POLİTİKA
Milletvekili Hatipoğlu, Eskişehir Hava Hastanesi tartışmalarına cevap verdi 27 Nisan 2026 Pazartesi - 21:17:45 AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınması sonrası çıkan tartışmalarla ilgili olarak, "Bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) zihniyetinin temsilcileridir" dedi. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleriyle Hava Hastanesi özelleştirme kapsamından çıkarılırken, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu kamuoyundaki tartışmalara yanıt verdi. "Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez" Milletvekili Hatipoğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Son günlerde Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin CHP’li siyasetçilerin sergilediği ’kamu hassasiyeti’ tiyatrosunu ibretle takip ediyorum. Hiç kimse kusura bakmasın bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler CHP zihniyetinin temsilcileridir. Eskişehir’in en kıymetli hazinelerinin nasıl parsel parsel satıldığını, şehrin hafızasının nasıl peşkeş çekildiğini çok iyi biliyoruz. Bağlar Mahallesi’nde, Haller’in tam karşısındaki tarihi siloları uluslararası otel zincirlerine satanlar da, halkın elindeki yeri ’Sosyal tesis, yurt yapacağız’ diyerek kamulaştırıp, ardından otele çeviren, altını da eğlence merkezine dönüştürenler de yine aynı CHP zihniyetidir. Dün kamusal alanları parsel parsel satanların bugün çıkıp kamu hassasiyeti üzerinden siyaset üretmeye kalkışması tek kelimeyle pişkinliktir. Ben, bu şehrin bir evladı ve milletvekili olarak altını çizerek ilan ediyorum: Hava Hastanesi alanının özelleştirilmesine karşıyım ve bu alanın kamu niteliğini koruması için tüm girişimleri kararlılıkla sürdüreceğim. Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez. CHP zihniyetinin belediyeler eliyle haraç mezat sattığı 120 arsa, 72 tarla, 38 mesken, 2 otel ve 2 büyük ticari alandan oluşan o utanç listesini kamuoyunun vicdanına sunuyorum. Bu şehir, kimin kamusal alanları koruduğunu, kimin ise şehri parsel parsel sattığını artık tüm çıplaklığıyla görmektedir" ifadelerine yer verdi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:59 AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Eskişehir Hava Hastanesi’yle ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerindeki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamından çıkarıldığını açıkladı. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Konuyla ilgili tartışmalar sürerken, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak konuyla ilgili açıklamada bulundu. Albayrak, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Kıymetli hemşehrilerimiz, Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Eskişehir Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerimizdeki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamından çıkarılması yönünde irade ortaya konmuş olup, aktif sağlık hizmeti sunulan hastanelerimiz ve sağlık alanlarımız katiyen satışa konu edilmeyecektir. Bu süreçte konuyu yakından takip eden, şehrimizin hassasiyetlerini ilgili mercilere doğrudan ileten ve çözüm noktasında büyük gayret gösteren Bakanımız Prof. Dr. Sayın Ayşen Gürcan’a, Valimiz Sayın Erdinç Yılmaz’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Alınan bu karar şehrimiz için hayırlı olsun" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:43 Terme’de makamın kapısı açık, söz milletin SAMSUN (İHA) – Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, şeffaf belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği "Halk Günü" buluşmalarında vatandaşlarla bir araya gelmeye devam ediyor. Her hafta pazartesi günü saat 09.00 ile 12.00 arasında kapılarını halka açan Başkan Kul, "Vatandaşın sorunu, bizim sorunumuzdur" diyerek talepleri bizzat yerinde dinliyor. Terme Belediyesi bünyesinde kurumsallaşan Halk Günleri, mahalle muhtarlarından esnafına, gencinden yaşlısına tüm ilçe sakinlerinin sorunlarını doğrudan birinci ağızdan iletebildiği bir çözüm merkezi haline geldi. Randevu engeline takılmadan Başkan Kul ile yüz yüze görüşme imkanı bulan vatandaşlar, Terme’nin geleceğine dair önerilerini bizzat paylaşıyor. Halk Günü’nde vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Şenol Kul, belediyecilikte iddialı olduklarının altını çizerek, "Biz halkın içinden geldik, gücümüzü de halkımızdan alıyoruz. En büyük sorumluluğumuz hemşehrilerimize verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirmektir. Bu kutlu yolda ne bir santim eğildik ne de bir adım geri attık. Bizim asıl görevimiz dertlere derman olmak, Terme’nin her bir ferdinin talebini baş tacı etmektir" dedi. Başkan Kul, Terme’de kimsesizlerin kimsesi olacaklarını belirterek, "Halkımızla iç içe olmanın, onların sorunlarına bizzat çözüm üretmenin huzurunu yaşıyoruz. Şunu net ifade edeyim: Terme’de hiçbir vatandaşımız kendini yalnız, sahipsiz hissetmeyecek. Kimin ne ihtiyacı, ne derdi varsa belediyemizin kapısı da, bizim gönlümüz de onlara sonuna kadar açıktır. Vatandaşlarımız randevu almaksızın buraya gelip dertlerini paylaşıyor. Biz de talepleri yerinde alıp, çözümü anında üretiyoruz. Terme gelişimini bu birliktelikle sürdürecek. Şeffaf ve ulaşılabilir belediyecilik anlayışımızdan asla taviz vermeyeceğiz" diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Fidan, Iraklı mevkidaşı ile ortak basın toplantısı düzenledi
10 Ekim 2025 Cuma - 19:26 Dışişleri Bakanı Fidan, Iraklı mevkidaşı ile ortak basın toplantısı düzenledi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Irak-Türkiye petrol boru hattından uzun bir aradan sonra 27 Eylül’de yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme. Bu hem dünya petrol piyasaları için hem Irak’taki gelir kaynaklarının oluşması için tekrar önemli bir gelişmeydi" dedi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’ye çalışma ziyareti düzenleyen Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile ortak basın toplantısında bir araya geldi. Basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, "Komşumuz ve kardeşimizle ilgili ilişkilerimize biliyorsunuz stratejik bir noktadan bakıyoruz. Samimi arzumuz ve önceliğimiz Irak’ın bölgemize istikrar, güvenlik ve refah üreten bir ülke olması. Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması ve terör örgütlerinden tamamıyla arınması da Türkiye bakımından ve bölgemiz bakımından da son derece önemli. Bu anlayışla kardeş Irak’a her türlü desteği sağlamaya hükümet olarak, devlet olarak devam edeceğiz" dedi.Irak’la ilişkilerin gelişmesi adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’a ziyaretine dikkati çeken Bakan Fidan, "Hatırlayacağınız üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan 2024 tarihinde Irak’a gerçekleştirdikleri ziyaret ikili ilişkilerimizle yakın tarihimiz açısından bir dönüm noktası teşkil etmişti. Keza Irak Başbakanı Sayın Muhammed Şiya Sabbar es-Sudani 8 Mayıs’ta ülkemizi ziyaret etmesi bu etkiyi devam ettirmişti. Bu ziyaret vesilesiyle düzenlediğimiz yüksek düzenli stratejik iş birliği konseyi toplantısı ilişkilerimizi daha da derinleştirdi. Malumunuz olduğu üzere Irak’ta 11 Kasım’da Temsilciler Meclisi seçimlerinin yapılması planlanmakta. Bu seçimler Irak demokrasisinin daha da güçlenmesi bakımından son derece önemlidir" diye konuştu.Terörle mücadele kapsamında Irak hükümeti ile iş birliği yapıldığına değinen Bakan Fidan, "Terörle mücadele ve güvenlik alanında son dönemde bir anlayış birliği tesis etmiş bulunuyoruz. Bu anlayış birliği Irak makamlarının terörsüz Türkiye sürecine verdikleri destekle de ifadesini bulmaktadır. Doğal ortamı