EKONOMİ - 09 Aralık 2024 Pazartesi 14:28

Kahverengi kokarca ile mücadeleye DOKAP desteği

A
A
A
Kahverengi kokarca ile mücadeleye DOKAP desteği

Ordu’da, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından desteklenen ‘Kahverengi Kokarcayla Mücadele Projesi’nin protokol imza töreni gerçekleştirildi.


Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde, DOKAP desteğiyle başlatılan proje kapsamında kışlak ilaçlamaları ve şehir merkezindeki mücadele faaliyetleri devam edecek. Valilik Toplantı Salonunda, Vali Muammer Erol başkanlığında gerçekleştirilen protokol imza töreninde, kahverengi kokarca zararlısının yol açtığı sorunlar ve mücadelenin önemine dikkat çekildi.



“Kokarca ile epeyce uğraşmamız gerekecek”


Programda konuşan Ordu Valisi Muammer Erol, kahverengi kokarcanın ciddi bir zararlı olduğuna değinerek, “Son bir yıldır özellikle bizim sadece varlığından haberdar olduğumuz değil, varlığını bir yanıyla sonlandırmaya çalıştığımız bir musibet diye adlandırdığımız, fındıkta da ciddi rekolte kayıplarına, zararlarına neden olmuş, bizimde uğraş alanlarımızın bu yönüyle fındıkçı bir şehirde ilk sırasında gelen bir husustur. Dolayısıyla Kokarcayla mücadele başlığı altında yapılacaklar sınırlı değil. Epeyce uğraşmamız gerekecek. Kısa vadede bugünden yarına herhangi bir şey yaparak sonlandıracak bir iş gibi de görünmüyor. Yapabileceğimiz aklımızın erdiği, gücümüzün yettiği ne varsa hem de güçlerimizi birleştirerek yapma konusunda bize ciddi sorumluluklar da veriyor. Bugün imzalanacak protokol güçlerimizi birleştirerek yapmanın bir örneğini oluşturuyor. DOKAP, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Odalarımız bu konuda bir iş birliği içerisinde oldular” dedi.



“Topyekun mücadele ile en aza indirmeyi hedefliyoruz”


DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, kokarca zararlısının zarar verdiği 11 il arasında Ordu’nun ilk sırada yer aldığını söyledi. Gültekin, “Fındık başta olmak üzere her yerde kokarcanın zararını görüyoruz. Artık, tüm Türkiye’ye yayıldığını görüyoruz. Topyekun mücadele ile zarar en aza inecektir” ifadelerine yer verdi.



“70 binden fazla kışlak ilaçlandı”


Kahverengi kokarca ile mücadele çalışmaları kapsamında il genelinde 70 binden fazla kışlakta ilaçlama yapıldığı ve çalışmaların devam ettiğini ifade eden İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz ise “15 ilçede çalışmalar devam ediyor. Çamaş ilçesinde birinci tur ilaçlama tamamlandı. Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığımıza bir proje teklifimiz olmuştu. Bugün burada protokolünü imzalayacağımız bu projeyle de şubat-mart ayları döneminde yapacağımız ikinci tur ilaçlamanın burada kullanılacak ilaçlamanın tamamını karşılayacağız. Proje, yüzde 50 DOKAP ve yüzde 50 bakanlığımız kaynakları ile uygulanacak. Ordu genelinde kararlılıkla sürdürdüğümüz bu çalışmanın sonucunda kahverengi kokarca popülasyonu minimize edeceğiz ve bu zararlının fındığımıza ve diğer tarım ürünlerine yapmış olduğu zararı en alt seviyeye düşüreceğiz” şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından, Vali Muammer Erol, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, DOKAP Başkanı Hakan Gültekin tarafından projenin protokolü imzalandı.


Toplantıya, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Perşembe Ziraat Odası Başkanı Arslan Soydan, Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, Fatsa Ziraat Odası Başkanı Haydar Gürsu ve ilgililer de katıldı.



