KÜLTÜR SANAT
08 Mart 2026 Pazar - 14:12 Esenyurt’ta şiir ve muhabbet dolu Ramazan akşamı Esenyurt Belediyesi’nin geleneksel Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda şair Dursun Ali Erzincanlı, en güzel şiirlerini seslendirdi. Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan iftar çadırında gerçekleşen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda Erzincanlı, özellikle Peygamber sevgisini anlatan şiirleriyle dinleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Okunan dizeler sırasında birçok vatandaş gözyaşlarına hakim olamadı. Şiir dinletisi boyunca çadırı dolduran Esenyurtlular, Ramazan akşamını hem manevi hem de kültürel bir etkinlikle geçirme fırsatı buldu. "Allah iyileri çoğaltsın, kötülere fırsat vermesin" Programda konuşan Dursun Ali Erzincanlı, Esenyurtlularla buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: "Ramazan-ı Şerif’iniz mübarek olsun. Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Başta bizleri sizlerle buluşturan Esenyurt Belediye Başkanı Can Aksoy beyefendiye ve değerli ekibine teşekkür ediyorum. Bir sanatçı ya da bir şair olarak programlarımıza insanımızın gösterdiği teveccüh bizi mutlu ediyor. Yaklaşık 25 yıldır bu çalışmaları yapıyorum. Peygamber Efendimiz konulu bir program olması sebebiyle buradan çok mutlu ayrılıyorum. Allah iyileri çoğaltsın, kötülere fırsat vermesin." "Esenyurt’ta Ramazan gerçekten coşkulu geçiyor" Programa katılan vatandaşlardan Nazlı Turan ise etkinliğin manevi atmosferine dikkat çekerek, "Dini ve manevi açıdan çok hoş bir akşam oldu. Çok severek dinledik. Hocamızın emeğine, yüreğine sağlık. Böyle bir organizasyon düzenlediği için Esenyurt Belediyesi’ne de teşekkür ederiz. Esenyurt’ta Ramazan gerçekten coşkulu geçiyor. Özellikle çocuklar için çok güzel etkinlikler var. Onlar mutluysa biz de mutluyuz" ifadelerini kullandı.
08 Mart 2026 Pazar - 13:41 TOGÜ’de Ramazan sofraları öğrencilerle bereketlendi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde (TOGÜ) akademisyenler ve öğrenciler Ramazan ayında aynı sofrada buluşarak paylaşma ve dayanışma geleneğini sürdürüyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhu akademisyenler ile öğrencileri aynı sofrada buluşturuyor. Üniversite Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, geçtiğimiz yıl başlattığı gelenek kapsamında bu yıl da öğrencileri evinde iftar sofrasında ağırladı. Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programında öğrenciler samimi bir ortamda bir araya gelerek Ramazan’ın manevi atmosferini paylaştı. İftar sofrasında öğrencilerle sohbet eden Yılmaz, üniversitenin sadece eğitim verilen bir kurum değil aynı zamanda güçlü bir aile ortamı olduğunu vurguladı. Öğrencilerle kurulan bu sıcak bağın üniversite kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirten Yılmaz, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini ifade etti. Öte yandan üniversitede birçok akademisyen de öğrencilerini evlerinde misafir ederek iftar sofralarında ağırlamaya devam ediyor. Akademisyenlerin öğrencilerle aynı sofrayı paylaşması, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürünü üniversite ortamında da yaşatıyor. TOGÜ’de gelenek haline gelen iftar buluşmalarının Ramazan ayı boyunca devam etmesi planlanıyor. Üniversite yönetimi ve akademisyenlerin öğrencilerle kurduğu bu samimi ortam, kampüs yaşamına da ayrı bir anlam katıyor.
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde atık şişeler gül oldu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:40 Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde atık şişeler gül oldu ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde geri dönüşümün önemine dikkat çekmek amacıyla atık şişelerden yapılan gül ağacı, ilginç görüntüsü ile dikkat çekiyor. Olgunlaşma Enstitüsünde israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atık miktarının azaltılması ve geri dönüşüme vurgu yapılması amacıyla anlamlı bir çalışmaya imza atıldı. Kullanım dışı kalan plastik su şişesi gibi atık malzemeler, usta öğreticiler tarafından estetik birer sanat eserine dönüştürüldü. Çeşitli tekniklerle işlenen 5 litrelik plastik şişelerden oluşturulan ve enstitü binasının içine yerleştirilen gül ağacı, atık maddelerin nasıl güzel bir şekilde değerlendirilebileceğinin örneği oldu. "Plastik şişeleri mum ateşiyle şekillendirdik" Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Şafak Engin, "Projemizde temel olarak 5 litrelik plastik su şişelerinden yararlandık. Çalışmamıza ilk olarak bu şişeleri kırmızı boyayla renklendirerek başladık. Daha sonra gül kalıplarını kestik ve bu parçaların kenarlarını mum ateşiyle ısıtarak doğal bir form verip şekillendirdik. Hazırladığımız bu parçaları silikon yardımıyla birleştirerek gül şeklini verdik. Güllerin yaprakları için de yine 5 litrelik plastik şişeleri bu kez yeşile boyayıp yaprak formunda kestik. Yaprakların kenarlarına da yine mum ateşiyle şekil vererek doğal bir görünüm kazandırdık" şeklinde konuştu. "Doğal malzemelerle tasarımı tamamladık" Yapım sürecinde doğal materyallerden faydalandıklarını anlatan Engin, şöyle devam etti: "Hazırladığımız bu gülleri ve yaprakları, gerçek ağaç dallarına sıcak silikon kullanarak tek tek yapıştırdık ve dizayn ettik. Ağacın kök kısmı için ise strafor kullanarak bir kütük formu oluşturduk ve üzerine gerçek ağaç kabuklarını yapıştırarak derinlik kattık. Son aşamada, gül ağacının tamamını sprey vernikle vernikleyerek tasarımı bitirdik. Bu sayede hem dayanıklılığı artırdık hem de parlak ve estetik bir görünüm elde ettik."
Pursaklar’da Gelenek Zamanı; ‘‘Saya Gezmesi’’
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:32 Pursaklar’da Gelenek Zamanı; ‘‘Saya Gezmesi’’ Pursaklar Belediyesi ile Ankara Kulübü Derneği iş birliğinde düzenlenen Saya Gezmesi etkinliği, geleneksel kültürü Sirkeli Mahallesinde yeniden canlandırdı. Pursaklar Belediyesi, kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Ankara Kulübü Derneği ile birlikte Geleneksel Saya Gezmesi etkinliği düzenledi. Sirkeli mahallesinde gerçekleştirilen etkinlikte, yöresel kıyafetler giyen seymenler ve saya ekibi vatandaşlarla bir araya gelerek unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği yeniden canlandırdı. ‘‘Ateş yaktık, sinsin oynadık, saya gezdik. Sirkeli’de unutulmaz bir gün yaşadık’’ Geleneksel Saya Gezmesi etkinliği ile Pursaklar’ın şenlendiğini ifade eden Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin; ‘‘Bugün burada sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürümüzü, dayanışmamızı ve paylaşma ruhumuzu yaşatıyoruz. Ateş yaktık, sinsin oynadık, saya gezdik. Sirkeli’de unutulmaz bir gün yaşadık. Gelecek kuşaklara geleneklerimizi aktarmak için çabalıyoruz. Geçmişini bilmeyen milletler geleceğe emin adımlarla yürüyemez. Çocuklarımızın bu gelenekleri tanıyarak büyümesi bizim için çok kıymetli. Ankara Kulübü Derneği’ne bu organizasyon için teşekkür ederim’’ dedi. Davul-zurna eşliğinde gerçekleştirilen gezide, bolluk, bereket ve dayanışmayı simgeleyen saya geleneği mahalle sakinlerinden büyük ilgi gördü. Vatandaşlar, hem kültürel değerlerle buluşmanın hem de keyifli anlar yaşamanın mutluluğunu yaşadı.
Buldan’da kara tezgâhlar zamana meydan okuyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:22 Buldan’da kara tezgâhlar zamana meydan okuyor Buldan’da sayıları giderek azalan kara tezgâhlarda geleneksel havlu dokumacılığı yaşatılmaya devam ediyor. Baba mesleği dokumacılığı jakarlı kara tezgâhlarda sürdüren Mehmet Sağlık, "Dokumacılığa bu tezgâhlarda başladım, yine bu tezgâhlarda sürdürüyorum. Sağlığım el verdiği sürece kara tezgâhlarda üretime devam edeceğim" dedi. Denizli’nin Buldan ilçesinde, teknolojik gelişmelerle birlikte sayıları azalsa da kara tezgâhlarda havlu üretimi devam ediyor. Elektriğin Buldan’a gelmesiyle el tezgâhlarından motorlu kara tezgâhlara geçilen dokumacılık, ilerleyen yıllarda otomatik tezgâhların yaygınlaşmasıyla büyük ölçüde değişime uğradı. Daha fazla ve hızlı üretim yapmak isteyen pek çok dokumacı, kara tezgâhlarını hurdacılara satarak modern makinelere yöneldi. Ancak Buldan’da sayıları az da olsa jakarlı kara tezgâhlarda üretim yapmayı sürdüren dokumacılar bulunuyor. Bunlardan biri olan 61 yaşındaki Mehmet Sağlık, baba mesleğini yaşatmakta kararlı olduğunu dile getirdi. Küçük yaşlardan itibaren dokumacılığın içinde büyüdüğünü anlatan Sağlık, "İlkokula giderken masır ve bobin sararak aileme yardım ediyordum. İlkokulu bitirdikten sonra yavaş yavaş tezgâhların başına geçtim. Yıllardır bu mesleği sürdürüyorum. Ailemi bu meslek sayesinde geçindirdim, çocuklarımı büyüttüm ve okuttum" dedi. Çocuklarının dokumacılığı tercih etmediğini belirten Sağlık, buna rağmen üretimi bırakmadığını vurgulayarak, "Mesleğimi çok seviyorum. Küçük yaştan beri bu işi yaptığım için makinelerin bakım ve tamiratlarını kendim yapabiliyorum. Yaklaşık 25-30 yıldır papatya desenli havlu üretiyorum" ifadelerini kullandı. Mekikli ve jakarlı kara tezgâhında pamuk ipliğinden, su emici ve kaliteli havlular dokuduğunu söyleyen Sağlık, 50x90 santimetre el havlusu ile 90x150 santimetre banyo havlusu ürettiğini, ürünlerinin yoğun ilgi gördüğünü belirtti. "Her havluyu kendim dokuduğum için özen gösteriyorum. Dokuduktan sonra katlayıp paketliyor, satışa hazır hale getiriyorum" dedi. Kullandığı tezgâhın 1972 yılında Bursa’dan getirildiğini anlatan Sağlık, "Kayalı marka bu tezgâh çok dayanıklı. Bakımlarını kendim yapıyorum. Kara tezgâhlar benim gözbebeğim. Dokumacılığa bu tezgâhlarda başladım, yine bu tezgâhlarda sürdürüyorum. Sağlığım el verdiği sürece kara tezgâhlarda üretime devam edeceğim" diye konuştu
Mersin’de çocuk kampüsü öğrencilerinden sanat şöleni
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:48 Mersin’de çocuk kampüsü öğrencilerinden sanat şöleni Mersin Büyükşehir Belediyesine bağlı Mezitli ve Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencilerinin hazırladığı resim sergisi ve mini konser, Şemsa Pozcu Kültür Evinde sahnelendi. Miniklerin, hayal güçleriyle ortaya koyduğu eserler ve sahnedeki performansları, izleyenlere hem gurur hem de duygu dolu anlar yaşattı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Şemsa Pozcu Kültür Evinde düzenlenen resim sergisi ve mini konser etkinliği, çocukların sanatla kurduğu bağı görünür kıldı. Mezitli ve Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencilerinin atölye çalışmalarında hazırladığı resimler ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, sahneye çıkan minikler de şarkıları ve performanslarıyla büyük alkış aldı. Etkinlik, çocukların sanatsal gelişimini desteklerken ailelere de unutulmaz ve gurur verici anlar yaşattı. "Bu çalışmaların temel amacı, çocukların sanatsal bakış açısını geliştirmek" Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Şube Müdürü Özay Öztürk, çocukların hem sahne deneyimi kazandığını, hem de eserlerini sergilemenin mutluluğunu yaşadığını belirterek, "Çocuklar sanatsal bakış açılarını, hayal güçlerini ve el becerilerini geliştirdikleri resimlerini sergiledi. Uzun süredir eğlenerek dolu dolu geçirdikleri atölye çalışmalarının sonucunda bu sergilerle hem deneyim kazanıyorlar, hem de farklı sanatsal performanslar sergileyerek özgüvenlerini yükseltiyorlar" dedi. Sanatın iyileştirici gücüne dikkat çeken Öztürk, bu çalışmaların temel amacının, çocukların sanatsal bakış açısını geliştirmek olduğunu ifade ederek, "Atölye çalışmalarının sonunda ortaya çıkan bu sergiler ve söyleşiler, çocukların emeklerinin karşılığını görmelerini sağlıyor. Bu da onları mutlu ediyor" diye konuştu. Mezitli, Toroslar ve yeni açılan Silifke Çocuk Kampüsünde müzik, resim ve hobi atölyelerinin sürekli devam edeceğini de sözlerine ekleyen Öztürk; çocukların, çalışmalarını farklı mekânlarda sergi ve gösterilerle düzenli olarak sürdüreceklerini kaydetti. Mezitli ve Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencileri, sahnede olmanın heyecanını yaşadı Etkinliğe katılan çocuklar, sahnede olmanın heyecanını ve mutluluğunu dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencilerinden Ecem Su Bayrak, "Bugün burada şarkılar söyledik. Çok mutluyum ve çok eğlendim. Sahneye çıkmak bana güzel hissettirdi" diye konuştu. Nurdeniz Öztürk de kampüste yalnızca müzik değil, yemek gibi farklı atölyelere de katıldığını belirterek, "Müzik atölyesinde çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Koro grubunda sesimizi nasıl daha güçlü kullanacağımızı öğreniyoruz. Konserlerde çok heyecanlanıyorum, ama bu etkinliklerde olmaktan da gurur duyuyorum" dedi.