olduğumuz Kalkınma Yolu Projesi’ne üyelik tam desteğimizle görüşmemizde tekrar vurgulama imkanı bulduk. Projenin bir an evvel hayata geçmesi için çalışmalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Bugünkü görüşmelerimizin önemli bir ayağını da su konusu oluşturdu" şeklinde konuştu.Irak’ta yaşanan su probleminin çözülmesi için Türkiye’nin yardım ettiğini vurgulayan Bakan Fidan, "Irak’ın şu anda içinde bulunduğu su problemiyle ilgili neler yapılabilir, Türkiye bu konuda zaten yardım ediyor, daha fazla nasıl yardım edebiliriz, onun yollarını heyetlerimiz aradılar. Bugün de çalışmaya mevcut bir toplantı ile devam edeceğiz. Ama şunu söylemek istiyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız, Iraklı kardeşlerimizin baş başa kaldığı bu sorunun çok iyi farkında. Özellikle Bağdat’taki, Musul’daki, Basra’daki kardeşlerimize buradan seslenmek istiyorum. Yaşadığınız sıkıntıları çok iyi biliyoruz, anlıyoruz. Biz bu coğrafyada kardeşiz. Fırat’ın ve Dicle’nin suları hepimizin bu konuda Devlet Su İşleri Teşkilatımız neler yapabiliyorsa, Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlar ile yaz boyunca yapmaya çalıştı" ifadelerini kullandı."Irak-Türkiye petrol boru hattından yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme"Irak’tan Türkiye’ye tekrar petrol sevkiyatının başlamasının önemine değinen Bakan Fidan, "Irak’la enerji alanındaki iş birliği potansiyelimizi de hayata tamamıyla geçirmek istiyoruz. İki tarafta da bu yönde bir irade olduğunu memnuniyetle kaydettik. Petrol, elektrik ve doğal gaz ticaretinin yarı sıra bu alanlardaki yatırımlar yeni iş birliği imkanları sunmakta. Irak-Türkiye petrol boru hattından uzun bir aradan sonra 27 Eylül’de yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme. Bu hem dünya petrol piyasaları için hem Irak’taki gelir kaynaklarının oluşması için tekrar önemli bir gelişmeydi. Son iki yıldır bu konuda sıkıntımız vardı ve bu sıkıntı Irak’taki tarafların anlaşmasıyla çok şükür nihayete erdi. Petrol sevkiyatının tam kapasiteye ulaşmasının ikili ilişkilerimize ve ticaret hacmimize kaydeder katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte bu iş birliğimizi yeni bir anlaşma ile taçlandırmak istiyoruz" açıklamasında bulundu."Bölgesel güvenlik için Irak ile Suriye arasındaki ilişkilerin güçlenmesi büyük önem arz etmekte"Suriye ile Irak arasındaki ilişkinin önemine değinen Bakan Fidan, "Bölge ülkelerini yeni dönemdeki Suriye ile yapıcı ilişki geliştirmesi önemli. Bölgesel güvenlik ve istikrarın tesisi için Irak ile Suriye arasındaki ilişkilerin güçlenmesi büyük önem arz etmekte. Irak’ın bilhassa Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin pekiştirmesi bağlamındaki adımlarını kıymetli buluyoruz. Bu kapsamda Suriye’nin kuzeydoğusundaki kamp ve cezaevlerinden vatandaşlarını geri alma konusunda samimi ve kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini görüyoruz. Bu çalışmalar hem Irak vatandaşlarının selameti hem de Suriye’nin güvenliği açısından çok önemli katkı sağlamakta" dedi.Bakan Fidan’ın ardından konuşan Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ise, "Türkiye Cumhuriyeti ve Irak Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler. İkili ilişkilerimiz çok eski geçmişe dayanıyor. Ortak coğrafyamız da var aynı zamanda. İlişkilerimiz çok geniş kapsamlı. Ve bu ziyaretimiz ve Iraklı yetkililerin ziyaretleri, Ankara ziyaretleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve değerli kardeşim Sayın Dışişleri Bakanı’nın Irak’a ziyaretleri. Bütün bunlar bu ilişkilerin nedenli derin olduğunu ifade ediyor" diye konuştu."Kuzey Irak bölgesindeki petrol boru çalışmasından memnunuz"Türkiye ile olan siyasi diyaloglardan memnun olduğunu ifade eden Hüseyin, "Biz de siyasi diyaloglardan memnunuz. Türkiye ile gerçekleşen siyasi diyaloglardan. Ve bu siyasi diyalogların sonuca ulaşmasını ve böylece bölgeye daha güvenli bir iklimin hakim olmasını temenni ediyoruz. Özellikle Irak, Suriye ve Türkiye arasındaki alanda. Ve dolayısıyla Irak hükümeti ve Irak halkı bu siyasi diyalogu, Türkiye sahasındaki bu diyalogu desteklemektedir. Ve bu diyaloglar sonuca varmasıyla beraber kesinlikle olumlu etkisi olacaktır. Irak’taki güvenlik meselesinden biz de memnunuz. Kuzey Irak bölgesindeki petrol boru çalışmasından memnunuz" şeklinde konuştu."Filistin halkına, insani yardımın ulaşmasını temenni ediyoruz"Türkiye’nin Gazze konusundaki çabalarına değinen Hüseyin, "Türkiye hükümeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve değerli arkadaşım Hakan Bey’in buradaki çabaları, Gazze barış planı ile ilgili ve barış için bir anlaşmaya ulaşılması. Bu bölgedeki Gazze’deki durumun sükunete ulaşmasını sağlayacaktır. Ve Filistin halkına, insani yardımın ulaşmasını temenni ediyoruz. Bu önemli bir adım ve birçok ülke burada rol aldı. Bu adımları sağlamak ve bu adımların meydana getirilmesini sağlamak için. Türkiye’nin de burada önemli bir rolü olmuştur" ifadelerini kullandı.Bakan Fidan ve Iraklı mevkidaşı Hüseyin, basın toplantısındaki açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı."İsrail tarafından herhangi bir provokasyonun gelmemesi gerekiyor"Bir basın mensubunun Gazze’deki son durumu nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İki tane husus var burada yoğunlaştığımız. Birincisi bu toplumla anlaşmanın bir kazaya uğramadan yürümesi önemli. Özellikle İsrail tarafından herhangi bir provokasyonun gelmemesi, savaşı tekrar başlatacak, soykırımı devam ettirecek, yerinden edilmeyi devam ettirecek bir hususun olmaması gerekiyor. Bu noktada Türkiye olarak hem alandaki anlaşmanın uygulanmasına teknik destek verirken, aynı zamanda global stratejik düzeyde de farkındalığı arttırmaya ve uluslararası diplomatik gayretleri buraya mobilize etmeye devam ediyoruz. Bu yöndeki çabalarımız pek de önemli" dedi.Gazze’deki sürecin birinci ayağının ateşkes, rehine konusu ve insani yardımların bölgeye ulaşması olduğunu söyleyen Bakan Fidan, "Sonraki aşamaların aksamadan hayata geçmesi gidilecek yeni menzillerin olması, sürecin durmaması önemli. Çünkü sürecin durması demek Allah muhafaza tekrar katliamlara dönülmesi manasına gelecek. Bunun olmaması için yine uluslararası toplumla, bölgedeki paydaşlarımızla, kardeşlerimizle bir araya gelip bir sonraki aşamalarda iki devletli çözüme gidene kadar neler yapılmalı. Tabi şu anda önceliğimiz Gazze’deki aşamaların uygulanması, birinci aşama ateşkes, rehineler, insani yardım. İkinci aşama daha sonra Gazze’nin yönetimi meselesi, içerideki emniyetin ve düzenin tekrar kurulması gibi konular olmak üzere bir süreç bizi bekliyor. Bu sürekli dikkatimizi isteyen, yoğunlaşmamızı gerektiren bir konu. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir dikkatle, titizlikle bu süreci yönetmeye, yürütmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.Suriye ile Irak arasındaki iş birliğinin sorulması üzerine Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, "Terörist DAEŞ çeteleriyle mücadele konusunda da çalışmalarımız var. Irak güvenlik ve askeri makamları ve yetkililer bu çetelerin hareketlenmesini takip ediyor. Suriye sınırları içerisindeki adımlar da Suriye tarafından da ve Uluslararası İttifak tarafından da takip ediliyor. Bizim temennimiz o ki somut anlaşmalara varalım bu konudaki böylece bütün bu taraflar olarak bu terörist çetelerle karşı koyalım. Çünkü bu terörist çeteleri sadece Suriye’nin güvenliğine değil, Irak güvenliğine, Ürdün’e ve bütün bölgeye tehlike oluşturuyor. Dolayısıyla Irak ve Suriye arasında bu iş birliği bulunuyor ve görüşmeler devam ediyor" dedi.
