EĞİTİM - 17 Şubat 2026 Salı 14:16

Uçak, "Hedefleri milli ve manevi değerleri zayıflatmak"

A
A
A
Uçak, "Hedefleri milli ve manevi değerleri zayıflatmak"

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayında okullarda düzenlenecek ‘Maarifin kalbinde Ramazan’ etkinliklerine karşı çıkan sendikalara tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, amaçlarının milli ve manevi değerleri zayıflatmak olduğunu açıkladı.


Uçak yaptığı açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in manevi iklimini okullarımızda hissettirmek amacıyla planladığı etkinlikler malum sendikaları yine rahatsız etmiştir. Malum sendikalar el birliği yaparak, milletimizin ruh köküne olan düşmanlıklarını bir kez daha tescillemişlerdir. Dünya’nın öbür ucunda gayrimüslimler bile Ramazan ayına, oruç tutana ve İslam’ın kutsallarına saygı gösterip mesai saatlerini buna göre ayarlarken; içimizdeki bu yapılar sendikal eylem kararlarıyla maneviyata savaş açmaktadır. Noel ağacı süslenirken, cadılar bayramı kutlanırken ‘Bilimsellik’ diyenler; konu Ramazan olunca mı laikliği hatırlıyor? Aileden, evlilikten ve çocuktan rahatsız olan, bu kutsal kavramların geçtiği seminerleri ‘Bilim dışı’ gören bir anlayışın, bu milletin evlatlarına vereceği ne kalmıştır? Bu yapıların derdi sadece Ramazan etkinlikleri değildir. Biz bunları; 2021 yılında aldıkları kılık-kıyafet eylem kararlarında, üyelerine ‘Dinsel ve mezhepsel simgeleri ifade etmeyen’ kıyafetleri dayatmalarından tanıyoruz. İnancı gereği giyinen eğitimciye tahammül edemeyen bu zihniyet, bugün de Ramazan’ın bereketinden rahatsız olmaktadır. Konu sapkın ideolojiler olduğunda halay başı olup mendil sallayanlar, körpe zihinlere eşcinsellik zehrini akıtmak için karatahtaları mora boyayanlar; mesele bu milletin dini, imanı ve Ramazan’ı olunca birden ‘pedagoji’ kürsüsüne çıkıp millete parmak sallamaya başlıyor! Üstelik bunu yaparken yüzleri bile kızarmıyor. Toplu sözleşme kazanımımız olan Cuma namazı iznini iptal ettirmek için mahkeme kapılarında koşanlar, bugün de çocuklarımızın Ramazan neşesine engel olmak istemektedir. Ancak şunu iyi bilsinler: Bu toprakların mayası İslam’dır. Kendi medeniyet değerlerine yabancı, ‘çağdaşlık’ maskesiyle inanç düşmanlığı yapanlara karşı mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Eğitim-Bir-Sen Muğla Şubesi olarak; kalbinde Allah ve Peygamber sevgisi taşıyan, Ramazan’ın manevi atmosferine saygı duyan tüm eğitimcileri, bu köksüz yapılara karşı net bir tavır almaya davet ediyoruz. Değerlerimize hasım olanlara, milli eğitimimizi maneviyattan koparmaya çalışanlara asla geçit vermeyeceğiz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Galatasaray’da 5 değişiklik Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, son oynadıkları Eyüpspor maçının 11’ine göre Juventus karşısında 5 değişiklikle sahaya çıktı. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu ilk maçında Galatasaray evinde İtalyan ekibi Juventus ile karşılaşıyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Eyüpspor maçının 11’ine göre siyah-beyazlılar karşısında 5 değişiklik yaptı. Buruk; Boey, Eren, Lemina, İlkay Gündoğan ve Icardi’nin yerine Sallai, Jakobs, Torreira, Sara ve Barış Alper’e görev verdi. Sarı-kırmızılılarda Mario Lemina sarı kart cezasından, Renato Nhaga, Can Armando Güner ve Arda Ünyay, UEFA’ya verilen listede olmadığından dolayı kadroda yer almadı. Leroy Sane 4 maç sonra kadroda Galatasaray’ın Alman futbolcusu Leroy Sane, Juventus karşı maç kadrosuna alındı. Şampiyonlar Ligi’nin 8. ve son haftasında İngiliz takımı Manchester City ile deplasmanda oynanan müsabakada sakatlanan Sane; 3’ü Süper Lig, 1’i de kupa olmak üzere 4 maç sonra kadroda yer aldı. Galatasaray’ın 11’i Sarı-kırmızılılar mücadeleye; Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, Gabriel Sara, Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Noa Lang ve Victor Osimhen 11’i ile başladı. Yedeklerde ise Günay Güvenç, Batuhan Şen, Mauro Icardi, Leroy Sane, Eren Elmalı, İlkay Gündoğan, Ahmed Kutucu, Yaser Asprilla, Kaan Ayhan, Wilfried Singo ve Sacha Boey bekledi. Kenan Yıldız ilk kez Türk takımına karşı Juventus’ta forma giyen milli futbolcu Kenan Yıldız, Galatasaray maçında 11’de görev aldı. Yıldız böylece kariyerinde ilk kez bir Türk takımına karşı müsabakaya çıktı. Tribünler bayraklarla donatıldı Galatasaray Kulübü, Juventus karşılaşması için tribünlere yaklaşık 50 bin sarı-kırmızılı bayraklar bıraktı. Taraftarlar seremoni sırasında bayraklarla güzel bir atmosfer oluşturdu. Bu sezon daha önce İspanyol ekibi Atletico Madrid mücadelesinde de tribünlere bayraklar bırakılmıştı. Öte yandan Eski Galatasaraylı futbolcu Bafetimbi Gomis de maç için stadyuma geldi. Kapalı gişe Galatasaray taraftarı, Juventus maçında da takımını yalnız bırakmadı. RAMS Park’ta oynanan müsabakada tribünleri dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar, yaptıkları tezahüratlarla futbolcuları maça hazırladı.
Ankara Hazine ve Maliye Bakanlığı: "Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur" Hazine ve Maliye Bakanlığı, son yıllarda yaşanan enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlemlendiğini belirterek, faiz giderlerinin milli gelire oranının 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleştiğini, bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemeleriyle ilgili yapılan değerlendirmeler üzerine bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Son dönemde kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemelerine dair yapılan değerlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır. Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ü 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır. TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği kupon oranlarının düşük olması, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının ana paraya eklenmesidir. Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu olarak ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur" ifadelerine yer verildi. Son yıllarda yaşanan enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlemlendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Dolayısıyla ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir. Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil; geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır. Dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesi beklenmektedir. Nitekim göstergeler, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmemektedir: Faiz giderlerinin milli gelire oranı 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesi öngörülmektedir." 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçlarının kademeli olarak azaltılıp, 2024 yılından itibaren ise söz konusu senetlerin ihracına son verildiği kaydedilen açıklamada, "Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken, 2026 yılında yüzde 19,9’a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı ise 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5’e, OVP dönemi sonunda ise yüzde 13,9’a gerilemesi öngörülmektedir. Kamu borçlanma stratejisi, piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmeye devam edilmektedir. Bu kapsamda program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltılmış ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verilmiştir" denildi.