POLİTİKA
Bakan Bak: "Konya’mızın 2026 yılı İİT Gençlik Başkenti unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inanıyorum" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:49:43 Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, genç nüfusu ve dinamik yapısıyla ev sahipliği yaptığı birbirinden önemli büyük organizasyonlarla öne çıkan Konya’nın "2026 yılı İİT Gençlik Başkenti" unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inandığını söyledi. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Gençlik Forumu tarafından 2026 İslam İşbirliği Gençlik Başkenti ilan edilen Konya’nın ev sahipliğinde Konya İİT Gençlik Başkenti 2026 açılış töreni gerçekleştirildi. Selçuklu Kongre Merkezi’ndeki programda konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, programı Gazze’den başlayarak bölgede yaşanan savaşların gölgesinde gerçekleştiriyor olmanın burukluğunu yaşadığını belirterek, "İsrail’in masum sivillerin hayatını hiçe sayan ve bölgeyi daha büyük bir çatışma sarmalına sürükleyen uluslararası hukuku tanımayan bu saldırılarını şiddetle kınıyorum. Komşumuz İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve ardından bölgemizdeki diğer kardeş ülkelerimizin de sürüklendiği savaş hepimizi derinden üzmüştür. Savaşın güvenlik, enerji ve ekonomi üzerindeki bölgesel ve küresel etkilerine maalesef hep birlikte şahitlik ettik, etmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın gayretleriyle Türkiye olarak en başından itibaren, uluslararası hukuka aykırı her türlü saldırıyı ve özellikle insancıl hukuk ihlallerini kınadık. Gençlerin eğitim gördüğü okullar, üniversiteler ve ayrıca hastaneler, ibadethaneler ve sivil halkın kullandığı su kaynakları gibi kritik altyapının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu her fırsatta dile getirdik. Gerek İran’a gerek bölge ülkelerine yapılan saldırıları, gerekçesi ne olursa olsun tasvip etmediğimizi vurguladık. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır’ın beraberce başlattığı girişimler, ateşkesin tesisinde önemli rol oynamıştır. Ateşkesin uzatılmasını memnuniyetle karşılıyor, kalıcı bir barışa dönüşmesini temenni ediyoruz" dedi. "Ortaya konan bu güçlü iş birliği İslam dünyası gençliği adına umut vericidir" Bakan Osman Aşkın Bak, Konya’nın asırlardır ilmin, irfanın ve maneviyatın merkezi olduğunu. Selçuklu’nun mirasını bugüne taşıyan müstesna bir şehir olduğunu ifade etti. Bakan Bak, "Bu topraklar, sadece tarihi eserleriyle değil. aynı zamanda taşıdığı değerler, kardeşlik ve barış ruhu ve gönül dünyasıyla da hepimize ilham vermektedir. Konya’nın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde 2022 yılında ’Birlik Güçtür’ temasıyla 5. İslami Dayanışma Oyunları’na yaptığı başarılı ev sahipliği, bu şehrin uluslararası organizasyonlardaki tecrübesini ve misafirperverliğini tüm dünyaya göstermiştir. İslami Dayanışma Oyunları, spor diplomasisinin örnek bir çıktısı olarak ülkelerimiz arasında yeni ilişkilerin ve işbirliği fırsatlarının geliştirilmesine vesile olmuştur. Yine aynı yıl Konya’mız, "İslam Dünyasının Spor Başkenti" unvanını da taşımaya hak kazanmış ve düzenlediği etkinliklerle dayanışmamızı daha da artırmıştır. Bunların yanında Konya, Avrupa Spor Şehirleri ve Başkentleri Federasyonu tarafından 2023 yılında Dünya Spor Başkenti, 2026 yılında da Avrupa Bisiklet Başkenti ilan edilmiştir. İnanıyorum ki Konya, Gençlik Başkenti sürecinde de aynı başarıyı sergileyerek, İslam dünyasının birlikte neleri başarabileceğini bir kez daha kanıtlayacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen Konya Büyükşehir Belediyemize ve İslam İşbirliği Gençlik Forumu’na teşekkür ediyorum. Bakanlığımız da gençlik merkezlerimiz, kamplarımız, tesislerimiz ve bütün imkanlarımızla Konya Gençlik Başkenti faaliyetlerini desteklemeye hazırız. Ortaya konan bu güçlü iş birliği, İslam dünyası gençliği adına umut vericidir" dedi. "Konya’mızın 2026 yılı İİT Gençlik Başkenti unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inanıyorum" Gençlerin kültür, spor, bilim, girişimcilik ve gönüllülük başta olmak üzere çeşitli alanlarda kendilerini geliştirmelerini desteklediklerini, İslam dünyası gençliği arasında da kalıcı bağlar kurduklarını belirten Bakan Bak, "2024 yılında Gençlik Başkenti Şuşaydı, geçtiğimiz sene de Marakeş olmuştu. Müslüman gençliğin gelişimine yönelik düzenledikleri başarılı etkinliklerle çıtayı daha da yükselten ve aramızda bulunan Azerbaycan ve Fas’taki gençlikten sorumlu bakanlık yetkililerini tebrik ediyorum. Genç nüfusu ve dinamik yapısıyla ev sahipliği yaptığı birbirinden önemli büyük organizasyonla öne çıkan Konya’mızın da 2026 yılı İİT Gençlik Başkenti unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inanıyorum. 