Son Dakika
|
İran’dan BM’ye mektup: "Hamaney’in öldürülmesi uluslararası hukuka yönelik bir saldırı"
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Orta Doğu, uzayan bir savaştan büyük zarar görecektir"
İran’dan Kudüs’e füze saldırısı: En az 5 yaralı
Almanya, Fransa ve İngiltere'den İran’a gözdağı
Larijani: "ABD ile müzakere etmeyeceğiz"
Faslı futbolcu Munir El Haddadi, Türkiye’ye sığındı
Trump: "İran operasyonu, ABD tüm hedeflerine ulaşana kadar devam edecek"
İran'da Hamaney'in ölümünün ardından yüz binler sokakta
İsrail ordusu: "İran’da 30’dan fazla hedef vuruldu"
Sürgündeki Rıza Pehlevi: "Hamaney’in ölümüyle, İran rejimi fiilen sona erdi"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Faslı futbolcu Munir El Haddadi, Türkiye’ye sığındı
CENTCOM: "İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun artık bir karargahı yok"
İsrail ordusu, İran’a düzenlenen saldırılara ait yeni görüntüler paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran halkına başsağlığı diliyorum"
Trump: "İran Donanması’na ait 9 gemiyi batırdık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri Cabir El Sabah ile görüştü
Fenerbahçe Beko Başantrenörü Jasikevicius, Dubai’de mahsur kaldı
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Makroekonomik temellerimiz sağlam"
02 Mart 2026 Pazartesi - 09:41:44
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Makroekonomik temellerimiz sağlam. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklanacak geçici etkilere karşı kurumlarımız ön alıcı tedbirler almış durumda" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Makroekonomik temellerimiz sağlam. Ekonomimiz bundan önce de yaşanan birçok dış etkiye karşı dirençli yapısını ispat etti. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklanacak geçici etkilere karşı kurumlarımız ön alıcı tedbirler almış durumda. Gelişmeler yakından takip edilmeye devam edilecektir."
02 Mart 2026 Pazartesi - 00:30
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran’a yönelik saldırılar ve sonrasındaki çatışmalı süreç ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tüm tarafları diplomasiye ve müzakere zeminine dönüşe davet ettiğini, barış sürecine her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Türkiye ile AB arasında yakın eş güdümün sürmesinin önemli olduğunu belirtti.
01 Mart 2026 Pazar - 23:59
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da eşlik etti. Bakan Tekin, Ramazan etkinliklerine katılan vatandaşlarla selamlaşarak, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız; dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hakk’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak, bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
01 Mart 2026 Pazar - 23:38
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz"
Kayseri’de Kayseri Sivaslılar Federasyonu tarafından düzenlenen iftarda programında Sivaslılar bir araya geldi. Programda konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Kayseri Sivaslılar Federasyonu tarafından düzenlenen iftar programında Kayseri’deki Sivaslılar bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Sivaslılar Federasyonu Başkanı İsa Gün, "Ramazan ayı sadece aç kalmak değil, gönülleri doyurmaktır. Sadece susmak değil, kırgınlıkları susturmaktır. Sadece beklemek değil, birbirimize daha sıkı sarılmaktır. Bugün burada sadece bir iftar yapmıyoruz. Bugün burada gönüllerimizi birleştiriyoruz. Bugün burada kardeşliğimizi tazeliyoruz. Bugün burada biz olduğumuzu ilan ediyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana bir ve beraber olacağımızı söyledik. Hamdolsun ki federasyonumuz il, ilçe ve köy derneklerimiz ile birlikte bunu başardı" dedi. "Sivas ve Kayseri etle tırnak" Sivas ile Kayseri’nin adeta etle tırnak gibi ayrılmaz bir parça olduğunu dile getiren Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Her şeyden önce İsa Gün kardeşimizi tebrik ve teşekkür ediyorum. Hem böyle güzel bir organizasyon yaptı hem de Kayseri’mizdeki Sivaslı dernekleri bağrına bastı. Ben de İsa Gün Başkanımızın şahsında hepsini bağrıma basıyorum. Sivas’ımız ile Kayseri’miz etle tırnak gibi" ifadelerini kullandı. "Ortadoğu kaynıyor" İran ile Amerika-İsrail arasında yaşanan savaşa değinen AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise, "İran-Amerika-İsrail savaşı, Ege’deki ve Balkanlar’daki sıkıntıların yanında Ortadoğu kaynıyor. Bunların hepsinin temelinde dargınlık, farklılaşma, haset, kin ve nefret var. Ne zaman ki birlik ve beraberliğe ulaştık, ne zaman ki vatandaşlık şuuruyla, ülke sevgisiyle, vatan muhabbetiyle kenetlendik, Kayserili, Sivaslı, Muşlu, Ağrılı, Aydınlı, Batmanlı demeden bir olduk, o zaman tarih boyunca yüceldik, sınırlarımızı genişlettik, nüfusumuzu büyüttük ve vefamızı artırdık. Onun için bu gibi güzel günlerde hepimiz Türkiye çatısı altında yüce devletimizi daha da yüceltmek için gayret sarf ediyoruz. Nereli olduğumuzdan ziyade kendimizi nereli hissettiğimizin etkisiyle yüce vatanımıza hizmet etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Sivaslılarla hep iç içe olduklarını söyleyen AK Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş da, "Geçen yıl da böyle güzel bir programda bir arada olmuştuk. İsa Gün Başkanımıza, yönetimine ve dernek başkanımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin dünya milletleri arasındaki saygın yerini alması için katkı sağlayacağız" Türkiye’nin dünya milletleri arasındaki saygın ve seçkin yerini alması için katkı sağlayacaklarının altını çizen TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Sivaslıların yiğitliği ve vefakarlığı çok önemli. Kayseri’mize büyük katkılar sağlıyorsunuz. Türkiye’de ve dünyada devamlı karşılaşıyoruz ve Sivaslı kardeşlerimizle övünüyoruz. Sağ olsunlar var olsunlar, yolları ve bahtları açık olsun. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, ‘terörsüz, büyük ve güçlü Türkiye’ yolunda büyük ve emin adımlarla ilerledi, ilerlemeye devam ediyor. Bizler 86 milyon olarak bir ve beraber olduğumuz müddetçe aşamayacağımız engel yok. Allah’ın izniyle her türlü fitneye ve fesatlığa karşı durmadan mücadele edeceğiz, başaracağız. Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkü’yle, Kürdü’yle, Arabı’yla, Çerkezi’yle ve Zaza’sıyla tek yürek olarak beraberliğimizi sürdüreceğiz. Bu kutlu yolda yürümeye devam edip, başarılı bir şekilde ülkemizin dünya milletleri arasındaki saygın ve seçkin yerini alması için katkı sağlayacağız" dedi. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de, "Sizler doğduğunuz toprakları hiçbir zaman unutmuyorsunuz. Ancak benim için çok kıymetli olan bir şey de doyduğunuz memleketi hiçbir zaman unutmuyorsunuz. Sadece Sivas’ı değil, Sivas’ı kalbinizde yaşatarak Kayseri’ye değer katıyorsunuz. İyi ki Kayseri’desiniz. İsa Gün kardeşimizi ve yönetimini tebrik ediyorum. Son 2 yıldır Kayseri’deki her organizasyonda muhteşemi ortaya koymak adına büyük bir hayret gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Kentteki bir balo salonunda düzenlenen iftara Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve Dursun Ataş, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Sivas Akıncılar Belediye Başkanı Murat Sevinç, Kayseri Sivaslılar Federasyonu Başkanı İsa Gün, STK temsilcileri ve Sivaslı vatandaşlar katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mart 2026 Pazar- 22:09
Cumhurbaşkanı Erdoğan üniversite öğrencileri ile bir araya geldi
2
28 Şubat 2026 Cumartesi- 21:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz"
3
28 Şubat 2026 Cumartesi- 20:53
MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı"
4
01 Mart 2026 Pazar- 21:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran halkına başsağlığı diliyorum"
5
01 Mart 2026 Pazar- 11:11
MHP Kütahya Merkez İlçe Başkanlığı’nda Mehmet Ali Tekin dönemi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:44
DEM’li Sancar: "Ortak raporla ilgili uzlaşma zemini var"
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, "Ortak raporla ilgili uzlaşma zemini var" dedi. DEM Parti İmralı heyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Küllyesi’ne gitmeden önce TBMM’de basın mensuplarına açıklamada bulundu. DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, "Önemli bir görüşme olacağını düşünüyoruz. Süreç başladığından beri Cumhurbaşkanı ile zaman zaman bir araya geliyoruz. Sürecin geldiği belli bir aşama var. Artık Meclis komisyonunun raporu yazım aşamasına geçtiği bir dönemde büyük bir beklenti de var. Kamuoyunda sürecin nasıl ilerleyeceğine dair bugün Sayın Cumhurbaşkanı ile yapacağımız görüşmede önemli gündemlerimiz var. Görüşme bittikten sonra yazılı bir açıklama yapacağız. Sizleri, kamuoyunu bilgilendireceğiz. Önemli bir görüşme olduğunu söyledik. Hayırlara vesile olsun diyoruz" açıklamasında bulundu. DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ise, "Son gelişmelerden bu yana önemli gelişmeler yaşandı hem Türkiye’de hem Suriye’de. Ayrıca Meclis komisyonunun çalışmalarında son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Bunları Cumhurbaşkanı ile ele alacağız. Tabii görüşlerimizi paylaşacağız. Bizim önerilerimiz var, onları sunacağız. Meclis komisyonunun ortak raporuyla ilgili şu anda çalışma sürüyor. Bu konuda henüz bir nokta konulmuş değil" dedi. "Ortak raporla ilgili uzlaşma zemini var" Bir basın mensubunun ortak raporda uzlaşma olup olmadığı sorusu üzerine Sancar, "Mümkün ölçüde uzlaşmayla en geniş kesimleri kapsayacak formülasyonun çıkmasını istiyoruz. Böyle bir uzlaşmanın zemini var. Umarım bu zemini tüm partiler iyi bir şekilde değerlendirir. Sürecin ruhuna yakışacak şekilde gelecekte hepimizi rahatlatacak noktalara varılması önemli. Böyle bir uzlaşma için biz elimizden geleni yapacağız. Diğer partilerden de bu konuda aynı tutumun geleceğini düşünüyoruz ve bekliyoruz" dedi. "Umut hakkı" ile ilgili soruya ise Sancar, "Ayrıntılara girmeyelim. Süreçle ilgili bugüne kadar gelişmeleri ve bundan sonra yapılması gerekenleri, gündemde olan konuları ele alacağız" cevabını verdi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:44
CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal mezarı başında anıldı
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski Genel Başkanı Deniz Baykal, vefatının 3. yılında mezarı başında anıldı. Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 11 Şubat 2023’te hayatını kaybetmişti. Baykal’ın vefatının 3. yıl dönümünde CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve siyasilerin katılımıyla Devlet Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anma töreni düzenlendi. Özel, törende yaptığı konuşmada, "Deniz Bey’in CHP’de bakan olduğu ve partinin birinci parti olduğu dönemlerden bugüne 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapabilmiş ve yerel seçimlerde bir büyük zaferi kazanmış, şu an dünyada belediye sayısı en çok olan, Avrupa’da oy oranı en yüksek olan sosyal demokrat parti olarak iktidara yürüyoruz. Ama kolay olmuyor. Bunun karşısında da parti, siyasi tarihimizin en büyük saldırısıyla karşı karşıyadır" diye konuştu. Özel, "Erdoğan’ın iddiası nedir? ‘Türkiye bir hukuk devletidir.’ Bizim iddiamız nedir? ‘Bu yapılanlar bir yargılama değil, siyasi bir operasyondur.’ Biz diyoruz ki bizim suçumuz Erdoğan’ı yenmek, 47 yıl sonra birinci parti olmak, AK Parti’yi ilk kez ikinci parti durumuna düşürmek. Erdoğan’ın tezine göre İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanacak, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybedecek. Bu doğrultuda iktidar yolunda yürüyor olmak. Erdoğan, bizi konvansiyonel, normal siyasi bir mücadeleyle yenemediği ve yenemeyeceğini anladığı için bizi yenmesi gereken partisine de güveni kalmadığı için, geleceğin iktidarına, bugünün iktidarı olarak kendisinden sonraki iktidara, bugünün cumhurbaşkanı olarak kendisinden sonraki cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulundu" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:44
Adalet Bakanlığı görevine getirilen Gürlek, görevi Tunç’tan teslim aldı
Adalet Bakanlığı görevine getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç’tan teslim aldı. Bakan Gürlek, "Adalet istemi 85 milyon vatandaşımızın güvencesidir. Reformları kararlılıkla sürdürecek suçla mücadeleye devam edeceğiz." dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir’in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ün kıyafeti nedeniyle sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin, "’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Konuşmasından önce Eskişehir’in Mihalgazi ilçesinden gelen yöresel kıyafetli kadınları selamlayan Erdoğan, "Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum" dedi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ün kıyafeti üzerinden sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin Erdoğan, "Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye ’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum. Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın, Nene Hatun’un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı. "Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir" Geçen hafta Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, "İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra; Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketleri Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da biner megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Cumartesi günü Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin’i misafir ettiklerini, oldukça verimli ve ikili ilişkileri güçlendiren istişarelerin yapıldığını aktaran Erdoğan, en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi. "Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor" Diplomatik temaslar çerçevesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in bugün, Sırbistan Başbakanı Vuçic’in ise yarın Ankara’ya geleceğini kaydeden Erdoğan, "Önümüzdeki pazartesi ve salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaret edeceğiz. Dünyada ve bölgemizde bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak, dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik istiyorsak; nasıl istikrar, kalkınma, refah istiyorsak; komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız işte bunun içindir. Bilinen bilinmeyen, görünen görünmeyen temaslarımızın temel gayesi, aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz" dedi. "Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum" Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa ve huzura süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye’nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Suriye’de bir tek canın yanıp gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir" Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunu, akan her damla kan ve gözyaşının kendilerinin de yüreklerini dağladığını vurgulayan Erdoğan, "Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır" açıklamasında bulundu. "Artık Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir" Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanması zamanının geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ediyoruz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir" Türkiye’nin bölgesinde nüfuz arayışında olmadığını söyleyen Erdoğan, "Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar; Der’alı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız. İşte son operasyonlar sırasında hemen talimatlarımızı verdik. AFAD’ımızı, Kızılay’ımızı ve insani yardım kuruluşlarımızı süratle harekete geçirdik. İlk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükümeti ile iş birliği halinde Kürt kardeşlerimizin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettik. Kardeşlik ve komşuluk hukukumuzun gereği neyse, Türkiye olarak bize ne düşüyorsa hiç tereddüt etmeden en güzel şekilde yerine getirdik. İnşallah Ramazan-ı Şerif boyunca yardımlarımız artarak devam edecek. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile birlikte Suriye’deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecektir" diye konuştu. "Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler" "Biz can kurtarma peşindeyken birileri de çıkmış son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle maalesef selden kütük kapma telaşına düşmüştür" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koç başlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Nusayriler ne de başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye’de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi. Kardeşlerim, ama bunu yapmadılar. 13,5 yıl boyunca sadece sustular, zulmü görmezden geldiler. Sınırımızın hemen ötesinde ne olup bittiğini gündemlerine bile almadılar. Daha vahimi; on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri nasıl aşağıladılarsa bugün de aynı yerdeler. Bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ediyorlar. Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP genel başkanı görmüyor. Bu zata akıl verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor." "Zaman ve dünya değişiyor ama CHP’de ‘gelen gideni aratır’ gerçeği asla değişmiyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’den ortaya bir siyaset koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyadaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemediklerini kaydederek, "Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum; meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP’de ’gelen gideni aratır’ gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini ’oturduğu koltuğun hakkını vermiyor’ diye eleştiriyorduk; yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Ne diyelim? Allah bunlara akıl, CHP’li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz, bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaktan korumaya devam etsin" ifadelerine yer verdi. "Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık" Erdoğan, ‘asrın felaketinin’ üçüncü sene-i devriyesinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de yer aldığı geniş bir heyetle Osmaniye’yi ziyaret ettiklerini belirterek, "Osmaniye’de tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Bir dayanışma iklimi yaşandı. Bilhassa yeni konutları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit olmak bizler için tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağıydı. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda bir söz vermiş; ’Evi yıkılan, iş yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız’ demiştik. Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık. Söz verdiğimiz şekilde 433 bin 667’si konut, 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık. Osmaniye’de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk. Deprem konutlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sadece üç yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesi, büyük ve güçlü Türkiye’nin başarısıdır. Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı; asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır. Devlet millet yürek yüreğe verdik, güç birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede ’olmaz’ denileni, ’imkansız’ denileni 3 yılda hayata geçirdik" şeklinde konuştu. "Meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bize laf edemez" Başarılara rağmen muhalefetin kendilerini eleştirdiğini, yapılan işlere çamur attığını ve deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsediğini söyleyen Erdoğan, "Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken, bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek; meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile cek’li-cak’lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız, varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda depremden özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız, en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkar etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı, ne de edebince susmayı biliyor. Polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Osmaniye’de ayrıca toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 yatırımın da açılışını gerçekleştirdiklerini aktararak, bu yatırımların da şehre ve Osmaniyelilere hayırlı olmasını diledi. "11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak" Türkiye’de son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşları mağdur etmediklerini söyleyen Erdoğan, "Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir’de, Elazığ’da, Bozkurt’ta, Manavgat’ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak. Bakınız İzmir’de afet konutlarının aylık taksiti 1600 lira, Elazığ’da taksitler sadece 1060 lira, Giresun’daki kardeşlerimiz afet konutları için 1400 lira ödüyor. Yani her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Son Kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik, titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık" açıklamasında bulundu. "455 bin konutun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz" Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde yapılan 455 bin konutun tüm altyapı bedellerini karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dahil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak, 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3+1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek, bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Dediğim gibi ödemeler anahtarlar teslim alındıktan iki yıl sonra başlayacak. Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz, peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte bir fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler. Açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla, güvenle güle güle otursunlar diyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız. Buradaki arkadaşlarımla, teşkilatımızdaki tüm kardeşlerimle her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkartmanın mücadelesi içindeyiz. Cumhur İttifakı olarak terörsüz Türkiye sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli-açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Şurası bir gerçek ki, raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz, her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız." Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevlerini devreden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür etti. Erdoğan, görevi devralan yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya da muvaffakiyetler temenni etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:26
İçişleri Bakanlığında devir teslim töreni: Yeni Bakan Çiftçi, görevi Yerlikaya’dan devraldı
İçişleri Bakanı görevine atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen devir teslim töreni ile görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile İçişleri Bakanı olarak atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Bakanlıkta düzenlenen devir teslim töreniyle görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı. Törende konuşan eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Bakanlık görevine cumhurbaşkanımızın tensipleri ile Mustafa Çiftçi kardeşimiz atandı. Kendisini yürekten tebrik ediyorum. Allah yardımcısı olsun. Hem meslektaşım hem de Konyalı bir hemşerimiz. Yine bir vali kardeşimiz bu makama layık görüldü. Başaracağına, aynı hizmet bayrağını bizden aldı ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletimizin devletimizin güvenliği huzuru için gece gündüz demeden Allah’ın izni ile çalışacak" dedi."Milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu"Bugüne kadar gayretle çalıştıklarını kaydeden eski Bakan Yerlikaya, "Kaymakamlığımdan bugüne kadar hizmet ettim. İlk nefes son nefes arasında kaç nefes olduğunu bilmeyiz, buna ömür diyoruz bu ömür sınanmalar ile geçiyor. Bazen makam ile sınanırken teşekkür ediyoruz dendiğinde de bu sınanmalar devam ediyor. Liderimiz Erdoğan ilk başbakanlığından bu yana verdiği görevlerde ve bakanlıkta çalışıp milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu. Değerli bakanımız da yüz akı ile kardeşlerimizden birine teslim edeceğine inanıyorum. Çalışma arkadaşlarımızın her birine müteşekkirim. Dilimizle kimseye eza vermedik. İşimizi en iyi yapma noktasında çalıştık. Her başlangıcın duası var. İlk geldiğimde yaptığım dua ile bugün ayrılıyorum. Son teşekkürü de aileme ediyorum. Sosyal çevremi hep ihmal edemedim, düğünlere etkinliklere gidemedim. Devletimiz milletimiz için çalıştım" ifadelerine yer verdi."Zor ve meşakkatli bir görev üstlendiğimi biliyorum"Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise, "Bugünkü kararname ve cumhurbaşkanımızın tensipleri ile görevi bakanımızdan devralıyorum. Bakanımızın güzel hizmetleri oldu. Kişilere yönelik, mal varlığı, dolandırıcılık, düzensiz göçmenlik suçlarında özenle hizmet ettiler. 30. yılımda bugünleri de gördük. Allah’a şükrediyorum. Bu bana rabbimin lütfu diyorum. Başkalarından üstün olduğum için değil Allah bana lütfetti. Cumhurbaşkanımız da vesile oldular. Bakanımıza verdikleri değerli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum kendisinden çok şey öğrendim. Hem meslek büyüğümüz hem bakanımızdı. İnşallah başka hizmetlere de vesile olurlar. Çorum’da göreve başladığımda benim niyetim bir gün buradan görevi bırakınca iyi bir seda bırakarak ayrılmak demiştim. Zor bir görev üstlendiğimi biliyorum. Meşakkatli bir görev bu. Ben de vakti zamanı geldiğimde görevi başkasına devredebilirim" diye konuştu.Devir Teslim Törenin de AK Parti adına Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar, Halit Yerebakan ile Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan yer aldı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:19
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Gazze Barış Kurulu için) Daha bize davet gelmedi"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Gazze Barış Kurulu’na katılmasına ilişkin henüz bir davet gelmediğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde kurulan ve Gazze’nin yeniden inşasını hedefleyen Gazze Barış Kurulu’na Türkiye’nin katılıp katılmayacağına yönelik soruya, "Daha bize davet gelmedi" cevabını verdi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:05
Bakan Tekin ile Düzce’nin eğitim gündemi görüşüldü
