POLİTİKA - 01 Mayıs 2025 Perşembe 21:21

Bakan Kurum: "İstanbul’da 36 bin binada 425 bin bağımsız bölümün hasar tespit çalışmaları tamamlandı"

A
A
A

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’daki 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından 36 bin binada 425 bin bağımsız bölümün hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını belirterek, "27 bin 697 binanın hasarsız olduğunu, 4 bin 295 binanın ise az hasarlı olduğunun tespitlerini yaptık" dedi.

Bakan Kurum, Malatya’da Bakırcılar Çarşısı şantiyesini ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, İstanbul’daki hasar tespit süreci ve kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgi verdi.

"İstanbul’da yarısı bizden kampanyasındaki destek tutarları arttı"

İstanbul’daki 6,2’lik depremin hemen ardından hasar tespit çalışmalarına başlanıldığını kaydeden Bakan Kurum, "Gelinen noktada 36 bin binada 425 bin bağımsız bölümün bugün itibariyle hasar tespiti yapılmıştır. Bunlardan 27 bin 697 binanın hasarsız olduğunu 4 bin 295 binanın ise az hasarlı olduğunun tespitlerini yaptık ve vatandaşlarımıza hemen ikinci üçüncü gün şunu müjdeledik. Biz İstanbul’u önemsiyoruz, İstanbul’un güçlü olması Türkiye’nin güçlü olması demektir. Bu kapsam Cumhurbaşkanımızın milletimize müjdelediği yarısı bizden kampanyamıza az hasarlı vatandaşlarımızın talep etmeleri halinde dahil olabileceklerini ifade ettik. Cumhurbaşkanımız grup toplantımızda yine milletimize İstanbul’da evini dönüştürmek isteyen kardeşlerimiz için yarısını bizden kampanyamızdaki artışları müjdelediler ve bu karara göre deprem riskiyle karşı karşıya olan İstanbul’da yarısı bizden kampanyasındaki destek tutarları arttı ve daha önce 700 bin TL olan hibemizi 875 bin liraya 700 bin TL olan kredimizi yine 875 bin liraya, 100 bin TL olan taşınma desteğimizi 125 bin liraya çıkardık ve toplamda daha önce verdiğimiz 1 buçuk milyon liralık desteği bu artışlarla birlikte 1 milyon 875 bin liraya çıkarmış olduk. Yine iş yerlerimizde de aynı oranlarda artışlarımızı sağladık. Bu kapsamda yeni iş yerleri için toplam hibe ve kredi miktarımızı da 1 milyon liraya ulaştırmış oluyoruz. İstanbul için hayırlı olsun diyorum" ifadelerini kullandı

"Deprem meselesini biz siyaset üstü görüyoruz"

İstanbul’da yapılan kentsel dönüşüm projelerinde konut sayısının 208 bine ulaştığını belirten Bakan Kurum, "Bugüne kadar 81 ilimizden yaklaşık 50 milyon konutun sağlam güvenli bir şekilde inşa edilmesini sağladık. Yaptığımız düzenlemelerle sosyal konut projelerimizle kentsel dönüşüm projelerimizle aynı İstanbul’un da ihtiyacı olan bu dönüşümü yürütüyoruz. Bir taraftan, muhalefet eleştirsin, sosyal konutlar yapıyoruz. Şu an İstanbul’da yapılan sosyal konut sayısı 125 bine ulaşmıştır. Bir taraftan kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştiriyoruz. İstanbul’da yapılan kentsel dönüşüm proje konut sayısı 208 bine ulaşmıştır. Bir taraftan yarısı bizden kampanyasıyla birlikte devletimiz vatandaşımızla birlikte konutların dönüşümünü sağlıyor ki bu kapsamda da hem miktarları arttırdık hem de gerek TOKİ gerek Emlak Konut’la birlikte ada bazında dönüşümlere de destek vereceğimizi ifade ediyoruz. İstiyoruz ki kim olursa olsun tüm belediyelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla İstanbul’un geleceğine hep birlikte sahip çıkalım ve hep birlikte yapılması gerekenlere gayret edelim. Deprem meselesini biz siyaset üstü görüyoruz böyle görmeye de devam edeceğiz" diye konuştu.

Hasan Eryılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.