Soğuk havalar da turistleri durdurmadı: Diyarbakır misafirlerini ağırlamaya devam ediyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:15 Soğuk havalar da turistleri durdurmadı: Diyarbakır misafirlerini ağırlamaya devam ediyor Son yılların en çetin kış mevsiminin yaşandığı Diyarbakır, bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. 33 medeniyete ev sahipliği yapan kadim kent, karlı havada da misafir ağırlıyor. Hurriler, Mitaniler, Abbasiler, Mervaniler, Büyük Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, Anadolu Selçukluları, Akkoyunlular ve Osmanlı gibi 33 medeniyetin izlerini taşıyan kadim kent Diyarbakır, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki tarihi surlar, İçkale Müze kompleksi, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif’i kabul edilen Ulu Cami, On Gözlü Köprü, Hasanpaşa Hanı, Zerzevan Kalesi, Hevsel Bahçeleri ve asırlık birçok camiye ev sahipliği yapıyor. Kadim kent Diyarbakır, kültürel mekanları ve inanç turizmindeki değerleriyle dört mevsim yerli ve yabancı turistler tarafından gezilecek şehir olarak tercih ediliyor. Malatya’dan gelen Ferhat Fidan, Diyarbakır’ın yaşanması, gezilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, "Çok önemli ve kıymetli bir şehir olduğunu düşünüyorum. Sadece bir tarih değil aynı zamanda edebi, kültürel bir şehir Diyarbakır. Soğuklar gezmemizi hiç etkilemiyor aksine aşk Diyarbakır’da yaşanır diyorum. Hele bu soğukta bu camide abdest almak ayrı bir duygu oluyor. Tavsiye ederim gelmek isteyenlere" dedi. Kocaeli’nden gelen Halil Kestane ise soğukların gezmeyi etkilemediğini aktardı. Kestane, "Güzel bir soğuk var. Diyarbakır’ın bütün güzelliklerini görebileceğimiz bir soğuk var. Özellikle gelip görmeyenlere kısa süre içinde gelmelerini tavsiye ediyorum. İlk kez geldim bir hafta burada kalmayı düşünüyoruz. Rotamız çok geniş. Her yeri gezmeyi düşünüyoruz. Sürekli programlar yapıyoruz. Durmadan yemek yiyoruz, şuan bile acıktım halbuki az önce yemiştim. Diyarbakır’ı çok beğendim, çok güzel’’ diye konuştu. Muş’tan gelen Ferit Özmen, Muş’un daha soğuk olduğunu Diyarbakır’ın kendisi için yaz havası gibi olduğunu söyledi. Özmen, "Muş daha soğuk. O yüzden gayet memnunum. Diyarbakır’ı çok beğendim, her tarafını gezdim. Çocuklarımla berabere geldik. Gezmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
‘Sorgun Yağlısı’ Tokat ve Kayseri’ye rakip oldu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:42 ‘Sorgun Yağlısı’ Tokat ve Kayseri’ye rakip oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesiyle özdeşleşen ve geçtiğimiz yıllarda coğrafi işaretle tescillenen ‘Sorgun Yağlısı’, sabah kahvaltılarının vazgeçilmez lezzeti olarak yoğun ilgi görüyor. Sorgun’da oldukça talep gören bu lezzet, bir geleneğin yaşatılmasını sağlıyor. Özel yoğurma tekniği, kullanılan katı yağ ve odun ateşinde pişirilme özelliğiyle diğer çörek türlerinden ayrılan Sorgun Yağlısı, hem yerel halkın hem de ilçeye dışarıdan gelen misafirlerin ilk durağı oluyor. Ustalar tarafından hazırlanan hamur, bezelere ayrıldıktan sonra bol yağ ile harmanlanıyor. Kat kat açılan hamurun üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına veriliyor. Pişme esnasında çevreye yayılan koku ise iştah kabartıyor. Sadece kahvaltılarda değil, günün her saatinde çayın yanında tüketilen bu tescilli lezzet, Sorgun’un gastronomi