EKONOMİ - 01 Ocak 2026 Perşembe 11:50

2026’da Muğla’nın yollarına 4 Milyar TL’lik yatırım planlanıyor

A
A
A
2026’da Muğla’nın yollarına 4 Milyar TL’lik yatırım planlanıyor

Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL yol yatırımı gerçekleştirirken, 2026’da 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metreyi aşkın yol çalışmasını hayata geçirmeye hazırlanıyor.


Muğla Büyükşehir Belediyesi, il genelinde ulaşımı daha güvenli ve konforlu hale getirmek amacıyla yol yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın güvenli ve konforlu ulaşım vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ve planlanan projelerle birlikte Muğla, ulaşım altyapısında kapsamlı bir dönüşüm sürecine girdi.


180 bin metre yeni yol, 440 bin metre bakım ve onarım


Büyükşehir Belediyesi, 1 milyar 481 milyon 781 bin TL maliyetle il genelinde 180 bin metre yeni yol ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladı. Ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlar kapsamında Menteşe, Fethiye, Ula, Marmaris ve Datça ilçelerinde 1 milyar 396 milyon 496 bin 615 TL maliyetle başlatılan 100 bin metre uzunluğundaki yol yapım çalışmaları ise etaplar halinde devam ediyor.


Toplam yatırım 2 milyar TL’yi aştı


Yerel yönetimlerle iş birliğini güçlendiren Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerine 154 milyon 252 bin 640 TL tutarında malzeme desteği sağladı. Yeni yol imalatları, yol bakım ve onarımları, devam eden yol projeleri, sanat yapıları ve ilçe belediyelerine verilen malzeme yardımlarıyla birlikte 2025 yılında toplam 2 milyar 86 milyon TL’lik yatırım hayata geçirildi.


2026’da 4 milyar 150 milyon TL’lik yeni yol yatırımı


Büyükşehir Belediyesi, ulaşım yatırımlarını önümüzdeki yıllarda da artırarak sürdürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda 2026 yılında, il genelinde 4 milyar 150 milyon TL maliyetle 521 bin 520 metre yol çalışmasının gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yapılan ve planlanan yatırımlarla birlikte Muğla’da, kent içi ve kırsal bölgelerde ulaşımın daha güvenli, konforlu ve sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor.


Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yol yatırımlarının yalnızca ulaşımı değil, Muğla’nın turizm gücünü ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguladı.


Muğla’yı merkez-kırsal ayrımı yapmadan, herkes için eşit yaşam şartlarına sahip bir kent olarak gördüklerini açıklayan Başkan Aras, Muğla’nın dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından birisi olduğunu, yol yatırımlarını sadece bugünün ihtiyaçları için değil, turizmin sürdürülebilir geleceği için de hayata geçirdiklerini açıkladı.



2026’da Muğla’nın yollarına 4 Milyar TL’lik yatırım planlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.