ÇEVRE - 23 Mart 2026 Pazartesi 10:39

Muğla’nın en prestijli çevre projesi

A
A
A
Muğla’nın en prestijli çevre projesi

Muğla’nın dünyaca ünlü Dalyan kanalında yaz ve kış aylarında yerli ve yabancı turistleri gezi amaçlı taşıyan ve sıvı yakıt ile çalışan 495 tekne iki yıl içinde çevre dostu güneş ve elektrik enerjisi ile çalışan tekneye dönüştürülecek. Muğla Valiliğince yürütülen proje çerçevesinde dönüşüm maliyetinin düşürülmesi amacıyla Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA), Sıfır Atık Vakfı ve bankalar ile düşük faizli kredi görüşmelerinin devam ettiği açıklandı.



Akyaka örneği


Muğla’da çevre dostu elektrikli ve güneş panelleri ile çalışan ilk dönüşüm Gökova Körfezi kıyısındaki ‘Sakin Kent’ unvanlı Ula’nın Akyaka Mahallesindeki Kadın Azmağında azmak turu düzenleyen 22 teknede uygulanmıştı. İki yıl içinde 12-15 kişilik teknelerin tamamı elektrikli ve güneş enerjili sisteme dönüştürülürken, çevre kirliği başta olmak üzere, azmak su altında ve sazlıklarda yaşayan binlerce canlı ses kirliliğinden kurtarıldı. Akyaka Kadın Azmağında hizmet veren tur teknelerinin dönüşümü Dalyan kanalında hizmet veren tur tekneleri için de uygulanacak.



Hedef, gürültü ve çevre kirliliğini önlemek


Dalyan kanalında sürdürülebilir turizm kapsamında teknelerin elektrikli sisteme dönüştürülmesi süreci başlatılırken, bu sayede gürültü ve çevre kirliliğinin azaltılması hedefleniyor. Piyade tipi 25-27 kişilik teknelerin Köyceğiz Gölü ve caretta caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanı İztuzu plajı arasında gezi turuna her yıl yerli ve yabancı binlerce vatandaş katılıyor.



Kanalda 3 tip tekne hizmet veriyor


Dalyan kanalında hizmet veren üç ayrı tekne tipi bulunuyor. Kanalın en yaygın tekne tipi olan piyade tekneleri genellikle maksimum 25-27 kişi kapasiteli. Kişiye özel turlar veya küçük gruplar için kullanılan teknelerde kapasite genellikle 12-15 kişi arasında. Kanalın iki yakası arasında kısa mesafe geçiş sağlayan sandallar ise yaklaşık 3-6 kişi kapasiteli.



"Dönüşüm olmazsa hem çevre, hem turizm anlamında problem"


Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık Dalyan’daki teknelerin yenilenebilir enerjiye (güneş ve elektrik) dönüşümünün hem çevre, hem de turizm anlamında önemli olduğunu belirterek, "Bu bizim en prestijli projemiz olacak Dalyan’ın elektrikli tekneye dönüşümü. Orada 495 tekne var. Her biri 1 gram bıraksa, sintine veya atık ki çok daha fazlası. Eğer dönüştürmezsek orası hem turizm anlamında, hem çevre anlamında ciddi bir problem. Ben kendim de gidip görüyorum. Bunun için de biz epeydir çalışma yapıyoruz. Güney Ege Kalkınma Ajansı’ndan (GEKA) proje hazırladık. Yine Çevre Bakanımızla görüştük destek istedik. Sıfır Atık Vakfı ile de görüştük. Yönetmeliği çıkarmaya çalışıyoruz. Şu an yönetmelik kısa bir sürede çıkacak. Onu bekliyoruz. Orada tekne tipleri eski yönetmelikte piyade tekne yazıyor. Katamaran olması gerekiyor. Biz orada üç boyut tekne belirledik" dedi.



"Valilik adına, çevre ve turizm adına en önemli projemiz"


Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından teknelerin tipleri ile ilgili yeni yönetmeliğin en kısa sürede çıkması sonrası teknelere iki yıl süre vereceklerini belirten Vali Akbıyık, "Biz 2026 Mayıs’a kadar bir süre vermiştik. Şimdi bu yönetmelikten dolayı iki yıl daha dönüşüm için bir süre koyuyoruz. Zaten dönüşmek zorundalar. Yani göz göre göre çevrenin kirlenmesine göz yummamak gerekir. Bütün dünyanın kullandığı sistem bu. Tertemizdir, ses yok, gürültü yok, çevre kirlenmiyor. Hem oradaki ekolojik yapıya bir zararı olmuyor. Dönüştürmek zorunda. Yani biz bugün olmazsa yarın bunu dönüştürmek zorundayız. Bir yerden başlamamız gerekiyor. Yani bizim Muğla’da, çevre adına, turizm adına valilik olarak en önemli projemizdir diyebilirim. Bakanlıktan gelecek ödenek, Sıfır Atık Vakfı’nın bize desteği, Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın desteği, valilik desteği hepsini birleştireceğiz. Tabii ki öncelikle gönüllülük esasına göre olacak. Şimdi bankalarla da görüşeceğiz bu çerçevede. Düşük faiz ile sağlamaya çalışacağız. Bunu yapmamız gerekiyor. Çevre ve turizm adına" diye konuştu.



Muğla’nın en prestijli çevre projesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.