam olarak kullanıldığı tezini çürütüp, kilisenin yanında bir hamam varlığı olduğunu işaret etti. Sur ilçesinde bulunan İçkale Müze Kompleksi alanında dönem dönem yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Her çalışmayla birlikte yeni bulgu ve verilerin ortaya çıkmasıyla tarihi yapılar hakkındaki bilgiler de güncelleniyor. Bu bilgilerden biri de Saint George Kilisesi’nin bir dönem hamam olarak kullanıldığı tezini çürütmesi. İçkalenin kuzeydoğusundaki 74 ile 75 nolu burçlar arasında yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları sonucunda ortaya çıkartılan kitabe, kilise ve eklentilerinin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığı, yanında bir hamam yapısının inşa edildiği ortaya çıktı. Diyarbakır Müze Müdürü Müjdat Gizligöl, İHA muhabirine, bulunulan alanın İçkale’nin kuzeydoğusu olduğunu, burada 74 nolu burç ile 75 nolu burcun arasında kilisenin restorasyonu ile birlikte kazı çalışması yürütüldüğünü söyledi. Bu bölgede daha önceki araştırmalarda, burada bir hamam yapısının olabileceği, hatta kilisenin bir dönem Artuklular döneminde eklentiyle birlikte hamam olarak kullanılmış olduğuna dair çok sayıda tez olduğuna değinen Gizligöl, bu kazı çalışmalarında özellikle kitabeyle birlikte kilisenin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığını vurguladı. Gizligöl, bunun düzeltilmesi gerektiğini belirterek, "Çok ciddi bir buluntu. Çünkü kilisede yaptığımız kazı çalışmaları ve restorasyon çalışmalarında suya dair herhangi bir emareye rastlanmadı. Tam tersi, su, hamam ya da çeşme ile ilgili yapılan bütün yapılar, kilisenin dışında 74 nolu burç ile 75 nolu burcun olduğu aksta göründü. Arkamızda da görmüş olduğunuz kitabede de zaten bize bunu söylüyor. Kitabede, ’Servetin oğlu Hıdır veya Hızır tarafından bir hayrat yapıldığını, onun adına bir hayratın inşa edildiğinden bahsediliyor.’ Bundan hareketle burada bir hamam yapısı olabileceğini düşünüyoruz. Kazı çalışmalarında hamam olarak adlandırabileceğimiz yapılar da ortaya çıktı" dedi. "Dolayısıyla hamam yapısı kilisenin içinde değil, kilisenin yan tarafında 75 ile 74 nolu burcun olduğu alanda inşa edilmiş olabilir" diyen Gizligöl, şöyle konuştu: "Kitabe, celi sülüs dediğimiz hicri 4’üncü, 5’inci yüzyılda bu teknik gelişiyor. Celi sülüs yazısıyla yazılmış. Yine kitabedeki emareler bize burada 1150’li yıllar ile 1200 yıllar arasında bir inşaat faaliyetinin olduğunu, yani Artuklu dönemine tarihlendirebiliriz. Artuklular döneminde burada bir hamam yapıldı, fakat kilisenin içinde değil, ya da kilise dönüştürülerek değil, yan tarafına bağımsız bir hamam yapıldı. Bu kitabe bizlere bunu gösterdiği için çok önemli bir buluntu. Yüksek ihtimalle kapının girişinde, üst kısmında yer alıyordu. Çünkü bulunduğu yer onu işaret ediyor." Kitabelerdeki emareler ve buradaki kazı çalışmalarının, verilerin Saint George Kilisesi’nin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığını aktaran Gizligöl, "Eklenti olarak hamama dönüştürülmedi Artuklular döneminde. Artuklular buraya geldiklerinde bir hamam yaptılar. Ve o hamama dair en önemli buluntu, arkamızda görmüş olduğunuz kitabe. Kitabenin ortaya çıkması bizim için oldukça önemli bir veri. Önümüzdeki yıllar 74 ile 75 nolu burç arasında kazı çalışmasını tekrardan başlatacağız. Oradaki hamam varlığını tamamen ortaya çıkartmak ve hamamla ilgili restorasyon çalışmalarını başlatmak için" ifadelerine yer verdi.
24 Ağustos 2025 Pazar - 01:14
Sürmeli Şenlikleri’nin üçüncü gününde Koliva rüzgarı esti
Yozgat Belediyesi’nin gelenekselleşmiş etkinliği olan Sürmeli Şenlikleri, üçüncü gününde Karadeniz müziğinin sevilen grubu Koliva konseriyle renkli anlara sahne oldu. Yoğun katılımın yaşandığı etkinlikte, müzikseverler unutulmaz bir akşam geçirdi. Gecenin en dikkat çeken anlarından biri ise, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan’ın sahneye çıkarak Koliva’nın solistiyle birlikte ‘Yozgat Sürmelisi’ türküsünü seslendirmesi oldu. Katılımcılar tarafından büyük alkış alan bu performans, şenliklere damga vurdu. Konser alanını dolduran kalabalık hep bir ağızdan şarkılara eşlik etti. Yozgat Belediye Başkan Kazım Arslan da vatandaşlarla birlikte konseri izleyerek festival coşkusuna ortak oldu. Başkan Arslan, etkinliğe gösterilen yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder