EKONOMİ - 10 Nisan 2025 Perşembe 12:11

Sarıgöl’de üzüm bağlarını don vurdu

A
A
A
Sarıgöl’de üzüm bağlarını don vurdu

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde dün gece meydana gelen don olayı nedeniyle filizlenen üzüm bağları zarara uğradı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı ekipler zarar gören bağlarda hasar tespit çalışmalarına başladı.


Manisa’nın birçok bölgesindeki üreticiler sabaha don felaketiyle uyandı. Don felaketinin etkili olduğu ilçelerden biri olan Sarıgöl’de dünyaca ünlü Çekirdeksiz Sultaniye üzüm bağları zarar gördü. Gelen ihbarlar üzerine harekete geçen Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri hasar tespit çalışmalarına başladı.


Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Akar meydana gelen don felaketi ve yapılan çalışmalar hakkında şunları söyledi: "İlçemiz genelinde etkili olan düşük sıcaklıkların etkisi ile don zararı meydana gelmiş olup yapılan arazi kontrollerinde ilçe genelinde asmaların düşük sıcaklıklardan etkilendiği gözlemlenmiştir. Müdürlüğümüzce hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Üreticilerimizin TARSİM bildirimlerini ihmal etmeden yapmaları gerekmektedir. Tüm üreticilerimize geçmiş olsun."


Meteorolojiden alınan bilgiye göre hava sıcaklıklarının 13 Nisan Cumartesi Gününe kadar mevsim normallerinin altında olacağı öğrenilirken, üreticilerin don olayına karşı tedbirli olmaları istendi.



Sarıgöl’de üzüm bağlarını don vurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.