POLİTİKA
CHP Grup Toplantısı 05 Mayıs 2026 Salı - 21:03:53 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Elektriği milyarder ve asgari ücretli yakıyor, aynı vergiyi veriyor. Sudan, toplu taşımadan, giyim kuşamdan alınan dolaylı vergilerin tamamı. En zengin de en fakirde evladına çocuk bezi aldığında aynı vergiyi ödüyor, memlekette ve bu vergilerin toplam vergi toplam yüzde 65" dedi. Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, enflasyona değinerek, "Asgari ücret 4 bin 100 lira eridi. Yani Ocak ayında 28 bin lira denen asgari ücret, şimdi 23 bin 900 lira o anki parayla. Daha önünde bir yıl var. Emekçinin, bir yıl en düşük emekli maaşı 3 bin lira eridi. 17 bin liraya geriledi. En düşük memur aylığı 9 bin lira eridi. Ne diyordu Erdoğan? Ne diyordu? 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız ‘Bana beddua edin’ diyordu. Bakın burada tarih 30.11.2005. 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız ‘Bana beddua edin’ diyor. 3 yılı geçtim Sayın Erdoğan 3 ay önce asgari ücretli 1870 ekmek alıyordu. Hesap ortada. Hani diyorsun ya o makinayı bırak. Altın hesabını bırak. O makineyi eline al. Somun ekmek hesabı yap. 3 ay önce asgari ücretli 1870 ekmek alırken şu anda bin 605 ekmek alıyor. 3 ayda asgari ücretli 265 ekmek kaybı var. Diyorsun ya 3 yıl öncesine daha az ekmek alan bana beddua etsin. Bu milletin irfanında, kültüründe kimseye beddua etmek yok. Türkiye yüzde 32.5’luk enflasyonuyla Avrupa’da açık ara birinci. Bakın öyle bir şey ki Avrupa’da bizden sonra enflasyonu en yüksek olan ülke Romanya yüzde 9.9 enflasyon var. Bu ne demek? Avrupa’da bizim dışımızda enflasyonu çift tane olan yok. Bizim yüzde 32.5. Dünyanın en yüksek 5. enflasyonuyuz. Hem gıdada hem genel enflasyonda" ifadelerini kullandı. Vergi eleştirisi Özel, Türkiye’de toplam vergilerin neredeyse 65’inin dolaylı vergi olduğuna işaret ederek, "En zenginle en fakirin eşit ödediği vergi. Dünyanın en adaletsiz vergisi. Elektriği milyarder ve asgari ücretli yakıyor, aynı vergiyi veriyor. Sudan, toplu taşımadan, giyim kuşamdan alınan dolaylı vergilerin tamamı. En zengin de en fakirde evladına çocuk bezi aldığında aynı vergiyi ödüyor, memlekette ve bu vergilerin toplam vergi toplam yüzde 65. Bunun üstüne bir de yüzde 23, 24 gelirler gelir vergisi var. O ne? Maaşı bankamatikten çekiyorsun ya. Çekmeden içinden kesilen vergi. Bir de bankada bir mevduatın varsa o mevduatın ay sonunda çekmeden içinden kesilen vergi. Bu da yüzde 23,24, yüzde 88, 89’a geliyor. Geriye kalan yüzde 11 Kurumlar Vergisi. Yani esas kazananın kar etmiş olanın Kurumlar Vergisi kardan veriliyor. Ettiği kardan vereceği vergi yüzde 11" diye konuştu. Dış politika eleştirisi Dış politikada iktidarın Trump yönetimine muhtaç olduğunu iddia eden Özel, "Gözünün içine baka baka Avrupa’da yoksun, Çin’le yoksun, Rusya’da yoksun, Amerika’da biz olmasak yoksun, sen bize muhtaçsın, biz seni tercih ediyoruz deyip bir Amerikan Başkanı’nın oğluyla önce İstanbul’da pazarlıklar edip, görüşmenin içeriğin görüşme olduğunda ne tavizler verileceğini bu kürsüden söyledik. Alınacak 250 uçağı da pahalı sıvılaştırılmış doğal gazı da ya da nadir toprak elementleriyle ilgili o Trump’ın ağzını sulandıran ilk iş dünyada nadir toprak elementi neredeyse oraya saran Trump’a bu tavizlerin verileceğini de hepsini buradan söyledik. Sustular. Susarak inkar ettiler. Trump’ın tweetinden sonra gizleyemediler. Şimdi işte o Trump bir müttefik olarak Amerika’dan bahsetmiyorum. Bu iktidarın bağlandığı tek kutup kendi ülkesinde de itibarı kalmayan oyları yüzde 6’lara düşen bu yıl bitmeden Amerika’da topal ördek olacağına hiç şüphe olmayan, hatta belki diğer kanatta da çoğunluğunu kaybederek dönemin sonunu bile getirecek getiremeyecek olan Trump’a bütün ümitlerle bağlamış olan Erdoğan’dan bahsediyorum. Dünyayı krize sokan Trump yönetimi, dünyada otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Net. Macaristan’da Orban’ı tutuyor. Suriye’de ’Şara’ya yıllarca hazırladık’ diyor, kravat giydiriyor. İran’a bile ’ilk günlerde başarılı olacak, dini lideri belirlerken bana soracaksınız, ben söyleyeceğim’ diyor. Dünyanın neresinde bir otoriter varsa onu destekliyor. Sade kendi mi değil? Dünyaya dayatmaya çalıştığı kendince dünya düzeninde teknolojik artlar yani dünyadaki teknoloji şirketlerinin zengin bir yerleri de dünyada nerede bir otoriter var onu seçiyorlar" şeklinde konuştu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "Terörsüz Türkiye projesi siyasi bir proje değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi projesidir"
26 Eylül 2025 Cuma - 16:36 MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "Terörsüz Türkiye projesi siyasi bir proje değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi projesidir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, ’Terörsüz Türkiye’nin siyasi bir proje olmadığını söyleyerek, "Bizim buradaki muradımız hiçbir Mehmetçiğin saçının teline zarar gelmeden, hiçbir vatandaşımız zarar görmeden birlik, beraberlik ve kaynaşma ruhuyla terörü sona erdirmek, terörü Türkiye’nin gündeminden çıkarmak. Sadece Türkiye’nin gündeminden değil, terörü Ortadoğu bölgesinin gündeminden çıkarmaktır" dedi. Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret eden MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Halkı yarın Adana’da yapılacak olan ’Terörsüz Türkiye, Asırlık Kardeşlik’ temalı toplantıya davet eden Özdemir, "Terörsüz Türkiye projesi siyasi bir proje değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi projesidir" dedi. Asıl amaçlarının birlik, beraberlik ve kaynaşma ruhuyla terörü sona erdirmek, terörü Türkiye’nin gündeminden çıkarmak olduğunu vurgulayan Özdemir, "Türkiye, 40 yılı aşkın süreden bu yana mücadele ettiği terör meselesini inşallah yakın bir sürede tamamen gündemden çıkaracaktır. Türkiye, son yıllarda giderek artan milli birlik ve beraberliğimize yönelen ve boyutları derinleşen tehditlerle yüzleşmek durumunda kalmıştır. Bu tehdit ve tehlikelerin bize göre zirve yaptığı nokta 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ ile gerçekleşen darbe girişimi olmuştur ve bu millet iradesiyle defedilmiştir. Uzun yıllardan bu yana Türkiye’de etnik ve mezhep temelli ayrımcılık ve bölücülük fitnesi üzerinden ve bunlara dayalı terör faaliyetleri üzerinden netice almaya çalışan çevreler oldu. Bu çevreler Türkiye’yi kendi iç gündemine hapsetme, kendi iç gündemiyle oyalama, dışarıda yaşanan gelişmelerden ise Türkiye’yi uzak tutma çabalarının birer parçası olmak suretiyle farklı senaryoları hayata geçirdiler. Bugün bilhassa İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırımın akabinde aynı ülkenin Filistin, Lübnan, Suriye, İran, Yemen ve son olarak Katar’a yönelik saldırılarından sonra ve buna mukabil İsrailli bazı yetkililerin bizzat açıklamalarına bakmak suretiyle İsrail’in fütursuzluğuna ve saldırganlığında sınır tanımayacağı, İsrail’in asıl maksadının topraklarını genişletmek olduğu, safsata bir hayalin peşine düşmek suretiyle hem bölge ülkelerinin istikrarını bozmak hem de toprak bütünlüğünü bozmak gayretiyle faaliyetlerini yürüttüğünü gözlemliyoruz. Bu şartlar altında da Türkiye, iç barışını tesis etmeye yönelik üstün gayretler sergilemiştir. Cumhurbaşkanımızın 2024 yılında Türkiye’nin iç cephesinin güçlendirilmesi gerektiğine yönelik açıklamaları olmuştur. Buna mukabil genel başkanımız da benzer bir ifadeyi tekrarlayınca Mecliste DEM Partililerin elini sıkmış ve DEM Parti’ye terörle arasında mesafe koyması gerektiği yönünde çağrıda bulunmuştu. Aradan geçen zaman zarfında terör örgütü de kurucusu Abdullah Öcalan’ın çağrısına uymak suretiyle kongresini toplamış, silahlarını yakmış ve bugün de PKK terör örgütünün elinde bulunan silahların peyderpey güvenlik güçlerinin kontrolünde teslim alındığını görüyoruz. Dolayısıyla milli birlik ve beraberliğimiz, ’Terörsüz Türkiye’ gerçeğiyle bundan sonraki dönemde daha da fazla pekişecek ve 21. yüzyıla doğru yeni hayatımızla beraber Türkiye iç barışını da tesis etmek suretiyle etnik ve mezhep temelli ayrımcılık fitnesine karşı toplumda oluşturulan bu ayrımcılığı yönetimde kaynaşmaya çevirmek suretiyle inşallah aşacak ve daha büyük potansiyele erişecek. Bizim buradaki muradımız hiçbir Mehmetçiğin saçının teline zarar gelmeden, hiçbir vatandaşımız zarar görmeden birlik, beraberlik ve kaynaşma ruhuyla terörü sona erdirmek, terörü Türkiye’nin gündeminden çıkarmak. Sadece Türkiye’nin gündeminden değil, terörü Ortadoğu bölgesinin gündeminden çıkarmaktır. Çünkü uzun yıllardan bu yana baktığınız vakit hem etnik hem mezhep temelli ayrımcılık ve bölücülük fitnesi ile terör faaliyetleri Ortadoğu’da ne yazık ki hemen hemen her ülkenin rejimlerinin zayıflamasına sebebiyet verdi. Hatta ve hatta devlet otoritesinin çökmesine sebebiyet verdi. Şimdi 21. yüzyılda Türkiye, bölgesinde lider ülke olarak artık küresel liderlik hedefiyle hareket ederken, terörden tamamen kendisini ve çevresini arındırmak suretiyle kendi istikrarını tesis ederken bölgesine de istikrar vaat eden bir anlayışı yayabilmenin arayışı içerisindedir. Terörsüz Türkiye projesi siyasi bir proje değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi projesidir" dedi. Terörsüz Türkiye düşüncesinden rahatsız olanların Ortadoğu’da kan ve gözyaşının hakim olmasını isteyen çevreler olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Baktığınız vakit bugün ’Terörsüz Türkiye’ düşüncesinden ve hedefinden rahatsız olan çevrelerin ne hikmetse Ortadoğu bölgesinde kan ve gözyaşının hakim olmasını isteyen, sınırları değiştirmek isteyen çevrelerle aynı görüşü paylaştıklarını da ne yazık ki gözlemlemiş bulunuyoruz. Hasbelkader bir dönem Milliyetçi Hareket Partisi içerisinde bulunup bugün başka yerde olanlar; adeta utanmasalar dönüp PKK terör örgütüne ‘Siz niye silah bırakıyorsunuz’ çağrısında dahi bulunacak bir fütursuzlukla siyaset yaptıklarını zannediyorlar. Bunu da aziz milletimizin takdirine bırakıyoruz. Buradaki temel muradımız Türkiye’nin huzur iklimine kavuşmasıdır. Çünkü bu huzuru yakaladıktan sonra Türkiye, diğer alanlarda önemli atılımlar yapabilecek kuvvet ve kudreti kendisinde bulabilecektir" şeklinde konuştu. MHP kadrolarının Türkiye’nin 81 ilin tamamında milletle el ele olduğunu da belirten Özdemir, "En başından itibaren Kayseri’de teşkilatlarımız sahada. Bizler, 81 ilin tamamında Milliyetçi Hareket Partisi kadroları olarak genel başkanımızın talimatlarıyla aziz milletimizle el eleyiz. Bizi sevindiren ve memnun eden durum şu; kuzeyi, güneyi, doğusu, batısı vatanımızın neresi olursa olsun gittiğimiz her yerde bizi karşılayan her bir vatan evladının ’Terörsüz Türkiye’ hedefini kabullenmiş olması ve bu çabalarının arkasında desteğini sunmasıdır" ifadelerini kullandı. "Yeni ve sivil bir Anayasa’nın yapımına ihtiyaç var" Gündemde olan Anayasa değişikliği ile ilgili olarak da açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, "Mecliste komisyon ilgili çalışmalarını sürdürüyor. Hem siyasi partilerin