Son Dakika
|
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
İngiltere: "3 Britanyalı, hantavirüse yakalandı"
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
Kağıthane’de metrobüs yangını!
İran: "ABD’nin teklifini değerlendirmeyi sürdürüyoruz"
POLİTİKA
Battalgazi Belediyesi Mayıs ayı meclis toplantıları tamamlandı
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:13:04
Battalgazi Belediye Meclisi’nin Mayıs ayı ikinci ve son birleşimi Belediye Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Battalgazi Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantıları tamamlandı. Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen Mayıs ayı ikinci birleşimi, Battalgazi Belediyesi Meclis Başkanvekili Abdulvahap Şerefhanlı başkanlığında yapıldı. Toplantıda toplam 6 gündem maddesi görüşüldü. Birleşimde imar planlarına ilişkin komisyon raporları, belediyenin mali ve idari işleyişine yönelik bazı düzenlemeler ile belediyeye ait taşınmazlara ilişkin konular ele alındı. Mecliste ayrıca araç ve iş makinesi alımına ilişkin önceki meclis kararlarının revize edilmesine yönelik maddeler değerlendirildi. Ek gündem kapsamında ise yol yapım, bakım ve yenileme çalışmalarına ilişkin bir madde görüşüldü. Battalgazi Belediye Meclisi’nin bir sonraki toplantısının, 2 Haziran Salı günü saat 14.00’te Battalgazi Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda yapılacağı bildirildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:35
Bakan Memişoğlu: "Sağlıkta insan gücümüz en büyük şansımız"
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin bölgesindeki barış ve gelişme rolüne dikkat çekerek, sağlık camiasının ve gençlerin daha çok çalışıp üreterek dünyada söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Memişoğlu, "Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis Eren Üniversitesi’nde (BEÜ) dün başlayan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi’ne katılmak üzere Bitlis’e geldi. Kongrede üniversite öğrencilerine tavsiyelerde bulunarak konuşmasına başlayan Bakan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke" dedi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde savaş ve çatışma ortamında 70 bine yakın insanın öldüğünü ifade ederek şunları söyledi. "Biliyorsunuz, Türkiye çevresinde birçok maalesef çatışmanın olduğu, kardeşin kardeşe kırdırıldığı, 70 bine yakın insanın öldürüldüğü bir coğrafyada yaşıyoruz. Ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke. Ama bu ülkenin, bu medeniyetin geçmişi var. Bu geçmiş de bu topraklarda esasında başlamış. Bizler Bitlis gibi gerçekten iyilik ve doğruluk, barış medeniyetinin temsilcileriyiz. Bu Bitlis’te başlamış ve insanlığa iyilik yapan onları barış içinde yaşamaya teşvik eden hem inancın hem bir medeniyetin temsilcileriyiz. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum; bunu hiç unutmayın. Bugün çevremizdeki maalesef kötülüğü görüyorsunuz. İnsanların birbirini öldürdüğü, katlettiği veya kardeşin kardeşe kırıldığı bir dünyada biraz materyalist, biraz bencil bir dünyada kötülüğün hakim olduğu bir dünyada ve dünya zamanında yaşıyoruz. Siz kötülüğü eleştirebilirsiniz. Ama kötülük kendi işini yapıyor. Burada sorgulanması en önemli şey biz iyilik medeniyetinin insanları olarak iyilik medeniyetinin hele sağlıkçılar iyiliğin temsilcileri olarak ne yapıyoruz sorusudur. Biz daha çok çalışıp daha çok üretmemiz daha kuvvetli olmamız birlikte Hile etmemiz gerek" diye konuştu. Bakan Memişoğlu’ndan gençlere "hedef koyun" çağrısı "Maalesef bazen bizim duygusallığımızı, iyi niyetimizi kullanıp birbirimizle çatıştırarak bu enerjimizi yok ediyorlar" diyen Bakan Memişoğlu, "Bizler farklılıklarını bir araya getirerek onu güçlü hale getirerek dünyayı yönetmişiz. Üç kıtayı yönetmişiz. Onun için yine farklılıklarımızı bir araya getireceğiz. Ben biliyorum ki bugün internet dünyasında, sosyal medyada birçok parametre ile karşılaşıyorsunuz. Ama şunu unutmayın. Yaşam bir hoş seda. Sizler gibi bizler de gençtik. Bu dünyaya bir hoş seda bırakıyorsunuz. Gelip geçici bir dünyadan bahsediyoruz. Sonu olan, sonu belli olan bir dünya hayatından bahsediyoruz. Onun için bu dünyada hoş sedayı nasıl bırakırım diye düşüneceksiniz. Bu hesaba da hoş sedayı bırakırken sıfattan, makamdan çok sizin kendinizin yaptıkları ve kendinize saygınızla alakalı bir şey. bir hayat. Yani şunu ifade etmek istiyorum. İdealizm, adanmışlık bunlar esasında hayatın anlamını ifade eder. Maalesef günümüzde idealizm, adanmışlık, empati veya iyilik tarafının göz ardı edilmeye çalıştığı bir süreçten geçiyoruz ve sizler bu sürece muhatap oluyorsunuz. Onun için idealizminizi, adanmışlığınızı ve insanlığa sevginizi kaybetmeyin. Geçmişimize bakın. Eğer 21 yaşında idealizmi olmasaydı Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethedebilir miydi? Veya 38 yaşında altı dili olan bir adam Samsun’a çıkıp Mustafa Kemal olabilir miydi? İdealizm olmasa, adanmışlığı olmasa o bunları yapabilir miydi? Yoksa çok rahat edebilirdi. Başka yere gidebilirdi. Zaten İstanbul’u fethetmese Trakya’ya geçmiş, Avrupa’ya gidebilirdi. Öteki Altınordu var, yurt dışında yaşamış. O da bırakabilirdi. İdealizm böyle bir adanmışlık peşinde. Onun için bugün burada olmamın ve burada bir idealizmi gör Ömrüm sebebiyle de çok mutlu oldum açıkçası. Çünkü işte Ahmet Eren başka yere yatırım yapabilir veya ticaretle uğraşabilir. Ama bir hoş seda bırakayım. Bir adanmışlığı var. Üniversite yapıyor, yurt yapıyor. Bunu neden yapıyor? İşte o adanmışlık idealizmdir, mutluluktur esasında bu. Bu günlük yaşamıyor. Bu, kendisinden sonra da hoş sedasının devam etmesini sağlar. Bazı insanların ismi ile anarsınız, bazı insanlar çok zengin olabilir, sıfat sahibi, makam sahibi olabilir ama kimse onları hatırlamaz. Onun için hatırlanacaksanız, adanmışlığınızı, idealinizi hiçbir zaman kaybetmeyeceksiniz. Şurayı unutmayın. Eğer elinizden geleni yapıyorsanız, iyi niyetiniz varsa, Allah´tan istemesini de biliyorsanız her hal karda ölümünüz açılır. o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Bunu da unutmayın. Çünkü bizi yaratan her şeyin sahibi eğer sizinle beraberse siz sığınmışsanız ona üstünden, önünden engellenseniz de o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Niyetiniz iyi olursa sonucu da iyi olacaktır. Bunu hiç unutmayın. Ben biliyorum ki bir kısmınız işte ben iş bulabilir miyim? Mezun olsam ne olacak diyenleriniz varsa, hepinize iş var. İşinizi iyi yapıyorsanız, işinizi en iyi şekilde yapıyorsanız, öğrenmişsiniz, bilginiz varsa bu ülkede her türlü işiniz hazır arkadaşlar. Bunu da unutmayın. Ve bizler esasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde işte bu idealizmi olan, adanmışlığı olan insanların artık söz sahibi olacağı bir dünya olsun istiyoruz. Onun için beşten büyüktür diyoruz dünya. Onun için biz onun için gece gündüz çalışıyoruz. Ve sizlerin daha iyi olması için ki ben eminim gençler sizler bizden daha iyi olacaksınız. Sizler bizden daha iyi ülkede yaşayacaksınız. Sizler iyilik tarafını olan insanları daha iyi olacak. Onun için biz elimizden geleni yapıyoruz. Sağlık sistemi anlamında da şunu söyleyeyim. Son 25 senede biz gerçekten sağlıkta inanılmaz işler yaptık. Bakın sadece Bitlis´te 365 hasta yatağı varken ki bunların çoğu koğuş sistemi eski sistemken bugün 1065 tane hasta yatağımız var. Ve herkesin en az 12 kez senede sağlık hizmeti alabildiği bir sağlık ulaşılabildiği birliğimiz var. Ama bunu daha iyi hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Memişoğlu, "Onun için biz ne diyoruz? Bağımlılıktan uzak durun. Sigara içmeyin. Beslenmenize dikkat edin. Hareketli olun. Çünkü bedeninize bakın sağlıklı kadar öncelikli olarak sağlıklı kalmanızı istiyoruz. Türkiye sağlık hizmeti sunduğu kadar sağlık teknolojisini de bilgisini de üretebilir insan gücüne sahip. Ne kadar günah yaparsanız yapın, ne kadar maddi geliriniz de olursa olsun eğer beşeri sermayemiz yani insan gücümüz kuvvetli değilse o geçici gelip geçici olur. Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük. Onun için bu beşeri sermayesinin daha kaliteli olması için, daha iyi olması için ulaşıyoruz. Burada da gördük. Sayın vekilim de söyledi. Diyor ki biz tıp fakülteleri kuruyoruz 126 tane. Buradaki insanlarımızın, öğrencilerimizin, gelecekte sağlığı yetiştiren insanların iyi yetişmesini istiyoruz. Onun için biz öğretim üyeleri Anabilim dalı başkanlıkları, kalitesi, gelişme aşamasında olan her tıp fakültesi ile işbirliğine hazırız. Ama sadece tabela koruyun diye, tıp haksız olsun diye kurulan fakültelerden biz afiliasyon konusunda yani işbirliği konusunda maalesef iyi örneklerimizin olmadığını ifade etmek istiyorum. Onun için şu heyecanı gördüm. Bu adanmışlığı gördük. Bu İsteği görüyoruz. Bu salonu görüyoruz. Onun için biz kaliteli hocalarının olduğu böyle bir altyapıyı hedef edinmiş insanların Tıp fakültesiyle işbirliğini yapacağımıza buradan söz veriyorum. Ancak şunu da ifade ediyorum. Biz daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Çalışmadan hiçbir şey olmaz arkadaşlar. Üretmeden hiçbir şey yapamayız. Güçlü olmamız için birlikte hareket edip, birlikte üretmemiz, birlikte sarılmamız gerekiyor. Evimize bakın, etrafınıza bakın, sosyal medyaya bakın arkadaşlar. Herkes birbirini eleştiriyor. Herkes bir eleştiriyi yapmak için bir şey bulmaya çalışıyor. Ama öncelikli soru sen ne yaptın sorusu değildir demin bahsettiğim gibi. Ben ne yaptım, biz ne yaptık sorusu. Aynaya baktığınız zaman gözleriniz size ben ne yaptım diye sorup da yaptığınızdan mutlu oluyorsanız hayatınızı yaşa Yaşıyorsunuz demektir. Başkası sizin hayatınızı yaşamaz. Siz hayatınızı yaşarsınız" şeklinde konuştu. Sosyal medya konusuna da değinen Bakan Memişoğlu, "Sosyal medyada nereden geldiği belli olmayan bilgilerle birbirinizi eleştirmeyin. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum. Çünkü bu dezenformasyon olabiliyor, iftira olabiliyor. Onun için Gerçeğini araştırın. Eleştirirken lütfen karşınızdakinin duygularını da hisset. Yani diğer bir anlı hisset. Onun için önce eleştirmeden önce kendimizi eleştireceğiz. Biz ne yaptık diye soracağız. Başkasını eleştireceğiz. Ve çok önemli bir şey söyleyeceğim. Biz kötülüğü kötülükle salmayacağız. Biz kötülük Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. İyilikle savacağız. Çünkü kötüyle kötü olursanız eğer siz de kötü olursunuz. Ama kötüyü iyilikle yenerseniz sabırla ve çalışmayla o zaman siz iyilik olursunuz ve kendiniz olursunuz. Ülke olarak da iktidar olarak da parti olarak da bizim düsturumuz iyilikle kötülüğü yeneceğiz düsturudur. Onun için sizlerin Bir sağlık bakanı olarak sağlık kalmanızı istiyorum. Birlikte hareket etmenizi istiyorum. Ben bu üniversiteyi kuranlardan, bu konferansı yapanlardan Allah razı olsun diyorum. Gerçekten Bitlis´in farklı bir yüzüğü benimle karşılaşmış durumdayım" diye konuştu. Programda Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu ve Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş da birer konuşma yaptı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis’te yaptığı yatırımlardan dolayı Bitlisli iş adamı Ahmet Eren’e teşekkür plaketi taktim etti. Bakan Memişoğlu, sırasıyla Mutki Belediyesi ve Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi ziyaretinin ardından kentten ayrıldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:23
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğrenilmiş çaresizlikle malum karakterlerin kendi ruhsuz, umutsuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Bugün Türkiye yeni nesil savaş uçağını, SİHA’larını, elektronik harp sistemlerini, tankını, savaş gemilerini inşa eden, denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her alanda yazılım ve kendi sistemleri yapan bir ülkedir. "Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’ne de tepki gösteren Erdoğan, "Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret etti. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin en ileri teknolojilerinin sergilendiği SAHA 2026’nın anlamlı bir buluşma noktası olduğunu belirterek, "Bu sene 5’incisi tertiplenen fuarımızı, yeni rekorlarla, yeni anlaşmalarla ve yeni iş birlikleri ile taçlandırmanın haklı kıvancı içindeyiz. SAHA 2026’ya bin 500’ü yerli, 263’ü yabancı olmak üzere toplam bin 763 firma katıldı. Fuarda, sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmi heyet ve 108 alım heyeti, sektörümüzle doğrudan temas kurma imkanı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur. Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören güven veren ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir. Türkiye savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır. Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan yüz bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır. İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağı" dedi."Bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir"Güvenliğin artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyamız hızla değişirken, harp sanayimiz köklü bir dönüşüm sürecinden geçerken, bundan elbette güvenlik kavramı da nasibini alıyor. Bir defa şunu hepimiz görebiliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada güvenlik, artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemez. Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime; güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde, bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır. Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir. Bölgemizde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettik. Yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş bir yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduk, olmaya da devam ediyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir. Bugün Türkiye yeni nesil Milli Muharip Uçağını, İnsansız Savaş Uçağını, helikopterini, İHA’sını, SİHA’sını üreten elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden velhasıl denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir" diye konuştu."Savunma ve havacılık ihracatımız 10 milyar doları aştı"Türkiye savunma sanayindeki başarısından söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaşıyoruz. Bakınız, biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı. Türkiye savunma sanayinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak biz bunu tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatında tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktık. Nisan ayı ihracat rakamları geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Savunma ve havacılık ihracatımız nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026’nın ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. Böylece ilk dört ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Yani bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bugün bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Kısa vadede hedefimiz 10 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası iş birliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemiz ile bu hedefimize de vasıl olacağız. Burada şu gerçeğin de altını önemle çizmek istiyorum. Milletimizin göğsünü kabartan; dost, kardeş ve müttefiklerimize güven veren bu başarı hikayesini yazmamız elbette öyle kolay olmadı. Görünür görünmez nice engelle karşılaştık. Ambargolarla, kısıtlamalarla önümüz kesilmek istendi. Parasını ödediğimiz sistemlerin verilmediği günler oldu. Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil; içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da suret-i haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik" diye konuştu."’Balıklar ürküyor’ diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler"Cumhurbaşkanı Erdoğan savunma sanayii hamlelerinin zaman zaman engellenmeye çalışıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası son derece dikkat çekicidir. Türkiye savunma sanayiinde ne zaman kabuğunu kırsa, ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi. ’Başımıza yeni icat çıkarmayın. Dışarıdan almak daha kolay. Ekonomik olarak fizibıl değil" dediler. Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman milli şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da ’balıklar ürküyor’ gibi komik argümanlarla savunma sanayii hamlelerimizi engellemeye çalıştılar. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. ’Balıklar ürküyor’ diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla malul karakterlerin bizi de kendi ruhsuz, umutsuz, ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik. ’Yapamazsınız’ diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2024’te olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız, harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik. Vecihi Hürkuş’un havacılıkta yıllar önce yükselttiği bayrağı rahmetli Özdemir Bayraktar, insansız hava araçlarında doruklara çıkarmış; göklerde büyük bir gururla dalgalandırmıştı. İnanıyorum ki onun izinden gidenler bu emanete hakkıyla sahip çıkacak, Türk savunma sanayiinin şanını yüceltmeye devam edeceklerdir" dedi."Hem devlet hem de millet olarak verdiğimiz her mücadeleyi iç cephemizi tahkim ederek kazandık"Konuşmasında milletin birlik ve beraberliğinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayii ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkası bizim iç cephe olarak tarif ettiğimiz milletin birlik ve beraberliğidir. Şurası bir hakikattir ki milli bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak, böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa böyle bir durumda millet ayakta kalamaz. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa; böyle bir durumda da millet ayakta kalamaz. Bunu istikbal ve istiklal harbimizin en hararetli günlerinde merhum Mehmet Akif, Nasrullah Camii’nde yaptığı konuşmada şöyle dile getirmişti. ’Milletler topla, tüfekle, zırhlı ile, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır’ Dün olduğu gibi bugün de yarın da meselenin nirengi noktası işte budur. Bizim binlerce yıllık tarihimizin neredeyse her devri mücadeleyle geçmiştir. Hem devlet hem de millet olarak verdiğimiz her mücadeleyi iç cephemizi tahkim ederek kazandık. Yeri geldi top seslerini yavrularımıza ninni yaptık. Yeri geldi aç kaldık, susuz kaldık, silahsız kaldık, mühimmatsız kaldık ama hiçbir zaman inancımızı yitirmedik. Birlik ve bütünlüğümüzden ödün vermedik. Biz de iktidarlarımız boyunca maruz kaldığımız nice saldırıyı, nice darbe girişimini, bekamızı hedef alan nice kuşatmayı işte bu ruhla püskürttük" diye konuştu."Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı’dır"Terörsüz Türkiye sürecinden de söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu büyük bir kararlılıkla ifade etmek durumundayım. Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım, ’Terörsüz Türkiye’ süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci; Türkiye’yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli, müreffeh ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Terörsüz Türkiye, bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkem bir mevzidir. Bu mevzinin fikri ve siyasi müşterek karargahı elbette Cumhur İttifakı’dır. Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı’dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir. Bu hedefe ezber kalıplarla değil basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı özgüvenli yaklaşım ile kararlı adımlarla varılabilir. Türkiye, devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş, terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir. Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırası, kutlu emaneti vardır. Bu iradenin temelinde ’Vatan sağ olsun’ diyerek evlatlarını kara toprağın bağrına veren, acısını kalbine gömen anne ve babaların metaneti vardır. Allah’ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Muhabbet iklimini çok sağlam bir şekilde tesis edip kardeşlik bilincini güçlendirerek, husumet duvarlarını tek tek yıkıp fitnelerin kökünü kurutarak, terörün kanlı ve karanlık gölgesini sebepleriyle birlikte bu toprakların üstünden tamamen kaldırarak; aziz şehit ve gazilerimizin fedakarlıklarının boşa gitmediğini tüm dünyaya inşallah hep birlikte göstereceğiz. İnanıyoruz, Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız, inşallah hedefimize ulaşacağız" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:20
Başıboş sokak köpekleri için Erzurum modeli önerisi
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Valilik görevindeyken uyguladığı ‘Erzurum Modeli’yle kentteki tüm sahipsiz köpeklerin toplatıldığına dikkat çeken AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, diğer illerde de ‘Erzurum Modeli’nin uygulanması çağrısında bulundu. AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, başıboş sokak köpekleri için ‘Erzurum Modeli’nin uygulanması çağrısında bulundu. Yaptığı yazılı açıklamada, tüm canlıların Allah’ın yarattığı varlıklar olduğunun altını çizen Fırat, "Dinimiz, hayvanlara eziyet edilmemesini, onlara merhametle yaklaşılmasını emretmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su veren kişinin Allah’ın rızasını kazandığını bildirmiştir" ifadelerini kullandı. "Aileler köpek saldırısı endişesi yaşamamalı" "Bununla birlikte insan hayatını ve halk sağlığını tehdit eden durumlara karşı gerekli tedbirlerin alınması da esastır" diyen Fırat, şöyle devam etti: "Ne yazık ki sahipsiz sokak köpekleri kaynaklı güvenlik sorunları devam etmektedir. Aileler, çocuklarını evden gönderirken köpek saldırısı endişesi yaşamamalıdır. Ancak bugün birçok vatandaşımız başıboş sokak köpeklerinin saldırıları sonucu yaralanmakta, hatta hayatını kaybetmektedir." Çözüm kanunu uygulamaktan geçiyor Bu sorunun çözümünün belediyeler ve yerel yönetimlere kanunla verilen görevlerin eksiksiz yerine getirilmesinden geçtiğine işaret eden Fırat, "Sahipsiz köpeklerin toplanması, bakımevlerine götürülmesi, kısırlaştırılması, aşılanması ve sahiplendirilmesi süreçleri etkin şekilde yürütüldüğünde, sorun büyük ölçüde çözülecektir" değerlendirmesini yaptı. Erzurum modeliyle tüm sahipsiz köpekler toplandı Bu noktada tüm illerde "Erzurum Modelinin" uygulanmasını talep ettiklerini kaydeden Fırat, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum Valisi olduğu dönemde, kentteki tüm sokak köpeklerinin toplatıldığını hatırlattı. Fırat, şunları aktardı: "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çitçi’nin Erzurum Valiliği döneminde yürütülen çalışmalar neticesinde, şehrimizde önemli başarı elde edilmiştir. 29 Eylül 2025 tarihinde Erzurum’da sokakta bulunan köpek sayısı 3 bin 899 olarak tespit edilmiş, yürütülen çalışmalar sonucunda 4 Kasım 2025 itibarıyla bu sayı sıfırlanmıştır. Ayrıca İl Tarım Müdürlüğü koordinesinde toplam 4 bin 512 sahiplendirme işlemi gerçekleştirilmiş, hayvanların sahiplenilmesi teşvik edilmiştir. Erzurum’da 112 Çağrı Merkezi üzerinden yapılan ihbarlar doğrultusunda ekipler anında harekete geçmekte, başıboş sokak köpekleri toplanarak hayvan bakımevlerine götürülmektedir." Ege ve Marmara’dan bile köpek getiriyorlar Erzurum’un en önemli sorunlarından birisinin ise başka illerden ‘transport’ ve ‘yer değiştirme’ yöntemiyle hayvan bırakılması olduğunu açıklayan Fırat, "Sokak köpeği bulunmayan bölgelerde dahi kısa sürede yeni hayvanların ortaya çıktığı görülmektedir. Ege ve Marmara’daki illerden getirildiği anlaşılan küpeli köpekler bile Erzurum’da tespit edilmiştir" bilgisini verdi. 50 dönüm arazi üzerine doğal yaşam alanı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, tüm bu zorluklara rağmen Erzurum’un, örnek ve öncü rolünü sürdürdüğünü vurguladı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından sahipsiz hayvanlar için 50 dönümlük arazi üzerine, 5 bin hayvan kapasiteli doğal yaşam alanı inşa edildiğini aktaran Fırat, "Yaklaşık bir ay sonra faaliyete geçmesi planlanan bu proje dolayısıyla Erzurum Büyükşehir Belediyemizi tebrik ediyoruz" dedi. Vekil Fırat, açıklamasının sonunda "Başıboş sokak köpeklerinden kaynaklanan güvenlik ve sağlık tehdidinin ortadan kaldırılması konusunda Erzurum’daki uygulamaların diğer kentlerde örnek alınması" temennisinde bulundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 20:52
Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı Ankara’da gerçekleşti
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 23:38
Bakan Gürlek: "Faili meçhul dosyalarında devlet olarak kararlı bir irade ortaya koyuyoruz"
3
23 Eylül 2024 Pazartesi- 13:49
Başkan Köksal’ın eşi ile ilgili iddialar yargıya taşındı
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 17:14
AK Parti 7 Haziran’da yapılacak belde belediye başkanlığı seçimleri için adaylarını açıkladı
5
01 Nisan 2024 Pazartesi- 13:24
Kütahya Belediye Meclisinde üye dağılımı belli oldu
17 Eylül 2025 Çarşamba - 16:22
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hitler özentisi tiplerin ’kuyruk acısı’ belki de hiç geçmeyecek"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hitler özentisi tiplerin ’kuyruk acısı’ belki de hiç geçmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda, bundan 27 yıl önce ortaya koyduğumuz tavrı, belki de hiçbir zaman unutmayacaklar. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz, Müslümanlar olarak Doğu Kudüs üzerindeki haklarımızdan tek bir geri adım dahi atmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Bağlıca’da düzenlenen Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesi temel atma töreninde konuştu. Yerleşkenin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında, isimleri Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki kitabeyle birlikte milletimizin kalbine de şanla, şerefle ve elbette hüzünle yazılan tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Yine buradan sizlerin vasıtasıyla dünyanın dört bir yanında devletimizi başarıyla temsil eden, bayrağımızı gururla dalgalandıran diplomatlarımıza sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. Mevla işlerini kolaylaştırsın, yar ve yardımcıları olsun" dedi. Dışişleri Bakanlığı’nın Doktor Sadık Ahmet Caddesi üzerindeki binasının 1988 yılından beri tam 37 yıldır kuruma hizmet verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu binanın Bakanlığın son yıllarda genişleyen vizyonuna, artan ihtiyaçlarına ve personel sayısına cevap vermekte yetersiz kaldığını söyledi. Bu sorunu aşmak amacıyla geçici çözüm olarak Bakanlık birimlerinin Ankara’nın farklı yerlerine dağıtılması hususunun gündeme geldiğini ancak bunun sorunu tam olarak çözemediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Farklı birimlerin mekânsal bakımdan birbirinden kopuk olması; hem iç işleyişte, hem hizmetlerin etkinliğinde çeşitli güçlükleri beraberinde getirdi. Aslında bir süredir Bakanlığımızı, üstlendiği görevlerin ve temsil ettiği misyonun ağırlığına uygun, modern bir yerleşkeye kavuşturmak istiyorduk. Nasip bugüneymiş. En sonunda içimize sinen bir projeyle inşallah bu ihtiyacı gideriyoruz" açıklamasını yaptı. Yeni hizmet binasıyla ilgili bilgileri paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakanlığımızın yeni yerleşkesi, toplam 548 bin metrekare büyüklüğünde bir arsa üzerinde konumlanıyor. Eskişehir yolu ile Bağlıca Bulvarı’nın kesişim noktasında inşa edilecek yeni hizmet binamız, çevredeki diğer kamu kurumlarına da yakın olacak" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 334 bin 500 metrekare kapalı alana sahip yerleşkenin protokol bloğu ofis yapıları, konferans merkezi olmak üzere üç ana kısımdan oluşacağını bildirdi. Erdoğan, "Bunun 203 bin metrekaresi toprak üstü, 131 bin 500 metrekaresi ise toprak altı hacimleri kapsıyor. Projenin toplam inşaat alanı ise 354 bin metrekareyi buluyor. Yerleşke, günlük 6 bin kişiye hizmet verecek bir kapasiteyle tasarlandı. Bin 600 araçlık kapalı otoparkı, 750 kişilik konferans salonu 2 bin 600 kişilik yemekhane ve çeşitli destek birimleri, 1 adet 80 kişilik ve 2 adet 40 kişilik basın toplantısı salonuyla yerleşkemiz; modern, konforlu ve organizasyonel verimliliği yüksek bir eser olacaktır" açıklamasını yaptı. "Ankara’ya yeni bir siluet, Türkiye’ye dış ilişkilerde güçlü bir mimari temsil kazandırmayı hedefledik" Yapının 360 bin metrekarelik yeşil alanı ve 146 bin metrekare büyüklüğündeki sert zemin düzenlemesiyle herkesin rahat edeceği, kullanıcı dostu, ekolojik ve estetik bir yapı olarak şehre değer kazandıracağını belirten Erdoğan, "Mimarideki ’biçim işlevi takip eder’ ilkesine biz bu projede ’biçim gücü ifade eder’ anlayışını da ekledik. Böylece başkent Ankara’ya yeni bir siluet, Türkiye’ye dış ilişkilerde güçlü bir mimari temsil kazandırmayı hedefledik. Ülkemizin küresel duruşunu yansıtan, güçlü, modern ve kalıcı bir eser olan bu yerleşkenin, şehrimizin simgelerinden biri olacağına inanıyorum. Her bakımdan iftihar verici bir projeyi Dışişleri Bakanlığımıza kazandıracak olmaktan büyük mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyorum" diye konuştu. Hariciye teşkilatının asırlara dayanan geleneğiyle devletin yüz akı olmuş bir kurum olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet teşkilatı içinde tarih boyunca müstesna bir mevkiye sahip olan Bakanlığın aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olduğunu sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanlığının tarihine, misyonuna ve temsil sorumluluğuna layık, ihtiyaçlarına göre tasarlanan müstakil bir hizmet binasına kavuşacak olmasının çok kıymetli bir adım olduğunu dile getirdi. Yerleşkenin Türk diplomasisinin hafızasını, bugününü ve geleceğini aynı çatı altında buluşturacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu proje inşallah Dışişleri Bakanlığımızın gurur tablosu olacak, şehrimizde yıldız misali parlayacak. Bugün attığımız temelin hızla yükselmesini ve hasretle beklediğinizi bildiğim projenin bir an önce tamamlanmasını yürekten temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Projeye katkı yapan herkese tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası siyasetin giderek daha değişken, daha belirsiz ve öngörülmez bir hal aldığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel krizlere dikkat çektiği konuşmasında ,"Sık sık söylüyorum; bilhassa içinde bulunduğumuz bölgede her sabah gözlerimizi yeni bir krize açıyoruz. Hükümet olarak tüm bu krizleri, çatışmaları ve belirsizlikleri milletimizin âli menfaatlerine halel getirmeden başarıyla yönetmenin gayretindeyiz. Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Asya-Pasifik’e kadar geniş bir coğrafyada istikrar ve işbirliğinin kökleşmesi için samimiyetle çaba harcıyoruz. Gerektiğinde sesimizi yükseltiyor, hakkı haykırıyoruz" dedi. "Her daim hakkın, hukukun, huzurun ve adaletin yanında yerimizi alıyoruz" Türkiye’nin yürüttüğü diplomasi ve barış çabalarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde çatışan tarafları aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Gerektiğinde mekik diplomasisiyle krizleri daha fazla büyümeden çözmeye çalışıyoruz. Kimi zaman yumuşak gücümüzü, kimi zaman da sert güç yeteneklerimizi kullanarak, gelişmeleri ülkemiz lehine yönlendiriyoruz. Neticede her daim hakkın, hukukun, huzurun ve adaletin yanında yerimizi alıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin diplomasi anlayışının artık herkes tarafından görülüp kabullenildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu dost-düşman fark etmeksizin artık herkes görmüş ve kabullenmiştir: Türkiye, güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir dünyaya inanmakta ve böyle bir dünyanın mücadelesini vermektedir. ’Dünya beşten büyüktür’ tespitimiz bu mücadelenin küresel ölçekte adeta sembolü haline dönüşmüştür" açıklamasını yaptı. Türkiye’nin aynı zamanda dost ve müttefikleri için kara gün dostu bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, "Deprem ve