Son Dakika
|
Trump: "İran bugün çok ağır darbe alacak"
Dubai Uluslararası Havalimanına İHA saldırısı
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Norveç’teki ABD Büyükelçiliği yakınlarında patlama
Laricani: "ABD Venezuela modelini İran’da uygulayabileceğini sandı"
İspanya Başbakanı Sanchez: "Türk sosyal medya topluluğuna selamlar olsun"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani ile telefonda görüştü
Büyükelçi Yılmaz, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile telefonla görüştü
KÜLTÜR SANAT
Kütahya’da "Filistin Film Günleri" tanıtımı
08 Mart 2026 Pazar - 12:01:08
Kütahya’da düzenlenecek "Filistin Film Günleri"nin tanıtımına yönelik basın lansmanı gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği iş birliğinde Türkiye genelinde eş zamanlı olarak "Filistin Film Günleri" etkinliğinin düzenleneceğini söyledi. Etkinlik kapsamında üç filmin sinema salonlarında izleyiciyle buluşacağını belirten Ünal, gösterilecek filmlerden No Other Land adlı yapımın 2025 yılında düzenlenen Academy Awards kapsamında En İyi Belgesel dalında Oscar ödülünü kazandığını ifade etti. Ayrıca The Voice of Hind Rajab filminin En İyi Uluslararası Film dalında Akademi Ödülleri’ne aday gösterildiğini, All That’s Left of You filminin ise Ürdün tarafından aynı dalda aday adayı olarak gösterildiğini kaydetti. "Filistin Film Günleri" Filistin Film Günlerinin Filistin’de yaşanan insan hikâyelerini, yerinden edilme, savaşın siviller üzerindeki etkilerini ve kuşaklar arası travmaları sinemanın evrensel dili aracılığıyla izleyiciye ulaştırmayı amaçladığını ifade eden Müdür Ünal, "Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen etkinlik, toplumsal dayanışma ve ortak insani değerler çerçevesinde farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Türkiye olarak biz en başından beri Filistinli kardeşlerimizin yanında yer alıyor, onların acılarına ortak oluyoruz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ’Biz Filistin’i yeni öğrenmedik’ diyerek hareket ediyoruz. Filistin hepimizin kırmızı çizgisidir ve İsrail bu çizgiyi sürekli olarak ihlal etmektedir. İşte buradan hareketle Filistin meselesini istatistiklerle, net ifadelerle ve delilleriyle kamuoyuna duyurmak, toplumsal hafızamızı diri tutmak adına Filistin Film Günleri Etkinliğimizi başlatıyoruz" diye konuştu. Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen açılışa AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yönetici ve personeli ile davetli misafirler katıldı.
08 Mart 2026 Pazar - 11:56
Kartepe’de ramazan akşamları otağ çadırında sanatla renkleniyor
Kartepe’de kurulan otağ çadırında, ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen geleneksel el sanatları atölyeleri yoğun ilgi görüyor. Kartepe Belediyesince ramazan ayının birleştirici ve manevi atmosferini yaşatmak amacıyla Kent Meydanı’nda kurulan otağ çadırı, vatandaşları sanatla buluşturuyor. Etkinlikler kapsamında açılan mozaik lamba ve çini atölyeleri, her yaştan ilçe sakininin katılımıyla gerçekleştiriliyor. Atölyelere katılan vatandaşlar, farklı renklerdeki cam parçalarını sabırla bir araya getirerek kendi mozaik lamba tasarımlarını oluşturuyor. El emeği eserler üretmenin heyecanını yaşayan katılımcılar, aynı zamanda yeni bir hobi edinme imkanı da buluyor. Türk el sanatlarının en zarif örneklerinden biri olan çini atölyesi de çadırın en çok ilgi gören etkinlikleri arasında yer alıyor. Katılımcılar, beyaz tabakların üzerine işledikleri geleneksel motiflere fırça darbeleriyle hayat veriyor.
08 Mart 2026 Pazar - 11:45
Adana’da "Cumhuriyet Işığında Edebiyat ve Kadın" söyleşisi
Yüreğir Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde "Cumhuriyet Işığında Edebiyat ve Kadın" söyleşisi gerçekleştirdi. Kadınların toplumsal yaşamda ve edebiyatta üstlendiği rolün ele alındığı söyleşide, Cumhuriyet’in kadınlara kazandırdığı haklar ve bu kazanımların kültür ve sanat dünyasına yansımaları konuşuldu. Katılımcılar, yazarların deneyimlerini ve değerlendirmelerini ilgiyle dinledi. Programda kısa bir konuşma yapan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önemine dikkat çekerek kadınların toplumun her alanında daha güçlü bir şekilde yer almasının önemine vurgu yaptı. Demirçalı, "Cumhuriyetimizin aydınlık değerleriyle kadınların eğitimde, sanatta, edebiyatta ve yaşamın her alanında daha görünür olmasını desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Söyleşinin sonunda Demirçalı, etkinliğe katkılarından dolayı Ayşe Kulin ve Sema Soykan’a teşekkür ederek çiçek takdim etti. Ayrıca Yüreğir Belediyesi Kültürevlerinde hazırlanan özel tablolar da günün anısına yazarlara hediye edildi.
08 Mart 2026 Pazar - 11:41
Dilek Cesur ile Ramazan’da Talas farkı
Ramazan ayının manevi iklimini kültürel etkinliklerle taçlandıran Talas Belediyesi, bu kez eğitimci-yazar Dilek Cesur’u ağırladı. Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi, anne-babalar ve çocukların yoğun ilgisiyle adeta bir bayram havasında geçti. Sahnede samimi üslubuyla dikkat çeken Dilek Cesur, hayata dair derin gözlemlerini ve kişisel gelişim yolculuğunu katılımcılarla paylaştı. Zamanın kıymeti, maddi değerlerin ötesindeki huzur ve bireysel farkındalık üzerine konuşan Cesur, özellikle ’hayır diyebilmenin’ ve ’kendini fark etmenin’ önemine vurgu yaptı. Cesur, kendi hayatından verdiği örneklerle dinleyenleri hem güldürdü hem de düşündürdü. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın öncülüğünde yürütülen etkinlikler kapsamında düzenlenen bu buluşmada, salonun her köşesi doluydu. Genç-yaşlı, çocuk-ebeveyn her kesimden vatandaşın dikkatle dinlediği söyleşi sonunda, vatandaşlar bu tarz etkinliklerin ruhu beslediğini belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Talas Belediyesi, Ramazan ayı boyunca çocuklara yönelik tiyatrolardan, sevilen yazarların söyleşilerine kadar geniş bir yelpazede etkinlikler sunmaya devam ediyor. Dilek Cesur söyleşisi, katılımcıların yüzündeki tebessüm ve aldıkları notlarla gecenin sonunda uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir iz bıraktı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Mart 2026 Cumartesi- 15:56
Eski ramazanlar cami avlusunda yaşatıldı
2
05 Mart 2026 Perşembe- 12:27
Sincan’a ikinci bebek kütüphanesi geliyor
3
24 Şubat 2026 Salı- 11:30
Tozlu araç görünce dayanamıyor, camları sanat eserine dönüştürüyor
4
07 Mart 2026 Cumartesi- 11:54
Kadınların emeği kültürel mirası yaşatıyor
5
06 Mart 2026 Cuma- 16:36
Burhaniye’de deprem fotoğrafları sergisi açıldı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:56
Yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençeler ile ilgi çekiyor
Giresun’un Görele ilçesinde yaşayan Temel Karademir, yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençelerle de dikkatleri üzerine çekiyor. Temel Karademir’in Görele’de ürettiği bu özgün kemençeler, hem yöresel kültürü yaşatıyor hem de sanata farklı bir bakış kazandırıyor. Karademir’in ustalığı, "yapıyor ama çalamıyor" ifadesiyle özetlenen ilginç hikayesiyle farklı bir boyut kazanıyor. Uzun yıllar kamuda görev yaptıktan sonra emekli olan Temel Karademir, emekliliğinin ardından yöneldiği kemençe yapımında kısa sürede kendini geliştirerek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından El Sanatları alanında "Kemençe Yapım Sanatçısı" ünvanı aldı. Karademir, geleneksel Görele Kemençesi’nin yanı sıra kepçeden, bastondan ve tarımda kullanılan bel demirinden yaptığı kemençelerle de ilgi görüyor. Yapıyor ama çalmıyor Yaptığı kemençelerin tınısının sanatçılar tarafından beğenildiğini belirten Karademir, ürünlerinin sadece Türkiye’de değil yurt dışında yaşayan hemşerilerinden de talep gördüğünü söyledi. Kemençe yapımına olan ilgisini anlatan Karademir, "30 yılı aşkın kamu hizmetimin ardından emekli oldum. Emeklilikle birlikte el sanatlarına daha fazla zaman ayırma fırsatı buldum. Yetenek sınavına girerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kemençe yapım sanatçısı belgesi aldım. Yaptığım kemençeler, tınısı nedeniyle sanatçılar tarafından beğenildi" dedi. Dükkânda dekor diye başladı, ilgi odağı oldu Sadece klasik kemençelerle yetinmediğini vurgulayan Karademir, hayal gücünü işine yansıttığını ifade ederek "Aklıma gelen ne varsa onu kemençeye dönüştürmeye çalıştım. Kepçe kemençe, baston kemençe, bel demirinden yapılan kemençeler gibi pek çok farklı model ürettim. Çoğunu dükkanımda dekor olsun diye yaptım ama beklediğimden fazla ilgi gördü. İlginç olan şu ki ben kemençe yapıyorum ama çalmaya hiç merak etmedim. Merak etmeyince de öğrenemedim" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:53
İş Sanat Anadolu Sergileri’nin yeni yıldaki ilk durağı Mersin oldu
Türkiye İş Bankası Pozcu Şubesi’nde izlenen "Narenciye Mevsimi" seçkisi, Akdeniz’de gündelik yaşamın ritmini belirleyen güçlü bir kültürel değere odaklandı. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yapılan özel seçkileri izleyiciyle buluşturan İş Sanat Anadolu Sergileri’nin yeni yıldaki ilk durağı, 24-25 Ocak tarihlerinde Mersin oldu. İş Bankası Pozcu Şubesi’nde sergilenen "Narenciye Mevsimi" seçkisi, Akdeniz ikliminin özgün atmosferini natürmorttan peyzaja uzanan geniş bir yelpazeyi sanatseverlerin beğenisine sundu. Seçkide Nurettin Ergüven, İbrahim Çallı, Ercümend Kalmık, Numan Pura, Cevdet Bilgişin, Hasan Vecih Bereketoğlu, Ziya Keseroğlu, Ali Karsan, İlhami Demirci, Naciye İzbul ve Ayhan Dürrüoğlu gibi sanatçıların eserleri ilgiyle izlendi. Farklı kuşakların bakış açılarını yansıtan eserleri sanat tarihçisi Doç. Dr. Ayşe Köksal ziyaretçilere anlatırken, çocuklara yönelik sanat atölyesi de düzenlendi. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan Anadolu Sergileri bugüne dek 4 bini aşkın sanatsevere ulaştı. İbrahim Çallı’nın eserlerini Çal ilçesindeki izleyicilerle buluşturan seçkiyle başlayan Anadolu Sergileri, Hocalar ve Öğrenciler (Milas), Mavinin İzinde (Gelibolu), Büyük Zafer (Kocatepe), Aşina Yüzler (Antakya), Çarşı-Pazar (Midyat), Ege Havası (Edremit) ve Mavinin Sırları (İznik) gibi farklı seçkileri sanatseverlere sundu. MarCom, Sardis, Toplumsal Fayda Ödülleri ve İstanbul Marketing Awards platformlarının farklı kategorilerinde ödüllere layık görülen Anadolu Sergileri, önümüzdeki aylarda da ortak kültürel mirasın doğduğu topraklarda bugünün kuşaklarıyla buluşturmayı sürdürecek. Anadolu Sergileri’nin Şubat ayındaki durağı Türkiye İş Bankası Lüleburgaz Şubesi olacak.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:40
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde atık şişeler gül oldu
ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde geri dönüşümün önemine dikkat çekmek amacıyla atık şişelerden yapılan gül ağacı, ilginç görüntüsü ile dikkat çekiyor. Olgunlaşma Enstitüsünde israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atık miktarının azaltılması ve geri dönüşüme vurgu yapılması amacıyla anlamlı bir çalışmaya imza atıldı. Kullanım dışı kalan plastik su şişesi gibi atık malzemeler, usta öğreticiler tarafından estetik birer sanat eserine dönüştürüldü. Çeşitli tekniklerle işlenen 5 litrelik plastik şişelerden oluşturulan ve enstitü binasının içine yerleştirilen gül ağacı, atık maddelerin nasıl güzel bir şekilde değerlendirilebileceğinin örneği oldu. "Plastik şişeleri mum ateşiyle şekillendirdik" Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Şafak Engin, "Projemizde temel olarak 5 litrelik plastik su şişelerinden yararlandık. Çalışmamıza ilk olarak bu şişeleri kırmızı boyayla renklendirerek başladık. Daha sonra gül kalıplarını kestik ve bu parçaların kenarlarını mum ateşiyle ısıtarak doğal bir form verip şekillendirdik. Hazırladığımız bu parçaları silikon yardımıyla birleştirerek gül şeklini verdik. Güllerin yaprakları için de yine 5 litrelik plastik şişeleri bu kez yeşile boyayıp yaprak formunda kestik. Yaprakların kenarlarına da yine mum ateşiyle şekil vererek doğal bir görünüm kazandırdık" şeklinde konuştu. "Doğal malzemelerle tasarımı tamamladık" Yapım sürecinde doğal materyallerden faydalandıklarını anlatan Engin, şöyle devam etti: "Hazırladığımız bu gülleri ve yaprakları, gerçek ağaç dallarına sıcak silikon kullanarak tek tek yapıştırdık ve dizayn ettik. Ağacın kök kısmı için ise strafor kullanarak bir kütük formu oluşturduk ve üzerine gerçek ağaç kabuklarını yapıştırarak derinlik kattık. Son aşamada, gül ağacının tamamını sprey vernikle vernikleyerek tasarımı bitirdik. Bu sayede hem dayanıklılığı artırdık hem de parlak ve estetik bir görünüm elde ettik."
