KÜLTÜR SANAT
Kızılay 450 çocuğu gönül sofrasında buluşturdu 07 Mart 2026 Cumartesi - 14:37:27 Türk Kızılay Denizli İl Merkezi Başkanlığı, Dünya Yetimler Günü çerçevesinde düzenlediği anlamlı iftar programında 450 yetim çocuk ve ailesini aynı sofrada buluşturdu. Renkli görüntülerin yaşandığı programda mehteran gösterisi ve hediyelerle çocukların yüzü güldü. Türk Kızılay Denizli İl Merkezi Başkanlığı, Ramazan ayının bereketini ve dayanışma ruhunu düzenlenen özel bir programla taçlandırdı. Dünya Yetimler Günü kapsamında gerçekleştirilen iftar organizasyonuna, 450 yetim çocuk ve aileleri katılım sağladı. Paylaşma ve kardeşlik duygularının en üst seviyede hissedildiği programda, çocuklar ve aileleri sıcak bir ortamda oruçlarını açmanın mutluluğunu yaşadı. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger’in de katıldığı programda, protokol üyeleri masaları tek tek dolaşarak çocuklarla yakından ilgilendi. İftarın ardından çocuklarla uzun süre sohbet eden Vali Köşger, onlara çeşitli hediyeler takdim ederek bayram öncesi sevinçlerine ortak oldu. Programa Vali Köşger’in yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ekrem Boran, Türk Kızılay Denizli İl Başkanı Pınar Gökçe, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda Kızılay gönüllüsü eşlik etti. Gecede çocuklar için her ayrıntı titizlikle düşünüldü. Sahne alan Fetih 1453 Mehteran Ekibi, sergiledikleri gösteriyle katılımcılara coşkulu anlar yaşattı. Programda ayrıca çocuklara geleneksel macun ikramı yapılarak Ramazan gelenekleri yaşatıldı. Etkinlik boyunca çocukların yüzlerindeki tebessüm, Ramazan ayının manevi atmosferini bir kez daha gözler önüne serdi. Türk Kızılay Denizli İl Başkanı Pınar Gökçe; yetim çocukların ve ailelerinin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:32 Ramazan geleneği ’Susamlı helva’ tezgahlarda Manisa’nın Demirci ilçesinde Ramazan ayının simgesi haline gelen ve halk arasında "bitli helva" ya da "köy helvası" olarak da bilinen susamlı helva, 75 yıldır aynı geleneksel yöntemlerle sofraları süslüyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde 75 yıldır aynı yöntemle hazırlanan geleneksel susamlı helva sadece Ramazan aylarında yapılıyor. Demirci ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki İhsan Akgün, 76 yıl boyunca sürdürdüğü helvacılık mesleğini oğlu Mustafa Akgün’e devretti. Hacıhasan Mahallesi’ndeki tarihi iş yerlerinde baba yadigarı kazanların başına geçen Akgün ailesi, sahur vaktinden iftar saatine kadar yoğun mesai harcayarak bu asırlık lezzeti yaşatıyor. Mesleği dedesinden ve babasından devralan 3. kuşak temsilcisi Mustafa Akgün, susamlı helvanın yapım sürecini sabahın erken saatlerinde başlatıyor. İçerisinde glikoz veya yapay tatlandırıcı bulunmayan helva; su, şeker, limon suyu ve çöven otunun ateşte kaynatılmasıyla hazırlanan ağdanın, tahta kepçelerle kıvam alması ve çifte kavrulmuş susamla buluşmasıyla üretiliyor. "Sadece Ramazan ayında üretiyoruz" Babasından öğrendiği usulleri harfiyen uyguladığını belirten Mustafa Akgün, şunları kaydetti: "Bu lezzet Demirci’mizin 75 yıllık kültürel bir mirasıdır. İşçiliği ve hazırlanışı oldukça zor olduğu için sadece Ramazan ayında üretiyoruz. Diğer yerlerde yapılan kandil helvasıyla karıştırılsa da tadı ve kıvamıyla çok sıra dışı bir lezzettir. Babam ilerleyen yaşı nedeniyle artık fiilen üretim yapamıyor ama dükkana gelerek hem işleri kontrol ediyor hem de müşterilerle ilgileniyor. Geleneksel çizgimizden ödün vermeden ilçemize ve kargo yoluyla il dışına bu lezzeti ulaştırıyoruz." Helvacı İhsan Akgün’ün damadı Nurullah Baş, "75 yıldır deden toruna devam eden bir mesleğimiz var. Susamlı helva Demirci’nin değerli bir ürünüdür. Her ramazan ayında ailecek devam ettirmeye gayret ediyoruz. Ramazanda kaçınılmaz bir lezzet. Şeker kazanda pişirilerek ağda haline getirilir. İlk kıvamda çöven suyu atılarak son kıvama getirilir. Sinide yığılan susamın içerisine ağda dökülerek açılır ve helva haline getirilir" dedi. Vazgeçilmez bir lezzet İlçe sakinlerinden biri olan Sami Bol isimli vatandaş, "Devamlı müdavimiyiz. Tahini köpüklü helvası ve bitli helvası vazgeçilmez bir lezzet" derken, bir diğer vatandaş Hamise Dede ise şunları söyledi: "Helvacı İhsan’ın helvasını çok seviyoruz. Ramazan girince gelmeden edemiyoruz. Geleneksel bir lezzet bizim için. Tahini çok güzel".
Asırlık Osmanlı mezarları yeniden ayağa kaldırıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 11:23 Asırlık Osmanlı mezarları yeniden ayağa kaldırıldı Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde bulunan asırlık Osmanlı mezarları, yürütülen koruma ve düzenleme çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Zamanla zarar gören mezar taşları onarılırken, Osmanlıca kitabeler günümüz Türkçesine çevrildi ve tarihi miras güvence altına alındı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ile Kocaeli Müze Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, zamanla doğa şartları ve dış etkenler nedeniyle kırılan, toprağa gömülen veya yerinden düşen tarihi mezar taşları tek tek tespit ediliyor. Büyükşehir ekipleri tarafından kırık mezar taşlarının onarımları yapılırken, temizlik ve bakım çalışmalarıyla ecdat yadigarı bu taşlar koruma altına alınıyor. Kitabeler yapay zeka desteğiyle çözümleniyor Yürütülen kapsamlı çalışma kapsamında düşen mezar taşları yeniden yerine yerleştiriliyor. Taşlar üzerinde yer alan Osmanlıca kitabeler ise uzmanlar ve yapay zeka desteğiyle günümüz Türkçesine çevriliyor. Mezarlığın düzenleme çalışmaları titizlikle sürdürülürken, burada yatan ecdadın kimlik bilgileri, görevleri ve tarihe bıraktıkları notlar da asırlar sonra yeniden gün yüzüne çıkıyor. Mezarlıkta yapılan incelemelerde Osmanlı döneminin estetik anlayışını yansıtan önemli detaylar dikkat çekiyor. "Kâtibi" ve "örfi" tipi kavuklar, mezarda yatan kişilerin devlet memuru veya ilmiye sınıfına mensup olduğunu gösteriyor. Tel çit ile tam koruma Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ekipleri, sanat eseri niteliği taşıyan bu mezar taşlarının dış etkenlerden, hayvan girişlerinden ve tahribatlardan korunması amacıyla mezarlık alanını tel çitlerle çevirdi. Yapılan bu çalışma sayesinde aslına uygun şekilde ayağa kaldırılan ecdat mirası, fiziksel olarak da güvenli alan içerisinde geleceğe aktarılmış oldu. Karamürsel Çamdibi Mahallesi sakinleri, ecdat yadigarı mezarların sahipsiz kalmamasından duydukları memnuniyetten dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
Mersin’de ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi sanatseverlerle buluştu
