KÜLTÜR SANAT
Kozan’da taziye ve kültür evi dualarla açıldı 07 Mart 2026 Cumartesi - 22:15:10 Adana’nın Kozan ilçesinde bir iş insanı desteği ile Kozan Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan "Kültür ve Taziye Evi" törenle kapılarını açtı. Açılışın ardından kurulan iftar sofrasında vatandaşlar oruçlarını açtı. Adana’nın Kozan ilçesinde Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’nın öncülüğünde ilçeye bir iş insanı desteği ile taziye ve kültür evi kazandırılarak açılışı yapıldı. Açılış töreninde konuşan Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçede ilk kez taziye ve kültür evini bir iş insanın desteği ile ilçeye kazandırdıklarını kaydederek, "İlçemizdeki kültür ve taziye evlerinin sayısını artırmayı hedefliyoruz. İlçemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. İlçemizin gelişmesi ve büyümesi için dayanışma içinde olmaktan mutluyuz" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ise taziye ve kültür evininin yapımında emeği geçenlere teşekkür ederek, "İlçemizde memleket sevdalısı insanların olması bizleri gururlandırıyor. Birlik ve beraberlik içinde Kozan için çalışmaya devam ediyoruz. İlçemize 5-10 adet yeni halı saha kazandıracağız. Ayrıca Jandarma taşındığında yerine Aile Sağlığı Merkezi açacağız" şeklinde konuştu. Şevkiye Mahallesi, Şehit Şefik Uçak Sokak üzerinde, toplam 3 bin 672 metrekarelik alan üzerine inşa edilen merkez, sadece bir taziye evi değil, sosyal bir yaşam alanı olarak kullanılacak. Tesisin 250 metrekarelik kapalı alanı, cenaze merasimlerinin yanı sıra; özellikle dar gelirli vatandaşların nişan, düğün ve sünnet gibi sosyal etkinliklerini ücretsiz olarak gerçekleştirebilmeleri için tahsis edilecek. Açılış konuşmalarının ardından protokol ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla açılış gerçekleştirildi. Program sonrasında katılımcılar kurulan iftar sonrasında oruçlarını açtı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:56 Eski ramazanlar cami avlusunda yaşatıldı Manisa’nın Yunusemre ilçesinde Akgedik TOKİ Ortaokulu’nun ev sahipliğinde düzenlenen teravih buluşması, öğrenciler, veliler ve öğretmenleri bir araya getirdi. Cami avlusunda gerçekleştirilen etkinlikte eski Ramazan gelenekleri yeniden canlandırılırken, yüzlerce kişi nostaljik bir Ramazan gecesi yaşadı. Yunusemre ilçesindeki Akgedik TOKİ Ortaokulu tarafından Ramazan ayının manevi atmosferini yaşatmak amacıyla düzenlenen program yoğun katılımla gerçekleştirildi. Teravih namazı için bir araya gelen öğrenciler, veliler ve öğretmenler cami avlusunu doldurdu. Yoğun katılımın olduğu gecede cami avlusunda adeta adım atacak yer kalmadı. Teravih namazının ardından düzenlenen etkinlikte katılımcılara geleneksel Ramazan ikramları sunuldu. Program kapsamında Osmanlı macunu, Osmanlı şerbeti, pamuk şeker ve patlamış mısır dağıtıldı. Çocukların büyük ilgi gösterdiği etkinlikte eski Ramazan eğlencelerinin sıcak ve samimi atmosferi yeniden yaşandı. "Maarifin kalbinde Ramazan" Program hakkında açıklama yapan Akgedik TOKİ Ortaokulu Müdürü Mehmet Emin Efe, Ramazan ayının manevi değerlerini öğrencilerle birlikte yaşatmayı amaçladıklarını belirtti. Efe, "Bugün okulumuzun öncülüğünde, maneviyatımızın merkezi olan camimizin avlusunda öğrencilerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimizle bir araya geldik. ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ mottosuyla yola çıktık. Çocuklarımızın kitaplarda okudukları, büyüklerinden dinledikleri eski Ramazanları bizzat yaşayarak öğrenmelerini istedik. Eğitim sadece sınıflarla sınırlı değildir. Milli ve manevi değerlerimizi bu tür birlikteliklerle gelecek nesillere aktarabiliriz. Cami avlusunu dolduran kalabalık ve çocuklarımızın mutluluğu doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor. Katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Geleneksel ikramlar eşliğinde yapılan sohbetler ve çocukların cami avlusundaki neşeli anlarıyla devam eden program, katılımcılara unutamayacakları bir ramazan akşamı yaşattı.
Kayaşehir, Madrid FİTUR Turizm Fuarı’nda tanıtıldı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:16 Kayaşehir, Madrid FİTUR Turizm Fuarı’nda tanıtıldı Kapadokya’nın merkezi Nevşehir; dünyanın en prestijli turizm organizasyonları arasında yer alan Madrid FİTUR Uluslararası Turizm Fuarı’nda tanıtıldı. İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen fuarda, Nevşehir Belediyesi’nin turizmdeki nazar boncuğu olarak nitelendirilen Kayaşehir uluslararası vitrine çıkarıldı. Dünyanın en büyük turizm fuarları arasında yer alan organizasyonda Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı; Nevşehir’i en üst seviyede temsil ederek birçok ülkenin belediye başkanları ve turizm profesyonelleriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Nevşehir Belediyesi; hem Kayaşehir’in hem de Kapadokya’nın tanıtımı için Madrid’de düzenlenen fuarda yerini aldı. Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’nın yanında, Nevşehir’in yeni gözdesi Kayaşehir’i de dünya turizmine kazandırmayı hedeflediklerini belirten Belediye Başkanı Rasim Arı, fuar kapsamında yerli ve yabancı turizm acenteleriyle temaslarda bulunduklarını ifade etti. Başkan Arı açıklamasında; "Kapadokya’yı ve yeni turizm destinasyonumuz Kayaşehir’i sadece yerli acentelere değil, dünyanın dört bir yanındaki turizm profesyonellerine tanıtmak için buradayız. İddia ediyorum ki Kayaşehir, çok kısa süre içerisinde dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olacak" dedi. Nevşehir Belediyesi’nin tanıtım çalışmaları uluslararası turizm çevrelerinden yoğun ilgi görürken, Kayaşehir’in dünya turizminde güçlü bir marka hâline gelmesi hedefleniyor.
Kaçak restoran kaldırıldı, peribacalarının silüeti ortaya çıktı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:14 Kaçak restoran kaldırıldı, peribacalarının silüeti ortaya çıktı Kapadokya Alan Başkanlığı; bölgenin doğal, kültürel ve arkeolojik mirasını tehdit eden izinsiz yapılaşmalara karşı mücadelesini aralıksız sürdürüyor. Son olarak Göreme beldesinde, I. Derece Arkeolojik ve I. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde restoran olarak kullanılan kaçak yapı kaldırıldı. Yürütülen denetim ve tespit çalışmaları sonucunda kaldırılan izinsiz yapı ile birlikte, kaya oluşumlar ve tarihi peyzajla bütünleşen peribacalarının özgün silüeti yeniden ortaya çıktı. Kapadokya Alan Başkanlığı tarafından yürütülen süreçte; tespit, değerlendirme ve karar aşamalarının titizlikle gerçekleştirildiği, izinsiz uygulamaların belirlenmesinde Kapadokya Bilim Kurulu ile yoğun çalışmalar yürütüldüğü belirtildi. Konunun son olarak Kapadokya Alan Komisyonu’nda görüşülerek karara bağlandığı ifade edildi. Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay; izinsiz yapılaşmayla mücadeleye ilişkin yaptığı açıklamada, bölgenin özgün kimliğinin korunması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. Aslanbay; "Kaçak yapıları kaldırıyor, yeni yapılaşmaların sit alanları ve doğal-kültürel miras gözetilerek bölge ile uyum içinde ilerlemesini sağlıyoruz. Turizmin gelişimini destekliyoruz ancak hiçbir turizm yapısı doğal dokunun önüne geçmemelidir. Yapılaşmaların bölgenin dokusuyla uyumlu olması açısından mimari uygulama projelerini Kapadokya Bilim Kurulumuz ve Alan Komisyonumuz büyük bir titizlikle inceliyor ve karara bağlıyoruz. Koruma-kullanma dengesi içinde gelişimi desteklerken, bölgenin ruhunu korumak adına izinsiz yapılaşma ile mücadelemize devam edeceğiz" dedi. Kapadokya Alan Başkanlığı’nın, kapsamlı restorasyon projelerinden mimari uygulama projelerine kadar birçok çalışmayı değerlendirmeye devam ettiği ve yerel yönetimlerle koordineli şekilde hareket ettiği bildirildi.