turizmine de büyük katkı sağlıyor. "Her gün severek yiyoruz" Yağlı yemek için erkenden fırının yolunu tutan Ramazan Bal yağlının mükemmel olduğunu söyledi. Bal, "Sadesini de yiyoruz. Şu an peynirlisini yiyorum gayet hoş olmuş. Sorgun yağlısı denilince sade olan geleneksel ve patentini aldığımız yağlı daha güzel. Biz her gün bu yağlının tadına bakıyoruz. Çok memnunuz, çok severek yiyoruz. Buradaki arkadaşlar da gerçekten güzel yapıyorlar" dedi. "Günlük 200-300 tane, yazları daha fazla tüketilir" Usta Ali Kılıç Sorgun yağlısının sabah kahvaltılarında en çok tüketilen ürün olduğunu ifade etti. Kılıç, "Günlük 200-300 tane, yazları daha fazla tüketilir. Şehir dışına da çok fazla gider. Patenti buraya ait. Coğrafi işaretli ürünümüz. Sorgun yağlısı denilince akıllara burası gelir. Hamur olarak içerisinde maya, tuz, su, katı yağ kullanıyoruz. Diğer yağlarla olmuyor. Tereyağla denedik, bu şekilde güzel tutmadı. Yapım aşaması ve dinlenme süresi derken yarım saat içerisinde hazır olmuş olur" şeklinde konuştu.
Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgeliyordu şimdi Trabzon’da yeniden hayat buluyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 08:52 Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgeliyordu şimdi Trabzon’da yeniden hayat buluyor Trabzon’da doğal ipliklerle dokunan organik kumaşlar, geçmişte padişahların gücünü ve kudretini simgelemek amacıyla kullanılan ’Eli belinde’ motifiyle buluşarak kültürel mirası günümüze taşıyor. Geleneksel el tezgâhlarında doğal iplikler kullanılarak üretilen kumaşlar, Osmanlı döneminin önemli desenlerinden biri olan ’Eli belinde’ motifiyle hayat buluyor. Dokuma aşamasında ortaya çıkan bu motif; bereketi, üretkenliği ve doğurganlığı temsil eden güçlü bir simge olarak öne çıkıyor. Trabzon Büyükşehir bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde Osmanlı’dan günümüze ulaşan ve vazgeçilmez desenler arasında yer alan ’Eli belinde’ motifi, tamamen kişiye özel olarak tasarlanarak kültürel mirası geleceğe taşıyan önemli eserler olarak dikkat çekiyor. Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi Yöresel Bez Dokuma Eğitmenlerinden Aygen Sır, ’Eli belinde’ motifinin, Osmanlı döneminden günümüze ulaşarak artık vazgeçilmez hâle geldiğini söyledi. Sır "Geleneksel el tezgâhlarımızda, doğal iplikler kullanarak ürettiğimiz kumaşlara Osmanlı motifi olan ’Eli belinde’ desenini dokuyoruz. Kumaş dokuma aşamasında ortaya çıkan bu motif, bereketi, üretkenliği ve doğurganlığı temsil eden güçlü bir simgedir. Eli belinde motifi, Osmanlı döneminden günümüze ulaşmış, artık vazgeçilmez hâle gelmiş Osmanlı desenlerinden biridir. Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgelemek amacıyla da kullanılmıştır" dedi. "Tasarım aşamasında Osmanlı motiflerini kumaşlarımıza işlemeye başladığımızda, bu desenlerin kumaşlarla son derece uyumlu olduğunu gördük" diyen Sır "Bunun üzerine tüm Osmanlı motiflerimizi dokuma sırasında kumaşa aktarmaya başladık. Bu motifler, Osmanlı’dan günümüze taşınan desenlerdir. Unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasımızı canlandırmak ve yaşatmak amacıyla hizmet veriyoruz. Organik kumaş ile Osmanlı motiflerini bir araya getirmek bizim için çok anlamlı. Tamamen kişiye özel olarak tasarlanan bu ürünler, zarafeti simgeleyen önemli bir kültürel mirastır" şeklinde konuştu.
Manisa Kurtuluş Müzesi kentin tarihine ışık tutuyor
25 Ocak 2026 Pazar - 15:03 Manisa Kurtuluş Müzesi kentin tarihine ışık tutuyor Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Manisa Kurtuluş Müzesi, kentin tarihi hafızasını yaşatarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümünde açılan müze, kurtuluş sürecini belge, görsel ve canlandırmalarla anlatarak milli mücadele ruhunu aktarıyor. Manisa’nın yakın tarihine tanıklık eden, kurtuluş mücadelesinin izlerini bugüne taşıyan Manisa Kurtuluş Müzesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen önemli bir kültür ve hafıza mekânı olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılışı gerçekleştirilen müze, Manisa’nın 1918-1923 yılları arasında yaşadığı işgal sürecini, Kuvayımilliye mücadelesini ve kurtuluşun ardından yeniden ayağa kalkışını belge, görsel, panorama ve canlandırmalarla ziyaretçilere aktarıyor. Kuvayı Millîye mücadelesinin hafızası Müze, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgale uğrayan Manisa’nın 3 yıl 3 ay 14 gün süren işgal döneminde yaşadığı tüm zorluklara tanıklık ediyor. Bu süreçte, kurtuluş mücadelesini kazanma gayesiyle halkın birbirine kenetlenmesi, işgal kuvvetlerinin şehirden çekilirken Manisa’yı planlı bir şekilde yakıp yıkması ve Türk ordusunun zaferi sonrası şehrin yeniden inşa edilme süreci ziyaretçilerle paylaşılıyor. Felaket günlerinin isimsiz kahramanlarının hatıralarını yaşatmayı amaçlayan müze; yaşamlarını, ailelerini ve çocuklarını bağımsızlık ülküsü için tehlikeye atan halkın mücadelesini, tanıklık edilen tüm acı ve zorluklara rağmen umudun hiç yitirilmediği bir ruhla anlatıyor. Dünyaca ünlü mimarlık dergileri ve sosyal medya sayfalarında yer aldı Manisa Kurtuluş Müzesi, yalnızca içerdiği tarihi anlatımla değil, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor. Müze, son dönemde dünyaca ünlü mimarlık dergilerinde yer alan yazılarla uluslararası alanda da ilgi gördü. Binlerce takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlarla da geniş kitlelere ulaşan müze, hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda ilgi odağı haline geldi. Manisa’nın kurtuluş mücadelesini tüm yönleriyle anlatan Manisa Kurtuluş Müzesi, tarih bilincini güçlendirmek ve ortak hafızayı canlı tutmak isteyen tüm ziyaretçilerini bekliyor.
ASEV TSM Korosu, Şekip Ayhan Özışık eserleriyle sahne aldı
25 Ocak 2026 Pazar - 14:36 ASEV TSM Korosu, Şekip Ayhan Özışık eserleriyle sahne aldı Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Sanat Müziği (TSM) Korosu, Türk Sanat Müziği’nin usta bestecilerinden Şekip Ayhan Özışık’ın eserlerinin seslendirildiği kış konseriyle müzikseverlere keyif dolu anlar yaşattı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Üyesi Şef Dr. Barış Doğan yönetimindeki 98 kişilik dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sahne aldı. Müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, Şekip Ayhan Özışık’ın "Bahar Gelmiş Neyleyim" adlı eseriyle başladı. Usta bestecinin 16 eserinin seslendirildiği tek bölümden oluşan konser, "O Beni Bir Bahar Akşamı Terkedip Gitti" adlı eserle sona erdi. Şarkı müzikseverlere bırakıldı Gecenin en özel anlarından biri, "Gönlümde Açmadan Solan Bir Gülsün" adlı eser sırasında yaşandı. Şef Barış Doğan, eserin programa dinleyicilerin seslendirmesi hayal edilerek dahil edildiğini belirtirken, şarkının müzikseverlere bırakılmasıyla salonu dolduran izleyiciler eseri hep birlikte seslendirdi. ‘Sanat şehrimizi daha da güzelleştiriyor’ Konserin son bölümünde sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk koro şefi Barış Doğan’a teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmasında şunları söyledi: "Şekip Ayhan Özışık’ın eserlerini başarıyla seslendiren koromuzu yürekten kutluyorum; bizlere çok değerli bir gece yaşattılar. Gördüğünüz gibi sanat, şehrimizi daha da güzelleştiriyor. Bu anlamlı akşam için Şefimiz Barış Doğan’a, koromuza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca koromuzu yalnız bırakmayan siz değerli sanatseverlere de şükranlarımı sunuyor, sanat dolu nice güzel gecelerde buluşmayı diliyorum." Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk konuşmasının ardından Aliağa Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu ile birlikte konserin son şarkılarında koristlere eşlik etti. Şef Barış Doğan, kış konserinde korosunu yalnız bırakmayıp gelen herkese teşekkür ederken, ekibin yaz konseri için çalışmalarına başladığını duyurdu.
Vali Davut Gül başkanlığında Fatih’te kültürel mirasın korunması değerlendirme toplantısı düzenlendi
25 Ocak 2026 Pazar - 13:44 Vali Davut Gül başkanlığında Fatih’te kültürel mirasın korunması değerlendirme toplantısı düzenlendi İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında, Fatih’te kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından Şekerci Han’da incelemelerde bulunuldu. Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın da eşlik ettiği incelemelerde, restorasyon süreciyle alakalı bilgi alındı. Fatih ilçesinde kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla yürütülen çalışmalar, İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında düzenlenen değerlendirme toplantısında ele alındı. Toplantıda, İstanbul Valiliği ile Fatih Belediyesi iş birliğinde Yadigâr Projesi kapsamında devam eden ve planlanan restorasyon projeleri masaya yatırıldı. Toplantının ardından Vali Gül, Yadigâr Projesi kapsamında Fatih Belediyesi iş birliğiyle restore edilmesi planlanan Şekerci Han’da incelemelerde bulundu. İnceleme programında Vali Gül’e; Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan eşlik etti. "Tarihi mirası aslına uygun şekilde ayağa kaldırıyoruz" İncelemeler sırasında değerlendirmelerde bulunan Vali Davut Gül, Fatih’in İstanbul’un hafızasını taşıyan en önemli merkezlerden biri olduğunu vurgulayarak, "Yadigâr Projemiz kapsamında kamu kurumlarımızın eşgüdümüyle, kültürel miras eserlerini bilimsel ve aslına uygun restorasyon anlayışıyla ihya etmeyi sürdürüyoruz. Bu çalışmalar sadece bir yapı yenilemesi değil; şehrin kimliğini, tarihini ve toplumsal hafızasını geleceğe taşıma iradesidir" dedi. Vali Gül, yürütülen restorasyonların planlı şekilde ilerlemesi için kurumlar arası koordinasyona önem verdiklerini belirterek, Fatih’teki eserlerin etap etap ele alınacağını ifade etti. Başkan Turan: "Fatih’i koruyarak yaşatacağız" Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan da Fatih’in her sokağında tarihî bir iz bulunduğuna dikkati çekerek, "Fatih, medeniyetimizin merkezidir. Valiliğimizin öncülüğünde yürüttüğümüz Yadigâr Projesi kapsamında hem ilçemizin kültürel mirasını koruyor hem de bu kıymetli eserleri şehrin sosyal ve kültürel hayatına yeniden kazandırıyoruz. Şekerci Han gibi han kültürünü yaşatan yapılar, doğru restorasyon ve işlevlendirmeyle yeniden kamusal bir değere dönüşecek" şeklinde konuştu. Şekerci Han’da sahada inceleme Çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Gül, Şekerci Han’ın mevcut durumu, planlanan restorasyon etapları ve uygulanacak teknik süreçlere ilişkin değerlendirmeler yaptı. İnceleme sırasında, yapının özgün karakterinin korunması ve restorasyon sürecinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesine ilişkin başlıklar da ele alındı. Toplantıda ve saha incelemesinde, Fatih’teki kültür varlıklarının restorasyonunun yanı sıra, bu eserlerin yeniden kullanımına yönelik planlamalar ile çevre dokusuyla uyumlu uygulamaların da önem taşıdığı vurgulandı.