GÜNDEM - 08 Haziran 2024 Cumartesi 09:31

Gedizli akademisyenin Simav Kestel köyünü anlatan kitabı çıktı

A
A
A
Gedizli akademisyenin Simav Kestel köyünü anlatan kitabı çıktı

Burdur-Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Gedizli Tarihçi Prof. Dr. Ahmet Sağlam’ın yerel tarihle ilgili köy tarihleri üzerine yaptığı kitap, makale ve video çalışmalarının sonuncusu olan “Kestel Köyü, Tarihi ve Kültürü” isimli son kitabı çıktı.


Profesör Sağlam, uzmanlık alanı dışında Kütahya yöresinin yerel tarihi hakkında makale ve kitap çalışmalarına yenisini ekledi. Sağlam son olarak Simav Kestel köyünün tarihi ve kültürü üzerine hazırladığı kitap piyasaya sunuldu.


Kitap usul, üslup ve içerik tanzim açısından ülkemizde ilgili alanda yapılan çalışma türleri arasında ilk olma özelliğine sahip. Hem akademik camiaya hem de her kesimden insanlara hitap eden çalışmada Osmanlı arşiv belgeleri dikkate alınırken, geçmişten günümüze genel bir çerçeve çizen çalışma aynı zamanda örnek bir köy tarihi araştırması niteliğini taşıyor. Kitabın en önemli bölümleri köyde metfun muhterem şahsiyetler ve köyde muhafaza edilen kıymetli emanetlerden oluşuyor.


Kestel Köyü’nün Batı Anadolu’nun kalıcı olarak Türk-İslâm yurdu olduğu 1300’lerden sonra yörede kurulan ilk köylerden olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Sağlam, “Köy, yirmi dört Oğuz Türk boyundan adından en çok söz ettiren Avşar Boyu’nun Kestel yörük cemaatine mensup kimseler tarafından kurulmuştur. Köyün adı buradan gelir. Müslüman Oğuz Türkünün yöreye iskân edilmesiyle kurulan Kestel köyünde, Hacı Hasan Efendi, Keklik Dede ve Irmak Dede gibi pek muhterem kişiler metfundur. Ayrıca köyde muhtarlık makamında muhafaza edilen al ve yeşil sancaklar köye çok özel anlam katar. 18. Yüz yılın ikinci yarısı köye yerleşen Hacı Hasan Efendi ile ilişkili yeşil sancak, Halveti şeyhi olan Hacı Hasan Efendi’nin tasavvuftaki mertebesini gösterir. İstanbul Fatih Ümmü Sinan Tekkesi’nde metfun Oruç Baba asıl adı Şeyh Mustafa Zekai Efendi Kestel’e gelip Hacı Hasan Efendi’den şeyhlik almıştır. Köyde bulunan Al sancak, Sultan Abdülhamit adına ordu tarafından köye Hacı Hasan Efendi Tekke’sine gönderilmiştir. Kestellilerden oluşan birliğin askeri başarısı ya da köy ve çevresinden gönüllü olarak orduya katılmalarını teşvik amaçlı gönderilmiştir. İşlemesi ve üzerindeki yazısıyla çok özel olan bu sancağın köy tekkesine hatıra olarak padişah adına gönderilmesidir. Manevi yeri çok özel bir köydür. Karasal bir iklime sahip Kestel Köyü; Akdağ/Şaphane Dağı (2120) ile Gölcük Dağı (1850) arasında bulunan oksijeni bol berrak havasıyla 1400 rakımlı bir dağ başı köyüdür. Doğrusu hem maddeten hem de manen zirveleri yaşayan bir köydür” dedi.


Sağlam, “Yaptığımız kitap çalışması köydeki tarihi şahsiyetleri ve kıymetli emanetleri tanıtması açısından önemlidir. Yöremizin değeri olan bu emanetlerin kültür varlıkları arasına katılması da bir başka önemli husustur” ifadelerini kullandı.



Gedizli akademisyenin Simav Kestel köyünü anlatan kitabı çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.