SAĞLIK - 15 Kasım 2021 Pazartesi 12:39

Uzmanından uyarı: “Zatürre göz ardı edilirse hayati riske neden olabilir”

A
A
A
Uzmanından uyarı: “Zatürre göz ardı edilirse hayati riske neden olabilir”

Zatürrenin çoğu zaman korona virüs veya griple karıştırılarak tedavisinde geç kalınmasının ciddi sorunlara hatta hayati riske bile neden olabileceğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr.

Zatürrenin çoğu zaman korona virüs veya griple karıştırılarak tedavisinde geç kalınmasının ciddi sorunlara hatta hayati riske bile neden olabileceğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, “Özellikle 3 günden uzun süren ateş, göğüs-yan ağrısı ve genel durum bozukluğu zatürreyi gripten ayırt etmek için önemli bir işarettir” dedi.



2 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler dikkat etmeli


En fazla ölüme yol açan hastalıklardan biri olan zatürrenin özellikle 2 yaş altı çocuklarda, bağışıklık sistemi çok zayıf kişilerde ve 65 yaş üstü kişilerde ölümcül olabildiğini dile getiren Medical Park Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, “En önemli belirtileri arasında, yüksek ateş, öksürük ve şiddetli göğüs ağrısı olan pnömoni ya da yaygın bilinen adıyla zatürre, akciğerdeki hava keseciklerinin iltihap içeren bir sıvı ile dolmasıdır. Virüsler, bakteriler ve nadir olarak mantar enfeksiyonlarının akciğerlere ulaşmasıyla oluşan zatürre oldukça bulaşıcıdır. Hastalık her yaşta görülebilir ancak 2 yaş altı çocuklarda, bağışıklık sistemi çok zayıf kişilerde ve 65 yaş üstü kişilerde daha tehlikeli olabilmektedir” diye konuştu.



Zatürre aşısı olunabilir


Zatürre belirtilerinin, üst solunum enfeksiyonu, korona virüs belirtileri ve griple çok sık karıştırılabildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz şu bilgileri paylaştı:


“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl 100 kişiden 1-2’si zatürreye yakalanmaktadır. Zatürre belirtileri, üst solunum enfeksiyonu, korona virüs belirtileri ve griple çok sık karıştırılabilir. Bu da hastalığın ilerlemesine ve tedavinin gecikmesine yol açabilir. Dünyadaki tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 7 kadarının zatürre nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Özellikle KOAH, diyabet, kalp hastalığı ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlar, küçük çocuklar, hamileler ve yaşlıların zatürreden korunmak için zatürre aşısı olması için doktora başvurmaları önerilmektedir.”



"Hapşırma ve öksürme bulaşma ihtimalini artırabilir"


Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, havaların soğumaya başlaması ile beraber daha çok kapalı ve kalabalık ortamlarda vakit geçirme sürelerinin artması, toplu taşıma araçlarının kullanılması gibi koşullarda zatürreye yakalanma ihtimalini arttığını söyledi.


Uzm. Dr. Yılmaz, zatürrenin nasıl bulaşabileceği sorusuna şu yanıtı verdi:


“Mikropların akciğere ulaşması çeşitli yollarla olmaktadır. Hasta kişilerin hapşırması, öksürmesi ile havaya yayılan mikroplu damlacıkların solunması ve bu damlacıkların akciğere ulaşması ile hastalık gelişebilir. Yine hasta kişilerin ağız, bardak, mendil, çatal-kaşık, kapı kolu gibi eşyalara temas etmesi ve sonrasında bunlara temas eden kişilerin ellerinin ağıza teması ile de bulaşabilir. Nadir olsa da yaşlı, yatağa bağımlı, özellikle nörolojik hastalığı olan hastaların ağız ve mide içeriğinin solunum yollarına kaçması, yine bazı kimyasal solunması da zatürreye neden olabilir.”



Belirtiler korona virüsle karıştırılabilir


Özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinin gelmesiyle birlikte zatürre hastalığının görülme sıklığında artış yaşandığını vurgulayan Uzm. Dr. Yılmaz, “Öksürük, yüksek ateş, üşüme ve titreme, sarı-yeşil balgam, hızlı soluk alıp verme, nefes almada güçlük, göğüs ağrısı, baş ağrısı, yan ağrısı, yorgunluk ve halsizlik, karın ağrısı ve karında şişkinlik, kusma ve ileri yaşta bilinç değişikliği gelişebilir. Bazen soğuk algınlığı, üst solunum yolu enfeksiyon bulguları gibi burun akıntısı, hapşırma ile başlayıp tablo ağırlaşabilir. Zatürre, çoğu zaman korona virüs (Kovid-19) veya griple karıştırılarak tedavide geç kalınması ciddi sorunlara hatta hayati riske bile neden olabilir. Özellikle 3 günden uzun süren ateş, göğüs ve yan ağrısı ve genel durum bozukluğu zatürreyi gripten ayırt etmede önemli bir işarettir” ifadelerini kullandı.