görüşlerini almak suretiyle hem toplumun diğer kesimlerini temsil eden sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşların görüşlerini almak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sürdürülen komisyon faaliyetleri, çalışmalarını ekim ayı ortasına kadar tamamlayacaktır. Bu çalışma ve çabaları bir anayasa değişikliği olarak farklı fitne yaymak suretiyle toplumun aklını bulandırmaya çalışanlara karşı aziz milletimizin şunu bilmesi lazım; burada hassasiyet terörün bitmesidir. Ne Anayasa’nın ilk 4 maddesi tartışılması gündemdedir ne de bu anlamda ilgili maddelerle beraber Türkiye’yi kendi bünyesinde meşgul edecek tartışmalara sebebiyet verecek bazı hususların değerlendirilmesi konusu gündemde değildir. Anayasa’nın ilk 4 maddesi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin her zaman olduğu gibi kırmızı çizgisidir. Bundan geri dönüş olmaz. Toplumumuzun ihtiyaç duyduğu yeni hükümet sistemimizle beraber uyumlu olacak, Türkiye’yi milli hedeflere ulaştıracak yeni ve sivil bir Anayasa’nın yapımına da ihtiyaç olduğu gerçeğini de vurgulamaktan geri durmuyoruz" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay: "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır"
26 Eylül 2025 Cuma - 15:41 MHP Grup Başkanvekili Akçay: "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesine ilişkin, "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır. Burada en hassas olduğumuz nokta bu görüşmelerin bölgemizdeki barışın, huzurun tesisi bakımından Türkiye’nin oynadığı başat role destek vermesi gerekir ve bu beklenti içerisindeyiz" dedi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın ve yönetimini ziyaret etti. Basın mensuplarının da katıldığı ziyarette Akçay, yerel basının önemine dikkat çekerek, basın çalışanlarının özlük haklarının ve mali şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Akçay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada dünyada vicdanlı insanların hislerine tercüman olduğunu ve herkesi gururlandırdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesiyle ilgili de olumlu sonuçlar beklediklerini dile getiren Akçay, "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır. Burada en hassas olduğumuz nokta da bu görüşmelerin bölgemizdeki barışın, huzurun tesisi bakımından da Türkiye’nin oynadığı başat role destek vermesi gerekir ve bu beklenti içerisindeyiz. Bu bakımdan da ümitliyiz" diye konuştu. Akçay, iki liderin görüşmesinin "Terörsüz Türkiye" sürecine de olumlu katkı sunacağına inandığını vurguladı. CHP’yi eleştiren Akçay, "Bir siyasi partinin belediyeleri haklarındaki bu yolsuzluk, rüşvet, iltimas, irtikap gibi iddialar ile arasında bir kurumsal set çekmesi lazım. Yargı, sığınacağınız son sığınaktır. Bunu da saygıyla karşılayıp, bunun hukuki ve siyasi mücadelesini vermek lazım. Bütün iddiaları da bulunan şikayetçiler, ihbarcılar, itirafçılar kendi partilerinin mensupları. ’Masumiyet karinesi esastır’ diye devamlı tekrarlayan ise Milliyetçi Hareket Partisi. Yargı hükmünü verene kadar kimse suçlanamaz ama aklanamaz da. Biz kimseyi suçlamadık, suçlamıyoruz. Daha geçtiğimiz haftalarda Bayrampaşa Belediyesi için yapılan operasyonda, İstanbul bir ilçe yönetiminden iki MHP üyesi şahsın adı geçer geçmez ihraç sistemiyle disipline sevk edildi ve ihraç edildi. Bu yargıyla partinin kurumsal yapısı arasına set çekmektir. ’Aklan gel’ kardeşim. 2010 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak görevden uzaklaştırılmıştı. Genel Başkanımız ’Aklan gel’ dedi ve yargılandı Aytaç Durak. O zaman biz demedik ki ’Bu MHP’ye yapılan bir operasyondur, vesairedir’. Daha evvel de yaşanan bunun örnekleri var" dedi.
MHP heyeti "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde Kilis’te
26 Eylül 2025 Cuma - 14:27 MHP heyeti "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde Kilis’te Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, partisinin "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde MYK üyeleri Mesut Gönül, Gökhan Güneri ve Mehmet Onur Kasım ile birlikte Kilis’i ziyaret etti. Durgun, 9 Ağustos’ta Erzurum merkezli 9 il ile başlayan "Terörsüz Türkiye" programının 27 Eylül’de tamamlanacağını söyledi. MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde MYK üyeleri Mesut Gönül, Gökhan Güneri ve Mehmet Onur Kasım ile birlikte Kilis’i ziyaret etti. Heyet, MHP İl Başkanlığı’nda İl Başkanı İbrahim Halil Yılmaz, Musabeyli Belediye Başkanı Mehmet Ölmez ve ilçe başkanları ile diğer protokol üyeleri tarafından karşılandı. Burada bir açıklama yapan Milletvekili Durgun, 1 Ekim 2024’te Meclis’in 28. yasama döneminin açılışında Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmanın ardından genel başkanları Devlet Bahçeli’nin DEM grubu eş genel başkanına taziyesi dolayısıyla elini sıkmasıyla başlayan süreci hatırlattı. 22 Ekim 2024 tarihli MHP grup toplantısında Bahçeli’nin üç başlıkta teklif sunduğunu belirten Durgun, "Birincisi terör örgütünün lağvedilmesi ve silahların teslim edilmesi, Türk yargısının verdiği hükme razı olunması yönündeydi. Bu sürecin ardından 27 Şubat’ta yapılan açıklama, 12 Mayıs’ta terör örgütünün feshi ve temmuz ayında silahların yakılmasıyla başlatılan süreçte ilerliyoruz" dedi. Milletvekili Durgun, TBMM’nin çalışmalarına temmuz ayı itibarıyla ara vermesi sonrası Genel Başkan Devlet Bahçeli ve teşkilatlardan sorumlu MYK üyesi Edip Semih Yalçın’ın koordinasyonunda "Terörsüz Türkiye" programlarının 81 ilde uygulanmaya başladığını ifade etti. Durgun, 9 Ağustos’ta Erzurum merkezli 9 il ile başlayan toplantıların 27 Eylül’de Adana merkezli 9 il ve Kilis’in de dahil olduğu Gaziantep merkezli 9 ilin katılımıyla tamamlanacağını söyledi. Toplantılar öncesinde milletvekilleri, MYK üyeleri, başkanlar ve teşkilat mensuplarının illerde önemli STK’lar, ticaret ve ziraat odaları ile vatandaşları Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin ıslak imzalı davetiyesi ile toplantılara çağırdığını ve yarınki toplantının iki ana teması olduğunu belirten Durgun, "Bunlar, partimize atılmak istenen iftiralar ve algılar ile siyaset üstü bir konu olan Terörsüz Türkiye çalışmalarıdır. 86 milyonun tamamının desteklediği bu süreci nihayete erdirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Erdoğan-Trump görüşmesi) Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini arttıran bir toplantı olduğunu görüyoruz"
26 Eylül 2025 Cuma - 13:50 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Erdoğan-Trump görüşmesi) Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini arttıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Türkiye’ye ümit ediyorum ki yeni kapılar açacak, yeni adımlar atılmasına vesile olacaktır. Yeni bir dönemdir, o açık görünüyor. Türkiye olarak da, Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28. Dönem 3 yasama yılı faaliyetlerini değerlendirdi. Kurtulmuş, TBMM’nin dünyadaki en önemli meclislerinden biri olduğunu söyleyerek, "Her şeyden evvel devlet kuran bir Meclistir ki herhalde bu özelliğiyle dünyada benzeri yoktur. Ayrıca siyasetin gücünün yüksekliği, siyasi gücünün yüksekliği bakımından da dünyada örnek meclislerden birisidir. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi kurumsal kapasitesi bakımından da birçok meclis tarafından dikkatle takip edilir. Hatta açık söyleyebiliriz ki örnek alınan meclislerden birisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi şüphesiz milli iradenin merkezidir. Milletin taleplerinin, beklentilerinin gerçekleştirildiği bir yerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi müzakerelerin de verildiği, en olgun şekilde verildiği bir kurumdur. Bu anlamda farklı siyasi kararların olgun bir şekilde çatısı altında müzakere edildiği, tartışıldığı ve milletin talepleri, beklentilerinin karşılanmaya çalışıldığı, sonunda çözülmeye gayret edildiği, devletin kurumsal yapılarının güven içerisinde hareket etmesi için de önemli bir kurumdur. Ayrıca şunu da çok açık söyleyebiliriz ki aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’deki diğer bütün kurumlar da güvendiği için yasa yapma yeteneği, gücü vesilesiyle Türkiye’deki bütün kurumların genel işleyişlerini ve çerçevesini de ortaya koyabilecek bir siyasal ve güçle donatılmış olan bir meclistir" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin ise şunları söyledi: "Terörün bitirilmesi, Türkiye’de terörsüz bir Türkiye oluşturulabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon oluşturuldu. 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü çalışmalarıyla büyük bir mesafeye ulaştı. Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda Türkiye artık terörle ilgili kaybettiği yıllarındaki ağır ekonomik ve insani bedelleri geride bırakacak, yeni bir sayfa açarak, barış bulduğu, kardeşlik içerisinde yoluna devam edecektir. Zaten komisyonun adına da yansıdığı gibi milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi alanlarında görüşlerin tartışıldığı, tekliflerin en sonunda ortaya konularak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iletileceği bu tarihi komisyon, esas itibarıyla her kararla büyük tarihi bir faaliyet icra etmektedir" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, İsrail’in saldırgan tutumuna dikkat çekerek, TBMM’nin dış politika konusunda da görüş bildirdiğini ve bildiri yayımladığını hatırlattı. Kurtulmuş, "28. dönemin 3. yasama yılında da defaletle Meclis’te ya başkanlık tezkeresi olarak ya da partilerin ortak bildirisi olarak görüşlerini dile getirmiş ve uluslararası camiada dünya parlamentolarına örnek teşkil etmiş, en son yaptığımız toplantıda Meclis Olağanüstü toplantısında alınan karar her ne kadar Meclis Başkanlığı tezkeresi olarak katılan 442 milletvekili ittifakıyla kabul edilmiş olsa da Meclis’te grubu bulunan siyasi parti ve grubu bulunmayan diğer siyasi partiler de aynı metine imza atarak milli iradenin savunucusu olduklarını açık bir şekilde ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla içeride ve dışarıdaki bütün gelişmelerde millet adına süreçlere vaziyet eden, karar alan, öncülük yapan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi mevcuttur ve çok şükür her alanda, uluslararası alanda da Türkiye Büyük Millet Meclisi sesini en güçlü şekilde ifade edebilmektedir" diye konuştu. "Yaklaşık 91 grup ve kuruluş, kişi görüşlerini ve önerilerini Komisyonumuza sunmuştur" Kurtulmuş, Meclis’in faaliyetlerine ilişkin olarak, "28. dönem 3. yasama yılında 798 kanun teklifi milletvekilleri tarafından Meclis Genel Kurulu’na sunulmuş, 2 kanun teklifi de Cumhurbaşkanı tarafından Meclise sunulmuştur. Bunlar bir kısmı Meclis Genel Kurulu’nda, bir kısmı da Mecliste yer almaktadır. 3. yasama yılında 32 kanun kabul edilmiş, 46 Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı alınmıştır. 901 saat 44 dakika çalışarak yaklaşık 37 bin sayfa tutanağın tutulduğu toplantılar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Meclis Genel Kurulu’nun yanında ihtisas ve araştırma komisyonlarımızda da toplantılar yapılmış, 995 saati aşkın toplantılar bu komisyonlarımızda düzenlenmiştir. Hiç şüphesiz Mecliste variyetini gösteren komisyonlarımızdan birisi de demin ifade ettiğim, tarihi bir nitelik taşıyan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. Bu komisyon uzun bir hazırlık döneminden sonra Meclis’te temsil edilen partilerin biri dışında hepsinin temsil edildiği çok yüksek bir siyasal temsil kapasitesiyle kurulmuş ve ilk toplantısını 5 Ağustos tarihinde gerçekleştirmiştir. 5 siyasi parti grubu ve Mecliste temsil edilen 6 partiden oluşan 51 üyelik bir komisyondu. Şimdiye kadar 12 toplantı gerçekleştirilmiş ve toplamda 54 saati aşkın müzakereler yapılmıştır. Bu süreçte de yaklaşık 91 grup ve kuruluş, kişi görüşlerini ve önerilerini Komisyonumuza sunmuştur. Yazılı soru önergeleri bakımından da çok yoğun bir dönem geçirildi. 17 bini aşkın soru önergesi sorulmuş, bunlardan 9 bine yakını cevaplandırılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sorulan soru önergesi 90’dır, bunun 84 tanesi cevaplandırılmış, 2’si ilgilisi tarafından geri çekilmiş, 4 soru önergesi de cevaplandırılma aşamasındadır. Meclis araştırma önergeleri ortaya konulmuş, çok yoğun çalıştığımız alanlardan birisi. Üçüncü yasama yılında bin 352 meclis araştırma önergesi verilmiş, kabul edilen 42 önerge ile 7 meclis araştırma komisyonu kurulmuştur" dedi. "Henüz bu konu Komisyonun gündemine gelmemiştir" Kurtulmuş, gazetecilerin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Abdullah Öcalan ile görüşüp görüşmeyeceği sorusu üzerine, "Komisyonun nasıl karar alacağı biliniyor. Henüz bu konu Komisyonun gündemine gelmemiştir" dedi. Komisyonun çalışmalarına ilişkin soru üzerine de Kurtulmuş, "Başlangıçta 31 Aralık nihai tarih olarak koyduk. Eğer gerekirse ikişer aylık sürelerle Komisyon çalışmalarını uzatmanın yetkisi veriliyor. Beklentilerimin üstünde olduğu bir süreç sürdürüyoruz. Yani şeffaf, açık. Komisyon tarafından bu süreçle ilgili kimler varsa, kimler olabilirse gerek STK’lar olarak, üniversite hocaları olarak, kitlesel örgütlerin temsilcileri olarak, bunların hepsinin ya da bu süreçten mağdur olan ailelerin, başta şehit ailelerimizin olmak üzere, gazilerin olması dinlenmesidir" ifadelerini kullandı. Terör örgütünün silah bırakmasının devam edip etmediği sorusu üzerine Kurtulmuş, "Burada çatışma çözümleri üzerinde söz alan öğretim üyesi arkadaşlarımız, dünya örneklerinden ifade ettiler. Bizim şu anda Türkiye’de geldiğimiz nokta, başka örneklere baktığımız zaman, 5 ila 9 yıl arasında, değerlidir, önemlidir. Ama dediğiniz gibi silahların tamamen bırakılması, artık Türkiye için çatışma döneminin geride kalmış olması en hızlı hususlardan birisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yapacağı bir şey değil, Türkiye Birliği Meclisi bu sürece sadece vaziyet eder. Esas itibariyle devletin güvenlik kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genelkurmay Başkanı başta olmak üzere terörle mücadele ile ilgili güvenlik kurumları, saha tespitlerini yaparlar ve bunlar yine devletin ilgili güvenlik kurumu tarafından tespit edilir, kayıt altına alınır. Örgütün müdürüyle silah bıraktığı ve fesih sürecinin tamamlandığı ortaya konulursa bu süreçlerin hepsinde Meclis, Komisyon olarak biz sadece gözlem yapabiliriz, duruma vaziyet ediliriz. Ama nerede, kim, kaç tane silah bıraktı, bu bizim işimiz değil" şeklinde konuştu. Yasal düzenleme konusunda pedalın iki tarafı gibi iki ayağın birlikte hareket etmesinin önemine işaret eden Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ihtisas veya araştırma komisyonu olmadığını söyledi. Kurtulmuş, "Bir ana çerçeve biz Türkiye Birlik Millet Meclisi’ne sunacağız. Bunu Komisyonun nihai raporuyla, diğer konuların hepsini de bunun içerisine tercih ederek sunacağız. Komisyonun vazifesi budur. Yasa çıkarmak ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorumluluğu olabilir. Meclisin kurduğu bu komisyon, bir yasa hazırlama komisyonu değil, bir rapor sunarak Meclise bunu göndermektir" dedi. "Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti ve ABD Başkanı Trump ile görüşmesine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, önemli bir ziyaret olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "Sadece Sayın Cumhurbaşkanımızın Trump’la görüşmesi değil, Cumhurbaşkanımızın diğer çalışmalarının tamamı, Genel Kurul konuşması, gazete, özel konuşması, Trump’la beraber Müslüman ülkenin derneğiyle birlikte yaptığı görüşmelerin hepsini bir bütün olarak gördüğümüzde, son dünkü Trump görüşmesinde bizim açımızdan oldukça olumlu bir sorumluluk ortaya çıkmıştır. Hakikaten önemli bir tarihi gelişmeydi. Bu görüşmeler hem Amerika ilişkileri hakkında, hem bölgedeki dengeler hakkında Türkiye’ye ümit ediyorum ki yeni kapılar açacak, yeni adımlar atılmasına vesile olacaktır. Yeni bir dönemdir, o açık görünüyor. Türkiye olarak da, Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" dedi. ABD Büyükelçisi Barrack’a cevap ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın meşruiyet açıklamasına ilişkin de Kurtulmuş, "Herkesin sözü kendisindedir. Düzelttiğini ifade etti. Ancak bir şey söyledi; ’Siyasi hayatımız boyunca hep demokrasiden yana, milli iradeden yana olduk.’ Türkiye’de meşruiyetin bir tane kaynağı vardır. O da millet iradesidir. Millet iradesinden başka hiçbir odağın Türk siyasetine meşruiyet sağlaması mümkün değildir. Şu anda da Türkiye’de sağlam bir demokrasi vardır, olgun bir demokrasi vardır. Defaetle ve bedelini ödemiş, demokrasinin bedelini ödemiş olan her tarafta olgun bir halk vardır. Bu kadar kısa süren demokrasi tarihimizin kaç kere darbelerle önünün kesildiğini düşünün. Milletin ne kadar büyük bedeller ödediğini biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı, Türkiye’de milli iradenin temsil edildiği, milli iradenin tecelli ettiği bir çatıdır. Meşruiyetin yegane kaynağı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil edilen bir çatısıdır" dedi. "Türkiye artık bu anayasayı taşıyamıyor" Yeni anayasa konusunda Kurtulmuş şunları kaydetti: "Bir ülkenin demokrasisini belirleyen dört yasal metin vardır; Anayasa, Meclis iç tüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası. Bütün bunlarla ilgili düzenlemeler yapılabilmesi mümkündür ve elzemdir. Yani şartlar gösterdi ki bunlarla ilgili çalışmaların yapılması ve süratle sonuçlanması lazım. 28. dönemde bir toplantıda Meclis Başkanı seçildikten sonra yaptığım teşekkür konuşmasında bunu ifade etmiştim. Türkiye artık bu anayasayı taşıyamıyor. Daha doğrusu bu anayasa Türkiye’yi taşıyamıyor. Tabii ki benim de şahsi fikirlerim var. Ama Türkiye’nin yeni bir anayasa yapabileceğini, düzenlemeler yapabileceğini ortaya koyabilirim. Bütün bunlarda amaç şudur; Türkiye’nin demokratik standartlarını, Türkiye’de devletin hukuksal kapasitesini artırmak ve Türkiye’de özellikle devlet-millet kaynaşmasını sağlayacak, özellikle güven ortamını teyit edecek adımların atılmasını teyit etmek."
Bakan Tekin, Besni Eğitim Bayramı’na katıldı
26 Eylül 2025 Cuma - 13:33 Bakan Tekin, Besni Eğitim Bayramı’na katıldı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adıyaman’ın Besni ilçesinde düzenlenen Besni Eğitim Bayramı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Tekin, "Türkiye, eğitim öğretim alanında ciddi bir mesafe kat etti" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Besni ilçesinde 27.’si düzenlenen Besni Eğitim Bayramı’na Adıyaman Valisi Osman Varol, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Milletvekili Hüseyin Özhan, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, kurum müdürleri ve çok sayıda kişiyle katıldı. Besni Eğitim Bayramı dolayısıyla ilçe merkezinde düzenlenen ve Besni Ali Erdemoğlu Fen Lisesi’nde sona eren kortej yürüyüşüne de katılan Tekin, burada katılımcılara hitap etti. Konuşmasında eğitimin öneminden bahseden Bakan Yusuf Tekin, "Türkiye şu anda eğitim öğretimle ilgili göstergeler açısından, fiziki, teknolojik göstergeler ve akademik başarı açısından gerçekten dünyada çok farklı bir noktaya erişti. Bunun da örneklerini hem uluslararası raporlar gösteriyor hem de rahmetli Bülent Ecevit Başbakan iken Cumhuriyet’in 100’üncü Yılında Mektuplar diye bir proje başlatıyor. O dönem yani 2001-2002 yılında yazılan mektuplarda o mektupları yazan kişilerin ’Cumhuriyetin 100. yılında nasıl bir eğitim istiyoruz’ mektuplarının içerisinde onları okurken gördüklerimiz, bugün gerçekten Türkiye’de eğitim öğretim alanında ciddi bir mesafe kat ettiğimizi gösteriyor. Öğretmenlerimiz diyor ki ’İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında 40-50 kişilik sınıflarda ders anlatabiliriz’, öğretmenlerimiz diyor ki ’İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında okullarımızda birer tane bilgisayar olur’. Şu anda Türkiye’de okullarımızda ortalama derslik başına öğrenci sayısı 20’li rakamların altına düşmüş durumda. 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamında internet erişim altyapısı var. Hepsinde internet erişim hizmeti var ve hepsinde dünyanın en büyük eğitim öğretim portalı olan içerik olan EBA‘ya erişim mümkün. Bu tabloyu bize yaşatan, bu tablonun yaşatılmasında, bu gururun bize yaşatılmasında emeği geçen siyasetçilerimize, bürokratlarımıza, bakanlarımıza hepsine teşekkür ediyoruz" diye konuştu.