POLİTİKA
27 Mart 2026 Cuma - 21:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak" dedi. Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.
Bakan Kacır: "Togg, 80 binden fazla araç üretti, elektrikli araç pazarında liderliği elde etti"
11 Aralık 2025 Perşembe - 20:44 Bakan Kacır: "Togg, 80 binden fazla araç üretti, elektrikli araç pazarında liderliği elde etti" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Togg, 80 binden fazla araç üretti. Elektrikli araç pazarında liderliği elde etti" dedi. TBMM Genel Kurulu, Milli Savunma Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçelerini görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Sanayi ve Teknoloji Bakan Mehmet Fatih Kacır, Bakanlığa ilişkin sunum yaptı. Küresel üretim ve ticarette yeni bir döneme girdiklerini belirten Kacır, "Uzunca zamandır devam eden serbest ticaret yaklaşımı artık terk ediliyor. Korumacılık tedbirleri, gümrük duvarları, ticaret engelleri, yerinde üretim, dostlardan tedarik yaklaşımları yükseliyor. Evvelden çok daha sınırlı sayıda ürün ve sektöre yönelik olan engellemeler, artık pek çok alanda olağan görünüyor. Kritik ham madde ya da teknoloji ihracatının kısıtlanması yaygınlaşıyor.Küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor. Böylesi bir tabloda, sanayi ve teknoloji kabiliyetleri stratejik değer taşıyor. Pek çok ülke bu gerçeği henüz farketti. Biz ise, ülkemizi bugünlere kuvvetli şekilde hazırladık. Geçmiş sanayi devrimlerini ıskalamanın bedelini çok ağır ödemiştik. Fakat şimdi, yeni teknolojilerin sunduğu fırsatları değerlendirmeyi başaran bir ülkeyiz. AK Parti iktidarları döneminde montaj sanayii değil, katma değer üreten bir sanayi altyapısı inşa ettik" diye konuştu. "Togg, 80 binden fazla araç üretti. Elektrikli araç pazarında liderliği elde etti" Türkiye’nin Çin’den sonra Avrupa’ya kadar uzanan kuşağın ürün ve ihracat pazarı çeşitliliği açısından en yüksek rekabet gücüne sahip ülkesi haline geldiğini dile getiren Kacır, "Askeri insansız hava araçlarında dünyada birinciyiz. Ticari araç, otobüs, beyaz eşya, güneş paneli, çelik, tekstil ve ağaç ürünleri üretiminde Avrupa’da lideriz.Yenilikçi kabiliyetlerimiz sanayimizin tüm alanlarında büyük kazanımları beraberinde getirdi. Bakınız; hükümetlerimiz döneminde çelik üretimimizi 16,5 milyon tondan 37 milyon tona yükselttik. Demir-Çelik ihracatımız 3,5 milyar dolardan 28,6 milyar dolara çıktı. 2002’de Avrupa’da dördüncü sırada idik şimdi lider üreticiyiz. Önümüzdeki dönemde yeşil dönüşüm hedefiyle, hidrojen kullanımı, alternatif enerjiler, karbon yakalama ve tesis modernizasyonu yatırımlarını hızlandıracağız. Otomotiv sektörümüz bu yıl 41,3 milyar dolar ile ihracat rekoru kırdı. 23 yılda yıllık otomobil üretimimizi 357 binden 1,4 milyona çıkardık. Elektrikli, sürücüsüz ve bağlantılı araç teknolojileriyle büyük dönüşümlerin yaşandığı sektörde yeniliklerin öncüsü olmak adına yatırımlarımızı yüksek teknoloji odaklı yönlendiriyoruz. Yerli elektrikli otomobil markamız Togg, 80 bin’den fazla araç üretti. Elektrikli araç pazarında liderliği elde etti" ifadelerini kullandı. "Sanayi ürünleri ihracatımız 255,2 milyar dolara erişti" Türk sanayisinin son dönemde küresel düzeyde yaşanan dönüşümden güçlenerek çıkmayı başardığını ifade eden Kacır, " Bakınız; sanayi üretim endeksi pandemi öncesi döneme göre Almanya’da yüzde 11,4, İtalya’da yüzde 5,5, Fransa’da yüzde 3 aşağıda seyrediyor. Bizim ise aynı dönemde sanayi üretimimiz yüzde 26,5 yükseldi. Bu yıl toplam ihracatımız 270,6 milyar dolara çıktı. Sanayi ürünleri ihracatımız 255,2 milyar dolara erişti. 2002’de 10 milyar dolar iken şimdi 109 milyar doları aşan orta-yüksek ve yüksek teknoloji ihracatımızın toplam ihracatımızdaki payı yüzde 43’e çıktı. Bu yılın ilk 11 ayında önceki yıla göre yüksek teknolojide yüzde 8,1, orta-yüksek teknolojide yüzde 9,7 artış yakaladık. Açıklanan son milli gelir verileri, sanayimizin yıllık yüzde 6,5 yükselişle büyümeye olumlu katkı sağladığını teyid etti. Bu başarıların ardında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdiğimiz yatırımı teşvik eden, üretimi önceleyen, istihdamı güçlendiren, icat ve ihracatı destekleyen, kararlı politikalar var" dedi. "İlk milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldık" Türkiye’nin uzay araştırmalarında geri kalması asla düşünülemez olduğunun altını çizen Kacır, "İlk milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldık. Yeni haberleşme uydumuz TÜRKSAT 7A ve yüksek çözünürlüklü gözlem uydularımız İMECE-2 ve İMECE-3’le uzayda varlığımızı güçlendireceğiz. Milli gözlem uydumuz İMECE için geliştirdiğimiz yüksek çözünürlüklü elektro-optik kamerayı ihraç ederek, bu sektörde tedarikçi ülke olduk. Ay misyonumuzda uzay aracının hibrit itki sistemi, uçuş bilgisayarı, güneş paneli, haberleşme birimi gibi kritik alt sistemlerini yerli imkanlarla üreterek milli yetkinliklerimizi ileri seviyeye taşıdık. Erzurum’da bu yıl hizmete aldığımız, 4 metre ayna çaplı teleskoba sahip Doğu Anadolu Gözlemevi, sadece Türkiye’nin değil, bölgenin en önemli gözlem merkezlerinden biri oldu. Bugün; 20 Ar-Ge merkezi ve teknoparklarda yer alan 290 girişimde, 23 binin üzerinde nitelikli mühendis ve araştırmacımız Türkiye’yi uzayda söz sahibi kılacak projelerde çalışıyor. Uzaya bağımsız erişimimizi temin edecek ve küresel uzay ekonomisindeki payımızı artıracak bir uzay limanı inşa ediyoruz. Ülkemizde yeni uzay girişimlerinin filizlenmesi ve yeşermesini hızlandıracak uzay teknoparkını kuruyoruz" şeklinde konuştu. "Terörsüz Türkiye ile, üretimimiz güçlenecek, istihdamımız artacak, ihracatımız yükselecek" Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmede buluna Kacır, "Terörsüz Türkiye ile, huzur iklimi güçlenecek, ülkemizin her karış toprağı daha da bereketlenecek. Terörsüz Türkiye ile, kalkınmamız hızlanacak, ekmeğimiz büyüyecek. Terörsüz Türkiye ile, üretimimiz güçlenecek, istihdamımız artacak, ihracatımız yükselecek. Komşularımızda artan istikrar, kurduğumuz dostluk köprüleri ve ticaret yolları ülkemiz için yeni imkanlar sunacak. Kalkınma Yolu Ortadoğu, Körfez ve Asya’ya, Zengezur Koridoru Azerbaycan ve Türk dünyasına erişimimizi güçlendirecek. Sanayimizin gelecek 30 yılının yol haritasını bu perspektifle tasarlıyoruz. Anadolu’nun topyekun kalkınması anlayışıyla hazırladığımız Sanayi Alanları Master Planında mevcut ve planlanan demiryolu, karayolu ve liman yatırımlarını, enerji altyapılarını, sektörel kümelenmeleri, tarımsal üretimin korunmasını, arazi yapılarını, deprem ve susuzluk risklerini dikkate aldık. Planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 155 bin hektardan 350 bin hektara yükselteceğiz.Sanayi tesislerinin yoğunluğunu Marmara Bölgesinden, Anadolu’nun diğer şehirlerine taşıyacağız. Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak olmak üzere 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız" ifadelerini kullandı.
Bakan Güler: "Ülkemizin hak ve menfaatlerini yok sayan girişimlere hiçbir şekilde müsamaha göstermiyoruz göstermeyeceğiz"
11 Aralık 2025 Perşembe - 20:13 Bakan Güler: "Ülkemizin hak ve menfaatlerini yok sayan girişimlere hiçbir şekilde müsamaha göstermiyoruz göstermeyeceğiz" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Diplomasi ve iyi niyet kapısını açık tutarken, bölgede tek taraflı oldubittiler oluşturma gayretlerine ve ülkemizin hak ve menfaatlerini yok sayan girişimlere hiçbir şekilde müsamaha göstermiyoruz göstermeyeceğiz" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 2026 Merkezi Yönetim ve 2024 Kesin Hesap kanun Teklifi görüşmelerine katılarak milletvekillerine sunum yaptı. Güler, Terörsüz Türkiye sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve devam etmesi için terör örgütü PKK ve iltisaklı tüm grupların fesih kararına uygun olarak başta Suriye olmak üzere bulundukları tüm bölgelerde derhal terör faaliyetlerine son vermeli ve koşulsuz olarak silahlarını teslim etmesi gerektiğini aktararak, "Ne var ki son dönemde yapılan bazı açıklamalar ve uluslararası medyada yer alan analizler YPG-SDG terör örgütünün bölgesel aktörler tarafından bir aparat olarak kullanılmaya çalışılarak yeni jeopolitik mühendisliklere zemin hazırlanmak istendiğini de göstermektedir. Bu durum yalnızca Suriye için değil, Türkiye’nin milli güvenliğine yönelik de doğrudan bir tehdittir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin kalıcı biçimde tesis edilmesi için Suriye’deki silahlı unsurların merkezi yönetime hızlı bir şekilde entegre olması zorunludur. Örgütün de kendi içinden gelen silah bırakma ve entegrasyon çağrılarını dikkate alarak dış müdahaleleri engelleyecek şekilde bu dönüşümü geciktirmeden tamamlamasını bekliyoruz. Komşumuz Suriye ve Irak ile de bu konudaki yakın iş birliği ve koordinasyonumuzu sürdürüyoruz. Ülkemiz hangi isim altında olursa olsun güvenliğimizi ve bölgedeki huzuru tehlikeye atacak hiçbir terör yapılanmasının devamına izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı. "Kahraman ordumuzun ve güvenlik güçlerimizin yurt içinde ve sınır ötesinde yürüttüğü kararlı operasyonlar sayesinde terör örgütlerinin hareket alanı büyük ölçüde daraltılmış terör örgütü bitme noktasına getirilmiş ve Terörsüz Türkiye’ye giden yol açılmıştır" diyen Bakan Güler şöyle konuştu: "Bu yolda canını feda eden aziz şehitlerimiz ve gazi olan kahramanlarımız milletimizin gönlünde sonsuza kadar yaşayacak birer onur abidesidirler. Dolayısıyla bu süreçte atılan her adımın şehitlerimizin aziz hatırasına gazilerimizin fedakarlığına zarar vermeyecek şekilde olması ve değerli ailelerini incitmemesi en büyük önceliğimizdir. Görevi başında hayatını kaybeden veya yaralanan her bir personelimiz bizim için çok kıymetlidir ve baş tacıdır. Şehitlik ve gazilik statüleri ise hem toplumumuzun ortak vicdanında hem de hukuki düzenlemelerimizde titizlikle korunan çok özel kavramlardır." "Kıbrıs’ta eşit - egemen - ve iki devletli kalıcı bir çözümü savunuyor Kıbrıslı soydaşlarımızın haklarını görmezden gelen hiçbir anlaşma ve girişimi kabul etmiyoruz" Mavi ve Gök Vatan’ın hak ve menfaatlerinin korunması için gerekli adımları attıklarını söyleyen Bakan Güler, "Komşumuz Yunanistan’la aramızdaki meselelerin iyi komşuluk temelinde uluslararası hukuk ve hakkaniyet çerçevesinde çözülmesini ve mevcut olumlu diyalog ortamının geliştirilmesini samimiyetle arzu ediyoruz. Ancak altını çizmek isterim ki diplomasi ve iyi niyet kapısını açık tutarken, bölgede tek taraflı oldubittiler oluşturma gayretlerine ve ülkemizin hak ve menfaatlerini yok sayan girişimlere hiçbir şekilde müsamaha göstermiyoruz göstermeyeceğiz. Kıbrıs’ta eşit - egemen - ve iki devletli kalıcı bir çözümü savunuyor Kıbrıslı soydaşlarımızın haklarını görmezden gelen hiçbir anlaşma ve girişimi kabul etmiyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasi etkinliğini artırma ve dış desteklerle askeri kapasitesini geliştirme adımlarını da yakından takip ediyor millî güvenliğimiz açısından değerlendirerek gerekli tedbirleri alıyoruz. Şu bir gerçek ki Türkiye hem uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakları hem de tarihî sorumlulukları gereği Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini egemenliğini ve meşru çıkarlarını koruma azim ve kararlılığındadır" dedi. Türkiye’nin NATO’da etkin bir konumda olduğunu belirten Güler, "Türkiye ittifakın ikinci büyük ordusu olarak geniş bir alanda sorumluluklarını örnek bir şekilde yerine getirmektedir. Savunma harcamalarında NATO’nun asgari yüzde 2 hedefini aşarak önümüzdeki yıllarda ulaşmayı amaçladığımız yüzde 5 hedefine doğru ilerlememiz ise İttifaka katkımızın bir diğer büyük göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen etkin diplomasi neticesinde 2026 NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenecek olması da ülkemizin İttifak içindeki güvenilirliğini açıkça ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "Deniz ve hava unsurlarımızla seyir-keşif-gözetleme faaliyetlerine aralıksız devam ediyoruz" Rusya Ukrayna savaşına değinen Güler, "Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yüksek düzeyde risklerin devam ettiği Karadeniz’de Montrö’nün titizlikle uygulanması deniz seyir güvenliği /ve mayın tehditlerinin bertaraf edilmesi için hem milli olarak hem de çok uluslu girişimlerle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Müttefiklerimiz Romanya ve Bulgaristan’la oluşturduğumuz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu bu konuda Karadeniz’deki güvenliğe odaklanan faaliyetlerine başarıyla devam etmektedir. Ayrıca son dönemde kendi münhasır ekonomik bölgemizde seyir can ve çevre emniyetini tehdit eden saldırıların sonlandırılması için tüm taraflara gerekli ikaz ve uyarılarda bulunduk, bulunuyoruz. Bu bağlamda deniz yetki alanlarımız ile kritik su altı ve üstü yapılarımızın güvenliği için gerekli tedbirleri alıyor deniz ve hava unsurlarımızla seyir-keşif-gözetleme faaliyetlerine aralıksız devam ediyoruz. Şu bir gerçek ki Türkiye Karadeniz’de denge istikrar ve barışın tesisinde kilit aktörlerden biridir. Bu çerçevede Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın sona ermesi ve ateşkesin tesis edilmesine yönelik Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yoğun gayret sarf ederken uluslararası çabaları da destekliyoruz" diye konuştu. Filistin ile ilgili olarak Bakan Güler, "Yürütülen yoğun diplomatik gayretler neticesinde ulaşılan kalıcı ateşkes sürecinin mimarları arasında yer almamız, ülkemizin bölgede barışın tesisine yönelik samimi çabasının en somut göstergesidir. Türkiye Gazze Deklarasyonu’nun imzalanmasında yapıcı rol oynayan aktörlerden biri olarak hem insani yardımların bölgeye kesintisiz ulaştırılması hem de ateşkesin sahada denetlenmesi ile barış ve istikrarı temin edecek her adımda sorumluluk almaya hazırdır" diye konuştu. Uzman Erbaşların Astsubaylığa geçişi kapsamında müracaat eden ve yapılan sınavlarda başarılı olan tüm Uzman Çavuşların Astsubaylığa geçirildiğini kaydeden Güler, "Özellikle vurgulamak isterim ki 2023-2024 yıllarında bin 271 uzman çavuşumuzun astsubaylığa geçişi sağlanmış olup 2025 yılı statü geçiş faaliyetleri de halen devam etmektedir. Sözleşmeli erbaş ve erlerimiz için de operasyonel görevlerin ağırlığı ve süresi gözetilerek özel harekat ve operasyon tazminatının kapsamı genişletilmiş yüzer birliklerde ve amfibi tugaylarda görev yapan personele artırımlı maaş ile aile yardımı ödeneği imkanı sağlanmıştır. Aynı şekilde sözleşmeli erlerin uzman erbaşlığa geçişi de kolaylaştırılmış kontenjan artırılmıştır. Bu kapsamda 2023 yılında 2 bin 364, 2024 yılında ise 4 bin 788 nitelikleri uygun olan Sözleşmeli Erbaş ve Erimiz Uzman Çavuş olmaya hak kazanmışlardır" ifadelerini kullandı. Eurofighter tedarikine ilişkin bilgi veren Güler, "Eurofighter tedariki hızlı temin avantajı sayesinde hava üstünlüğü kabiliyetimizi ve müşterek harekât etkinliğimizi kısa sürede daha da artırmamıza imkân tanıyacaktır. Bu uçakların birim maliyetlerinin diğer Eurofighter üretim konsorsiyumuna dâhil ülkelerle aynı seviyelerde olduğunu sözleşme bedelinin önemli bir bölümünü de mühimmat ve görev ekipmanlarının oluşturduğunu özellikle vurgulamak isterim" şeklinde konuştu. F16 ve F35 uçaklarına ilişkin Güler, "F-16 Blok 70 uçaklarının tedarikine ilişkin süreç ABD’li muhataplarımızla koordineli biçimde devam etmektedir. F-35 dahil ülkemizin çıkarları ve savunma ihtiyaçları doğrultusunda ilgili süreç yeniden değerlendirilmektedir" ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç: "Hedefimiz, anayasa borcumuzu milletimize ödemektir"
11 Aralık 2025 Perşembe - 19:43 Bakan Tunç: "Hedefimiz, anayasa borcumuzu milletimize ödemektir" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bizim hedefimiz, Türkiye Yüzyılı’nı darbe ürünü bir anayasayla değil, temel hak ve özgürlükleri önceleyen yeni bir toplum sözleşmesiyle karşılamak, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasa borcumuzu milletimize ödemektir" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara Hakimevi’nde yapılan, ’İnsan Hakları Kurumları Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantıda, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Serap Yazıcı Özbudun ile TİHEK Başkanı Fahrettin Altun yer aldı. Son 23 yılda atılan adımların Türkiye’yi yüksek standartlı demokrasi hedefine taşıyan köklü bir dönüşümün yapı taşları olduğunu ifade eden Bakan Tunç, "Anayasanın 90. maddesinde yaptığımız değişiklikle usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin anlaşmalarla; kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağını düzenledik. 2003 yılında 4982 sayılı kanunla yürürlüğe giren bilgi edinme hakkını 2010 Anayasa değişikliğiyle Anayasal güvenceye kavuşturarak, demokratik bir yönetimin temel unsurlarından biri olan bilgi edinme hakkını güçlendirdik. Böylece vatandaşlarımızın devlete erişimini, denetim ve katılımını daha şeffaf ve güvenilir bir zemine kavuşturmayı amaçladık. Vatandaşlarımızın insan hakları ihlallerinde AİHM’ne başvurmadan önce hakkını kendi ülkesinde arayabilmesi için Bireysel başvuru imkanını getirdik. İdarenin her türlü eylem ve işlemleri nedeniyle mağdur olduğunu düşünen vatandaşlarımızın haklarının takibi noktasında kurumsal bir mekanizmayı, Kamu Denetçiliği Kurumu’nu ihdas ettik. İnsan onurunu koruyan, ayrımcılığa karşı herkes için eşitlik ilkesini güçlendiren daha sağlam bir kurumsal yapı oluşturmak amacıyla Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nu hayata geçirdik" dedi. "Anayasa Mahkememizin yapısını daha demokratik hale getiren düzenlemeleri hayata geçirdik" TİHEK ile birlikte, insan hakları ihlallerini izleyen, ayrımcılığı önleyen ve devletin tüm kurumlarında eşit muamele standardını güvence altına alan bağımsız ve etkin bir mekanizmayı ülkeye kazandırdıklarından bahseden Bakan Tunç, "Anayasamızda yapılan değişikliklerle kadın haklarından çocuk haklarına; temel hak ve özgürlükleri güçlendiren ve genişleten reformları milletimizin onayıyla hayata geçirdik. Anayasamızda hukuk devleti ilkesini güçlendiren, yüksek standartlı bir demokrasi için önemli yapısal reformları gerçekleştirdik. Bu kapsamda; Hakimler ve Savcılar Kurulu ile Anayasa Mahkememizin yapısını daha demokratik hale getiren düzenlemeleri hayata geçirdik. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılmasından Milli Güvenlik Kurulunun sivilleştirilmesine, askeri yargının kaldırılmasından sıkıyönetim ilanına izin veren Anayasa maddesinin kaldırılmasına; darbecilerin yargılanmasına engel olan Anayasa’nın geçici 15. maddesinin kaldırılmasına varıncaya kadar önemli reformlara imza attık" ifadelerini kullandı. Tunç, söz konusu bu reform belgeleri çerçevesinde bugüne kadar yargı ve insan hakları alanında ciddi mesafeler kat ettiklerinden bahsetti. "Hedefimiz demokratik, sivil, katılımcı bir Anayasa borcumuzu milletimize ödemektir" İnsan hakları alanında yürütülen özverili çalışmaların, ülkenin demokratik standartlarını yükselten önemli reformlar olduğuna değinen Tunç, "Bizim hedefimiz, Türkiye Yüzyılını darbe ürünü bir Anayasayla değil, temel hak ve özgürlükleri önceleyen yeni bir toplum sözleşmesiyle karşılamak, demokratik, sivil, katılımcı bir Anayasa borcumuzu milletimize ödemektir. İnsan haklarına ilişkin ülkemizdeki tüm kurumların aynı masa etrafında buluştuğu bu toplantının, ortak aklı ve kurumsal iş birliğini daha da güçlendirecek önemli sonuçlar üreteceğine yürekten inanıyorum. Bugün ortaya koyacağımız değerlendirmeler, yalnızca bugünün çalışmalarına yön vermeyecek; Türkiye’nin insan hakları standartlarını daha ileriye taşıyacak yeni adımların da kapısını aralayacaktır" ifadeleriyle konuşmasını noktaladı.
Mecliste gerginlik sürerken CHP’li meclis üyesinin attığı mesaj ortaya çıktı
11 Aralık 2025 Perşembe - 19:22 Mecliste gerginlik sürerken CHP’li meclis üyesinin attığı mesaj ortaya çıktı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin aralık ayı meclis toplantısında Kandıra’ya yapılması planan atık tesisi tartışılırken, CHP’li Meclis Üyesi Muhammet Ertürk’ün meclis devam ettiği sırada WhatsApp grubundaki üyelere, "Tepkilere devam edin, Tahir Başkan sinirlenmeye başladı. Bu bizim için olumlu bir gelişme olur" mesajı attığı ortaya çıktı. Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen meclis toplantısında 112 gündem maddesi görüşüldü. Mecliste, Kandıra’daki Kocakaymaz, Pirceler ve Akçakese mahallelerini kapsayacak şekilde inşa edilmesi planlanan atık tesisi konusu da yer aldı. Toplantıya katılan bazı Kandıralılar, tesis yapımını protesto etti. "Havaya, suya, toprağa zararı yok" Kandıra’ya kurulması planlanan Doğu Bölgesi Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi ile ilgili iddialara yanıt veren Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Kandıra’ya yapmayı planladığımız tesisin mahsuru çevresel zararı olmadığı raporlandı. Havaya, suya, toprağa zararı yok. İlgili kurumlara göre de yok. Eğer varsa, hukuk gerekli kararını verir ama biz bu tesisleri yapmaya çalışırken, bir yandan da Ar-Ge çalışmalarına devam ettik. Daha farklı bir teknoloji geliştirmek mümkün olur mu diye çalıştık. Bir tane tesis Ar-Ge projesi başarılı oldu. Günlük 20 ton yakma kapasiteli bir tesis başarıyla çalıştı. Bu tesis, yerinde bertaraf eden bir tesis. Kandıra’da yapmayı planladığımız tesisin bir zararı olmadığını düşünmemize rağmen, bu tür bir tesisin ayrıca kurulması için bir yetkilendirmeyi bu mecliste almış oldum" dedi. "Eğer A planı sorunsuz işlerse Akçakese bizim gündemizden kalkmış olacak" Başkan Büyükakın sözlerine şöyle devam etti: "Ben bu şehrin bütün ilçelerinde yaşayan vatandaşları aynı derecede düşünen, hiçbirine zarar vermemek için hareket eden bir yaklaşım içindeyim. Ne Kandıra’ya ne başka bir yere zarar veririm. Bu tesisin Ar-Ge projesi başarılı olana kadar bizim A planımız Akçakese, yapacağımız olan biyokurutma tesisiydi. Bu karardan sonra bizim A planımız yeni tesis, yani Ar-Ge projesi kapsamında yapılacak tesis oldu. B planımız Akçakese oldu. Eğer A planı sorunsuz işlerse Akçakese bizim gündemizden kalkmış olacak çünkü böyle bir tesisin yapılması yaklaşık 4 yıl alıyor. O zaman bizim ellerimiz havaya kalkar. Şehrin atık süreci yönetilemez hale gelir. Bizim için A planımız, Ar-Ge projesi ile başarıya ulaşan, Çevre ve Enerji bakanlıkları bürokratları ile görüştüğümüz yeni tesistir. Bu tesis, diğer tesisler gibi bilinen çöp teknolojilerinden bir tanesi değil. Olduğu yerde bertarafı anında gerçekleştirebilen, günlük 20 ton kapasiteli bir tesis olacak. Mesela bir yerde günde 100 ton günde çöp toplanıyorsa, 20 ton çalışan tesisten 5 tane yan yana kurduğunuzda zaten oranın çöpü alınmış oluyor. Bu tesislerin, aktarma istasyonlarının olduğu noktada yapılması planlanıyor. Arkadaşlarımız çalışıyor." CHP’li üyeden WhatsApp mesajı Meclis toplantısında Kandıra’ya yapılması planan atık tesisi tartışılırken, CHP’li meclis üyesi Muhammet Ertürk’ün, "Çevre Akademi Kandıra Topluluğu" isimli WhatsApp grubundaki üyelere, "Tepkilerinize devam edin, Tahir Başkan sinirlenmeye başladı. Böyle devam edersek katılımcıları dışarı çıkarttırmak isteyecektir, bu bizim için olumlu bir gelişme olur diye düşünüyorum" şeklinde mesaj yazdığı tespit edildi.
Tarsus Belediyesi ve MESKİ muhtarlarla değerlendirme toplantısında buluştu
11 Aralık 2025 Perşembe - 17:36 Tarsus Belediyesi ve MESKİ muhtarlarla değerlendirme toplantısında buluştu Mersin’in Tarsus ilçesinde muhtarlarla buluşan Belediye Başkanı Ali Boltaç, altyapı, asfalt ve kentsel dönüşüm başta olmak üzere kentte yürütülen çalışmaların hız kesmeden süreceğini belirterek, sorunların Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ ile ortak koordinasyonla çözüleceğini söyledi. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, kent genelindeki muhtarlarla kapsamlı bir değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Toplantıya, MESKİ Genel Müdürlüğü adına İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Önder Yandımata, MESKİ Doğu Abone Şube Müdürü Muhammed Güzel, Doğu İçme Suyu Şube Müdür Vekili Efe Tangüler, Doğu Kanalizasyon Şube Müdür Vekili Hasan Baltacı, Çamlıyayla Tarsus Koordinasyon Şube Müdürü İsmail Belli, Tarsus Belediyesi Başkan Yardımcıları ve Mersin Tarsus Muhtarlar Derneği Başkanı Rıza Türkmen katılım sağladı. "Vatandaş sizleri seçti, bizi idari olarak seçti" Muhtarların yerel yönetim için vazgeçilmez olduğunu belirten Başkan Boltaç, "Yoğun katılımınız beni çok mutlu etti. Sizler bu memleketin zor zamanlarında sorumluluk almış insanlarsınız. Vatandaş sizleri seçti, bizi idari olarak seçti. ‘Birbirinize omuz vereceksiniz, 5 yıl boyunca çalışacaksınız’ dedi. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. Göreve geldikleri günden bu yana 50-55 kilometreye yakın asfalt çalışması gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Boltaç, kentte yürütülen projelere ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Yakında açılacak olan Kent Meydanı Projesinin Tarsus’a yeni bir yaşam alanı kazandıracağını ifade eden Başkan Boltaç, proje kapsamında ortaya çıkarılan gladyatör ve balıkçı mozaiğinin kentin tarihi zenginliğini gözler önüne serdiğini söyledi. "Bu dönüşüm, tarımda, sanayide ve turizmde yeni bir geleceğin kapısını açacak" Malta ziyaretinde Tarsus halkı adına aldıkları ödülün de gurur verici olduğunu ifade eden Boltaç, "Tarsus’un merkezinde turistlerin gezdiği, gecesi ayrı gündüzü ayrı güzel bir kent oluşturuyoruz. Bu dönüşüm; tarımda, sanayide ve turizmde yeni bir geleceğin kapısını açacak" dedi. Toplantıda muhtarların taleplerinin tek tek not alınmasını isteyen Başkan Boltaç, Büyükşehir Belediyesi, MESKİ ve Tarsus Belediyesi arasında koordineli bir çalışma ile sorunların öncelik sırasına göre çözülmesi talimatını verdi. Beş yıl boyunca asfalt çalışmalarının hız kesmeden süreceğini belirten Başkan Boltaç, kentsel dönüşüm konusunda da kapsamlı bir plan yürüttüklerini dile getirdi. Özellikle Yeni Mahalle’nin öncelikli alan olduğunu söyleyen Başkan Boltaç, "Alt yapı ve üst yapı sorunlarını biliyoruz. Hiç merak etmeyin, bu süreci kararlılıkla yöneteceğiz" diye konutu.
Başkan Saygılı Efes Antik Kent Kanal Projesi’ni yerinde inceledi
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:40 Başkan Saygılı Efes Antik Kent Kanal Projesi’ni yerinde inceledi Selçuk’ta UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Efes Antik Kenti’ni denizle buluşturacak Büyük Kanal Projesi’ni yerinde inceleyen AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Toplam 3 milyar TL yatırım bedeline sahip Efes Antik Kent Kanal Projesi üç etaptan oluşuyor. 1. etap bitti; 2. etap devam ediyor. Efes, denizle yeniden buluşmasıyla Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri haline gelecek" ifadelerini kullandı. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Selçuk programı kapsamında AK Parti Selçuk İlçe Başkanı Hakan Bayraklı’nın da eşlik ettiği programda, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Efes Antik Kenti’ni denizle buluşturacak Büyük Kanal Projesi’ni de yerinde inceledi. Başkan Saygılı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bu proje tamamlandığında yalnızca Selçuk değil, İzmir ve ülkemiz turizmi için de yeni bir dönemin kapısı aralanacak. Efes’in denizle yeniden buluşmasıyla, ziyaretçiler özel teknelerle antik kente ulaşabilecek. Böylece Efes, Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri haline gelecek. Proje sayesinde hem Selçuk’un değeri yükselecek hem de bölge ekonomisine dolaylı olarak büyük katkılar sağlanacak. Toplam 3 milyar TL yatırım bedeline sahip Efes Antik Kent Kanal Projesi üç etaptan oluşuyor: 1. etap olan altyapı yatırımları tamamlandı. Serapis Tapınağı restorasyonla ayağa kaldırılmaya başlandı. 7 Uyuyanlar Mağarası’ndaki çalışmalar sona yaklaşmış durumda. Liman bölümü tamamlanarak 1 milyar TL’lik yatırım hayata geçirildi. 2. etap kapsamında Efes Karşılama Merkezi inşa ediliyor; 180 otobüs kapasiteli otopark ve 61 dükkanla bölgenin turizm potansiyeli güçlendirilecek. 3. etapta ise buggie yolları, elektrik altyapısının yenilenmesi ve peyzaj çalışmaları yer alıyor. Öte yandan Efes Antik Kent Kanalı Denize Çıkış Yapıları Projesi kapsamında; 300 metre ve 275 metre uzunluğunda iki adet dalgakıran inşaatı ile tarama çalışmaları gerçekleştirilecek. Bu önemli yatırımın ihalesi geçtiğimiz hafta, 4 Aralık’ta yapılırken, süreç şu anda ihale komisyonu karar aşamasındadır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın ’Gece müzeciliği’ uygulamasıyla Efes Antik Kenti artık gün batımından sonra da ziyaret edilebiliyor. Bu yeni uygulama ile Efes’in büyüsünü günün her saatinde yaşanabilir kılıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, tarihine, kültürüne ve turizmine sahip çıkan bir anlayışla; AK Parti hükümetleri, İzmir’in ve ülkemizin kadim mirasına değer katmaya devam ediyor." "Selçuklu çiftçilerimiz, İzmir’in ve Türkiye’nin değerine değer katıyor" Gökçealan Mahallesi’nde, zeytin hasadına katılan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Selçuk, bereketli topraklarıyla sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de en kıymetli tarım merkezlerinden biridir. Zeytin, nar, mandalina, ayva, şeftali, üzüm, incir Her biri Selçuk’un verimli topraklarından doğan, alın teriyle yoğrulmuş bereketin simgesidir. Üreticilerimizin emeğiyle yetişen bu ürünler, artık sadece ülkemizin sofralarına değil, dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Selçuklu çiftçilerimiz, İzmir’in ve Türkiye’nin değerine değer katıyor. AK Parti hükümetleri olarak çiftçimizin her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Sağladığımız desteklerle üreticimizin elini güçlendirdik; modern tarımı, güçlü üretimi ve ihracat vizyonunu hep birlikte büyütüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; bu ülkenin bereketi, toprağında ve o toprağa emek veren çiftçisindedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, emek verenin, üretenin, alın teri dökenin yanında olmaya; tarımıyla, sanayisiyle, kültürüyle İzmir’i Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri yapmaya kararlıyız" dedi.
Başkan Doğan: "Dönüşüm sürecinde kentsel dönüşüm ofisleri iletişimin en güçlü adresi oluyor"
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:38 Başkan Doğan: "Dönüşüm sürecinde kentsel dönüşüm ofisleri iletişimin en güçlü adresi oluyor" Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz kentsel dönüşüm süreçlerinde iletişimin en güçlü adresi oluyor. Samsun’umuzu, Samsun’da yaşayan, kalbi Samsun ile atan kıymetli hemşehrilerimizle birlikte dönüştüreceğiz" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarını aralıksız sürdürürken çalışmaların daha katılımcı, daha şeffaf ve planlı bir zeminde yürütülmesi adına Kentsel Dönüşüm Ofislerini hayata geçirdi. Kadıköy, Anadolu, Zeytinlik ve Kökçüoğlu mahallerinde gerçekleşecek kentsel dönüşüm çalışmaları için Barış Bulvarı üzerindeki Kentsel Dönüşüm Ofisi, Gülsan Sanayi Sitesi’nde gerçekleşecek Kentsel Dönüşüm çalışmaları için ise Canik, Yenimahalle Çarşamba Caddesinde bulunan Kentsel Dönüşüm Ofisi vatandaşlara hizmet sunuyor. Kentsel Dönüşüm Ofisleri ile süreç katılımcı bir yöntemle ilerliyor. Yerinde dönüşüm, katılımcı yönetim Vatandaşın dönüşüm sürecine doğrudan dahil olabildiği aktif platformlar olarak hizmet veren Kentsel Dönüşüm Ofisleri, belediye ile vatandaş arasında adeta iletişim köprüsü oluyor. Yerinde dönüşüm, katılımcı yönetim anlayışı ile Kentsel Dönüşüm Ofisleri, vatandaşların dönüşüm süreciyle ilgili sorularını yetkililere doğrudan iletebildiği, projelerle ilgili doğrudan bilgi alabildiği bir yapıda hizmet sunuyor. "Hemşehrilerimiz sürecin aktif bir paydaşı oluyor" Kentsel dönüşüm sürecinde iletişimin önemine vurgu yapan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Kentsel dönüşüm, geleceğe bırakacağımız en büyük mirastır anlayışı ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızla sadece yapı stokunun yenilenmesini değil; aynı zamanda sosyal dokunun korunmasını, yaşam alanlarının modernleştirilmesini ve şehir estetiğinin yükseltilmesini de amaçlıyoruz. Kentsel dönüşüm şehrimizin uzun yıllardır beklediği önemli bir süreç. Biz dönüşüm sürecini hemşehrilerimizle birlikte hareket ederek, birlikte yol yürüyerek gerçekleştirmek istedik. Bu yolda Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz önemli bir rol oynayacak. Adeta bir iletişim köprüsü görevi üstlenen Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz ile hemşehrilerimiz sürecin aktif bir paydaşı oluyor. Biz süreci ‘vatandaşımıza rağmen değil, vatandaşımızla birlikte yol yürüyerek’ yönetiyoruz. Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz kentsel dönüşüm süreçlerinde iletişimin en güçlü adresleri oluyor. Samsun’umuzu, Samsun’da yaşayan, kalbi Samsun ile atan kıymetli hemşehrilerimizle birlikte dönüştüreceğiz" diye konuştu.
Bakan Işıkhan: "Hedeflerimize işçilerle ve işverenlerle birlikte hareket ederek ulaşabiliriz"
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:25 Bakan Işıkhan: "Hedeflerimize işçilerle ve işverenlerle birlikte hareket ederek ulaşabiliriz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, vatandaşların huzuru ve refahının sağlanması hedefi doğrultusunda hareket ettiklerini belirterek, "Bu hedeflere işçilerle, işverenlerle birlikte hareket ederek ulaşabiliriz. Ortak yarınları ancak sosyal diyaloğu güçlendirerek kurabiliriz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) 29’uncu Olağan Genel Kurulu’nda konuştu. Işıkhan, sendikal faaliyetlerin işçi, işveren ve devlet taraflarından oluşan üçlü yapının sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi ve sosyal diyaloğun geliştirilmesi bakımından vazgeçilmez bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. "Hepimizin ortak hedefi vatandaşlarımızın huzur ve refahını sağlamaktır" Türkiye’nin bugüne kadar küresel belirsizlik atmosferinin sebep olduğu finansal sınavlardan, sınamalardan alnının akıyla çıkmayı başarmış bir ülke olduğunun altını çizen Işıkhan, "Türkiye, özellikle son yıllardaki pandemi, küresel krizler, savaşlar ve afetler gibi hadiselere rağmen Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla hız kesmeden büyümeye devam etmektedir. Elbette bu süreçte aşılması gereken pek çok engel, çözüme kavuşturulacak pek çok mesele önümüze çıkmış ve çıkmaya da devam edecektir. Ancak sosyal diyaloğun hakim olduğu bir çalışma hayatıyla biz tüm bu engelleri aşmaya devam edeceğiz. Hepimizin ortak hedefi, milli kalkınma hedeflerimizi başarıyla menzile ulaştırmak, ülkemizin dirliğini, birliğini, vatandaşlarımızın huzur ve refahını sağlamaktır" açıklamasında bulundu. "Hedeflerimize işçilerle, işverenlerle birlikte hareket ederek ulaşabiliriz" Işıkhan, vatandaşların huzuru ve refahının sağlanması hedefi doğrultusunda hareket ettiklerini sözlerine ekleyerek, "Bu hedeflere işçilerle, işverenlerle birlikte hareket ederek ulaşabiliriz. Ortak yarınları ancak sosyal diyaloğu güçlendirerek kurabiliriz. Çalışanlarımızın alın teri ve emeği, işverenlerimizin hakkaniyetli ve adil tutumu, sosyal paydaşlarımızın uzlaşmacı ve aklıselim yaklaşımı ile her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğimize yürekten inanıyorum Bu anlayışla çalışma hayatı dinamiklerini iyileştirirken attığımız her adımda sosyal paydaşların desteğini önemsiyor, işverenlerimizin yolunu açmak, yatırım ortamını iyileştirerek bu yapıyı üretime ve istihdama elverişli hale getirmek için büyük bir gayretle çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. SGK aracılığıyla işverenlere ve işletmelere yönelik çeşitli teşvik ve destekleri artırdıklarını söyleyen Işıkhan, diğer yandan da İŞ-KUR aracılığıyla iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun nitelikli işgücünü yetiştirecek yeni uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade etti. Işıkhan, bu anlayışla kendini güncelleyen, değişime ve yeniliğe açık, daha adil, daha müreffeh ve herkesin kazandığı bir çalışma hayatını birlikte inşa etmeye devam edeceklerini aktardı. Türkiye olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla istihdamda, işgücüne katılımda, üretimde ve ihracatta Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdıklarının altını çizen Işıkhan, "İşverenlerimizin aldığı insiyatifler ve devletimizin sağladığı desteklerle Türkiye’yi dünyanın en önemli üretim üslerinden birisi haline getirmekte kararlıyız. Zatı alinizin işaret ettiği Türkiye Yüzyılı hedefimize emin adımlarla yürürken, çalışma hayatı mensupları olarak kendimize hedef edindiğimiz ‘yatırım-istihdam-üretim ekseninde büyük ve güçlü Türkiye’ sözünden hareket ediyoruz" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın ve TİSK üyelerinin yer aldığı program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla devam etti.