Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump’tan İran’ın Hizbullah ve Hamas’ı desteklemeyi kabul ettiği iddiası
Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun: "Ülke toprağından tek bir zerre dahi feda edilmeyecek"
Netanyahu: "Barışa giden yol uzun, Hizbullah ile çatışma sonlanmadı"
Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2. pistinin altında yangın paniği
İran: "(Hürmüz Boğazı’nda) Askeri gemilerin geçişi hala yasak"
Pezeşkiyan: "İsrail ateşkes ilan etmeye zorlandı"
Merz: "Hürmüz Boğazı’nda hiçbir kısıtlama olmaması gerekir"
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldova Cumhurbaşkanı Sandu ile bir araya geldi
18 Nisan 2026 Cumartesi - 00:46:30
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Formu kapsamında Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu ile bir araya geldi. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu ADF2026 için Türkiye’de bulunan Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Moldova ikili ilişkileri ile bölgesel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Moldova arasında ticaret, enerji ve savunma sanayii başta olmak üzere bir çok konuda ilişkilerin ilerletilmesi için atılan adımların sürdüreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye olarak, Ukrayna-Rusya savaşının sonlandırılması için müzakere sürecini canlandırmaya yönelik gayretlerin devam ettiğini, kalıcı barışa ulaşmak amacıyla taraflarla temasların artırıldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gagauz Türklerinin iki ülke arasında kültürel ve beşeri bağların müstesna simgesi olduğunu vurguladı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 00:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Formu kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu ADF2026 için Türkiye’de bulunan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir görüşme gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasında ticaret, enerji ve savunma sanayii alanlarında iş birliğini derinleştirme, ilişkileri daha ileri seviyelere taşıma konusunda kararlı olduğunduğunu, atılacak yeni adımlarla bunun sağlanabileceğine inandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İran’daki savaşın olumsuz etkilerini bölge ülkeleri Türkiye ve Azerbaycan olarak birlikte yaşandığını, gelişmeleri sağduyu ve serinkanlılıkla yönettildiğini, sürecin barışla sonuçlanması için Türkiye’nin gayretlerinin sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Ermenistan ile Azerbaycan arasında kalıcı barış yolunda atılan adımları memnuniyetle karşıladığını, Türkiye olarak bu süreci desteklemeye devam edeceğini ifade etti.
17 Nisan 2026 Cuma - 23:20
Bakan Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Üçüncü Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Beşinci Antalya Diplomasi Forumu marjında bugün Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Üçüncü Toplantısı’na ev sahipliği yaptı.
17 Nisan 2026 Cuma - 23:10
Keşir’den ilham veren buluşma: "Sen de yaparsın"
Düzce Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen "Sen De Yaparsın!" söyleşi serisinin ilki, AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in katılımıyla Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kazım Özkan Ertürk, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul, Genel Sekreter Nihat Yıldız, çok sayıda personel ve öğrenci katılım sağladı. Kendi hayat hikayesinden örnekler paylaşarak katılımcılarımızla interaktif bir söyleşi gerçekleştiren Ayşe Keşir konuşmasına, eğitim sürecinde ailesinin desteğini anlatarak başladı. Eğitime verilen önemin bireyin hayatındaki dönüştürücü etkisine dikkat çeken Ayşe Keşir, öğrencilere eğitim yolculuklarında kendilerine destek olan kişilerin kıymetini bilmeleri gerektiğini tavsiye etti. "Başarı, krizleri nasıl yönettiğinizle ilgilidir" Konuşmasında sık sık başarı kavramına değinen Keşir, başarıyı yalnızca diploma ya da kariyer üzerinden tanımlamanın yetersiz olduğunu belirterek, beklenmedik durumlar karşısında gösterilen tutumun asıl belirleyici unsur olduğunu ifade etti. Başarının krizleri yönetebilme becerisi ile ortaya çıktığını ileri süren Keşir, başarının yalnızca sonuç ile değil, süreç içerisinde sergilenen bir beceri olduğunu vurguladı. Meslek seçiminde yalnızca teknik bilgiye odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Keşir, özellikle sosyal bilimler alanında insanı ve toplumu tanımanın önemine dikkat çekti. Gençlere farklı deneyimler edinmeleri ve sosyal sorumluluk çalışmalarına katılmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Keşir, bu süreçlerin bireyin bakış açısını geliştirdiğini ifade etti. "Kendi hikayenizi başkalarıyla kıyaslamayın" Konuşmasının sonunda öğrencilere önemli mesajlar veren Ayşe Keşir, her bireyin kendine özgü bir yaşam yolculuğu olduğunu belirterek, başkalarının başarı hikayeleriyle kıyaslama yapılmamasını vurguladı. Program, Rektör Sözbir tarafından Ayşe Keşir’e hediye ve çiçek takdiminin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Nisan 2026 Cuma- 00:24
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
2
17 Nisan 2026 Cuma- 09:22
Eşme Belediyesi'ne irtikap operasyonu! Belediye Başkanı dahil 5 şüpheli gözaltına alındı
3
16 Nisan 2026 Perşembe- 21:13
"Bayğaralar" suç örgütü operasyonunda 216 şüpheli ve 5 suça sürüklenen çocuk tutuklandı
4
17 Nisan 2026 Cuma- 13:52
Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu’da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
5
16 Nisan 2026 Perşembe- 21:32
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve müzakerenin yerini füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir"
09 Kasım 2025 Pazar - 11:24
Bakan Tunç: "Terör örgütü silah bırakırsa kanun çıkacak gibi pazarlık söz konusu değil"
Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’ndaki Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelerek soruları yanıtlayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Terör örgütü silah bırakırsa kanun çıkacak gibi pazarlık söz konusu değil, böyle hukuk devleti olmaz. Böyle bir pazarlık sürecine devlet girmez" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’ndaki Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda gazeteciler ile bir araya geldi. Soruları yanıtlayan Bakan Tunç, yargıya güvenin önemini belirterek, "Adalet sistemiyle ilgili bir dezenformasyon, adalete güvensizliğe neden olur. Zaten bu dezenformasyonu yapanların amacı da bu, o güvensizlik oluşsun ve bundan hükümet zarar görsün. Neticede millet zarar görür bundan. Dolayısıyla yargıya güven önemli. Mesela bizi telaşlandıran bir örnek vardı: ’Ceren Özdemir’in katili açık cezaevine çıktı. Yakında topluma karışacak. Katiller aramızda dolaşıyor’ diye. Herkesin tanıdığı bir gazeteci yayın yaptı Youtube’dan. Sonra hemen ya bu böyle olmaması lazım, bu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan adam nasıl açık cezaevine çıkar? Acaba var mı bir şey diye bir araştırdık. Adam hala yüksek güvenlikli cezaevinde de çıkması mümkün değil. Ama ne oldu o yayın? Milyonlarca yayıldı. O yayının altına yorumlar yapıldı. İşte adalet! Türkiye’de hukuk yok vesaire. Tabii, ne oluyor o zaman? Adalete güven zedeleniyor. Vatandaşlarımızın adalete güven duygusunun zedelenmemesi lazım" ifadelerine yer verdi. Bazı basın mensuplarının dezenformasyon yaptığını belirten Tunç, "Bazı basın mensupları var ki konuyu gazeteciliğin ötesine taşıyor. Başka bir amaç taşıyor. O, onun bir dezenformasyon olduğunu, yalan haber olduğunu aslında biliyor. Her meslekte olduğu gibi yargının içerisinde yanlış yapanlar da olabilir. Ama bunun sistem içerisindeki ayrışmasını yine yargı kendisi yapar. Gazetecilikte de öyle. Özellikle yargı ile ilgili, adalet ile ilgili konularda yorum yaparken ya da bir sosyal medya paylaşımını gördüğümüzde hemen inanmamamız lazım. ’Acaba, bu böyle mi’ diye doğruluğunu tespit etmek lazım. Özellikle yargıya güveni sarsmaya yönelik birtakım propagandalar da yapılıyor" dedi. Bakan Tunç siber suçlar hakkında sorulara, "Bunlar internet yoluyla örgütleniyorlar. İzmir’deki olayda 3 polis şehit oldu. Bunu yapan 16 yaşındaki bir çocuk. Bu çocuk tamamen kendi içine kapalı, hiç ailesinin bile haberi olmadan bilgisayar başında resmen bir eğitim almış ama ona eğitim verenleri de tanımıyor. Tamamen dijital ortamda, internet ortamında görüştüğü, suratını görmediği, yazışmalardan etkilenip kendisini adeta bir örgüt mensubu gibi görüyor. En son yaptığı paylaşımda, ’işte ben’ diyor, ’gideceğim, katliam yapacağım’ vesaire diye mesaj atıyor. Babasının silahını alıyor ve orada polislerimizi şehit etti. Burada hem bu tür suçlar hem işte uyuşturucu ticareti, sanal bahis, sanal kumar, yasa dışı bütün faaliyetler, yani artık bu teknoloji çağında dolandırıcılık, kripto para vesaire tüm bunlar internet ortamında yapılan eylemler. Şimdi bunlar gerçek hayatta yapılırsa zaten suç. Gerçek hayatta bunları kovalamak daha kolay ama dijital ortamda bunların izini sürmek kolay değil" ifadelerine yer verdi. "11. Yargı Paketi’nde bilişim suçlarıyla ilgili düzenlemelerimiz var" Siber suçlara karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi hakkında konuşan Tunç, "2 hafta önce Vietnam’daydık, Siber Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni imzaladık. Bütün ülkelerin problemi. Bu suçlar sadece ülke sınırında değil, ülke sınırını aşıyor. Dolayısıyla, ülkelerin tek başına mücadele etmesi mümkün değil. O zaman oturup bir sözleşme yapalım, bu konuda yasalarımızı düzenleyelim, birlikte mücadele edelim düşüncesi hasıl oldu ve biz 80 ülkenin bakanı oradaydık. İlk imzalayan ülkelerden birisiyiz. Bizim 11. Yargı Paketi’nde bilişim suçlarıyla ilgili düzenlemelerimiz var. Bilişim yoluyla işlenen suçların önlenmesi, internet yoluyla işlenen suçların önlenmesine dair bir kanunumuz var ama o genelde kişilik hakları, sosyal medyadaki erişimin engellenmesi falan onları düzenliyor. Türk Ceza Kanunu’nda bilişim suçlarıyla ilgili yapılan düzenlemeler, daha detaylı yapacağımız düzenlemeler" dedi. Yeni nesil suçta sanal dünyanın önemine vurgu yapan Bakan Tunç, "Sanal ortamda suç tespit edebilmek için, nasıl sokakta gece bekçiler var, polis devriye geziyor aynı devriyelerin sanal ortamda da gezmesi lazım siber polislerin. Nasıl açık alanda güvenliğe önem veriyorsak, siber alemde de güvenliğe önem vermemiz lazım. Bizim bu konuda adliyelerde bilişim suçları büroları var. Yeni nesil suç şebekeleri dediğimiz, TCK 220’de yer alan düzenlememiz var. Milletvekillerimiz şu anda bunu teklife daha dönüştürmediler. 11. Yargı Paketi’nde olacak. Çocukları suça sürükleyen, suçta çocukları araç olarak kullananlarla ilgili cezaların arttırılması söz konusu" şeklinde konuştu. 11. Yargı Paketi hakkında bilgi veren Tunç, "Teklifle; örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarının hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Böylelikle suçla daha etkin mücadele edilmesi ve toplumsal huzur ve sükûnun sağlanması amaçlanmaktadır. Buna göre, örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası 4 yıldan 8 yıla kadar hapis iken 5 yıldan 10 yıla çıkartılacak. Örgüt üyeliği suçunun cezasının üst sınırı 4 yıl hapis iken 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmektedir. Yine örgütün silahlı olması halinde cezada dörtte birinden yarısına kadar yapılan artırım, sadece yarısı oranında olacak şekilde düzenlenmektedir. Buna göre silahlı bir örgütü yöneten kişiye 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilirken teklife göre 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası verilebilecektir" ifadelerine yer verdi. Ayrıca çocukların suçlarda araç olarak kullanılmasına ceza artışı hakkında bilgi vererek, "Diğer yandan, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılacağı kabul edilmektedir. Örneğin örgüt faaliyeti çerçevesi çocuğa bir yeri silahla taratan, birini tehdit ettiren ya da yaralattıran örgüt yöneticisine yöneticilik suçundan dolayı verilecek ceza yarısından bir katına artırılabilecektir. Buna göre 7 yıl 6 ay olacak alt sınırdaki hapis cezası 1/2 oranında artırılırsa 11 yıl 3 ay; 15 yıl olacak üst sınırdaki hapis cezası bir kat artırılırsa 30 yıl olabilecektir. Mevcutta çocuğu araç olarak kullanma diye bir suç yoktu" dedi. "Özel, yargı mensuplarına hakaret ediyor, tehdit ediyor, bunlar kabul edilebilecek bir şey değil" Bakan Tunç, Özgür Özel’in açıklamaları hakkında ise, "Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, özellikle 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili başlayan soruşturmaların başından itibaren tamamen konuyu, sanki bunlar bir adli soruşturmalar değilmiş, tamamen siyasi amaçla yapılmış soruşturmalarmış gibi bir algı çalışması yapıyor. 19 Mart’tan beri yaptığı bütün toplantılarda özellikle bu soruşturmaları eleştiriyor ama eleştirirken kamuoyuna yansıyan birtakım suçlamaları var. İşte ortaya çıkan Beşiktaş iddianamesi var, İBB Başkanı’nın yaptığı, suç teşkil ettiği iddia edilen suçlamalar var. Bunların esasıyla ilgili herhangi bir şey söylemiyor. Tamamen suçlamaları reddediyor, bu doğru değil. Bunu yaparken de yargı mensuplarına hakaret ediyor, tehdit ediyor, bunlar kabul edilebilecek bir şey değil" değerlendirmesinde bulundu. Soruşturmaların sonucunun beklenmesi gerektiğini vurgulayan Tunç, "Soruşturmaların sonucunu beklersiniz. Bu konuda iddialarla ilgili konulara açıklık getirirsiniz. İstanbul İl Başkanlığı ile ilgili olarak topladığınızı iddia ettiğiniz valiz dolusu paraların, nereden aldığınızı, nasıl toplandığını, kimlerin buraya getirdiğini gündeme getirmiyorsunuz. Sanki hiç ortada suç yokmuş; haksız bir şekilde üzerine gidiliyormuş bir algı oluşturuyor. Yargılama aşamasında, iddianame ortaya çıktıktan sonra yargılama, ilk derecede de iş bitmiyor. Bunun istinafı var, itiraz süreçleriniz olacak, Yargıtay’ı var. Tüm bu süreçler kendi yargı mekanizması içerisinde yürüyecek konular. Ama tabii, olayı farklı bir tarafa çekerek, özellikle kamuoyunu bu davalar bakımından etkilemeye çalışan bir siyaset izleniyor. Bu doğru değil" dedi. "Terörü sonlandırma noktasında önemli aşamalar kaydettik" TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunu çalışması hakkında değerlendirmelerde bulunan Tunç, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki komisyonda konuşulanları açıklayamıyoruz, basına kapalı. Ülkemiz, terörle mücadelede gerçekten çok enerji kaybetti. 41 yıl geçti. Şehitler verdik, trilyonlarca kaybımız oldu, ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının önünde çok büyük engel oldu terör. İstiyoruz ki bundan sonra terör diye bir problemimiz kalmasın. Güvenlik güçlerimiz, ülke içinde ve dışında büyük fedakarlıklar gösterdiler. Terörü sonlandırma noktasında önemli aşamalar kaydettik. Teröre zemin hazırlayan, o teröre mazeret olarak gösterilen bütün unsurları ortadan kaldırdık. Demokratikleşme adımlarının atılması, Kürtçe yasaklarının kaldırılması zaten İmralı’nın çağrısında da bunlar ifade ediliyor. Hepsini söylüyor, diyor ki; ’Artık bir anlamımız kalmadı.’ ’Demokrasi için, demokratikleşme için, kimliğimizin var olması için mücadele ettik ama şu anda Türkiye oraları aştı’ diyor" ifadelerine yer verdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısının önemli olduğunu vurgulayan Tunç, "Sayın Devlet Bahçeli’nin gruptaki çağrısı çok cesurca, tarihi bir çağrıydı. Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Ahlat’ta ondan önceki konuşmalarıyla da bütünleştiği iç cephe vurgusu, milli birlik, kardeşlik vurgusu tüm bunlarla beraber yaklaşık işte 1 yıl geçti. Bu 1 yıllık süre içinde terör örgütü İmralı’da açıklama yapıldıktan sonra kendini feshetti. Silahları yakmayla ilgili bir görüntü gördük, çekilmeyle ilgili açıklamalar oldu. Burada silah bırakma süreci önemli. Milli İstihbarat Teşkilatımız, Milli Savunma Bakanlığımız süreci izliyor. Diğer yandan Mecliste kurulan ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’ dediğimiz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da geniş kesimleri dinledi. Sivil toplumundan tutun da şehit ailelerine varıncaya kadar herkesi dinledi, bakanları dinledi" ifadelerini kullandı. "Terör örgütü silah bırakırsa kanun çıkacak gibi pazarlık söz konusu değil" Çalışmalar hakkında bir pazarlık olmadığını vurgulayan Bakan Tunç, "Meclisin yüzde 90’ının temsili sayesinde orada geniş bir mutabakat var. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak bu süreci destekleyen, bu süreci kolaylaştıran, idari uygulamalarla neler yapıldığını Komisyona anlattık. Mevcut mevzuatımız çerçevesi içerisinde yapılan çalışmaların çoğu kamuoyuna yansımadı. Ama uygulamalar, sürecin sağlıklı işlemesi ve sürecin kalıcı hale gelmesi bakımından da önemliydi. Gerek hasta hükümlü ve tutuklularla ilgili endişelerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar, gerek idare ve gözlem kurullarının, cezaevlerinde iyi hal değerlendirilmesine ilişkin yaptıkları çalışmalar. Bu süreçte özellikle yargı kurumlarının da sürece hassasiyetle baktıklarına şahit olduk. Sürecin kolaylaştırılması konusunda ki yapılan çalışmaları anlattık. Bir pazarlık değil, sürecin getirdiği adımlar olabilir. Yani terör örgütü silah bırakırsa kanun çıkacak gibi pazarlık söz konusu değil böyle hukuk devleti olmaz. Böyle bir pazarlık sürecine devlet girmez. Komisyon süreci önemli, herkes dinlendi. Rapor hazırlayacak ve orada çizilecek yol haritası çerçevesinde yasal düzenleme gerekiyorsa zaten Meclis bu konuda adım atacaktır. Burada özellikle milletimizin hassasiyetleri bizim için önemli. Bu sürecin onları rahatsız edecek bir noktaya gelmemesi önemli. Bu konuda özellikle hassas davranarak milletimizin isteği doğrultusunda biz yol alacağız" dedi. Gazetecilerin Demirtaş hakkındaki karar sorularına Bakan Tunç şu şekilde cevap verdi: "Şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tek kararı değil bu biliyorsunuz. Yani Öcalan kararı da var geçmişte, Kavala kararı da var. Bakanlar Komitesi’nde görüşmeleri devam edenler de var. Burada Demirtaş ile ilgili dava Kobani Davası. Hepinizin bildiği gibi, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Mayıs 2024 tarihinde Demirtaş ve arkadaşları mahkum olmuştu. Bir kısım sanıklar süreli hapis cezaları ve beraatler de almıştı. Kobani olaylarının azmettiricisi açılan dava 22. Ağır Ceza Mahkemesinde sonuçlanmıştı. Şimdi bu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinde görülüyor. Burada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkı ihlal edildi. Tutuklamaya yönelik ihlaller nedeniyle, iddia nedeniyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Sözleşmesi’nin 5. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle yapılan başvuruyu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Dairesi ihlal kararı verdi. Bu daire kararına itiraz edilecek mi, edilmeyecek mi gibi bir kamuoyunda tartışmalar oldu. Burada bu süreçlerde biz daire kararlarının Genel Büyük Dairede görüşülmesini istiyoruz. Büyük Daireye gitmeden önce 5 kişilik bir panel var. Bu panel ’görüşülmesine gerek yok’ dedi ve daire kararı bu anlamıyla kesinleşti. Daire kararı şu anda Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından değerlendirilecek." Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına uyduğunun altını çizen Tunç, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına uymayan bir ülkeyiz şeklinde bir genelleme yapılıyor. Bu doğru değil. Bütün ülkelerin uymadığı kararlar var. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olan ülkelerin karara uyma ortalaması yüzde 79. Türkiye’nin uyma oranı ise yüzde 91. Türkiye’de bazı davalar, özellikle dışarıdan da çok siyasallaştırılıyor. O siyasallaştırılan davalar öne çıkarılarak sanki Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının hiçbirine uymuyor gibi bir algı çalışması yapılıyor" ifadelerine yer verdi. Tunç, Demirtaş davasında ise ilk dereceden hüküm verildiğini ve bu hüküm istinafta hükümözlü olarak devam ettiğini ve değerlendirmenin şu anda mahkemenin önünde olduğunu açıkladı. Bakan Tunç yaptığı toplantıda yeni anayasa çalışmaları hakkında ise, "Yeni anayasa konusu Türkiye için önemli. ’Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına girdik’ diyoruz. ’Artık darbeler devri kapanmıştır’ diyoruz. Biz darbecilerin yazdırdığı bir anayasayla yönetiliyoruz. Millet tarafından milletin temsilcileri tarafından yazdırılan bir anayasa değil. Millet oy verip kabul etmek zorunda kaldı ama bir an önce demokratik siyasi hayata geçebilmek için kabul ettiği bir anayasa. Sadece darbeciler tarafından yazdırılmış olması bile tek başına anayasanın değişmesi için yeterli bir sebeptir. Diğer yandan, yamalı bohça gibi; 170 küsur madde var, 180 değişiklik var. Yani, maddeden fazla değişiklik yapılmış. Mülga maddeler var, sıkıyönetimle ilgili maddeler var ama hep boş maddeler. Bizim amacımız hem yeknesaklığı oluşturmak, sonradan oluşan kurumların diğer maddelerle uyumunu sağlamak, yeni krizlere yol açmamak, hem de demokratik, sivil, katılımcı bir anlayışla yeni anayasayı milletin temsilcileri ile yazıp millet tarafından onaylanmasını sağlamak" dedi. Yeni anayasanın Türkiye için bir kazanç olacağını söyleyen Tunç, "Böyle bir anayasa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ikinci yüzyılının başlangıcında çok büyük kazanç olur. Temel hak ve özgürlükleri önceleyen, her kesimin kendini içinde bulduğu bir toplum sözleşmesi hüviyetinde bir anayasayı bu ülke yapabilir. Darbe anayasasından da kurtulmuş oluruz. Darbeleri anmak kötü bir şey. O eski karanlık günlere bir daha geri dönmeyelim, bu ülkede bir daha darbe olmasın diye önemli yapısal reformlar da yaptık. İç Hizmet Kanunu 35. maddeyi hep darbelere gerekçe gösterirlerdi. Biz bu maddeyi 14 Temmuz’da yürürlükten kaldırdık. Ertesi gün darbe kalkışması oldu. En son görüştüğümüz kanun oydu Meclis’te. Sıkıyönetimi düzenleyen maddeler kaldırıldı, darbeciler yargılanamaz denilen maddeler kaldırıldı. Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısı, Yüksek Askeri Şura’nın yapısı, askeri yargının kaldırılması bunlar çok demokratik adımlar. Ama bunlar hep muhtelif zamanlarda farklı gerekçelerle yapabildiğimiz ilerlemeler. Ama diyoruz ki artık topyekun millet Meclisinde milletvekillerimizin uzlaşmasıyla bir Anayasa yapalım. İnşallah olur. Terörsüz Türkiye konuştuğumuz şu ortamda, milletvekillerimiz yeni anayasa çalışması içerisinde olursa ve bu konuda uzlaşma sağlanırsa inşallah milletimize olan borcumuzu yerine getirmiş oluruz" ifadelerine yer verdi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 20:29
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmeli ve entegre basamak sistemine geçiş sağlanmalı"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "Koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmeli ve entegre basamak sistemine geçiş sağlanmalı" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, bugün Ankara’da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli önderliğinde düzenlenen "Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda Türk Sağlık Sisteminde Yenilikler Çalıştayı’’nın sonuç bildirgesini açıkladı. Yurdakul, acil servis yoğunluğu, sağlıkta şiddet ve 112’ye yapılan uygunsuz çağrılar adı altında sağlıkta birçok sorun olduğunu dile getirerek, "Sağlık okuryazarlarını arttırabilmemiz için okullarda sağlık kültürü dersi konulmalı. Bir an önce önlemlerimizi almamız lazım. Sağlık dinamik bir alan. Acilde o kadar sorunlar var ki, acil servis yoğunluğu, 112’ye yapılan uygunsuz çağrılar gibi pek çok sorun var. Peki ne yapmamız gerekiyor? Acil servislerdeki yoğunluk nasıl azaltılmalı? İlk basamak öncelikle bireylerin sağlık okuryazarlığı oranı arttırılmalı. Daha sonra hastaların acil ve alan uygulaması açısından etkin bir yol uygulanmalı ve acil servise başvuran hastalara acil servisin doktoru tam yetkili olarak, daha sonra soruşturma açılmama koşuluyla uygun gördüğü tüm vakaları polikliniğe yönlendirmeli. Ayaktan başvuru yapan, acil olmayan ancak muayene gerektiğinde hastalar polikliniklerde muayene kontenjanlarına daha fazla boşluk bırakılarak muayeneleri sağlanmalı. Böylece hem hastalarımız hem de sağlık çalışanlarımız memnun kalacaklardır" diye konuştu. "Acil servisi yoran ilaç reçetelerinin raporlu ilaç değerlendirmesini acil servis yapmalı" Acil servislerdeki yoğunluğun büyük bir boyutta olduğunu vurgulayan Yurdakul, "Acil servisi yoran ilaç reçetelerinin raporlu ilaç değerlendirmesini acil servis yapmalı. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapay zeka kullanılarak yılda tam 417 milyar dolar kar sağlanmakta. Aynısını biz de yapabiliriz. Peki acil servisteki şiddeti nasıl önleyebiliriz? Birçok önlemler alındı biliyorsunuz. Her şey söylendi. Acil servislere İçişleri Bakanlığı’na bağlı protokol sözleşmesi yapılarak, polis ya da jandarma görevlendirmesi yapılmalıdır. Güvenlik görevlileri kamu personeli statüsüne geçirilmelidir" şeklinde konuştu. "Yaşlı nüfus artıyor" Avrupa’da nüfus popülasyonunun giderek değiştiğini ve genç nüfusun azaldığını belirten Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rejeneratif tıp, rejeneratif hastalıklarda hücre bakımından umut vaat etmekte. Çünkü yaşlı nüfus artıyor, dejenerasyon artıyor. Peki bunun için ne öneriyoruz? Rejeneratif tıp merkezinin geliştirmesi ve yetkilendirmesini öneriyoruz. Biyoteknoloji sadece sağlık alan değil, tarım ve sanayide de sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı. Onun için Ulusal Biyoteknoloji Ajansı’nın kurulması gerekiyor." MHP, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ mottosuyla bilim insanlarını, akademisyenleri, sağlık çalışanlarını, sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli önderliğinde Ankara Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da bugün 160 bilim insanı ve uzmanın katılımı ile 13 tema adı altında ve 70 alt konuda "Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda Türk Sağlık Sisteminde Yenilikler Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda koruyucu sağlıktan dijital dönüşüme, insan kaynağından sağlık ekonomisine, acil müdahaleden afet yönetimine kadar Türk sağlık sisteminin tüm katmanları bilimsel titizlikle ele alındı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 19:59
CHP Genel Başkanı Özel’den Ferrero’ya tepki: "Fındıkta dünya devi Ordu, Giresun ve Karadeniz’dir"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İtalyan firma Ferrero’nun fındık üzerinde manipülasyon yaptığını belirterek, "Güya adı dünya devi, boyu devrilsin fındıkta tekel olan firma; kendisi yapmıyor da Avrupa’nın en saygın basın yayın kuruluşlarından bir tanesine yalan haber sızdırıyor. Efendim ’Bu sene Türkiye’den fındık almayacağız.’ Böyle olunca piyasada bir manipülasyon ve panikle fındık fiyatları aşağıya doğru gelmeye başladı. Buradan öyle dünya devi falan tanımam, bu fındıkta bir tane dünya devi var; Ordu, Giresun ve Karadeniz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuştu. İtalyan Ferrero firmasının manipülasyon yaparak fındık fiyatlarını düşürmeye çalıştığını söyleyen Özel, "Bu yıl rekolte yüksek olacak dediler, önce fındığın fiyatını aşağıya doğru asıldılar. Sonrasında fiyatlar yukarıya doğru gidiyordu ki bu güya adı dünya devi, boyu devrilsin fındıkta tekel olan firma; kendisi yapmıyor da Avrupa’nın en saygın basın yayın kuruluşlarından bir tanesine yalan haber sızdırıyor. Efendim ’Bu sene Türkiye’den fındık almayacağız.’ Böyle olunca piyasada bir manipülasyon ve panikle fındık fiyatları aşağıya doğru gelmeye başladı. Öyle dünya devi falan tanımam, fındıkta bir tane dünya devi var; Ordu, Giresun ve Karadeniz" diye konuştu. Fındığın ham olarak değil işlenerek satıldığında daha değerli bir ürün olduğunu belirten Özel, "Bu dünya devi denen ne yapıyorsa, onu belirli bir noktaya kadar bizim yapmamız, çikolata üreticilerine ara mamul olarak ya da dünya piyasasına son mamul olarak bizim satmamız lazım" şeklinde konuştu. Emekli maaşı ve asgari ücret açıklaması Emekli maaşı ve asgari ücretle geçinenlerin zor şartlar altında yaşadığını aktaran Özel, "En düşük emekli 16 bin 800 lira maaş alıyor. Altın hesabı şaşmaz, Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu, bugün 1,5 çeyrek altın alıyor. Altın oldu 11 bin lira, en düşük emekli maaşı 16 bin lira" dedi. Özel, partilileri CHP’nin ay sonunda yapılacak olan büyük kurultayına da davet etti.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 19:34
Kütahya Valisi Işın: "Kadınlarımız toplumun direğidir"
Kütahya’nın Simav ilçesinde Aile Destek Merkezinin (ADEM) açılışına katılan Kütahya Valisi Musa Işın, kadınların toplumun direği olduğuna ifade etti. Kadınların istihdama ve üretime katılımını destekleyecek olan ADEM’in açılış törenine, Vali Musa Işın, AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir, Kaymakam Bünyamin Karaloğlu, Belediye Başkanı Kübra Tekel Aktulun, AK Parti İlçe Başkanı Orhan Akboğa, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan Vali Işın, kadının toplum içindeki önemine vurgu yaparak, aileyi koruma ve çocukları geleceğe hazırlama konularında devletin yürüttüğü çalışmalardan bahsetti. "Kadınlarımız bizim için çok kıymetlidir. Toplumun direği kadınlarımızdır" diyen Vali Işın, "Eğer kadınlarımızı ihmal edersek, hem çocuklarımızı hem de ahlaki ve inanç değerlerimizi kaybederiz. Cumhurbaşkanımızın himayelerinde yürütülen Aileyi Koruma Eylem Planı bu anlamda büyük önem taşımaktadır" dedi. Kadın ve çocuklar üzerinden yürütülen istismar ve kültürel tehditlere karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Vali Işın, "Bir toplumu yıkmak istiyorsanız kadınları kullanırsınız, bir toplumu ayağa kaldırmak istiyorsanız yine kadınlardan başlarsınız" dedi. Vali Işın, Türkiye’nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde her alanda büyük hizmetler kazandığını belirterek, "Ülkemiz güçlüdür, hükümetimiz çalışkandır. 5 yıldızlı hastanelerde 86 milyon insan ücretsiz sağlık hizmeti alabiliyor. Bu, milletimizin gücünün bir göstergesidir" şeklinde konuştu. Kadınların meslek edinmesi, sosyalleşmesi ve çocukların korunmasına yönelik projelerin sürdüğünü belirten Işın, "Burası sadece bir meslek edinme merkezi değil, aynı zamanda bir sosyalleşme, dayanışma ve aileyi güçlendirme merkezidir. Merkezin kurulmasında emeği geçen tüm kurumlara ve kuruluşlara teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 18:28
İYİ Parti Manisa’da Yunus Koca Dönemi
İYİ Parti Manisa 4. Olağan İl Kongresi’nde oyların 239’unu alan Yunus Koca yeni il başkanı oldu. İYİ Parti Manisa 4. Olağan İl Kongresi gerçekleştirildi. Yunusemre ilçesindeki Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı Konferans Salonu’nda yapılan kongrede mevcut başkan Ali Zafer İksir aday olmazken, başkanlık için Erhan Dumlu ve Yunus Koca yarıştı. Kongreye İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı ve GİK Üyesi Hasan Eryılmaz katıldı. Kongrenin divan başkanlığını ise İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat üstlendi. 601 delegenin oy kullanma hakkı bulunduğu kongrede 453 delege sandık başına gitti. 5 oyun geçersiz sayıldığı seçimde 448 oy geçerli sayıldı. Yunus Koca 239 oy alarak İYİ Parti Manisa İl Başkanlığına seçilirken, rakibi Erhan Dumlu 209 oyda kaldı. İki adayın yarıştığı kongrede rekabet olmadığını belirten Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, her iki adayı da tebrik ederek başarılar diledi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 18:10
Bakan Kurum: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyada eşi benzeri görülmemiş bir inşa seferberliği yürütüyoruz"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin afet bölgelerinde eş zamanlı yürüttüğü yeniden inşa ve kentsel dönüşüm çalışmalarının dünyada eşi benzeri görülmeyen bir hız ve kapsamda devam ettiğini söyledi. Bir dizi ziyaret ve incelemeler için Karabük’e gelen Bakan Kurum, orman yangınlarından en çok etkilenen merkeze bağlı Kamış köyünü ziyaret etti. Bakan Kurum, temmuz ayında meydana gelen orman yangınlarında evleri zarar gören vatandaşlar için inşa edilecek afet konutlarının temel atma töreninde yaptığı konuşmada Karabük’te 35 köy evi ve 2 ahırın yapımına başlandığını belirtti. Kurum, "Biz burada sadece yeni konutlar değil, aynı zamanda yeni bir geleceğin temellerini atıyoruz. Afetzede kardeşlerimiz için köy hayatına uygun, üretimi destekleyen, dayanıklı ve modern yaşam alanları inşa ediyoruz. İnşallah bugün temellerini atacağımız yuvaları önümüzdeki yaz vatandaşlarımıza teslim edeceğiz" dedi. Afet bölgelerinde yürütülen çalışmaların Türkiye’nin yeniden imar gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Kurum, "Şu anda 11 ilimizde adeta seferberlik halinde yürüttüğümüz ‘asrın inşa’ çalışmaları devam ediyor. Deprem bölgesinde dünyada eşi benzeri görülmemiş bir çalışma yürütüyoruz. Birçok Avrupa ülkesinden büyük, saatte 23, günde 550 konut üretiyor, adeta yeni bir ülke kuruyoruz" diye konuştu. Bakan Kurum, bugüne kadar 300 bin konutun anahtarlarının depremzede vatandaşlara teslim edildiğini belirterek, altyapıdan meydanlara, tarihi çarşılardan okullara kadar şehirlerin baştan aşağı yenilendiğini söyledi. Kurum, "Önümüzdeki hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Adıyaman’da 350 bininci deprem konutumuzu teslim edeceğiz. Yıl sonuna kadar evine girmeyen tek bir depremzede kardeşimiz kalmayacak" ifadelerini kullandı. "500 bin sosyal konut projesi sosyal devletin zirvesidir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan 500 bin sosyal konut projesinin dar gelirli vatandaşlar için büyük bir fırsat olduğunu aktaran Kurum, "Bu proje sadece bir konut kampanyası değil, sosyal devlet anlayışının zirvesidir. Gençlerimiz, emeklilerimiz, en az üç çocuğu olan ailelerimiz avantajlı gruplar olacak. 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ev sahibi olma imkânı sunacağız" diyerek Karabük’e de bu kapsamda bin 600 sosyal konut yapılacağını kaydetti. "Türkiye artık başaramayacağı hiçbir iş olmayan bir ülke" Türkiye’nin son yıllarda eş zamanlı yürüttüğü projelerle birçok ülkenin hayal dahi edemeyeceği yatırımları hayata geçirdiğini vurgulayan Bakan Kurum, "Bir yandan deprem bölgesinde 453 bin konut inşa ediyoruz, diğer yandan 81 ilimizde 500 bin sosyal konut projesini sürdürüyoruz. İstanbul’da Atatürk Havalimanı’nı yeşil bir koridora dönüştürdük. Hatay’da İskenderun Sahil Yolu’nu hizmete açtık. Bugün de Karabük’te afetzede kardeşlerimizin yeni yuvalarının temellerini atıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde "hiçbir ülkenin başaramayacaklarını başaran, hızdan, kaliteden ve estetikten ödün vermeden eser üreten" bir ülke haline geldiğini kaydeden Kurum, "Bizim siyasetimizin pusulası 86 milyon vatandaşımızdır. Birileri laf kalabalığı yapar. Biz laf değil, eser üretenlerin tarafındayız. Nerede bir afet varsa orada olacağız, milletimizin yaralarını birlikte saracağız" dedi. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin de katılımıyla butona basılmasıyla afet konutların temeli atıldı. Daha sonra Bakan Kurum, Karabük Valiliği ve Karabük Belediyesi’ni ziyaret ederek, Millet Bahçesi ve Soğuksu TOKİ’deki çalışmaları yerinde inceleyip, son durum hakkında bilgi aldı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 17:38
AK Parti Konya İl Başkanlığı 31 ilçede seferberlik başlatıyor
AK Parti Konya İl Başkanlığı’nın İl Danışma Meclisi Toplantısı gerçekleştirildi. AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, "Bizim insanların kalbini fethetmek için teşkilat mensupları olarak Konya’mızda 31 ilçemizde bin 137 mahallemizde inşallah bir seferberlik çalışması içerisine gireceğiz" dedi. Karatay Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya AK Parti Konya milletvekilleri, belediye başkanları, teşkilat mensupları ve partililer katıldı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, göreve geldikleri günden bu yana 31 ilçeyi ziyaret ettiklerini belirterek, "Hamdolsun ki AK Parti’miz 2001 yılında hangi ruhla, hangi heyecanla kurulmuşsa bugün de aynı heyecanla, aynı ruhla devam ediyor. İlçelerimizdeki heyecan, muhabbet, bağlılık, vefa bizlerin her zaman için çalışma azmimizi artırıyor. Millete hizmet için çıktığımız kutlu yolculuğumuzda AK Parti olarak 24 yıldır milletimizle gönül bağını en güçlü şekilde tesis ettik. Her şartta aziz milletimizin yanında olduk. İnşallah bundan sonra da aynı gayretle, aynı hevesle çalışmaya devam edeceğiz. Teşkilat olarak bizlerin görevi vatandaşın kalbine ve gönlüne girmekten geçiyor. Hizmetleri yapmakta mahiriz. Bunu 24 yıl boyunca ispatladık. Bizim insanların kalbini fethetmek için teşkilat mensupları olarak Konya’mızda 31 ilçemizde, bin 137 mahallemizde inşallah bir seferberlik çalışması içerisine gireceğiz" dedi. "Konya tarihine geçecek önemli işler yürütüyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, eser üretmek, Konya’nın sorunlarını çözmek için gece gündüz demeden çalıştıklarını söyledi. Şu anda Konya tarihine geçecek önemli işler yürüttüklerini ifade eden Başkan Altay, "Özellikle ağır bakım diye ifade ettiğimiz Meram bölgesinde tarihi bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Bu bölgede bulunan askerlerimizin ağır bakım diye tarif ettiği 56. Ağır Bakım Fabrikasını Ankara yolu üzerinde Aselsan’ın olduğu bölgeye taşıyoruz. Toplam 650 bin metrekare alanda 60 bin metrekare kapalı alanıyla iddia ediyorum ki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en modern en güzel tesisini inşa ediyoruz. Ve bu tesis için harcadığımız güncel para 5 milyar TL. Cephanelikle birlikte birleştirirseniz sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yaptığımız kentsel dönüşümün güncel maliyeti 12 milyar TL" ifadelerini kullandı. "Kusura bakmayın buradan malzeme çıkmaz size" Ağır bakım fabrikasının taşınmasının ardından bu alanda yapılacakları anlatan Altay, "Bu ağır bakımın bulunduğu alanın yüzde 80’i yeşil alan, sosyal tesis, sağlık tesisi, okul ve camiden oluşan bir komplekse dönüşüyor. Yüzde 20’lik kısmı ise harcadığımız bu paranın belediye bütçesine yükletilmemesi için finansman için kullanılıyor. Bu işleri yaparken birileri çıkıp kürsüden diyor ki ’Ağır bakımı betonlaştırıyorsunuz, sizi buradan uyarıyoruz.’ Ya biz bu teraneleri stadyumda da duyduk. Orada da dediniz. Gazeteler manşet attı. Stat yeri rant yerine dönüştü diye. Park yapmaya başladık, Suriyelilere park yapıyorsunuz dediler. Cami yapmaya başladık, Konya’nın bu kadar büyük camiye ihtiyacı var mı dediler. Sizin ihtiyacınız olmayabilir ama bizim ihtiyacımız var. En önemlisi Milli Savunma Bakanımızla geçtiğimiz gün ziyaret ettik ve bu yapılan alanın artık sadece bir ağır bakım fabrikası olarak kullanılmasının doğru olmayacağını, burada Konya sanayisi ile beraber savunma sanayi adına yeni bir üretim yapılması için talimat verdi. İnşallah Konya sanayimiz için orada daha geniş bir perspektif oluşturuyoruz. Tabii bunu söyleyen arkadaşları da anlıyorum. Malzeme arıyorlar, acaba Konya ile ilgili ne söyleyebiliriz muhalefet etmek için diye. Ama kusura bakmayın buradan malzeme çıkmaz size. Eğer malzeme arıyorsanız baklava kutularına bakın. Eğer malzeme arıyorsanız, çağdaşlık teraneleri okuyup milleti çöp dağlarının içinde yaşamaya mahkum edenlere bakın. Eğer malzeme arıyorsanız konser adı altında milletin parasını çarçur edenlere bakın. Sizin buradan alacağınız tek malzeme bizi izlemeye devam etmektir. Çünkü biz çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 17:24
AK Parti Konya İl Danışma Meclisi Toplantısı yapıldı
AK Parti Konya İl Başkanlığı’nın İl Danışma Meclisi Toplantısı gerçekleştirildi. Karatay Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya AK Parti Konya Milletvekilleri, belediye başkanları, teşkilat mensupları ve partililer katıldı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, göreve geldikleri günden bu yana 31 ilçeyi ziyaret ettiklerini belirterek, "Hamdolsun ki AK Parti’miz 2001 yılında hangi ruhla, hangi heyecanla kurulmuşsa bugün de aynı heyecanla, aynı ruhla devam ediyor. İlçelerimizdeki heyecan, muhabbet, bağlılık, vefa bizleri her zaman için çalışma azmimizi artırıyor. Millete hizmet için çıktığımız kutlu yolculuğumuzda AK Parti olarak 24 yıldır milletimizle gönül bağını en güçlü şekilde tesis ettik. Her şartta aziz milletimizin yanında olduk. İnşallah bundan sonra da aynı gayretle, aynı hevesle çalışmaya devam edeceğiz. Teşkilat olarak bizlerin görevi vatandaşın kalbine ve gönlüne girmekten geçiyor. Hizmetleri yapmakta mahiriz. Bunu 24 yıl boyunca ispatladık. Bizim insanların kalbini fethetmek için teşkilat mensupları olarak Konya’mızda 31 ilçemizde bin 137 mahallemizde inşallah bir seferberlik çalışması içerisine gireceğiz" dedi. "Konya tarihine geçecek önemli işler yürütüyoruz" Danışma Meclisinde konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, eser üretmek, Konya’nın sorunlarını çözmek için gece gündüz demeden çalıştıklarını söyledi. Şu anda Konya tarihine geçecek önemli işler yürüttüklerini ifade eden Başkan Altay, "Özellikle ağır bakım diye ifade ettiğimiz Meram bölgesinde tarihi bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Bu bölgede bulunan askerlerimizin ağır bakım diye tarif ettiği 56. Ağır Bakım Fabrikasını Ankara yolu üzerinde Aselsan’ın olduğu bölgeye taşıyoruz. Toplam 650 bin metrekare alanda 60 bin metrekare kapalı alanıyla iddia ediyorum ki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en modern en güzel tesisini inşa ediyoruz. Ve bu tesis için harcadığımız güncel para 5 milyar TL. Cephanelikle birlikte birleştirirseniz sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yaptığımız kentsel dönüşümün güncel maliyeti 12 milyar TL" ifadelerini kullandı. "Kusura bakmayın buradan malzeme çıkmaz size" Ağır bakım fabrikasının taşınmasının ardından bu alanda yapılacakları anlatan Uğur İbrahim Altay, "Bu ağır bakımın bulunduğu alanın yüzde 80’i yeşil alan, sosyal tesis, sağlık tesisi, okul ve camiden oluşan bir komplekse dönüşüyor. Yüzde 20’lik kısmı ise harcadığımız bu paranın belediye bütçesine yükletilmemesi için finansman için kullanılıyor. Bu işleri yaparken birileri çıkıp kürsüden diyor ki ’Ağır bakımı betonlaştırıyorsunuz, sizi buradan uyarıyoruz.’ Ya biz bu teraneleri stadyumda da duyduk. Orada da dediniz. Gazeteler manşet attı. Stat yeri rant yerine dönüştü diye. Park yapmaya başladık, Suriyelilere park yapıyorsunuz dediler. Cami yapmaya başladık, Konya’nın bu kadar büyük camiye ihtiyacı var mı dediler. Sizin ihtiyacınız olmayabilir ama bizim ihtiyacımız var. En önemlisi Milli Savunma Bakanımızla geçtiğimiz gün ziyaret ettik ve bu yapılan alanın artık sadece bir ağır bakım fabrikası olarak kullanılmasının doğru olmayacağını, burada Konya sanayisi ile beraber savunma sanayi adına yeni bir üretim yapılması için talimat verdi. İnşallah Konya sanayimiz için orada daha geniş bir perspektif oluşturuyoruz. Tabii bunu söyleyen arkadaşları da anlıyorum. Malzeme arıyorlar, acaba Konya ile ilgili ne söyleyebiliriz muhalefet etmek için diye. Ama kusura bakmayın buradan malzeme çıkmaz size. Eğer malzeme arıyorsanız baklava kutularına bakın. Eğer malzeme arıyorsanız, çağdaşlık teraneleri okuyup milleti çöp dağlarının içinde yaşamaya mahkum edenlere bakın. Eğer malzeme arıyorsanız konser adı altında milletin parasını çarçur edenlere bakın. Sizin buradan alacağınız tek malzeme bizi izlemeye devam etmektir. Çünkü biz çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 17:23
Bakan Uraloğlu: "Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdik"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Gazipaşa Yat Limanı açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Gazipaşa Yat Limanı, 208 yat bağlama kapasitesiyle yalnızca bir marina değil, aynı zamanda turizm, ticaret ve sosyal yaşamın merkezi olacak bir yaşam alanıdır. Akdeniz’imizin incisi Gazipaşa’mızı uluslararası yat turizminin stratejik bir üssü haline getirme yolunda attığımız bu güçlü adım, bölgemizin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve küresel rekabet gücüne kalıcı katkı sağlayacaktır " dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdiklerini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’da Gazipaşa Yat Limanı açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Özellikle bu yıl içerisinde denizcilik sektörümüz açısından çok büyük iki önemli başarıya imza attık. İlk olarak uzun yıllardır dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin Limanlarımızın yanına bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa Limanımızı da ekledik. Aliağa limanımız 91. sıradan ilk kez ilk 100 liman listesinde yer aldı. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında 5 limana sahip olmamız da ülkemizin deniz lojistiğindeki gücünü küresel arenada tescil etti. Bu başarımızı bir de Türk denizciliği açısından ülkemize adeta sınıf atlatan tarihi bir başarıyla daha taçlandırdık. 2002 yılında 8,9 milyon dedveyt ton ile 17. sırada yer alan filomuz, 2025 yılının ilk yarısında 2 bin 203 gemiyle 53,1 milyon dedveyt ton kapasiteye ulaşarak dünya deniz ticaretinde ilk 10’a yerleşti. Bu, 2002’ye göre yaklaşık 6 kat büyüme anlamına geliyor. Türkiye, artık lider denizci ülkeler arasında sancağını çok daha güçlü bir şekilde dalgalandırıyor. Şimdi hedefimiz, bu başarıyı daha da ileriye taşımak. Yine gemi inşa sanayimiz de 94 binden fazla kişiye istihdam sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 9’uncu, tonajda 11’inci sıradayız. 2024’te 1,91 milyar dolarlık gemi ve yat ihracatı gerçekleştirdik. 23 gemi geri dönüşüm tesisiyle de dünyada 4’üncü, Avrupa’da lider konumdayız" dedi. "Gazipaşa Yat Limanı ile deniz turizmimize yeni bir nefes, yeni bir hareket, yeni bir bereket daha katıyoruz" Denizlerin kendilerine sunduğu imkanları en iyi şekilde değerlendirmek için çalıştıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu noktada ülkemiz, coğrafi konumu, etrafını saran denizleri, iklimi, kültürel, tarihi ve doğa harikası zenginlikleri yat ve kruvaziyer turizmi açısından da küresel bir hazine. Her gün maviyle yeşilin kucaklaştığı farklı bir koya demir atabilen, doğayla iç içe bir deneyim sunan; binlerce yıllık antik kentleri, Likyalılardan Osmanlı’ya uzanan medeniyet izlerini, Karadeniz’in yemyeşil kıyılarından Ege’nin eşsiz mutfağına, Marmara’nın boğaz manzaralarından Akdeniz’in turkuaz sularına dek uzanan; eşsiz bir coğrafya, kültürel zenginlik ve doğal güzellik mozaiği sunan eşsiz bir ülkeyiz. Özetle Türkiye hem yat hem de kruvaziyer turizmi açısından çok büyük fırsatlara sahip. Gururla belirtmek istiyorum ki son 23 yılda inşa ettiğimiz yeni yat limanlarıyla, sürekli artan bağlama kapasitesiyle ülkemizi yat turizminin yeni cazibe merkezi haline getirdik. 2002’de 41 olan yat limanı sayımızı 23 sene içeresinde Yalova’dan Seferihisar’a, Çeşme’den Didim’e, Mersin’den Kaş’a, Gökova’dan Alanya’ya ve en son yine Antalya Demre’de ve şimdi de Gazipaşa’da inşa ettiğimiz yat limanlarını hizmete alarak 65’e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi de yaklaşık 26 bine yükselterek 3 katından fazla arttırdık. Yani daha büyük yat limanları yaptık. Yapımı devam eden Datça Yat Limanı, Tekirdağ Yat Limanı, İstanbul’da Haliç Yat Limanı ve Kompleksi ve Mersin Aydıncık Yat Limanları ile bu vizyonu daha da büyüteceğiz. İnşallah, Akdeniz kıyılarımızın doğusundaki deniz turizmi etkinliğini artıracak projelerimizden biri olan Mersin Aydıncık Yat Limanı’nın altyapı inşaatını bu yıl bitmeden tamamlamayı ve üst yapı tesisleri ihalesine çıkmayı hedefliyoruz. Yine, burada yeri gelmişken altını çizmek istiyorum ki kruvaziyer turizminde de dünya markasıyız. Kuşadası, İstanbul, Bodrum limanlarımız dünyanın dört bir yanından misafir ağırlıyor. 2025’in ilk 10 ayında limanlarımıza uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 artışla bin 278 oldu. Kruvaziyerle gelen yolcu sayısı ise 2 milyon 21 bini aştı. Düşünün, standart bir şehirlerarası otobüs 50 yolcu taşıyor; bu yıl limanlarımıza gelen kruvaziyer yolcuları, tam 40 bin 420 otobüs dolusu insana denk geliyor. Ya da Gazipaşa’nın nüfusunun yaklaşık 55 bin kişi olduğunu düşündüğümüzde; bu yıl kruvaziyerlerle gelen yolcu sayısı, Gazipaşa’nın 37 katı nüfusa ulaşıyor. Biz zaten bu yıl 2 milyon yolcu sınırını rahatlıkla aşacağımızı öngörüyorduk. Ama bu başarıyı yılın 10. ayında katladık. Bugüne kadar 2 milyon yolcu sayısını sadece 2011 ve 2013 yıllarında geçmiş ve 2013 yılında 2 milyon 259 bin yolcuyla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştık. Ama artış oranlarımız gösteriyor ki inşallah bu yıl bu sayıyı geçerek yeni bir rekor kıracağız. Bugün burada, Gazipaşa Yat Limanı ile deniz turizmimize yeni bir nefes, yeni bir hareket, yeni bir bereket daha katıyoruz" diye konuştu. "Gazipaşa Yat Limanı, sadece bir marina değil; mavi vatanımıza nefes, denizciliğimize hareket, milletimize bereket kazandıran bir eserdir" Gazipaşa Yat Limanı ile de kenti uluslararası yat turizminin merkezi yapma yolunda önemli bir adım daha attıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Gazipaşa Yat Limanı, 208 yat bağlama kapasitesiyle yalnızca bir marina değil, aynı zamanda turizm, ticaret ve sosyal yaşamın merkezi olacak bir yaşam alanıdır. Akdeniz’imizin incisi Gazipaşa’mızı uluslararası yat turizminin stratejik bir üssü haline getirme yolunda attığımız bu güçlü adım, bölgemizin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve küresel rekabet gücüne kalıcı katkı sağlayacaktır. Proje çerçevesinde; 600 metre ana mendirek, 193 metre tali mendirek, 676 metre rıhtım, 320 metre yüzer iskele, 3 bin 863 metrekare üstyapı, mekanik-elektrik altyapılar, drenaj, arıtma, peyzaj ve yangın hatlarıyla Gazipaşa’ya yaraşır modern, güvenli ve sürdürülebilir bir yat limanı inşa ettik. Bu limanımız, yat turizmini 12 aya yayarak bölgeye kış aylarında da canlılık getirecek. Bakım, konaklama ve kışlama hizmetleriyle yat sahiplerine eşsiz bir deneyim sunacak. Yat kulübü etkinlikleri, restoranlar, sosyal alanlar ve fuarlarla günübirlik ziyaretçileri, turistleri ve tekne meraklılarını Gazipaşa’ya çekecek, doğrudan ve dolaylı istihdamla bölge halkına yeni iş imkanları da sağlayacaktır. Ayrıca, yabancı bayraklı teknelerin uzun süreli konaklamalarıyla da ülke ekonomimize doğrudan döviz girdisi sağlanacak. Gazipaşa Yat Limanı, sadece bir marina değil; mavi vatanımıza nefes, denizciliğimize hareket, milletimize bereket kazandıran bir eserdir. Türkiye Yüzyılı her alanda olduğu gibi yat ve kruvaziyer turizminin de yüzyılı olacaktır. Bu düşüncelerle, Gazipaşa Yat Limanı’nın projelendirilmesinden yapımına emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, yüklenici firmalarımıza ve yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Gazipaşa Yat Limanı’mızın Gazipaşa’mıza, Antalya’mıza, ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Bu yıl içerisinde Alanya Çevre Yolu’nun büyük bir kısmını bitirerek de hizmete açmış olacağız" Bakanlık tarafından yapımı devam eden diğer projeler hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Antalya’ya da inşallah İstanbul’dan başlayan Burdur üzerinden bir hızlı tren hattımızı getireceğiz. Projesi bitti. Şu anda Antalya-Alanya otoyolu hakkında ise aslında biz o yolu Alanya’nın çıkışına kadar uzatacaktık ama o günkü şartlarla buna imkan oldu ve böyle bir karar verdik. Biz hem Denizli’den gelen hattı hem İstanbul’dan gelecek olan hattı Antalya’ya kadar getirip oradan çevre yoluyla da beraber Alanya otoyoluna bağlayacağız. Alanya yolunu da tam tamamlayarak Gazipaşa’ya çıkış vermiş olacağız. Esasında biz şu anda devam eden Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdik. Geri kalan kısmı da bitirmek için çalışmalarımıza başladık. Bu yıl içerisinde Alanya Çevre Yolu’nun büyük bir kısmını bitirerek de hizmete açmış olacağız" dedi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 16:47
Varank: "Türkiye’nin şu anda yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir tanesi sağlıklı bir muhalefetin olmayışı"
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Türkiye’nin şu anda yaşadığı en büyük sıkıntılardan birinin sağlıklı bir muhalefetin olmayışı olduğunu söyledi. AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Net Konuşalım’ başlıklı söyleşinin ilki Samsun’da yapıldı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Atakum Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşinin açılışında konuşan AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, konuşmacı ve katılımcılara şükranlarını iletti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili Ömer İleri ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, moderatörlüğünü Meryem Sürmen’in yaptığı söyleşide kendilerine gelen soruları cevapladı. "Türkiye’nin şu anda yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir tanesi sağlıklı bir muhalefetin olmayışı" Türkiye’deki en büyük sorunlardan birinin sağlıklı bir muhalefetin olmaması olduğunu dile getiren Mustafa Varank, "Biz AK Parti’nin içerisinden geliyoruz. Ama bizim siyaset tavsiyemiz sadece AK Parti’li gençler için değil. Muhalif de olabilirsiniz. Ama muhalifliğinizi ortaya koyacak. Siz kendi hayat tarzınıza ve düşüncenize göre bir şeyler başarmak istiyorsanız sizin de yapmanız gereken aslında siyasetin muhalefeti tarafından bu işlerle haşır neşir olmak, bu işlerle ilgilenmek. Çünkü emin olun iktidar kadar muhalefete de ihtiyaç var. Aslında Türkiye’nin şu anda yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir tanesi sağlıklı bir muhalefetin olmayışı. Şu anda elbette AK Parti’yle ilgili eleştirisi olan muhalif anlayıştaki bir genç kardeşimiz bizim karşımıza çıkabilir, bizi eleştirebilir, bize sorular sorabilir ve biz bu soruları emin olup anlayıp, nerede eksiğimiz var, nerede hatamız var, yanlışımız var mı? Kendimizi çek etmek için kullanabiliriz ve kullanıyoruz. Bundan istifade ediyoruz. Ama Türkiye’de öyle bir muhalefet anlayışı oluştu ki maalesef yapılan bütün işler iktidar partisinin işi olarak görülüyor. İktidar partisi ne iş yaparsa da buna karşı çıkılıyor. İşte aslında Türkiye’deki en büyük sıkıntılardan bir tanesi bu muhalefet anlayışı. Ben bir işi yapıyorum diye karşı çıkarsam O zaman doğru işlere de otomatikman karşı çıkmış oluyorsun. Dur, değerlendir. Acaba bu işlerin fayda var mı, yok mu? Bunu tart, bunu değerlendir. Bir eksiklik varsa bunu gidermeye çalış. Bizim mecliste de aslında sürekli dile getirdiğimiz husus bu" dedi. Gençlere siyasete girmelerini ve sağlıklı siyaset yapmaları gerektiğini de aktaran Varank, "Muhalefette şöyle bir katı içerisindeyiz biz. Diyelim ki ben diyorum ki ‘şu yolu yapacağım.’ Muhalefet diyor ki ‘ben sana o yolu yaptırmam.’ Ee sen bana yaptırmam dersen ben de o yolu yapmak için sadece uğraşırım. O yolda bir eksiklik var mı? Planlamasında hata yapmış mıyım? Bir eksiği, gözden kaçırdığım bir husus var mı? Gel bana bunu söyle de ki ‘kardeşim, sen bu yolu yapıyorsun ama aslında şu sapağı da yapsan iyi olur’ de. Ben kendimi ona göre değerlendireyim. Yolda düzeltme yapmam gerekiyorsa bu yolu düzelteyim. Ama muhalefette öyle bir anlayış var ki ‘Yaptırmam kardeşim, sen ne yapıyorsan yanlıştır’ anlayışı var. İşte aslında bizim yıkmamız gereken anlayışlardan bir tanesi de bu. Genç kardeşlerime tekrar bir tavsiyede bulunayım. Muhalefeti de düşünüyorsanız iktidar yanlısı da düşünüyorsanız eğer Türkiye’ye etki etmek istiyorsanız mutlaka siyasetle ilgilenin. Mutlaka siyasetin içerisinde olun. Ama yaptığınız işi de sağlıklı yapın. Gözünüzü karartarak ‘Ben karşı çıkıyorum, ben yaptırmam, sen yapıyorsan yanlıştır’ anlayışında kimsenin olmaması lazım" diye konuştu. Ömer İleri: "Yurt dışına gitme sürecine kategorik olarak karşı değilim" Genç yazılımcıların yurt dışına gitme süreci hakkındaki gençlerden gelen soruya cevap veren Ömer İleri, "Uzun yıllarını yurt dışında geçirmiş bir kardeşiniz, bir ağabeyiniz olarak, ben yurt dışına gitme sürecine kategorik olarak karşı değilim, bunu da söyleyeyim. Yurt dışına gitmek istiyorum, orada yaşamak istiyorum şeklinde değil. Bir teslimiyet içerisinde ben aradığımı yurt dışında bulacağım şeklinde bir gidişi kesinlikle doğru bulmam. Çünkü bu doğru bir tespit olmaz her şeyden önce. Durum böyle değil çünkü. Ama tabii ki belli bir hedef doğrultusunda, belli bir fırsat doğrultusunda, yani spesifik bir alanda bir proje yürüten bir profesör davet etmiştir, gidilir, gidilmeli belki de. Veya çok spesifik bir firmada, spesifik bir projede bir fırsat çıkmıştır, o tecrübeyi kazanmak adına gidilebilir, o tecrübe kazanılabilir. Ama sonra geri dönmek şartıyla. Hatta ve hatta bazı arkadaşlarımız gidip oralarda yükselebilirler. Bakın bunun da memlekete faydası var. Ama şuna tamamen karşıyım. Bunu yapmaya çalıştılar bu memlekette. Ya işte Türkiye’de işler şöyle kötü gidiyor, böyle kötü gidiyor. Yurt dışında şartlar böyle güzel, şöyle güzel, burada yaşanmaz, orada yaşanır. Bu şekilde bir gidiş hem memlekete zararlı hem de giden arkadaşlarımıza yazık oluyor. Onu da söyleyeyim. Şimdi o dediğimiz tırnak içinde söylenen furya oldu, söylendi. Söylendi diyorum çünkü öyle bir furya olduğuna dair net bir tespitle yapılamadı işin gerçeği. Evet gidenler olduğunu duyduk sağdan soldan, benim çevremden de. Ama ne kadar oldu? Yani yazılımcıların zaten dünya çapında bir mobilitesi var, bunu biliyoruz. Yani onun üstünde miydi altında mıydı noktasında üstünde olduğuna dair bir şey yok. Ama şu güzel haberleri paylaşabilirim. Şu geldiğimiz nokta itibariyle ki savunma sanayi firmalarından da biz yani temas halindeyiz. Geri dönüşler alıyoruz. Tam tersine şu an çok ciddi bir geri dönüş olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla o dediğiniz problem olarak yansıtılan durum problem miydi değil miydi bir soru işareti. Geldiğimiz nokta itibariyle de zaten tersine dönmüş bir durum mevzubahis" şeklinde konuştu. Program, öğrencilerin soru-cevap kısmından sonra sona erdi. Programa ayrıca Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ve çok sayıda davetli katıldı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 15:26
AK Parti Bağlar İlçe Başkanlığına Ferit Avcıkıran getirildi
Diyarbakır’da AK Parti İlçe Başkanlığına getirilen Ferit Avcıkıran, partililerle bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezimizin oluru ile Bağlar İlçe Başkanlığı görevine atanan Ferit Avcıkıran, partililerle bir araya geldi. Burada konuşan Ferit Avcıkıran, gelen misafirlerine tek tek teşekkür ettiğini belirterek, sadece Karacadağ bölgesi değil, Bağlar’ın her karışında hizmette bulunmak için bu yola başladıklarını söyledi. Avcıkıran, "Allah izin verirse gecemizi gündüzümüze katacağız. Bu halka hizmet için ne gerekiyorsa yapacağız. Ev ev, dükkan dükkan, köy köy adım atmadık yer bırakmayacağız. Artık durmak yok, üzerimize düşen ne varsa fazlasıyla yapmak için bu yola çıktık. Bağlar, büyük bir bölge. AK Parti’yi de destekleyen bir bölge. Küskünlerimiz var, onları kısa sürede partimize kazandıracağız. Daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz" dedi. Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Temsilcisi Atilla Kaymaz ise güzel bir sevinç ve sinerjinin oluştuğunu ifade etti. Kaymaz, "Ferit Avcıkıran Bey’in Bağlar ilçemizin AK Parti ilçe başkanlığına getirilmesi bölgede ve ilçemizde büyük bir sevinç ve gururla karşılandı. Bağlar, 400 bin nüfuslu bir ilçemiz. Ferit Bey gibi vizyonlu birinin atanması biz sivil toplum örgütlerinde de, halkımızda da sevinçle karşılandığını ifade etmeliyim. Burada toplanan kalabalığın, halkımızın teveccühleri Ferit Bey’in ne denli güzel işler başaracağının göstergesi" şeklinde konuştu.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 15:13
Erdoğan: "Karabağ Zaferi’ni Kafkasya'da kalıcı barışa giden yolun kilometre taşı olarak görüyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü’de düzenlenen 8 Kasım Zafer Günü Töreni’nde yaptığı konuşmada, "Bu zaferi bir son olarak değil, Kafkasya'da kalıcı barışa giden yolun kilometre taşı olarak görüyoruz. Biz kalıcı barış noktasında son derece ümit varız, iyimseriz. İlham Aliyev kardeşimin kalıcı barışın tesisi için gösterdiği samimi çabaları takdirle karşılıyoruz. Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan'ın da bu yolda attığı cesur adımları memnuniyetle takip ediyoruz. İnşallah bu muhteşem zafer her iki liderin yapıcı tavrıyla bölgede huzuru ve barışı takip edecek kalıcı bir anlaşmayla neticelenecektir" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder