ASAYİŞ - 07 Kasım 2024 Perşembe 23:52

Manisa’da Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi

A
A
A
Manisa’da Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi

Manisa Valisi Vahdettin Özkan, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen ve İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş’ın katılımıyla 2024 yılı ekim ayı Güvenlik Bilgilendirme Toplantısını gerçekleştirdi.


Manisa’da insanların geleceğe güvenle bakmasının en önemli işleri olduğunu kaydeden Vali Vahdettin Özkan, “Manisa’da insanlarımızın geleceğe güvenle bakması en önemli işimiz. Bu anlamda hem emniyetimizin hem jandarmamızın hem de vatandaşlarımızın büyük katkısı ve katılımıyla insanlarımızın huzurla yaşamasını temin etmek üzere aldığı kararlar, icra ettiği faaliyetler vardır. Öncelikle emniyetimize jandarmamıza, vatandaşlarımıza huzurlu ve güvenli bir iklim oluşturduğu için teşekkür ediyoruz. Değerli Manisalı hemşehrilerimiz en iyisine layık. Geleceklerine güvenle bakmak ve yaşam kalitelerini artırmak için de bütün kamu kurumlarının varlık sebebi olan insanlara hizmet etme düsturu ile arkadaşlarımız seferber şekilde çalışıyorlar. Son bir aydır Manisa’ya hizmet etmek üzere görevlendirilmiş bulunuyorum. Bereketi, çalışkan insanları, tarımsal potansiyeli ve sanayisi ile örnek bir şehir. Aynı zamanda tarihi ve manevi değerleri ile de medeniyet tarihimizi şekillendiren önemli şehirlerden birisi. Bu yönü ile bu geleneğin bu zenginliğin gelecek nesillere aktarılması hepimizin asli vazifesi. Huzur ve güvenlik olmadıktan sonra diğer faaliyetlerin de olması mümkün değildir. Arkadaşlarımız bu çerçevede yapılan faaliyetleri her ay daha da iyileştirerek devam ettiriyor.” dedi.



Ekim ayında yapılan çalışmalar


2024 ekim ayı periyoduna bakıldığında şehirde huzur ve güveni sağlamak üzere nitelikli çalışmalar yapıldığını belirten Vali Özkan, “Faili meçhul kalan öldürme hadisesi olmadığını görüyoruz aynı zamanda bu failler tutuklandılar. Bu yönüyle ilgili birimdeki arkadaşlarımıza tebrik ediyoruz. Manisamızda Soma ilçesinde vatandaşımızı rahatsız eden gruba yönelik adli birimlerimizin koordinasyonunda çok nitelikli bir operasyon yaptı polisimiz. 22 kişi yakalandı bunun 17’si tutuklandı. Beş kişi de adli kontrol almış oldu. Bu operasyonda görev alan arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz. Göçmen kaçakçılığı ile ilgili tavizsiz bir şekilde Anadolu’nun dört bir yanında yapılan faaliyetler devam ediyor. İlimizde de bu çerçevede hem jandarmamız hem emniyetimiz nitelikli çalışmalar ve izleme yapmaktadır. Bu anlamda da bu işlerin organizasyonunu yapan iki kişi yakalanarak dönem içerisinde tutuklanmıştır. Burada da çalışan arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz.” diye konuştu.


Akaryakıt kaçakçılığı, kaçak alkol, kaçak zeytinyağı üretimi konusunda yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Vali Özkan “Akaryakıt kaçakçılığı, kaçak alkol üretimi ile ilgili ekim ayı içinde emniyetimiz ve jandarmamız çok güzel analizler yaparak kayıt dışı ve insanımızın sağlığı ile ilgili konularda sıfır taviz ile çalışmışlardır. Gerçekten geleceğimizi tehdit eden güvenliğimizle ilgili olan sağlıklı gıdaya erişim, izlenebilir bir gıda zincirinin oluşturulması ve işletilmesi önemli. Tarım Bakanlığımızla beraber kolluk birimlerimizin bu işi kendini çok önemli bir misyon alanı haline getirmesi vatandaşımızın güvenli ve sağlığı açısından önemli. Burada da faaliyet gösteren arkadaşlarımıza tebrik ediyoruz.” şeklinde konuştu.



Narkotik suçlarla mücadele devam ediyor


Dönem içerisindeki narkotik suçlarla ilgili operasyonlara da değinen Vali Özkan, “Zararlı maddelerle ilgili hem madde arzı hem madde talebini kontrol altında tutmak önemli. Sokak hakimiyeti ve uyuşturucu ile narkotik suçlara bulaşan insanlarla ilgili çok kararlı bir duruşumuz var. Sadece Ekim ayı içindeki rakamlara baktığımız zaman aşağı yukarı 50’den fazla operasyon icra edildiğini görüyoruz. Keza bunun sonucunda gözaltına alınanlardan 43 kişi tutuklanmıştır. Özellikle zararlı maddeler uyuşturucu ile mücadele gençlerimizin maruz kalacağı bu tür bir felakete karşı yüksek derecede toplumsal refleks var ve kolluk birimlerimiz adli makamlarımız hukuksal olarak bu refleksin aynı zamanda tercümanı ve icracısı noktasındadırlar. Dönem içinde de 43 kişinin tutuklanmasının çok önemli olduğunu ifade ederek bütün arkadaşları tebrik ediyorum.” dedi.


Terörle mücadelenin de tavizsiz bir şekilde devam ettiğini dile getiren Vali Özkan, bu kapsamda ekim ayı içerisinde 3 kişinin tutuklandığını, 22 kişinin de adli kontrol aldığını belirtti.


Kamu düzeninin sağlanması için önemli hususlardan birisinin de ceza almış ve aranan kişilerin cezaevlerinde olması gerektiğini söyleyen Vali Özkan, “Yine bizim suç ve suçlarla mücadele, kamu düzeninin sağlanması, geleceğimize güvenle bakmamızı tesis eden hususlardan birisi özellikle ceza almış ve aranan kişilerin mutlaka cezaevinde olmasıdır. Bu çerçevede de emniyetimiz ve jandarmamız gecesini gündüzüne katarak hapis cezalı aranan kişileri yakalayıp adli makamlara teslim etmektedir. Bu tür ceza almış insanların toplumun içinden alınmasıyla suç işleme oranlarının azalacağı da bu işin tabiatındadır.” şeklinde konuştu.


Konuşmasının devamında gecesini gündüzüne katan herkese teşekkür eden Vali Özkan şunları söyledi: “Huzur ve güvenlik tesis edilerek kamu düzeninin sağlanması için gecesini gündüzüne katan mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Özellikle Manisalı hemşehrilerimiz gerçekten güvenlik hizmetlerine yardımcı olma noktasında çok hassas. Vatandaşlarımızın katkısı ve katılımının bizim için çok önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Vatandaşlarımıza da çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şehrin bereketinden çalışkan insanlarıyla beraber istifade edeceğiz. Tarihi, kültürü ve sanayisi ile güzel bir şehir olan Manisa’mızın aynı zamanda can ve mal güvenliği açısından da geleceğe güvenli bakacak bir iklimin, bir atmosferin oluşması işi daha da güzelleştiriyor, taçlandırıyor. Bu hizmetlerde katkısı, katılımı olan herkese teşekkür ediyorum.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.