SAĞLIK - 24 Eylül 2020 Perşembe 10:13

Türkiye’nin farklı formlarda yapay kemik üreten tek tesisi Manisa’da

A
A
A
Türkiye’nin farklı formlarda yapay kemik üreten tek tesisi Manisa’da

Kemikte yapılan cerrahi operasyonda eskiden kullanılan metal implantların yerini artık farklı formlarda üretilebilen sentetik kemik greftleri almaya başladı.

Kemikte yapılan cerrahi operasyonda eskiden kullanılan metal implantların yerini artık farklı formlarda üretilebilen sentetik kemik greftleri almaya başladı. Diş macunu kıvamından, plastik şerit formuna kadar farklı çeşitlerde üretimi yapılan sentetik kemik greftleri Manisa’dan 58 ülkeye ihraç ediliyor.


Manisa Organize Sanayi Bölgesinde bulunan firmada özel steril odalarda üretimi yapılan beta trikalsiyum fosfat temelli sentetik kemik greftleri 58 ülkeye ihraç ediliyor. Kemik cerrahisinde çok önemli yere sahip olan sentetik kemik greftleri kemiğin kendini iyileştirmesinin ardından vücuda negatif bir etki bırakmadan ve ikinci bir ameliyata gerek kalmadan yok olurken yerli ve milli olan firma bugün 58 ülkeye ihracat yaparken birçok ülkeye de ihracat için gün sayıyor.



Üretim yapan tek tesis


Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cüneyt Temiz, “Canlı kemikte yapılan tüm cerrahi girişimler, omurga cerrahisi de buna dahil, hepsinde temel amaç olarak kemiğin kendi iyileşmesi öngörülür. Yani hasarlı olan kemik dokunun mümkün olan en hızlı şekilde, en iyi şekilde ve en fazla yükü taşıyacak şekilde iyileşmesini amaçlarız. Bunun için daha önce kullandığımız metal implantlar kemiği destekleyici bazen de hareketi kısıtlayıcı özelliklere sahiptir. Ama iyileşmenin aslı kemiğin kendi yaptığı iyileşmedir. Bunun için normalde çeşitli kemik greftleri kullanırız. Yani hastanın kendisinden aldığımız otogreftler gibi çeşitli kemik greftlerini ameliyat bölgesine koyarak hastanın kemik iyileşmesinin hızlanmasını sağlamaya çalışırız. Fakat hastanın kendisinden aldığımız greftlerin önemli bir sıkıntısı çok fazla elde edilemiyor olmasıdır, yetersiz kalmasıdır. Bunun sonucunda sentetik kemik greftleri geliştirildi. Sentetik kemik greftleri değişik kimyasal yapılardadır ama sentetik kemik greftlerinin avantajları şudur çok bol miktarda kullanılabilir. İçine canlı kemik hücreleri girebilir. Kemik iyileşmesi hem daha hızlı sonuçlanır hem de daha düzgün yük taşıyan bir kemik elde ederiz iyileşme sonucunda. Sentetik kemik greftlerinin üretimi çok zor ve ayrıntılı bir süreç gerektirir. Özel steril odalarda, çok ciddi bilimsel bilginin ışığı altında ve özel ekipmanlarla gerçekleştirilen üretimlerdir. Bu tesis de aslında bir sanayi üniversite ve teknopark işbirliği tesisi. Bu sefer sadece Manisa Celal Bayar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Geliştirme Bölgesi yok bu kez işin içinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi de var. Bu işin temel geliştirme işini yapan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Doku Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Karaman’dır. Bu tesisin önemi nedir? Bu kadar değişik yapay kemik formlarına sahip, bir tarafta diş macunu kıvamında bir tarafta plastik şerit şeklinde pek çok farklı formda yapay kemik üretebilen benim bildiğim Türkiye’deki tek tesis bu. Yine gururla söylemek lazım tamamen yerli ve milli” dedi.



“İkinci bir ameliyat gereksinimi ortadan kalkıyor”


Sentetik kemik giriftlerini geliştiren İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Doku Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Karaman da sentetik greftlerin görevini tamamladıktan sonra vücuda negatif bir etki oluşturmadan yok olduğunu söyledi. Doç. Dr. Karaman, “Sentetik kemik greftleri aslında esasında 1993 yılında filizlenen doku mühendisliği ana bilim dalı tanımıyla birlikte, dokuların kendini yenileyebilme kapasitesinde oldukları bilinmekteydi. Yalnızca destek materyallere ihtiyaç duyulmaktaydı. Kendi hücrelerimiz bu işlevleri görürken bu malzemeler üzerinde, vücuda entegre edilen malzemeler üzerinde dokuyu oluşturabilme kapasitesindeler. Biz esasında bu temiz oda koşullarında ürettiğimiz sentetik kemik greftleri ile kendi hücrelerimize bu imkanı sağlıyoruz. Bu malzemeler burada kimyasal operasyonlarla gerçekleştiriliyor. İmplantasyon sonrası da hastanın dokusunun yenilenmesini destekledikten sonra vücutta metobolize olarak herhangi bir negatif etki oluşturmadan yok oluyor. Yani ikinci bir ameliyatın gereksinimini de tamamen ortadan kaldırıyor. Esasında en önemli noktalarından bir tanesi burası” diye konuştu.



“Manisa’dan 58 ülkeye ihracat”


Manisa Organize Sanayi Bölgesinde bulunan ve tıbbi cihaz üretiminin yanı sıra yapay kemik üretimi gerçekleştiren firmanın Genel Koordinatörü Makine Yüksek Mühendisi Burak Tülü ise şunları söyledi: “Yaklaşık şu anda 58 farklı ülkeye ihracatımız söz konusu. Uzakdoğu ülkeleri, Tayvan, Japonya gibi ülkelerde de ürünlerimizin kayıt süreçleri devam ediyor. Kemiğin bulunduğu ve kemik yenilenmesi istendiği her cerrahide kullanılıyor. Bu yeri geliyor dentalde, yeri geliyor yüz, çene cerrahisinde, yeri geliyor ortopedide, spor cerrahisine kadar her cerrahide kullanılıyor. Hasar görmüş bir kemik var ve bunun büyümesi ve kendini yenilemesi isteniyor. O yüzden de bu tarz endike malzemeler kullanılıyor. Bon greftin avantajı şu; her forumda ve farklı çeşitte geniş ürün yelpazesine, mesela şırınga içinde olan ürün de var, uzanılamayan yerde farklı bir sonuç üreten aplikatörlü bir ürün de mevcut. Normal, klasik global pazarda yer alan toz ürün de mevcut, bloklarımız da mevcut. Bir de biz makinacılıktan geldiğimiz için kalıplama teknolojisinde iyi olduğumuzu düşünüyorum. Bu yüzden de farklı kişiye özel kemik grefti yaptığımız da oldu. Şuandaki ciromuzun son 3 yılını baz alırsak 3 yıl önce ihracatımızın yüzde 20’si idi. Yüzde 32’ye ardından yüzde 45’e çıkarttık. Bu yılki toplam ciroya göre ihracat oranı hedefimiz yüzde 55’in üzerindeydi. Yaşadığımız pandemi sürecinde biraz sekteye uğrasa da şu an için ilk 8 ayda yüzde 50’nin üzerine çıkarabildik.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da maskeli şahıslar, iki kardeşe silahlı saldırı düzenledi: 1 ölü, 1 yaralı Samsun’un İlkadım ilçesinde maskeli 2 kişinin motosikletle seyir halindeyken hafif ticari araca düzenlediği silahlı saldırıda iki kardeşten biri hayatını kaybetti, diğeri yaralandı. Olay, saat 23.20 sıralarında İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, motosiklet üzerinde bulunan kar maskeli 2 kişi, seyir halindeki hafif ticari araca tabancayla ateş açtı. Saldırıda araç sürücüsü Emirhan Mırık (25) sol kol ve el üstünden, yanında bulunan kardeşi Yiğit Mırık (19) ise başından vurularak ağır şekilde yaralandı. Kardeşlerin araçlarında bulunan 2 arkadaşları da saldırıyı yara almadan atlattı. Yaralılardan Emirhan Mırık ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradaki ilk müdahalesinin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı. Başından ağır yaralanan Yiğit Mırık ise Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden gencin cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı’na gönderildi. Polis ekipleri silahlı saldırıda kullanıldığı değerlendirilen park halindeki bir aracın yanına atılmış halde pompalı tüfek ele geçirdi. Kimliği belirsiz saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatılırken, soruşturma devam ediyor.
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
Zonguldak Diyanetin atadığı 5 yeni imam göreve başladı Zonguldak’ın Alaplı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen atama süreci kapsamında Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’lerine 5 yeni imam atandı. Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’ne atanan din görevlilerine cübbe ve sarıklarını giydirerek görev ve sorumlulukları hakkında tavsiyelerde bulundu. Törenin açılışında İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, imam olarak görev yapmanın taşıdığı sorumlulukları ve manevi yükümlülükleri vurgulayarak, din görevlilerinin toplum içindeki önemli rollerine dikkat çekti. Ardından, yeni atanan din görevlilerine mesleki görevleri sırasında uymaları gereken prensipler hatırlatıldı. Din görevliliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve emanet olduğuna dikkat çeken Müftü Çelik, "Atanan değil, adanan din görevlileri olmalısınız" ifadeleriyle yeni görevlilere seslendi. Toplumun her kesimine rehberlik eden örnek şahsiyetler olunması gerektiğini vurgulayan Çelik, görevlerin ilim, hikmet ve güzel ahlak çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek başarı dileklerinde bulundu. Program, yapılan dua ile sona erdi.