KÜLTÜR SANAT
Orta oyununa çağdaş yorum 10 Mart 2026 Salı - 12:51:03 Yunusemre Belediyesi ile Maksat Koop iş birliğiyle sahnelenen ‘Fotoğrafçı’ orta oyunu, Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda tiyatroseverlerle buluştu. Canlı ritmiyle dikkat çeken oyun, geleneksel orta oyununun neşesini bugünün temposuyla harmanlayarak izleyicilerden büyük beğeni topladı. Yunusemre Belediyesi, Ramazan ayı boyunca düzenlediği kültür ve sanat etkinlikleriyle vatandaşları bir araya getirmeye ve geleneksel sanatları yaşatmaya devam ediyor. Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Cevdet Kudret Solok’un kaleme aldığı "Fotoğrafçı" adlı eser, Maksat Koop Sahne tarafından geleneksel orta oyunu formuna sadık kalınarak günümüz yorumuyla sahneye taşındı. Yapımda, Türk tiyatrosunun köklü miraslarından biri olan orta oyunu geleneği yaşatılırken, seyirciler Kavuklu Hamdi, Pişekâr ve klasik tiplerle yeniden buluştu. Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı İsmail Hakkı Tonguç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen oyunu izleyenler arasında Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Emine Özge Arslan, Hakan Gürtunca ve Mehmet Mesut Doğan da vardı. Yoğun katılımın olduğu gecede sahnelenen oyun, izleyicilerden tam not aldı. Oyunlaştırmasını Cevdet Kudret Solok’un yaptığı eserin uyarlaması ve yönetmenliği Maksat Koop Sahne tarafından üstlenilirken, yönetmen yardımcılığını Selenay Doğan gerçekleştirdi. Müzik direktörlüğünü Ali Yerlikaya ve Gökhan Memiş’in yaptığı yapımda, dekor ve kostüm tasarımı Sama Ghavami Roudsari, ışık tasarımı ise Sezer Geçer imzasını taşıdı. Minik orkestrası ve sahne üzerindeki canlı ritmiyle dikkat çeken oyun, geleneksel orta oyununun neşesini bugünün temposuyla harmanlayarak izleyicilerden büyük beğeni topladı.
10 Mart 2026 Salı - 12:41 Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu bölge defineciler tarafından tahrip edildi Kastamonu’nun Araç ilçesinde Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu ve 2014 yılında sit alanı ilan edilen bölge, defineciler tarafından yapılan kaçak kazılarla tahrip ediliyor. Kastamonu’nun Araç ilçesi Yukarı Güney köyü Kadimi mevkiinde bulunan ve Roma dönemine ait olduğu düşünülen kalıntıların yer aldığı bölge, Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24 Temmuz 2014 tarihli kararıyla arkeolojik sit alanı ilan edildi. Henüz kazı çalışmalarının başlamadığı bölge defineciler tarafından yapılan kaçak kazılarla tahrip ediliyor. Bölgede birçok alanda defineciler tarafından kaçak kazıların yapıldığı gözlemlendi. Bölgede yaşayan vatandaşlar defineciler tarafından tahrip edile yerleşim yerindeki kalıntıların gün yüzüne çıkartılmasını talep etti. "İnanılmaz şekilde kazmışlar" Bölgede Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri ve vatandaşlarla birlikte incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Buraya ben 2022 yılının Aralık ayında gelmiştim. O tarihte de koruma altına alınması için ilgili kurumlara seslenmiştim. Aradan 4 yıl geçti, fakat bir gelişme olmadı. Bugün tekrar bölgeyi ziyaret etme imkanı bulduk. Alan önceki ziyaret ettiğimiz zaman göre daha fazla kazılmış, tahrip edilmiş. Şu anda bulunduğumuz alanda sütun parçaları var. Arkamda görülen alanda mozaikler, burada parçalar vardı. Hemen arkamızdaki büyük sütunlarda haç işareti vardı. Geldiğimiz güzergahımız da 4 tane daha haç işareti olan yapılar vardı. Sütunlar ve odalar vardı, bölmeler vardı. Bulunduğumuz bölgede yine aynı şekilde ortaya çıkarılmış sütunlar var, üzerinde yazılar var. Tabii ben arkeolog, sanat tarihçisi değilim. Özellikle arkeologların, ilgili kurumların bu bölgeye sahip çıkmaları lazım. İnanılmaz şekilde kazmışlar, bir yerden girmişler, öbür taraftan çıkmışlar. Adeta bir tünel yapmışlar" dedi. "Kazılan alanlara bakınca yepyeni kazılmış, ayak izleri bile var" Bölgenin korunması gerektiğini ifade eden Haberal, "Adeta sit alanı talan alanı olmuş. Gördüğümüz her yer, geçtiğimiz her yer kazılmış. 4 sene önce biz bu bölgeyi tekrar ziyaret etmiştik. Burada inanılmaz güzel görüntüler vardı. Daha yeni kazılmış, ayak izleri bile var. Kazı için kesilmiş ağaçlar var, inanılmaz derecede tahrip edilmiş. Artık buraya sahip çıkılması lazım, ortaya çıkarılması lazım" şeklinde konuştu. Bölgenin sit alanı ilan edilmesine rağmen korunamadığını söyleyen Haberal, bölgenin 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, "Kazı çalışmalarıyla bu alanın gün yüzüne çıkarılması ve ülke turizmine kazandırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
10 Mart 2026 Salı - 12:30 Değirmenlerin dönmesi onun ellerinde Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar Beldesi’nde yaşayan 66 yaşındaki Yaşar Yılmaz, su değirmeni çarkı yapan son ustalardan biri olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Köy değirmenlerinin bulunduğu Kızılkaya deresi üzerindeki değirmende demir çarkların kısa sürede paslanıp yıpranması üzerine yeniden ahşap çark yapımına yönelen Yılmaz, hem kendi köyünde hem de çevre köylerdeki değirmenler için çark yapıyor. Mesleği eski ustalardan görerek öğrendiğini anlatan Yılmaz, yaklaşık 20 yıl önce ilk değirmen çarkını yaptığını söyledi. Yılmaz, "Eskiden demir çarklar yoktu eski ustalar ahşap çark yapardı. Sonra demir çarka yöneldiler, ancak demir çarklar da kısa sürede paslanıp yıpranıyordu. Sonra yeniden ahşap çarka dönüş oldu. Fakat artık eski ustalar kalmamıştı. Ben çok eskiden yapan ustalardan bir şeyler görmüştüm. Değirmenin çarkı kırılmıştı. Kızılağaç ağacını yarıp şekil vererek değirmeni yeniden döndürdük" dedi. Bakırlı su demiri çürüttü, ahşap çark değirmeni yeniden döndürdü Bölgedeki suyun yapısının da çarkların ömrünü etkilediğini belirten Yılmaz, Kızılkaya’daki maden nedeniyle sudaki bakır oranı yüksek bu nedenle metal çarklar kısa sürede yıpranmasına yol açıyor. Yaz mevsiminde dere sanki kırmızı boyayla boyanmış gibi akıyor. Sudaki bakır oranı yüksek olduğu için metal çarklar kısa sürede çürüyor. Bir yıl içinde kullanılamaz hale geliyor. Bu yüzden ahşap çark yapmaya karar verdik. Ahşap çarklar daha dayanıklı. Ağaçtan yaptığımız çarkların ömrü daha uzun oluyor. Şu anda değirmen bizim yaptığımız çarklarla dönüyor ve eskisinden daha verimli çalışıyor" ifadelerini kullandı. Eski ustalar kalmadı Değirmen ustalığının giderek unutulduğunu vurgulayan Yılmaz, kendisinden önce bu işi yapan ustaların artık hayatta olmadığını söyledi. Mesleği dayısından gördüğünü dile getiren Yılmaz, "Dayım bu işin ustasıydı. Kaşık, kepçe yapardı, değirmen işleriyle uğraşırdı. Değirmenin kepçeleri kırılınca hemen yenisini yapıp takardı. Biz de onlardan gördük, öğrendik. Bir şeyi görmek önemli ama yapmak için de yetenek gerekiyor" şeklinde konuştu. Su değirmeni hala önemli bir ihtiyaç Bölgedeki hayvancılık faaliyetleri nedeniyle değirmenlerin hala önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Yılmaz, "Köylerimizde geçim kaynağı genellikle tarım ve hayvancılıktır. Özellikle hayvancılık oldukça yaygındır. Bu nedenle hayvanların yem ihtiyacını karşılamak için yetiştirilen arpa ve mısır değirmenlerde öğütülür. Ayrıca mısır unu elde etmek için de değirmenler kullanılmaktadır. Bu yüzden değirmenler yöremizde hala önemli bir ihtiyacı karşılamaya devam ediyor" diye konuştu.