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:32
Pursaklar’da Gelenek Zamanı; ‘‘Saya Gezmesi’’
Pursaklar Belediyesi ile Ankara Kulübü Derneği iş birliğinde düzenlenen Saya Gezmesi etkinliği, geleneksel kültürü Sirkeli Mahallesinde yeniden canlandırdı. Pursaklar Belediyesi, kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Ankara Kulübü Derneği ile birlikte Geleneksel Saya Gezmesi etkinliği düzenledi. Sirkeli mahallesinde gerçekleştirilen etkinlikte, yöresel kıyafetler giyen seymenler ve saya ekibi vatandaşlarla bir araya gelerek unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği yeniden canlandırdı. ‘‘Ateş yaktık, sinsin oynadık, saya gezdik. Sirkeli’de unutulmaz bir gün yaşadık’’ Geleneksel Saya Gezmesi etkinliği ile Pursaklar’ın şenlendiğini ifade eden Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin; ‘‘Bugün burada sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürümüzü, dayanışmamızı ve paylaşma ruhumuzu yaşatıyoruz. Ateş yaktık, sinsin oynadık, saya gezdik. Sirkeli’de unutulmaz bir gün yaşadık. Gelecek kuşaklara geleneklerimizi aktarmak için çabalıyoruz. Geçmişini bilmeyen milletler geleceğe emin adımlarla yürüyemez. Çocuklarımızın bu gelenekleri tanıyarak büyümesi bizim için çok kıymetli. Ankara Kulübü Derneği’ne bu organizasyon için teşekkür ederim’’ dedi. Davul-zurna eşliğinde gerçekleştirilen gezide, bolluk, bereket ve dayanışmayı simgeleyen saya geleneği mahalle sakinlerinden büyük ilgi gördü. Vatandaşlar, hem kültürel değerlerle buluşmanın hem de keyifli anlar yaşamanın mutluluğunu yaşadı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:22
Buldan’da kara tezgâhlar zamana meydan okuyor
Buldan’da sayıları giderek azalan kara tezgâhlarda geleneksel havlu dokumacılığı yaşatılmaya devam ediyor. Baba mesleği dokumacılığı jakarlı kara tezgâhlarda sürdüren Mehmet Sağlık, "Dokumacılığa bu tezgâhlarda başladım, yine bu tezgâhlarda sürdürüyorum. Sağlığım el verdiği sürece kara tezgâhlarda üretime devam edeceğim" dedi. Denizli’nin Buldan ilçesinde, teknolojik gelişmelerle birlikte sayıları azalsa da kara tezgâhlarda havlu üretimi devam ediyor. Elektriğin Buldan’a gelmesiyle el tezgâhlarından motorlu kara tezgâhlara geçilen dokumacılık, ilerleyen yıllarda otomatik tezgâhların yaygınlaşmasıyla büyük ölçüde değişime uğradı. Daha fazla ve hızlı üretim yapmak isteyen pek çok dokumacı, kara tezgâhlarını hurdacılara satarak modern makinelere yöneldi. Ancak Buldan’da sayıları az da olsa jakarlı kara tezgâhlarda üretim yapmayı sürdüren dokumacılar bulunuyor. Bunlardan biri olan 61 yaşındaki Mehmet Sağlık, baba mesleğini yaşatmakta kararlı olduğunu dile getirdi. Küçük yaşlardan itibaren dokumacılığın içinde büyüdüğünü anlatan Sağlık, "İlkokula giderken masır ve bobin sararak aileme yardım ediyordum. İlkokulu bitirdikten sonra yavaş yavaş tezgâhların başına geçtim. Yıllardır bu mesleği sürdürüyorum. Ailemi bu meslek sayesinde geçindirdim, çocuklarımı büyüttüm ve okuttum" dedi. Çocuklarının dokumacılığı tercih etmediğini belirten Sağlık, buna rağmen üretimi bırakmadığını vurgulayarak, "Mesleğimi çok seviyorum. Küçük yaştan beri bu işi yaptığım için makinelerin bakım ve tamiratlarını kendim yapabiliyorum. Yaklaşık 25-30 yıldır papatya desenli havlu üretiyorum" ifadelerini kullandı. Mekikli ve jakarlı kara tezgâhında pamuk ipliğinden, su emici ve kaliteli havlular dokuduğunu söyleyen Sağlık, 50x90 santimetre el havlusu ile 90x150 santimetre banyo havlusu ürettiğini, ürünlerinin yoğun ilgi gördüğünü belirtti. "Her havluyu kendim dokuduğum için özen gösteriyorum. Dokuduktan sonra katlayıp paketliyor, satışa hazır hale getiriyorum" dedi. Kullandığı tezgâhın 1972 yılında Bursa’dan getirildiğini anlatan Sağlık, "Kayalı marka bu tezgâh çok dayanıklı. Bakımlarını kendim yapıyorum. Kara tezgâhlar benim gözbebeğim. Dokumacılığa bu tezgâhlarda başladım, yine bu tezgâhlarda sürdürüyorum. Sağlığım el verdiği sürece kara tezgâhlarda üretime devam edeceğim" diye konuştu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:48
