GÜNDEM - 11 Ekim 2024 Cuma 13:47

Hayatını kaybeden dağcıların isimleri Aladağlar’da yaşatılacak

A
A
A
Hayatını kaybeden dağcıların isimleri Aladağlar’da yaşatılacak

Aladağlar’da geçirdiği çığ kazası sonucu 2024 yılında hayatını kaybeden İsmet İnan ve kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden dağcılar arasında Dağların Dede Korkut’u olarak bilinen İsmet Öztürk’ün isimlerinin Aladağlar’da yaşatılması için dağcılar 3 kişilik dağcı ekibi zirve tırmanışı gerçekleştirecek.


Kısa adı DKSK olan ODTÜ Dağcılık Kulübü’nden adını alan zirve, 1975 yılında Demirkazık Batı yüzünde meydana gelen çığ kazasında hayatlarını kaybeden ODTÜ’lü iki genç dağcı Suner ve Okşar’dan adını alan dorukların arasında kalan isimsiz zirvenin adının İsmetler Doruğu olmasını isteyen dağcılar faaliyet gerçekleştirecekler.


Aladağlar’da 3 bin 658 metre yükseklikteki isimsiz dorukta bölgede uzun yıllar rehberlik de yapan dağcıların adının yaşatılmasını isteyen Umut Karkın, Selim Gürkan ve Hamza Yücel İsmet Doruğu olarak anılmasını istedikleri zirveye 13 Ekim’de tırmanış gerçekleştirecekler.


Hayatını kaybeden dağcılar İsmet İnan ve İsmet Öztürk’ün dağcılık için önemli ve unutulmaması gereken isimler olduğunu söyleyen dağcı Umut Karkın bundan sonra Aladağlar’ın 3 bin 658 metre yükseklikteki isimsiz zirvesinin İsmetler Doruğu olarak anılmasını istediklerini ifade etti.


İsmet Öztürk Kimdir ?


Dağların Dede Korkut’u olarak tanınan, dağcı ve fotoğrafçı kimliği ile tanınan İsmet Öztürk, dünyanın farklı bölgelerinde yürüyüş ve tırmanışlar gerçekleştirdi.


Everest (Nepal),Fransa Alpleri, Allgau (Almanya), Ötztal Alpleri (Avusturya) gibi bölgelerde tırmanışlar yapan Öztürk Aladağlar’da da dağcılara rehberlik yapıyordu. Çok sayıda yerli ve yabancı belgesel filmlerde, kültür ve sanat projelerinde turist rehberi, senaryo ve içerikleri konusunda yöresel kültür, yaşam, sosyal, antropolojik ve danışmanlık yapan Öztürk, dağcılık kariyerinde onca ödüle layık görüldü.


Öztürk, tarihe tanıklık etmek istercesine ve bu tanıklıkların ebediyete kadar canlı kalması için hayatı boyunca fotoğrafçılığa ayrı bir önem vermiştir.


29 Haziran 2024 tarihinde Çanakkale’nin Küçükkuyu ilçesinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Öztürk, Kayseri’de defnedildi.



İsmet İnan kimdir?


Türkiye’nin sayılı kadın yüksek irtifa dağcılarından olan İsmet İnan 1974 yılında Amasya’da dünyaya gelmiştir. 9 Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun olmuştur. 2011 yılında Profesyonel Turist Rehberliği mesleğine adım atmıştır.


Rehberlik hayatını doğayla bütünleştiren İsmet İnan en zorlu yürüyüş rotalarının, dağ tırmanışlarının talep edilen rehberi olmuştur.


Niğde’nin Çamardı ilçesi sınırlarında Aladağlar’da, Demirkazık-Emli Vadisi mevkiinde tehlikeleri tespit etmek amacıyla mesleğinin sorumluluğu ile önden giden rehber, üzerine çığ düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir.


Türkiye’nin sayılı kadın yüksek irtifa dağcılarından da olan rehber İsmet İnan dağcılar arasında zirveleri zorlayan güçlü karakteri, yardımseverliği ve dostluğu her zaman hatırlanacak isimler arasında yerini almaktadır.



Hayatını kaybeden dağcıların isimleri Aladağlar’da yaşatılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.