Dijital futbol tutkunları TEKNOMER’de buluştu
25 Ocak 2026 Pazar - 11:46 Dijital futbol tutkunları TEKNOMER’de buluştu Keçiören Belediyesi Prof. Dr. Tunçalp Özgen Teknoloji Merkezi’nde (TEKNOMER) düzenlenen ‘EAFC 26 PlayStation 5 Espor Turnuvaları’ yoğun katılımla tamamlandı. Gençleri teknoloji ve dijital sporlarla buluşturmak amacıyla Keçiören Belediyesi tarafından TEKNOMER’de düzenlenen ‘EAFC 26 PlayStation 5 Espor Turnuvaları’, yoğun katılım ve büyük heyecanla tamamlandı. Dijital futbolun en güncel oyunu EAFC 26’nın oynandığı turnuvalar, espor tutkunlarını aynı çatı altında buluşturdu. Sportmenlik ve heyecan aynı sahada Farklı yaş grubuna yönelik olarak planlanan turnuvalar, 21 Ocak Çarşamba ve 24 Ocak Cumartesi günlerinde gerçekleştirildi. Turnuvalara toplamda 100’ü aşkın katılımcı başvuruda bulunurken, müsabakalar boyunca TEKNOMER’de rekabet dolu anlar yaşandı. Katılımcılar, PlayStation 5 platformunda kıyasıya mücadele ederek şampiyonluk için ter döktü. Hem bireysel performansların hem de sportmenliğin öne çıktığı karşılaşmalar, gençler tarafından büyük ilgiyle takip edildi. Turnuva alanında oluşan espor atmosferi, katılımcıların ve izleyicilerin beğenisini topladı. Espor sosyal bir buluşma alanına dönüştü Keçiören Belediyesi, bu organizasyonla birlikte gençlerin espor alanındaki ilgisini desteklemeyi, teknolojiyi bilinçli ve sosyal bir ortamda deneyimlemelerini sağlamayı hedefledi. Düzenlenen turnuvalar, sadece bir yarışma olmanın ötesinde; gençlerin bir araya geldiği, sosyalleştiği ve dijital yeteneklerini sergilediği bir platform oldu. Turnuva sonunda dereceye giren oyuncular tebrik edildi. Watch Party gençleri aynı heyecanla bir araya getirdi Keçiören Belediyesi TEKNOMER’de düzenlemiş olduğu etkinliklere ‘VCT 2026: EMEA Kickoff’ karşılaşması için düzenlenen Watch Party etkinliği de dahil oldu. Düzenlenen turnuva izleme etkinliği, espor severleri bir araya getirdi. Avrupa’nın en prestijli espor organizasyonlarından biri olan VCT EMEA sahnesindeki mücadele, gençlerin yoğun katılımıyla birlikte coşkulu bir atmosferde izlendi. Katılımcılar etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a teşekkür etti.
DTSO Başkanı Kaya: "Kültürel miras en güçlü sermayemizdir"
25 Ocak 2026 Pazar - 11:27 DTSO Başkanı Kaya: "Kültürel miras en güçlü sermayemizdir" Diyarbakır’ın binlerce yıllık tarihini ortaya çıkaran kazı alanlarının bilimsel hafızası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ev sahipliğinde gençlerle buluştu. TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu tarafından "Kültürel Miras Gençlerle Buluşuyor" başlığıyla düzenlenen program, arkeoloji, tarih ve kültürel miras alanında kentin en önemli isimlerini aynı çatı altında bir araya getirdi. DTSO konferans salonunda yoğun katılımla gerçekleşen programda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır’ın sahip olduğu tarihsel mirasın yalnızca geçmişin değil, geleceğin de anahtarı olduğunu vurguladı. Zerzevan Kalesi, Amida Höyüğü ve Çayönü kazılarına verdikleri desteğin oda için stratejik bir tercih olduğuna dikkat çeken Kaya, "Artık ülkeler değil, kentler yarışıyor. Kalıcı olan yatırımlar kültürel mirasa