Kastamonu yöresinin kültürünü yansıtan biblo bebekler tescillendi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:47 Kastamonu yöresinin kültürünü yansıtan biblo bebekler tescillendi Kastamonu’da akademik çalışmayla tasarlanan yöresel kadın kıyafetli minyatür bebekler, tescillenerek koruma altına alındı. Bebekler, Azerbaycan başta olmak üzere birçok ülkeden rağbet görmeye başladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Seyhan Yılmaz ile öğrencisi olan Kastamonu Bilim ve Sanat Merkezi Görsel Sanatlar Başöğretmeni Alime Belleyici tarafından tasarlanan Kastamonu yöresi biblo bebeği, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tasarım tescil belgesi almaya hak kazandı. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden ilham alınarak el işçiliğiyle üretilen biblo bebekler özgünlüğüyle dikkat çekiyor. Tescil süreciyle birlikte bu özel tasarım, hem estetik hem de kültürel bir değer olarak fikri mülkiyet haklarıyla güvence altına alındı. Yaklaşık 28 santimetre boyutundaki biblo, Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerine özgü yöresel kadın giysilerini minyatür ölçekte başarılı bir şekilde yansıtıyor. Biblo tasarımında şal desenli başörtüsü, işlemeli cepken, entari ve geleneksel önlük gibi unsurlar ön plana çıkarken, figür, seramik formunda bir kaide üzerinde ayakta duran kadın figürü olarak tasarlandı. El ve kalıpta biçimlendirme teknikleriyle üretilen biblo, sır altı dekor tekniğiyle hazırlanarak bin 50 derecede sırlı pişirime tabi tutuluyor. Ardından sır üzerine 750 derecede altın yaldız dekor uygulanarak son hali veriliyor. Sanatsal detayların titizlikle işlendiği bebekler hem dekoratif obje hem de kültürel temsil aracı olarak öne çıkıyor. Prof. Seyhan Yılmaz’ın akademik rehberliğinde geliştirilen çalışma, öğrencisi Alime Belleyici’nin sanatsal katkılarıyla somutlaşarak Kastamonu’nun kültürel tanıtımına önemli katkılar sunan, geleneksel el sanatlarının çağdaş formlarla yaşatılmasına yönelik örnek bir uygulama niteliği kazandı. Hediyelik olarak hazırlanan biblo bebekler, başta Azerbaycan olmak üzere birçok ülkeden rağbet görüyor. "Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli" Kastamonu’nun küresel bir mirasının koruma altına alındığını ifade eden Prof. Seyhan Yılmaz, "Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan biblo bebeğin tescillenerek özgünlüğü belgelendi ve fikri mülkiyet hakları koruma altına alındı. Bu tasarım sadece estetik bir objeyi değil, aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini güvence altına alan anlamlı bir adım oldu. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan bir biblonun en dikkat çekici yönü özellikle Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde kadınların hala günümüzde de giydikleri işlemeli cepkeni, renkli entarisi, önlüğü, belindeki kuşağa ve başındaki fesi ile bu geleneksel unsurları minyatür ölçekte başarıyla yansıtmasıdır. Biblonun yerel ve geleneksel unsurları taşıması, altındaki kaidesiyle sergilemesinin kolay olması aynı zamanda bir kültür temsil aracı ve hediyelik obje niteliği taşıması Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Bu tescil aynı zamanda bir tasarım tescilini yaparken aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini de güvence altına almıştır ve bu tasarım aynı zamanda Kastamonu’nun tarihi belleğini, kültürel kimliğini ve geleneksel unsurlara atıfta bulunmaktadır. Somut kültürel miras ögesi olarak hem sanatsal hem de hukuki anlamda bir biblonun tescillenmiş olması Kastamonu için önemli bir adımdır. Bu ve bunun gibi çalışmaları daha sonraki yapılacak olan çalışmalara örnek teşkil edeceğini düşünüyorum" dedi. "7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" Ele aldıkları 15 figürü ilk etapta çalıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, "Turistik gezi amacıyla tarihi, kültürel mekanları gezdiğimiz illerde, çeşitli coğrafyalara gittiğimizde oraya dair bir ana hediye alma aslında düşüncesini ortaya çıktı. Ziyaretlerimiz sırasında çoğu zaman o yöreye özgü hediye oluşturulabilecek çok fazla eser ya da hediyelik obje olarak alacak bazen bir şey bulamıyoruz. O nedenle ’hiç değilse kendi kültürümüze özgü bazı unsurları taşıyan hediyelik obje yapabilir miyiz’ acaba diye düşündük. Fikir böyle çıktı. Bunun üzerine Alime hocama bu tez konusunu verdik. Başarılı bir çalışma yürüttü. 