ÇEVRE - 10 Temmuz 2025 Perşembe 14:26

Köylüler Milas’tan seslendi: "Zeytin ve maden birlikte 40 yıldır mümkündü, şimdi de mümkün"

A
A
A
Köylüler Milas’tan seslendi: "Zeytin ve maden birlikte 40 yıldır mümkündü, şimdi de mümkün"

Muğla’nın Milas ilçesinde, maden sahaları ve zeytinliklerle ilgili kamuoyunda son günlerde artan tartışmalara bölge halkı Kalemköy Mahallesi’nden yanıt verdi. 20 köyden katılımın olduğu etkinlikte, muhtarlar ve vatandaşlar "Maden de bizim, zeytin de bizim. İkisi birlikte Milas’ta 40 yıldır mümkündü, şimdi de mümkün" diyerek ortak bir açıklama yaptı.



Kalemköy’de zeytin ağaçlarının gölgesinde düzenlenen buluşmada konuşan Karacaağaç Mahalle Muhtarı Dursun Uysal, madencilik ve tarımın Milas’ta yıllardır bir arada sürdüğünü belirterek, dışarıdan yapılan yorumların gerçeği yansıtmadığını söyledi.



"Zeytini işleyen de biziz, kömürü çıkaran da"


Açıklamasında, "Biz doğa düşmanı değiliz. Zeytini işleyen de biziz, kömürü çıkaran da biziz. Santraller buraya dün kurulmadı, biz 40 yıldır birlikte yaşıyoruz. Zeytin ağacımız göz bebeğimiz, kömürümüz ekmek kapımız" diyen Uysal, doğa ile iç içe yaşadıklarını ve gerçekleri bilenin köylüler olduğunu vurguladı.



Uysal, santral ve maden sahalarında bugüne kadar yaklaşık 700 bin ağacın dikildiğini, taşınan zeytin ağaçlarının ise yeni yerlerinde yeniden ürün vermeye başladığını aktardı.



"40 köy yok olacak diyenler yalan söylüyor"


Son günlerde dile getirilen "40 köy yok olacak" iddiasına da tepki gösteren Uysal, "40 köy demek 12 bin insan demek. Nerede bu insanlar? Neden seslerini duymuyoruz? Çünkü böyle bir şey yok. Bir muhtar dışında bu yalanı kimse dillendirmiyor" ifadelerini kullandı.



Milas’ta yaşayanların gerçek gündeminin geçim olduğunu söyleyen Uysal, "Eğer kömür çıkmazsa santraller kapanacak ve binlerce insan işsiz kalacak. Asıl o zaman 40 köy yok olur" dedi.



"Ankara’da değil, zeytin ağaçlarının altında toplandık"


Geçtiğimiz hafta Meclis’te TES-İŞ temsilcileriyle birlikte açıklama yaptıklarını hatırlatan Uysal, "Bugün 20 köyden gelen insanlarla burada, zeytin ağaçlarının altında toplandık. Çünkü bu toprakların sahibi biziz. Zeytini de kömürü de biz biliyoruz" şeklinde konuştu.



"Milas’ta madenle tarım yan yana yürür"


"Milas, sadece zeytiniyle değil, yer altı zenginlikleriyle, kömürüyle, emeğiyle ve çalışkan insanıyla bilinir" diyen Uysal, 40 yıldır bölgede tarım ve madenciliğin birlikte sürdüğünü, bundan sonra da sürdürülebileceğini kaydetti.


Uysal, "Yeter ki iş düzgün yapılsın, köylünün hakkı yenmesin, doğaya saygı duyulsun. Biz de bunun takipçisiyiz. Enerjimizle, zeytinimizle, doğamızla biz buradayız" dedi.



"Buyurun gelin, yaşadıklarımızı yerinde görün"


Açıklamasının sonunda herkesi bölgeye davet eden Uysal, "Buralar hep yörük köyüdür. Buyurun gelin, misafirimiz olun. Yaşadıklarımızı bizden dinleyin. Her şeyi yerinde görmek en doğrusudur" çağrısında bulundu.



"Maden de bizim, zeytin de bizim. İkisi birlikte Milas’ta 40 yıldır mümkündü, şimdi de mümkün. Milas’ın geleceği için el birliğiyle, akıl birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz" diyen Uysal, konuşmasını alkışlarla tamamladı.



Köylüler Milas’tan seslendi: "Zeytin ve maden birlikte 40 yıldır mümkündü, şimdi de mümkün"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.