yapılan yatırımlardır" dedi. Kaya, Çayönü’nün insanlık tarihinin ilk yerleşimlerinden biri, Zerzevan’ın Roma İmparatorluğu’nun son askeri karakollarından biri, Amida’nın ise binlerce yıldır aynı merkezden yönetilen ender kentlerden biri olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: "Bir petrolün ömrü 90 yıl, bir barajın 70 yıl. Ama Çayönü, Amida, Zerzevan binlerce yıldır ayakta. Bizim bu değerlere yatırım yapmamız gerekiyor. Kültürel miras bizim en güçlü sermayemizdir ve bunu doğru tanıtmak zorundayız." Turizm anlayışının değiştiğine dikkat çeken Kaya, kültür turizminin dünyada hızla yükseldiğini belirterek, "ABD ve Endonezya gibi ülkeler artık deniz turizmi için değil, kültürel miras için seyahat ediyor. Bizim bu zenginliği dünyaya anlatmamız gerekiyor. Bu da ancak gençlerin üretimi ve sahiplenmesiyle mümkün. Bizim her kuşağın yararlanabileceği şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Kentin bileşenler olarak çalışmalara destek olmamız gerekiyor. Bir Amerikalının, bir Avrupalının burayla bağının olduğunu göstermemiz gerekiyor. İlk yerleşim yeri diyoruz Çayönü’ne. Roma İmparatorluğu’nun son kalesi deniyor Zerzevan’a. Amida yine öyle. Biz bunları hocalarımızla konuşarak üstünlük haline getirebiliriz. Diyarbakır 10 bin yıldır aynı yerden yönetilmiş. Hocalarımız gelecek kuşaklara akademisyenler anlatıyor. Bizim bugünden yarına bin yıl boyunca bu ürünü bu kente fayda sağlayacak çalışmayı sizlerle yapacağız. Genç Girişimciler Kurulu’na teşekkür ediyorum. Kentimizde doğru enformasyon doğru şekilde yapılmıyor. Bizler destek vereceğiz sizler de sahip çıkacaksınız. Duyarlılığı ortak geliştirmemiz gerekiyor. İnsanların dışarıdan gelip buraları tanımasını sağlamamız gerekiyor. Biz bu değerlerimizi koruyacağız ve geliştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Kültürel mirası korumak bir tercih değil, sorumluluktur" TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Vedat Elibal ise Diyarbakır nüfusunun yüzde 60’ının gençlerden oluştuğunu hatırlatarak, geçmişle bağ kurmadan sağlıklı bir gelecek inşa edilemeyeceğini söyledi. Elibal, "Geçmişine sahip çıkmayan toplumlar, geleceğini başkalarının inşa etmesine seyirci kalır. Kültürel mirası korumak bir tercih değil, sorumluluktur" diye konuştu. Programda; Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Amida Höyük-Artuklu Sarayı Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız ve UNESCO Listesi’ndeki Hevsel Bahçeleri ile ilgili çalışmaları ile bilinen ekoloji aktivisti Zeki Kanay, kentte ortaya çıkan kültürel değerlere dair sunumlar yaptı. Kazı başkanları, Diyarbakır ve çevresindeki arkeolojik çalışmaların yalnızca geçmişi değil, bugünü ve geleceği de şekillendirdiğine dikkat çekti. Programda söz alan konuşmacılar, Diyarbakır’ın sahip olduğu tarihsel zenginliğin ancak toplumsal sahiplenme ve genç kuşakların bilinçli katılımıyla korunabileceğini vurguladı. Katılımcı gençler ise kazı alanlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan kazı başkanlarına yöneltme fırsatı buldu. DTSO İş Kadınları Meclisi Başkanı Filiz Ekingen’in de katıldığı program sonunda sunumu yapan akademisyenlere plaket takdim edildi.