2018 yılında tezini başarıyla bitirdi. 15 figür ele aldık, 7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" diye konuştu. "Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinin kıyafetinin daha gösterişli olması sebebiyle bunu seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık" Projeyle ilgili konuşan Alime Belleyici ise, "Kültürel mirasımızı yaşatabilmek için incelemiş olduğunuz 7 bölgemizden yola çıkarak elde bulunan, yapılmış olan çubuk bebekleri inceleyerek gelecek nesillere aktarmak sebebiyle böyle bir fikirden yola çıkarak ürünümüzü oluşturmaya çalıştırdık. Kastamonu’nun önde gelen yöresel kıyafetiyle dikkat çeken Azdavay ile Pınarbaşı ilçelerini inceledik. Buradaki bebeğin kıyafetinin daha gösterişli ve anlamının öne çıkması sebebiyle bunu irdeleyerek seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık. Aslına uyarak birebir şekillendirme yapıldı, boyama da aynı şekilde devam etti. Bu şekilde ürünümüzü ortaya çıkardık. Çalışma zamanımız biraz zahmetli ve uzun bir zaman alıyor. Haliyle yapılan kalıplar üzerinden yola çıkarak ürünü ilk etapta oluşturmaya çalıştık. Daha sonra elde şekillendirdik. Elle şekillendirme eğer bir gün boyunca sabit durursak başında 10 saatimizi alıyor. Eğer bekleyip de bibloyu yaparsak 1,5 günü bulmaktadır, sonra bunu pişirme aşamaları var. Bin 50 dereceyle bisküvi pişirimi yaptık. Daha sonra renklendirmeye sırlı pişirim dediğiniz 950 dereceyle pişirimi gerçekleştirdik. Üzerine yapılan çalışma motifleri sıra altı dekor ile işledik" şeklinde konuştu. Biblo bebeklerin rağbet gördüğünü söyleyen Belleyici, "Biblo bebeklerin tanıtılması en önemlisiydi ve bunu bir koruma altına alınması isteniyordu. Bunu da tasarımla gerçekleştirdik. Piyasaya sürüldüğü zaman yoğun talep oldu. Özellikle hediye olarak düşünüldü. Bunu da Azerbaycan’da yaklaşık 30 ürün ile gerçekleştirdik. Önemli kişilere hediye edilmek üzere Azerbaycan’a gönderildi. Kısaca ürünlerimizin kimliğiyle bu şekilde gerçekleştirerek tanıtmayı düşünüyoruz. Zaman ayırabilirsek güzel bir bütün illerimizi de katarak folklorik kıyafetleri eşliğinde bütün illerimizi de katarak bunları bir duyurmaya, bir tanıtmaya hedeflemekteyiz" ifadelerini kullandı.
Efeler Belediyesi, çocukları tiyatroyla buluşturdu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:45 Efeler Belediyesi, çocukları tiyatroyla buluşturdu Efeler Belediyesi tarafından sahnelenen tiyatrolar ile çocuklar hem eğlendi hem de doğa sevgisi gibi konularda bilinçlendi. Efeler Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibi tarafından sahnelenen "Doğa Dostu Heidi" ve "Ağustos Böceği ile Karınca - Orman Dostları" adlı oyunlar, geçtiğimiz hafta sonu minik izleyicilerden büyük ilgi gördü. Nevzat Biçer Konferans Salonu’nda sahnelenen tiyatro oyunları, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşattı. Rengarenk dekorlar ve sevimli karakterlerle buluşan minikler, doğa sevgisi, çevre bilinci, dostluk ve paylaşmanın önemini tiyatro ile keşfetti. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde salonlar tamamen dolarken, çocukların neşesi salona yansıdı. Tiyatro şöleni Umurlu’da devam edecek Efeler Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibi, ara tatil kapsamında tiyatro etkinliklerini Umurlu Mahallesi’nde de çocuklarla buluşturacak. 27 Ocak Salı günü saat 13.00’te Umurlu Şehit Mahir Yıldırım Konferans ve Tiyatro Salonu’nda "Örümcek Adam Karlar Ülkesinde" adlı oyun sahnelenecek. Aynı gün saat 15.00’te ise "Ağustos Böceği ile Karınca" oyunu minik izleyicilerle buluşacak. Başkan Yetişkin’den çocuklara davet Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, tüm çocukları Umurlu’daki tiyatro oyunlarına davet ederek, "Çocuklarımızın ara tatillerini hem eğlenceli hem de öğretici etkinliklerle geçirmesini istiyoruz. Tiyatro, çocuklarımızın hayal dünyasını geliştirirken aynı zamanda paylaşmayı, doğayı sevmeyi ve birlikte yaşamayı öğretir. Nevzat Biçer Konferans Salonu’nu doldurup taşıran ailelere teşekkür ediyor, tüm çocuklarımızı Umurlu’da sahnelenecek oyunlarımıza davet ediyorum" dedi.
2 bin rakımlı yaylada renkli kış festivali
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:32 2 bin rakımlı yaylada renkli kış festivali Ordu’nun Kabadüz ilçesinde bulunan 2 bin rakımlı Çambaşı Yaylası’nda düzenlenen ‘Geleneksel Çambaşı Yaylası Kış Festivali’nin 21’incisi yoğun katılım ile gerçekleştirildi. Yaz aylarında turistleri ağırlayan Ordu’nun yaylaları, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in, ‘3 ay değil 12 ay Ordu’ sloganıyla başlattığı girişimlerle kış aylarında tercih ediliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Kabadüz Belediyesi iş birliğinde Çambaşı Yaylası’nda düzenlenen 21. Kış Festivali renkli görüntülere sahne oldu. Birbirinden renkli etkinliklerle 2 gün süren festival kapsamında vatandaşlar unutulmaz bir hafta sonu geçirdi. Festival, ilk olarak Çambaşı Yaylası Kayak Merkezi’nde başladı. İlk gününde kayak yarışları ve off-road yarışları yapılan festivalin 2’nci günü ise yayla merkezinde devam etti. Kar güreşleri, çeşitli spor müsabakaları ve kızak yarışları ile heyecanlı bir günün yaşandığı festival alanında Ordu Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası ve farklı sanatçıların sahne aldığı konserlerle vatandaşlar güzel vakit geçirdi. Festival boyunca vatandaşlara Ordu’nun yöresel lezzetlerinden olan karalahana çorbası, patates ve turşu ikramı da yapıldı. Festival kapsamında eğlenceye doyan vatandaşlar, yapılan etkinliklerden memnun kaldıklarını, düzenlenen kar festivaliyle doğa harikası Çambaşı Yaylası’nda unutulmaz bir gün yaşadıklarını belirttiler. Vatandaşlar, düzenlenen festival için emeği geçenlere teşekkür ettiler.
Terme Yeni Cami restorasyon çalışmalarında sona gelindi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:23 Terme Yeni Cami restorasyon çalışmalarında sona gelindi Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kültürel mirasın korunması amacıyla restore edilen Terme Yeni Cami’nde çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Tarihi yapının özgün dokusunu koruyarak gelecek nesillere aktarılması hedefiyle yürütülen restorasyon süreci Büyükşehir Belediyesi’nin ekiplerince titizlikle gerçekleştirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kültürel mirasın korunması amacıyla restore edilen Terme Yeni Cami restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Çalışmalar kapsamında, tarihi caminin geçmiş dönemlerde değiştirilen son cemaat yeri ve çatı örtüsü tamamen sökülerek, özgün plan şemasına ve restorasyon projesine uygun şekilde yeniden yapıldı. Özgün kesitlere uygun ahşap malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen onarımlarla caminin tarihi kimliği ön plana çıkarıldı. Çatı sökümleri ve sonradan eklenen yapıların kaldırılmasının ardından yapı zemini ve kirişlemelerde yapılan düzenlemelerle güçlendirme sağlandı. Tarihi camide çalışmalar titizlikle yürütüldü Restorasyon sürecinde caminin çevresi de ele alındı. Caminin bulunduğu alanın etkin kullanımı ve camiye ulaşımın kolaylaştırılması amacıyla sert zeminden yaya yolları oluşturuldu. Ayrıca, tescilli caminin tarihi kimliğine zarar vermeyecek ölçü ve konumda planlanarak hayata geçirilen ilave yapı ile alanın işlevselliği artırıldı. Bunlara ek olarak restorasyon sürecinde tarihi caminin farklı bölümlerinde çok sayıda bakım, onarım ve iyileştirme çalışması da eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Yapılan işlemlerle aslına uygun şekilde restore edilen Terme Yeni Cami, çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden hizmete açılacak.
