ÇEVRE - 10 Şubat 2026 Salı 13:36

Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor

A
A
A
Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor

Muş’taki çiftçiler, dondurucu soğukların tarım araçlarına zarar vermemesi için traktör ve römork lastiklerini çeşitli yöntemlerle koruma altına alıyor.


Muş’ta kış aylarında etkili olan soğuk hava ve don olayları, tarım araçlarını da tehdit ediyor. Sonbahar döneminde tarım sezonunun sona ermesiyle birlikte çiftçiler, traktör ve römork lastiklerini kış şartlarına karşı korumak amacıyla çeşitli önlemler alıyor. Özellikle Şenova köyünde çiftçilik yapan vatandaşlar, açık alanda bulunan tarım araçlarının lastiklerini naylon branda, çadır ve torbalarla sararak iple bağlıyor. Bu yöntemle lastiklerin soğuk hava nedeniyle çatlamasının önüne geçilmesi ve kullanım ömrünün uzatılması amaçlanıyor. Çiftçiler, kar ve yağmur sonrası tekerlek çevresinde biriken suyun donarak lastiklere zarar vermemesi için araçlarını düzenli olarak kontrol ediyor. Alınan önlemler sayesinde ağır yük altında çalışan lastiklerin kış boyunca zarar görmeden muhafaza ediliyor. İlkbahar mevsiminin gelmesi ve tarım sezonunun yeniden başlamasıyla birlikte koruma amacıyla sarılan brandalar sökülerek traktör ve römorklar tekrar kullanıma hazır hale getiriliyor. Çiftçiler, uyguladıkları bu yöntemlerle hem araçlarını koruyor hem de artan maliyetler karşısında önemli bir tasarruf sağlamış oluyor.


Şenova köyünde çiftçilik yapan Bayram Şirvan, bu kış mevsiminde hava şartlarının normalin üzerinde soğuk seyretmesi nedeniyle tarım aletleri için önlem almak zorunda kaldıklarını belirtti. Şirvan, soğuktan korumak amacıyla tarım aletlerinin lastiklerini naylon ve torbalarla sardıklarını ifade ederek, "Çiftçilikle uğraşıyorum ve tarım işi yapıyorum. Bu kış havalar oldukça soğuk geçtiği için tarım aletlerimizle ilgili kendi imkânlarımızla önlem almak zorunda kaldık. Soğuktan korumak amacıyla lastikleri naylon ve torbalarla sardık. Şu an kontrol ettiğimizde herhangi bir sorun görünmüyor. Ancak bu önlemleri almamış olsaydık, bizim için çok daha büyük sıkıntılar ortaya çıkardı. Artan maliyetler ve yükselen fiyatlar nedeniyle oluşacak zararları karşılamak neredeyse imkânsız olurdu" dedi.


Geçmiş yıllarda kış aylarının soğuk geçtiğini ancak bu yıl havaların daha sert olduğunu aktaran Şirvan, "Her yıl kış ayları soğuk geçiyor ancak bu yıl havalar önceki yıllara göre daha sert oldu. Bu nedenle tarım aletlerini kapatmak bizim için mecburiyet haline geldi. Şeker pancarı üretimi yaptığımız için kullandığımız tarım aletleri ağır işlerde kullanılıyor. Fabrikanın uzak olması ve şehir merkezine gitmek zorunda kalmamız nedeniyle ekipmanların sağlam olması büyük önem taşıyor. Aksi halde yolda ya da tarlada yaşanacak bir arıza bizi ciddi şekilde mağdur eder" şeklinde konuştu.


Tarım aletlerinin lastiklerinin her yıl yenilenmesinin ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Şirvan, alınan önlemler sayesinde lastiklerin birkaç yıl daha kullanılabildiğini belirterek, "Bu aletlerin her yıl lastiklerini yenilemek ya da değiştirmek mümkün değil. Buna kimsenin gücü yetmez; bunu bütün çiftçiler bilir. Her yıl değiştirmek zaten sürdürülebilir değil. Bu şekilde koruma altına aldığımızda ise lastikler birkaç yıl daha sorunsuz şekilde kullanılabiliyor. Kapatılmadığı takdirde lastiklerde çatlama meydana geliyor. Yükün ağır olması nedeniyle bu çatlamalar büyük sorunlara yol açıyor. Özellikle yağmur yağdığında lastik diplerinde su birikmesi, ardından buz tutması ciddi risk oluşturuyor ve lastiklerin daha hızlı patlamasına neden oluyor" diye konuştu.


Hava şartlarının her an değişebileceğine dikkat çeken Şirvan, çalışmalar başlayana kadar tarım aletlerinin bu şekilde korunacağını sözlerine ekleyerek, "Bu yüzden hem bulunduğu yerin uygun olması hem de sürekli kontrol edilmesi gerekiyor. Naylonlar iple bağlandığı için rüzgârdan açılma olabiliyor; bu durumda hemen müdahale etmek şart. Buzlanma da ayrı bir sorun. Eğer buz tutarsa yapılan kapatmanın da bir anlamı kalmaz; çünkü buz lastiği parçalayabilir. Bu nedenle düzenli olarak kontrol etmek zorundayız. Bugün de kontrollerimi yaptım. Tarım sezonunun başlamasına daha zaman var. Büyük ihtimalle mart ayının sonuna kadar bu şekilde kalacak. Hava şartları belli olmuyor; bugün sıcak olsa bile birkaç gün sonra yeniden soğuk olabilir. Bu yüzden işler başlayana kadar tarım aletlerimiz bu şekilde korunmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.



Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bakan Uraloğlu: "2009’da açılan YHT’de 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilecik’te T26 tüneli şantiyesini ziyaret etti. Uraloğlu, "2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-İstanbul ve Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hatlarındaki trenlerin seyir sürelerini düşürecek kritik bir nokta olan T26 tüneli şantiyesini ziyaret etti. Yetkililerden aldığı brifing sonrası bir açıklama yapan Uraloğlu, "Dün, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattımızdaki yapım çalışmalarını yerinde incelemek üzere Afyon’daki Sinanpaşa şantiyemizi ziyaret etmiştik. Bugün de Ankara-İstanbul ve Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hatlarındaki trenlerimizin seyir sürelerini düşürecek kritik bir nokta olan T26 Tüneli şantiyemizde Bilecik’te bir aradayız. Çalışma arkadaşlarımızdan projedeki son durumla ilgili detaylı bilgi aldık ve çalışmalarımızdaki ilerlemeyi bizzat gözden geçirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Son 24 yılda demiryolları alanında hayata geçirdiğimiz güçlü yatırımların sahadaki karşılığını da çok daha net görüyoruz" dedi. "2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu açıklamasının devamında, "Demir yolu yolcu taşımacılığı, özellikle yüksek hızlı trenlerle birlikte ülkemizde adeta yeni bir döneme girdi. Yüksek hızlı Trenler yalnızca şehirleri birbirine bağlamakla kalmadı; aynı zamanda vatandaşlarımızın ulaşım alışkanlıklarını da köklü biçimde değiştirdi. Sunduğu konfor, ekonomiklik, yüksek hız ve emniyet avantajları sayesinde öncelikli tercih edilir bir ulaşım aracı haline geldi. Mesela bugün Ankara’dan Eskişehir’e, İstanbul’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti. Yine, 2025 yılı da demir yolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, ana hat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu. Hizmete başladığından bu yana da Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattımızla 42 milyon 600 bin yolcumuz seyahat etti. Şu anda da; Ankara-İzmir Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum, Karaman-Ulukışla gibi yeni hızlı tren hatlarının yapımlarına devam ediyoruz" dedi. "Bozüyük-Bilecik kesiminde yer alan 5 bin 587 metrelik T26 tünelimiz, hattın en kritik noktalarından biridir" Bakan Uraloğlu, 2028 yılında demir yolu ağını 17 bin 287 kilometreye ulaştırmayı ve doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı da 27’ye yükseltmeyi hedeflediklerini anlatarak, "İnşallah, 2053 yılında da ülkemizin dört bir yanını hızlı tren hatlarıyla birleştirerek 48 saatte tüm Türkiye’yi gezeceğiz. Şimdi de sizlere bahsettiğim bu başarı ivmesini daha da güçlendirmek için T26 Tüneli’nde incelemelerde bulunuyoruz. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı’nın Bozüyük-Bilecik kesiminde yer alan 5 bin 587 metrelik T26 tünelimiz, hattın en kritik noktalarından biridir. Çünkü T26 tünelinin tamamlanıp buranın hızlı tren hattına bağlanmasıyla; mevcutta kullanılan 9,1 kilometrelik konvansiyonel hat yerine 8 kilometrelik yüksek hızlı tren hattı kullanılmaya başlayacaktır. Böylece bu kesimde trenlerimiz saatte 55 km yerine 250 km hızla kesintisiz seyredebilecek, 20 dakikada geçilen bölüm 9 dakikaya inecek, tek hat nedeniyle oluşan tren buluşma gecikmeleri de tamamen ortadan kalkacaktır. Çalışmalarımızdaki son durumu özetleyecek olursak; tünelin güvenlik tünelleri ve aç-kapa imalatları dâhil tamamını 31 Aralık 2025 itibarıyla bitirdik. Yani tünelimizin kazı çalışmalarını tamamladık ve tüneli açtık" ifadelerine yer verdi. "Sapanca-Geyve arasındaki 12 kilometrelik güzergâhta da altyapı, üstyapı ve elektromekanik yapım çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor" Bakan Uraloğlu son olarak, "Üstyapı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarımız ise hızla devam ediyor. Planımıza göre; üstyapı imalatlarını 2026 yılı 3. çeyreğinde, elektrifikasyon ve sinyalizasyon imalatlarını ise 2027 yılı 2. çeyreğinde tamamlamayı hedefliyoruz. Yine, buranın devamında Sapanca-Geyve arasındaki 12 kilometrelik güzergâhta da altyapı, üstyapı ve elektromekanik yapım çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. O kesimdeki işin fiziksel ilerlemesi de oransal olarak yüzde 65’in üzerindedir. Oradaki çalışmalarımızı da 2028 yılının 2. çeyreğinde tamamlanmayı planlıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ’Ana yurdumuzun demir ağlarla örülmesi’ vizyonuna sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yapımları devam eden ve hayata geçireceğimiz yeni projelerle ülkemizi daha hızlı, daha güvenli ve daha modern bir demiryolu ağıyla buluşturacağız" dedi.