Şırnak’ta şehit çocuklarına doğum günü kutlaması
10 Ekim 2025 Cuma - 19:19 Şırnak’ta şehit çocuklarına doğum günü kutlaması Şırnak’ta vatan uğruna şehit düşen öğretmen, asker, polis ve güvenlik korucularının çocukları için unutulmaz bir doğum günü kutlaması yapıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte, şehit çocukları için Şırnak Polis Evinde toplu doğum günü programı gerçekleştirildi. Vali Birol Ekici, etkinlikte yaptığı konuşmada Şırnak’ın her karış toprağında kahramanlık hikayeleri olduğunu belirtti. Vali Ekici, "Şırnak hepimizin bildiği üzere bir şehitler ve gaziler diyarı. Geçmiş dönemde yaşadığımız karanlık dönemde buraya göreve gelmiş birçok öğretmenimiz, polisimiz, askerimiz şehit olurken bu arada bin 17 tane de Şırnaklı hemşerimiz hain terör örgütünün saldırıları sonucu şehit olmuştur. Şehit ailelerimiz bizim başımızın tacıdır" dedi. Vali Ekici, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün yürüttüğü proje kapsamında çocukların doğum günlerinin bir yıldır düzenli olarak kutlandığını hatırlatarak, "Bugün şehit ailelerimizin çocuklarının bir nebze olsun bizlerle birlikte morallerini gelmesi, daha iyi hayat şartlarını, onları sağlanması amacıyla yaş günü olan çocuklarımıza bir yaş günü kutlaması yaptık. Aslında çocuklarımızın yaş günlerine sürpriz olarak evlerinde kutluyorduk. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüz bu projeyi bir yıldır sürdürüyor. Ama bugün biz de katılmak istedik, onlarla birlikte olmak istedik, onların bu sevinçleri paylaşmak istedik. Bu çerçevede çocuklarımızı bir yaş günü düzenledik. Ben çocuklarımızın yeni yaşlarında sağlık, mutluluk ve huzur içinde bir yıl geçirmelerini temenni ediyorum, okullarında başarılar diliyorum. Onlar bizim evladımız. Her zaman biz onlar babasıyız, belediye başkanımız her zaman kucaklıyor, Paşanın her zaman onlara aileleri birlikte her zaman yanlarındayız. Böyle bu güzel bir günde de onlarla birlikte olmak istedik. Ben çocuklarımıza sağlık, mutluluk ve huzurlu diyorum. Şırnaklı hemşerilerime teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar var olsunlar" diye konuştu. Belediye Başkanı Mehmet Yarka ise şehit çocuklarının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Başkan Yarka, "Şırnak’ta, güven ve huzur ortamını sağlamak için mücadele eden bu ülke için, Şırnak’ta yine bir müdafaa için şehit olan polis, asker, jandarma ve kahraman korucularımız var. Şırnak’ta şehit olan kardeşlerimizin şu anda evlatlarıyla beraberiz. Onlar bizim emanetimiz ve bizim evlatlarımız. Bu çocukları mutlu etmek inanın bizim görevimiz. Onlar sahipsiz değiller. Onlar bizim evladımız, torunumuz ve Şırnak Belediye Başkanı olarak da her zaman başımızın üstünde yeri vardır. Onların eksiklikleri bizim eksikliklerimiz olarak sayıyoruz. Ben bugün çok huzurluyum, çok mutluyum ve inşallah devamlı onlarla beraber gürültü günlerinde yanlarında olacağız. Ben tekrar doğum gününüz kutlu olsun diyorum. Mutlu olsun diyorum" şeklinde konuştu. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Salih Kaya, projenin "2025 Aile Yılı" kapsamında sürdüğünü belirterek şunları söyledi: "2025 Aile yılı münasebetiyle ilimiz Şırnak’ta birçok projeyi hayata geçir. Zira bu projelerin içerisinde en çok sevdiğimiz, en çok değer verdiğimiz, kıymetli şehitlerimizin bizlere emaneti olan çocuklarının yıl dönümlerinde kutlamak. Bu proje kapsamında Valiliğimizin himayelerinde biz bu yıl köylerde, beldelerde, ilçelerde kutlama yapıyorduk. Ancak bugün şehitlerimizin bizlere emaneti olan çocuklarımızı polis evinden kutlamayı düşündük. Bu yıl birçok çocuğumuzun doğum gününü kutladık. Bunların içerisinde en hoşumuza giden ve bu toplu kurtarma oldu. Ben tekrar bizlere emaneti olan şehitlerimiz bize emaneti olan bu değerli çocuklarımızın yeni yaşlarında mutluluklar diliyorum." Kutlamada, 2023 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesinde aracı ile seyir halindeyken Sur Mahallesi’nde terör örgütü mensupları tarafından şehit edilen güvenlik korucusu Mustafa Erdem’in oğlu Hasan Erdem de doğum gününü kutladı. Küçük Hasan, "Ben 10 yaşına girdim. Valiler benim doğum günümü kutladı. Çok mutluyum, herkese teşekkür ederim" sözleriyle duygu dolu anlar yaşattı. Düzenlenen programa, Şırnak Valisi Birol Ekici, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Salih Kaya, İl Müftüsü Orhan Örnek, Şehit ve Gazi aileleri ile şehit çocukları katıldı. Program, çocukların doğum günü pastalarını kesmesi, hediyelerin verilmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: "Bir ülkenin güçlü olabilmesi için ekonomisinin güçlü olması gerekiyor"
10 Ekim 2025 Cuma - 19:12 Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: "Bir ülkenin güçlü olabilmesi için ekonomisinin güçlü olması gerekiyor" Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, bir ülkenin güçlü olabilmesi için ekonomisinin güçlü olması gerektiğini kaydetti. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Kayseri’de mobilya fuarını ziyaret etti. Burada iş adamları ile görüşen Arıkan, "Kayseri’miz mobilya sektöründe tüm dünyanın sayılı illerinden bir tanesi. Ben biliyorum ki değerli başkanımız, yapacağımız çalışmalarla Kayseri’mizi değil Türkiye’nin, dünyanın başkenti yapacak. Bunun çalışmaları yapılıyor. Büyüklerimiz bizlere güzel bir miras bıraktılar. Üreticiliği ve girişimciliği biz gençlere bıraktılar. Biz gençlere, başkanımıza ve bizden sonraki nesle düşen bu vizyonu devam ettirmek. Her geçen gün şartlar zorlaşıyor. Hem iş kurmakla alakalı hem kurulan işi devam ettirmekle alakalı birçok sıkıntı var. Gerek ülkemizde gerekse de bölgemizde yaşanan hadiseler, bizim istihdam alanlarını oluşturan insanlara daha fazla imkan sağlamak zorunda olduğumuzu ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. "Bir ülkenin güçlü olabilmesi için ekonomisinin güçlü olması gerekiyor" Bir ülkenin güçlü olabilmesi için ekonomisinin