30 Ocak 2026 Cuma - 11:16 Mersin’de ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi sanatseverlerle buluştu Mersin’de kadın emeğiyle yaşatılan iğne oyası mirası, çağdaş sanatla buluşurken, Başkan Vahap Seçer, sivil toplumun demokrasi ve kültürel değerlerin yaşatılmasındaki önemine dikkat çekti. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında, Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde kadın emeğiyle yaşatılan iğne oyası mirasının çağdaş sanatla buluşmasından ilham alan sanatçı Sevim Şanlı’nın ‘Sessiz Mirasın Sesi’ adlı kişisel resim sergisine katıldı. Mersin Güzel Sanatlar Galerisi’nde ziyarete açılan sergide, sanatçı Şanlı’ya ait toplam 150 eser yer alırken, eserlerde yağlı boya resimler üzerine iğne oyası işlemeleri uygulanarak geleneksel kadın emeği çağdaş sanatla buluşturuldu. "Belediyeler ve başkanları millet iradesinin tecelli ettiği en önemli kurumlardır" Konuşmasına kadınların toplumdaki önemine değinerek başlayan Başkan Seçer, hem Türkiye’yi hem de dünyayı yaşanılan sıkıntılardan kadınların kurtaracağına inandığını söyledi. Demokrasi adına değerlendirildiğinde belediyelerin ve belediye başkanlarının millet iradesinin tecelli ettiği en önemli kurumlar olduğunu belirten Seçer, "Vatandaş belediye başkanı üzerinden kendini yönetecek, yerel hizmeti verecek kişileri seçiyor. Bu nedenle belediye başkanı şehrini çok iyi bilmeli. O şehrin dinamiklerini, demografisini, toplumsal yapısını, hassasiyetlerini bunları iyi ölçebilmeli. Nihayetinde yerelde uygulayacakları hizmetlerin, alacakları kararların temelinde o bilgi birikimi yatıyor" dedi. Kentin büyükşehir belediye başkanı olarak Mersin’i tek kelimeyle özetlemesi istenmesi halinde ‘Mersin benim için Türkiye’dir, Türkiye’nin izdüşümüdür’ cevabını vereceğini aktaran Seçer, "Toplumsal, siyasal ve ekonomik açıdan Türkiye ne yaşıyorsa minyatürünü Mersin’de görebiliyorsunuz. Çünkü Mersin kültürlerin buluşma noktası. Mersin homojen bir demografi değil. Kent merkezi binlerce yıllık bir tarih değil. Sonradan bazı dinamiklerin tetiklediği etkiler sonucu gelişmiş, büyümüş ve serpilmiş bir kent. Anadolu’nun her köşesinden farklı renkleri burada bir şekilde buluşturmuş ve bir potada eritmiş, çok farklı bir yapı ortaya çıkarmış. Bugünkü Mersin, sinerjisi, enerjisi ve bereketi çok yüksek değerli bir kenttir" diye konuştu. "İğne oyası yüzyıllardır Anadolu kadınının sessiz bir dili oldu" Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ise ‘Sessiz Mirasın Sesi’ resim sergisinin çok kıymetli olduğunun altını çizerek, kültürel miras olan iğne oyası ile çağdaş sanatın birbiriyle harmanlandığı çok özel bir sergide bir arada olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu ifade etti. Meral Seçer, "İğne oyası yüzyıllardır Anadolu kadınının sessiz bir dili oldu. Kadınlar çoğu zaman duygularını, hissettiklerini, konuşamadıklarını, üzüntülerini ve sevinçlerini sessizce iğne oyasında motifler halinde sundular, kendileri ve komşuları bunları kullandılar" şeklinde konuştu. Bu motiflerin en güzel yanının ise ilhamını doğadan alması olduğunu kaydeden Meral Seçer, "Kadınlar, duygularıyla doğadaki renkleri, çiçekleri, kuşları, böcekleri ve doğanın var ettiği tüm nesneleri resmettiler ve bunları motif haline getirdiler. Bu yüzden bizim için çok kıymetli bir miras" ifadelerini kullandı. Bu sergi ile iğne oyasına farklı bir bakış açısı getirip, daha görünür olmasını sağlamayı amaçladıklarını ifade eden Meral Seçer, "Bu miras aslında yüzyıllardır kullanılmış olmakla birlikte, son yıllarda giderek unutulmaya yüz tutmuş durumda. İnsanın kendi köklerine ve mirasına sahip çıkması her zaman için o insanı ve toplumu güçlendiren unsurlardır. İğne oyasına başka bir bakış açısı getirmeliyiz. İğne oyası sadece evlerde kullanılan değil ya da sadece yaş almış insanlarımızın yaptığı değil, gençlerimizin de bunu yapması için bir farkındalık oluşturmamız gerekiyor’ dediğimizde bu serginin kararını aldık. Sevinç Hanım aylar boyunca buna emek verdi" diyerek çok güzel bir çalışmanın ortaya çıktığından söz ederek, Şanlı’yı kutladı. Konuşmaların ardından, protokol üyeleri ve iğne oyası yapımında emeği geçen üretici kadınların katılımı ile kurdele kesilerek 31 Ocak tarihine kadar açık olacak olan ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi ziyarete açıldı. Açılışın ardından sergiyi gezen Başkan Seçer, mirasın ilmek ilmek işlendiği iğne oyasının yağlı boya ile tuvalde buluştuğu ‘12 Ay’ ve ‘Emanet’ isimli tabloları satın alarak sergiye destek verdi.
Dumlupınar Diorama Müzesi yoğun ilgi görüyor
30 Ocak 2026 Cuma - 09:39 Dumlupınar Diorama Müzesi yoğun ilgi görüyor Kütahya İl Özel İdaresi tarafından hayata geçirilen Dumlupınar Diorama Müzesi, açıldığı günden bu yana ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılanıyor. Büyük Zafer’in kazanıldığı ve Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Dumlupınar’da hizmete giren müze, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan 30 Ağustos Zaferi’ni gençler, çocuklar ve tüm ziyaretçilere etkileyici bir anlatımla aktarmayı amaçlıyor. Şehitlerin hatırasını yaşatmak ve Milli Mücadele ruhunu gelecek nesillere aktarmak amacıyla önemli bir emek ve kaynakla hayata geçirilen müzenin, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurduğu ifade edildi. 30 Ağustos 2025 tarihinde halkın hizmetine sunulan Dumlupınar Diorama Müzesi, açılışının ardından kısa sürede yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Müze, 30 Aralık 2025 tarihine kadar geçen sürede toplam 14 bin 33 ziyaretçiyi ağırladı. Büyük Zafer’in 100. yılına özel olarak hazırlanan müzeye gösterilen ilginin, önümüzdeki aylarda ve yıllarda artarak devam etmesi hedefleniyor. "Dumlupınar’ın tanıtımı açısından çok önemli" Kütahya Yüzüncü Yıl Tarih Kültür Sanat ve Fotoğraf Derneği Başkanı Yaşar Saygılı da müzeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saygılı, Dumlupınar Diorama Müzesi’nin 30 Ağustos 1922’de yaşanan Büyük Zafer’in tüm safhalarını oda oda anlatan özel bir anlatıma sahip olduğunu belirterek, müzenin 30 Ağustos 2025’te Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Vali Musa Işın’ın katılımıyla açıldığını söyledi. Müzenin, bulunduğu alan itibarıyla şehitliklere yakın olmasının ziyaret açısından önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Saygılı, "Kafeteryası, gençlik merkezi ve sosyal alanlarıyla vatandaşlarımızın rahatça vakit geçirebileceği nezih bir ortam oluşturuldu. Müze, yaklaşık 8,5 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Başta Valimiz Musa Işın olmak üzere İl Özel İdaresi yöneticilerimizin ve emeği geçen herkesin büyük katkısı var. Hepsine teşekkür ediyorum" dedi. Dumlupınar’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yer olduğuna dikkat çeken Saygılı, müzenin bölgenin tanıtımı açısından da büyük önem taşıdığını ifade ederek, tüm vatandaşları Dumlupınar’ı ve müzeleri ziyaret etmeye davet etti. Müzeyi gezen ziyaretçilerden Fatma Özmeral ve Şükrü Genç ise Dumlupınar Diorama Müzesi’nden oldukça etkilendiklerini belirterek, müzenin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.
Bor Kütüphanesi’nde ’Rabbani Sanat Matematik’ söyleşisi yoğun ilgi gördü
29 Ocak 2026 Perşembe - 14:56 Bor Kütüphanesi’nde ’Rabbani Sanat Matematik’ söyleşisi yoğun ilgi gördü Niğde’nin Bor ilçesinde ara tatil döneminde öğrenci ve ebeveynlere yönelik eğitici ve eğlendirici etkinliklerine devam ediyor. Bor Kütüphanesi’nde eğitimci yazar Kerim Eroğlan tarafından ’Rabbani Sanat Matematik’ konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Okulların ara tatilde olduğu dönemde düzenlenen programda, Kayseri’de matematik öğretmeni olarak görev yapan Borlu eğitimci yazar Kerim Eroğlan, tatil için geldiği memleketi Bor’da, İlçe Halk Kütüphanesi’nin sinema ve etkinlik salonunda öğrenci ve velilerle bir araya geldi. Yazar Kerim Eroğlan, yaptığı sunumda, Kur’an-ı Kerim’de yer alan Kamer Suresi 49. ayeti kerimeyi hatırlatarak, her şeyin bir ölçü ve düzen içerisinde olduğunu ifade etti. İnsan hayatının doğumla birlikte ölçü ve sayılarla başladığını belirten Eroğlan, kalp atışından boya, kilodan baş çevresine, işitme seviyesinden yaşam sürecine kadar pek çok unsurun matematiksel verilerle değerlendirildiğine dikkat çekti. Doğumla birlikte başlayan yaşam yolculuğunda insanın hayaller, hedefler ve zorluklarla karşılaştığını ifade eden Eroğlan, günlük hayatta yemek yerken bile matematiğin devrede olduğunu, mide kapasitesinin hava, su ve besin olarak dengeli bir şekilde paylaşılmasının dahi matematiksel bir düzenin sonucu olduğunu örneklerle anlattı. Program sonunda katılımcılar, bu tür etkinliklerin okul tatilinde çocukların hem eğlenerek öğrenmelerine hem de kütüphaneyle bağ kurmalarına katkı sağladığını belirterek, kütüphane yönetimi ve çalışanlarına teşekkür etti.
Enerjinin yaşamla bağı fotoğraf karelerine yansıdı
29 Ocak 2026 Perşembe - 14:52 Enerjinin yaşamla bağı fotoğraf karelerine yansıdı Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğraflarla hazırlanan "Yaşamın Enerjisi Ulusal Fotoğraf Yarışması" sergisi Samsun Müzesi’nde açıldı. Sergide, enerjinin hayatın her alanındaki etkisi sanatın diliyle gözler önüne serildi. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.(YEDAŞ) ile Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu iş birliğinde düzenlenen "Yaşamın Enerjisi Ulusal Fotoğraf Yarışması"nın sergi açılışı ve ödül töreni Samsun Müzesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gönderilen binlerce fotoğraf arasından seçilen 40 eser, enerjinin yaşamla kurduğu bağı sanat aracılığıyla görünür kıldı. Sergi, 29 Ocak-5 Şubat tarihleri arasında Samsun Müzesi’nde sanatseverlerin ziyaretine ücretsiz şekilde açık olacak. "Fotoğraflar enerjinin hayatın sürekliliğindeki rolüne dikkat çekti" Jüri değerlendirmesi sonucunda belirlenen eserler, ilk kez Samsun’da izleyiciyle buluşurken, açılış programına fotoğraf sanatçıları, sanatseverler ve davetliler katıldı. Enerjinin Yaşamla Kurduğu Bağ Fotoğraflarla Anlatıldı Yarışma, enerjiyi yalnızca teknik bir başlık olarak değil; üretimden spora, emekten doğaya kadar yaşamın farklı alanlarında hissedilen bir değer olarak ele aldı. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gönderilen fotoğraflar, enerjinin insan hayatına dokunduğu anları özgün bakış açılarıyla yansıttı. Sergide yer alan eserler; farklı şehirlerde ve farklı yaşam kesitlerinde enerjinin gündelik hayattaki çok katmanlı yansımalarını ortaya koydu. Seçkide, hareketin ve neşenin ön planda olduğu eğlenceli anların yanı sıra, duygu yoğunluğu yüksek ve anlamı derin kareler de yer aldı. Çalışma hayatından görüntüler, aile ilişkilerini yansıtan sahneler, çocukluk anları ve sosyal yaşamın içinden kesitler; kimi zaman canlı ve dinamik, kimi zaman ise daha sakin ve içe dönük bir anlatımla izleyiciyle buluştu. Bu karşıtlık, enerjinin yalnızca hareketten değil, yaşamın tüm yönlerinden de beslendiğini ortaya koydu. "Yaşamın Enerjisi" temasıyla düzenlenen yarışma, enerjinin yaşamın her alanındaki görünümünü belgeleyen güçlü bir görsel seçki oluşturmayı amaçladı. Sergilenen fotoğraflar, izleyiciye estetik bir deneyim sunarken aynı zamanda enerjinin hayatın sürekliliğindeki rolüne dikkat çekti. Ödüller Samsun’da takdim edildi, sergi farklı mekânlara taşınacak Sergi açılışının ardından düzenlenen ödül töreninde, yarışmada birincilik elde eden Orhan Tanhan’a, ikincilikte Serap Ünal’a ve mansiyon ödülü almaya hak kazanan Saim Çakar’a ödülleri takdim edildi. Program kapsamında salonda bulunan ödül sahipleri sahneye davet edilerek eserlerinin ortaya çıkış süreçlerini ve fotoğraflarının hikâyelerini katılımcılarla paylaştı. Açılışta konuşan YEDAŞ Bölge Koordinatörü Emin Uğur Asan, yarışmanın enerjinin yaşamla kurduğu bağı sanatın diliyle anlatmayı hedeflediğini ifade etti. Samsun Müzesi’nde 29 Ocak-5 Şubat tarihleri arasında ziyarete açık olacak serginin, ilerleyen günlerde Ordu, Sinop, Amasya ve Çorum’da da sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor. Böylece "Yaşamın Enerjisi" teması, farklı mekânlarda daha geniş kitlelere ulaşacak.
Başkan Yalçın’ın çocuklara hediyesi devam ediyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:18 Başkan Yalçın’ın çocuklara hediyesi devam ediyor Talas Belediyesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı ’Başkan Amca’dan Karne Hediyesi-Çocuk Tiyatrosu’ etkinlikleri, sevilen karakter Garfield ile coşkuyla devam etti. ’Garfield Trafikte’ adlı çocuk tiyatrosu, Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelenerek minik izleyicilere unutulmaz bir tatil günü yaşattı. Renkli sahneleri, eğlenceli diyalogları ve müzikle harmanlanan akışıyla dikkat çeken oyun, çocuklara hem keyifli anlar sundu hem de trafik kuralları konusunda farkındalık oluşturdu. Şarkılar ve interaktif bölümlerle oyuna dahil olan çocuklar, kahkahalarıyla salonu doldurdu. Etkinlik, yalnızca çocuklardan değil, ailelerden de tam not aldı. Küçükler Garfield’ın maceralarıyla doyasıya eğlenirken, anne ve babalar da çocuklarıyla birlikte tiyatro keyfi yaşadı. Büyüklerin de en az çocuklar kadar eğlendiği oyun, yarıyıl tatilinin en renkli etkinliklerinden biri oldu. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, çocuklara yönelik kültür ve sanat faaliyetlerine büyük önem verdiklerini belirterek, bu tür etkinliklerin çocukların sosyal gelişimine katkı sunduğunu ve ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirmesine vesile olduğunu vurguladı. Talas Belediyesi, yarıyıl tatili boyunca çocukları sanatla buluşturan etkinlikleriyle tatil sevincini paylaşmayı sürdürüyor. Yarıyıl tatiline renk katan ’Başkan Amca’dan Karne Hediyesi - Çocuk Tiyatrosu’ etkinlikleri, ’Ormanlar Kralı Ağustos Böceği’ adlı oyunla sona erecek. 31 Ocak Cumartesi günü saat 14.00’te, Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelenecek olan oyun eğlenceli anlatımı, müzikli yapısı ve verdiği mesajlarla çocuklara keyifli bir tiyatro deneyimi daha sunacak. Minik izleyicilerin yanı sıra ailelerin de ilgi göstermesi beklenen oyun, tatilin finaline neşe katacak.
Yılkı atları fotoğrafçıların gözdesi oldu
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:59 Yılkı atları fotoğrafçıların gözdesi oldu Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerinde bulunan Mağara köyündeki tarihi varlıklarının yanı sıra sunduğu doğa güzellikleri, yılkı atlarına da ev sahipliği yapıyor. Gabar Dağında yaşayan yılkı atları, bölgede karın beyaza bürüdüğü alanda dörtnala koşarken görüntülendi. Gabar Dağının eteklerinde yaşayan ve kış mevsiminin gelmesiyle ayrı bir görsel güzelliğe bürünen yılkı atları, fotoğraf severler tarafından büyük ilgi görüyor. Şırnak’ta göçerlerin yazın göçer işlerinde kullandıkları, kışın ise yem vermemek için doğaya saldıkları yılkı atları, kışın da fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez temalarından oluyor. Sayıları 100’ü bulan yılkı atları, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. İnsanların yanına yaklaşmaktan korkan ve dörtnala koşan yılkı atlarını kar üstünde fotoğraflayabilmek isteyen fotoğrafçılar hünerlerini sergiliyor. Kendilerine hayranlık uyandıracak şekilde hareket eden ve sürü halinde koşan atlar, bölgeye gelen fotoğrafçıların yakaladığı renkli karelerle turizme katkı sağlıyor. Doğa fotoğrafçısı Mecit Çevrim, "Fotoğraf ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Biz Mağara köyündeyiz. Şu anda Şırnak’ın ilçesinde bağlı tarihi bir köydür. Genellikle baharda veya yaz aylarına ziyaretçi akımına uğrayan köyde yıllar sonra ilk defa karlı fotoğraf çekme fırsatı bulduk. Şansımızı arkada gördüğümüz yılkı atları ve tarihi yerleri bir arada görmek bizim için çok keyifli bir fotoğrafa dönüştü. Bu fotoğraflarımızı da genellikle Şırnak ve ilçelerin tanıtımına vesile olacak eşlide kullanıyoruz. Fotoğrafçı arkadaşlarımızı da karlı anda da fotoğraf çekmeye buraya davet ediyoruz. Hepimizin sevdiği bir tarihi alanla birlikte fotoğraflamak çok güzel geliyor kar içinde. Keyif aldığımız güzel bir gün oldu. Sadece baharda görülen bu yerin kar içinde çekilmesi enteresan oldu. Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu alanı keşfetmesi, bu alanda fotoğraf çekmesini büyük bir umutla bekliyoruz. Bununla ilgili çalışmalarda da ön ayak olacak planlama yapmak istiyoruz. Bununla ilgili proje geliştirip, Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu güzel, bakir, daha önce fotoğraflanmamış, fotoğraflanması için ön ayak olacağız. Aynı zamanda biz İdil Fotoğraf Kulübü olarak bu etkinlikleri yapıyoruz. Kulübümüzde yaklaşık 70 arkadaşımızla birlikte bölgedeki bütün tarihi turistlik ve gezilebilecek alanları fotoğraflayarak her kesin göreceği şekilde paylaşımlar yapıyoruz" dedi. Doğa fotoğrafçısı Enes Akkuş da "bir doğasever olarak İdil Mağara köyünü ziyarete geldik, açıkçası muazzam bir manzara ile karşı karşıya kaldık. Yılkı atlarını gördük burada, dron ve fotoğraf çekimlerimizi yaptık. Daha önce bahar ayın da gelmiştik buraya, kışın ilk defa geldik, beyaz bu köye çok yakışıyor. Mağara köyündeki bu muhteşem manzarayı fotoğrafladık. Açıkçası büyülendik. Kışın burası çok ayrı güzel, beyazın çok güzel yakıştığını görüyoruz bu köye. Yılki atlarını da gördük, ilk defa bu atları görüyorum. Onları da çektik, hayran kaldık" diye konuştu.
Barış Manço, annesiyle bir dönem yaşadığı evin önünde anıldı
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:33 Barış Manço, annesiyle bir dönem yaşadığı evin önünde anıldı Adana’nın Kozan ilçesinde, Barış Manço’nun annesi Rikkat Uyanık ile birlikte 3 yaşına kadar yaşadığı bilinen evin önünde düzenlenen etkinlikte, gençler usta sanatçıyı "Gülpembe" şarkısıyla andı. Barış Manço’nun vefatının 27. yıl dönümünde, Adana’nın Kozan ilçesinde Kozan Belediyesi Ebulfez Elçibey Kültür ve Sanat Merkezi kursiyerleri birlikte Barış Manço şarkıları ile anıldı. Tarihi Hamam Sokak’ta bulunan ve sanatçının annesi Rikkat Uyanık’ın yaşadığı, Barış Manço’nun da küçük yaşlarda bir süre kaldığı bilinen evin önünde düzenlenen etkinlikte usta sanatçının hafızalara kazınan Gülpembe eseri seslendirdi. Kültür ve Sanat Merkezi Müdürü Serhat Kaya, Barış Manço’yu ölüm yıl dönümünde Kozan’da anmak istediklerini belirterek, "Çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte, bir döneme damga vurmuş eserleri seslendirmek istedik. Barış Manço’nun annesinin evinin burada olduğunu biliyoruz. Kendisi de bir dönem burada yaşamış. Evrensel müzik anlayışıyla her kuşağa hitap eden bir sanatçı. Bu şekilde anmak istedik. Desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Mustafa Atlı’ya da teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Sanat Merkezi ritim öğretmeni Mustafa Güleç ise, "Barış Manço, Aşık Veysel ve Neşet Ertaş gibi toplumun her kesimine hitap eden çok değerli bir sanatçıydı. Annesinin yaşadığı bu binanın önünde onu anmak bizim için çok anlamlı" dedi. Öğrencilerinden Zeliha Buğlem Gültekin de, "Barış Manço’nun adının Kozan’la anılması çok güzel. Şarkılarını çok seviyoruz, onu saygıyla anıyoruz" derken Ada Zümra Kılavuz da"Onu çok seviyoruz, şarkılarıyla anıyoruz" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Fatma Nur Alptekin ise "Burada hatıralarının olması bizi çok mutlu ediyor" diye konuştu.