Eller düzenli olarak yıkanmalı


Zatürrenin öksürük, hapşırık, bardak, kapı kolu gibi eşyalardan bulaşabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Yılmaz, “Özellikle burun ve ağıza dokunulduktan sonra ve yiyecekleri kullanmadan önce eller düzenli ve iyice yıkanmalıdır. Öksürme ve hapşırma sonrası kullanılan mendil atılmalı ve mümkünse eller yıkanmalıdır. Bardak veya mutfak eşyaları başkalarıyla paylaşılmamalıdır. Sigara, alkol vb. bağışıklık sistemini baskılayan ve güçsüz düşüren alışkanlıklardan uzak durulmalıdır” dedi.



İstirahat ihmal edilmemeli


Zatürre hastalığında istirahatin çok önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Yılmaz zatürre tedavisi ile ilgili şunları söyledi:


“Zatürrenin tedavisinde hastanın klinik durumu, yaşı, etken olan bakteri veya virüsün türü, radyoloji ve laboratuvar bulguları ve kişisel risk faktörleri dikkate alınır. Solunum yetmezliği bulguları varsa tedavinin hastanede yapılması uygun görülebilir. Ancak hastanın genel durumu ve klinik bulguları uygunsa yakın aralıklarla kontrole çağırılmak üzere tedavisi evde yapılıp, takip edilebilir. Virüslerin neden olduğu zatürrelerde antibiyotik tedavisi genel olarak kullanılmaz. İstirahat, bol sıvı tüketilmesi ve şikayetleri azaltıcı ilaçlar önerilir. Belirtiler şiddetliyse veya hastada olası bir komplikasyon düşünülüyorsa, tedavinin hastanede devam etmesi gerekebilir. Bakterilerin neden olduğu zatürrede antibiyotik tedavisi uygulanır. Zatürre hastalığında istirahat çok önemlidir. Hastalık iyileştikten sonra bir ay boyunca hafif halsizlik devam edebilir.”



Bilinçsiz antibiyotik kullanmak hastalığı ağırlaştırabilir


Hastaların doktora gitmeyip kendi kendine antibiyotik kullanmasının hastalığı çok daha ağırlaştırdığını ve tehlikeyi artırdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Yılmaz, “Kesinlikle doktora gitmeden eş-dost önerisi ile ilaç kullanımından kaçınılması gerekir. Aşırı antibiyotik kullanımı ve uygun olmayan ilaçların seçilmesi, dirençli mikroorganizmaların gelişmesine ve dolayısıyla gerçek tedavinin başarısının azalmasına neden olabilir. Bu yüzden geçmeyen kuru öksürük, nefes darlığı, yüksek ateş probleminiz varsa en kısa zamanda en yakın bir sağlık kurumuna başvurmalısınız" diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bağcılar’da çocuklar ve yetişkinler zumba etkinliğinde bir araya geldi Bağcılar Belediyesi, 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında 2’ncisi düzenlenen zumba etkinliğinde yetişkinleri ve ilkokul öğrencilerini bir araya getirdi. Spor ve dansın bir arada olduğu etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı. Bağcılar Belediyesi, Mahmutbey Stadyumu’nda 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında bir zumba etkinliği düzenledi. 2’ncisi düzenlenen etkinliğe Vefahane Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 40 kişilik kursiyer ekibiyle birlikte 40 kişilik ilkokul öğrenci grubu katıldı. Anlamlı etkinlikte bir araya gelen çocuklar ve yetişkinler, nefes egzersizlerini tamamladıktan sonra müzik eşliğinde zumba dansına eşlik etti. Spor ve dansın harmanlandığı alanda iki farklı kuşak bir araya gelirken sağlıklı yaşama ve nesiller arası dayanışmanın önemine dikkat çekildi. "Çocuklarımızı spora daha çok teşvik ederek ekran bağımlılığından kurtarmak istiyoruz" Etkinlik sonrası konuşan dans hocası Gül Yorulmaz, "Bugün Mahmutbey Stadı’ndayız. 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’ne özel 2’ncisini düzenlediğimiz bir programla sağlıklı güne merhaba dedik. Vefahane Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 40 kursiyerimizle birlikte 40 tane ilkokul öğrencimizi bir araya getirerek nesiller arası kaynaştırma programı adı altında birlikte spor yaptık, dans ettik, eğlendik. Ortam çok güzeldi. Biz bunun 2’ncisini düzenliyoruz zaten. Sanırım 3 ve 4’e doğru da gelenekselleştireceğiz. Çocuklarımızı spora daha çok teşvik ederek ekran bağımlılığından kurtarmak istiyoruz. Aslında bu, büyüklerimizin onlara verdiği bir mesaj. Sporu ihmal etmiyoruz, spor yapıyoruz, sağlıklı kalıyoruz" dedi. Etkinlikte konuşan Emine Erol isimli vatandaş ise "Bugünkü etkinlik çok güzel. Çocuklarla eğleneceğiz, spor yapacağız, hayatımızı güzelleştireceğiz. Çok memnunum. Yaşamhane’de çok mutluyuz, çok güzel şeyler oluyor" dedi. "Bize kıymet verdikleri için çok mutluyuz" Eski sporcu olan Adem Erol isimli vatandaş ise, "Çok mutluyuz, bize kıymet verdikleri için çok mutluyuz. Spor yapacağız, eskileri yad edeceğiz. Aklımıza o geldi zaten. Eski sporcuyum ben de. Aldım bir tane evlat yanıma, torunum gibi. Etkinlik çok güzel" diye konuştu.
Adana ATÜ’de KreativEU projesinin açılış seremonisi gerçekleştirildi Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) KreativEU Projesi açılış seremonisi kapsamında 10 Avrupa Birliği ülkesinden gelen rektörler, rektör yardımcıları, akademisyenler ve çok sayıda davetliyi yerleşkesinde ağırladı. Programın açılış konuşmasını yapan Adana Valisi Mustafa Yavuz, uluslararası akademik projelerin şehirlerin gelişimindeki stratejik rolüne değinerek, bu tür iş birliklerinin hem bilimsel hem de bölgesel kalkınmaya sunduğu katkının altını çizdi. ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ise KreativEU projesinin üniversiteler arası bilgi paylaşımını artırırken kültürel etkileşimi de zirveye taşıyacağını ifade etti. Projeye katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür eden Sözen, üniversitenin uluslararasılaşma hedeflerinde bu projenin bir milat olduğunu belirtti. Törende ayrıca Prof. Joo Freitas Coroado ve Prof. Célio Gonçalo Marques, projenin gelecek vizyonuna dair değerlendirmelerini paylaştı. Çiftetelli eşliğinde akademik dayanışma Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri, Adana Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları ekibinin sergilediği gösteri oldu. Yöresel kültürün sergilendiği performans izleyicilerden büyük alkış alırken, Avrupalı akademisyenlerin de çiftetelli oynayarak gösteriye dahil olması, dostluk ve kültürel kaynaşmanın en somut örneğini oluşturdu. KreativEU bayrağı göndere çekildi Etkinlikler kapsamında düzenlenen Bayrak Seremonisi ile birlik ve ortak geleceği simgeleyen KreativEU bayrağı, tüm paydaş ülke temsilcilerinin katılımıyla ve coşku dolu alkışlarla göndere çekildi. ATÜ’nün paydaşı olduğu projede; Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, İsveç, Bulgaristan ve Çekya’dan üniversiteler yer alıyor.
Kayseri Bu merkez geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyor Kayseri’de Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kocasinan İnovasyon Merkezi; bilim ve teknoloji alanında çocuklar ile gençlere yönelik yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. 2024 yılından itibaren aktif olarak hizmet veren merkez; bugüne kadar yaklaşık 15 bin öğrenciyi ağırlarken, gençler robotik kodlamadan uzay ve havacılığa, astronomiden sanal gerçekliğe kadar hem teorik hem pratik eğitimler veriyor. 2024 yılından bu yana hizmet verdiklerini kaydeden İnovasyon Merkezi Müdürü Tamer Akın, öğrencilerin randevu sistemiyle merkezi ziyaret ettiğini belirterek, "Uzay ve havacılık, astronomi, sanal gerçeklik ve robotik kodlama olmak üzere dört farklı atölyemiz bulunuyor. Bilim ve teknolojinin geleceğin en önemli alanları olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle çocuklarımızda erken yaşta farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz" dedi. Teknolojinin yalnızca tüketim amaçlı kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Akın, çocukların telefon ve tablet bağımlılığından uzaklaşarak üretken bir teknoloji anlayışıyla yetişmesini hedeflediklerini söyledi. Kayseri’den geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve astronotlarının çıkabileceğine inandıklarını ifade eden Akın, Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın desteğiyle öğrencilere ücretsiz eğitim ve proje desteği sunduklarını kaydetti. Merkezin yalnızca okul çağındaki öğrencilere değil, üniversite öğrencilerine de destek verdiğini belirten Akın, "Üniversite öğrencilerimizle özel projelerde bulunuyoruz. Teknofest, Kocasfest gibi festivallerde yarışacaklara biz de merkez olarak destek veriyoruz. İlkokul 4’ten üniversite de dahil olmak üzere öğrencilerimize her türlü bilgi, teknoloji bakımından desteklerimizi ücretsiz şekilde veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Öğrencilerimiz özgüven kazanıyor" İnovasyon Merkezi Robotik Kodlama Öğretmeni Kübra Özdemir Özcan ise robotik kodlama eğitimlerinin öğrencilerin analitik düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirdiğini söyledi. Eğitimlerin üç aşamalı olarak verildiğini aktaran Özcan, "Öğrencilerimiz ilk başta ‘Ben yapamam’ düşüncesiyle geliyor. Ancak süreç içerisinde hem teorik hem pratik eğitimlerle özgüven kazanıyorlar" diye konuştu. Özcan, öğrencilerin bilgisayarı doğru ve bilinçli kullanmaları için yönlendirme yaptıklarını belirterek; "Bir problemle karşılaştıklarında çözüm yolları üretebilmelerini sağlıyoruz. Özellikle ortaokul çağından itibaren öğrencilerimiz robotik kodlama alanına yoğun ilgi gösteriyor. Geleceğin mesleklerine hazırlanmaları için onları teknolojiyle üretken şekilde buluşturuyoruz" dedi.