Kahverengi kokarca ile mücadeleye DOKAP desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Genç kadınlar, Karagöz ile Hacivat olup "Kâbe’de Hacılar" ilahisini işaret diliyle sahneledi Amasya’da üniversite mezunu 5 genç kadın, aldıkları işaret dili eğitimi sonrası bu alanda farkındalık oluşturmak amacıyla gönüllü şekilde sahne almaya başladı. 4 kadın Karagöz ile Hacivat kıyafetlerini yedeği bulunmadığı için dönüşümlü giyerek sahneye çıktı. İşaret diliyle sahnelenen "Kâbe’de Hacılar" ilahisiyle de öğrencileri coşturdular. "Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisiyle öğrencileri coşturdular Amasya Müftülüğü ve Amasya Halk Eğitimi Merkezi işbirliğiyle düzenlenen işaret dili kursuna katılan Yeliz Güneş, Ayşegül Özer, Sinem Sude Uyar, Gülperi Yeşilyurt ve Fatma Tekin, bilgilerini pekiştirip bu alanda farkındalık oluşturmak amacıyla gönüllü şekilde etkinliklere katılmaya başladı. Gittikleri Amasya Mehmetçik İlkokulu’nda geleneksel orta oyunu karakterleri Karagöz ile Hacivat ve Nasreddin Hoca’yı işaret diliyle sahnelediler. Etkinlikte Ramazan ayının topluma kazandırdığı güzelliklere değindiler. Geniş kitlelerin gönlünde taht kuran "Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisini de işaret dili eşliğinde sahneleyip öğrencileri coşturdular. "Hayatı güzelleştirmek insanların elinde" Üniversitede 2 bölüm bitirip işaret dili eğitimine merak sardığını belirten Yeliz Güneş, "İşaret dili konusunda birkaç çocuğumuzun aklında soru işareti bırakabilirsek daha fazla duyarlılık oluşturabiliriz. Hayatı güzelleştirmek insanların elinde" dedi. Ayşegül Özer de, işaret dili bilmenin engelli bireylerle iletişim kurma açısından kazanım oluşturduğunu anlatırken, Nasreddin Hoca karakterini canlandıran Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu Sinem Sude Uyar ise aldığı braille alfabesi eğitimi sonrası işaret dili ve tercümanlığı alanlarında bilgilerini pekiştirmeye çalıştığını söyledi. Hayalleri Gazze’deki çocuklara gösteri Yetişmelerine destek olan hocaları Ömer Çaycı’nın da katıldığı gösteride öğrencileri bilgilendirirken eğlendiren genç kadınlar, sahne gösterilerini İsrail’in soykırımına direnen Gazze’deki çocuklara da düzenlemenin hayalini kurduklarını söyledi.
İstanbul İstanbul’da yaşa dışı bahis operasyonu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, Pentech Bilişim ile bağlantılı olarak yasa dışı bahis sitelerine teknik altyapı faaliyetleri yürüttükleri iddiasıyla 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ayrıca söz konusu şirkete ve Beluza Yazılım Bilişim Teknolojileri Turizm Tarım Gıda ve İnşaat Yatırımları Limited Şirketi’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 6 Mart 2026’da gerçekleştirilen ’Paymix’ operasyonu çerçevesinde ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ön incelemeler sonucu Pentech Bilişim Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin yasa dışı bahis sitelerine teknik altyapı sağladığı yönünde kuvvetli delillere ulaşıldığı öne sürüldü. Soruşturma çerçevesinde Pentech Bilişim ile bağlantılı olduğu ve yasa dışı bahis eylemlerine iştiraki tespit edildiği iddia edilen 8 şüpheliye yönelik İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Bursa merkezli eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında ayrıca, söz konusu şirkete ve Beluza Yazılım Bilişim Teknolojileri Turizm Tarım Gıda ve İnşaat Yatırımları Limited Şirketi’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandı. Öte yandan suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarına yönelik, şüphelilere ait 10 adet taşınmaza, 5 adet araç ile şüphelilerin banka hesaplarına el konulduğu öğrenildi.
Van Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir: "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdanur Özdemir, Pulmoner Rehabilitasyon Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada kronik solunum yolu hastalıklarında sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirterek, "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli" dedi. Sağlık Bakanlığı, kronik solunum yolu hastalıklarının yönetiminde büyük önem taşıyan pulmoner rehabilitasyon konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla 9-15 Mart 2025 tarihlerini "Pulmoner Rehabilitasyon Haftası" olarak ilan etti. Kronik solunum yolu hastalıklarının hava akımı kısıtlanması ve nefes darlığı gibi belirtilerle hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade eden uzmanlar, bu tür rahatsızlıkların doğası gereği ilaçlar düzenli kullanılsa dahi nefes darlığının kalıcı olabildiğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin konuşan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdanur Özdemir, pulmoner rehabilitasyon süreçlerindeki temel hedeflerinin, hastalara doğru nefes tekniklerini öğreterek mevcut darlığı minimize etmek ve hastanın günlük konforunu artırmak olduğunu belirtti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir, "Her yıl 8-14 Mart haftası, Pulmoner Rehabilitasyon Haftası olarak ülke genelinde hasta farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Kronik solunum hastalıkları; genellikle hava akımı kısıtlanması, yetersiz hava yolu temizliği ve nefes darlığı ile seyreden, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen hastalıklar grubundan oluşur. Bölgemizde ağırlıklı olarak KOAH olmak üzere; astım, bronşektazi, pediatrik hasta grubunda kistik fibrozis, halk arasında ‘akciğer sertleşmesi’ olarak bilinen interstisyel akciğer hastalıkları ve hatta obeziteye bağlı gelişen durumlar gibi çeşitli hastalıklarda akciğer hava akımı kısıtlanması ve nefes darlığı gelişmektedir" diye konuştu. "Nefes darlığı kalıcı olabilmektedir" Pulmoner rehabilitasyonun amacının hastalara solunum yolu temizliği ve nefes egzersizlerini öğretmek, kişiye özel planlanacak egzersizlerle egzersiz kapasitelerini artırmak olduğunu dile getiren Özdemir, "Bu sayede hastaların hem semptomlarını azaltmak hem de hastalık kontrolü hakkındaki öz farkındalıklarını artırmak hedeflenir. Böylelikle alevlenmeleri ve hastane yatışlarını azaltmak; kronik nefes darlığı ile günlük hayattan uzaklaşmanın yol açtığı depresyon ve kaygı süreçlerini hafifletebilmek amaçlanmaktadır. Pulmoner rehabilitasyonda hastalar, yatırılarak veya günübirlik gruplar halinde üniteye alınarak çalıştırılmaktadır. Hastalar ilaç tedavilerini tam olarak kullansalar bile, bu hastalıklar kronik olduğu için nefes darlığı kalıcı olabilmektedir. Burada temel amaç, söz konusu nefes darlığını minimize etmek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" şeklinde konuştu. "Egzersiz sırasında yoruldum deyip hemen bırakılmamalı" Egzersiz yaparken sürekliliğin önemine vurgu yapan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm bunları yaparken önceliğimiz; doktorun verdiği reçeteli ilaçları düzenli kullanmak, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmaktır. Herkes pulmoner rehabilitasyon ünitelerine erişemeyebildiği için ‘tele-pulmoner rehabilitasyon’ dediğimiz uzaktan uygulamaların zaman içerisinde artmasını hedefliyoruz. Hastalar için ev önerilerinde bulunacak olursak; öncelikle düşme riskini minimize edecekleri düz bir zemin seçilmelidir. Egzersiz sırasında yoruldum deyip hemen bırakılmamalı; artan sürelerde ve şiddetlerde egzersiz günlük hayatın bir parçası haline getirilmelidir. Hastalar günlük hayata ne kadar katılırlarsa depresyon ve anksiyete süreçleri de o kadar azalacağı için pulmoner rehabilitasyon amacına ulaşmış olacaktır."