2026 yılında Konya’da gerçekleştirilecek etkinliklerin halklarımız ve gençlerimiz arasında kurulu bağların daha da güçlenmesine, yeni ortak projelerin geliştirilmesine ve İslam dünyasında daha güçlü bir dayanışma ruhunun oluşmasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Konya olarak bu ünvanı taşıyacak olmanın gururunu yaşıyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, "2026 İİT Gençlik Başkenti ünvanıyla Konya; geçmişten aldığı gücü geleceğin umudu olan gençlerle buluşturmakta, başkentlik ruhunu bu kez İslam dünyasının ortak yarınlarına taşımaktadır. Bu doğrultuda bugün İslam dünyasının gençlerini, medeniyetimizin bu kadim başkentinde ağırlıyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bildiğiniz gibi, İİT Gençlik Başkenti ünvanını geçtiğimiz yıl Fas’ın tarihi şehirlerinden biri olan Marakeş taşımıştı. Bu yıl ise Konya olarak bu ünvanı taşıyacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Bizler bu ünvanı, şehrimiz için büyük bir onur olduğu kadar, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu sorumluluk; gençlerimizi ortak değerlerimiz etrafında buluşturmayı, İslam coğrafyasının farklı ülkeleri arasında güçlü dostluk köprüleri kurmayı ve gençliğin geleceğe dair sözünü Konya’dan bütün dünyaya duyurmayı gerektirmektedir. İnşallah Konya’mız, bu önemli unvanı yalnızca bir takvim yılıyla sınırlı bırakmayacak, gençlerimizin hafızasında kardeşliğin, dostluğun, ilmin ve irfanın başkenti olarak kalıcı bir iz bırakacaktır" ifadelerini kullandı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Gençlik Forumu Başkanı Taha Ayhan ise, "Bugün burada dünyanın her tarafından genç kardeşlerimizle beraberiz. Umuyoruz ki konu başlığımız olarak da seçtiğimiz bu yıl boyunca yapacağımız etkinliklerde de temel temamız olan daha adil bir dünya için diplomasi temasını genç kardeşlerimiz buraya geldiklerinde Konya’mızın ruhuyla öğrenecekler, işleyecekler, dinleyecekler ve Gençlik Başkent’teki amacımız olan Konya’nın mesajının, Türkiye’mizin mesajının dünyaya yayılmasını onlar eliyle daha rahat yapacağız" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Merkez Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "İnanıyorum ki, bu Gençlik Başkenti sürecinde de Konya’nın medeniyet birikiminden aldığımız ilhamı İslam dünyasının dört bir yanında baş etmekte olduğumuz sorunlarla mücadele ettiğimiz meydan okumalara karşı gençliğin vereceği emeğe, gayrete Konya’nın ilham olmaya devam edeceğini düşünüyorum. Ve bu Gençlik Başkenti programının özellikle daha adil bir dünya için diplomasi temasıyla düzenlenmesini de ayrıca kayda değer buluyorum. Bugün insanlığın karşılaştığı sorunlar ve meydana gelen adeta zulüm esasına dayalı bu kurulmak istenen düzene karşı İslam dünyasından en güçlü iradeyle yarınları inşa etmeye cesaret ederek gençlik olarak çok güçlü bir cevap vermek omuzlarımızdaki mesuliyetlerin başında geliyor" diye konuştu. Konya Valisi İbrahim Akın da, Konya’nın 2026 İİT Gençlik Başkenti olmasının hayırlara vesile olmasını diledi. Programa Bangladeş Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Aminul Haque, yabancı konuklar, protokol mensupları, çok sayıda davetli ve gençler katıldı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:41 Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: "Türkiye Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucusu" Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Türkiye’nin Avrupa’nın güneydoğu kanadının koruyucusu olduğunu belirterek, "Türkiye’yi NATO içerisindeki ikinci en büyük orduya sahip ülke olarak gerçekten stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Siz Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucususunuz ve bunun anlamı çok büyük" dedi. Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İstanbul Beşiktaş’ta bir otelde basın toplantısı gerçekleştirdi. NATO, Avrupa güvenliği, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığı, Türkiye-AB ilişkileri ve Gümrük Birliği’ne ilişkin açıklamalarda bulunan Prevot, Türkiye’nin NATO içerisindeki stratejik konumuna vurgu yaptı. Bakan Prevot, Türkiye’nin savunma yatırımlarına değinerek, "NATO içerisindeki ikinci en büyük orduya sahip ülke olarak gerçekten stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Bu sadece bir NATO müttefiki olmanızdan kaynaklanmıyor, aynı zamanda coğrafi olarak çok özel ve stratejik bir konumda bulunmanızdan da kaynaklanıyor. Siz Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucususunuz ve bunun anlamı çok büyük. Savunma Bakanı olan meslektaşım da Türkiye’nin yaptığı yatırımların örnek niteliğindeki rolünden söz etti. Son on yılda savunma harcamalarınızı yüzde 300 artırdınız. Bu oldukça önemli. Askeri harcamalar konusunda bir harcama rotası belirledik ve NATO içinde güvenilir bir ortak olmaya devam etmek istediğimiz için artırmaya devam edeceğiz" diye konuştu. ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Prevot, "ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını yeniden organize etme ihtimalini biliyoruz. Ancak Belçika olarak şu an için özel bir endişemiz yok" yanıtını verdi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini söyleyen Prevot, "1996’dan bu yana değişen ekonomik koşullar nedeniyle Gümrük Birliği’nin gözden geçirilmesi gerekiyor. Gümrük Birliği’nin karşılıklı faydalarını en iyi şekilde değerlendirmek için doğru yöntem değil. Bu hem Türkiye hem de AB için büyük bir avantaj. Bu yüzden Gümrük Birliği’ni gözden geçirmek için daha hızlı ve daha ileri gitmemizin harika olacağını düşünüyorum. Elbette süreci yeniden başlatabilmek için oy birliği ve uzlaşı gerektiğini biliyoruz. Bu da Türkiye ile Kıbrıs arasındaki sorunları doğru şekilde yönetmemiz gerektiği anlamına geliyor. Bu nedenle Türkiye’nin bu konuya dikkat etmeye devam etmesini ve diğer ülkelerle yapıcı şekilde angaje olmasını önemli buluyorum. Elbette diğer ülkelerin de buna olumlu yanıt vermesi gerekiyor. Sonunda bir anlaşmaya varabilmek ve yeni bir Gümrük Birliği’nden mümkün olan en iyi karşılıklı faydayı sağlayabilmek için birlikte ve pozitif bir yaklaşımla yönetmemiz gereken bir konu" ifadelerini kullandı. Prevot ayrıca, sürecin ilerleyebilmesi için Türkiye ile AB ülkeleri arasında yapıcı bir diyalog gerektiğini vurguladı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:25 TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktanın tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir nokta oluğunu belirterek, "Daha düne kadar piyade tüfeğinin patenti dahi yabancılara aitken, şu anda Allah’a çok şükür gemilerimizi, uçaklarımızı, İHA’larımızı, SİHA’larımızı, Kızılelma’larımızı, TİHA’larımızı yapacak hale geldik. Bunları, zamanında biz parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik" dedi. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından organize edilen İhtisas Akademisi programı çerçevesinde Aksaray’a gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, üniversitede öğrencilerle buluştu. Akar, programın ardından gazetecilerin Kaan savaş uçağı ve hipersonik Yıldırımhan füzesi ile ilgili sorularını cevapladı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımları ve geçmişten bugüne savunma sanayi çalışmalarını anlatan Akar, bugün gelinen noktada tüm dünyanın hayranlıkla Türkiye’yi izlediğini söyledi. "Parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik" Bugün gelinen noktanın başlangıcına bakılması gerektiğine vurgu yapan Akar, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşvikleriyle, destekleriyle, engelleri ortadan kardırmasıyla, üniversitelerimiz, kamu şirketlerimiz, özel teşebbüs ve vakıf şirketlerimiz el ele vermek suretiyle, omuz omuza çalışmak suretiyle mühendislerimiz, işçilerimiz büyük bir gayretle bizim bugüne kadarki yaptığımız çalışmaları, geldiğimiz noktayı, bizim sıkıntılarımızı giderdiler ve cin şişeden çıktı. Bugün gerçekten geldiğimiz nokta, tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir nokta. Daha düne kadar piyade tüfeğinin patenti dahi yabancılara aitken, şu anda Allah’a çok şükür gemilerimizi, uçaklarımızı, İHA’larımızı, SİHA’larımızı, Kızılelma’larımızı, TİHA’larımızı yapacak hale geldik. Bunları, zamanında biz parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik. Dostlarımızın, müttefiklerimizin de kendi ihtiyaçlarını karşılamaları bakımından onlara da yardım eder hale geldik. Dolayısıyla bu süreç devam ediyor. Bundan sonra inşallah çok daha büyükleri de gerçekleşecek. Bir tarafta bizim milli muhabere uçağımız Kaan yapılmaya devam ederken, diğer tarafta Yıldırımhan gibi füze konusunda da çalışmalarımızı büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürdük, sürdüreceğiz. Dolayısıyla Türkiye gerçekten Türkiye Yüzyılı’na yaraşır şekilde terörsüz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etme çalışmalarını yaptı, yapıyor. Allah’ın izni ile 86 milyon tek yumruk, tek yürek olarak bunları başardık, başaracağız. Bu sadece ülkemiz için değil, tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin, müttefiklerimiz için de kullanacağımız araçlar gereçler. Şu ana kadar yapılan çalışmalarla Mehmetçiğin ihtiyaçlarının yüzde 80’ini yerli ve milli olarak karşılar hale geldik. İnşallah bundan sonra da çalışmalarımızı sürdürerek kimseye muhtaç olmadan, değil namerde, merde dahi muhtaç olmadan ülkemizin savunmasını, birliğini, beraberliğini, güvenliğinin sağlanması için yapılması gereken ne varsa yaptık, yapıyoruz. Başlangıçtan beri söylediğimiz gibi Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi kimsenin toprağında bizim gözümüz yok. Bizim amacımız, emelimiz, ülkemizin, milletimizin savunması, güvenliği ve burada 86 milyon vatandaşımızın rahat ve huzur içinde yaşaması. Bu noktaya gelinmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün mühendislerimize, bütün çalışan işçilerimize, bütün müteşebbislerimize, tüm görev alan arkadaşlarımıza saygılarımı ve şükranlarımı sunuyorum. Bütün milletimiz bunlara şükran borçlu. Sağ olsunlar var olsunlar" dedi.
Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:42 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temasta bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi.
Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:41 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi. (YS-MSA-Y)
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:22 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ABD/İsrail ve İran savaşı hakkında "Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" dedi. CHP lideri Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Parti genel merkezinde baş başa görüşmenin ardından açıklama yapan Özel, Türkiye’nin bir an önce erken seçime veya ara seçime gitmesi gerektiğini belirtti. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması hakkında da konuşan Özel, Erkol’un bir dönem kooperatifte yöneticilik yaptığını ifade etti. Bunun yanı sıra ABD/İsrail ve İran savaşına değinen Özel, savaşın kazananı olmadığını vurgulayarak, bu savaşın bir an önce bitmesi gerektiğini, bu durumun dünya ekonomisini ciddi oranda etkilediğini dile getirdi. "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaş hakkında konuşan Özel, savaşın kazananının olmadığını belirterek, "İYİ Parti’yle Cumhuriyet Halk Partisi’nin arasındaki ilişki, iyi insanların, birbirini seven insanların, ülkesini, vatanını, bayrağını seven insanların birlikte yürüdükleri, demokrasi yolculuğunda biriktirdikleri, iyi anılarla, dayanışmalarla siyasi tarihimize geçti. Bunu, bundan sonra da bu şekilde sürdürmeye kararlıyız. Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz. Ama öyle bir savaş ki petrol fiyatlarını etkilediği için başta akaryakıt tüm enerji giderlerini etkiliyor ve Türkiye bu konuda böylesi bir krize bu kadar hazırlıksız ki, petrol fiyatlarında yaşanan her yükseliş, pazarda sivri biberi, domatesi veya sofraya koyacağımız ekmeğin fiyatını etkiliyor" diye konuştu. "Geçim yoksa seçim var dedik" Türkiye’nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Gelin bir an önce erken seçime gidelim, erken seçim istiyoruz, geçim yoksa seçim var dedik. Kararı millet versin dedik. 5 yılda yetki alabiliyorsan al, yoksa millet ne diyorsa olsun dedik. Biz bu erken seçim talebini dillendirmeye devam ediyoruz. Argümanlardan bir tanesi de ara seçimdir. Ara seçim meselesini 31 Mart günü Bursa’da söylemiştim. Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Öyle veya böyle ara seçimden bahsettim" şeklinde konuştu. "Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra görevinin başına döneceğini düşünüyorum" CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması üzerine, bu konunun bilirkişi raporlarının hepsinin dosyaya sunulduğunu vurgulayan Özel, "Kooperatifte bir dönem yöneticilik yapmış adı geçiyor. Tahmin ediyoruz o konuda görüşüne başvurulacak. Bu mesele; Kemal Kılıçdaroğlu döneminde İzmir’de kentsel dönüşüm meselesinin deprem zamanında, partimizin iyi niyetle, o dönemdeki yöneticilerimizin ve genel başkanımızın talimatlarıyla ve Ankara İl Başkanımızın içinde bulunduğu bir kooperatif meselesinde, bir kooperatif modeliyle kentsel dönüşümün ve iyi niyetin eseridir. Bir kamu zararının oluşmadığına dair bilirkişi raporları alındı, dosyaya sunuldu. Alınan dosyada tek bir tutuklu kalmadı. Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra, görevinin başına döneceğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. "Bazı konularda hemfikir olduk" Baş başa yapılan görüşmede birtakım konularda Özel ile hemfikir olduklarını dile getiren Dervişoğlu, "CHP’nin Genel Başkanı heyetiyle birlikte ziyaret ettiler. Kendileriyle yeniden bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Görüş alışverişinde bulunduk. Son siyasi gelişmeleri, ara seçim ve erken seçimle ilgili görüşleri karşılıklı konuştuk, fikirlerimizi söyledik. Bazı konularda hemfikir olduk" cümlelerine yer verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:21 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum" Ankara’da Trabzon Günleri Açılış Programında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri Açılış Programına katıldı. Burada konuşan Kurtulmuş, Trabzon günlerinin başlangıcını 1. TBMM Binası’nda gerçekleştirmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Geçtiğimiz sene ağustos ayıydı zannediyorum. Meclisin şeref salonundaki törenle Trabzon’un hak etmiş olduğu istiklal madalyası, ne hikmetse biraz da bu kadar gecikerek, Trabzon’a tevdi edildi. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum. İstiklal madalyası hiç şüphesiz sadece bir şehri onurlandırmak değil o mücadeleleriyle istiklal harbimizin kazanılmasında büyük emekleri olan Trabzon’daki balıkçılar locası, muhterem zatlarını, kahraman büyüklerimizi, kadın, erkek, genç, yaşlı hep beraber en zor şartlarda mühimmat taşıyarak Anadolu’nun kurtuluşu mücadelesine verdikleri destansı kahramanlığı hatırlamaktır. Bir semboldür. Sadece bir madalyadan ibaret değildir. Bir hatırlama bir anma bir yad etme ve aslında o günlerdeki milli ruhu bugüne taşımanın kararlılığıdır" diye konuştu. "İstiyoruz ki horonlarımızla coşalım, türkülerimizle yürekleri buluşturalım" Tüm Ankaralıları, bugünden itibaren 12 Nisan’a kadar sürecek olan ve Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen Ankara Trabzon Günleri’ne katılmaya; Trabzon’un tarihini, kültürünü, misafirperverliğini ve lezzetlerini birlikte yaşamaya davet eden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu: "Elbette bol bol futbolu ve Trabzonspor’u konuşacağız. Bu dört gün boyunca Trabzon’un kadim ruhunu, yiğitliğini ve vefasını Başkent’in göbeğinde yeniden hissettireceğimiz bir buluşma gerçekleştireceğiz. Ankara Trabzon Günleri, şehrimizin tarihini, kültürünü ve enfes lezzetlerini tanıtmakla kalmayacak; horon ve kolbastı gösterileriyle coşacak, konserlerle, defilelerle, sergilerle ve yöresel ürün stantlarımızla da Başkent’i; Trabzon’un ve Karadeniz’in eşsiz renkleri, sesleri ve kokularıyla donatacağız. Bu etkinlik, Trabzon ile Ankara arasında sadece gönül köprüleri değil, kültür köprüleri, ekonomi köprüleri ve gelecek köprüleri de kuracak. İstiyoruz ki horonlarımızla coşalım, türkülerimizle yürekleri buluşturalım, Trabzon’un engin misafirperverliğiyle Ankara’yı kucaklayalım. Buradan tüm Ankaralıları ve Başkent’te yaşayan herkesi; tekrardan Ankara Trabzon Günleri’ne, bu muhteşem buluşmaya, bu vefa ve hasret şölenine katılmaya davet ediyorum." Program plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:00 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ABD/İsrail ve İran savaşı hakkında "Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" dedi. CHP lideri Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Parti genel merkezinde baş başa görüşmenin ardından açıklama yapan Özel, Türkiye’nin bir an önce erken seçime veya ara seçime gitmesi gerektiğini belirtti. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması hakkında da konuşan Özel, Erkol’un bir dönem kooperatifte yöneticilik yaptığını ifade etti. Bunun yanı sıra ABD-İsrail ve İran savaşına değinen Özel, savaşın kazananı olmadığını vurgulayarak, bu savaşın bir an önce bitmesi gerektiğini, bu durumun dünya ekonomisini ciddi oranda etkilediğini dile getirdi. "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaş hakkında konuşan Özel, savaşın kazananının olmadığını belirterek, "İYİ Parti’yle Cumhuriyet Halk Partisi’nin arasındaki ilişki, iyi insanların, birbirini seven insanların, ülkesini, vatanını, bayrağını seven insanların birlikte yürüdükleri, demokrasi yolculuğunda biriktirdikleri, iyi anılarla, dayanışmalarla siyasi tarihimize geçti. Bunu, bundan sonra da bu şekilde sürdürmeye kararlıyız. Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz. Ama öyle bir savaş ki petrol fiyatlarını etkilediği için başta akaryakıt tüm enerji giderlerini etkiliyor ve Türkiye bu konuda böylesi bir krize bu kadar hazırlıksız ki, petrol fiyatlarında yaşanan her yükseliş, pazarda sivri biberi, domatesi veya sofraya koyacağımız ekmeğin fiyatını etkiliyor" diye konuştu. "Geçim yoksa seçim var dedik" Türkiye’nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Gelin bir an önce erken seçime gidelim, erken seçim istiyoruz, geçim yoksa seçim var dedik. Kararı millet versin dedik. 5 yılda yetki alabiliyorsan al, yoksa millet ne diyorsa olsun dedik. Biz bu erken seçim talebini dillendirmeye devam ediyoruz. Argümanlardan bir tanesi de ara seçimdir. Ara seçim meselesini 31 Mart günü Bursa’da söylemiştim. Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Öyle veya böyle ara seçimden bahsettim" şeklinde konuştu. "Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra görevinin başına döneceğini düşünüyorum" CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması üzerine, bu konunun bilirkişi raporlarının hepsinin dosyaya sunulduğunu vurgulayan Özel, "Kooperatifte bir dönem yöneticilik yapmış adı geçiyor. Tahmin ediyoruz o konuda görüşüne başvurulacak. Bu mesele; Kemal Kılıçdaroğlu döneminde İzmir’de kentsel dönüşüm meselesinin deprem zamanında, partimizin iyi niyetle, o dönemdeki yöneticilerimizin ve genel başkanımızın talimatlarıyla ve Ankara İl Başkanımızın içinde bulunduğu bir kooperatif meselesinde, bir kooperatif modeliyle kentsel dönüşümün ve iyi niyetin eseridir. Bir kamu zararının oluşmadığına dair bilirkişi raporları alındı, dosyaya sunuldu. Alınan dosyada tek bir tutuklu kalmadı. Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra, görevinin başına döneceğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. "Bazı konularda hemfikir olduk" Baş başa yapılan görüşmede birtakım konularda Özel ile hemfikir olduklarını dile getiren Dervişoğlu, "CHP’nin Genel Başkanı heyetiyle birlikte ziyaret ettiler. Kendileriyle yeniden bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Görüş alışverişinde bulunduk. Son siyasi gelişmeleri, ara seçim ve erken seçimle ilgili görüşleri karşılıklı konuştuk, fikirlerimizi söyledik. Bazı konularda hemfikir olduk" cümlelerine yer verdi.
Başkan Elbi’den Karabiga’ya müjdeler peş peşe geldi
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:40 Başkan Elbi’den Karabiga’ya müjdeler peş peşe geldi Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, şehrin gelişimi, ihtiyaçları ve geleceğe yönelik projeleri kapsamında Ankara’da bir dizi önemli görüşme gerçekleştirdi. Başkan Elbi, Karabiga’ya enstitü kurulması gibi yeni yatırım müjdelerini halkla paylaştı. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’in eşlik ettiği ziyaretlerde, Karabiga’ya değer katacak yatırımlar ve projeler ilgili kurumlarla istişare etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, TOKİ Başkanlığı ve İller Bankası nezdinde gerçekleştirdikleri görüşmelerde Karabiga’nın öncelikli ihtiyaçlarını ve devam eden yatırımları masaya yatırıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nda yapılan görüşmelerde, ihale süreci tamamlanan Şeremetdere Köprüleri Yenileme Projesinin ilerleyişi ele alınırken, İller Bankası Genel Müdürlüğü’nde Karabiga’da devam eden yatırımlar ve yeni projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda ise Genel Müdür ve ilgili daire başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Karabiga’da hizmet veren Zihinsel Engelli Bakım Merkezi’nin ikinci etabının yapılmasına yönelik süreç görüşüldü. TOKİ Başkanlığı ile yapılan temaslarda ise Karabiga’daki konut projeleri ve yeni yerleşim alanlarına yönelik planlamalar gündeme geldi. Bölge açısından büyük önem taşıyan Güney Marmara Yüksek Teknoloji Enstitüsü Projesinin de Karabiga’da hayata geçirilmesi için önemli adımlar atıldı. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’in öncülüğünde, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu’nun desteğiyle YÖK nezdinde gerekli görüşmelerin yapıldı. Projenin detayları, Karabiga Belediyesi ile üniversite arasında kısa süre içinde imzalanacak protokolle kamuoyuna duyurulacak. Öte yandan Ankara temasları kapsamında ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş’i ziyaret eden Başkan Elbi, Karabiga ve bölgeye yönelik çalışmaların son durumu hakkında bilgi vererek, yeni dönem projeleri üzerine istişarelerde bulundu. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, Ankara çıkarmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Karabiga’mızın gelişimi, ihtiyaçları ve yarınları için yerel ve genel uyumuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimiz adına gerçekleştirdiğimiz her görüşmede önemli kazanımlar elde ediyoruz. Takip ettiğimiz çalışmaların yanı sıra yeni proje ve yatırımların müjdesini veriyoruz. Karabiga için durmadan, yorulmadan çalışmaya, üretmeye ve yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Tüm süreçlerde desteklerini esirgemeyen AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’e şahsım ve hemşehrilerim adına teşekkür ederim" dedi.
Başkan Oktay Yılmaz; "Şahin Biba Bursa’ya hayırlı olsun"
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:24 Başkan Oktay Yılmaz; "Şahin Biba Bursa’ya hayırlı olsun" Mustafa Bozbey’in tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde yapılan oylamada, Başkan Vekilliğine 61 oyla AK Partili Meclis Üyesi Şahin Biba seçildi. Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, "Bursa’nın imar ve kara para aklama lekelerinden kurtulması öncelikli arzumuz. Su ve Ulaşımla ilgili indirim çalışmalarına Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba karar verecektir. Meclis salonuna gereğinden fazla misafir giriş yapmak isteyince arbede yaşandı" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından tutuklanması ve geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmasının ardından, belediye meclisi, yeni başkan vekilini seçmek için belediye binasındaki meclis salonunda toplandı. Üçüncü turun sonunda, Başkan Vekilliğine 61 oyla AK Partili Meclis Üyesi Şahin Biba seçildi. Yıldırım Belediye Başkanı ve Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bursa Valiliğinin davetiyle birlikte saat 11’de Bursa Büyükşehir Belediye Meclis oturumunu başlattıklarını belirten Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, "Ancak, oturuma saat 12.00’dan sonra başlayabildik. Cumhur İttifakı ve bağımsız üyelerin katılımıyla meclisin yüzde 58’inin katılımıyla bir meclis oturumu geliştirdik. Katılan oylarının tamamını alarak yani meclisin yüzde 58 oyunu alarak 61 oy alan Şahin Biba arkadaşımız Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak inşallah bundan sonraki süreci yönetecektir" dedi. Basın mensuplarının ’Bursalılara bir mesajınız olacak mı?’ sorusuna Yılmaz şu şekilde cevap verdi; "Tabii ki iddialar ağır, imar kirliliğine sebep olmak, suçtan kaynaklanan paranın aklanması, rüşvet, yolsuzluk gibi iddialar ve somut deliller var. Bursa’nın bu lekeden kurtulmasını öncelikli arzumuz. Bu noktada görevden uzaklaştırıldığında yasalar çok açık bir şekilde diyor