Mersin’de çocuk kampüsü öğrencilerinden sanat şöleni
Mersin Büyükşehir Belediyesine bağlı Mezitli ve Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencilerinin hazırladığı resim sergisi ve mini konser, Şemsa Pozcu Kültür Evinde sahnelendi. Miniklerin, hayal güçleriyle ortaya koyduğu eserler ve sahnedeki performansları, izleyenlere hem gurur hem de duygu dolu anlar yaşattı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Şemsa Pozcu Kültür Evinde düzenlenen resim sergisi ve mini konser etkinliği, çocukların sanatla kurduğu bağı görünür kıldı. Mezitli ve Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencilerinin atölye çalışmalarında hazırladığı resimler ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, sahneye çıkan minikler de şarkıları ve performanslarıyla büyük alkış aldı. Etkinlik, çocukların sanatsal gelişimini desteklerken ailelere de unutulmaz ve gurur verici anlar yaşattı. "Bu çalışmaların temel amacı, çocukların sanatsal bakış açısını geliştirmek" Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Şube Müdürü Özay Öztürk, çocukların hem sahne deneyimi kazandığını, hem de eserlerini sergilemenin mutluluğunu yaşadığını belirterek, "Çocuklar sanatsal bakış açılarını, hayal güçlerini ve el becerilerini geliştirdikleri resimlerini sergiledi. Uzun süredir eğlenerek dolu dolu geçirdikleri atölye çalışmalarının sonucunda bu sergilerle hem deneyim kazanıyorlar, hem de farklı sanatsal performanslar sergileyerek özgüvenlerini yükseltiyorlar" dedi. Sanatın iyileştirici gücüne dikkat çeken Öztürk, bu çalışmaların temel amacının, çocukların sanatsal bakış açısını geliştirmek olduğunu ifade ederek, "Atölye çalışmalarının sonunda ortaya çıkan bu sergiler ve söyleşiler, çocukların emeklerinin karşılığını görmelerini sağlıyor. Bu da onları mutlu ediyor" diye konuştu. Mezitli, Toroslar ve yeni açılan Silifke Çocuk Kampüsünde müzik, resim ve hobi atölyelerinin sürekli devam edeceğini de sözlerine ekleyen Öztürk; çocukların, çalışmalarını farklı mekânlarda sergi ve gösterilerle düzenli olarak sürdüreceklerini kaydetti. Mezitli ve Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencileri, sahnede olmanın heyecanını yaşadı Etkinliğe katılan çocuklar, sahnede olmanın heyecanını ve mutluluğunu dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencilerinden Ecem Su Bayrak, "Bugün burada şarkılar söyledik. Çok mutluyum ve çok eğlendim. Sahneye çıkmak bana güzel hissettirdi" diye konuştu. Nurdeniz Öztürk de kampüste yalnızca müzik değil, yemek gibi farklı atölyelere de katıldığını belirterek, "Müzik atölyesinde çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Koro grubunda sesimizi nasıl daha güçlü kullanacağımızı öğreniyoruz. Konserlerde çok heyecanlanıyorum, ama bu etkinliklerde olmaktan da gurur duyuyorum" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:42
Osmangazi’de yarıyıl tatiline sinema dokunuşu
Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘Çocuklara Yarıyıl Tatilinde Sinema Keyfi’ programı, Ertuğrul Sağlam Spor Tesisi’nde gerçekleşen ilk gösterimle perdelerini açtı. Sevilen animasyon filmi ‘Kartopu Savaşları 2’, rengarenk sahneleri ve eğlenceli hikayesiyle minik izleyicilere unutulmaz bir sinema deneyimi yaşattı. Yarıyıl tatilini çocuklar için eğlenceye dönüştüren Osmangazi Belediyesi, son olarak Ertuğrul Sağlam Spor Tesisi’nde gerçekleştirilen film gösterimi ile tatil coşkusunu zirveye taşıdı. Patlamış mısırlarını alarak salonu dolduran çocuklar; film boyunca ekrana kilitlenerek karakterlerin maceralarına ortak olurken, zaman zaman heyecan dolu anlar yaşadı. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte veliler, çocuklarının mutluluğuna tanıklık ederken bu tür etkinliklerin devam etmesinden duydukları memnuniyeti vurguladı. Ücretsiz olarak düzenlenen gösterim, hem çocukların yüzünü güldürdü hem de tatil günlerine neşe kattı. Osmangazi Belediyesi’nin kültür sanat alanındaki bu anlamlı organizasyonu, sosyal belediyecilik anlayışının güzel bir örneği olarak takdir topladı. "Çocuklara Yarıyıl Tatilinde Sinema Keyfi" etkinliği, 29 Ocak’ta Yakup Aktaş Kültür Merkezi’nde yapılacak ikinci gösterimle sinemaseverle buluşmaya devam edecek.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:41
Pancar Deposu’nda gündelik malzemeler sanata dönüştü
Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Depoda Sanat Var" programı, sanatseverleri deneysel üretim süreçleri ile buluşturdu. Program kapsamında sanatçı Burcu Güven yürütücülüğünde gerçekleşen "Şeffaf Katmanlar Atölyesi"nde katılımcılar, şeffaf bant ve mürekkep kullanarak üretim yaptı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Depoda Sanat Var" etkinliğinde, sanatçı Burcu Güven yürütücülüğünde "Şeffaf Katmanlar Atölyesi" gerçekleştirildi. Pancar Deposu’nda gerçekleşen atölyede, gündelik hayatta sıkça kullanılan ofis malzemelerinin sanatsal bir ifade araca dönüşme imkanları ele alındı. Burcu Güven eşliğinde çalışmalar yapan katılımcılar; geçirgenlik, iz, tekrar ve dönüşüm kavramları üzerine yoğunlaştı. Şeffaf bant ve mürekkep kullanılarak yapılan çalışmalarda, malzemelerin sınırları zorlanarak katmanlı dokular elde edildi. Katılımcılar bu süreçte hem teorik bir tartışma ortamı buldu hem de malzemeyle doğrudan ilişki kurarak kendi üretimlerini gerçekleştirdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:15
Soğuk havalar da turistleri durdurmadı: Diyarbakır misafirlerini ağırlamaya devam ediyor
Son yılların en çetin kış mevsiminin yaşandığı Diyarbakır, bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. 33 medeniyete ev sahipliği yapan kadim kent, karlı havada da misafir ağırlıyor. Hurriler, Mitaniler, Abbasiler, Mervaniler, Büyük Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, Anadolu Selçukluları, Akkoyunlular ve Osmanlı gibi 33 medeniyetin izlerini taşıyan kadim kent Diyarbakır, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki tarihi surlar, İçkale Müze kompleksi, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif’i kabul edilen Ulu Cami, On Gözlü Köprü, Hasanpaşa Hanı, Zerzevan Kalesi, Hevsel Bahçeleri ve asırlık birçok camiye ev sahipliği yapıyor. Kadim kent Diyarbakır, kültürel mekanları ve inanç turizmindeki değerleriyle dört mevsim yerli ve yabancı turistler tarafından gezilecek şehir olarak tercih ediliyor. Malatya’dan gelen Ferhat Fidan, Diyarbakır’ın yaşanması, gezilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, "Çok önemli ve kıymetli bir şehir olduğunu düşünüyorum. Sadece bir tarih değil aynı zamanda edebi, kültürel bir şehir Diyarbakır. Soğuklar gezmemizi hiç etkilemiyor aksine aşk Diyarbakır’da yaşanır diyorum. Hele bu soğukta bu camide abdest almak ayrı bir duygu oluyor. Tavsiye ederim gelmek isteyenlere" dedi. Kocaeli’nden gelen Halil Kestane ise soğukların gezmeyi etkilemediğini aktardı. Kestane, "Güzel bir soğuk var. Diyarbakır’ın bütün güzelliklerini görebileceğimiz bir soğuk var. Özellikle gelip görmeyenlere kısa süre içinde gelmelerini tavsiye ediyorum. İlk kez geldim bir hafta burada kalmayı düşünüyoruz. Rotamız çok geniş. Her yeri gezmeyi düşünüyoruz. Sürekli programlar yapıyoruz. Durmadan yemek yiyoruz, şuan bile acıktım halbuki az önce yemiştim. Diyarbakır’ı çok beğendim, çok güzel’’ diye konuştu. Muş’tan gelen Ferit Özmen, Muş’un daha soğuk olduğunu Diyarbakır’ın kendisi için yaz havası gibi olduğunu söyledi. Özmen, "Muş daha soğuk. O yüzden gayet memnunum. Diyarbakır’ı çok beğendim, her tarafını gezdim. Çocuklarımla berabere geldik. Gezmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:42
‘Sorgun Yağlısı’ Tokat ve Kayseri’ye rakip oldu
Yozgat’ın Sorgun ilçesiyle özdeşleşen ve geçtiğimiz yıllarda coğrafi işaretle tescillenen ‘Sorgun Yağlısı’, sabah kahvaltılarının vazgeçilmez lezzeti olarak yoğun ilgi görüyor. Sorgun’da oldukça talep gören bu lezzet, bir geleneğin yaşatılmasını sağlıyor. Özel yoğurma tekniği, kullanılan katı yağ ve odun ateşinde pişirilme özelliğiyle diğer çörek türlerinden ayrılan Sorgun Yağlısı, hem yerel halkın hem de ilçeye dışarıdan gelen misafirlerin ilk durağı oluyor. Ustalar tarafından hazırlanan hamur, bezelere ayrıldıktan sonra bol yağ ile harmanlanıyor. Kat kat açılan hamurun üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına veriliyor. Pişme esnasında çevreye yayılan koku ise iştah kabartıyor. Sadece kahvaltılarda değil, günün her saatinde çayın yanında tüketilen bu tescilli lezzet, Sorgun’un gastronomi turizmine de büyük katkı sağlıyor. "Her gün severek yiyoruz" Yağlı yemek için erkenden fırının yolunu tutan Ramazan Bal yağlının mükemmel olduğunu söyledi. Bal, "Sadesini de yiyoruz. Şu an peynirlisini yiyorum gayet hoş olmuş. Sorgun yağlısı denilince sade olan geleneksel ve patentini aldığımız yağlı daha güzel. Biz her gün bu yağlının tadına bakıyoruz. Çok memnunuz, çok severek yiyoruz. Buradaki arkadaşlar da gerçekten güzel yapıyorlar" dedi. "Günlük 200-300 tane, yazları daha fazla tüketilir" Usta Ali Kılıç Sorgun yağlısının sabah kahvaltılarında en çok tüketilen ürün olduğunu ifade etti. Kılıç, "Günlük 200-300 tane, yazları daha fazla tüketilir. Şehir dışına da çok fazla gider. Patenti buraya ait. Coğrafi işaretli ürünümüz. Sorgun yağlısı denilince akıllara burası gelir. Hamur olarak içerisinde maya, tuz, su, katı yağ kullanıyoruz. Diğer yağlarla olmuyor. Tereyağla denedik, bu şekilde güzel tutmadı. Yapım aşaması ve dinlenme süresi derken yarım saat içerisinde hazır olmuş olur" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 08:52
Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgeliyordu şimdi Trabzon’da yeniden hayat buluyor
Trabzon’da doğal ipliklerle dokunan organik kumaşlar, geçmişte padişahların gücünü ve kudretini simgelemek amacıyla kullanılan ’Eli belinde’ motifiyle buluşarak kültürel mirası günümüze taşıyor. Geleneksel el tezgâhlarında doğal iplikler kullanılarak üretilen kumaşlar, Osmanlı döneminin önemli desenlerinden biri olan ’Eli belinde’ motifiyle hayat buluyor. Dokuma aşamasında ortaya çıkan bu motif; bereketi, üretkenliği ve doğurganlığı temsil eden güçlü bir simge olarak öne çıkıyor. Trabzon Büyükşehir bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde Osmanlı’dan günümüze ulaşan ve vazgeçilmez desenler arasında yer alan ’Eli belinde’ motifi, tamamen kişiye özel olarak tasarlanarak kültürel mirası geleceğe taşıyan önemli eserler olarak dikkat çekiyor. Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi Yöresel Bez Dokuma Eğitmenlerinden Aygen Sır, ’Eli belinde’ motifinin, Osmanlı döneminden günümüze ulaşarak artık vazgeçilmez hâle geldiğini söyledi. Sır "Geleneksel el tezgâhlarımızda, doğal iplikler kullanarak ürettiğimiz kumaşlara Osmanlı motifi olan ’Eli belinde’ desenini dokuyoruz. Kumaş dokuma aşamasında ortaya çıkan bu motif, bereketi, üretkenliği ve doğurganlığı temsil eden güçlü bir simgedir. Eli belinde motifi, Osmanlı döneminden günümüze ulaşmış, artık vazgeçilmez hâle gelmiş Osmanlı desenlerinden biridir. Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgelemek amacıyla da kullanılmıştır" dedi. "Tasarım aşamasında Osmanlı motiflerini kumaşlarımıza işlemeye başladığımızda, bu desenlerin kumaşlarla son derece uyumlu olduğunu gördük" diyen Sır "Bunun üzerine tüm Osmanlı motiflerimizi dokuma sırasında kumaşa aktarmaya başladık. Bu motifler, Osmanlı’dan günümüze taşınan desenlerdir. Unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasımızı canlandırmak ve yaşatmak amacıyla hizmet veriyoruz. Organik kumaş ile Osmanlı motiflerini bir araya getirmek bizim için çok anlamlı. Tamamen kişiye özel olarak tasarlanan bu ürünler, zarafeti simgeleyen önemli bir kültürel mirastır" şeklinde konuştu.
25 Ocak 2026 Pazar - 15:03
Manisa Kurtuluş Müzesi kentin tarihine ışık tutuyor
Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Manisa Kurtuluş Müzesi, kentin tarihi hafızasını yaşatarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümünde açılan müze, kurtuluş sürecini belge, görsel ve canlandırmalarla anlatarak milli mücadele ruhunu aktarıyor. Manisa’nın yakın tarihine tanıklık eden, kurtuluş mücadelesinin izlerini bugüne taşıyan Manisa Kurtuluş Müzesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen önemli bir kültür ve hafıza mekânı olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılışı gerçekleştirilen müze, Manisa’nın 1918-1923 yılları arasında yaşadığı işgal sürecini, Kuvayımilliye mücadelesini ve kurtuluşun ardından yeniden ayağa kalkışını belge, görsel, panorama ve canlandırmalarla ziyaretçilere aktarıyor. Kuvayı Millîye mücadelesinin hafızası Müze, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgale uğrayan Manisa’nın 3 yıl 3 ay 14 gün süren işgal döneminde yaşadığı tüm zorluklara tanıklık ediyor. Bu süreçte, kurtuluş mücadelesini kazanma gayesiyle halkın birbirine kenetlenmesi, işgal kuvvetlerinin şehirden çekilirken Manisa’yı planlı bir şekilde yakıp yıkması ve Türk ordusunun zaferi sonrası şehrin yeniden inşa edilme süreci ziyaretçilerle paylaşılıyor. Felaket günlerinin isimsiz kahramanlarının hatıralarını yaşatmayı amaçlayan müze; yaşamlarını, ailelerini ve çocuklarını bağımsızlık ülküsü için tehlikeye atan halkın mücadelesini, tanıklık edilen tüm acı ve zorluklara rağmen umudun hiç yitirilmediği bir ruhla anlatıyor. Dünyaca ünlü mimarlık dergileri ve sosyal medya sayfalarında yer aldı Manisa Kurtuluş Müzesi, yalnızca içerdiği tarihi anlatımla değil, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor. Müze, son dönemde dünyaca ünlü mimarlık dergilerinde yer alan yazılarla uluslararası alanda da ilgi gördü. Binlerce takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlarla da geniş kitlelere ulaşan müze, hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda ilgi odağı haline geldi. Manisa’nın kurtuluş mücadelesini tüm yönleriyle anlatan Manisa Kurtuluş Müzesi, tarih bilincini güçlendirmek ve ortak hafızayı canlı tutmak isteyen tüm ziyaretçilerini bekliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder