ASAYİŞ - 15 Şubat 2026 Pazar 13:03

Su baskınında mahsur kalan 4’ü çocuk 5 kişi kurtarıldı

A
A
A
Su baskınında mahsur kalan 4’ü çocuk 5 kişi kurtarıldı

Manisa’da etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Şehzadeler ilçesinde su baskını nedeniyle mahsur kalan 1 yetişkin ve 4 çocuk, itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle botla güvenli alana tahliye edildi.


Manisa genelinde etkili olan sağanak yağış sonrası bazı mahallelerde su birikintileri ve taşkınlar meydana geldi. Özellikle Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Kuşlubahçe Mahallesi’nde yükselen su seviyesi nedeniyle 1 yetişkin ve 4 çocuk bulundukları adreste mahsur kaldı.


İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, kısa sürede olay yerine ulaştı. Ekipler, mahsur kalan 5 kişiyi bot yardımıyla bulundukları noktadan alarak güvenli alana çıkardı.


Sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen vatandaşların tedbir amaçlı kontrolleri yapılırken, bölgede su tahliye ve güvenlik çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yetkililer, vatandaşları olumsuz hava şartlarına karşı dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.



Su baskınında mahsur kalan 4’ü çocuk 5 kişi kurtarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ta 9 bin 200 madenciye "bağımlılıkla mücadele" eğitimi Yeşilay Zonguldak Şubesi ve Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) arasında imzalanan protokol kapsamında, 9 bin maden işçisine yönelik bağımlılıkla mücadele eğitimleri başlatıldı. Özellikle sanal kumar bağımlılığına dikkat çekilen eğitimlerin ilk durağı Karadon Müessese Müdürlüğü oldu. Yeşilay Zonguldak Şubesi, madencilerin sanal kumar ve diğer bağımlılık türlerinden korunması amacıyla geniş kapsamlı bir eğitim seferberliği başlattı. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programı (TBM) kapsamında imzalanan protokol ile TTK bünyesinde çalışan yaklaşık 9 bin 200 işçiye periyodik eğitimler verilmesi hedefleniyor. Yeşilay Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Formatörü Elvan Özdoğan Gürer ile Yeşilay uzmanları Karadon Müessese Müdürlüğü’nde işçilere bağımlılık konusunda farkındalık kazandırılması amacıyla eğitim verdi. "Sanal kumar tüm dünyada olduğu gibi ilimizde de yaygınlaşıyor" Eğitim çalışmaları hakkında bilgi veren Zonguldak Yeşilay Şube Başkanı Nail Altun, sanal kumar tehlikesinin her geçen gün arttığını vurguladı. Altun, "Zonguldak Yeşilay Şubesi ile Türkiye Taşkömürü Kurumu arasında Türkiye Bağımlılıkla Mücadele programı kapsamında bir protokol imza altına aldık. Bu protokol gereği madencilerimize, tüm çalışanlarımıza bağımlılıkla mücadele eğitimi vermeye başladık. Bağımlılıkla mücadele eğitiminde de özellikle sanal kumar eğitimine odaklandık. Sebebi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde hatta ilimizde de çok yaygınlaşması oldu. Karadon’da bu eğitimi vermeye başladık. İnşallah bütün kurumun 9 bin 200 çalışanımıza bu eğitimi vereceğiz. İlk adımı Karadon’dan vererekten başladık. Yaklaşık Türkiye Taşkömürü çalışan 9 bin 200 çalışanımıza bu eğitimi vereceğiz. Burada TTK neden işte bizim için önemli çünkü Zonguldak’ın ana dinamiği, Zonguldak’ı var eden, Zonguldak’ta en çok çalışanı olduğu kurum TTK. Onun için bu TTK’ya odaklandık ve şöyle bir sıkıntımız da var; yine bağımlılıkla ilgili Yeşilay Danışmanlık Merkezi’mize başvurulara baktığımızda genel itibariyle madenci arkadaşlarımızın da olduğunu gördük ve TTK’da yine işte bu bazı tatsız hadiseler de oldu. Bunları incelediğimizde genel itibariyle sanal kumar alışkanlıklarının olduğunu gördük. Bu sene Türkiye Bağımlılıkla Mücadele yılı ilan edildi. Bu kapsamda biz eğitimi ilk önce Türkiye Taşkömürü Kurumu’ndan başladık 2026 yılı içerisinde ve bu 9200 işçimize periyodik olarak ilk başta sanal kumar eğitimi olmak üzere bütün bağımlılık eğitimlerini vermeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Maden işçilerinden eğitime destek Eğitime katılan maden işçileri de uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. TTK Karadon Müessese Müdürlüğü’nde çalışan maden işçisi Oktay Özkaynak, sanal kumarın çevrelerinde giderek yayıldığını belirterek, "Bu tür alışkanlıkların çok kötü sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. Etrafımızdaki arkadaşları her zaman uyarıyoruz. Yeşilay’ın verdiği bu eğitim sayesinde daha çok bilinçlendik. Bu eğitimlerin artırılarak devam etmesi gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Eğitimlerin, TTK’ya bağlı diğer müesseselerde de belirlenen takvim doğrultusunda devam edeceği bildirildi.
Konya Son yağışlar Beyşehir Gölü’ne can suyu oldu Yaz döneminde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle su seviyesi düşerek kritik eşiklere gelen ve kıyılardaki sularında yüzlerce metre geriye doğru çekilme yaşanan Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Beyşehir Gölü son yağışların ardından nefes aldı. Dağlardan eriyen kar suları, akışla birlikte debisi yükselen su kaynakları ile birlikte yüzde yüz doluluk seviyesine ulaştığı için Gembos Derivasyonu kanalına Derebucak Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan aktarılan takviye sular da beslediği Beyşehir Gölüne adeta can suyu oldu. Yaşanan son gelişmelerin ardından son durumu merak edilen Beyşehir Gölü’nün havadan çekilen dron görüntüleri halihazırdaki tabloyu gözler önüne serdi. Beyşehir Kültür, Turizm ve Doğa Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, Beyşehir Gölü ile ilgili olarak şiddetli kuraklık çektiği yaz döneminde yaptıkları etkinliği hatırlatarak, "Beyşehir Gölü yaşıyor, ölmedi diye bir etkinlik yapmıştık. Gölün öldüğüne dair, dedikodular haberler çıkmıştı. Biz tabii ki biliyorduk ki, bu göl ölmeyecek, yaşatılabilecekti. Nitekim bu sene yağışlar o kadar güzel oldu ki, o kadar güzel yağdı ki, yer altı suları tamamen doldu, doluyor. Göle daha yansımadı ama dün gözlemlediğime göre Çamlık’tan, Derebucak’tan, Yeşildağ tarafından inanılmaz su geliyor. Tarlalar su altında. Tabii bu suların tamamının da Beyşehir Gölüne akıtılıyor olması lazım. Bu konuda belediye başkanımızın da bir çalışması var. Beyşehir Gölüne nereden bu boşa giden suları çevirebiliriz, yani Antalya ve Isparta bölgesine boşa akan suların bazılarını bölgemize nasıl çevirebiliriz, bunları araştırıyoruz" dedi. Beyşehir Gölü’nün son yağışlarla birlikte mevcut durumu hakkında da bilgiler veren Büyükkafalı, gölün Beyşehir kent merkezi kıyısındaki bölümlerde suların yine eski günlerine dönmesinin bayağı bir vakit alacağını düşündüklerini dile getirerek, "Şişme var göl sularında, açılan yerler kapanmaya başladı, adacıklar kapanmaya başladı. Şehre olan bölümünün yansıması biraz daha gecikecek gibi görünüyor ve de yağışlara daha da ihtiyacımız var diyebiliriz. Bu boşa giden akan suları çevirmemiz lazım, her şeyden önce israfı önlememiz lazım, su tasarrufu yapmamız lazım, gölün suyunu fazla kullanmamamız lazım, yani bunları yaparsak göl eski haline gelebilir" ifadelerini kullandı. Dernek Başkanı Mustafa Büyükkafalı, son yağışların ardından tam kapasiteye ulaşan komşu ilçe Derebucak’taki Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan Beyşehir Gölü’ne Gembos iletim kanallarından aktarılan suların dere ve akarsu yataklarının da yeterli genişlikte olmaması sebebiyle göle ulaşması gereken suların kanalların çevresindeki ekili alanlarda taşkına yol açıp boşa gittiğini dikkat çekti. Büyükkafalı, Beyşehir Gölü’nün o eski özlenen günlerine bu yıl dönebileceğini ummadığını, bu yıl sadece su seviyesinin yasal koduna gelebileceğini ya da biraz geçebileceğini düşündüğünü de belirterek, "Çok daha kar yağması gerekiyor. Anamas Dağının zirvesinde halen 1 metre kar var ama biz normalde orada eski yıllarda 5-6 metre kar olduğunu biliyoruz. Yani kar var ama yeterli değil. Şu anki durum kötünün çok iyisi, yazın çok umutsuz kalmıştık. O kadar sert bir yaz geçti ki, göldeki suyun büyük bölümü buharlaştı gitti. Ama bu son yağışlar inanın çok sevindirici tabi, hala devam edecek. Yine haftaya yağış bekleniyor, kar da bekleniyor" diye konuştu.
Ankara Bakan Tekin: "6 Şubat’ta depremde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine 15 bin derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "6 Şubat depremlerinde, 11 ilde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine şu anda 15 bin civarında derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı. Eylül ayına kadar bu sayı 25 bine çıkacak" dedi. Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası’nın (Türk Eğitim-Sen) 8. Olağan Genel Kurulu Ankara bir otelde gerçekleştirildi. Genel Kurulda konuşan Milli Eğitim Bakanı Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Başta ana dilimiz olmak üzere milli kültürümüzün çok önemli olduğunu biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak biliyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. Çocuklarımız Türkçeyi hayatının merkezine alması lazım ve temel eğitimde Türkçe, ortaöğretimde Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde 4 temel beceri üzerinden ölçen ve 70 ile geçilen bir hale getirdik. Bu bizim için önemli. Çocuklarımızın hem milli kültürü içselleştirmesi açısından hem de akademik başarılarının güçlenmesi açısından ana dilimize vakıf olarak yetişmeleri bizim politikalarımızın merkezindedir." "6 Şubat’ta yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine 15 bin derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı" Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin ardından eğitim öğretime kazandırılan dersliklere ilişkin bilgi veren Bakan Tekin, "6 Şubat’ta deprem bölgesinde toplam 11 ilde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine şu anda 15 bin civarında derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı. Eylül ayına kadar bu sayı 25 bine çıkacak. Yıkılan 9 bin derslik yerine 25 bin derslik yapmışız. Bunu nasıl eleştiriyorlar? Ben onu da anlamıyorum. Bakın bir örnek vereyim size, 24 Ocak 2020 Elazığ depreminde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, bizde birer okul yapalım demişler. 6 yıl önce bu taahhütte bulunmuşlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 24 derslikli Gazi Meslek Lisesi yapacağım demiş. Ne zaman yaptı? Bu yıl ocak ayında teslim etti yani 6 yıl sonra. İzmir Büyükşehir Belediyesi 6 yıl sonra 32 derslikli Atatürk Lisesi’nin sadece ihalesini yaptı. Sonra da oturuyorlar 25 bin derslik yaptık bunu eleştiriyorlar. İnsan da biraz utanma olur, ahlak olur" açıklamalarında bulundu. "Türk Eğitim-Sen, milletimizin vicdanında kök salan bir teşkilattır" Türk Eğitim-Sen’in eğitim çalışanının derdini milli bir mesele olarak gördüğünü belirten Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Türk milletinin söz konusu olduğu her durum ve koşulda, yönünü Türk milletinden yana belirleyen Türk Eğitim-Sen, milletimizin vicdanında kök salan bir teşkilattır. Bu teşkilat; ilkelerini rüzgara göre değiştirenlerin değil, istikametini değerlerine göre belirleyenlerin sendikasıdır. Bizim duruşumuz, günü kurtaran hesapların değil; hak, adalet, liyakat ve haysiyet çizgisinin timsalidir. Eğitim çalışanının alın terini korumayı, yalnız bir sendikal görev değil, millete karşı bir sorumluluk sayarız. Çünkü biliyoruz ki, eğitim güçlenirse Türkiye güçlenir, eğitim çalışanı huzur bulursa gelecek aydınlanır. Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanının derdini gündelik bir şikayet sananlara karşı, o derdi milli bir mesele olarak görenlerin teşkilatıdır. Çünkü eğitim meselesi, gelecek meselesidir, devletin beka meselesidir. Biz bu yüzden, her şart altında eğitim çalışanın yanında durmayı bir tercih değil, bir ahlak meselesi sayarız" diye konuştu. "Türk Eğitim-Sen yalnızca bir sendika değil; bir iradenin adıdır" Türk Eğitim-Sen’in sendikal istikametinden taviz vermeden mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Geylan, "Türk Eğitim-Sen bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilkeli, kararlı ve ahlaklı sendikal istikametinden zerre-i miktar taviz vermeden mücadelesini sürdürecektir. Türk Eğitim-Sen yalnızca bir sendika değil; bir iradenin adıdır. Bu irade; öğretmenin hakkını savunan, akademisyenin emeğini koruyan, idari personelin sesini duyan, tüm eğitim çalışanlarının alın terini sahiplenen iradedir. Bu irade; hukuku, adaleti, liyakati ve hakkaniyeti esas alan iradedir" şeklinde konuştu.
Manisa Genç öğrencinin örnek projesine büyükşehirden destek Manisa Büyükşehir Belediyesi, gençlerin sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekle örnek olmaya devam ediyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) öğrencisi Sultan Dönmez tarafından hazırlanan "Sağlık Odası Düzenleme ve Temel Sağlık Hizmetleri Temini Projesi", Büyükşehir Belediyesi’nin ekipman desteğiyle hayata geçirildi. MCBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü 3. sınıf öğrencisi Sultan Dönmez, mahalledeki muayene ortamının hijyen ve mahremiyet standartlarını yükseltmek amacıyla proje geliştirdi. Kırsal bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi, projeye temel sağlık ekipmanları sağlayarak destek verdi. Projenin tamamlanmasının ardından Yunusemre ilçesine bağlı İlyasçılar Mahallesi’nde tanıtım programı düzenlendi. Programa, Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Koordinatörü Derya Hüner ve Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Müştak Aydın’ın yanı sıra Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Mesut Doğan, MCBÜ Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Elemanı Araştırma Görevlisi Dr. Güler Doymaz, Yunusemre İlçe Emniyet Müdürü Hüsnü Uz ve mahalle sakinleri katıldı. Projenin mimarı Sultan Dönmez, mevcut muayene ortamının fiziksel şartlarının yetersiz olduğunu fark etmesiyle sürecin başladığını belirterek, "Sosyal hizmet eğitimi alan bir öğrenci olarak bunu sağlık hakkına erişimde bir eşitsizlik olarak gördüm ve Büyükşehir Belediyemize başvurdum. Talebimi geri çevirmediler ve birlikte modern bir sağlık odası oluşturduk. Destekleri için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum" dedi. "Sağlık hizmetlerini çok önemsiyoruz" Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Koordinatörü Derya Hüner ise, Başkan Besim Dutlulu’nun öncülüğünde sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini belirterek, "Sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi adına yapılabilecek her projede iş birliğine açığız. Mahalle ölçeğinde gerçekleştirilen bu tür çalışmalar bizim için çok değerli. ‘Önce sağlık, herkes için sağlık’ ilkesiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sağlık alanındaki her iyileştirme, beraberinde farkındalığı ve sağlık okuryazarlığını da artırıyor" ifadelerini kullandı. "Tüm desteğimizi vermeye çalıştık" Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Müştak Aydın da halk sağlığının korunması ve sosyal belediyeciliğin geliştirilmesi adına çalışmalara devam ettiklerini kaydederek, "Başkanımıza konuyu ilettik, kendisi de gerekenin yapılmasını istedi. Biz de elimizden geldiğince destek sağladık. Hasta nakil ambulansı ve evde bakım hizmetlerimizle vatandaşlarımızın yanındayız. Gücümüz yettiğince hizmet etmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Mesut Doğan ile Dr. Güler Doymaz da genç bir öğrencinin mahalle halkı için ortaya koyduğu çabanın örnek teşkil ettiğini belirterek projede emeği geçenlere teşekkür etti.
Ankara Hematolojide umut veren yeni dönem: "Türkiye Avrupa standartlarını yakaladı" Hematolojik Nadir Hastalıklar Kongresi’nde konuşan uzmanlar, Türkiye’nin hematolojik kanserlerin tanı ve tedavisinde Batı Avrupa seviyesine ulaştığını, hücresel tedaviler ve yapay zeka destekli yaklaşımlarla kişiselleştirilmiş tıpta önemli ilerleme kaydedildiğini vurguladı. Hematolojik Nadir Hastalıklar Derneği tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Hematolojik Nadir Hastalıklar Kongresi, 12-14 Şubat tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirildi. Limak Kongre Merkezi’nde düzenlenen kongre, dünyanın farklı ülkelerinden yaklaşık 300 hematoloji uzmanı ve araştırmacıyı bir araya getirdi. 50’nin üzerinde bilimsel oturumda lenfomalar, lösemiler, kemik iliği yetmezlikleri, kalıtsal kan hastalıkları ve immünolojik hematolojik sendromlar başta olmak üzere nadir hematolojik hastalıklardaki son gelişmeler ele alındı. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında Hematolojik Nadir Hastalıklar Derneği Kurucu Başkan Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, Kongre Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Baştürk, Genel Sekreter Doç. Dr. Bahar Uncu Ulu, üyeler Prof. Dr. Mehmet Ali Erkut ve Prof. Dr. Burhan Turgut değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda Türkiye’nin hematolojik kanserlerin tanı ve tedavisinde Batı Avrupa standartlarını yakaladığı, bazı alanlarda ise bu seviyeyi aştığı vurgulandı. Özellikle hücresel tedaviler, kemik iliği nakli, hedefe yönelik ilaçlar ve klinik araştırmalar alanında önemli bir ivme kazanıldığı ifade edildi. Toplantıda, hematolojik hastalıkların çözümü sınırlı tablolar olmaktan çıktığına ve genetik bilim, hücresel tedavi, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve yapay zeka destekli yaklaşımlar sayesinde her geçen gün daha etkin ve kişiselleştirilmiş şekilde yönetildiğine dikkat çekilerek, hematolojide umut verici yeni dönemin kapılarının aralandığı vurgulandı.