güçlü olması gerektiğini kaydeden Arıkan, "Yakın coğrafyamızda, Gazze üzerinde yaşananlara bakınca ne kadar güçlü olabilirsek o kadar bu hengameyi az zarar ile atlatabiliriz. Bir ülkenin güçlü olabilmesi için ekonomisinin güçlü olması gerekiyor. Ekonominin güçlü olabilmesi için de destek sağlanması gerekiyor. İstihdam ne kadar gelişmiş olursa, ne kadar güçlü olursa, bu tip hengameli durumlardan en az zararla çıkabiliriz. Kayseri de bu durumda üzerine düşeni yapıyor. Fuar denildiğinde akla hep İstanbul gelirdi. Anadolu’da da bu fuarların yaygınlaşması beni sevindiren gelişmelerden biri. Kayseri’nin de buna öncülük etmesi, bu hususlardan biri. İnşallah önümüzdeki dönemlerde açılan fuar sayısı, hem katılımcı sayısı hem de üretime verilen destek sayesinde ülke ekonomisinin büyümesini önemli görüyorum. Bu yapılan çalışmalar ile denk bütçe oluşturulması, cari açığın bittiği, faiz ödemelerinin bittiği bir döngü hususunda Kayserili üreticiler bu durum için en büyük hususu sağlayacaklardır" dedi.
Şırnak’ta şehitlerin emanetleri pastanın etrafında toplandı
10 Ekim 2025 Cuma - 19:10 Şırnak’ta şehitlerin emanetleri pastanın etrafında toplandı Şırnak’ta vatan uğruna şehit düşen öğretmen, asker, polis ve güvenlik korucularının çocukları için unutulmaz bir doğum günü kutlaması yapıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte, şehit çocukları için Şırnak Polis Evinde toplu doğum günü programı gerçekleştirildi. Vali Birol Ekici, etkinlikte yaptığı konuşmada Şırnak’ın her karış toprağında kahramanlık hikayeleri olduğunu belirtti. Vali Ekici, ’’Şırnak hepimizin bildiği üzere bir şehitler ve gaziler diyarı. Geçmiş dönemde yaşadığımız karanlık dönemde buraya göreve gelmiş birçok öğretmenimiz, polisimiz, askerimiz şehit olurken bu arada bin 17 tane de Şırnaklı hemşerimiz hain terör örgütünün saldırıları sonucu şehit olmuştur. Şehit ailelerimiz bizim başımızın tacıdır" dedi. Vali Ekici, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün yürüttüğü proje kapsamında çocukların doğum günlerinin bir yıldır düzenli olarak kutlandığını hatırlatarak, "Bugün şehit ailelerimizin çocuklarının bir nebze olsun bizlerle birlikte morallerini gelmesi, daha iyi hayat şartlarını, onları sağlanması amacıyla yaş günü olan çocuklarımıza bir yaş günü kutlaması yaptık. Aslında çocuklarımızın yaş günlerine sürpriz olarak evlerinde kutluyorduk. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüz bu projeyi bir yıldır sürdürüyor. Ama bugün biz de katılmak istedik, onlarla birlikte olmak istedik, onların bu sevinçleri paylaşmak istedik. Bu çerçevede çocuklarımızı bir yaş günü düzenledik. Ben çocuklarımızın yeni yaşlarında sağlık, mutluluk ve huzur içinde bir yıl geçirmelerini temenni ediyorum, okullarında başarılar diliyorum. Onlar bizim evladımız. Her zaman biz onlar babasıyız, belediye başkanımız her zaman kucaklıyor, Paşanın her zaman onlara aileleri birlikte her zaman yanlarındayız. Böyle bu güzel bir günde de onlarla birlikte olmak istedik. Ben çocuklarımıza sağlık, mutluluk ve huzurlu diyorum. Şırnaklı hemşerilerime teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar var olsunlar’’ diye konuştu. Belediye Başkanı Mehmet Yarka ise şehit çocuklarının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Başkan Yarka, ’’Şırnak’ta, güven ve huzur ortamını sağlamak için mücadele eden bu ülke için, Şırnak’ta yine bir müdafaa için şehit olan polis, asker, jandarma ve kahraman korucularımız var. Şırnak’ta şehit olan kardeşlerimizin şu anda evlatlarıyla beraberiz. Onlar bizim emanetimiz ve bizim evlatlarımız. Bu çocukları mutlu etmek inanın bizim görevimiz. Onlar sahipsiz değiller. Onlar bizim evladımız, torunumuz ve Şırnak Belediye Başkanı olarak da her zaman başımızın üstünde yeri vardır. Onların eksiklikleri bizim eksikliklerimiz olarak sayıyoruz. Ben bugün çok huzurluyum, çok mutluyum ve inşallah devamlı onlarla beraber gürültü günlerinde yanlarında olacağız. Ben tekrar doğum gününüz kutlu olsun diyorum. Mutlu olsun diyorum" şeklinde konuştu. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Salih Kaya, projenin "2025 Aile Yılı" kapsamında sürdüğünü belirterek şunları söyledi: "2025 Aile yılı münasebetiyle ilimiz Şırnak’ta birçok projeyi hayata geçir. Zira bu projelerin içerisinde en çok sevdiğimiz, en çok değer verdiğimiz, kıymetli şehitlerimizin bizlere emaneti olan çocuklarının yıl dönümlerinde kutlamak. Bu proje kapsamında Valiliğimizin himayelerinde biz bu yıl köylerde, beldelerde, ilçelerde kutlama yapıyorduk. Ancak bugün şehitlerimizin bizlere emaneti olan çocuklarımızı polis evinden kutlamayı düşündük. Bu yıl birçok çocuğumuzun doğum gününü kutladık. Bunların içerisinde en hoşumuza giden ve bu toplu kurtarma oldu. Ben tekrar bizlere emaneti olan şehitlerimiz bize emaneti olan bu değerli çocuklarımızın yeni yaşlarında mutluluklar diliyorum.’’ Kutlamada, 2023 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesinde aracı ile seyir halindeyken Sur Mahallesi’nde terör örgütü mensupları tarafından şehit edilen güvenlik korucusu Mustafa Erdem’in oğlu Hasan Erdem de doğum gününü kutladı. Küçük Hasan, "Ben 10 yaşına girdim. Valiler benim doğum günümü kutladı. Çok mutluyum, herkese teşekkür ederim" sözleriyle duygu dolu anlar yaşattı. Düzenlenen programa, Şırnak Valisi Birol Ekici, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Salih Kaya, İl Müftüsü Orhan Örnek, Şehit ve Gazi aileleri ile şehit çocukları katıldı. Program, çocukların doğum günü pastalarını kesmesi, hediyelerin verilmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. (MŞ-YRT
Bakan Yardımcısı Turan: "Türkiye güçlü olmak zorunda"
10 Ekim 2025 Cuma - 17:46 Bakan Yardımcısı Turan: "Türkiye güçlü olmak zorunda" Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde anaokulu açılışına katılan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, "Güçlü olmazsak Suriye’nin başına gelen, Filistin’in başına gelen bizim başımıza gelsin diye bekleyen bir sürü anlayış, insan ve ülke var. Güçlü olmaktan başka yolumuz yok. Güçlü olmanın ilk şartı her ne kadar üretimse de esas ve önemli şartı birliğimiz, beraberliğimiz" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, bir dizi programa katılmak için Lapseki ilçesine geldi. Bakan Yardımcısı Turan, ilk olarak anaokulu açılış törenine katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Konuşmalar ardından halk oyunları gösterisine geçildi. "Ailemiz de okulumuz da çok hassas olmak durumunda" Çocukların eğitiminde aileler ve okulların çok önemli olduğunu vurgulayan Turan, "Ailelerimizin öğretmenlerimizden önce evinde dikkat etmeniz gereken başta dijital tehlike olmak üzere birçok mesele var; uyuşturucu, kumar gibi. O yüzden ailemiz de okulumuz da çok hassas olmak durumunda. Bakınız geçen aylarda bir dijital oyun firması 55 milyar dolara satıldı. Rakama bakar mısınız, çocuk oyundan bahsediyorum. Çünkü çocuklar pazar olarak görülüyor. O yüzden hepimiz dikkat edeceğiz. Özellikle dijital tehlikeye karşı dikkatli olmak zorunda kalacağız. Ahlak bozulacaksa, önce çocuğu bozacak. İnanç bozulacaksa, önce çocuğu bozacak. O yüzden biz çok daha hassas olmak, dikkat etmek durumundayız. Zaten konjektür olarak ailesizliğin, evlilik dış hayatın özendirildiği bir Avrupai anlayışlı dünyada yaşıyor. Biz zamanında üç çocuk dediğimizde kızdılar, kafa buldular. Bakın TÜİK raporlarında, resmi raporlarda 2100 yılı Türkiye’nin nüfusu 48 milyon. Birleşmiş Milletler raporlarında 38 milyon. Bu bir problem, tehlike değil mi? Biz bunları söylerken ezbere mi, laf olsun diye mi söylüyoruz? O yüzden herkesin bu dediklerimize ilgili tekrar tartışmasında fayda var" dedi. "Terörle mücadele zafiyeti kaldırmaz, kaldıramaz" Terörle mücadele sürecinin hassas olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı Turan, "600 bin personelimiz var. Emniyet, jandarma, sahil güvenlik, göç, nüfus, AFAD, sivil toplum derken devasa bir yapıdan bahsediyoruz. Bu yapı çok farklı başlıklarda Türkiye’nin ayağa kalkması için büyük mesai harcıyor. Tüm ekibimizle beraber elimizden geldiğince mesai harcayarak Türkiye’nin sorunlarını çözmek için, memleketin meselelerini çözmek için adımlar atıyoruz. Başta terörle ilgili mücadelede çok büyük mesafe aldık. Şu an geldiğimiz yerde ülkemizde hamdolsun, kan dökülmüyorsa o çok büyük bir kıymet, çok büyük başarı. Ancak terörle mücadele zafiyeti kaldırmaz, kaldıramaz. Biz terör varmış gibi olmaya, dikkatli olmaya, hassas olmaya devam edeceğiz. Daha dün bakanımız Hakkari’de sınır boylarındaydı. Tüm ekibimiz görevinin başında. Gördük bu ülkenin en özel kurumundan bir tanesinde, gazi olan meclisimizde birkaç gün önce hepimizi üzen kahreden bir tablo yaşadık. Herkes taşın altına elini koymuş, bu ülkenin birliği, beraberliği için adım atmayı, risk almayı görev bilirken bu tarz saçmalıklar, hadsizlikler ancak bu iyi niyetli sürece zarar verir. Bizim Çanakkale’deki ruhumuzu bıraktım bir tarafa, hiç mi içlerinde akıllı bir adam yok, sağduyulu bir adam yok. ‘Ya bu yaptığınız yanlıştır. Siz ülkenin bir kısmının mutlu olmasını sağlarken bir başka kısmında bu işin nasıl bir tepki oluşturacağını bilmiyor musun?’ demez mi. 3 tane yanlış, cahil adam var diyelim. Hiç mi içlerinde akıllı adam yok da ‘bu yapılan ülkenin geleceğine, terörsüz Türkiye iddiasına ihanettir’ demesin. O yüzden bir daha söylüyorum. Biz terörle ilgili mücadele başta olmak üzere tüm hassas konularımızda dik durmaya devam ediyoruz. Tüm toplumun bu konudaki büyük kredisi var. Yeter ki kan akmasın diyor. Ama hiç kimsenin bu krediyi mahvetmeye hakkı yok, olamaz. Bakın aşağımıza Suriye’de hala büyük sorunlar var. Filistin’de hepimizin kan ağladığı bir tablo var. Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor. Yani dünya bir ateş çemberi. Ekonomik, siyasi, askeri sorunlar had safhada. O yüzden 85 milyonun beraber omuz omuza yol yürümeye, hayatımızı inşa ederken birliğimizi korumaya, herkesin hassas davranmaya mecburiyeti var, ihtiyacı var. O yüzden bir daha söylüyorum. Bakanlığımızın terörle ilgili mücadelesi başta, tüm birimlerle daha dikkat olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Tüm alanlarda çalışmaya devam ediyoruz" Birlik olamanın önemine değinen Turan, "Göç meselesi büyük oranda yoluna girdi. Uyuşturucuyla ilgili çok önemli adımlarımız var. Ama hem okullarımızı hem ailelerimizi uyanmak istiyorum. Etrafınızda kim varsa bu konuda yanlış yapan, potansiyeli riski olan lütfen ilgili kurumlarımıza bu konuda bilgi veriniz. Siber suçlarla mücadelemiz devam ediyor. Özetle tüm alanlarda çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye’miz güçlü olmak zorunda. Güçlü olmazsak Suriye’nin başına gelen, Filistin’in başına gelen bizim başımıza gelsin diye bekleyen bir sürü anlayış, insan ve ülke var. Güçlü olmaktan başka yolumuz yok. Güçlü olmanın ilk şartı her ne kadar üretimse de esas ve önemli şartı birliğimiz, beraberliğimiz. 85 milyon partimiz farklı olabilir. Memleketimiz, mesleğimiz farklı olabilir. Giyimiz, kuşamımız farklı olabilir. Ama yeri geldiğinde aynı bayrağın altında, aynı çorbaya kaşık sallama görevimiz var diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Sonrasında ise anaokulunun açılışı dualar eşliğinde gerçekleştirildi. Törene; İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Bakan Fidan: "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız"
10 Ekim 2025 Cuma - 17:11 Bakan Fidan: "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız. Türkiye olarak uluslararası ve bölgesel ortaklarımızla birlikte ateşkesin sahada ve masada takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazi Üniversitesi’nde 2025-2026 akademik yılı açılış törenine katıldı. Konuşmasında Gazze’de sağlanan ateşkesten memnun olduklarını söyleyen Fidan, ateşkesin takipçisi olacaklarını belirtti. Suriye’de yaşananlara da değinen Bakan Fidan, Suriye’nin önünde bir fırsat olduğunu ve bu fırsatı İsrail’in heba etmesine müsaade etmeyeceklerini söyledi. "Üreten insanlar yetiştirmek bizim gibi küresel hedefleri olan bir ülke için olmazsa olmazdır" Artık bilgi rekabetinde yapay zeka çağına gelindiğini söyleyen Bakan Fidan, "Bu çağda küresel rekabetle bizi öne çıkaracak imkan ve kabiliyetlere sahip olmamız elzemdir. Bu yolda akademi dünyasına sizlerin de bildiği gibi son derece önemli roller düşmekte. Akademide bulunduğumuz yer daha iyi tarih anlatımı, alan çalışmaları, dil ve kültür eğitimi, veri analizi gibi çok yönlü birikimlerle de ayrıca üstlenmelidir. Çok disiplinli düşünebilen, derinlikli analiz yapabilen ve üreten insanlar yetiştirmek bizim gibi küresel hedefleri olan bir ülke için olmazsa olmazdır" diye konuştu. Görev yaptığı tüm alanlarda ve sürelerde bilginin öneminin farkına vardığını söyleyen Bakan Fidan, "Bilginin olmadığı yerde yaşanan sorunlar çoğu zaman kişisel değil, sistemik sorunlar. Bu sistemik sorunları çözmenin yolu bilgiyi üretmekten, bilgiyi kurumsallaştırmaktan ve bilgiye dayalı bir devlet aklını sürekli beslemekten geçmekte. Bu anlayışla ben şu anda bulunduğum görev itibarıyla bakanlığımızla akademik birikimden istifade etmeye büyük önem vermekte, bu yönde ilgili arkadaşlarla sürekli çalışmalar yapmaktayız. Dış politikamız diplomatların yanı sıra akademinin, düşünce kuruluşlarının ve bağımsız araştırmacıların da katkılarıyla zenginleşmektedir. Son bir yılda Stratejik Araştırmalar Merkezimiz birçok dış politika alanında değerli akademisyen ve araştırmacılarımızın katkılarıyla çalıştaylar düzenledi. Benim arkadaşlara her zaman bir yönlendirmem oluyor. O da şu; biz bakanlık olarak binlerce diplomat arkadaşımız sürekli diplomasinin pratiğiyle meşguller, cari sorunlarla meşguller. Ama bir grup aklın da daha üstten, konuları daha derinlikli, çok boyutlu ve gündelik etkileşimden biraz da bağımsız düşünebilen bir durumda olması lazım. Onun için her zaman söylüyoruz; diplomasi alanında da teoriyle pratiğin el ele gitmesi şart. Sadece diplomatların hakim olduğu bir diplomasi alanı bizi eksik bırakır. Düşünce beslemesi olmaz. Teoriyle pratiği uygun bir oranda uygun mekanlarda bir araya getirmemiz gerekiyor. Dışişleri Bakanlığı’nda da bu türden platformları oluşturmanın gayreti içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. "Uluslararası barış ve güvenliği korumaktan sorumlu organlar maalesef çıkar hesaplarının gölgesinde kalmaktadırlar" Dünya’a düzenin sürekli değiştiğini ve değişen düzenle birlikte birçok noktada krizler yaşandığına dikkati çeken Bakan Fidan, "Değişimin hızına yetişmeye çalışan dünyamız, bugün adeta bir krizler çağı yaşıyor. İnsanlık aynı anda tüm cephelerde tabiri caizse sınanmakta. Buna mukabil uluslararası barış ve güvenliği korumaktan sorumlu organlar maalesef çıkar hesaplarının gölgesinde kalmaktadırlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın veciz ifadeleriyle güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir düzenin inşası artık insanlığın müşterek sorumluluğu haline gelmiştir. Bu anlayışla adalet ve hakkaniyet ve çok taraflılık ilkelerine dayalı bir düzenin savunucusu olmayı sürdüreceğiz" dedi. "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız" Dünyanın dört bir yanında farklı sahalarda hiç durmadan aralıksız bir diplomasi faaliyeti içerisinde olduklarını belirten Bakan Fidan, "Savaşların gölgesinde barışın umudunu, çatışmaların ortasında insan onurunu, sesini diri tutuyoruz. Geniş bir coğrafyada ara bulucu ve kolaylaştırıcı rolümüzle öne çıkıyoruz. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla elimizdeki tüm imkanları kullanarak çözüm için çalışıyoruz. Hayata geçirdiğimiz girişimler bölgemizin mukadderatına bizzat sahip çıkma irademizin de sembolü haline gelmiştir. Hepinizin malumu içinde yaşadığımız coğrafya son yıllarda derin sarsıntılara sahne olmakta. Afganistan’dan Doğu Akdeniz’e Karadeniz’den Batı Afrika boynuzuna uzanan bir kriz kuşağı içerisinde yer almaktayız. Çoğu zaman meselelerin tam kalbinde yer alıyoruz. Gazze’de iki yıl aşkın bir süredir devam eden soykırım karşısında uluslararası vicdanın sesi olduk. Filistin davasında uluslararası toplumu seferber ederek ilk defa bu denli kapsayıcı ve temsil gücü yüksek platformların hayata geçirilmesine ülkemiz öncülük etti. Bugün Filistin devletinin tanınması yönünde oluşan ivme uluslararası düzeyde tesis ettiğimiz eş güdüm ve kararlılığın sonucudur. Filistin meselesi bağlamında oluşan bu farkındalık neticesinde evvelce İsrail’i kayıtsız şartsız destekleyen ülkelerin pozisyonları dahi yapıcı ve dengeli bir noktaya evrilmeye başlamıştır. Bu çabaların neticesi olarak Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız. Malumunuz hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor. Daha dün Paris’te bir toplantıya iştirak ettik. Gazze’yle alakalı. Gazze Barış Planının uygulanmasına dair veçheleri ve bundan sonraki aşamaları ele aldık. Türkiye olarak uluslararası ve bölgesel ortaklarımızla birlikte ateşkesin sahada ve masada takipçisi olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Milli bütünlüğü sağlanmış istikrarlı ve refah üreten bir Suriye görmek temel arzumuzdur" Bugün Suriye’nin toprak bütünlüğü temelinde istikrar ve güvenliğe kavuşması yolunda önemli bir fırsat bulunduğunu söyleyen Bakan Fidan, "İkili ve bölgesel düzeyde tesis ettiğimiz ilişkiler, istikrarı besleyen sağlam bir zemin sunmaktadır. Milli bütünlüğü sağlanmış istikrarlı ve refah üreten bir Suriye görmek temel arzumuzdur. Malumunuz 911 kilometre sınırımız var. Suriye’de, Irak’ta ne olursa onun etkisi burada oluyor. Türkiye’de ne olursa onun etkisi de bu ülkelerde oluyor. İsrail’in de, terör örgütlerinin de bu fırsatı heba etmesine inşallah izin vermeyeceğiz. Biz Suriye’nin geleceğine dair umutluyuz" dedi.
Kıyı tesislerinde ve deniz aracı kiralamalarında kimlik bildirim zorunluluğu geliyor
10 Ekim 2025 Cuma - 17:00 Kıyı tesislerinde ve deniz aracı kiralamalarında kimlik bildirim zorunluluğu geliyor AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu açıkladı. Güler, yeni kanun teklifi ile kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara kimlik bildirim yükümlülüğü geleceğini söyledi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanlığı fuaye alanında basın toplantısı düzenledi. TBMM Başkanlığı’na iki kanun teklifi sunulduğunu belirten Güler, "Birinci kanun teklifimiz, toplam 30 maddeden oluşuyor. Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükümde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi. İkinci kanun teklifimiz ise yürütme ve yürürlülük maddesiyle birlikte toplam 19 maddeden oluşuyor. Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz. Ülkemizin eşsiz doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini barındıran milli park alanlarının korunması ve bu mirası gelecek nesillere aktar sorumluluğumuz bizim için en büyük öncelikli sorunlardan biridir. Ekolojik dengeyi gözeten, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı ve turizmi de destekleyen, sürdürülebilir koruma, bunların dengesini sağlayacak yeni bir hukuki çerçeve oluşturmayı da zorunlu hale getirmiştir. AK Parti döneminden önce 2003’lü yıllarda ülkemizde 30 civarında milli park koruma altındaydı, yaklaşık 150 de tabiat parkı vardı. Bu sayı şu anda 50 milli park ve 262 tabiat parkı. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, mevcut yasalardaki güncel ihtiyaçları karşılamak ve doğal hukuki boşlukları doldurmak amacıyla ve çevre, şehircilik alanındaki yetkili hukukçularımızın da görüşleri alınarak imza sahibi milletvekillerimizle beraber uzun bir çalışmayı ortaya koydu ve 30 maddelik teklifimizi hazırlamış oldular" şeklinde konuştu. "Kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü gelecek" Vakıflar Kanununda ve Bazı Kanunlara Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 19 maddeden oluştuğunu söyleyen Güler, "Bu kanun teklifiyle toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan güncel ihtiyaçlar doğrultusunda hukuki altyapımızın güncellenmesi hem de Anayasa Mahkemesi’nin geçmiş dönemde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu noktada da bu hukuki boşluğu gidermesi için kanun teklifimizde değişlik çalışmalarına da yer vermiş oluyoruz. Teklifimizin getirdiği ana düzenlemeler; devletimizin koruma, denetim ve kültürel miras yönetim alanlarındaki yetkilerini güçlendirmek ve aynı zamanda etkin hale getirmektir. Teklifle milli güvenlik ve genel asayişin teminatı için kritik bir adım atılmakta. Kimlik Bildirme Kanunu’nda yapılan değişik, sadece kara konaklama tesisleri değil, marinalar, liman tesisleri ve kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü getirmektedir. Bu sayede giriş-çıkış ve konaklama işlemleri kontrol altına alınarak, suç ve saldırıya karşı da daha caydırıcı, etkin tedbirler geliştirilmektedir. Ayrıca konaklama tesislerinin genel kolluk bilgisayar terminallerine anlık veri gönderme zorunluluğuna uymamaları halinde uygulanacak idare para cezaları arttırılmakta, tekrarı halindeyse işletme ruhsatlarının iptaline kadar gidecek müeyyideler de yine teklifimizde yer alıyor" dedi. "Meclis Başkanlığımıza gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" Açıklamasının ardından basın mensuplarını sorularını cevaplayan Güler, Meclis’e gelme ihtimali olan Gazze Görev Gücü ile ilgili tezkereye ilişkin soru üzerine, "Henüz daha erken, olayın başındayız. Burada İsrail anlaşmanın olduğu tarihte ve saatlerde bile Gazze’yi bombalamaya devam etmişti. İnşallah orada bu saldırganlık ve bombalamalar son bulur. Türkiye, Gazze’deki masum ve mağdur Filistin halkının en üst seviyede hem korunması, hem bu saldırganlıklarının sona ermesi hem ateşkesin sağlanması noktasında ve bundan sonra da çok acil ihtiyaç duyulan noktada her türlü imkanlarıyla Gazze ve Filistin halkının yanında olacaktır. Desteğini bu konuda devam ettirecektir. İnşallah biz bundan sonraki süreçlerde Meclis Başkanlığımıza da gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" dedi. "Gündemimize alırız ve konuşuruz" Bir basın mensubunun "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ’İmralı’ya komisyondan heyet gönderilsin’ çağrısına AK Parti olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Güler, "Burada yapılan mevcut çalışmanın birinci esas amacı terörün bir daha bu toplumun gündemine gelmeyeceğe şekilde hiçbir şart ve hiçbir koşul altında asla bir daha silahın ve şiddetin oluşmayacağı ortamı ve kalıcı varlığı tesis etmesi lazım. Bizim hedefimiz terörün sonlanması. Komisyon yeri geldiğinde, çalışmalarını tamamladığında ihtiyaçlar neyse tekrar değerlendirir. Ortaya değerlendirmeden sonra bir husus çıkar. Biz de gündemimize alırız ve konuşuruz" dedi.
Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz"
10 Ekim 2025 Cuma - 16:31 Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli bir dönemece geldiğini belirterek, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz" dedi. AK Parti Kırıkkale Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Bakan Tunç, terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Türkiye Yüzyılı hedefiyle terörsüz bir gelecek vurgusu yaptı. Bakan Tunç, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz. 41 yıldan bu yana çok acılar çektik. Gelişmemizin, kalkınmamızın önünde engel oldu, trilyonlarımız gitti. En önemlisi şehitler verdik. Kırıkkale, en çok şehit veren illerimizden. Onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Onlar terörsüz Türkiye istiyorlar" dedi. "Hiçbir ayrım yapılmadı" Bakan Tunç, iktidar döneminde atılan adımlara ilişkin de, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2002’de iktidar olduğunda ilk işi olağanüstü hali kaldırmak oldu. 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, ’Birlik olalım, beraber olalım, fitneyi ortadan kaldıralım, terör olmasın, buralar gelişsin’ dedi ve bunun gereğini yaptı. Kürtçe televizyon, Türkçe enstitüler, Kürtçe dersler; o bölgedeki siyasetciler kendi dilinde hitap edebildi. Yasaklar kaldırıldı, ayrımcılık ortadan kalktı. Hakkari’ye de üniversite yapıldı, Bartın’a da yapıldı. Yüksekova’ya da Çaycuma’ya da havalimanı yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Güvenlik güçlerimizin çetin mücadelesiyle terörün bir anlamı kalmadı" ifadelerini kullandı. "Yeni bir döneme girdik" Geçen yıl yaşanan gelişmelere dikkat çeken Tunç, "Geçen sene Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta yaptığı konuşma, Sayın Devlet Bahçeli’nin grupça yaptığı çağrı ve sonrasında terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları yakmasıyla beraber yeni bir döneme girdik. Şimdi ise TBMM’de, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nda milletvekilleri, bütün partilerle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli görüşmeler yapıyorlar. Orada alınacak kararlar, oradan çıkacak sonuçlar terörsüz Türkiye’yi inşallah kalıcı hale getirecek. Bir daha çocuklarımız terörün olmadığı güvenli ortamlarda hayatlarını sürdürecekler. Türkiye Yüzyılı’nın yolu açılmış olacak" diye konuştu. "Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" Tunç, süreç içinde karşılaşılabilecek sabote ve tehlikelere karşı uyanık olunması çağrısında bulunarak, bölge çocuklarının hayalleriyle barış içinde büyümesinin önemini vurguladı. Bakan Tunç, "Özellikle terörden beslenenler, bu ülkenin iyiliğini düşünmeyen içte, dışta şer şebekeleri niyetlerinden vazgeçmezler. O nedenle onlara karşı uyanık olacağız. Bu süreci baltalamak isteyenler, sabote etmek isteyenler olacaktır; onlara karşı uyanık olacağız" dedi. Hakkari ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, "Önceki haftalarda Hakkari’deydik. Çocuklarımızla sohbet ettik; ’Ne olmak istiyorsun?’ diye soruyoruz. ’Doktor olmak istiyorum, avukat olmak istiyorum, futbolcu olmak istiyorum’ diyorlar; hedefleri var, hayalleri var. Onların hayalleri ancak terörsüz Türkiye’de hayat bulur. Terör engelini de ortadan kaldırdığımız zaman Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" şeklinde konuştu. "Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı" Dış politika ve insan hakları vurgusuyla Gazze’deki insani duruma da değinen Bakan Tunç, "Dünya mazlumlarının hakkını, hukukunu daha fazla savunacağız. Gazze’de iki yıldan bu yana soykırım yapılıyor. Kadınlar katledildi, 20 binden fazla çocuk katledildi. Çocuk haklarını savunan Batılı örgütler nerede? Kadın hakları diyen o Batılılar nerede? Çifte standart. Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hak, hukuk akıllarına gelmiyor. Soykırımcıyı destekliyorlar. Bir asırdan fazla orada insan hakları ihlali yaşandığını, insanların topraklarının işgal edildiğini görüyoruz. İki yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Geçen gün ateşkes anlaşması imzalandı. Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı. Bu nefes almanın kalıcı olmasını istiyoruz" dedi. "Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden "Dünya 5’ten büyüktür" sözünü hatırlatan Bakan Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca her platformda ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür’ derken hep bu sorunların bir daha çıkmamasına işaret ediyor. ’Ateşkesin kalıcı olması için Türkiye olarak orada göreve hazırız’ diyor. İnşallah Türkiye görev gücünde olduğunda da oradaki huzurun kalıcı hale gelmesiyle ilgili çabalarını sürdürecek ve Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can da kadınların siyasetteki yerine dikkat çekerek, hem Türkiye genelinde hem de Kırıkkale özelinde önemli bir rol üstlendiklerini vurguladı. İl Danışma Toplantısı’nda AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve çok sayıda partili yer aldı.
Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz"
10 Ekim 2025 Cuma - 16:15 Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli bir dönemece geldiğini belirterek, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Kırıkkale Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Türkiye Yüzyılı hedefiyle terörsüz bir gelecek vurgusu yaptı. Bakan Tunç, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz. 41 yıldan bu yana çok acılar çektik. Gelişmemizin, kalkınmamızın önünde engel oldu, trilyonlarımız gitti. En önemlisi şehitler verdik. Kırıkkale, en çok şehit veren illerimizden. Onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Onlar terörsüz Türkiye istiyorlar" dedi. "Hiçbir ayrım yapılmadı" Tunç, iktidar döneminde atılan adımlara ilişkin de, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2002’de iktidar olduğunda ilk işi olağanüstü hali kaldırmak oldu. 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmada ’Birlik olalım, beraber olalım, fitneyi ortadan kaldıralım, terör olmasın, buralar gelişsin’ dedi ve bunun gereğini yaptı. Kürtçe televizyon, Türkçe enstitüler, Kürtçe dersler; o bölgedeki siyasetciler kendi dilinde hitap edebildi. Yasaklar kaldırıldı, ayrımcılık ortadan kalktı. Hakkari’ye de üniversite yapıldı, Bartın’a da yapıldı. Yüksekova’ya da Çaycuma’ya da havalimanı yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Güvenlik güçlerimizin çetin mücadelesiyle terörün bir anlamı kalmadı" ifadelerini kullandı. "Yeni bir döneme girdik" Geçen yıl yaşanan gelişmelere dikkat çeken Tunç, "Geçen sene Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta yaptığı konuşma, Sayın Devlet Bahçeli’nin grupça yaptığı çağrı ve sonrasında terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları yakmasıyla beraber yeni bir döneme girdik. Şimdi ise TBMM’de, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nda milletvekilleri, bütün partilerle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli görüşmeler yapıyorlar. Orada alınacak kararlar, oradan çıkacak sonuçlar terörsüz Türkiye’yi inşallah kalıcı hale getirecek. Bir daha çocuklarımız terörün olmadığı güvenli ortamlarda hayatlarını sürdürecekler. Türkiye Yüzyılı’nın yolu açılmış olacak" diye konuştu. "Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" Tunç, süreç içinde karşılaşılabilecek sabote ve tehlikelere karşı uyanık olunması çağrısında bulunarak, bölge çocuklarının hayalleriyle barış içinde büyümesinin önemini vurguladı. Bakan Tunç, "Özellikle terörden beslenenler, bu ülkenin iyiliğini düşünmeyen içte, dışta şer şebekeleri niyetlerinden vazgeçmezler. O nedenle onlara karşı uyanık olacağız. Bu süreci baltalamak isteyenler, sabote etmek isteyenler olacaktır; onlara karşı uyanık olacağız" dedi. Hakkari ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, "Önceki haftalarda Hakkari’deydik. Çocuklarımızla sohbet ettik; ’Ne olmak istiyorsun?’ diye soruyoruz. ’Doktor olmak istiyorum, avukat olmak istiyorum, futbolcu olmak istiyorum’ diyorlar; hedefleri var, hayalleri var. Onların hayalleri ancak terörsüz Türkiye’de hayat bulur. Terör engelini de ortadan kaldırdığımız zaman Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" şeklinde konuştu. "Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı" Dış politika ve insan hakları vurgusuyla Gazze’deki insani duruma da değinen Bakan Tunç, "Dünya mazlumlarının hakkını, hukukunu daha fazla savunacağız. Gazze’de iki yıldan bu yana soykırım yapılıyor. Kadınlar katledildi, 20 binden fazla çocuk katledildi. Çocuk haklarını savunan Batılı örgütler nerede, "kadın hakları" diyen o Batılılar nerede - çifte standart. Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hak, hukuk akıllarına gelmiyor. Soykırımcıyı destekliyorlar. Biz, asırdan fazla orada insan hakları ihlali yaşandığını, insanların topraklarının işgal edildiğini görüyoruz. İki yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Geçen gün ateşkes anlaşması imzalandı. Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı. Bu nefes almanın kalıcı olmasını istiyoruz" dedi. "Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden "Dünya 5’ten büyüktür" sözünü hatırlatan Bakan Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca her platformda ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür derken hep bu sorunların bir daha çıkmamasına işaret ediyor. Ateşkesin kalıcı olması için Türkiye olarak orada göreve hazırız’ diyor. İnşallah Türkiye görev gücünde olduğunda da oradaki huzurun kalıcı hale gelmesiyle ilgili çabalarını sürdürecek ve Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu" ifadelerini kullandı. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can da kadınların siyasetteki yerine dikkat çekerek, hem Türkiye genelinde hem de Kırıkkale özelinde önemli bir rol üstlendiklerini vurguladı. İl Danışma Toplantısı’nda AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve çok sayıda partili yer aldı.