Kartal’da Uğur Mumcu anıldı: Mustafa Balbay’dan anlamlı söyleşi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:57 Kartal’da Uğur Mumcu anıldı: Mustafa Balbay’dan anlamlı söyleşi Araştırmacı gazeteciliğin simge ismi Uğur Mumcu, ölümünün 33. yıl dönümünde Kartal’da düzenlenen özel bir söyleşi programıyla anıldı. ‘Geçmişten Günümüze Uğur Mumcu’yu Anlamak’ başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte gazeteci ve yazar Mustafa Balbay, Mumcu’nun gazetecilik mücadelesini, aydın kimliğini ve Türkiye’ye bıraktığı fikri mirası Kartallılarla paylaştı. Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program Kartal Belediyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği ve UMDER iş birliğiyle düzenlendi. Söyleşiye; CHP Kartal İlçe Başkanı Mert Polat, Kartal Belediyesi başkan yardımcıları, Kartal Belediyesi Meclis Başkan Vekili Özlem Bulut, İYİ Parti Kartal İlçe Başkanı Önder Karakelle, Anahtar Parti Kartal İlçe Başkanı Yunus Şahin, Kartal’daki diğer siyasi parti temsilcileri, Kartal Belediyesi meclis üyeleri, belediye birim müdürleri, mahalle muhtarları, siyasi partilerin Kartal kadın ve gençlik kolu başkanları ile yönetimleri katıldı. Ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneği Kartal Şube Başkanı Hülya Arıkan ve yönetimi, UMDER Başkanı Hasan İldan ve yönetimi ile çok sayıda dernek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi de programda yer aldı. "Uğur Mumcu toplum için bir güvenceydi" Konuşmasında Uğur Mumcu ile genç yaşlarda birlikte çalışma fırsatı bulduğunu belirten Mustafa Balbay, Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda toplumun vicdanı olduğunu vurguladı. Balbay, "Ben Uğur Mumcu’yla daha 20’li yaşlarımda çalışmaya başladım. Aranızda onu tanımış, ona dokunmuş olanlar mutlaka vardır. Her şeyden önce dürüstlüğü, korkusuzluğu ve tavır koyan aydın duruşuyla hepimize örnek oldu. Uğur Mumcu toplum için büyük bir güvenceydi; gerçekten çok değerli bir insandı" dedi. Balbay, Mumcu’nun gazetecilik anlayışının yalnızca bilgiye ulaşmakla sınırlı olmadığını, asıl meselenin cesaret olduğunu dile getirerek, "Gerçek gazetecilik sadece geniş haber kaynaklarına sahip olmak değildir. Aynı zamanda yürek ister, cesaret ister. Gazeteci mangal yürekli olmalı. Uğur Mumcu’nun yaşam şiarı buydu. Köşesinde sık sık şu sözü hatırlatırdı: ‘Korkak bin kez ölür, cesur bir kez ölür’" diyerek anlattı. "Öldürülebileceğini bile bile geri adım atmadı" Uğur Mumcu’nun tehditler altında dahi geri adım atmadığını anlatan Balbay, Mumcu’nun yaşadığı çarpıcı bir anıyı katılımcılarla şu sözlerle paylaştı: "O dönem ülkede hep aynı endişe konuşuluyordu: ‘Sırada kim var?’ Çünkü gerçekleri yazan gazeteciler hedefteydi. Uğur Mumcu her an saldırıya uğrayabileceğini biliyordu. Bir gün iki güvenlik uzmanını evine çağırdı ve çok soğukkanlı bir şekilde ‘Ben nasıl öldürülebilirim?’ diye sordu. Uzmanlar günlük alışkanlıklarını sordular. ‘Arabayı kim kullanıyor?’ dediler. ‘Ben kullanıyorum’ cevabını verdi. O, başına gelebilecekleri bilmesine rağmen geri adım atmadı. Kelle koltukta, korkmadan gazetecilik yaptı." "Bazı aydınlar bir ekol ve değer ortaya çıkarır" Balbay, kimi aydınların yalnızca bireysel başarılarıyla değil, toplumda bıraktıkları iz ve oluşturdukları düşünce geleneğiyle hatırlandığını belirerek, "Bazı aydınlar vardır; sadece bir insanı değil koca bir dünyayı temsil ederler. Yerlerine başkaları gelebilir ama onların bıraktığı iz, kurduğu düşünce geleneği ve duruşu kolay kolay tekrar edilemez. Uğur Mumcu da işte böyle bir aydındı. Saydığımız isimler arasında en önde gelenlerden biriydi" ifadelerine yer verdi. "Atatürk’ün aydınlığını unutmayacağız" Konuşmasının sonunda aydınlanma mücadelesinin sürekliliğine dikkat çeken Balbay, Atatürk ve Mumcu’nun mirasının yol gösterici olduğunu vurguladı. "Bir toplum aydınlığı bir kez gördüğünde, o aydınlığı karartsanız da unutmaz. Aşık Veysel’i düşünün. Yedi yaşına kadar dağları, çiğdemi, gülü görmüş; sonra gözleri kör olmuş. Ama o güzellikleri unutmuş mu? Hayır. Biz de Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlığını gördük. Onu unutmayacağız, unutturmayacağız. Nerede olursak olalım bu bağlılığı taşıyacağız. Rehberimiz Uğur Mumcu. Yenilmişlik duygusuna asla prim vermemeliyiz. Onun hayal ettiği Türkiye için yaşıyoruz." Söyleşinin bir bölümünde katılımcılarla soru-cevap gerçekleştirildi. Balbay, izleyicilerden gelen soruları yanıtlayarak hem Uğur Mumcu ile yaşadığı hatıraları hem de günümüz Türkiye’sinde gazeteciliğin karşı karşıya olduğu sorumlulukları değerlendirdi. Program, bu etkileşimli bölüm sayesinde dinleyicilerin aktif katılımıyla daha da zenginleşti. Programın sonunda Mustafa Balbay’a günün anısına Kartal heykelciği ve çiçek takdim edildi. Kartal heykelciği; CHP Kartal İlçe Başkanı Mert Polat, Kartal Belediyesi Meclis Başkan Vekili Özlem Bulut, İYİ Parti Kartal İlçe Başkanı Önder Karakelle ve Anahtar Parti Kartal İlçe Başkanı Yunus Şahin tarafından sunulurken, çiçek takdimi ise Atatürkçü Düşünce Derneği Kartal Şube Başkanı Hülya Arıkan ile UMDER Başkanı Hasan İldan tarafından gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Uğur Mumcu’nun fikri mirasının ve demokrasi mücadelesinin gelecek kuşaklara aktarılması açısından anlamlı bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.
Yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençeler ile ilgi çekiyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:56 Yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençeler ile ilgi çekiyor Giresun’un Görele ilçesinde yaşayan Temel Karademir, yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençelerle de dikkatleri üzerine çekiyor. Temel Karademir’in Görele’de ürettiği bu özgün kemençeler, hem yöresel kültürü yaşatıyor hem de sanata farklı bir bakış kazandırıyor. Karademir’in ustalığı, "yapıyor ama çalamıyor" ifadesiyle özetlenen ilginç hikayesiyle farklı bir boyut kazanıyor. Uzun yıllar kamuda görev yaptıktan sonra emekli olan Temel Karademir, emekliliğinin ardından yöneldiği kemençe yapımında kısa sürede kendini geliştirerek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından El Sanatları alanında "Kemençe Yapım Sanatçısı" ünvanı aldı. Karademir, geleneksel Görele Kemençesi’nin yanı sıra kepçeden, bastondan ve tarımda kullanılan bel demirinden yaptığı kemençelerle de ilgi görüyor. Yapıyor ama çalmıyor Yaptığı kemençelerin tınısının sanatçılar tarafından beğenildiğini belirten Karademir, ürünlerinin sadece Türkiye’de değil yurt dışında yaşayan hemşerilerinden de talep gördüğünü söyledi. Kemençe yapımına olan ilgisini anlatan Karademir, "30 yılı aşkın kamu hizmetimin ardından emekli oldum. Emeklilikle birlikte el sanatlarına daha fazla zaman ayırma fırsatı buldum. Yetenek sınavına girerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kemençe yapım sanatçısı belgesi aldım. Yaptığım kemençeler, tınısı nedeniyle sanatçılar tarafından beğenildi" dedi. Dükkânda dekor diye başladı, ilgi odağı oldu Sadece klasik kemençelerle yetinmediğini vurgulayan Karademir, hayal gücünü işine yansıttığını ifade ederek "Aklıma gelen ne varsa onu kemençeye dönüştürmeye çalıştım. Kepçe kemençe, baston kemençe, bel demirinden yapılan kemençeler gibi pek çok farklı model ürettim. Çoğunu dükkanımda dekor olsun diye yaptım ama beklediğimden fazla ilgi gördü. İlginç olan şu ki ben kemençe yapıyorum ama çalmaya hiç merak etmedim. Merak etmeyince de öğrenemedim" diye konuştu.
İş Sanat Anadolu Sergileri’nin yeni yıldaki ilk durağı Mersin oldu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:53 İş Sanat Anadolu Sergileri’nin yeni yıldaki ilk durağı Mersin oldu Türkiye İş Bankası Pozcu Şubesi’nde izlenen "Narenciye Mevsimi" seçkisi, Akdeniz’de gündelik yaşamın ritmini belirleyen güçlü bir kültürel değere odaklandı. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yapılan özel seçkileri izleyiciyle buluşturan İş Sanat Anadolu Sergileri’nin yeni yıldaki ilk durağı, 24-25 Ocak tarihlerinde Mersin oldu. İş Bankası Pozcu Şubesi’nde sergilenen "Narenciye Mevsimi" seçkisi, Akdeniz ikliminin özgün atmosferini natürmorttan peyzaja uzanan geniş bir yelpazeyi sanatseverlerin beğenisine sundu. Seçkide Nurettin Ergüven, İbrahim Çallı, Ercümend Kalmık, Numan Pura, Cevdet Bilgişin, Hasan Vecih Bereketoğlu, Ziya Keseroğlu, Ali Karsan, İlhami Demirci, Naciye İzbul ve Ayhan Dürrüoğlu gibi sanatçıların eserleri ilgiyle izlendi. Farklı kuşakların bakış açılarını yansıtan eserleri sanat tarihçisi Doç. Dr. Ayşe Köksal ziyaretçilere anlatırken, çocuklara yönelik sanat atölyesi de düzenlendi. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan Anadolu Sergileri bugüne dek 4 bini aşkın sanatsevere ulaştı. İbrahim Çallı’nın eserlerini Çal ilçesindeki izleyicilerle buluşturan seçkiyle başlayan Anadolu Sergileri, Hocalar ve Öğrenciler (Milas), Mavinin İzinde (Gelibolu), Büyük Zafer (Kocatepe), Aşina Yüzler (Antakya), Çarşı-Pazar (Midyat), Ege Havası (Edremit) ve Mavinin Sırları (İznik) gibi farklı seçkileri sanatseverlere sundu. MarCom, Sardis, Toplumsal Fayda Ödülleri ve İstanbul Marketing Awards platformlarının farklı kategorilerinde ödüllere layık görülen Anadolu Sergileri, önümüzdeki aylarda da ortak kültürel mirasın doğduğu topraklarda bugünün kuşaklarıyla buluşturmayı sürdürecek. Anadolu Sergileri’nin Şubat ayındaki durağı Türkiye İş Bankası Lüleburgaz Şubesi olacak.
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde atık şişeler gül oldu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:40 Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde atık şişeler gül oldu ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde geri dönüşümün önemine dikkat çekmek amacıyla atık şişelerden yapılan gül ağacı, ilginç görüntüsü ile dikkat çekiyor. Olgunlaşma Enstitüsünde israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atık miktarının azaltılması ve geri dönüşüme vurgu yapılması amacıyla anlamlı bir çalışmaya imza atıldı. Kullanım dışı kalan plastik su şişesi gibi atık malzemeler, usta öğreticiler tarafından estetik birer sanat eserine dönüştürüldü. Çeşitli tekniklerle işlenen 5 litrelik plastik şişelerden oluşturulan ve enstitü binasının içine yerleştirilen gül ağacı, atık maddelerin nasıl güzel bir şekilde değerlendirilebileceğinin örneği oldu. "Plastik şişeleri mum ateşiyle şekillendirdik" Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Şafak Engin, "Projemizde temel olarak 5 litrelik plastik su şişelerinden yararlandık. Çalışmamıza ilk olarak bu şişeleri kırmızı boyayla renklendirerek başladık. Daha sonra gül kalıplarını kestik ve bu parçaların kenarlarını mum ateşiyle ısıtarak doğal bir form verip şekillendirdik. Hazırladığımız bu parçaları silikon yardımıyla birleştirerek gül şeklini verdik. Güllerin yaprakları için de yine 5 litrelik plastik şişeleri bu kez yeşile boyayıp yaprak formunda kestik. Yaprakların kenarlarına da yine mum ateşiyle şekil vererek doğal bir görünüm kazandırdık" şeklinde konuştu. "Doğal malzemelerle tasarımı tamamladık" Yapım sürecinde doğal materyallerden faydalandıklarını anlatan Engin, şöyle devam etti: "Hazırladığımız bu gülleri ve yaprakları, gerçek ağaç dallarına sıcak silikon kullanarak tek tek yapıştırdık ve dizayn ettik. Ağacın kök kısmı için ise strafor kullanarak bir kütük formu oluşturduk ve üzerine gerçek ağaç kabuklarını yapıştırarak derinlik kattık. Son aşamada, gül ağacının tamamını sprey vernikle vernikleyerek tasarımı bitirdik. Bu sayede hem dayanıklılığı artırdık hem de parlak ve estetik bir görünüm elde ettik."