DÜZCE (İHA) – Türkiye Büyük Millet Meclisinde nöbetçi olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile bir araya gelen AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce’nin eğitim alanındaki ihtiyaçları ve çözüm bekleyen konular ele alındı. Gerçekleştirilen görüşmede, kent genelinde devam eden ve planlama aşamasında bulunan eğitim yatırımları, okul altyapıları, öğretmen ve öğrenci ihtiyaçları ile eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik yapılabilecek çalışmalar detaylı şekilde değerlendirildi. Düzce’nin eğitimde daha güçlü bir noktaya taşınması amacıyla atılabilecek adımlar hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede ayrıca, mevcut sorunların çözümüne yönelik kısa ve orta vadeli planlamalar üzerinde durulurken, şehrin eğitim potansiyelini artıracak projelerin hayata geçirilmesi konusunda değerlendirmeler yapıldı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:56
MHP Genel Sekreteri Büyükataman: "Dervişoğlu’nun MHP ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Müsavat Dervişoğlu’nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur" dedi. MHP Genel Sekreteri Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’yi hedef alan açıklamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Büyükataman, Dervişoğlu’nun partisinin grup toplantısında dile getirdiği ifadelerle "haddini aştığını" belirterek, söz konusu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Dervişoğlu’nun milliyetçilik ve dava arkadaşlığı kavramlarını hamasi söylemlerle istismar ettiğini öne süren Büyükataman, İYİ Parti’nin ve genel başkanının geçmiş siyasi tutumlarının kamuoyunun hafızasında olduğunu ifade etti. "Ablasının çantasına tutunup Milliyetçi-Ülkücü hareketi nasıl sattığını Türk milliyetçileri hatırlamaktadır" Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurulan altılı masayı hatırlatan Büyükataman, "En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurdukları altılı masa etrafında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerini, anayasanın vazgeçilmez maddelerini, ülke menfaatlerini, Türk kimliğini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü nasıl pazarlık konusu yaptıklarını aziz milletimiz gayet iyi hatırlamaktadır. Örneğin ablasının çantasına tutunup Milliyetçi-Ülkücü hareketi nasıl sattığını, koltuk uğruna davadan nasıl döndüğünü Türk milliyetçileri net bir şekilde hatırlamaktadır. Kariyeri satmakla, dönmekle, menfaat pazarlıklarıyla dolu olan Müsavat Dervişoğlu’nun güvenden bahsetmesi trajikomiktir" ifadelerini kullandı. "Dervişoğlu tükenmişlik sendromu yaşadığı için zehirli dilinin ‘ip’i de çözülmüştür" "Terörsüz Türkiye" hedefinin Türkiye’nin milli menfaatlerinin korunması ve toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi açısından hayati bir adım olduğu vurgulayan Büyükataman, şu ifadelere yer verdi: "Aziz milletimiz, ’Terörsüz Türkiye’ sürecinin en başından itibaren liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye olan güvenini tartışmasız bir şekilde göstermiştir. Müsavat Dervişoğlu’nun yakın zamanda ’Terörsüz Türkiye’ hedefine karşı yapmaya kalkıştığı mitinglere milletimizin itibar etmemesi kendisine olan güvensizliğin en net örneklerinden bir tanesi olmuştur. Türk milleti, Milliyetçi Hareket Partisi ve onun mümtaz lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye olan sarsılmaz güveniyle her türlü fitne tuzağını bertaraf etmiştir. Arka kapı pazarlıklarıyla siyasi varlığını sürdürmek için çırpınan, menfaatine göre her dönem farklı bir kılığa giren Müsavat Dervişoğlu tükenmişlik sendromu yaşadığı için idrak yolları tıkanmış, zehirli dilinin ‘ip’i de bu yüzden çözülmüştür. Dervişoğlu’nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur. Müsavat Dervişoğlu, Ülkücü hareketi satıp gittiği günden itibaren bir türlü kişiliğini ve duruşunu bir zemine oturtamamış, derin bir kişilik bunalımı yaşamaktadır. İp, siyasi çizgisi belli olmayan, ne olduğuna karar verememiş bir halde adeta boşlukta savrulmaktadır. Kendisine uyarımız haddini bilmesidir. Kendini buğday ambarında sanan Dervişoğlu’nun olmayan milliyetçiliğinin zekâtını kürsülerde dağıtmaya kalkışması tam bir akıl yoksunluğudur. Bu şahıs bu deli saçması sözlerinin hesabını büyük Türk milletine mutlaka verecektir. Dava arkadaşlığını yalnızca bir edebiyat sanan bu şahsın pilinin bittiği ve var olmak için Milliyetçi-Ülkücü harekete saldırmak dışında çaresi kalmadığı ortadadır. Anlaşılan o ki ’Terörsüz Türkiye’ hedefinde elde edilen kazanımlar ve gelinen nokta Müsavat Dervişoğlu’nun uykularını kaçırmaktadır. Kim ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin gerçekler ortadadır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, kardeşliğimizin mimarı, ülkemizin bekasının yılmaz savunucusu olarak Türk milletinin ve Ülkücü hareketin gönlündeki yerinin ne kadar müstesna olduğunu bir defa daha göstermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin tartışmasız liderliğinde ve kararlı bir şekilde şanlı yolculuğunu sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhur İttifakı’nın istikrarlı duruşu ile ’Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge hedeflerinde başarıya ulaşacak, Türkiye Yüzyılı hedefleri mutlaka gerçekleştirilecektir. Bu kutlu yolculukta Türkiye’nin önüne suni engeller koymaya çalışan emperyalizmin aparatları ise tutundukları ‘ip’le birlikte Türk siyasi hayatında kara bir leke olarak anılacaklardır."
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:46
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’nin başarısına rağmen muhalefet yapılan işlere çamur atıyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaşlar kışın ortasında susuzluk krizi çekiyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti nedeniyle sosyal medyadan hedef alınmasına ilişkin, "’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Grup Toplantısında konuştu. Konuşmasından önce Eskişehir’in Mihalgazi ilçesinden gelen ve yöresel kıyafetleriyle salonu dolduran kadınları selamlayan Erdoğan, "Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum" dedi.Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’e kıyafeti üzerinden sosyal medyada hedef almasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye; ’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum. Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın, Nene Hatun’un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı."Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir"Geçen hafta Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, "İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra; Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketleri Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da biner megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz" diye konuştu.Cumartesi günü Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin’i misafir ettiklerini, oldukça verimli ve ikili ilişkileri güçlendiren istişarelerin yapıldığını aktaran Erdoğan, en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi."Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor"Diplomatik temaslar çerçevesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in bugün, Sırbistan Başbakanı Vuçic’in ise yarın Ankara’ya geleceğini kaydeden Erdoğan, "Önümüzdeki Pazartesi ve Salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaret edeceğiz. Dünyada ve bölgemizde bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak, dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik istiyorsak; nasıl istikrar, kalkınma, refah istiyorsak; komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız işte bunun içindir. Bilinen bilinmeyen, görünen görünmeyen temaslarımızın temel gayesi aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak; son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz" dedi."Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum"Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa ve huzura süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye’nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz" ifadelerine yer verdi."Suriye’de bir tek canın yanıp gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir"Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunu, akan her damla kan ve gözyaşının kendilerinin de yüreklerini dağladığını vurgulayan Erdoğan, "Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır" açıklamasında bulundu."Artık Suriye’nin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir"Suriye’nin yeraltı ve yer üstü zenginliklerinin şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanması zamanının geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ediyoruz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı."Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir"Türkiye’nin bölgesinde nüfuz arayışında olmadığını söyleyen Erdoğan, "Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar; Der’alı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız. İşte son operasyonlar sırasında hemen talimatlarımızı verdik. AFAD’ımızı, Kızılay’ımızı ve insani yardım kuruluşlarımızı süratle harekete geçirdik. İlk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükümeti ile iş birliği halinde Kürt kardeşlerimizin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettik. Kardeşlik ve komşuluk hukukumuzun gereği neyse, Türkiye olarak bize ne düşüyorsa hiç tereddüt etmeden en güzel şekilde yerine getirdik. İnşallah Ramazan-ı Şerif boyunca yardımlarımız artarak devam edecek. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile birlikte Suriye’deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecektir" diye konuştu."Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler""Biz can kurtarma peşindeyken birileri de çıkmış son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle maalesef selden kütük kapma telaşına düşmüştür" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koç başlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl bir milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Nusayriler ne de başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye’de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi. Kardeşlerim, ama bunu yapmadılar. 13,5 yıl boyunca sadece sustular, zulmü görmezden geldiler. Sınırımızın hemen ötesinde ne olup bittiğini gündemlerine bile almadılar. Daha vahimi; on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri nasıl aşağıladılarsa bugün de aynı yerdeler. Bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ediyorlar. Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP genel başkanı görmüyor. Bu zata akıl verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor.""Zaman ve dünya değişiyor ama CHP’de ‘gelen gideni aratır’ gerçeği asla değişmiyor"Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’den ortaya bir siyaset koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyadaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemediklerini kaydederek, "Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum; meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP’de ’gelen gideni aratır’ gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini ’oturduğu koltuğun hakkını vermiyor’ diye eleştiriyorduk; yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Ne diyelim? Allah bunlara akıl, CHP’li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz, bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaktan korumaya devam etsin" ifadelerine yer verdi."Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık"Erdoğan, ‘asrın felaketinin’ üçüncü sene-i devriyesinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de yer aldığı geniş bir heyetle Osmaniye’yi ziyaret ettiklerini belirterek, "Osmaniye’de tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Bir dayanışma iklimi yaşandı. Bilhassa yeni konutları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit olmak bizler için tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağıydı. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda bir söz vermiş; ’Evi yıkılan, iş yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız’ demiştik. Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık. Söz verdiğimiz şekilde 433 bin 667’si konut, 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık. Osmaniye’de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk. Deprem konutlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sadece üç yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesi, büyük ve güçlü Türkiye’nin başarısıdır. Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı; asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır. Devlet millet yürek yüreğe verdik, güç birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede ’olmaz’ denileni, ’imkansız’ denileni 3 yılda hayata geçirdik" şeklinde konuştu."Meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bize laf edemez"Başarılara rağmen muhalefetin kendilerini eleştirdiğini, yapılan işlere çamur attığını ve deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsediğini söyleyen Erdoğan, " Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken, bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek; meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile cek’li-cak’lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız, varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda depremden özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız, en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkar etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı, ne de edebince susmayı biliyor. Polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı.Erdoğan, Osmaniye’de ayrıca toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın da açılışını gerçekleştirdiklerini aktararak, bu yatırımların da şehre ve Osmaniyelilere hayırlı olmasını diledi."11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak"Türkiye’de son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşları mağdur etmediklerini söyleyen Erdoğan, "Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir’de, Elazığ’da, Bozkurt’ta, Manavgat’ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak. Bakınız İzmir’de afet konutlarının aylık taksiti 1600 lira, Elazığ’da taksitler sadece 1060 lira, Giresun’daki kardeşlerimiz afet konutları için 1400 lira ödüyor. Yani her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Son Kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik, titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık" açıklamasında bulundu."455 bin konutun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz"Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde yapılan 455 bin konutun tüm altyapı bedellerini karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz, böylece altyapı dahil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız, vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak, 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3+1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek, bu fiyat değişmeyecek, 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Dediğim gibi ödemeler anahtarlar teslim alındıktan iki yıl sonra başlayacak. Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz, peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız, 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte bir fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler. Açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı, uğurlu olmasını diliyoruz. Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla, güvenle, güle güle otursunlar diyoruz" şeklinde konuştu."Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız"Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız. Buradaki arkadaşlarımla, teşkilatımızdaki tüm kardeşlerimle her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkartmanın mücadelesi içindeyiz. Cumhur İttifakı olarak terörsüz Türkiye sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli-açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Şurası bir gerçek ki, raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz, her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız."Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevlerini devreden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür etti. Ayrıca Erdoğan, görevi devralan yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya muvaffakiyetler temenni etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:40
Bakan Fidan, UNCTAD Genel Sekreteri Grynspan’ı kabul etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı Genel Sekreteri Rebeca Grynspan’ı kabul etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan’ı Ankara’da kabul etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:38
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:34
Düzce’nin gelecek 50 yılını uzmanlar planladı
Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İSKİ yetkilileri ile ilçe, belde belediye başkanları, kurum müdürlerini bir araya getirdi. Düzce’nin gelecek 50 yıldaki gelişme stratejisine rehber niteliği taşıyan Çevre Düzeni Planı, eksiklerin giderilmesinin ardından uygulamaya koyulacak. Düzce’de imar, tarım, turizm, sanayi ve ticaret stratejilerini yakından ilgilendiren Çevre Düzeni Planı’nın hazırlıkları sona erdi. İlki 2008 yılında hazırlanarak 2020 yılına kadar uygulanan Çevre Düzeni Planı’nın güncellenen veriler ve 2053 yılı projeksiyonunda hazırlanan yeni versiyonu, Başkan Faruk Özlü’nün ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ve bakanlık yetkililerinin katıldığı toplantı ile istişare edildi. Toplantıya İSKİ yetkililerinin yanı sıra Düzce ilçe, belde belediye başkanları ile ilgili tüm kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. "Düzce, gelişmesi bir yana genişlemesi gereken bir şehir" Tüm kurumların katkıları ile hazırlanan Çevre Düzeni Planı hakkında konuşan Başkan Özlü, "Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız Düzce İli Çevre Düzeni Planı’nda son aşamaya geldik. Gerçekten uzun bir çalışma oldu. Bu plan üzerinde hep beraber konuşacağız, istişare edeceğiz. Sizlerin de son görüşlerini alarak bu plana son vereceğiz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından onaylanacak olan bu plan önümüzdeki en az 50 yıl boyunca Düzce’nin şehir planlaması konusunda bize rehber olacak. Düzce çok merkezde sıkışık kalmış bir halde, bu şehrin büyümesi lazım. Bizim amacımız şehri her anlamda genişletmek. Yaptığımız çalışmalarda örneğin spor kampüsü, adalet kampüsü gibi. Şıralık bölgesi, Düzcespor tesislerinin olduğu yer yaklaşık 137 dönüm, artık o bölge spor kampüsü. Merkezden oraya taşıdık, taşıdığımızda bize kızanlar oldu. Bu şehrin biraz genişlemesi ve rahatlaması lazım" dedi. "Deprem gerçeği ile hazırlanmış bir belge" Düzce’de örnek bir şehirleşme hamlesi yürüttüklerinden bahseden Başkan Özlü, 2019’da alınan kat sınırlaması kararını işaret ederek şunları söyledi: "Kat konusunda hassasiyetlerimiz var. 2019 yılında aldığımız meclis kararı ile Düzce’de 4 katın üzerinde bina yapılamaz dedik. Bu kararımızdan hiçbir zaman vazgeçmedik, esnemedik. Çevre düzeni planının şehrimizin gelişmesine, büyümesine rehberlik edecek bir plan olduğunu düşünüyorum. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür ediyorum." "Planın uygulanabilir olması güncel ve doğru verilere bağlı" Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ise, "Düzce’nin sahip olduğu konum sebebiyle sanayi, turizm, tarım ve bunlara paralel olarak ticaret sektörünün gelişmesine müsait bir yer olduğunu görüyoruz. Sektörler arası dengenin kurulması adına da bu planın uygulanmasının elzem olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Üzerinde revizyon yaptığımız bu plandan bahsedecek olursak bu plan, Düzce Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi tarafından 2008 yılında 5302 sayılı Kanun kapsamında onaylanmış ve bugüne kadar da yürürlüktedir. Bu plan 2020 yılı projeksiyon alınarak hazırlanmış bir plandı. Şimdi bu revizyon çalışmaları ile gelecek 50 yıllık projeksiyona göre yeniden düzenlendi. Bu planın eksiksiz ve uygulanabilir bir seviyeye getirilmesi için Düzce Belediyesi nezdinde bugün aramızda olan ilçe ve belde belediyelerinin de en kısa zamanda, gelecek 50 yılda öngörülen nüfusa esas imar planlarının güncel halini bakanlığımıza iletmelerini istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli bir konu" dedi. Çevre düzeni planı ayrıntılarının katılımcılar ile paylaşıldığı toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder