GÜNDEM - 02 Haziran 2026 Salı 10:03

Köyceğiz Tazelenme Üniversitesi’nde mezuniyet töreni düzenlendi

A
A
A
Köyceğiz Tazelenme Üniversitesi’nde mezuniyet töreni düzenlendi

Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde eğitimini sürdüren Tazelenme Üniversitesi’nde sene sonu ve mezuniyet kahvaltısı programı düzenlendi.



Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bünyesinde bulunan Tazelenme Üniversitesi Köyceğiz Kampüsü öğrencileri Köyceğiz Şehit Görkem Hasdemir Mesire ve Kamp Alanında bulunan kafede sene sonu ve mezuniyet kahvaltısı programında buluştu. Kahvaltı programı açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Köyceğiz Kampüsü öğrencilerinin oluşturduğu koro sevilen şarkı ve türküleri seslendirdi.



Muğla Tazelenme Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Muammer Tuna tarafından program sonunda okulda 4 yılını tamamlayan öğrencilere mezuniyet belgeleri takdim edildi. Mezuniyet cüppelerini giyen öğrenciler keplerini fırlatarak mezun olmanın sevincini yaşadı.



Tazelenme Üniversitesi Köyceğiz Kampüsü Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Ener yaptığı açıklamada; "Okulumuzun sene sonu tatile girecek olması nedeniyle arkadaşlarla hep birlikte olup hem öğretmenlerimize teşekkür etmek hem de 2019 yılından bu yana yıllardır aksatmadan devam ederek 4 yılını tamamlamış arkadaşlarımıza mezuniyet töreni düzenlemek için kahvaltı etkinliği hazırladık. Törende Tazelenme Üniversitesi Köyceğiz Yerleşkesi olarak ilk mezunlarımız için mezuniyet belgesi takdim ettik. Ayrıca mezuniyet cüppelerini giyen öğrenciler için kep fırlatma töreni gerçekleştirdik. Arkadaşlarımızın heyecanı görülmeye değerdi. Bu arkadaşlarımız devam etmek isterlerse Yüksek, doktora ve profesörlük unvanları için yarışacaklar ileri yıllarda. Bu programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi.



Köyceğiz Tazelenme Üniversitesi’nde mezuniyet töreni düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da çocukların eğitim hayatı boyunca karşılaşabilecekleri güvenlik riskleri kapsamlı şekilde ele alındı Kütahya Valisi Musa Işın başkanlığında, çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine yönelik koruyucu ve önleyici hizmetlerin artırılması amacıyla İl Yürütme Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, çocukların eğitim hayatı boyunca karşılaşabilecekleri güvenlik riskleri kapsamlı şekilde ele alındı. Özellikle okul çevrelerinde alınan güvenlik tedbirleri, çocuklara yönelik şiddet, ihmal ve istismar olayları, akran zorbalığı, siber güvenlik, servis ve trafik güvenliği ile bağımlılıkla mücadele konularında yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Ayrıca okul güvenliği kapsamında kurumlar tarafından gerçekleştirilen faaliyetler gözden geçirilirken, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon süreçleri masaya yatırıldı. Öğrencilerin daha güvenli eğitim ortamlarında öğrenim görmelerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ilgili kurumların mevcut çalışmaları değerlendirilerek, çocukların eğitim süreçlerinde karşılaşabilecekleri risklerin azaltılması ve güvenli eğitim ortamlarının güçlendirilmesi amacıyla yapılacak yeni çalışmalar ele alındı. Vali Musa Işın, çocukların güvenli, sağlıklı ve huzurlu ortamlarda eğitim almalarının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu hedef doğrultusunda kurumlar arası koordinasyonun etkin ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Toplantının, çocukların eğitim hayatında karşılaşabilecekleri risklerin önlenmesi ve güvenli okul ortamlarının güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Bilecik BŞEÜ kampüsünde yeni hizmet Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) kampüs yaşamını kolaylaştıran önemli hizmet hayata geçirildi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörlüğü’nün girişimleriyle, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen proje, kampüs yaşamını daha konforlu hale getirmeyi hedefliyor. Öğrenci ve personelin talepleri doğrultusunda planlanan kafeterya ve market, özellikle ders aralarında ve yoğun akademik programlar içerisinde kampüs dışına çıkma zorunluluğunu ortadan kaldırarak önemli bir kolaylık sağlıyor. Geniş ürün yelpazesiyle hizmet veren tesislerde, temel gıda ürünlerinden kişisel ihtiyaçlara kadar birçok ürün yer alırken, uygun fiyatlı ve pratik alışveriş imkânı sunuluyor. Modern ve ferah tasarımıyla dikkat çeken kafeterya ise yalnızca yeme-içme alanı olarak değil, aynı zamanda öğrencilerin ders çalışabileceği ve sosyalleşebileceği bir yaşam alanı olarak da hizmet veriyor. Kampüs içerisinde hayata geçirilen bu yeni hizmetle birlikte öğrencilerin üniversite içinde daha fazla vakit geçirdiği, sosyal hareketliliğin arttığı ve bunun akademik motivasyona da olumlu yansıdığı ifade ediliyor. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, öğrenci odaklı hizmetlerin artarak devam edeceğini belirterek şunları söyledi: "Üniversitemizde eğitim gören öğrencilerimizin sadece akademik değil, sosyal ve günlük yaşam ihtiyaçlarını da en iyi şekilde karşılamak önceliklerimiz arasındadır. Merkez kampüsümüzde hayata geçirilen kafeterya ve alışveriş marketi, öğrencilerimizin ve personellerimizin yaşamını kolaylaştıran önemli bir hizmet olmuştur. Aldığımız olumlu geri dönüşler, doğru bir planlama yaptığımızı göstermektedir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de öğrenci odaklı projelerimizi artırarak sürdürmeye devam edeceğiz."
Kocaeli Kocaeli’nin turizm vitrini Kandıra’da 39 ton atık toplandı Kocaeli’nin önemli turizm destinasyonlarından Kandıra ilçesindeki sahillerde, Kurban Bayramı tatili boyunca 39 ton atık toplandı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekiplerince, kentin Karadeniz’e kıyısı olan ve yaz aylarında binlerce turisti ağırlayan turizm merkezi Kandıra sahillerinde, yaz sezonunun başlamasıyla temizlik ve bakım çalışmaları yoğunlaştırıldı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan sahillerde artan insan hareketliliğine rağmen mesaisini sürdürdü. Ekiplerin çalışmalarıyla bayram süresince kumsal ve sahil alanlarından toplam 39 ton atık toplanarak plajların temiz ve düzenli kalması sağlandı. Çalışmalar kapsamında sadece kumsallar değil; yürüyüş yolları, yeşil alanlar ve ortak kullanım noktaları da detaylı şekilde temizlendi. Sahiller yeni sezona hazırlandı Vatandaşların temiz ve konforlu ortamda tatillerini geçirebilmesi için mesai harcayan ekipler, plajlardaki soyunma kabinleri, duş alanları, oturma grupları ve çeşitli donatıların bakım onarımını da gerçekleştirdi. Kullanıma bağlı olarak yıpranan alanlar elden geçirilirken, eksiklikler tek tek tespit edilerek giderildi. Özellikle hafta sonları yoğunluğun zirveye çıktığı bölgelerde gündüz mesaisinin yanı sıra gece saatlerinde de temizlik çalışmaları yürütüldü.
Kayseri Yaza sağlıklı ve ışıltılı bir ciltle girmenin 8 altın kuralı Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu. Yaz aylarında artan güneş maruziyeti, sıcaklık, nem, terleme, deniz ve havuz cilt sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Güneş ışınları yalnızca güneş yanığına değil; leke oluşumuna, erken deri yaşlanmasına ve uzun vadede deri kanseri riskine de neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında cilt bakımı konusunda güneş kremi sürmenin yanı sıra güneşten bütüncül olarak korunmak, cilt bariyerini desteklemek ve şüpheli cilt değişikliklerini erken fark etmek gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu. "Güneş kremini doğru miktarda ve doğru zamanda kullanın" Yaz aylarında güneş koruyucu kullanımı cilt sağlığının en temel basamaklarından biridir. Ancak güneş kreminden beklenen etkinin sağlanabilmesi için ürünün doğru seçilmesi ve düzenli yenilenmesi gerekir. Geniş spektrumlu, yani hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan, en az SPF 30 içeren ürünler tercih edilmelidir. Leke eğilimi olan, açık tenli, gebelik döneminde olan, rozasea veya melazma gibi güneşle tetiklenebilen cilt problemleri bulunan kişilerde SPF 50+ ürünler daha uygun olabilir. Güneş kremi dışarı çıkmadan yaklaşık 15-30 dakika önce uygulanmalı; açık havada kalındığında yaklaşık 2 saatte bir, yüzme veya yoğun terleme sonrasında ise daha erken yenilenmelidir. Suya dayanıklı ürünler bile deniz, havuz ve terleme sonrası etkinliğini kaybedebilir. Bu nedenle ‘sabah sürdüm, gün boyu korur’ düşüncesi doğru değildir. "Güneşten korunmayı sadece kremle sınırlamayın" Güneşten korunmada en etkili yaklaşım, güneş kremiyle birlikte fiziksel korunma yöntemlerini de kullanmaktır. Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır. Gölge alanlar tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli, sık dokunmuş kıyafetler kullanılmalıdır. Plajda veya açık havada uzun süre kalınacaksa şemsiye, gölgelik veya koruyucu kıyafetler güneş kremi kadar önemlidir. Güneş kremi, güneşte kalma süresini uzatmak için değil; kaçınılamayan maruziyet sırasında cildi desteklemek içindir. "Benlerinizi yaz başlamadan kontrol ettirin" Yaz öncesi ben ve leke kontrolü, özellikle çok sayıda beni olan, ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan, çocukluk döneminde sık güneş yanığı geçiren veya açık tenli kişiler için önemlidir. Benlerde asimetri, kenar düzensizliği, renk değişikliği, çapta büyüme veya zaman içinde belirgin farklılaşma varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Halk arasında ‘ben aldırmak kansere yol açar’ gibi yanlış bir inanış vardır. Oysa şüpheli benlerin dermatolojik değerlendirme ile erken fark edilmesi, melanom gibi ciddi deri kanserlerinde erken tanı açısından hayat kurtarıcı olabilir. "Deniz, havuz, kum ve tuz sonrası cilt bariyerini destekleyin" Deniz suyu, havuz kloru, kum ve sık duş alma cilt bariyerini kurutabilir. Özellikle atopik dermatit, egzama, rozasea veya hassas cilt yapısı olan kişilerde bu durum kızarıklık, kaşıntı, yanma ve pullanmayı artırabilir. Deniz veya havuz sonrası cilt temiz suyla durulanmalı, ardından cilt tipine uygun nemlendirici uygulanmalıdır. Nemlendiriciler yalnızca kuruluğu gidermek için değil, cilt bariyerini güçlendirmek ve tahrişi azaltmak için de önemlidir. Aşırı parfümlü, alkol içeriği yüksek veya irrite edici ürünlerden kaçınılmalıdır. "Çok sıcak suyla duş almayın" Yaz aylarında sık duş almak ferahlık sağlasa da çok sıcak suyla duş almak cildin doğal yağ tabakasını azaltarak kuruluk ve hassasiyeti artırabilir. Bu nedenle ılık suyla kısa süreli duşlar tercih edilmelidir. Duş sonrası cilt tamamen kurumadan nemlendirici uygulanması, nemin ciltte daha iyi tutulmasına yardımcı olur. Özellikle güneş sonrası kızarık, yanmış veya hassaslaşmış cilde kese, peeling veya sert temizleyiciler uygulanmamalıdır. Bu tür işlemler cilt bariyerini daha da bozabilir. "Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın" Sıcak havalarda terleme artar. Terli ve nemli kıyafetlerle uzun süre kalmak, özellikle sırt, göğüs, kasık ve koltuk altı gibi bölgelerde tahriş, isilik, mantar enfeksiyonları ve folikülit adı verilen kıl kökü iltihaplarına zemin hazırlayabilir. Spor, yürüyüş veya yoğun terleme sonrası kıyafetlerin değiştirilmesi, cildin nazikçe temizlenmesi ve mümkünse pamuklu, nefes alabilen kıyafetlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından önemlidir. "Yaz aylarında ağır bakım ürünlerinden kaçının" Yazın cilt daha fazla terlediği ve yağlandığı için kış aylarında kullanılan yoğun yapılı kremler, bazı kişilerde gözenek tıkanıklığına ve akne artışına neden olabilir. Bu dönemde cilt tipine uygun, hafif yapılı, komedojenik olmayan nemlendiriciler tercih edilmelidir. Nem maskeleri veya bariyer destekleyici ürünler bazı ciltlerde faydalı olabilir; ancak her cilt için gerekli değildir. Özellikle aktif aknesi, rozaseası veya hassasiyeti olan kişiler, rastgele maske ve peeling ürünleri kullanmadan önce dermatoloji uzmanına danışmalıdır. "Antioksidan desteği güneşten korunmanın yerine geçmez, ama cildi destekleyebilir" UV ışınları ciltte oksidatif stres oluşturarak leke, elastikiyet kaybı ve erken yaşlanma sürecine katkıda bulunabilir. C vitamini, E vitamini, polifenoller ve karotenoidlerden zengin beslenme genel cilt sağlığını destekleyebilir. Topikal antioksidan içeren ürünler de uygun cilt tiplerinde fotoyaşlanma zıttı bakımın bir parçası olabilir. Ancak antioksidan serumlar veya besin destekleri güneş kreminin yerine geçmez. Güneşten korunmanın temeli; doğru güneş koruyucu kullanımı, gölge, kıyafet, şapka ve güneşten kaçınma davranışlarının birlikte uygulanmasıdır. Güneş yanığı gelişirse ne yapılmalı? Güneş yanığı oluştuğunda cilt serin tutulmalı, bol su içilmeli, parfümsüz nemlendiricilerle bariyer desteklenmelidir. Şiddetli ağrı, su toplaması, ateş, titreme, bulantı veya yaygın yanık varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Yanık bölgeye diş macunu, yoğurt, kolonya veya bilinçsiz bitkisel ürünler sürülmemelidir. "Cilt sağlığı için korunma tedaviden değerlidir" Güneş ışınları cilt sağlığı üzerinde hem kısa hem de uzun vadeli etkilere sahiptir. Güneş yanığı, lekelenme ve erken yaşlanma gibi sorunların yanında, yıllar içinde deri kanseri riskinde artış da görülebilir. Bu nedenle güneş kremi kullanmak önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Gölge, koruyucu kıyafet, şapka, güneş gözlüğü ve düzenli ben kontrolü yaz aylarında cilt sağlığının temel parçalarıdır.
Antalya Takılan gaz pedalı ortalığı savaş alanına çevirdi, minibüsün içindeki adam böyle düştü Antalya’da gaz pedalı takılan ve kontrolden çıkan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi. Önce petrol istasyonunda bulunan kafeteryanın içinden geçen otomobil, ardından tamirhaneye daldı. 7 aracın zarar gördüğü ve bir çalışanın aracın altında kalmaktan saniyelerle kurtulduğu olay güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Olay, dün saat 13.15 sıralarında Kepez İlçesi Yeşil Akdeniz Sanayi Sitesi 3189 sokak ile Hurdacılar Caddesi üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen ve iddiaya göre gaz pedalı takılı kalan 07 E 8688 plakalı otomobil kontrolden çıkarak son gaz petrol istasyonuna girdi. İstasyonda bulunan çalışanlar ve vatandaşların hayretler içerisinde ki bakışları arasında kafeteryanın içinden geçen otomobil ardından araçlara çarpmaya başladı. O anlar güvenlik kamerasında Hızını alamayarak istasyondan çıkan ve son gaz ilerlemeye devam eden araç sokak üzerinde bulunan bir tamirhaneye doğru yöneldi. Son sürat işyerine doğru ilerleyen otomobil park halindeki 3 araç ve 1 minibüse çarptı. O anlarda araçlardan birisinde parça değiştirmekte olan tamirhane çalışanı otomobilin altında kalmaktan son anda kurtuldu. Aracın çarptığı minibüsün içinde bulunan araç sahibi ise çarpmanın şiddetiyle açık olan kapıdan dışarıya fırladı. 7 araca çarptı Sürücüsünün geri vitese aldığı araç son olarak yol kenarında bulunan bir otobüse çarptıktan sonra durabildi. Toplam 7 aracın zarar gördüğü olay işlerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde işyerine doğru hızla gelen otomobilin tamirhane önünde park halinde bulunan müşterilere ait araçlara çarpması, o anlarda bir aracı tamir eden çalışanın aracın üzerine doğru geldiğini fark ederek son anda kaçması ve minibüs içerisinde bulunan bir kişinin çarpmanın şiddeti ile araçtan dışarıya düştüğü anlar yer aldı. Kafeteryanın içinden geçti Büyük panik yaşanan olayda 1 kişi yaralanarak hastaneye kaldırılırken, kontrolden çıkan ve ismi öğrenilemeyen araç sürücüsü ise ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri tarafından polis merkezine götürüldü. Kontrolden çıkan otomobil daldığı işyerinin sahibi Durmuş Türküm, "80 yaşlarında bir amcamız petroldeki simit restoranı dağıtıp sonra buraya daldı, araçları pert etti. Önce petrolün içini dağıtmış, oradan son sürat buraya geliyor. Şurada çöpün orada bir tane kurtarıcı var. Ona çarpıyor, sonra buradaki 4 arabaya çarpıyor" dedi. Üzerine gelen araçtan son anda kaçtı Çok sayıda araçta zarar meydana geldiğini belirten Türküm, "Ardından geri geri gidip otobüse çarptı. Bayağı bir ortalığı revan etti. Araçlar kullanılamaz hale geldi. İçlerinde müşteri araçları da var. Çırağımızı da Allah korudu. Minibüs ün içinde ki müşteri de vurunca şiddetle dışarı uçtu. Kolu ve kalçasında kırık olduğunu söylediler" ifadelerini kullandı. Üzerine gelen aracı fark ederek son anda kaçan işyeri çalışanı Enes Seçer ise "Ben burada dinamoyu bağlıyordum. Arabanın sesini duydum, lastik sesleri geldi. Baktım buraya girecek, hemen arka tarafa son anda kaçtım" şeklinde konuştu.
Manisa Manisa’da leylekler bir mahalleyi adeta mesken tuttu Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Kemerdamları Mahallesi, yavrularıyla birlikte yüzlerce leyleğe ev sahipliği yapmasıyla dikkat çekiyor. Marmara Gölü’nün kuraklığa son vermesi ve neredeyse eski günlerine dönmesiyle birlikte leylek nüfusunda bu yıl olağanüstü artış yaşayan mahalleli, misafir ettikleri leyleklerle gurur duyuyor. Manisa’nın Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçelerine kıyısı bulunan Marmara Gölü’nün bu yıl su tutmasıyla birlikte bölgede göçmen kuş popülasyonunda da artış yaşandı. Geçtiğimiz yıllara göre çok daha az nüfusa sahip leylekler, Marmara Gölü’ne kıyısı bulunan Salihli ilçesine bağlı Kemerdamları Mahallesi’ni adeta mesken tuttu. Yavrularıyla birlikte çok sayıda leyleği köylerinde misafir eden mahalle halkı, ev sahipliğiyle gurur yaşadıklarını belirtti. Birçok leylek yuvasında yavruların bulunduğu bazı leyleklerin de halen kuluçkada olması da dikkat çekti. Leyleklerin varlığı tarımsal üretime de katkı sunacak Öte yandan, leyleklerde yaklaşık 33-34 gün süren kuluçka dönemi ve sonrasındaki yavru bakımı, büyük bir miktarda enerji gerektirirken yavruları büyütmek için ebeveynlerin günde onlarca kez yuvaya besin taşıması gerekiyor. Marmara Gölü çevresindeki sulak alanların sunduğu zengin besin kaynakları yavruların hayatta kalma oranını da arttırıyor. Leyleklerin bölgedeki varlığının tarımsal üretime de olumlu yansıması bekleniyor. Tarım alanlarına zarar veren çekirge, fare, dana burnu ve diğer böcek türlerini avlayan leylekler bu sayede hem zirai ilaç kullanımının azaltılmasına hem de ekolojik dengenin korunmasına katkı sağlıyor. "Onlar bizim gururumuz" Geçtiğimiz yıl bozulan bazı leylek yuvalarının da mahalle halkı tarafından onarılarak yenilendiğini belirten Kemerdamları Mahalle Muhtarı Ahmet Ayyıldız, "Marmara Gölü’nde güzel de bir manzaramız oldu. Devlet Su İşleri tarafından göle besleme yapılıyor. Mahallemizin bir özelliği de leyleklerimiz çoktur. Mahallemizdeki leyleklerimizin bir kısmı yavru çıkardı. Mahallemizdeki elektrik direkleri değişti ancak leyleklerimizin bulunduğu yuvaların direklerine dokunmadık. Güzel bir biçimde yuvalarımızı koruyoruz. Kemerdamları Mahallemizde hayatlarına devam ediyorlar. Onlar da bizim gururumuz. Bizim buradaki yuvaların tamamında leylek var. Geçen yıl leylek çok fazla yoktu. Bu yıl göl de su tutunda leylekler de besin bulabildiği için bütün yuvalar doldu" ifadelerini kullandı.