ki. Yetki Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinindir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Bursa’daki tüm ilçe belediye başkanlarından ve yine ilçelerin seçtiği büyükşehir meclis üyelerinden oluşmaktadır. Aslında böyle bir kriz ortamında şehir yönetiminin güvenlik kilidi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisidir. Bu noktada Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi bugün seçim yaparak. Bursa’nın 1 saniye kaybetmesinin 1 kuruş kaybetmesine geçit vermemiş ve başkan vekilini seçmiştir." Su fiyatları ve ulaşım ile ilgili alınacak kararlara ise Yılmaz, "Bundan sonraki süreçte Cumhur İttifakı olarak böyle bir öneride bulunmuştuk. Bundan sonraki süreçte Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba kararını verecek ve sizlerle paylaşacaktır. Suda olduğu gibi Ulaşımda da yapılacaklara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili cevap verecektir. Benim görevim meclisi birinci başkan vekili olarak yönetmekti ve hamdolsun bu süreci tamamlayarak Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba’ya teslim ettik" cevabını verdi. CHP’li meclis üyeleri de içeri alınmadıkları iddialarını yalanlayan Yılmaz, "Biz saat 11.00’da geldiğimizde Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir belediye başkanı ve meclis üyeleri salonda idi. Yine İYİ Parti grubundan meclis üyelerimiz grup odalarındaydı. Bağımsız üyemiz zaten oradaydı. Ancak burada takdir edersiniz ki meclisin sınırlı sayıda misafir kabul edebiliyor. Biz bu noktada parti başkanlarımızı, milletvekillerimizi misafir edebileceğimizi ifade ettik. Çok geniş bir hücum olduğunu sizler de gördünüz. Hatta otoparktaki giriş katındaki kapı camının kırıldığına siz de şahit oldunuz. Böyle bir kaosun önüne de geçilmesi gerekiyordu. Biz burada tüm meclis üyelerimizi aslında içeri almak istedik. Birebir kendim de aradım. Başkanımızla o anlamda ilçe belediye başkanımızla irtibat kurarak almak istediğimizi, yardımcı olmak istediğimizi ifade ettik. Ancak Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri, meclis grubu, meclise girmemeyi tercih etti. Girse sonuç değişecek miydi? Elbette sonuç değişmeyecekti. Çünkü Cumhur İttifakı zaten oyların çoğunluğuna sahipti. Bursa’mıza hayırlı olsun inşallah" dedi.
Bursa Büyükşehir’de başkanvekilliğine Şahin Biba seçildi
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:22 Bursa Büyükşehir’de başkanvekilliğine Şahin Biba seçildi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin olağanüstü toplantısında Başkanvekilliğine Şahin Biba seçildi. Meclisin aldığı kararın millet iradesinin bir tecellisi olduğunu vurgulayan Başkanvekili Biba, "17 ilçemizin tamamında hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir kesimi dışarıda bırakmadan hizmetlerimizin kesintisiz şekilde sürmesi için çalışacağız" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafa Bozbey’i görevden uzaklaştırmasının ardından Vali Erol Ayyıldız’ın çağrısıyla toplandı. Meclis Başkanvekili ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın başkanlığında toplanan mecliste Cumhur İttifakı, Nilüfer Meclis Üyesi Şahin Biba’yı Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilliğine aday gösterdi. İlk iki turun ardından üçüncü turda toplam 61 oy alan Şahin Biba, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilliğine seçildi. "Karar, milletimin iradesinin tecellisidir" Seçimlerin ardından teşekkür konuşması yapan Başkanvekili Şahin Biba, süreçte kendisine gösterilen güven, destek ve teveccüh için tüm meclis üyelerine teşekkür etti. Demokrasinin milletin temsil vasıtası olduğunu belirten Başkanvekili Biba, "Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri de bu temsilin şehirler özelindeki en önemli temsil makamıdır. Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri, Bursalıların temsilcisidir. Bugün Meclisimizin aldığı bu karar da, milletimin iradesinin tecellisidir. Millet iradesine saygı, sandıkla oluşan meclis çoğunluğuna da saygı duymayı gerektirir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde üye dağılımı bellidir. Çoğunluk Cumhur İttifakı’ndadır. Bursa’nın iradesi sadece bir söylem değil, meclisteki temsil dağılımında da okunur" diye konuştu. "Tüm enerji ve gayretimizi Bursa’ya hizmete ayıracağız" Herkesi, hukuk içinde işleyen demokratik sürece ve milletin meclise yansıyan tercihine saygı duymaya davet eden Başkanvekili Biba, Bursa’nın sıradan bir şehir olmadığının altını çizdi. Bursa’nın tarih, medeniyet ve emanet demek olduğunu vurgulayan Başkanvekili Biba, "Bursa, ecdadın bize bıraktığı kutlu miras, gelecek nesillere taşımakla yükümlü olduğumuz büyük bir değerdir. Bu sebeple bugün burada kurulacak her cümle, alınacak her karar ve atılacak her adım yalnızca bugünü değil, yarını da inşa edecektir. Hepimiz biliyoruz ki makamlar gelip geçicidir. Asıl olan bulunduğumuz görevlerde şehrimize ne kattığımız, insanımıza nasıl dokunduğumuz ve ardımızda nasıl bir hizmet izi bıraktığımızdır. Bizim anlayışımızda görev, unvan değil sorumluluktur. Yetki, ayrıcalık değil millete hizmet vesilesidir. Bu bilinçle hiçbir bahaneye sığınmadan, hiçbir mazeretin arkasına saklanmadan tüm enerji ve gayretimizi Bursa’ya hizmete ayıracağız" dedi. "Nerede bir gönül varsa ona dokunmanın gayretinde olacağız" Siyaset anlayışlarının merkezinde mazeret değil hizmet, polemik değil eser üretmek olduğunu söyleyen Başkanvekili Biba, tek gündemlerinin Bursa olacağını belirtti. Tek önceliklerinin Bursalıların huzuru, refahı ve memnuniyeti olacağını dile getiren Başkanvekili Biba, "Gerçek belediyecilik anlayışıyla 17 ilçemizin tamamında hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir kesimi dışarıda bırakmadan hizmetlerimizin kesintisiz şekilde sürmesi için hep birlikte çalışacağız. Nerede bir ihtiyaç varsa orada olacağız. Nerede çözüm bekleyen mesele varsa, ona eğileceğiz. Nerede bir gönül varsa ona dokunmanın gayreti içinde olacağız" diye konuştu. "Destek veren ve dua eden hemşerilerimize şükranlarımı sunuyorum" Her bir Bursalının ve her bir meclis üyesinin fikrini önemsediklerini ifade eden Başkanvekili Şahin Biba, "Bu aşamadan sonra tüm belediye başkanları ve meclis üyeleriyle birlikte hep birlikte ortak akılla belediyemizi daha iyi yerlere getirmeye, daha iyi hizmetler sunmaya çalışacağız. Şahsıma duyulan güven için başta Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Bizlere destek veren ve dua eden hemşehrilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri mahcup etmesin. Bu güzel şehre, bu kadim emanete hakkıyla hizmet etmeyi hepimize nasip etsin" dedi. "Bursa halkı için hizmet etmeye devam edeceğiz" AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman, adaletli bir seçimle görevine seçilen Başkanvekili Şahin Biba’ya hayırlı olsun dileyerek başarılar diledi. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünü hatırlatan Kahraman, "Millet iradesine saygıdan söz edenler, önce Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki demokratik tabloya saygı duymalıdır. Meclis çoğunluğu ortadayken halk iradesini yok saymaya çalışmak, siyasi mağduriyet üretme çabasından başka bir şey değildir. Bursa’da meclis aritmetiği de milleti temsil eden irade de nettir. Bugüne kadar nasıl Bursa için mücadele ettiysek, bundan sonra da Bursa halkına hizmet edeceğiz. Kişiler ve makamlar gelip geçicidir. Bizleri seçen milletimiz, Bursa’ya hizmet için seçmiştir. Siyasi polemiklere bakmadan, siyasi müdahalelere karışmadan bizler Başkanımızın arkasında dimdik durarak Bursa halkı için hizmet etmeye devam edeceğiz. Tekrar hayırlı olsun" diye konuştu. "Bursa’nın geleceğine sahip çıkmak hepimizin asli görevidir" Milliyetçi Hareket Partisi Grup Sözcüsü İsmail Şenol, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’ya bundan sonra süreç için başarılar diledi. Şehrin içinden geçtiği hassas süreci yakından takip ettiklerini belirten Şenol, "Adaletin terazisine herkesin güvenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz de adaletin terazisine tam olarak güveniyoruz. Bu süreci ‘Belediye çöküyor’ gibi asılsız ve siyasi rant odaklı söylemlerle manipüle etmeye çalışanların karşısında durmak da belediye meclis üyeleri olarak hepimizin sorumluluğudur. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, halkın iradesinin tecelli ettiği en yüce karar merkezidir. Meclis aritmetiğinde Cumhur İttifakı’nın sahip olduğu nitelikli çoğunluk, bizzat Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu demokratik iradenin yansımasıdır. Bu çatı altında yapılacak her seçim ve alınacak her karar hukuka uygun olduğu kadar demokratiktir ve tam anlamıyla meşrudur. Şehrin enerjisini kaos beklentisine hapsetmeye kimsenin hakkı yoktur. Bursa, siyasi belirsizliklerin gölgesinde zaman kaybedecek bir şehir de değildir. Bursa, sanayi ve emek kentidir. Bizler, hizmette devamlılık ilkesini siyasi bir söylemden öte bir namus borcu olarak görürüz. Hukuki süreçler kendi mecrasında ilerlerken, belediye hizmetlerinin bir an bile sekteye uğramasına izin vermeyeceğiz. Vatandaşımızın mağdur olmaması için üzerimize düşen görevi kararlılıkla yerine getireceğiz. Bu şehirde yaşayan her bir ferdin hakkını korumak ve Bursa’nın geleceğine sahip çıkmak hepimizin asli görevidir. Bursa halkı bizden kaos değil, istikrar ve çözüm beklemektedir. Burada bir seçim yapılmıştır. Bu istikrarı sağlayacak başkanvekilimiz makamına oturmuştur. Hayırlı olsun. Allah utandırmasın" dedi. Büyük Birlik Partisi Grup Sözcüsü Haldun Filizli ise, milletin emanetine sahip çıkarak toplantıya ve seçime katılan tüm meclis üyelerine teşekkür etti. Bundan sonraki sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını dileyen Filizli, Başkanvekili Şahin Biba’ya başarılar diledi. Türkiye İttifakı Partisi Grup Sözcüsü Behlül Erkin ve Bağımsız Meclis üyesi Gizem Arda da Başkanvekili Şahin Biba’ya hayırlı olsun temennilerinde bulunarak görevinde başarılar diledi.