GENEL - 07 Eylül 2020 Pazartesi 09:03

150 yıllık mazisi olan Gürcü mimarisi evler, günümüzde de kullanılıyor

A
A
A
150 yıllık mazisi olan Gürcü mimarisi evler, günümüzde de kullanılıyor

Ordu’da, tamamının Gürcistan göçmenlerinin oluşturduğu 300 haneli bir mahallede altı taş, üstü ahşap olarak inşa edilen evler, aslı bozulmadan günümüzde de kullanılıyor.

Ordu’da, tamamının Gürcistan göçmenlerinin oluşturduğu 300 haneli bir mahallede altı taş, üstü ahşap olarak inşa edilen evler, aslı bozulmadan günümüzde de kullanılıyor. Çimento ve çivi kullanılmadan inşa edilen evlerin özelliği ise alt katının ev sahipleri, üst katının ise misafirler için yapılmış olması.


Fatsa ilçesine bağlı 300 haneli Kabakdağı Mahallesi’nde Gürcistan göçmenleri insanlar yaşıyor. Osmanlı Devleti’nin, Rusya ve Gürcistan’dan çekilmesiyle birlikte 1850’li yıllarda Müslümanlar olarak ülkeye gelenler, kendilerine ilk verilen yerlerden birisi olan Kabakdağı Mahallesi’nde yaşamlarını devam ettiriyor.


Atalarının ilk ayak bastığı yerlerden birisi olan Kabakdağı’nda imece usulü olarak inşa edilen evler ise Türkiye’deki yapılardan farlı. 2 katlı olarak yapılan, alt katı çimento kullanılmadan taşlarla, üst katı ise çivisiz bir şekilde tahtalar ile inşa edilen evler günümüzde de kullanılıyor. Üst katının misafirler için, alt katının ise ev sahipleri için düzenlendiği evlerde ise 2 farklı giriş bulunuyor. Misafirler için düzenlenen bu girişler, günümüzde yapılan yeni nesil evlerde de uygulanmaya devam ediyor. Gelenek ve göreneklerini sürdüren Kabakdağı Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, Gürcistan’dan Türkiye’ye gelmeden önce yaşadıkları evlerin aynısının ataları tarafından burada inşa edildiğini belirtiyor.



“21 tane ev tescillendi”


Fatsa Kabakdağ Mahalle Muhtarı Ali İhsan Beşik, Gürcistan mimarisi olan bu evlerden şimdiye kadar 69 adet tespit edildiğini ifade ederek, “Gürcistan’dan gelen insanların taş duvar üzerine ahşap olarak yaptığı evler bulunuyor. Her evin alt ve üst katta olmak üzere iki girişi var. Bu da birisi kendi kullandıkları kat için diğeri de misafirler için ayrılan kapı. Mahallede yaklaşık 69 adet bu evden vardı, bunlardan 3 tanesi yıkılarak kullanılamayacak hale geldi. Şuanda ise 21 tanesi tescillenmiş durumda, 2 tanesi de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın restorasyonu ile yapıldı. Geri kalanlar da bu şekilde duruyor” dedi.



“Halen kullanılıyor”


“Bunlar yaklaşık 150 yıl önce yapılan evler, halen aslı değişmeden, kapıların kilitlerine kadar aynı olarak duruyor” diyen Beşik, “Bunun gibi 21 tanesi ayakta ve sağlam olarak kullanılıyor. Ancak gerisini yanmasın diye elektriklerini iptal ettirerek koruma altına aldırdık, restorasyonları için de müracaatlarımız devam ediyor. Restorasyonu gerekiyor ancak maalesef eski ustalar da kalmadı” ifadelerine yer verdi.



“Gürcistan’da yaşadığımız evlerin tıpa tıp aynısı, burada bir kültür var”


Mahalle sakinlerinden Hüsnü Yücebaş, çimento ve çivi kullanılmadan inşa edilen evlerden birini restore ettirdiğini ifade belirterek, “Evlerin özelliği, Gürcistan’dan Türkiye’ye gelmeden önce orada yaşadığımız evlerin tıpa tıp aynısı. Altı taş duvar, üstü ise tahta. Duvarda çimento, tahtasında da çivi kullanılmayan evlerdir. Alt taradı aile tarafından, üst katı ise misafirler için kullanılıyor. Ben de dedem tarafından 1939 yılında inşaatı başlatılan ve tamamlanamayan evimi aslına uygun olarak restore ettim. Bizim bu evlerimizin yaşantımızda büyük önemi var. Burada bir kültür var, bahçesi geniş, küçük bir ev, önünde de bir namaz taşı görüldüyse burası bir Gürcü evidir. Mutlaka geniş bahçeli olur, özelliği budur. Ana yol kenarında değildir, mutlaka yoldan bir miktar içeride yapılmıştır. Köyümüzde 300 hane oturur ve yeni nesil evler haricinden hiçbir evi yol kenarında göremezsiniz” diye konuştu.



"Atalarımız burada 2-3 yıl ot ve saman yığınları içerisinde yaşamışlar"


Atalarının, bu evleri imece usulü ile yaptıklarına dikkat çeken Nusret Saygılı da, şu ifadelere yer verdi:


“Buranın özelliği, bizler Batum göçmenleriyiz. Osmanlı’nın Rusya’dan ve Gürcistan’dan çekildikten sonraki Osmanlı ile beraber Müslüman olarak gelenleriz. Bize ilk verilen yerler geldiğimiz zaman buralar. Tabii ki bizim buraya ilk gelişimiz Osmanlı döneminde olduğu için 1876 yıllarına denk geliyor. Ondan sonra gelen büyük dedelerimiz bizim atalarımız buralara geldiklerinde en az 2-3 sene buralarda bildiğimiz ot yığınlarının içinde ve bu samanların içinde yaşamlarını sürdürüyorlar ve ondan sonra işte bu gördüğünüz evleri burada yapmaya çalışıyorlar. O gün insanların birbirlerine yardım edip imece usulü ile yaptıkları evler.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.