Trabzon’da bir zamanlar sayıları 33’dü, 7’si günümüze kadar ulaştı
25 Ocak 2026 Pazar - 10:21 Trabzon’da bir zamanlar sayıları 33’dü, 7’si günümüze kadar ulaştı Trabzon’da 1873 tarihli Vilayet Salnamesi’nde, kent merkezinde 33 han bulunurken bu hanlardan yalnızca 10’unun yeri tespit edilerek 7’si günümüze kadar ulaştı. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ve özgünlüğünü büyük oranda koruyan hanlar arasında mülkiyeti Vakıflar’a ait Alacahan, Taşhan, Vakıfhan, Bedesten ile özel mülkiyete ait Sabırhan yer alıyor. Bunun yanı sıra, geçirdiği niteliksiz müdahaleler nedeniyle özgünlüğünü büyük ölçüde kaybeden Anadoluhan ve Yalıhan da günümüze ulaşan Osmanlı yapıları arasında bulunuyor. Yakın dönemde yıkılarak yerine modern bir iş hanı yapılan Suluhan ise hakkında bilgi edinilen Osmanlı dönemi Trabzon hanlarından biri olduğu belirtildi. Yapılan araştırmalar sonucunda Trabzon’da Osmanlı döneminde inşa edilen hanların sayısını kesin olarak tespit etmek mümkün olmadı. Ancak 1873 tarihli Vilayet Salnamesi’nde, kent merkezinde 33 hanın bulunduğu belirtilirken, bu hanlardan yalnızca 10’unun yeri tespit edilerek, bunlardan 7’si günümüze ulaştı. Trabzon’daki hanlar, menzil hanlarından farklı olarak Osmanlı kent içi hanları özelliği gösteriyor. Bu yapılarda birden fazla girişin bulunması ve cephelerde çok sayıda pencerenin yer alması dikkat çekiyor. Hanlar; ipek yolunun geçtiği Kunduracılar Caddesi’nin, batıdan Semerciler Caddesi ile Moloz’a, doğudan İskele Caddesi ile yeni limana, güneyden ise Erzurum Caddesi’ne bağlandığı aks üzerinde konumlandı. Osmanlı Dönemi Trabzon Hanları şu şekilde sıralanıyor: Alacahan (Vakıf), Taşhan (Vakıf), Vakıfhan (Gönhan) (Vakıf), Bedesten Çarşısı (Vakıf), Sabırhan (Özel mülkiyet), Yalıhan (Özel mülkiyet), Anadoluhan (Özel mülkiyet) ve Suluhan (Özel mülkiyet). Trabzon Çarşı Mahallesi Bakırcılar Mevkii’nde yer alan Alacahan’ın yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, birçok kaynak yapıyı 15. yüzyıla tarihlendiriyor. Çarşı içindeki konumu, açık avlusu, avluyu çevreleyen revakları ve revakların arkasında yer alan odalarıyla tipik bir Osmanlı şehir içi hanı özelliği taşıyor. Üç katlı ve avlulu bir plan şemasına sahip olan Alacahan, 2014 yılından bu yana Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu olarak kullanılıyor.
Tarihi miras onlara emanet: Muhtar ve imamdan örnek kar mesaisi
24 Ocak 2026 Cumartesi - 17:52 Tarihi miras onlara emanet: Muhtar ve imamdan örnek kar mesaisi Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışının ardından Bağlar köyündeki tarihi türbelerin çatısında biriken kar kütleleri, köy muhtarı ve imamı tarafından temizlendi. Şemdinli ilçesinde yaklaşık iki aydır aralıklarla devam eden kar yağışı ve dondurucu soğuklar günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. İlçeye bağlı "Nehri İnanç Turizmi" bölgesinde yer alan Seyyid Abdullah ve Seyyid Taha türbeleri de yoğun yağış sonrası kar altında kaldı. "Ziyaretçiler için seferber oldular" Bölgeyi ziyaret etmek isteyen doğaseverlerin ve inanç turizmi kapsamında gelen vatandaşların ulaşımda güçlük çekmesi üzerine Bağlar Köyü Muhtarı Azad Çiftçi ve köy imamı Aziz Özer harekete geçti. Muhtar ve imam, önce türbelere giden 50 metrelik yolu açtı, ardından türbelerin çatısında biriken yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki karı küreklerle temizledi. Köyün değerlerini korumak ve ziyarete açık tutmak için çalıştıklarını belirten Muhtar Çiftçi, bölgenin her zaman halkın ziyaretine hazır olması için gayret gösterdiklerini ifade etti. Hakkari Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) desteği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iştirakçiliği ve il özel idaresi koordinesinde yürütülen "Nehri İnanç Turizmi Koridoru Projesi" ile bölgenin çehresi değişiyor. Proje kapsamında bölgede 2016 yılında tarihi Kayme Sarayı’nın restorasyonu tamamlanarak turizme kazandırıldı. Seyyid Taha kabrinin de bulunduğu tarihi mezarlık alanında kapsamlı çevre düzenlemesi yapıldı.
Özdemir güven tazeledi
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:58 Özdemir güven tazeledi Türkiye Yazarlar Birliği Erzincan Şubesi Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Genel kurulda mevcut başkan Halil İbrahim Özdemir yeniden seçilerek güven tazeledi. Genel kurula Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ile Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun da katıldı. Toplantının Yazarlar Birliği ve Erzincan için hayırlı olmasını temenni eden Vali Aydoğdu, yeni oluşan yönetime başarılar diledi. Konuşmasında Erzincan’ın kitap ve kütüphane kullanımındaki başarısına dikkat çeken Vali Aydoğdu, Türkiye genelinde kütüphanelerden en fazla kitap alan öğrenci sayısının Erzincan’da olduğunu, kitaba, kütüphaneye ve gençlik merkezlerine ilginin en yüksek olduğu illerden birinin de Erzincan olduğunu ifade etti. Çocuklar ve gençlerle doğru iletişimin önemine vurgu yapan Aydoğdu, "Çocuklarımız artık söylediklerimize değil, yaşantımıza ve ayak izlerimize bakıyor. Onlarla göz teması kurarsak, aynı hizada olursak, kalplerine dokunursak ve imkân verirsek içlerindeki güzellikler ortaya çıkar. Gençlerimiz çok vicdanlı, merhametli ve sağduyuludur. Yeter ki onlarla doğru iletişimi kuralım." dedi. Türkiye Yazarlar Birliği’nin Erzincan’da önemli bir misyona sahip olduğunu belirten Vali Aydoğdu, bu misyonun kolektif bir şuurla yürütülmesi halinde etkisinin daha da artacağını söyledi. Aydoğdu, "Ülkemizin aydınlık yarınları için gençlerimizin milli ve manevi değerlerine sahip, sadece akademik olarak değil, insani yönüyle de güçlü bireyler olmaları adına hep birlikte gayret göstermeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ise yaptığı değerlendirmede, genel kurulun hayırlı olmasını dileyerek, yeniden şube başkanlığına seçilen Halil İbrahim Özdemir ile yönetim kurulu üyelerini tebrik etti. Aksun, Yazarlar Birliği’nin edebiyat ve düşünce dünyasına değer katan çalışmalarında başarılar diledi.
Kahramanmaraş’ta Büyükşehir’den tiyatro şöleni
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:25 Kahramanmaraş’ta Büyükşehir’den tiyatro şöleni Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, 25 Ocak Pazar günü NFK Kültür Merkezi’nde "Gizemli Yolculuk" adlı tiyatro oyununu çocuklarla, "Deliriyorum Haberin Olsun" adlı komedi gösterisini ise yetişkin tiyatroseverlerle buluşturacak. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, kültür ve sanat alanındaki çalışmalarını toplumun her kesimine hitap edecek şekilde artırarak sürdürüyor. Bu kapsamda düzenlenen Mevlâna İdris Kültür Sanat Sezonu, tiyatroseverleri ve çocukları aynı gün sahnelenecek iki özel oyunla buluşturacak. 25 Ocak Pazar günü Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi hem minik izleyicilere hem de yetişkin tiyatro tutkunlarına hitap eden gösterilere ev sahipliği yapacak. Günün ilk bölümünde çocuklar için sahnelenecek tiyatro oyunu, eğlenceli anlatımıyla küçük izleyicilere keyifli anlar yaşatacak. Saat 13.00 ve 15.00’da iki seans halinde sahnelenecek "Gizemli Yolculuk" adlı çocuk oyunu, merak uyandıran hikâyesi ve renkli sahne performansıyla çocukları hayal dolu bir serüvene davet edecek. Eğitici ve eğlendirici unsurları bir arada sunan oyun, çocukların hem keyifli vakit geçirmesini hem de sanata erken yaşta ilgi duymasını hedefliyor. Akşam saatlerinde ise tiyatro perdesi bu kez yetişkinler için açılacak. Saat 20.00’da sahnelenecek olan "Deliriyorum Haberin Olsun" adlı iki perdelik komedi oyunu, izleyicilere kahkaha dolu bir akşam vaat ediyor. Oyun, Uzman Psikolog Necip’in danışanlarıyla yaşadığı sıra dışı, ilginç ve bir o kadar da komik olayları konu alıyor. Mizahi dili, karakterlerin özgün hikâyeleri ve güçlü oyuncu kadrosuyla sahneye taşınan gösteri, tiyatroseverlere unutulmaz bir akşam yaşatacak. Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, tüm gösterilerin ücretsiz olarak sahneleneceği belirtilerek, çocuklar ve tiyatroya ilgi duyan tüm vatandaşlar etkinliklere davet edildi.