sel gibi doğal afetlerden kardeşlerimizin egemenliğini hiçe sayan mütecaviz eylemlere kadar, bu konudaki hassasiyetimizi farklı vesilelerle çok net ortaya koyduk. Başları dara düştüğünde dost ve kardeşlerimize yardım elimizi uzattık. Savunma sanayii kapasitelerini güçlendirmelerine yardımcı olduk. İkili işbirliklerimizi genişleterek ekonomik kalkınmayı destekledik. Hak ve çıkarlarını koruma çabalarında kendilerine her platformda destek verdik. Yani, büyük devlet refleksi neyi icap ettiriyorsa, biz de ona göre davrandık. İnşallah aynı ilkeli tavrımızı bundan sonra da sürdüreceğiz" değerlendirmesini yaptı. "Tıpkı usta bir satranç oyuncusu gibi her hamlemizi en ince detayına kadar planlıyor; ardından soğukkanlılıkla hayata geçiriyoruz" Türk dış politikasının önceliklerinin istikrarı korumak, huzuru büyütmek, barışı sağlamak ve kardeşlik bağlarını güçlendirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim boş lafla, mulagatla, ucuz polemikle işimiz olmaz. Biz, sınırlarımız içinde ve ötesindeki hedeflerimize kilitlenmiş durumdayız. Şunu altını çizerek ve aynı zamanda gururla belirtmek istiyorum: Bugün Türkiye; hem içeride, hem bölgesinde kendi oyununu kurma ve bunu kimin ne dediğine bakmadan uygulama kudretine sahip bir ülkedir. Tıpkı usta bir satranç oyuncusu gibi her hamlemizi en ince detayına kadar planlıyor; ardından soğukkanlılıkla hayata geçiriyoruz" şeklinde konuştu. "Biz zulme ve zalime boyun eğmeyiz" "Hiçbir tahrik, bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır" diyen Erdoğan, "Allah’ın izniyle tuzağa düşmeyiz; provokasyona gelmeyiz; mikrofon ve klavye kabadayılarının kuru tehditlerine prim vermeyiz. Diplomasinin dili nezakettir; Türkiye’nin dış siyaseti de barış odaklıdır. Fakat bu demek değildir ki, hadsizlikler karşısında susacak, sinecek veya geri adım atacağız. Asla gerilimden beslenenlerin, bölgemizi kan deryasına çevirmek isteyenlerin, coğrafyamızda istikrarsızlığı körükleyenlerin karşısında tarih boyunca olduğu gibi bugün de, yarın da inşallah dimdik duracağız. Tekrar ediyorum biz zulme ve zalime boyun eğmeyiz" şeklinde konuştu. "Faili ister örgüt ister devlet olsun, terör ve katliam bir akıl kilitlenmesidir" Türkiye’nin İsrail’in vahşi saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli mazlumların yanında olmasını kimsenin engelleyemeceğini bir kez daha vurgulayan Erdoğan, "Suriye’den Yemen’e, Lübnan’dan Katar’a İsrail haydutluğunun hedefi olan tüm kardeşlerimizle tam bir dayanışma içinde olmayı sürdüreceğiz. Faili ister örgüt ister devlet olsun, terör ve katliam bir akıl kilitlenmesidir. Bölgemizi esir alan bu kanlı kilit, inşallah eninde sonunda kırılacaktır. Zulümle, soykırımla, barbarlıkla, masum çocukların hayatları pahasına kendilerine güvenli bir gelecek inşa edeceklerini zannedenler; tarihteki niceleri gibi mutlaka kaybedecek, döktükleri kanda boğulacaklardır. Bundan kaçış, kurtuluş yoktur" dedi. "Kudüs, bizimle birlikte 2 milyarlık İslam aleminin ortak davası, hafızası ve ortak mirasıdır" "Asırlarca İslam’ın bayraktarlığını üstlenen bir milletin efradı olarak, 400 yıl Kudüs-ü Şerife hizmetkarlık yapmanın şerefini yaşadık" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Netenyahu bunları bilmez. Buradan haykırıyorum, belki öğrenir. ’La ilahe illallah, İbrahim halilullah’ ifadesinde anlamını bulan hürmet, hikmet, hoşgörüyle bu övülmüş şehri, tüm inanç mensupları için yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu haline biz getirdik. Müslümanlar gibi Hristiyanların ve Musevilerin de hakkına riayet ettik. Bugün de şairin ifadesiyle kalbimizin yarısı Mekke, diğer yarısı Medine’dir; bunların üstünde de bir tül misali Kudüs vardır. Kudüs, bizimle birlikte 2 milyarlık İslam aleminin ortak davası, hafızası ve ortak mirasıdır. ’Arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınar’ olarak gördüğümüz Kudüs-ü Şerifi namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz." "Hitler özentisi tiplerin ’kuyruk acısı’ belki de hiç geçmeyecek" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu’nun söylemlerine sert tepki gösterdi. Türkiye’nin duruşundan asla taviz vermeyeceğinin altını çizen Erdoğan, "Biliyorum, Hitler özentisi tiplerin ’kuyruk acısı’ belki de hiç geçmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda, bundan 27 yıl önce ortaya koyduğumuz tavrı, belki de hiçbir zaman unutmayacaklar. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz, Müslümanlar olarak Doğu Kudüs üzerindeki haklarımızdan tek bir geri adım dahi atmayacağız. Bütün semavi dinlerce kutsal kabul edilen Kudüs’ün tekrar barış, huzur ve güven şehri olması için mücadelemiz sarsılmaz bir azimle, hız kesmeden, gerilemeden, gevşemeden inşallah devam edecektir. Aynı şekilde 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti’nin kurulması için de tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Dışişleri Bakanlığımız, bugün dünyanın hatırı sayılır diplomasi merkezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor" Türkiye’nin Hariciye Teşkilatı’nın köklü geleneğine dikkat çeken Erdoğan, "1523’te Reisü’l-Küttablığın teşekkülüyle bugünkü manada temelleri atılan Hariciye teşkilâtımızın 500’üncü yıl dönümünü 2023’te idrak etmiştik. Bu köklü diplomasi mirası, milletimizin aklı, feraseti ve sabrı ile yoğrulmuş; daima saygı uyandırmış, örnek alınmıştır. Bugün burada, 2025 senesinde, bu yeni karargâhın temellerini atarken, aynı birikimin üzerine yenilerini ekliyoruz. Sizlerin de görevlerinizi bilgi, yetkinlik, fedakârlık ve özgüvenle beş asırlık Hariciye müktesebatının yanı sıra, 2000 yılı aşan devlet geleneğimizin rehberliğinde yerine getireceğinize gönülden inanıyorum. Milletimizin Bakanlığımızdan beklentisi her zaman yüksek olmuştur. Bugün de karşı karşıya bulunduğumuz tehditlerin büyüklüğü, bu beklentiyi daha da artırmaktadır. Bakanlığımızın bu beklentiyi karşılama noktasında en küçük bir zafiyete düşmeyeceğini çok iyi biliyorum. Dışişleri Bakanlığımız, bugün dünyanın hatırı sayılır diplomasi merkezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Birazdan temelini atacağımız yerleşkemizin de hizmete girmesiyle inşallah Bakanlığımızın çalışma imkan ve kabiliyetleri daha da artacaktır. Yerleşkemiz tamamlandığında Türkiye’nin küresel barış, istikrar ve adalet için verdiği mücadelenin yeni üssü haline gelecektir" dedi. Burada alınacak kararlar, yürütülecek müzakereler ve tüm dünyaya verilecek mesajların Türkiye’nin küresel vizyonuna güç katacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Temel atma törenini gerçekleştirdiğimiz bu hizmet binasının Hariciye Teşkilatımıza layık, ikonik bir eser olacağından hiçbir şüphe duymuyorum. Böyle bir projeye öncülük eden Dışişleri Bakanımızı; projeye destek veren Çevre Bakanımızı, projeyi yürütecek olan TOKİ Başkanlığımızı bir kez daha tebrik ediyorum" diye konuştu. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende inşaatın süresi ile ilgili müteahhit firmadan bilgi aldı. Yerleşkenin yapımını üstlenen firmanın yetkilisine çalışmaların ne kadar sürede tamamlanacağını soran Erdoğan, “2 yılda tamamını bitireceğiz efendim” cevabını aldı. Bunun üzerine Erdoğan, “2 yılda tamamını bitireceksin. Bu çok önemli. Ekran dışında salonda olanlar buna şahit. Ama bir de Türkiye geneli buna şahit” dedi. Yaşanan diyalog törene katılanları gülümsetti.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 16:00
Bakan Fidan: "Dağılmış halde hizmet eden bakanlığımız artık tek çatı altında modern bir karargaha sahip olacaktır"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yerleşkesinin stratejik öneme sahip olduğunu dile getirerek, "Kimi zaman başka kurumların çatısı altında, kimi zaman farklı binalara dağılmış halde hizmet eden bakanlığımız artık tek çatı altında çağın ihtiyaçlarına cevap veren modern bir karargaha sahip olacaktır" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yerleşkesinin temel atma töreninde konuştu. Projeyi 9 Ağustos 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunduklarını belirten Bakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yerleşkesinin stratejik öneme sahip olduğunu dile getirerek, "Kimi zaman başka kurumların çatısı altında, kimi zaman farklı binalara dağılmış halde hizmet eden bakanlığımız artık tek çatı altında çağın ihtiyaçlarına cevap veren modern bir karargaha sahip olacaktır. Yeni yerleştiğimiz bu bakımdan stratejik önemi haiz bir projedir. Bugün temellerini attığımız yerleşkeyle dış politikamızın kurumsal mekanını çağımıza ve vizyonumuza uygun şekilde yeniden tasarlıyoruz. Yeni yerleşkemiz diplomasi anlayışımızın dönüşümünü, kurumsal gücümüzün katlanarak artışını, çağı yakalama ve ötesine geçme irademizi ve Türkiye yüzyılı hedeflerine yürüyüşümüzü sembolleştiren bir eser olacaktır. Devletimizin uluslararası arenadaki vakarının yansıyacağı bu mekan, diplomasi tarihimizde yeni bir sayfa açarken geçmişten tevarüz eden birikimimizi de yarınlara taşıyacak güçlü bir sembol olacaktır. Zat-ı devletlerinin ifade ettikleri üzere bizim alametifarikamız eser ve hizmettir" ifadelerini kullandı. Hariciye için azameti, işlevi ve sembolik değeriyle müstesna bir merkez inşa edildiğine dikkati çeken Bakan Fidan, "Yerleşkemiz iki etapta tamamlanacak. İlk etabın 550 gün içinde, tamamının ise inşallah 3 yıl içerisinde hizmete girmesi hedeflenmektedir. Sayın Cumhurbaşkanım, küresel ve bölgesel ölçekte karşı karşıya kaldığımız güçlü ve etkin bir dış politika ihtiyacını daha da görünür kılmaktadır. Bakanlığımızın sürekli değişen ve evrilen bir dünyada daha verimli çalışabilmesi ve meydan okumalara etkin bir şekilde cevap verebilmesi için daima kendini yenileyen, çağa uyum sağlayan bir yapıda olması gerekiyor. Bu sebeple kurumsal olarak gelişimi önceliyor, kendimizi sürekli gözden geçirerek, yenileyerek vazifemizi en güzel şekilde ifa etmeye gayret ediyoruz. Bu çerçevede zat-ı devletlerinin yüksek tensipleriyle mevzuatımızı güncelledik. Teşkilat yapımızı, personel ve terfi politikalarımızı çağımızın ihtiyaçlarına cevap verebilecek hale getirdik" diye konuştu. "Kapsamlı diplomatik münasebetlere uzanan bir evrim yaşanmıştır" Türkiye’nin yurt dışındaki ağını genişlettiklerini aktaran Bakan Fidan, şu ifadelere yer verdi: "263 dış temsilciliğimizle dünyanın en geniş üçüncü diplomasi ağına sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanım, modern diplomasinin teşekkülüyle birlikte 17. ve 18. yüzyılların teammülleri yerini yeni usullere ve daha kurumsal yöntemlere bırakmıştır. Geçici mahiyette yürütülen temaslardan bugün karşılıklı bağlılıklarla örülü, girift ve kapsamlı diplomatik münasebetlere uzanan bir evrim yaşanmıştır. Günümüz dünyasında artık uluslararası ilişkilerin çok boyutlu, çok katmanlı ve çok paydaşlı niteliği öne çıkmaktadır. Bu çerçevede asırlara dayanan bir geleneğin mirasçısı olan Dışişleri Bakanlığımız da kanunla zat-ı devletlerinin tayin ettiği dış politika vizyonunu hayata geçirmek, bütün yönleriyle koordine etmek ve küresel alanda temsili sağlamakla mükelleftir. Sizin vizyonunuz tarihimizin derinliklerinden süzülüp gelen ve asırlardır devam eden hak ve hakikat yolculuğumuzun modern çağda stratejik duruşa dönüşmüş halidir. Bu anlayış doğrultusunda ülkemizin güvenlik, savunma, teknoloji, ekonomi, ticaret, enerji, ulaştırma, sağlık, kültür, turizm dahil hedeflerini bütüncül olarak ele almaktayız. Tüm bu sahalarda dış ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla uygulama ve koordine etme sorumluluğumuzu ilgili kurum ve kuruluşlarımızla yakın ve etkin bir eş birim içerisinde yerine getirmekteyiz. İşte bu yoğun faaliyet döngüsünü uyumla yürütmek ve zat-ı devletlerinin tensipleriyle belirlenen stratejiyi hayata geçirmek, güçlü bir altyapı ve titiz bir kurumsal çalışma gerektirmektedir." Savaşların önlenmesinde ve sonlandırılmasında Türkiye’nin diplomatik gücünün belirleyici rol oynadığını vurgulayan Bakan Fidan, Türkiye’nin bölgede barışın, istikrarın ve adaletin teminatı olduğunu söyledi. "24 yıllık serüven sonucunda sahada etkin ve masada güçlü bir aktör olarak yerini almıştır" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen diplomasi sayesinde İsrail’in gayrimeşru politikaları ve siyonizmin zulmünün ifşa edildiğini ve Filistin davasının uluslararası mecralarda ivme ve destek kazandığını belirten Fidan, Rusya’yla Ukrayna arasında tarafları doğrudan buluşturabilen diplomasi masasını kurabilen tek lider olduğunu aktararak, "Bugün Ukrayna’dan Suriye’ye, Kafkasya’dan Afrika Boynuzu’na uzanan geniş bir coğrafyada Türkiye bölgesel dinamiklere yön verebilen bir aktör haline gelmiştir. Etrafımız yangın yerine dönmüşken nice krizlerin ve savaşların ortasında Türkiye sizin güçlü duruşunuz sayesinde hem bu ateş çemberinin dışında kalabilmiş hem de onu yönlendirebilen bir kudret olarak öne çıkmıştır. Diplomasimizin gücü işte burada tecelli etmektedir. Diplomasi tarihimizden asırlar boyunca süzülen mirası milletimizin iradesiyle sahiplenen AK Parti hükümetleri dış politika vizyonumuzu yeni ufuklara taşımıştır. Dışişleri Bakanlığımız bu anlayışla topyekün bir dış politika hamlesi hedeflemekte ve üzerine düşen görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Ülkemiz 24 yıllık serüven sonucunda sahada etkin ve masada güçlü bir aktör olarak yerini almıştır. Artık bölgesel ve küresel konularda söz sahibi bağımsız ve milli bir dış politika uygulayan bir Türkiye var" ifadelerine yer verdi. "Milli bütçeye yük olmadan inşallah proje hayata geçecek" Konuşmasının sonunda projenin hayata geçirilmesinde katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Fidan, "Cumhurbaşkanım, projenin hayata geçilmesinde katkılarını esirgemeyen müsaadenizle başta Milli Savunma Bakanımız (Yaşar Güler) olmak üzere, ki kendileri özellikle arazinin sizin tensiplerinizle verilmesinde büyük rol oynadılar. İnşallah bir kısım daha var, onu da söz verdiler, alacağız. Hazine ve Maliye Bakanlığımıza ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na eski arazimizi özelleştirdiler. Oradan gelen bütçeyle milli bütçeye yük olmadan inşallah proje hayata geçecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, Bakanımıza (Murat Kurum) ve TOKİ Başkanımıza (Mustafa Levent Sungur) huzurlarınızda gerçekten çok teşekkür ediyorum. Sizin uygun görüşünüzden sonra projeyi hızla hayata geçirmek için arkadaşlar büyük bir süratle çalışıyorlar. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum Cumhurbaşkanım. Mimarımız Öykü Hançerlioğlu ve Urbanist Mimarlık Firması’na, projenin alt yüklenicisi Cevahir Yapıya ve mühendisinden işçisine alın teri döken tüm emekçi kardeşlerimize en içten şükranlarımı sunuyorum" dedi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 15:30
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek." - "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda bundan 27 yıl önce ortaya koyduğumuz tavrı belki de hiçbir zaman unutmayacaklar. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz, Müslümanlar olarak Doğu Kudüs üzerindeki haklarımızdan tek bir geri adım dahi atmayacağız."- "İsrail’in vahşi saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli mazlumların yanında olmamızı kimse engelleyemez."- "Gerilimden beslenenlerin, bölgemizi kan deryasına çevirmek isteyenlerin, coğrafyamızda istikrarsızlığı körükleyenlerin karşısında, tarih boyunca olduğu gibi bugün de, yarın da inşallah dimdik duracağız."- "Biz zulme ve zalime boyun eğmeyiz."- "Bölgemizi esir alan bu kanlı kilit, inşallah eninde sonunda kırılacaktır. Zulümle, soykırımla, barbarlıkla, masum çocukların hayatları pahasına kendilerine güvenli bir gelecek inşa edeceklerini zannedenler; tarihteki niceleri gibi mutlaka kaybedecek, döktükleri kanda boğulacaklardır. Bundan kaçış, kurtuluş yoktur."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 15:24
Bakan Yumaklı: "Erzurum Kavuşturan Göleti bin 60 dekarlık tarım arazisini modern sulama sistemine kavuşturacak"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Erzurum’un Pasinler ilçesinde 2027 yılında tamamlanması planlanan Kavuşturan Göleti’nin bin 60 dekarlık tarım arazisini modern sulama sistemine kavuşturacağını açıkladı. Bakan Yumaklı, Erzurum’un su kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla yapımına 2023 yılında başlanan Pasinler Kavuşturan Göleti için çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü bildirdi. Gövde sıyırma kazıları tamamlanan, derivasyon, dipsavak ve cebri boru imalatları devam eden Pasinler Kavuşturan Göleti’nde gelecek yıldan itibaren su tutulmasının planlandığını açıklayan Yumaklı, bölgede sulu tarıma geçilmesiyle birlikte üreticilerin farklı ürünler ekip dikebileceğini vurguladı. "Bin 60 dekarlık tarım arazimiz modern sulama sistemine kavuşacak" Bakan Yumaklı, projeye ilişkin şu bilgileri aktardı: "Pasinler Kavuşturan Göleti, bölge tarımı için büyük önem taşıyor. Proje tamamlandığında üreticilerimiz modern sulama ile tanışacak, bin 60 dekarlık tarım arazimiz modern sulama sistemine kavuşacak. Dadaşlar diyarı ilimizde yaklaşık 203 milyon liraya mal olması öngörülen göletin hizmete girmesi ve sulu tarıma geçilmesiyle sulama maliyetleri düşecek, hem verim hem de üreticilerimizin geliri artacak. Bölge kalkınmasına da büyük katkı sağlayan bu tür projelerin sayısını artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Kadim kentimizin su kaynaklarını değerlendirmeye ve bereketli topraklarını inşallah bu tür projelerle suyla buluşturmaya devam edeceğiz." "Karpuzun en kalitelisini biz Erzurum Pasinler’de yetiştireceğiz" Yapım çalışmaları son hızıyla devam eden göletin kendileri için can suyu niteliğinde olduğunu belirten Kavuşturan Mahallesi Muhtarı ve üretici Sefa Taşçı, "Demirdöven Barajı sulamasından köyümüz faydalanmakta ama yetersizdi, sulanmayan arazilerimiz vardı. Bu göletle beraber Allah izin verirse diğer arazilerimiz de sulanacak ve ürün çeşitliliğimiz çoğalacak, çoğaldı da. Şu anda ayçiçeği, mısır, şeker pancarı ve yeni ürün olarak da karpuz ektik. Allah nasip ederse inşallah karpuzun en kalitelisini biz Erzurum Pasinler’de yetiştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Komşularımız tekrar geri döndüler ve arazilerini işliyorlar" Daha önce köyde su olmadığı için göçler yaşandığını aktaran Taşçı, "Çok göç vermiştik ama şimdi örnekleri de var, dışarıdan, toprağını bırakıp giden, sulayamayarak arazisini bırakıp giden köy komşularımız tekrar geri döndüler ve arazilerini işliyorlar, ekiyorlar. Bize bu hizmeti sunan başta Cumhurbaşkanımız ve devlet büyüklerimizden Allah razı olsun. Su var, hayat var" diye konuştu. Kavuşturan Göleti’nde 221 bin metreküp su depolanacak Erzurum’un Pasinler ilçesinde 2027 yılında tamamlanması planlanan Kavuşturan Göleti, temelden 26,4 metre yüksekliğe sahip olacak. Kil çekirdekli kaya dolgu tipinde inşa edilecek olan gölet, 221 bin metreküp su depolamasıyla bin 60 dekar tarım arazisine hayat verecek. Proje ile Erzurum’da tarım arazilerinin verimliliğinin artması hedefleniyor.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 15:19
THY’nin İstanbul-Sevilla uçuşları başladı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Hava Yolları’nın (THY) İstanbul-Sevilla uçuşlarının başlaması dolayısıyla düzenlenen törende, "Bugün başlayan İstanbul-Sevilla seferleri, haftada 7 gün karşılıklı olarak gerçekleştirilecek. Bu hat, Sevilla’nın eşsiz güzelliklerini Türk halkıyla, Türkiye’nin zengin kültürünü ve misafirperverliğini ise İspanyol dostlarımızla buluşturacaktır" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, THY’nin İstanbul-Sevilla hattının açılış töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, Sevilla Havalimanı’nda yaptığı konuşmada sivil havacılığın modern dünyanın en önemli yapı taşlarından biri olduğunu ifade etti. Uraloğlu, "Günümüzde zaman en değerli varlığımız haline gelmiş; hız ve ulaşılabilirlik, bireylerin ve toplumların hayatını şekillendiren temel unsurlar olmuştur" ifadelerini kullandı. "Ülkemizi havacılıkta dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri haline getirdik" Havayolu taşımacılığının sadece insanları bir yerden bir yere taşımadığını, aynı zamanda kültürleri bir araya getirdiğini, ekonomileri canlandırdığını ve dostluk köprülerini güçlendirdiğini dile getiren Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Türk Hava Yolları, işte bu misyonla gökyüzünde kurduğu köprülerle dünyayı birleştiren bir küresel marka olarak yoluna devam ediyor. Türk Hava Yolları, Star İttifakı’nın en güçlü üyelerinden biri olarak sadece bir havayolu şirketi değil, aynı zamanda ülkemizin küresel arenadaki gurur kaynağıdır. Hamdolsun Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak’ vizyonuyla hareket ederek, ülkemizi havacılıkta dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri haline getirdik." "Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı’ndan İspanya’ya haftalık 91 tarifeli sefer gerçekleştiriyor" THY’nin İspanya’daki faaliyetlerinin köklü bir geçmişi olduğuna dikkati çeken Bakan Uraloğlu, "1984 yılında Madrid uçuşlarıyla başlayan serüvenimiz, 1992’de Barselona ile devam etti. Ardından Malaga, Valensiya ve Bilbao’yu uçuş ağımıza ekledik. 2025 yaz tarifesi itibarıyla Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı’ndan İspanya’ya haftalık 91 tarifeli sefer gerçekleştiriyor" diye konuştu. "İstanbul-Sevilla seferleri haftada 7 gün karşılıklı olarak gerçekleştirilecek" Bakan Uraloğlu, THY’nin İspanya’daki altıncı destinasyonu olan Sevilla’ya başlattığı haftada 7 gün seferlerle Türkiye ve İspanya arasındaki tarihi ve kültürel bağları daha da güçlendirdiklerini ve yeni bir başarıya imza attıklarını dile getirdi. Uraloğlu, "Bu başarı, Türk Hava Yolları’nın Avrupa’daki büyüme stratejisinin ve İstanbul Havalimanı’nın küresel bir aktarma merkezi olarak yükselişinin en güzel göstergelerindendir. Bildiğiniz üzere Türkiye ile İspanya, Akdeniz’in iki kadim medeniyeti olarak yüzyıllar boyunca sanat, kültür ve ticaretle yoğrulmuş derin bir dostluğa sahiptir. Osmanlı döneminde başlayan ve bugün her alanda güçlenen bu bağlar, yeni Sevilla hattıyla daha da pekişecektir. UNESCO Dünya Mirası listesindeki Alcazar Sarayı, Giralda Kulesi ve Sevilla Katedrali gibi ikonik yapılarıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Bugün başlayan İstanbul-Sevilla seferleri, haftada 7 gün modern Airbus A321neo uçaklarımızla karşılıklı olarak gerçekleştirilecek. Bu yeni hat, turizmi, ticareti ve kültürel etkileşimi canlandırarak, iki ülke arasındaki beşeri bağları daha da güçlendirecektir" şeklinde konuştu. Ajet Ankara-Madrid ve Ankara-Barcelona seferlerine başlayacak Bakan Uraloğlu ayrıca, İspanya Sivil Havacılık Otoritesi ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde AJet tarafından 23 Ekim’den itibaren haftada 3 frekans Ankara-Madrid ve 24 Ekim’den itibaren haftada 4 frekans Ankara-Barcelona seferlerinin başlayacağını bildirdi. Bakan Uraloğlu, "Bu yeni hatlarla ilk kez iki başkent arasında doğrudan uçuşlar gerçekleştirilecektir. Bu müjdeyi de buradan sizlerle paylaşmış olalım. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. Türk Hava Yolları’nın Sevilla hattının sadece yeni bir uçuş rotası değil, aynı zamanda iki ülke arasında yeni bir dostluk köprüsü olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Bu hat, Sevilla’nın eşsiz güzelliklerini Türk halkıyla, Türkiye’nin zengin kültürünü ve misafirperverliğini ise İspanyol dostlarımızla buluşturacaktır" açıklamasında bulundu. Açılış konuşmalarının ardından kurdele kesilerek hat açılışı gerçekleştirildi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 15:02
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek''
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hitler özentisi tiplerin 'kuyruk acısı' belki de hiç geçmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda, bundan 27 yıl önce ortaya koyduğumuz tavrı, belki de hiçbir zaman unutmayacaklar. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz, Müslümanlar olarak Doğu Kudüs üzerindeki haklarımızdan tek bir geri adım dahi atmayacağız" dedi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 15:02
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 10’uncu kez toplandı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda, "Bu süreçte yapılan barış müzakerelerinin, çatışma çözümleriyle ilgili adımların detaylı bir şekilde analizini gerçekleştireceğiz. Ama şunun da farkındayız ki yaptığımız şey Türkiye’ye has bir modelin ortaya konulmasıdır. İnşallah en kısa sürede bu çalışmaları tamamladıktan sonra dünya literatürüne ve dünyadaki demokrasi tarihine armağan edeceğimiz başarılı bir Türkiye örneği olacaktır" dedi. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 10’uncu kez toplandı. Akademisyenlerin görüşlerini aktaracağı toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, iki hususa dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Bunlardan birisi komisyonu oluştururken burada yüksek bir siyasal temsil gücünün olmasını sağlamak. Ben bir kere daha bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerin hemen tamamı, oy oranları itibarıyla Türkiye’de oy vermiş vatandaşlarımızın yüzde 95’ine yakın bir kitlenin verdiği bir oy temsiliyle bu komisyonu kurduk. Komisyonda karşılıklı müzakere ederek ve fevkalade şeffaf, açık bir şekilde süreçleri yöneterek, aldığımız kararları da 5’te 3 nitelikli çoğunlukla almayı prensip edinerek yola çıktık. Şimdiye kadar aldığımız bütün kararlarımızı da ittifakla aldık. Dolayısıyla demokratik temsiliyet, siyasal temsil gücü bakımından yüksek bir temsil gücüne sahip bir komisyon oluşturduk, çalışmalarını da bugüne kadar getirdik. Bir başka önemli mesele de toplumun farklı kesimlerini olabildiğince geniş bir yelpazede temsil edebilecek ve böylece ortaya çıkacak toplumsal mutabakatı hızlı ve güçlü bir şekilde genişletecek bir toplumsal mutabakatta geniş tabanı dinleme hassasiyetiydi. Şehit aileleri ve gazilerimizle başladığımız ilk toplantıdan bu yana çok sayıda sivil toplum kuruluşunu, çok sayıda toplumun farklı siyasal karakterine hitap eden grupları dinledik. Herkes burada kendi görüşlerini açıklıkla dile getirdi ve olgun bir şekilde mutabakat zemininin genişletilmesi için çalışmaları sürdürdük" dedi. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bizim şu anda gerçekleştirmeye çalıştığımız husus bir Türkiye modelinin ortaya konulmasıdır. Bu süreçte yapılan barış müzakerelerinin, çatışma çözümleriyle ilgili adımların detaylı bir şekilde analizini gerçekleştireceğiz. Ama şunun da farkındayız ki yaptığımız şey Türkiye’ye has bir modelin ortaya konulmasıdır. İnşallah en kısa sürede bu çalışmaları tamamladıktan sonra dünya literatürüne ve dünyadaki demokrasi tarihine armağan edeceğimiz başarılı bir Türkiye örneği olacaktır. Şunu biliyoruz; hiçbir örnek bir diğerinin aynısı olmaz. Hiçbir örnek bir diğerine tamamıyla benzerlik göstermez. Ama dünyanın farklı yerlerindeki çatışma müzakerelerinden, çözümlerinden çıkaracağımız dersler olduğunu biliyoruz. Buradan alacağımız derslerle tamamıyla bize ait bir modeli ortaya koyabilecek hem siyasal güce, hem toplumsal mutabakata, hem bilgiye hem de Türkiye demokrasisi olarak tecrübeye sahibiz. Ümit ediyorum ki bugünkü çalışmalarımız bu çerçevede bize yeni bir perspektif açacak, çalışmalarımıza yeni bir boyut kazandıracaktır."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 15:01
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizi esir alan bu kanlı kilit, inşallah eninde sonunda kırılacaktır. Zulümle, soykırımla, barbarlıkla, masum çocukların hayatları pahasına kendilerine güvenli bir gelecek inşa edeceklerini zannedenler; tarihteki niceleri gibi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizi esir alan bu kanlı kilit, inşallah eninde sonunda kırılacaktır. Zulümle, soykırımla, barbarlıkla, masum çocukların hayatları pahasına kendilerine güvenli bir gelecek inşa edeceklerini zannedenler; tarihteki niceleri gibi mutlaka kaybedecek, döktükleri kanda boğulacaklardır. Bundan kaçış, kurtuluş yoktur."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:59
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail’in vahşi saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli mazlumların yanında olmamızı kimse engelleyemez."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail’in vahşi saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli mazlumların yanında olmamızı kimse engelleyemez."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:58
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gerilimden beslenenlerin, bölgemizi kan deryasına çevirmek isteyenlerin, coğrafyamızda istikrarsızlığı körükleyenlerin karşısında, tarih boyunca olduğu gibi bugün de yarın da inşallah dimdik duracağız. Biz zulme ve zalime boyun eğm
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gerilimden beslenenlerin, bölgemizi kan deryasına çevirmek isteyenlerin, coğrafyamızda istikrarsızlığı körükleyenlerin karşısında, tarih boyunca olduğu gibi bugün de yarın da inşallah dimdik duracağız. Biz zulme ve zalime boyun eğmeyiz."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:58
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hiçbir tahrik, bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır. Allah’ın izniyle tuzağa düşmeyiz; provokasyona gelmeyiz; mikrofon ve klavye kabadayılarının kuru tehditlerine prim vermeyiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hiçbir tahrik, bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır. Allah’ın izniyle tuzağa düşmeyiz; provokasyona gelmeyiz; mikrofon ve klavye kabadayılarının kuru tehditlerine prim vermeyiz."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:46
Amasya’da öğrencilere kötü örnek olan tören krizi: Başkan eleştirdi, vali cevap verdi
Amasya’da İlköğretim Haftası açılış töreninde kürsüye çıkan CHP’li Belediye Başkanı Turgay Sevindi, öğrencilerin önünde Milli Eğitim Müdürü’nü eleştirdi. Vali Önder Bakan’ın "İletişim sıkıntıları tolere edilebilir. Bugün çocuklar için bir araya geldik" sözleriyle cevap verdiği kriz, öğrencilere kötü örnek oldu. Belediye Başkanı Sevindi, bir hafta önce ertelendiğini bilmediği İlköğretim Haftası açılışı programı için Fatih İlkokulu’na gitti. Tören ertelendiği için kendisini şaşkınlıkla karşılayan öğretmenler ve öğrencilerle görüşüp fotoğraf çektiren Başkan Sevindi, daha sonra okuldan ayrıldı. Bugün aynı okulda düzenlenen İlköğretim Haftası açılış programına gelen CHP’li Turgay Sevindi, programın bir hafta sonraya ertelendiğini bilmediğini belirterek öğrencilerin önünde "Maalesef ikinci kez bu okuldayız" ifadeleriyle başlayan sözleriyle Milli Eğitim Müdürü’ne fırça attı. Fatih İlkokulu’nda düzenlenen programda kürsüye gelen Sevindi, "Bizim için Fatih İlkokulu’nda ikinci kez İlköğretim Haftası açılışındayız. Maalesef geçen hafta yaşanan bir problemle beraber ikinci kez bu okuldayız. Ama hala bu sorun için sorumluluk alan bir müdürümüz yok" ifadelerini kullandı. Vali Bakan cevap verdi: "İletişim sıkıntıları olabilir, tolere edebilir" Belediye başkanının ardından kürsüye gelen Amasya Valisi Önder Bakan da, "Kıymetli belediye başkanımızın bir sitemi oldu. Şehirleri yönetirken bazen bu tür iletişim sıkıntıları olabilir. Bunu hepimiz zaman zaman yaşıyoruz. Birbirimizi tolere edebileceğimiz bir konu. Kendi aramızda bunları toparlayabiliriz. Bugün çocuklar için bir araya geldik" şeklinde konuştu. Vali Bakan, programın ardından sınıflarında ziyaret ettiği öğrencilere fidan ve çikolata hediye etti. Ayrıca bir öğrencinin de TOGG marka makam aracına binip okul bahçesinde tur atmasını sağladı. Protokolün öğrencilerle toplu fotoğraf çektirdiği programda AK Parti İl Başkanı Galip Uzun ve Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Katipoğlu da yer aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder